Cebir ve Tehdit Altında Suç İşlemek (TCK 28): Karşı Konulamayan Baskı, Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı ve Yargıtay Kararları

- TCK m.28’e göre karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez.
- Bu hâllerde cebir ve şiddeti, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
- Her baskı veya çekince yeterli değildir; baskının karşı konulamaz ya da kurtulunamaz nitelikte olması gerekir.
- CMK m.223/3-b uyarınca cebir veya tehdit etkisiyle işlenen suçta beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.
- 9. Ceza Dairesi, TCK m.28’in kabul edildiği bir dosyada beraat hükmünü ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde düzeltmiştir.
- 16. Ceza Dairesi, kırsal bölgede yolcu taşıyan ve örgüt mensuplarına karşı savunmasız kalan taksicinin lehine TCK m.28’in uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
- 18. Ceza Dairesi, sanığa kim tarafından ve nasıl bir cebir veya tehdit uygulandığı açıklanmadan TCK m.28’in uygulanamayacağını kabul etmiştir.
- 8. Ceza Dairesi, yetkililere haber verip yardım isteme imkânı varken bunu yapmayan sanık için TCK m.28’i uygulamamıştır.
- 6. Ceza Dairesi, eyleme bizzat katılan ve mağdura silah doğrultan suça sürüklenen çocuk hakkında baskı altında kalma iddiasını kabul etmemiştir.
- “Örtülü bir korkutma” veya kişinin pasif karakteri gibi genel iddialar tek başına yeterli görülmemektedir.
- Savunmanın somut olgulara dayanması ve aksinin kanıtlanamaması, sonucu belirleyen unsurlardandır.
- Suçu işleten kişinin sorumluluğu, TCK m.37/2’deki bir başkasını araç olarak kullanma hâliyle birlikte değerlendirilebilir.
- Baskının şartları oluşmazsa ceza sorumluluğu devam eder; takdiri indirim veya haksız tahrik gibi hükümler ayrıca değerlendirilir.
- Zorunluluk hâlinden farkı, tehlikenin bir kişinin iradesine yönelen cebir veya tehditten kaynaklanmasıdır.
- Mahkeme TCK m.28’i uygulayacaksa da uygulamayacaksa da gerekçesini delillerle göstermelidir.
Bazı dosyalarda sanık, suçu kendi isteğiyle değil, silah zoruyla, ailesine yönelik tehditle ya da kaçamayacağı bir ortamda baskı altında işlediğini söyler. Ceza hukuku, iradesi bu şekilde ortadan kaldırılan kişiyi cezalandırmaz; baskıyı uygulayan kişiyi suçun faili sayar. Ancak bu imkân, her korku veya çekinceye tanınmış bir kaçış yolu değildir.
Yargıtay kararlarında baskının gerçekten karşı konulamaz nitelikte olup olmadığı, kişinin yetkililere başvurma veya kurtulma imkânı bulunup bulunmadığı ve eyleme katılış biçimi ayrıntılı olarak incelenmektedir. Aşağıda TCK m.28’in koşulları, hükmün türü ve bu kararlar ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Karşı konulamaz cebir veya tehdit altında suç | TCK m.28 | Koşullar varsa ceza verilmez |
| Hükmün türü | CMK m.223/3-b | Beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı |
| TCK m.28 kabul edilip beraat verilmesi | Y9CD 29.12.2011 | Hüküm düzeltilerek onandı |
| Kırsal bölgede örgüt baskısı altındaki taksici | Y16CD 23.11.2020 | TCK m.28 uygulanmalı; mahkûmiyet bozuldu |
| Baskının kaynağı gösterilmeden uygulama | Y18CD 15.11.2016 | Yetersiz gerekçe; bozma |
| Yardım isteme imkânı varken bildirimde bulunmama | Y8CD 10.02.2025; TCK m.188 | TCK m.28 yok |
| Eyleme bizzat katılıp silah doğrultma | Y6CD 27.03.2023 | Baskı altında kalma iddiası reddedildi |
| “Örtülü korkutma” ve pasif karakter iddiası | Y4CD 03.06.2024; TCK m.79 | TCK m.28 yok |
| Baskıyı uygulayan kişinin sorumluluğu | TCK m.28, 37/2 | Suçun faili sayılır |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Baskıyı kimin uyguladığını, hangi söz, silah veya davranışla uygulandığını açıkça belirleyin.
- Tehdidin kime yöneldiğini, kişinin kendisine mi yoksa bir yakınına mı yöneldiğini ortaya koyun.
- Tehdidin muhakkak ve ağır olduğunu gösteren mesaj, arama kaydı, tanık veya olay yeri bilgisi toplayın.
- Olay sırasında kaçma, yetkililere haber verme veya yardım isteme imkânı bulunup bulunmadığını değerlendirin.
- Bu imkân kullanılmadıysa neden kullanılamadığını coğrafi koşullar, gözetim altında olma veya korku gibi somut nedenlerle açıklayın.
- Sanığın eyleme katılış biçimini inceleyin; bizzat ve aktif rol üstlenilmişse savunmanın zayıflayacağını dikkate alın.
- Olaydan sonra ilk fırsatta kolluğa veya savcılığa başvurulup başvurulmadığını belgeleyin.
- Baskıyı uygulayan kişinin kimliğini ve ulaşılabilir bilgilerini soruşturma makamlarına bildirin.
- Koşullar oluşmuşsa hükmün CMK m.223/3-b uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde kurulmasını isteyin.
- Mahkeme TCK m.28’i gerekçesiz uygulamış veya reddetmişse bunu istinaf ya da temyiz dilekçesinde ayrı bir sebep olarak gösterin.
- TCK m.28’in şartları oluşmasa bile haksız tahrik, takdiri indirim veya iştirak türü gibi lehe hükümleri ayrıca tartışın.
- Akıl sağlığına ilişkin bir şüphe varsa TCK m.32 kapsamında rapor alınmasını ayrıca talep edin.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 29.12.2011 T., 2009/17716 E., 2011/30915 K.
Suçun TCK m.28 kapsamında karşı konulamaz cebir veya tehdit sonucu işlendiği kabul edilmişse sanık hakkında beraat değil, CMK m.223/3-b uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmelidir. Ağır ceza mahkemesinde silahlı terör örgütüne yardım suçlamasıyla yargılanan sanıklardan birinin mahkûmiyetine, ikisinin beraatine karar verilmiştir. Beraat edenlerden biri hakkında suçun sabit olmadığı kabul edilmiş, diğeri hakkında ise yüklenen suçun TCK m.28 kapsamında işlendiği kabul edilmesine rağmen beraat hükmü kurulmuştur. Hükümler sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Daire, mahkûmiyet ve suçun sabit olmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükümlerini onamış; TCK m.28’in kabul edildiği sanık bakımından ise hükmün türünün hatalı olduğunu belirtmiştir. Bu hatayı yeniden duruşma yapmadan düzelterek hüküm fıkrasına sanığın yüklenen suçu “karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu işlediğinin ve bu nedenle ceza sorumluluğunun ortadan kalktığının anlaşılması karşısında” ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin fıkrayı eklemiştir. Hüküm 29.12.2011 tarihinde Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde düzeltilerek oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 15.11.2016 T., 2016/104 E., 2016/17516 K.
TCK m.28 uygulanacaksa sanığa kim tarafından, ne şekilde karşı konulamaz bir cebir veya tehdit uygulandığının kanıtlarıyla açıklanması gerekir; bu yapılmadan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararı yetersiz gerekçelidir. Acil serviste görevli doktorun, hasta olarak gelen sanıkla aralarında çıkan tartışmada yaralandığı iddia edilmiştir. Sulh ceza mahkemesi sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş, hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir. Daire, hakarete ilişkin hükmü onamış; yaralama suçu bakımından ise katılan tarafından sanığa ne şekilde karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir, şiddet, muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit uygulandığının kanıtlarıyla birlikte tartışılmadığını belirtmiştir. Mahkemenin bu şekilde “yetersiz gerekçeyle TCK’nın 28/1. madde gereğince ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi” kanuna aykırı bulunmuştur. Katılan sanığın müdafiinin temyiz isteği ise süresinde olmadığı için reddedilmiştir. Yaralama suçuna ilişkin hüküm 15.11.2016 tarihinde katılan vekilinin temyizi üzerine, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 10.02.2025 T., 2024/15235 E., 2025/984 K.
Korku ve baskı altında suç işlediğini ileri süren sanığın, süreç içinde ilgili birimlere haber verip yardım isteme imkânı varken bunu yapmaması hâlinde TCK m.28 uygulanmaz. Kolluk kontrolünde sanığın üzerinde sahte kimlik ve bu kimlikteki isim adına düzenlenmiş kira sözleşmesi bulunmuş, başka bir kontrol noktasında ise ev eşyaları arasına gizlenmiş yüklü miktarda eroin ele geçirilmiştir. Eşyaları başka bir ilden kiraladığı eve taşıtan kişinin sanık olduğu anlaşılmış, ağır ceza mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti suçundan hapis ve adli para cezasıyla cezalandırmış, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık müdafii, sanığın iradesinin sakatlandığını ve TCK m.28’in uygulanması gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiştir. Daire, sanığın “bu süreçte ilgili birimlere haber verip yardım isteme imkanı varken herhangi bir bildirimde bulunmadığı” için karşı konulamaz bir baskı altında suç işlediğinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Sanığın adını verdiği kişiye ulaşılamadığı için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasını da hukuka uygun bulmuş; bu kişi mahkûm olursa yargılamanın yenilenmesi imkânı bulunduğunu eklemiştir. Hüküm 10.02.2025 tarihinde sanık müdafiinin temyizi üzerine, tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 27.03.2023 T., 2023/1263 E., 2023/9548 K.
Eyleme bizzat katılan ve mağdura silah doğrultan kişinin baskı ve tehdit altında hareket ettiği iddiası TCK m.28 kapsamında kabul edilmez. Yabancı uyruklu mağdur, kiraladığı evin boya ve eşyalarını seçme bahanesiyle araca alınmış, ormanlık bir alana götürülerek suça sürüklenen çocuklardan biri tarafından silah doğrultulmak suretiyle telefonu, saati ve çantası alınmış, ardından eşinden para istenmiştir. Ağır ceza mahkemesi sanıkları ve suça sürüklenen çocukları nitelikli yağma suçundan cezalandırmış, bölge adliye mahkemesi yalnızca vekâlet ücretine ilişkin kısmı düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Suça sürüklenen çocukların müdafileri, eylemin baskı ve tehdit altında işlendiğini, iradenin fesada uğradığını ve TCK m.21 ile 28’in uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Daire, olay anlatımına göre “suça sürüklenen çocukların karşı koyamayacakları veya kurtulamayacakları cebir ve şiddet yahut korkutma hali içerisinde bulunmadıkları, aksine eyleme bizzat katıldıkları” sonucuna varmış; çocuklardan birinin mağdura silah doğrultan kişi olduğunu vurgulamıştır. Sanıklardan birinin yardım eden olarak sorumlu tutulması, diğerinin ise etkin pişmanlıktan yararlanması yönündeki talepleri de yerinde görmemiştir. Hükümler 27.03.2023 tarihinde sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyizi üzerine, tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle onanmıştır.
29.12.2011 tarihli kararla aynı doğrultuda 16. Ceza Dairesi 23.11.2020 tarihli ve 2018/3925 E., 2020/5759 K. sayılı kararında, silahlı terör örgütüne yardım suçundan mahkûm edilen ve suç tarihinde kırsal bölgeye yolcu taşıyan taksici sanık hakkında, bölgenin coğrafi koşulları da gözetildiğinde örgüt mensuplarına karşı savunmasız olduğunu ve tehdit altında bulunduğunu kabul etmiştir. Daire, sanığın karşı konulamaz baskı altında suçu işlediği yönündeki aksi kanıtlanamayan savunmasına göre TCK m.28 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine oybirliğiyle bozmuştur. Örgütsel suçlarda iştirak ve faillik türleri için suça iştirak yazımıza bakılabilir.
18. Ceza Dairesinin 15.11.2016 tarihli kararı, sağlık çalışanlarına yönelik eylemlerde de TCK m.28’in ancak gerekçesi gösterilerek uygulanabileceğini ortaya koymaktadır. Konuyla ilgili olarak sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve kasten yaralama yazılarımıza bakılabilir.
8. ve 6. Ceza Dairesi kararlarındaki yaklaşımı 4. Ceza Dairesi de 03.06.2024 tarihli ve 2024/4316 E., 2024/7961 K. sayılı kararında sürdürmüştür. Göçmen kaçakçılığı dosyasında sanık müdafii, sanığın bir nakliye işi yapacağını düşünerek olay yerine geldiğini, orada “örtülü bir korkutma” ve pasif karakteri nedeniyle olaydan kurtulamadığını ileri sürmüştür. Daire, sanık savunmaları ve dosya kapsamına göre karşı konulamaz bir cebir veya tehdit hâli bulunmadığını belirtmiş; hükmü ise birlikte işleme artırımının yeterli gerekçe gösterilmeden en üst hadden yapılması nedeniyle bozmuştur. Suçun unsurları için göçmen kaçakçılığı, yağma suçu için yağma yazılarımıza bakılabilir.
TCK m.28 ile haksız tahrik birbirinden farklı sonuçlar doğurur: 1. Ceza Dairesi 23.01.2024 tarihli ve 2023/5296 E., 2024/535 K. sayılı kararında, ağabeyini öldüren sanığın karşı konulamaz bir baskı altında olmadığını ve maktulden sanığa yönelen haksız bir söz veya davranış bulunmadığını belirtmiş; hükmü ise sanığın akıl sağlığı konusunda tek bir raporla yetinilerek eksik inceleme yapılması nedeniyle bozmuştur. Haksız tahrik indirimi için haksız tahrik yazımıza bakılabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| TCK m.28 kabul edilince beraat kararı vermek | Hükmün türü yanlış olur | CMK m.223/3-b’yi uygulayın |
| Baskıyı genel bir korku olarak anlatmak | Soyut iddialar yeterli görülmez | Baskıyı uygulayanı ve yöntemini somutlaştırın |
| Yardım isteme imkânını açıklamamak | Başvurulmayan imkân savunmayı zayıflatır | Neden başvurulamadığını olgularla gösterin |
| Baskının kaynağını belirtmeden uygulama yapmak | Karar yetersiz gerekçeyle bozulabilir | Delilleri hükümde tartışın |
| Eyleme aktif katılımı göz ardı etmek | Bizzat katılım baskı iddiasıyla çelişir | Katılış biçimini savunmada ayrıca açıklayın |
| TCK m.28 ile zorunluluk hâlini karıştırmak | Koşullar ve kaynak farklıdır | Tehlikenin bir kişinin baskısından doğup doğmadığını belirleyin |
| Haksız tahriki TCK m.28 yerine ileri sürmek | Biri indirim, diğeri cezasızlık sonucu doğurur | Olaya uygun hükmü seçin, gerekirse ikisini ayrı tartışın |
| Olaydan sonra yetkililere başvurmamak | Anlatımın inandırıcılığı azalır | İlk fırsatta kolluk veya savcılığa bildirimde bulunun |
| Baskıyı uygulayanı bildirmemek | Faillik ilişkisi ortaya konulamaz | Kimlik ve ulaşım bilgilerini soruşturmaya sunun |
Zorla suç işletilen kişi cezalandırılır mı?
TCK m.28’e göre karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet ya da muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez.
Bu durumda kim cezalandırılır?
TCK m.28’e göre cebir ve şiddeti, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
Beraat mi verilir, ceza verilmesine yer olmadığı kararı mı?
CMK m.223/3-b uyarınca cebir veya tehdit etkisiyle işlenen suçta ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. 9. Ceza Dairesi, TCK m.28’i kabul edip beraat veren hükmü bu şekilde düzeltmiştir.
Her tehdit TCK m.28 kapsamında mıdır?
Hayır. Tehdidin muhakkak ve ağır olması, cebrin ise karşı konulamaz veya kurtulunamaz nitelikte olması gerekir.
Polise haber verme imkânım varsa ne olur?
8. Ceza Dairesi, ilgili birimlere haber verip yardım isteme imkânı varken bildirimde bulunmayan sanık hakkında TCK m.28’in uygulanamayacağını kabul etmiştir.
Örgüt baskısı altında yardım eden kişi cezalandırılır mı?
Somut koşullara bağlıdır. 16. Ceza Dairesi, kırsal bölgede yolcu taşıyan ve örgüt mensuplarına karşı savunmasız kalan taksici hakkında TCK m.28’in uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Suça bizzat katılan kişi baskı altında olduğunu ileri sürebilir mi?
İleri sürebilir, ancak kabul edilmesi zordur. 6. Ceza Dairesi, eyleme bizzat katılan ve mağdura silah doğrultan suça sürüklenen çocuk hakkında bu iddiayı kabul etmemiştir.
Pasif bir kişiliğe sahip olmak yeterli midir?
4. Ceza Dairesi, “örtülü bir korkutma” ve pasif karakter iddiasına rağmen dosyada karşı konulamaz bir cebir veya tehdit hâli bulunmadığını belirtmiştir.
Mahkeme TCK m.28’i gerekçesiz uygulayabilir mi?
Hayır. 18. Ceza Dairesi, sanığa ne şekilde cebir veya tehdit uygulandığı kanıtlarıyla tartışılmadan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararını bozmuştur.
Zorunluluk hâlinden farkı nedir?
TCK m.28’de kişiyi suça yönelten, bir başkasının uyguladığı cebir veya tehdittir. Zorunluluk hâlinde ise tehlike doğa olayı, hayvan veya başka bir durumdan da kaynaklanabilir.
Haksız tahrikten farkı nedir?
TCK m.29’daki haksız tahrik cezada indirim sağlar; TCK m.28 ise koşulları varsa faile ceza verilmemesi sonucunu doğurur.
Tehdit bir yakınıma yönelmişse TCK m.28 uygulanır mı?
Kanun metni tehdidin kime yöneleceğini sınırlamamaktadır. Belirleyici olan, tehdidin kişi üzerinde muhakkak ve ağır bir korkutma yaratıp yaratmadığı ve karşı konulamaz nitelikte olup olmadığıdır.
Baskı iddiası nasıl ispat edilir?
Mesaj ve arama kayıtları, tanık beyanları, olay yeri koşulları, sanığın olay öncesi ve sonrası davranışları ile yetkililere yapılan başvurular birlikte değerlendirilir.
TCK m.28 uygulanmazsa başka ne ileri sürülebilir?
Olayın özelliğine göre haksız tahrik, takdiri indirim, iştirak türünün değiştirilmesi veya etkin pişmanlık gibi hükümler ayrıca tartışılabilir.
Baskıyı uygulayan kişiye ulaşılamazsa ne olur?
8. Ceza Dairesi, sanığın adını verdiği kişiye ulaşılamaması nedeniyle etkin pişmanlık uygulanmadığını, bu kişinin ileride mahkûm olması hâlinde yargılamanın yenilenmesinin mümkün olduğunu belirtmiştir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.28 — Cebir ve tehdit
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.25 — Meşru savunma ve zorunluluk hâli
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.27 — Sınırın aşılması
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.29 — Haksız tahrik
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.30 — Hata
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.32 — Akıl hastalığı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.37 — Faillik
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.79 — Göçmen kaçakçılığı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.188 — Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.314 — Silahlı örgüt
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223 — Hüküm çeşitleri
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.289 — Hukuka kesin aykırılık hâlleri
İlgili yazılarımız: Suça iştirak · Haksız tahrik · Yağma suçu · Kasten yaralama · Göçmen kaçakçılığı
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.