Süreyi Kaçırdım Ne Yapmalıyım? Eski Hale Getirme (CMK 40)

- CMK m.40/1: kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hâle getirme isteminde bulunabilir.
- CMK m.40/2: kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır.
- Dilekçe, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde verilir (m.41).
- Dilekçe verildiği anda yapılamayan usul işlemleri de yerine getirilir.
- Kusursuzluğu iddia eden ispatlar; kusursuzluk önlenemeyen nedenleri ve beklenemeyen, sakınılması imkânsız olayları kapsar.
- Sağlık raporu şüpheli ifadeler taşımamalı ve istirahatin gerekliliğine dair kesin kayıt içermelidir.
- Temyiz süresi yönünden karar verme yetkisi Yargıtay’a aittir; yerel mahkeme kararı hukuken geçersizdir.
Ceza yargılamasında süreler hak düşürücüdür. Kaçırıldığında hak da kaybedilir.
Ama kanun bir çıkış yolu bırakır: eski hâle getirme.
Kanuni dayanak
CMK m.40 — “Eski hâle getirme”: “(1) Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir. (2) Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.”
Kurumun gerekçesinde de belirtildiği üzere eski hâle getirme, esasen bir süreye uyamayan kişinin kaybettiği hakkı ona yeniden sağlama olanağı veren bir kurumdur.
Usul: yedi gün
CMK m.41 uyarınca eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir. Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir — yani eski hâle getirme talebiyle birlikte temyiz/istinaf dilekçesi de sunulmalıdır.
Kusursuzluk nedir?
| Kabul edilen | Kabul edilmeyen |
|---|---|
| Önlenemeyen nedenler | Kararı takip etmemek |
| Beklenemeyen, sakınılması imkânsız olaylar | Adres değişikliğini bildirmemek |
| Raporla belgelenen hastalık | Şüpheli ifadeli rapor |
| Kanun yolunun bildirilmemesi | Anlaşılabilir biçimde gösterilmiş kanun yolu |
Süreyi kusursuz olarak geçirdiğini iddia edenin bunu ispatlaması gerekir. Sağlık raporuna dayanılacaksa, rapor şüpheli ifadeler taşımamalı ve istirahatin gerekli olduğuna dair kesin kayıt içermelidir.
Kanun yolunun bildirilmemesi
Hükümde başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru şekli anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmişse, talep m.40/1 kapsamında (kusursuzluk ispatı gerektiren hâl) değerlendirilir. Bunlar gösterilmemişse m.40/2 devreye girer ve kişi kusursuz sayılır.
Yetkili merci
CMK m.42/1: “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.”
Bu nedenle temyiz süresinin kaçırılması hâlinde inceleme ve karar verme görevi Yargıtay’a aittir. Yerel mahkemenin bu konuda verdiği kararlar hukuken geçersiz sayılarak kaldırılır.
Ne yapmalı?
- Engelin kalktığı günü belirleyin; yedi günlük süre o gün başlar.
- Dilekçeye kusursuzluğu gösteren belgeleri mutlaka ekleyin.
- Aynı dilekçeyle temyiz/istinaf talebini de sunun — bu zorunludur.
- Sağlık raporunun istirahat kaydını ve tarih aralığını kontrol edin.
- Tebligat parçasındaki tebliğ tarihini esas alın; internet sorgulaması bağlayıcı değildir.
- Hükümde kanun yolu bildirimi eksikse bunu ayrıca ileri sürün.
- Temyiz süresi için talebi Yargıtay’ın inceleyeceğini bilerek dilekçeyi kurun.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2013/487, K.2015/514, 15.12.2015 Kusursuzluğun kapsamı ve sağlık raporunun niteliği. Kurul, usulü ayrıntılı biçimde ortaya koydu: kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hâle getirme isteminde bulunabilir; dilekçe engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir; dilekçe sahibi sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar ve dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir. Kurul, ispat yükünü ve ölçütü de belirledi: “süreyi kusursuz olarak geçirdiğini iddia edenin bunu ispatlaması gerekir. Kusursuzluk önlenemeyen nedenler ya da beklenemeyen ve sakınılması imkansız olayları kapsar.” Bu bağlamda raporla belgelenen hastalıktan dolayı süreyi kaçırma da eski hâle getirme nedenlerinden biridir; ancak Ceza Genel Kurulunun 15.12.1983 tarihli kararında vurgulandığı üzere “eski hale getirmeye esas olacak raporun şüpheli ifadeler taşımaması ve istirahatin gerekli olduğuna dair kesin kayıt içermesi gerekir.” Kurul ayrıca, CMK m.42/1 ve önceki 1412 sayılı CMUK m.43/1‘in tamamen aynı olduğunu belirterek, yargısal kararlarda açıkça vurgulandığı üzere temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle ileri sürülen eski hâle getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme görevinin Yargıtay’a ait olduğunu tekrarladı.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2018/3426, K.2018/7813, 05.09.2018 Kanun yolu düzgün gösterilmişse m.40/1 uygulanır; PTT sorgusu esas alınmaz. Daire, hüküm fıkrasında başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterildiğini ve bu konuda bir itiraz ileri sürülmediğini saptayarak, talebin CMK m.40’ın birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti — yani kusursuzluğun ayrıca ispatı gerekiyordu. Somut olayda dilekçede belirtilen sebepler temyizin süresinde yapılmasına engel nitelikte görülmedi. Kararın en pratik tespiti tebligat tarihine ilişkindir: PTT gönderi takip sisteminde hareketler kısmında “12.03.2015-aynı konutta yakınına teslim” ibaresi bulunmakla birlikte son durum kısmında teslim tarihi 11.03.2015 yazılmıştı; Daire, bu sitenin bilgilendirme amaçlı olduğunu ve temyiz süresinin başlangıç tarihinin tebligat üzerindeki tarihe göre hesaplanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca 1412 sayılı CMUK m.311 uyarınca eski hâle getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması hâlinde inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu belirtilerek, yerel mahkeme ve merci kararları hukuki değerden yoksun kabul edilip kaldırıldı.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2013/21006, K.2013/29304, 16.12.2013 Kabul edilen bir örnek: rapora dayalı eski hâle getirme. Hükümde kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli anlaşılabilir biçimde gösterildiğinden talep m.40/1 kapsamında değerlendirildi. Daire, ibraz edilen raporlar ve içeriğine göre sanık müdafiinin rahatsızlığı nedeniyle süresinde temyiz isteminde bulunamadığını saptadı ve engelin kalkmasından itibaren CMK m.41/1’de öngörülen yedi günlük süre içinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğunu kabul ederek esasa girdi. Bu kabul, sonucu doğrudan değiştirdi: inceleme sonucunda suçun tabi olduğu zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleştiği belirlenerek hüküm bozuldu ve kamu davasının düşmesine karar verildi. Karar, eski hâle getirmenin “şeklî” bir talep olmadığını — kabul edildiğinde kapanmış sayılan dosyanın esastan incelenmesini sağladığını göstermesi bakımından öğreticidir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2021/10553, K.2022/10975, 28.06.2022 Yerel mahkemenin verdiği karar hukuken geçersizdir. Daire, temyiz süresinin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hâle getirme talebiyle ilgili değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin CMK m.42/1 uyarınca Yargıtay’a ait bulunmasına rağmen, yerel mahkemece bu istemle ilgili verilen kararların hukuken geçersiz olduğunu belirledi ve talebin reddine ilişkin ek kararı hukuki değerden yoksun kabul ederek kaldırdı. Ardından esası inceledi: yokluğunda verilen ve 02.06.2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü sanık, bir haftalık yasal süreden sonra 22.07.2016 tarihinde temyiz etmişti. Bu nedenle haklı sebebe dayanmayan eski hâle getirme ve süresinden sonra yapılan temyiz istemi oybirliğiyle reddedildi. Aynı yaklaşımla Daire, yerel mahkemenin eski hâle getirme talebini kabule ilişkin ek kararını da hukuki değerden yoksun sayarak kaldırmıştır — yani yerel mahkemenin kararı, ister ret ister kabul olsun, sonuç doğurmaz.
Eski hale getirme için süre ne kadar?
CMK m.41 uyarınca dilekçe, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir. Bu süre, kaçırılan asıl sürenin uzunluğundan bağımsızdır ve engelin ortadan kalktığı andan itibaren işler. Ayrıca dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilmelidir.
Hastalık geçerli bir sebep midir?
Olabilir. Ceza Genel Kurulu, raporla belgelenen hastalıktan dolayı süreyi kaçırmanın eski hâle getirme nedenlerinden biri olduğunu kabul etmektedir. Ancak rapor bakımından ek bir nitelik şartı aranır: eski hâle getirmeye esas olacak raporun şüpheli ifadeler taşımaması ve istirahatin gerekli olduğuna dair kesin kayıt içermesi gerekir. Bu nedenle raporun tarih aralığı ve istirahat kaydı özellikle önemlidir.
Kanun yolu bildirilmemişse ne olur?
CMK m.40/2 uyarınca kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi hâlinde kişi kusursuz sayılır. Uygulamada bu değerlendirme, hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilip gösterilmediğine göre yapılır. Bunlar usulüne uygun gösterilmişse talep m.40/1 kapsamında değerlendirilir ve kusursuzluğun ayrıca ispatı gerekir.
Talebi hangi mahkemeye vermeliyim?
CMK m.42/1 uyarınca, süresi içinde usul işlemi yapılsaydı esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir. Temyiz süresinin kaçırılması hâlinde inceleme ve karar verme görevi Yargıtay’a aittir. Yerel mahkemenin bu konuda verdiği kararlar hukuken geçersiz sayılarak kaldırılmakta ve inceleme doğrudan Yargıtay’ca yapılmaktadır.
Sadece eski hale getirme talebi yeterli mi?
Hayır. CMK m.41 uyarınca dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemlerin de yerine getirilmesi gerekir. Yani eski hâle getirme talebiyle birlikte kaçırılan kanun yolu başvurusunun — temyiz veya istinaf dilekçesinin — de aynı anda sunulması zorunludur. Aksi hâlde talep kabul edilse bile incelenecek bir başvuru bulunmaz.
PTT takip ekranındaki tarih esas alınır mı?
Hayır. Yargıtay, PTT gönderi takip sitesinin bilgilendirme amaçlı olduğunu ve temyiz süresinin başlangıç tarihinin tebligat üzerindeki tarihe göre hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle sürenin başlangıcı konusunda tereddüt varsa tebligat parçasının aslının veya onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi istenmelidir.
Talep kabul edilirse ne olur?
Başvuru süresinde yapılmış sayılır ve dosya esastan incelenir. Yargıtay, ibraz edilen raporlara göre süresinde temyiz edilemediğini saptadığı bir dosyada, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde yapılan temyiz istemini süresinde kabul ederek esasa girmiş; inceleme sonucunda zamanaşımının gerçekleştiğini belirleyerek hükmü bozmuş ve kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Kusursuz olduğumu nasıl ispatlarım?
İspat yükü talep sahibindedir. Ceza Genel Kurulu, süreyi kusursuz olarak geçirdiğini iddia edenin bunu ispatlaması gerektiğini; kusursuzluğun önlenemeyen nedenler ya da beklenemeyen ve sakınılması imkânsız olayları kapsadığını belirtmektedir. Bu nedenle dilekçede olgular somut biçimde anlatılmalı ve varsa sağlık raporu, seyahat kaydı, tutukluluk belgesi gibi deliller eklenmelidir.
- 5271 sayılı CMK m.40 — Eski hâle getirme
- 5271 sayılı CMK m.41 — Eski hâle getirme dilekçesi
- 5271 sayılı CMK m.42 — Dilekçe üzerine verilecek karar
- 5271 sayılı CMK m.34/2 — Kanun yolu bildirimi
- 5271 sayılı CMK m.291 — Temyiz süresi
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21
- 5320 sayılı Kanun m.8 — Geçiş hükümleri
Bağlantılı başlıklar için seri muhakeme usulü, basit yargılama usulü ve ceza ve dava zamanaşımı yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.