Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi ve TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu: Fesih, Tazminat ve Yargı Yolu

- Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK), 5894 sayılı Kanun m.5 uyarınca Türkiye Futbol Federasyonu’nun ilk derece hukuk kurullarından biridir.
- UÇK; kulüpler, futbolcular, teknik adamlar ve menajerler arasındaki futbolla ilgili sözleşmeden doğan ihtilafları, tarafların görevini kabul etmesi hâlinde inceler.
- Buna karşılık sportif cezalar ve yetiştirme tazminatı uyuşmazlıklarında UÇK münhasıran görevlidir; bu konuda taraf iradesi aranmaz.
- Tahkim Kurulu, 5894 sayılı Kanun m.6 uyarınca bağımsız ve tarafsız bir zorunlu tahkim mercii ve TFF’nin en üst hukuk kuruludur.
- m.6, 22.04.2022 tarihli 7405 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir; futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararlar kesindir, bunun dışındaki kararlara karşı bir ay içinde HMK m.439’a göre iptal davası açılabilir.
- Anayasa m.59’a 6214 sayılı Kanun’la eklenen üçüncü fıkra, zorunlu tahkimi yalnızca spor faaliyetlerinin yönetimi ve disiplini ile sınırlar.
- Anayasa Mahkemesi 06.01.2011 tarihli kararıyla 5894 s.K. m.6/4’teki “bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamaz” ibaresini iptal etmişti.
- Yargıtay, sözleşmeden kaynaklanan alacak uyuşmazlıklarında Tahkim Kurulu kararlarına karşı yargı yolunun açık olduğunu kabul etmektedir.
- Buna karşılık sportif cezaya ilişkin talepler futbol faaliyetlerinin disiplinine ilişkin sayıldığından, bu konudaki Tahkim Kurulu kararı kesindir ve iptal davasına konu edilemez.
- İptal davası bir denetim davasıdır: hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı bu davada değerlendirilemez.
- Tahkim yargılamasında da tarafların eşitliği ilkesi ile hukuki dinlenilme hakkına uyulması zorunludur.
- Sportif ceza talebi için PFSTT m.30/7 uyarınca transfer ve tescil döneminin sonuna kadar başvurulmalıdır; bu süre hak düşürücü süredir.
- Ücretlerin ihtara rağmen ödenmemesi, futbolcuya PFSTT m.28 çerçevesinde haklı fesih imkânı verir.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, belirli süreli sözleşmeyi haklı nedenle fesheden tarafın TBK m.437 uyarınca tam tazminat isteyebileceğini, ancak bunun bakiye süre ücreti değil bir tazminat olduğunu belirtmiştir.
- Aynı Daire, bu tazminattan indirimin TBK m.438/2’nin kıyasen uygulanmasıyla değil, m.114/2 atfıyla m.52 çerçevesinde yapılacağına hükmetmiştir.
Bir futbolcunun ücretleri ödenmediğinde ya da kulüp sözleşmeyi tek taraflı sona erdirdiğinde, uyuşmazlık önce mahkemeye değil TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na gider. Kurul kararına itiraz Tahkim Kurulu’nda incelenir. Asıl soru bundan sonra başlar: bu kararlara karşı mahkemeye gidilebilir mi?
Cevap uyuşmazlığın konusuna bağlıdır. Anayasa m.59, zorunlu tahkimi yalnızca spor faaliyetlerinin yönetimi ve disiplini ile sınırlamıştır. Sözleşmeden doğan alacak uyuşmazlıkları bu kapsamda değildir. Aşağıda bu ayrımı, iptal davasının sınırlarını ve haklı fesih tazminatının hesabını Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
Anayasa’nın 59. maddesine 6214 sayılı Kanun’la eklenen üçüncü fıkra uyarınca, spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir; tahkim kurulu kararları kesindir ve bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz. Değişiklik gerekçesine göre “kulüpler ile sporcu ya da teknik adamlar gibi diğer kişiler arasındaki alacak uyuşmazlıkların bu şekilde çözüme kavuşturulmasına dair bir zorunluluk bulunmamaktadır.”
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 27.02.2025 tarihli kararında aktarıldığı üzere: “Tahkim Kurulu, bu Kanun uyarınca bağımsız ve tarafsız bir zorunlu tahkim mercii olup TFF’nin en üst hukuk kuruludur ve TFF Statüsü ve ilgili talimat hükümleri uyarınca TFF’nin yetkili organlarının ve kurullarının kararlarına karşı yapılan başvurular hakkında nihai karar verme yetkisine sahiptir. … futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararları kesindir. Bunun dışındaki kararlarına karşı tebliğden itibaren bir ay içinde HMK’nın 439. maddesine göre iptal davası açılabilir.”
5894 sayılı Kanun’un 6. maddesi 22.04.2022 tarihli 7405 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. Bu değişiklikten önce Anayasa Mahkemesi’nin 06.01.2011 tarihli ve 2010/61 E., 2011/7 K. sayılı kararıyla m.6/4’teki “ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamaz” ibaresi Anayasa’nın 9. ve 36. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmişti. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 18.01.2018 tarihli ve 2017/136 E., 2018/7 K. sayılı kararıyla TFF ilk derece yargı kurullarının münhasır yetkisini düzenleyen 5894 s.K. m.5/2 iptal edilmiştir. Bu nedenle 02.03.2019 öncesi ve sonrası açılan dosyalar bakımından farklı geçiş kuralları uygulanabilmektedir.
| Ayrım noktası | Yönetim ve disiplin uyuşmazlıkları | Sözleşmeden doğan alacak uyuşmazlıkları |
|---|---|---|
| Tipik konular | Müsabakadan men, küme düşürme, ligden ihraç, puan tenzili, sportif ceza | Ücret, peşinat, prim, fesih tazminatı, bonservis |
| Tahkim | Zorunludur | Taraf iradesine bağlıdır |
| Tahkim Kurulu kararı | Kesindir | Kesin değildir |
| Yargı yolu | Kapalıdır | Açıktır |
| Başvuru yolu | — | HMK m.439 uyarınca iptal davası |
| Süre | — | Tebliğden itibaren bir ay |
| Görevli mahkeme | — | Bölge adliye mahkemesi (ilk derece sıfatıyla) |
| İnceleme kapsamı | — | m.439’daki sınırlı iptal sebepleri |
| Esas denetimi | — | Yapılamaz |
Dosyanın kaderini belirleyen ilk soru şudur: talep sportif ceza mı yoksa alacak mı? Aynı dava dilekçesinde her ikisi birlikte istenmişse Tahkim Kurulu kararı da ikiye bölünür. Sportif cezaya ilişkin kısım futbol faaliyetlerinin disiplinine ilişkin olduğundan kesindir ve iptal davasına konu edilemez; alacağa ilişkin kısım ise HMK m.439 kapsamında denetlenebilir. Bu ayrım yapılmadan açılan iptal davaları, esasa girilmeden reddedilmektedir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Sözleşmenin UÇK’yı yetkili kılan hükmünü tespit edin; bu hüküm iptal davasının dayanağını da belirler.
- Talebinizi baştan ayırın: sportif ceza talebi mi, alacak talebi mi, yoksa ikisi birlikte mi?
- Sportif ceza isteyecekseniz PFSTT m.30/7’deki hak düşürücü süreyi kaçırmayın; süre transfer ve tescil döneminin sonunda dolar.
- Ücret alacağı için fesih öncesinde PFSTT m.28 uyarınca usulüne uygun ihtar gönderin ve mehil verin.
- İhtarın tebliğini ve mehil süresinin dolduğunu belgeyle sabitleyin; fesih bildirimini ancak bundan sonra yapın.
- UÇK ve Tahkim Kurulu aşamalarında tüm iddia ve delillerinizi eksiksiz sunun; iptal davasında esas yeniden incelenmez.
- Tahkim Kurulu kararının tebliğ tarihini kaydedin; iptal davası süresi bir aydır.
- İptal davasında yalnızca HMK m.439’daki sebeplere dayanın: yetki aşımı, tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkı, kamu düzenine aykırılık gibi.
- “Karar yanlış” veya “hukuk yanlış uygulandı” biçimindeki iddiaların iptal sebebi olmadığını bilerek dilekçenizi kurun.
- Tazminat talebinde bakiye süre ücretini değil, TBK m.437 çerçevesinde belirlenecek bir tazminatı isteyin.
- İndirim tartışmasına hazırlıklı olun: yeni kulüpten elde edilen gelirler, tasarruf edilen miktar ve iş arama çabası sorgulanacaktır.
- Yeni kulüple yapılan sözleşme ve ödeme belgelerinin dosyaya getirtilmesini talep edin.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 27.04.2021 T., 2020/8129 E., 2021/4674 K.
Daire, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Tahkim Kurulu kararlarına karşı yargı yolunun açık olduğuna hükmetmiş ve davayı dava şartı yokluğundan reddeden kararı bozmuştur. Kararda önce anayasal çerçeve kurulmuştur: Anayasa Mahkemesi’nin 06.01.2011 tarihli kararıyla 5894 s.K. m.6/4’teki yargı yolunu kapatan ibare iptal edilmiş; ardından Anayasa m.59’a eklenen üçüncü fıkrayla zorunlu tahkim yalnızca yönetim ve disiplinle sınırlanmıştır. Daire, değişiklik gerekçesine dayanarak şu sonuca varmıştır: “kulüpler ile sporcu ya da teknik adamlar gibi diğer kişiler arasındaki alacak uyuşmazlıkların bu şekilde çözüme kavuşturulmasına dair bir zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla, spor kulüpleri ile sporcu, teknik adam ve sporla ilgili diğer kişiler arasındaki alacak haklarına dair uyuşmazlıklar yetki ve göreve ilişkin genel hükümler çerçevesinde adli yargı yerlerinde görülecektir.” Somut olayda uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı saptanmıştır. Sonuç: hüküm davacı yararına BOZULMUŞ; karar oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 27.02.2025 T., 2024/4242 E., 2025/1219 K.
Bu kararda Daire, sportif cezaya ilişkin uyuşmazlıkta verilen Tahkim Kurulu kararının kesin olduğunu ve iptal davasına konu edilemeyeceğini belirlemiştir. Kulüp, futbolcunun feshinin haksızlığının tespiti ile sportif ceza verilmesini talep etmiş; UÇK feshin haklı olduğunu saptayarak davayı reddetmiş, Tahkim Kurulu itirazı kesin olmak üzere reddetmişti. Daire şu değerlendirmeyi yapmıştır: “TFF Uyuşmazlık Çözüm kuruluna konu edilen uyuşmazlığın sportif ceza verilmesine ilişkin olması nedeniyle kararın, ihtiyari tahkim kararı olmayıp UÇK’nın münhasır yetkiyle verdiği kararlardan olduğu, kararda feshin haklılığının sportif ceza verilebilmesinin ön koşulu olarak değerlendirildiği, dolayısıyla uyuşmazlığı itiraz üzerine inceleyen Tahkim kurulunun verdiği kararın futbol faaliyetlerinin disiplinine ilişkin olması nedeniyle kesin olup, HMK 439. maddesi kapsamında iptal davasına konu edilemeyeceği” sonucuna varılmıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMIŞTIR; karar oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 25.06.2024 T., 2024/466 E., 2024/2025 K.
Daire, iptal davasının bir esas denetimi olmadığını vurgulamış; ayrıca sportif ceza talebi bakımından Tahkim Kurulu kararının kesin olduğunu belirterek gerekçeyi düzeltmiştir. Tahkim yargılamasına hâkim ilkeler şöyle belirlenmiştir: “Çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde, bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukuki korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında ve hatta alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında … tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır. Bu ilkeler sonucu tahkim yargılamasında hakemlerce taraflara eşit davranılması ve hukuki dinlenilme hakkının hakem yargılaması sürecinde devam etmesi gerekir.” Denetimin sınırı ise şu cümleyle çizilmiştir: “uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumunun hakeme ait olduğu, iptal davasında hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceği”. Daire ayrıca PFSTT m.30/7’deki sürenin hak düşürücü süre olduğunu ve sportif cezalarda UÇK’nın münhasıran görevli bulunduğunu aktarmıştır. Sonuç: davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesi HMK m.370/4 uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMIŞTIR; karar oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 14.10.2025 T., 2025/4527 E., 2025/7838 K.
Daire, ücretleri ödenmeyen futbolcunun feshini haklı bulmuş; ancak tazminattan indirimin hangi hükme göre yapılacağını ayrıntılı biçimde belirleyerek kararı bozmuştur. Önce tazminatın koşulları sıralanmıştır: “Fesih için haklı neden oluşturacak bir sözleşme ihlalinin bulunması, bu aykırılığın kusura dayanması, sözleşmesinin bu nedenle feshi ve fesih nedeniyle bir zararın ortaya çıkması gerekir.” Talebin niteliği de netleştirilmiştir: “belirli süreli iş sözleşmelerinde iş sözleşmesi fesih ile sona erdiğinden bakiye süre ücret alacağından değil bakiye süre ücret alacakları da dikkate alınarak belirlenecek bir tazminattan söz edilmelidir.” Asıl yenilik indirim konusundadır: Daire, TBK m.437’de indirim hükmü bulunmamasının bir kanun boşluğu oluşturmadığını, çünkü m.114/2’nin genel hükümlere atıf yaptığını belirterek şu sonuca varmıştır: “6098 sayılı Kanun’un 438. maddesi, 437. maddede öngörülen tazminattan indirim bakımından kıyasen uygulanamaz.” İndirim, m.52 çerçevesinde ve hâkime daha geniş takdir yetkisi tanınarak yapılacaktır; işçinin başka iş aramak üzere gereken çabayı gösterip göstermediği de bu kapsamda değerlendirilir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ, ilk derece mahkemesi kararı BOZULMUŞTUR; karar oy birliğiyle verilmiştir.
İkinci halka bu sınırın pratik sonucudur. 2021 tarihli karar, sözleşmeye aykırılıktan doğan uyuşmazlıklarda Tahkim Kurulu kararına karşı yargı yolunun açık olduğunu belirler. Bu, Anayasa Mahkemesi’nin 2011 yılında verdiği iptal kararının doğal uzantısıdır; o kararda, tahkim kuruluna başvurma yükümlülüğü getirilebileceği ancak bu aşamadan sonra yargı yolunun kapatılamayacağı vurgulanmıştı.
Üçüncü halka, sınırın öbür yüzüdür. 2025 tarihli karar, sportif ceza talebine ilişkin Tahkim Kurulu kararının kesin olduğunu ve iptal davasına konu edilemeyeceğini söyler. Daha da önemlisi, feshin haklılığı sportif ceza verilebilmesinin ön koşulu olarak değerlendirilmişse, bu tespit de disipline ilişkin kabul edilir. Dolayısıyla aynı olayda feshin haklılığı iki farklı hukuki rejime tabi olabilir: alacak davası bakımından denetlenebilir, sportif ceza bakımından kesindir.
Dördüncü halka iptal davasının niteliğidir. 2024 tarihli karar bunu tek cümleyle özetler: iptal davasında hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilemez. Uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumu hakemin işidir. Bu nedenle iptal dilekçesinde esasa ilişkin itirazların sıralanması sonuç doğurmaz; yalnızca HMK m.439’da sayılan sebeplere dayanılmalıdır. Tahkim ve tahkim sözleşmesi kurumunun genel çerçevesi bu noktada belirleyicidir.
Beşinci halka, tahkim yargılamasının kendi güvenceleridir. Aynı karar, tarafların eşitliği ilkesi ile hukuki dinlenilme hakkının tahkim yargılamasında da geçerli olduğunu vurgular. İptal davasında başarılı olabilmenin en gerçekçi yolu, esasa girmeden bu güvencelerin ihlal edildiğini somut biçimde göstermektir: hangi delil değerlendirilmedi, hangi talep karşılanmadı, hangi süre tanınmadı?
Altıncı halka feshin kendisidir. Ücretlerin ihtara ve mehle rağmen ödenmemesi, futbolcuya haklı fesih imkânı verir. 2025 tarihli 9. Hukuk Dairesi kararında bu durum “davacının dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceği durum ve koşullardan” sayılmıştır. Buradaki usul, PFSTT m.28’de düzenlenen ihtar ve mehil prosedürüdür; usule uyulmadan yapılan fesih haksız sayılır ve sportif ceza riski doğurur. Konunun genel çerçevesi için haklı nedenle derhal fesih başlığına bakılabilir.
Yedinci halka tazminatın hesabıdır ve burada önemli bir kavram düzeltmesi vardır. Belirli süreli sözleşme fesihle sona erdiğinden, talep edilebilecek olan “bakiye süre ücreti” değil, bakiye süre ücretleri de dikkate alınarak belirlenecek bir tazminattır. Bu tazminat müspet zarar niteliğindedir ve ifa menfaatini karşılar; yani sözleşme devam etseydi tarafın içinde bulunacağı durum esas alınır. Ayrım için müspet zarar ve menfi zarar ayrımına bakılmalıdır.
Son halka indirimdir ve 2025 tarihli karar burada yerleşik uygulamayı değiştirecek nitelikte bir gerekçe kurar. Uygulamada TBK m.438/2 kıyasen uygulanarak, işçinin tasarruf ettiği miktar ile başka işten elde ettiği veya elde etmekten kaçındığı gelir mahsup ediliyordu. Daire ise m.437 bakımından bir kanun boşluğu bulunmadığını, m.114/2’nin genel hükümlere atıf yaptığını ve bu nedenle indirimin m.52 çerçevesinde yapılması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç pratikte hâkime daha geniş bir takdir yetkisi tanır: işçinin iş arama çabası göstermemesi bile zararın artmasına sebebiyet vermek olarak değerlendirilebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Sportif ceza ile alacak talebini ayırmama | İptal davası esasa girilmeden reddedilir | Talepler baştan ayrılmalı |
| Disiplin kararına karşı iptal davası açma | Karar kesindir, dava reddedilir | Yalnızca sözleşmesel uyuşmazlıklarda dava açılır |
| İptal dilekçesinde esasa ilişkin itiraz sıralama | Talep karşılıksız kalır | HMK m.439’daki sebeplere dayanılmalı |
| Bir aylık iptal davası süresini kaçırma | Karar kesinleşir | Tebliğ tarihinden itibaren süre takip edilmeli |
| PFSTT m.30/7 süresini kaçırma | Sportif ceza istenemez | Süre hak düşürücüdür, dönem sonuna dikkat edilmeli |
| İhtar ve mehil olmadan fesih | Fesih haksız sayılır, sportif ceza riski doğar | PFSTT m.28 usulü izlenmeli |
| UÇK aşamasında delil sunmayı erteleme | İptal davasında esas incelenmez | Tüm deliller ilk aşamada sunulmalı |
| Bakiye süre ücreti talep etme | Talebin niteliği yanlış kurulur | TBK m.437 kapsamında tazminat istenmeli |
| İndirimi m.438/2 üzerinden tartışma | Yanlış hukuki zemin | İndirim m.114/2 atfıyla m.52’ye göre yapılır |
Uyuşmazlık Çözüm Kurulu nedir?
5894 sayılı Kanun m.5 uyarınca Türkiye Futbol Federasyonu’nun ilk derece hukuk kurullarından biridir. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı m.2’ye göre, taraflarca görevinin kabul edilmesi hâlinde kulüpler, futbolcular, teknik adamlar ve futbol menajerleri arasındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafları inceleyerek karara bağlar.
UÇK hangi konularda münhasıran görevlidir?
Aynı Talimat hükmüne göre Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, sportif cezalar ve yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflarda münhasıran görevlidir. Bu konularda tarafların ayrıca kurulun yetkisini kabul etmesi aranmaz.
Tahkim Kurulu kararına karşı dava açılabilir mi?
Uyuşmazlığın konusuna bağlıdır. 5894 sayılı Kanun m.6 uyarınca futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararlar kesindir; bunun dışındaki kararlara karşı tebliğden itibaren bir ay içinde HMK m.439’a göre iptal davası açılabilir.
Alacak uyuşmazlıklarında yargı yolu açık mı?
Açıktır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 27.04.2021 tarihli kararında, spor kulüpleri ile sporcu, teknik adam ve sporla ilgili diğer kişiler arasındaki alacak haklarına dair uyuşmazlıkların genel hükümler çerçevesinde adli yargı yerlerinde görüleceği belirtilmiştir.
Sportif ceza talebinde Tahkim Kurulu kararı kesin mi?
Kesindir. 3. Hukuk Dairesi’nin 27.02.2025 tarihli kararında, sportif ceza verilmesine ilişkin uyuşmazlıkta verilen Tahkim Kurulu kararının futbol faaliyetlerinin disiplinine ilişkin olması nedeniyle kesin olduğu ve HMK m.439 kapsamında iptal davasına konu edilemeyeceği belirtilmiştir.
İptal davasında kararın doğruluğu incelenir mi?
İncelenmez. 3. Hukuk Dairesi’nin 25.06.2024 tarihli kararında, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumunun hakeme ait olduğu, iptal davasında hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
Tahkimde savunma hakkı güvence altında mı?
Evet. Aynı kararda, tahkim yargılamasında da tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılması gerektiği; taraflara iddia ve savunmalarını sunmaları için eşit olanak ve süre tanınması, tarafsızlığın yargılama süresince korunması gerektiği vurgulanmıştır.
Sportif ceza için başvuru süresi nedir?
Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m.30/7 uyarınca, TFF tarafından yapılan bildirimi takip eden transfer ve tescil döneminin sonuna kadar Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na müracaat edilmesi şarttır. Bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir.
Ücreti ödenmeyen futbolcu sözleşmeyi feshedebilir mi?
Edebilir. PFSTT m.28 uyarınca muaccel alacakların ödenmesi için ihtar çekilip mehil verilmesi, süre içinde ödeme yapılmaması hâlinde sözleşmenin feshi mümkündür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 14.10.2025 tarihli kararında bu durum haklı fesih sebebi kabul edilmiştir.
Haklı fesihte ne talep edilebilir?
TBK m.437 uyarınca haklı fesih sebepleri taraflardan birinin sözleşmeye uymamasından doğmuşsa, o taraf sebep olduğu zararı hizmet ilişkisine dayanan bütün haklar göz önünde tutularak tamamen gidermekle yükümlüdür. Bu, ifa menfaatini karşılayan bir tam tazminattır.
Bakiye süre ücreti mi tazminat mı isteniyor?
Tazminat. 9. Hukuk Dairesi’nin anılan kararına göre, belirli süreli iş sözleşmelerinde sözleşme fesihle sona erdiğinden “bakiye süre ücret alacağından değil bakiye süre ücret alacakları da dikkate alınarak belirlenecek bir tazminattan söz edilmelidir.”
Tazminattan indirim yapılır mı?
Yapılır; ancak hangi hükme göre yapılacağı önemlidir. Anılan kararda, TBK m.438/2’nin m.437’deki tazminata kıyasen uygulanamayacağı, indirimin m.114/2’nin atfı sebebiyle genel hükümler çerçevesinde ve m.52’ye göre yapılacağı belirtilmiştir.
Yeni kulüpten alınan ücret mahsup edilir mi?
İndirim değerlendirmesinde dikkate alınır. Kararda, işçinin başka iş aramak üzere gereken çabayı gösterip göstermediği, sözleşmenin feshi nedeniyle tasarruf ettiği miktar, kalan süre içinde başka bir işe başlayıp başlamadığı veya gelir elde edip etmediği gibi tüm unsurların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi bu alanda karar verdi mi?
Verdi. 06.01.2011 tarihli ve 2010/61 E., 2011/7 K. sayılı kararla 5894 s.K. m.6/4’teki yargı yolunu kapatan ibare iptal edilmiş; 18.01.2018 tarihli ve 2017/136 E., 2018/7 K. sayılı kararla da TFF ilk derece yargı kurullarının münhasır yetkisini düzenleyen m.5/2 iptal edilmiştir.
İptal davası hangi mahkemede açılır?
HMK m.439 uyarınca açılan iptal davası, bölge adliye mahkemesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. İncelenen kararların tamamı bu yolla verilen kararların temyizi üzerine oluşmuştur.
- 2709 sayılı Anayasa m.59 – Sporun geliştirilmesi ve spor uyuşmazlıklarında zorunlu tahkim
- 2709 sayılı Anayasa m.9 ve m.36 – Yargı yetkisi ve hak arama hürriyeti
- 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun m.5 – Hukuk kurulları
- 5894 sayılı Kanun m.6 – Tahkim Kurulu (22.04.2022 tarihli 7405 sayılı Kanun ile değişik)
- Anayasa Mahkemesi’nin 06.01.2011 tarihli ve 2010/61 E., 2011/7 K. sayılı iptal kararı
- Anayasa Mahkemesi’nin 18.01.2018 tarihli ve 2017/136 E., 2018/7 K. sayılı iptal kararı
- TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı m.2 – Görev ve münhasır yetki
- Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m.28 – Haklı nedenle fesih usulü
- Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı m.29 ve m.30 – Sportif cezalar ve hak düşürücü süre
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.435, m.437 ve m.438 – Haklı fesih, tazminat ve haksız feshin sonuçları
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.52 ve m.114 – Tazminattan indirim ve genel hükümlere atıf
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.407, m.439 ve m.444 – Tahkim ve iptal davası
İlgili yazılarımız: tahkim ve tahkim sözleşmesi, belirli süreli iş sözleşmesi, haklı nedenle derhal fesih, müspet zarar ve menfi zarar ve derneğin feshi ve tasfiyesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.