Tutuklulukta Geçen Süre Cezadan Düşülür mü? Mahsup Şartları (TCK m.63)

Tutuklulukta Geçen Süre Cezadan Düşülür mü? Mahsup Şartları (TCK m.63)

Kısaca

  • TCK m.63, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlayan bütün süreleri hapis cezasından indirir; kural yalnız tutuklulukla sınırlı değildir.
  • Gözaltı, yakalama ve tutukluluk süreleri mahsuba konu olur. Adlî para cezasına hükmedilmişse madde metnindeki günlük karşılık üzerinden indirim yapılır.
  • Mahsup, hükmü veren mahkemenin kararında gösterilir. Gösterilmemesi tek başına bozma sebebidir.
  • Bir dosyada geçen sürenin başka bir dosyadaki cezadan indirilmesi mümkündür; ancak buna bir zaman şartı bağlanmıştır.
  • Şart şudur: mahsup istenen mahkûmiyete konu suç, tutuklu kalınan dosyadaki hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olmalıdır.
  • Suç tarihi, hürriyeti kısıtlayan dosyanın kesinleşme tarihinden sonraysa mahsup koşulu oluşmaz; talep reddedilir.
  • Yargıtay bu ölçütü İçtihadı Birleştirme Kurulunun 06.03.1940 tarihli kararına ve Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli kararına dayandırmaktadır.
  • İnfaz aşamasında mahsup kararı verme görevi 4675 sayılı Kanun m.4/6 uyarınca infaz hâkimliğine aittir.
  • Cezanın infazına ceza infaz kurumunda fiilen başlanmamışsa mahsup talebi erkendir; yasal şart henüz doğmamıştır.
  • Aynı süre iki ayrı dosyadan indirilemez. Bir dosyada zaten mahsup edilmiş süre yeniden mahsup edilirse karar bozulur.
  • İnfaza ilişkin işlemler hükümlü lehine olsa dahi kazanılmış hak doğurmaz; hatalı mahsup sonradan düzeltilebilir.
  • Koşullu salıverilme hesabında önce infaz kurumunda geçirilecek süre saptanır, mahsup ondan sonra düşülür.
  • Tutuklulukta geçen süre hükümlülük süresini aşıyorsa CMK m.141/1-f uyarınca Devletten tazminat istenebilir.
  • 02.03.2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la CMK m.141’e (l) bendi eklendi: konutu terk etmeme ve tedavi/muayene şeklindeki adlî kontrol yükümlülükleri de tazminat kapsamına alındı.
  • Aynı Kanun’la CMK m.142/2 değişti: (e), (f) ve (l) bendi kapsamındaki istemler artık 6384 sayılı Kanun’daki Tazminat Komisyonu’na gider.

Kısa cevap: TCK m.63, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlayan bütün süreleri hapis cezasından indirir; kural yalnız tutuklulukla sınırlı değildir. Bir dosyada geçen sürenin başka bir dosyadaki cezadan indirilmesi mümkündür; ancak mahsup istenen mahkûmiyete konu suç, tutuklu kalınan dosyadaki hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olmalıdır.

Bir ceza dosyasında tutuklu kalıp sonra tahliye olan, ardından aynı ya da başka bir dosyadan hapis cezası alan kişinin ilk aklına gelen soru şudur: cezaevinde geçirdiğim o günler cezamdan düşülecek mi? Cevap prensipte evettir; ancak uygulamada bu basit sorunun etrafında, hangi dosyadan hangi cezaya mahsup yapılabileceğine, talebin hangi mercie ve ne zaman yapılacağına dair ayrıntılı bir içtihat birikmiştir.

Aşağıda TCK m.63’ün lafzı, mahsubun zaman şartı, infaz hâkimliğinin rolü, çifte mahsup yasağı ve fazla yatma hâlinde tazminat yolu, Yargıtay’ın yakın tarihli kararları üzerinden ele alınmıştır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.63 — Mahsup

“(1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün beşyüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.”

Maddedeki günlük karşılık tutarı sonraki değişikliklerle güncellenmektedir; hesaplama yaparken maddenin yürürlükteki metni esas alınmalıdır.

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.4/6 — Görev

“(Ek: 14/4/2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.”

Bu düzenlemeden önce infaz aşamasındaki mahsup talepleri hükmü veren mahkemeye yapılıyordu; 14.04.2020’den itibaren görev açıkça infaz hâkimliğindedir.

Değişiklik uyarısı — 5271 sayılı CMK m.141 ve m.142

02.03.2024 tarihli 7499 sayılı Kanun m.12 ile CMK m.141/1’e “l) Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen” bendi eklendi.

Aynı Kanun’un 13. maddesiyle CMK m.142/2’ye eklenen cümleler uyarınca, m.141/1’in (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki tazminat istemlerinde artık 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır; ağır ceza mahkemesine yapılan bu istemler Komisyona gönderilir ve mahkemeye başvuru tarihi esas alınır.

KonuMahsup (TCK m.63)Koruma tedbiri tazminatı (CMK m.141)
AmaçFiilen çekilmiş hürriyet kısıtlamasını cezadan düşmekHukuka aykırı ya da karşılıksız kalan kısıtlamanın zararını gidermek
Görevli merciHükmü veren mahkeme; infaz aşamasında infaz hâkimliğiAğır ceza mahkemesi; (e), (f), (l) bentlerinde 6384 s.K. Komisyonu
Süre şartıSüreye bağlı değil; infaz devam ettiği sürece istenebilirKesinleşme tebliğinden 3 ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen 1 yıl
SonuçCezadan gün indirimiMaddî ve manevî tazminat
Beraat şartıAranmaz; mahkûmiyetle biten dosyada da işler(e) ve (l) bentlerinde beraat veya KYOK aranır
MuhatapCeza infaz kurumu ve Cumhuriyet savcılığı infaz bürosuDevlet Hazinesi
Karara itirazİnfaz hâkimliği kararına itiraz; ağır ceza mahkemesi incelerİstinaf; bölge adliye mahkemesi kararı kesindir
Kazanılmış hakİnfaz işlemleri kazanılmış hak doğurmazKesinleşen tazminat kararı icra edilebilir
Talep şekliDilekçe; belge eklenmesi yeterli, duruşma zorunlu değilDilekçe ve belgeler; mahkeme kararını duruşmalı verir

Kritik nokta

Mahsupta belirleyici olan, tutuklu kalınan dosyanın beraatle mi mahkûmiyetle mi bittiği değil, tarih sıralamasıdır. Mahsup istenen mahkûmiyete konu suçun, hürriyetin kısıtlandığı dosyadaki hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olması gerekir. Suç tarihi kesinleşme tarihinden sonraysa, kişi gerçekten cezaevinde yatmış olsa bile o süre bu cezadan düşülmez.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Hangi dosyada, hangi tarihler arasında gözaltında veya tutuklu kaldığınızı gün gün çıkarın. Yakalama tutanağı, sorgu kararı, tahliye müzekkeresi ve tutukevi giriş-çıkış kayıtları esas belgelerdir.
  2. Mahsup istediğiniz mahkûmiyetin suç tarihini ve hürriyetin kısıtlandığı dosyadaki hükmün kesinleşme tarihini yan yana yazın. Zaman şartı bu iki tarihin karşılaştırılmasıyla denetlenir.
  3. Suç tarihi kesinleşme tarihinden önceyse mahsup koşulu vardır. Sonraysa talep hazırlamadan önce başka bir dosyada mahsuba elverişli süre bulunup bulunmadığını araştırın.
  4. Yargılama hâlâ sürüyorsa mahsubu ayrı bir talep hâline getirmeyin; esas hakkındaki savunmada mahkemeden hükümde TCK m.63 uygulamasının gösterilmesini isteyin.
  5. Hüküm kurulduğu hâlde mahsup gösterilmemişse istinaf ya da temyiz dilekçenizde bunu ayrı bir başlık olarak ileri sürün; bu tek başına bozma sebebidir.
  6. Hüküm kesinleşmiş ve infaz başlamışsa dilekçeyi cezanın infaz edildiği yerdeki infaz hâkimliğine verin. Görev 4675 s.K. m.4/6’dadır.
  7. Dilekçeye müddetnameyi, mahsup istenen ilamın kesinleşme şerhli örneğini ve tutukluluk tarihlerini gösteren belgeleri ekleyin. Merci dosyaları resen getirtir, ancak eksik belge süre kaybettirir.
  8. Cezanın infazına ceza infaz kurumunda fiilen başlanmamışsa talebinizin erken bulunabileceğini bilin; bu durumda infaza başlanmasını bekleyip yeniden başvurmak daha isabetlidir.
  9. İnfaz hâkimliğinin ret kararına karşı süresi içinde itiraz edin; itirazı ağır ceza mahkemesi inceler.
  10. Kesinleşen ret kararında açık bir hukuka aykırılık varsa Adalet Bakanlığından kanun yararına bozma yoluna başvurulmasını talep edebilirsiniz; bu yol CMK m.309’da düzenlenmiştir.
  11. Mahsup kabul edildikten sonra Cumhuriyet savcılığı infaz bürosundan yeni müddetname düzenlenmesini isteyin ve koşullu salıverilme tarihinin buna göre güncellenip güncellenmediğini kontrol edin.
  12. Gözaltı ve tutuklulukta geçen süre hükmedilen cezadan fazlaysa, mahsupla yetinmeyin; CMK m.141/1-f uyarınca tazminat yoluna da başvurun ve m.142/1’deki üç aylık ve bir yıllık süreleri kaçırmayın.

Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 24.10.2025 T., 2024/7481 E., 2025/7415 K.

Mahsubun zaman şartı ve infaza fiilen başlanmamış ceza. Daire, gerekçesinde kuralı şöyle koymuştur: “Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir.” Daire ayrıca “Şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran gözaltı ve tutukluluk gibi sürelerin bulunduğu kararın kesinleşme tarihinden önce işlenmiş suçlara ilişkin cezalarda mahsup işlemi yapılabilir” demiştir. Somut olayda hükümlü hakkındaki yakalama emri yerine getirilemediğinden cezaların infazına ceza infaz kurumunda fiilen başlanamamıştır; Daire, “talep tarihi itibariyle mahsup kararı verilebilmesi için yasal şartların henüz gerçekleşmediği” gerekçesiyle verilen ret kararını ve buna karşı yapılan itirazın reddini usul ve yasaya uygun bulmuştur. Daire ayrıca Ceza Genel Kurulunun 24.02.2004 tarihli ve 2004/8-30 E., 2004/49 K. sayılı kararına atıfla, koşullu salıverilme bakımından “öncelikle hükümlünün şartla salıverilmeye hak kazanması için cezaevinde geçireceği süreler saptanmalı, daha sonra ise mahsubu gereken miktar bu süreden indirilerek, şartla salıverilme kararı verilmelidir” ölçüsünü benimsemiştir. Sonuç: kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 28.11.2025 T., 2025/7600 E., 2025/8364 K.

Suç tarihi kesinleşmeden sonraysa mahsup koşulu oluşmaz. İnfaz hâkimliği, hükümlünün eski bir dosyada cezaevinde geçirdiği 34 günlük sürenin mahsubuna karar vermişti. Daire, yukarıdaki İçtihadı Birleştirme ve Ceza Genel Kurulu ölçütünü aynen tekrarladıktan sonra somut olayı şöyle çözmüştür: “hükümlünün infaza konu olan ve mahsup istediği mahkûmiyetlere ilişkin suç tarihlerinin 25.04.2013, 05.05.2013, 07.05.2013 olup, hükümlünün hürriyetinin kısıtlandığı kabul edilen Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/290 Esas ve 2003/708 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün kesinleştiği 15.03.2004 tarihinden sonra olduğu ve mahsup koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümlünün mahsup talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair verilen karar Kanun’a aykırı”dır. Sonuç: kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, infaz hâkimliği kararının oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 25.11.2022 T., 2022/11262 E., 2022/9310 K.

Aynı süre iki kez mahsup edilemez; infaz işlemleri kazanılmış hak doğurmaz. Hükümlünün 27.11.2020–10.06.2021 arasındaki gözaltı ve tutukluluk süreleri infaz hâkimliğince mahsup edilmiş, itiraz mercii de bu kararı yerinde bulmuştu. Oysa bu sürenin bir bölümünde hükümlü, başka bir mahkemenin kesinleşmiş 5 aylık hapis cezasını infaz etmekteydi ve söz konusu ağır ceza mahkemesi kararında “hükümlünün gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin ayrıca mahsubuna karar verildiği” tespit edilmiştir. Daire, kararında “infaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı” ilkesini Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 214-181 sayılı ile 17.04.2004 tarihli ve 32-97 sayılı kararlarına dayandırarak vurgulamış, aynı sürenin ikinci kez indirilmesini kanuna aykırı bulmuştur. Sonuç: merci ağır ceza mahkemesi kararının CMK m.309 uyarınca oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 07.01.2026 T., 2022/36012 E., 2026/301 K.

Hükümde mahsuba karar verilmemesi bozma sebebidir. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde, sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin cezasından indirilmesine ilişkin bir hüküm bulunmuyordu. Daire, yargılamanın esasına ilişkin diğer temyiz sebeplerini yerinde görmemekle birlikte, “Sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi”ni açıkça kanuna aykırı saymıştır. Karar, mahsubun infaz aşamasına bırakılabilecek teknik bir ayrıntı değil, hükmün kendisinde yer alması gereken bir unsur olduğunu göstermektedir. Sonuç: hükmün CMK m.302/2 uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA.

Bu dört karar birlikte okunduğunda ne çıkıyor?

Birinci halka — kapsam geniştir. TCK m.63’ün lafzı “tutukluluk” demez; “şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller” der. Bu yüzden yalnız tutuklu geçen günler değil, gözaltında ve yakalama altında geçen saatler de mahsuba konudur. 3. Ceza Dairesinin 07.01.2026 tarihli kararı zaten yalnızca gözaltı süresine ilişkindir ve bunun gözetilmemesini bozma sebebi saymıştır. Uygulamada bir günlük gözaltının atlanması sık görülür; oysa madde bakımından bir gün ile bir yıl arasında nitelik farkı yoktur.

İkinci halka — mahsup, hükmün bir parçasıdır. Mahkeme, mahkûmiyet kararını kurarken TCK m.63 uygulamasını da göstermek zorundadır. Bunun infaz aşamasında nasılsa düzeltilir diye geçilmesi kabul edilmemektedir. Sanık müdafiinin bu noktayı temyiz dilekçesinde ayrıca ileri sürmesi, dosyanın bütününde başka bir bozma sebebi bulunmasa dahi sonucu değiştirebilir.

Üçüncü halka — asıl tartışma “başka dosyadan mahsup”ta çıkıyor. Kişi A dosyasından tutuklu kalmış, o dosya sürüyor ya da beraatle bitmiş; elinde ise B dosyasından kesinleşmiş bir hapis cezası var. A’daki günler B’den düşülebilir mi? Yargıtay’ın cevabı koşulludur ve koşul 1940 tarihli İçtihadı Birleştirme kararına kadar geriye gider: B dosyasındaki suçun işlendiği tarih, A dosyasındaki hükmün kesinleştiği tarihten önce olmalıdır.

Dördüncü halka — bu şart neden var? Mahsup, kişiye “peşin ödenmiş” bir hürriyet kaybının karşılığını verir. Eğer kişi, hürriyetinin kısıtlandığı dosyadaki hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlemişse, elindeki gün bakiyesi yeni suçu işlemenin bedelini önceden karşılamış sayılmaz. 28.11.2025 tarihli karar tam olarak bunu göstermektedir: 2003 tarihli bir hükümde geçen süre, 2013 tarihli suçlardan verilen cezalardan düşülemez, çünkü o hüküm 2004’te kesinleşmiştir.

Beşinci halka — “fiilen infaza başlanmış olma” ayrı bir eşiktir. 24.10.2025 tarihli karar, mahsup koşullarının maddî olarak var olduğu bir olayda dahi talebin reddini yerinde bulmuştur; çünkü hükümlü hakkında düzenlenen yakalama emri yerine getirilememiş, ceza infaz kurumunda infaza fiilen başlanamamıştır. Mahsup, hesaplanacak bir infaz süresinin varlığını gerektirir. Henüz infaz edilmeyen bir cezadan indirim yapmak, hesabı olmayan bir bakiyeden çekim yapmaya benzer. Bu, talebin esastan reddi değil, zamansızlık nedeniyle reddidir; infaza başlandığında yeniden istenebilir.

Altıncı halka — çifte mahsup yasağı ve kazanılmış hak. 25.11.2022 tarihli karar, mahsubun en sık rastlanan hatasını işaret eder: kişi bir dönemde hem tutuklu görünür hem de başka bir kesinleşmiş cezasını infaz etmektedir. O dönem yalnızca bir kez indirilebilir. Daire burada Ceza Genel Kurulunun iki kararına dayanarak infaz işlemlerinin kazanılmış hak doğurmadığını hatırlatmıştır. Bunun pratik sonucu şudur: hükümlü lehine yapılmış hatalı bir mahsup daha sonra fark edilirse geri alınabilir ve müddetname yeniden düzenlenir. Kabul kararı geldi diye dosyayı kapatmamak gerekir.

Yedinci halka — mahsubun koşullu salıverilme hesabındaki yeri. 24.10.2025 tarihli kararın andığı Ceza Genel Kurulu ölçütüne göre sıralama şöyledir: önce hükümlünün koşullu salıverilmeye hak kazanmak için infaz kurumunda geçirmesi gereken süre bulunur, mahsup edilecek gün sonra bu süreden düşülür. Sıralamanın tersine çevrilmesi, hükümlü aleyhine ya da lehine hatalı bir tahliye tarihi üretir. Talep dilekçesinde bu sıralamanın açıkça yazılması, infaz bürosunda çıkan hesap uyuşmazlıklarının çoğunu baştan önler.

Sekizinci halka — mahsup bitince tazminat başlar. Gözaltı ve tutuklulukta geçen süre hükmedilen cezadan fazlaysa, aradaki fark mahsupla kapanmaz; CMK m.141/1-f bu hâli açıkça tazminat sebebi saymıştır. 02.03.2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la eklenen (l) bendi ise konutu terk etmeme ve tedavi/muayene yükümlülüğü gibi ağır adlî kontrol tedbirlerini de kapsama almıştır. Aynı Kanun’un CMK m.142/2’ye eklediği cümleler uyarınca bu istemler artık 6384 sayılı Kanun’daki Tazminat Komisyonu’na gitmektedir; ağır ceza mahkemesine yapılan başvuru Komisyona gönderilir ve mahkemeye başvuru tarihi esas alınır. Süre bakımından CMK m.142/1’deki üç aylık ve bir yıllık sınırlar geçerlidir. Ayrıntı için koruma tedbirleri nedeniyle tazminat, tedbirin kendisi için adlî kontrol, infaz takvimi için koşullu salıverilme şartları başlıklarına bakılabilir.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Yalnız tutukluluk günlerini yazmak, gözaltını atlamakEksik indirim, tahliye tarihinin geç hesaplanmasıYakalama tutanağındaki saatten sorgu kararına kadarki süreyi de eklemek
Mahkûmiyet hükmünde TCK m.63’e yer verilmemesini önemsememekHükümde eksiklik; kanun yolunda ayrıca ileri sürülmezse gözden kaçabilirİstinaf/temyiz dilekçesinde ayrı başlık olarak yazmak
Suç tarihi ile kesinleşme tarihini karşılaştırmadan başka dosyadan mahsup istemekTalebin reddi; kabul edilse bile sonradan bozulmasıİki tarihi dilekçenin başında tabloyla göstermek
Tutuklu kalınan dosyanın beraatle bitmesini şart sanmakHak kaybı; mahkûmiyetle biten dosyadaki süre istenmiyorBelirleyici olan tarih sırasıdır; dosyanın sonucu tek başına engel değildir
İnfaza fiilen başlanmadan mahsup talebi vermekZamansızlık nedeniyle ret; gereksiz itiraz süreciMüddetname düzenlenip infaza başlandıktan sonra başvurmak
Talebi hükmü veren mahkemeye göndermekGörevsizlik nedeniyle gecikmeİnfaz aşamasında 4675 s.K. m.4/6 uyarınca infaz hâkimliğine vermek
Başka dosyada zaten mahsup edilmiş süreyi tekrar istemekÇifte mahsup; karar kanun yararına bozulurÖnce tüm ilamlar ve müddetnameler üzerinden süre haritası çıkarmak
Lehe verilen mahsup kararını kesin kazanım saymakSonradan düzeltme ile beklenmedik ek infazİnfaz işlemlerinin kazanılmış hak doğurmadığını bilerek hesabı denetlemek
Fazla yatılan süre için yalnız mahsupla yetinmekCMK m.142/1’deki süreler geçince tazminat hakkının düşmesiKesinleşmeden itibaren 3 ay / 1 yıl içinde tazminat yoluna da başvurmak
Gözaltında geçen bir gün de cezadan düşülür mü?

Evet. TCK m.63 “şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller” demektedir; bu ifade gözaltı ve yakalamayı da kapsar. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.01.2026 tarihli kararı yalnızca gözaltı sürelerinin mahsubuna karar verilmemesini bozma sebebi saymıştır.

Adlî para cezasından da mahsup yapılabilir mi?

Evet. Maddenin ikinci cümlesi, adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda bir günün maddede yazılı tutar sayılmak üzere cezadan indirim yapılacağını öngörür. Bu tutar zaman içinde değiştiği için hesaplamada maddenin yürürlükteki metnine bakılmalıdır.

Bir dosyada tutuklu kaldım, o dosya beraatle bitti. Süre başka cezamdan düşer mi?

Düşebilir. Belirleyici olan dosyanın beraatle bitmesi değil, mahsup istenen cezaya konu suçun, tutuklu kalınan dosyadaki hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olmasıdır. Bu ölçüt İçtihadı Birleştirme Kurulunun 06.03.1940 tarihli kararına dayanır ve Yargıtay 1. Ceza Dairesince 2025 yılında verilen kararlarda da uygulanmıştır.

Suç tarihim, tutuklu kaldığım dosyanın kesinleşme tarihinden sonraysa ne olur?

Mahsup koşulu oluşmaz ve talep reddedilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.11.2025 tarihli kararında, 2013 tarihli suçlardan verilen cezalar bakımından 2004’te kesinleşmiş bir hükümde geçen sürenin mahsup edilemeyeceği belirtilmiştir.

Mahsup talebini nereye vermeliyim?

Yargılama sürüyorsa davayı gören mahkemeye; hüküm kesinleşmiş ve infaz aşamasına geçilmişse infaz hâkimliğine. 14.04.2020 tarihli 7242 sayılı Kanun’la 4675 sayılı Kanun m.4’e eklenen altıncı fıkra, infaza ilişkin mahsup kararlarını açıkça infaz hâkimliğinin görevi saymıştır.

Cezamın infazına henüz başlanmadı; şimdiden mahsup isteyebilir miyim?

Uygulamada bu talep erken bulunmaktadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.10.2025 tarihli kararında, kesinleşmiş olmakla birlikte ceza infaz kurumunda fiilen infazına başlanamayan cezalar bakımından mahsup kararı verilebilmesi için yasal şartların henüz gerçekleşmediği kabul edilmiştir.

Aynı tarih aralığını iki ayrı dosyadan mahsup ettirebilir miyim?

Hayır. Bir dönemde hem tutuklu görünüp hem de başka bir kesinleşmiş cezayı infaz etmiş olmanız mümkündür; ancak o dönem yalnız bir kez indirilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.11.2022 tarihli kararı, aynı sürenin ayrıca mahsup edildiği gözetilmeden yeniden indirilmesini kanuna aykırı bulmuştur.

Lehime verilen mahsup kararı sonradan geri alınabilir mi?

Alınabilir. Yargıtay, infaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmadığını Ceza Genel Kurulu kararlarına dayanarak kabul etmektedir. Hatalı mahsup kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılabilir ve müddetname yeniden düzenlenir.

Mahsup, koşullu salıverilme tarihini nasıl etkiler?

Önce koşullu salıverilmeye hak kazanmak için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre saptanır, mahsup edilecek gün sayısı bundan sonra düşülür. Bu sıralama Ceza Genel Kurulunun 24.02.2004 tarihli kararına dayanmaktadır ve tersine çevrilmesi hatalı tahliye tarihi doğurur.

Mahsup için bir süre sınırı var mı?

TCK m.63 bakımından hak düşürücü bir süre öngörülmemiştir; infaz devam ettiği sürece talep edilebilir. Süre sınırı, mahsup için değil, CMK m.142/1’deki tazminat istemi için geçerlidir.

Tutuklulukta geçen sürem cezamdan fazlaysa ne yapabilirim?

Bu hâl CMK m.141/1-f’de açıkça tazminat sebebi sayılmıştır. Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri hükümlülük süresinden fazla olan kişi maddî ve manevî her türlü zararını Devletten isteyebilir.

Adlî kontrol tedbirleri de tazminat kapsamına girer mi?

02.03.2024 tarihli 7499 sayılı Kanun m.12 ile CMK m.141/1’e eklenen (l) bendi uyarınca, konutu terk etmemek veya tedavi ya da muayene tedbirlerine tâbi olmak şeklindeki adlî kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilenler tazminat isteyebilir.

Tazminat istemimi hangi mercie vereceğim?

Kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir. Ancak 7499 sayılı Kanun’la CMK m.142/2’ye eklenen cümleler uyarınca m.141/1’in (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemlerde 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır; ağır ceza mahkemesine yapılan bu istemler Komisyona gönderilir ve mahkemeye başvuru tarihi esas alınır.

İnfaz hâkimliğinin mahsup kararına itiraz edebilir miyim?

Evet, karara karşı itiraz yolu açıktır ve itirazı ağır ceza mahkemesi inceler. İtirazın reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra açık bir hukuka aykırılık varsa Adalet Bakanlığı, CMK m.309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurabilir.

Yurt dışında geçen tutukluluk süresi mahsup edilir mi?

Bu konu maddenin lafzında ayrıca düzenlenmemiştir ve ilgili kararların değerlendirilmesini gerektirir. Dosyanızda böyle bir süre varsa, iade ya da adlî yardımlaşma evrakının tamamını talep dilekçesine eklemek ve durumu ayrıca açıklamak gerekir.

İlgili mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.63 — Mahsup
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109 — Adlî kontrol
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100 — Tutuklama nedenleri
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.141 — Tazminat istemi
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.142 — Tazminat isteminin koşulları
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma
  • 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.1 — Amaç ve kapsam
  • 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.4 — İnfaz hâkimliklerinin görevleri
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.107 — Koşullu salıverilme
  • 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun
  • 7242 sayılı Kanun m.4 — 4675 sayılı Kanun m.4’e altıncı fıkranın eklenmesi
  • 7499 sayılı Kanun m.12 ve m.13 — CMK m.141 ve m.142’de yapılan değişiklikler

İlgili yazılar: tutuklama rehberi, tutuklamaya itiraz, adlî kontrol, koşullu salıverilme şartları, denetimli serbestlik.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanızdaki tarihler, ilamlar ve müddetname içeriği sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Ceza Yargılaması Yenilenir mi? Yeni Delil Şartı ve Usul (CMK m.311)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Yargılamanın yenilenmesi, kesin hükme karşı öngörülmüş olağanüstü bir…

06.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çocuğun Soybağını Değiştirme Suçu Nedir? Başkasının Çocuğunu Nüfusa Kaydettirmek (TCK m.231)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.231/1’e göre bir çocuğun soybağını değiştiren veya…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Terör Örgütü Propagandası Suçu Nedir? Hangi Paylaşım ve Söz Suç Sayılır? (3713 m.7/2)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesine göre terör örgütünün…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma (TCK 53. Madde)

İçindekilerBelli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakmanın AmacıBelli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma (TCK Madde 53)Hak Yoksunlukları TürleriTCK Madde 53: Belli…

30.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Tutuklanırsam Haklarım Nelerdir?

İçindekilerTutuklanma Halinde Haklarınız: Bilmeniz Gerekenler ve AİHM Kararları Işığında DeğerlendirmelerTutuklama Nedir?Tutuklamanın ŞartlarıTutuklama Kararını Kim Verir?Tutuklama Kararına İtirazTutuklanan Kişinin…

05.01.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Yalan Tanıklık Suçu Nedir? Cezası ve Etkin Pişmanlıkla Kurtulma (TCK m.272, 274)

İçindekilerSuçun unsurlarıCezalarEtkin pişmanlık: üç kademe“Hüküm” ne demek?Ne yapmalı? Kısaca Suçun maddi unsuru: gerçeğe aykırı tanıklık yapmak — yalan…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara