Savurganlık, Bağımlılık ve Kötü Yönetim Nedeniyle Kısıtlama (TMK m.406): Şartlar, İspat, Dinlenme Zorunluluğu ve Yargıtay Kararları

- TMK m.406’ya göre savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
- Maddede sayılan davranışların bulunması tek başına yetmez; ayrıca darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesi ile sürekli korunma ihtiyacı ya da başkalarının güvenliğinin tehdidi aranır.
- 2. Hukuk Dairesine göre alkol almak tek başına kısıtlama sebebi değildir.
- 18. Hukuk Dairesi savurganlığı, kişinin parasal gücünü aşan, bilinçsiz, amaçsız ve aşırı harcama eğiliminin alışkanlığa dönüşmesi olarak tanımlamıştır.
- Aynı Daire kötü yönetimi, kişinin yararını düşünmeden malvarlığını ciddi biçimde tehlikeye düşürmesi olarak açıklamıştır.
- Açıklanabilir nedenlerle yapılan tek bir devir veya aile içi harcama tartışması kısıtlama sebebi sayılmamaktadır.
- 8. Hukuk Dairesi, kısa aralıklarla ve değerinin çok altında yapılan satışlar ile çekilen paranın zorunlu ihtiyaç için kullanıldığı ispatlanamadığında kısıtlama kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
- TMK m.409/1’e göre bu sebeplerle kısıtlamada kişinin dinlenmesi zorunludur.
- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlama ise ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine verilir (TMK m.405, 409/2).
- Kısıtlama için yeterli sebep yoksa korunma amacıyla TMK m.429 uyarınca yasal danışman atanması gündeme gelebilir.
- Vesayet davaları kamu düzenine ilişkindir; mahkeme resen araştırma yapar.
- Kısıtlama kararı sulh hukuk mahkemesi sıfatıyla vesayet makamınca verilir.
- TMK m.475’e göre bu sebeplerle kısıtlanan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.
- Vesayetin kaldırılması talebinde de eksik incelemeyle karar verilemez; son bir yıldaki durum araştırılmalıdır.
- Kısıtlama sebepleri kanunda sınırlı sayıda belirtilmiştir (TMK m.405-408).
Ailelerin en çok zorlandığı durumlardan biri, yakınlarının malvarlığını hızla eritmesidir. Yaşlı bir anne babanın taşınmazlarını değerinin çok altında satması, bir eşin ailesinden gizli borçlanması ya da alkol veya madde bağımlılığı nedeniyle gelirini tüketmesi hâlinde yakınlar mahkemeden koruma ister.
Türk Medeni Kanunu bu durumlar için kısıtlama kurumunu öngörmüştür. Ancak kısıtlama, kişinin fiil ehliyetini sınırlayan ağır bir sonuç doğurduğundan Yargıtay şartları dar yorumlamakta; her savurgan görünen davranışı kısıtlama sebebi saymamaktadır. Aşağıda TMK m.406 ve Yargıtay kararları ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Kısıtlama sebepleri | TMK m.405-408 | Kanunda sınırlı sayıdadır |
| Savurganlığın ölçütü | Y18HD 17.03.2016 | Bilinçsiz, amaçsız, alışkanlık hâline gelmiş harcama |
| Kötü yönetim | Y18HD 17.03.2016 | Malvarlığını ciddi biçimde tehlikeye düşürme |
| Alkol kullanımı | Y2HD 25.04.2011 | Tek başına kısıtlama sebebi değil |
| Değerinin altında satışlar | Y8HD 24.01.2018 | Zorunlu ihtiyaç ispat edilemezse kısıtlama |
| Aile içi harcama tartışması | Y8HD 26.10.2017 | Tek başına yeterli değil |
| Dinlenme zorunluluğu | TMK m.409/1 | Kişi dinlenmeden kısıtlanamaz |
| Yeterli sebep yoksa | TMK m.429 | Yasal danışman atanması |
| Vesayetin kaldırılması | TMK m.475; Y8HD 23.10.2017 | Bir yıl şikâyete meydan vermemek |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Kısıtlanması istenen kişinin gelirini, malvarlığını ve son yıllardaki değişimini çıkarın.
- Tapu, banka ve icra kayıtlarını temin ederek satış, devir ve borçlanmaları tarih sırasıyla listeleyin.
- Satışların rayiç değerin altında yapılıp yapılmadığını emsal fiyatlarla gösterin.
- Harcamaların zorunlu bir ihtiyaca yönelik olmadığını somut biçimde ortaya koyun.
- Davranışın süreklilik gösterdiğini ve alışkanlık hâline geldiğini belgeleyin.
- Kişinin veya ailesinin darlığa düşme tehlikesini gelir gider tablosuyla açıklayın.
- Talebinizi vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine yöneltin.
- Mahkemeden sosyal inceleme yapılmasını ve gerekiyorsa sağlık raporu alınmasını isteyin.
- Kısıtlanması istenen kişinin duruşmada dinlenmesi gerektiğini hatırlatın.
- Akıl hastalığı da iddia ediliyorsa resmî sağlık kurulu raporu talep edin.
- Kısıtlama için sebep yoksa yasal danışman atanması seçeneğini değerlendirin.
- Kısıtlı taraf iseniz, şikâyete meydan vermeden geçen bir yılı doldurduktan sonra vesayetin kaldırılmasını isteyin.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 24.01.2018 T., 2017/8288 E., 2018/1311 K.
Kısa aralıklarla ve değerinin çok altında yapılan taşınmaz satışları ile çekilen paranın zorunlu bir ihtiyaç için kullanıldığı ispatlanamıyorsa TMK m.406 uyarınca kısıtlama kararı verilmelidir. Davacı, seksen beş yaşındaki babasının taşınmazlarını ihtiyacı olmadığı hâlde israf edercesine ve değerinin çok altında sattığını ileri sürerek kısıtlanmasını istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, alınan sağlık kurulu raporuna dayanarak hem TMK m.405 hem de m.406 yönünden talebi reddetmiştir. Daire, kısıtlamayı gerektiren hâllerin kanunda sınırlı biçimde sayıldığını, TMK m.409/1’e göre savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetim hâllerinde “kısıtlanması istenilenin dinlenmesi zorunludur” diyerek usulü açıklamıştır. Akıl sağlığı yönünden kısıtlamayı gerektirir durum bulunmadığından bu yöndeki temyiz itirazlarını reddetmiştir. Buna karşılık kısıtlı adayının kısa aralıklarla üç taşınmazını sattığını ve banka hesabından yüksek miktarda para çektiğini, bu işlemlerin zorunlu bir ihtiyaca kullanıldığının iddia ve ispat edilmediğini tespit ederek TMK m.406 kapsamındaki talebin kabulü gerektiğini belirtmiştir. Ret hükmü 24.01.2018 tarihinde davacı vekilinin temyizi üzerine bu yönden oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 26.10.2017 T., 2017/7694 E., 2017/13947 K.
Eşler arasındaki harcama anlaşmazlığı ve ailesinden gizlenen bir borçlanma, TMK m.406’da sayılan kısıtlama sebeplerini oluşturmaz. Davacı, eşinin malvarlığını kötü yönetmesi nedeniyle kısıtlanmasını istemiş, mahkeme talebi kabul etmiştir. Daire, doktrindeki tanıma yer vererek savurganlığın gereksiz ve gelirle bağdaşmayan harcama yapmak ya da kişinin parasal gücünü aşacak derecede bilinçsiz ve amaçsız harcama eğiliminin alışkanlığa dönüşmesi olduğunu, bu harcamaların süreklilik göstermesi gerektiğini açıklamıştır. Dosyadaki sosyal hizmet uzmanı raporunda eşler arasında para harcama ve tasarruf konusunda kişisel farklılıklar bulunduğu, kısıtlanması istenen kişinin harcamaları eşinden gizleme davranışı geliştirdiği; sağlık kurulu raporunda ise akli dengesinin yeterli olduğu, bazı harcamaları ailesinden gizlediği belirtilmiştir. Daire, “Gerek Sosyal Hizmetler Uzmanı tarafından düzenlenen raporda belirtilen hususlar ve gerekse sağlık kurulu raporunda belirtilen hususlar TMK nın 406. maddesinde sayılan kısıtlama nedenlerini oluşturmadığı” gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Kabul hükmü 26.10.2017 tarihinde kısıtlının temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 17.03.2016 T., 2016/1529 E., 2016/4628 K.
Savurganlık, harcama eğiliminin alışkanlığa dönüşmesidir; açıklanabilir tek bir taşınmaz devri savurganlık veya kötü yönetim sayılmaz. Kısıtlanması istenen kişi hakkında TMK m.405 ve 406’daki sebeplere dayanılmış, sulh hukuk mahkemesi m.406 uyarınca kısıtlama kararı vermiştir. Daire, kısıtlama kararı verilebilmesi için maddede sayılan davranışların kişinin kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç bulunması ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesinin şart olduğunu belirtmiştir. Kavramları da tanımlayarak “Savurganlık, kendi parasal gücünü aşan, bilinçsiz, amaçsız ve aşırı derecede giderler yapma eğilimi ve bunun alışkanlığa dönüşmesi, kötü yönetim ise, yararını düşünmeden malvarlığını ciddi olarak tehlikeye düşürme durumudur.” demiştir. Somut olayda kısıtlanması istenen kişinin taşınmazını torununa devrettiği, bu devirle ilgili yaptığı açıklama karşısında savurganlık ve kötü yönetimin sübut bulmadığı, başkaca delil de getirilmediği sonucuna varmıştır. Kısıtlama kararı 17.03.2016 tarihinde kısıtlananın vekili ve vasi adaylarının temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.04.2011 T., 2011/6298 E., 2011/6977 K.
Alkol kullanımı tek başına kısıtlama sebebi değildir; kötü yönetim ve kötü yaşama tarzı yeterli delille ispatlanmalıdır. Sulh hukuk mahkemesi, hakkında kısıtlama istenen kişi yönünden talebi kabul etmiştir. Daire, savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme sebebiyle bir kişinin kısıtlanabilmesi için bu hâllerin kişinin kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açmış olmasını ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç bulunmasını ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesini aramıştır. Somut olayda kısıtlanması istenen kişinin malvarlığını kötü yönettiğine ve kötü yaşama tarzı içinde olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığını belirlemiş; “Alkol almak tek başına kısıtlama sebebi değildir.” diyerek TMK m.406’daki kısıtlama sebeplerinin gerçekleşmediğini, isteğin reddi gerektiğini kabul etmiştir. Hüküm 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Kısıtlamanın kaldırılması bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 23.10.2017 tarihli ve 2017/6755 E., 2017/13490 K. sayılı kararında; savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme nedeniyle kısıtlanan kişinin vesayetin kaldırılmasını istemesi üzerine yalnızca vekilinin beyanına dayanılarak kabul kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Daire, TMK m.475’e göre bu sebeplerle kısıtlanan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesinin en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlı olduğunu; vesayet davalarında resen araştırma ilkesi geçerli olduğundan kısıtlının son bir yıl içinde savurganlık ve kötü yönetimde bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek hükmü oybirliğiyle bozmuştur.
Vesayet ve kısıtlama süreçlerinin genel çerçevesi için vesayet davası, kısıtlama yerine daha hafif bir koruma için yasal danışman atanması, temsil ve yönetim ihtiyaçları için kayyım atanması yazılarımıza bakılabilir. Vesayet altındaki malların satışı için vesayette elektronik satış, alkol veya madde kullanımının evlilik üzerindeki etkisi için akıl hastalığı nedeniyle boşanma yazılarımız incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Sadece alkol kullanımına dayanmak | Tek başına sebep sayılmaz | Ekonomik tehlikeyi de ispatlayın |
| Tek bir devri savurganlık saymak | Süreklilik aranır | Alışkanlık hâline geldiğini gösterin |
| Darlığa düşme tehlikesini açıklamamak | İkinci şart eksik kalır | Gelir gider dengesini ortaya koyun |
| Aile içi harcama tartışmasına dayanmak | Kısıtlama sebebi oluşmaz | Objektif kayıtlara dayanın |
| Kişi dinlenmeden karar beklemek | TMK m.409/1’e aykırıdır | Dinlenmesini talep edin |
| Akıl hastalığı iddiasında rapor istememek | Sağlık kurulu raporu zorunludur | Resmî sağlık kurulu raporu isteyin |
| Yasal danışman seçeneğini atlamak | Orantısız sonuç doğar | TMK m.429’u değerlendirin |
| Davayı aile mahkemesinde açmak | Vesayet makamı sulh hukuktur | Sulh hukuk mahkemesine başvurun |
| Vesayetin kaldırılmasını erken istemek | Bir yıllık şart aranır | Şikâyetsiz geçen süreyi bekleyin |
TMK 406 kimler için uygulanır?
Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ya da malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan erginler için.
Savurganlık nasıl tanımlanıyor?
18. Hukuk Dairesine göre kişinin parasal gücünü aşan, bilinçsiz, amaçsız ve aşırı derecede harcama yapma eğiliminin alışkanlığa dönüşmesidir.
Kötü yönetim ne demektir?
Aynı Daireye göre kişinin yararını düşünmeden malvarlığını ciddi olarak tehlikeye düşürmesidir.
Alkol kullanan biri kısıtlanır mı?
2. Hukuk Dairesi, alkol almanın tek başına kısıtlama sebebi olmadığını; ayrıca darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesi ve korunma ihtiyacının aranacağını belirtmiştir.
Taşınmazını ucuza satan kişi kısıtlanır mı?
8. Hukuk Dairesi, kısa aralıklarla ve değerinin çok altında yapılan satışların zorunlu bir ihtiyaca kullanıldığı ispatlanamadığı olayda kısıtlama kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Eşimin gizli harcamaları yeterli sebep midir?
8. Hukuk Dairesi, eşler arasındaki harcama farklılıkları ve gizlenen bir borçlanmanın TMK m.406’daki sebepleri oluşturmadığına karar vermiştir.
Dava hangi mahkemede açılır?
Kısıtlama kararı vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince verilir.
Kısıtlanacak kişi dinlenmek zorunda mı?
Evet. TMK m.409/1’e göre bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya kendi isteği sebebiyle kısıtlanamaz.
Sağlık raporu gerekir mi?
TMK m.406’ya dayalı kısıtlamada zorunlu değildir; ancak akıl hastalığı veya akıl zayıflığı iddiası varsa TMK m.409/2 uyarınca resmî sağlık kurulu raporu alınması gerekir.
Mahkeme kendiliğinden araştırma yapar mı?
Vesayet davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan resen araştırma ilkesi geçerlidir; Yargıtay eksik incelemeyle verilen kararları bozmaktadır.
Kısıtlama yerine daha hafif bir yol var mı?
TMK m.429’a göre kısıtlama için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunma gerekiyorsa, sayılan işlerde görüşü alınmak üzere yasal danışman atanabilir.
Kısıtlanan kişiye kim bakar?
Kısıtlama kararıyla birlikte vesayet makamı vasi atar; vasi kısıtlının kişiliği ve malvarlığıyla ilgili menfaatlerini korur.
Hapis cezası nedeniyle kısıtlama mümkün mü?
TMK m.407, 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir; kesinleşmiş hapis cezasının infazı hâlinde isteğe bağlı kısıtlama, toplam beş yıl ve üzeri cezada ise koşulları varsa istek olmadan kısıtlama mümkündür.
Kısıtlılık kararı kaldırılabilir mi?
TMK m.475’e göre bu sebeplerle kısıtlanan kişi, en az bir yıldan beri kısıtlama sebebiyle ilgili bir şikâyete meydan vermemişse vesayetin kaldırılmasını isteyebilir.
Kaldırma talebinde mahkeme neye bakar?
8. Hukuk Dairesi, kısıtlının son bir yıl içinde savurganlık ve kötü yönetimde bulunup bulunmadığının ve kısıtlılık sebeplerinin ortadan kalkıp kalkmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.405 — Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.406 — Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.407 — Özgürlüğü bağlayıcı ceza
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.408 — İstek üzerine
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.409 — İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.419 — Vasinin atanması
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.429 — Yasal danışmanlık
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.474 — Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.475 — Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimde
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.403 — Vasi ve kayyım
- 7499 sayılı Kanun m.5 — TMK m.407 değişikliği
- 7499 sayılı Kanun m.6 — TMK m.409 değişikliği
İlgili yazılarımız: Vesayet davası · Yasal danışman · Kayyım atanması · Vesayette elektronik satış · Akıl hastalığı nedeniyle boşanma
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.