Ön İnceleme Duruşmasında Ne Yapılır? Katılmazsam Ne Olur? (HMK m.137-142)

Kısaca
- İlk derece yargılaması beş aşamadan oluşur: dilekçeler, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm.
- Ön inceleme, dilekçeler ile tahkikat arasında yer alan ayrı ve bağımsız bir aşamadır.
- Mahkeme ön incelemede dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar (HMK m. 137/1).
- Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (HMK m. 137/2) — bu hüküm emredicidir.
- Ön inceleme duruşmasında tahkikat işlemleri yapılamaz; yalnızca tahkikata hazırlık işlemleri yapılır.
- Bu duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla sınırlı olmak üzere tanık dinleme, belge inceleme ve keşif gibi işlemler yapılabilir.
- Hâkim, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder ve tutanağa geçirir.
- Tahkikat, bu tutanak esas alınarak yürütülür (HMK m. 140/3).
- Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır; zorunlu hâllerde bir defaya mahsus yeni gün verilir.
- Davetiyeyle, dilekçelerde gösterilip sunulmayan belgeler için iki haftalık kesin süre ihtarı yapılır (HMK m. 139).
- İhtara rağmen belge sunmayan tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir (HMK m. 140/5).
- Ön inceleme duruşması yapılmadan hüküm kurulması, hukukî dinlenilme hakkını ihlâl eder ve bozma sebebidir.
Kısa cevap: İlk derece yargılaması dilekçeler, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm olmak üzere beş aşamadan oluşur; ön incelemede mahkeme dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar (HMK m.137/1). Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez; bu hüküm emredicidir.
Ön inceleme, 6100 sayılı Kanun’un getirdiği en önemli yeniliktir ve pek çok davanın kaderi burada belirlenir. Buna rağmen uygulamada çoğu zaman “formalite bir duruşma” olarak görülür: mazeret gönderilir, tutanak okunmadan imzalanır, iki haftalık kesin süre kaçırılır.
Oysa bu duruşmada tespit edilen uyuşmazlık konuları tahkikatın çerçevesini çizer, sunulmayan belgelerden vazgeçilmiş sayılır ve iddia ile savunma bundan sonra kural olarak genişletilemez. Aşağıda ön incelemenin kapsamı, zorunluluğu, sınırları ve kaçırılmasının sonuçları güncel Yargıtay kararlarıyla ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
Ön incelemenin kapsamı HMK m. 137’dedir:
“(1) Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.
(2) Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.”
Duruşmaya davet ve iki haftalık kesin süre ihtarı HMK m. 139’da düzenlenmiştir:
“Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. Çıkarılacak davetiyede aşağıdaki hususlar ihtar edilir: … c) Duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği. ç) Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği.”
Duruşmanın işleyişi HMK m. 140’ta gösterilmiştir:
“(1) Hâkim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder.
(3) Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.
(4) Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır. Zorunlu olan hâllerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilir.
(5) 139 uncu madde uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.”
Ön inceleme ile tahkikat aşamasının karşılaştırılması
| Ölçüt | Ön inceleme | Tahkikat |
|---|---|---|
| Amaç | Uyuşmazlığı çerçevelemek, dosyayı hazır etmek | Delilleri incelemek ve değerlendirmek |
| İşin esasına girilir mi? | Hayır | Evet |
| Delil incelemesi | Dava şartı ve ilk itirazlarla sınırlı | Tüm uyuşmazlık konularında |
| Duruşma sayısı | Tek duruşma (zorunlulukta bir kez daha) | Sınırlı sayıda değil |
| Ara kararların niteliği | Yalnızca usule ilişkin | Esasa ilişkin de olabilir |
| İddia ve savunma | Dilekçeler sonrası genişletilemez | Islah ve muvafakat saklı |
| Yeni belge sunma | İki haftalık kesin süre içinde | Kural olarak mümkün değil |
| Sonuç | Uyuşmazlık tutanağı | Hükme esas maddî tespitler |
Kritik nokta: Ön inceleme duruşmasında imzalanan tutanak, dosyanın haritasıdır: tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür. Anlaşılan hususlar artık ispat konusu olmaktan çıkar; anlaşılamayan hususlar ise tahkikatın sınırını çizer. Bu nedenle tutanağı okumadan imzalamak, çoğu zaman farkında olmadan bir vakıayı kabul etmek anlamına gelir. Aynı duruşmada işleyen ikinci kilit ise iki haftalık kesin süredir: davetiyeyle yapılan ihtara rağmen dilekçelerde gösterilen belgeler sunulmazsa, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir. Buradaki ifadeye dikkat edilmelidir — kanun yalnızca “dilekçelerinde gösterdikleri” belgelerden söz eder; dilekçede hiç gösterilmemiş bir belge, ön inceleme duruşmasında bile sunulamaz.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Bütün delilleri dilekçede gösterin. Dilekçede gösterilmeyen belge sonradan sunulamaz.
- Belgeleri dilekçeye ekleyin. Başka yerden getirtilecekse nereden getirtileceğini açıkça yazın.
- Tanık listesini zamanında verin. Listede gösterilmeyen kişi tanık olarak dinlenemez; ikinci liste verilemez.
- Davetiyedeki ihtarları okuyun. İki haftalık kesin süre, davetiyenin tebliğinden itibaren işler.
- Süre içinde belgeleri sunun. Sunulmazsa o delilden vazgeçilmiş sayılır.
- Duruşmaya katılın. Gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
- Tutanağı okumadan imzalamayın. Anlaşılan hususlar tahkikat dışında kalır.
- Uyuşmazlık konularının eksiksiz yazılmasını isteyin. Tahkikat bu tutanağa göre yürütülür.
- Esasa ilişkin işlem yapılmasına itiraz edin. Ön incelemede tahkikat işlemi yapılamaz.
- Islah imkânını hesaba katın. Dilekçeler aşamasından sonra genişletme yalnızca ıslah veya açık muvafakatle mümkündür.
- Delil avansı ile dava şartını karıştırmayın. Yaptırım, davanın reddi değil o delilden vazgeçilmiş sayılmadır.
- Usulsüzlüğü istinafta ileri sürün. Ön inceleme yapılmadan hüküm kurulması bozma sebebidir.
Yargıtay kararlarıyla
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1445, K. 2025/2025, 16.04.2025
HMK m. 137/2 emredici bir yasak getirir: Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı davada dava dilekçesi bir davalıya tebliğ edilmemiş ve ön inceleme duruşması yapılmadan hüküm kurulmuştu. Daire, önce ön incelemenin kapsamını çizmiştir: “Ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar ile sınırlı olmak üzere tanık dinleme, belge inceleme, bilirkişi görüşü alma, keşif yapma ve yemin teklif etme gibi işlemler yapılabilir, ancak tahkikata yönelik işlemler yapılamaz.” Ardından yasağın niteliğini vurgulamıştır: “Gereksiz duruşmalara ilişkin uygulamadaki eski alışkanlıkların devam etmesinin kesin olarak önüne geçilmesi amacıyla kanun koyucu, ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve bu aşamada alınması gereken kararlar alınmadan tahkikat aşamasına geçilmesini ve tahkikat için duruşma günü belirlenmesini kesin bir ifade ile (emredici nitelikteki bir düzenlemeyle) yasaklamıştır.” Karar ayrıca tebligatın “bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi” olduğunu ve taraf teşkilinin adil yargılanma hakkının gereği olduğunu belirtmiştir. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı BOZULMUŞTUR (oy birliği).
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5067, K. 2025/2793, 26.05.2025
Ön inceleme duruşmasında esasa girilemez, kurulan ara kararlar usulîdir: Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında keşif avansı yatırılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; ancak usulüne uygun bir ön inceleme duruşması yapılmamıştı. Daire, aşamanın işlevini hatırlattıktan sonra sonucu şöyle bağlamıştır: “ön inceleme duruşması esasa ilişkin incelemeler yapılmadan, yalnızca dosyada usule ilişkin hususlar bakımından incelemelerin ve tahkikat aşamasına geçilmeden yapılması gereken işlemlerin yapıldığı duruşma olduğu, ön inceleme duruşmasında esasa girilmeksizin kurulan ara kararların yalnızca usule ilişkin olduğu gözetilmeksizin, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun şekilde ön inceleme duruşması yapılmaksızın tahkikat aşamasına geçilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş”tir. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ, ilk derece kararı BOZULMUŞTUR (oy birliği).
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/19381, K. 2023/19270, 11.12.2023
Ön inceleme yapılmadan verilen karar hukukî dinlenilme hakkını ihlâl eder: İş mahkemesi, dava dilekçesini davalıya tebliğ etmeden ve ön inceleme duruşması yapmadan dosya üzerinden davayı usulden reddetmişti. Kanun yararına temyiz üzerine Daire, ilkeyi şöyle ifade etmiştir: “kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hâkim, Kanun’un gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.” Somut olayda “tarafların hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder şekilde, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, davalının cevap dilekçesi vermesi sağlanmadan ve ön inceleme duruşması icra edilmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirir” denilmiştir. Karar ayrıca basit yargılama usulünde cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin verilmediğini, genişletme yasağının dava açılması ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başladığını da belirtmektedir. Sonuç: Karar, sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMUŞTUR (oy birliği).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/1039, K. 2025/60, 19.02.2025
Dilekçede dayanılmayan belge sonradan dosyaya sokulamaz: Davacı, dava dilekçesinde hiç sözü edilmeyen iki belgeyi yargılamanın çok ileri aşamalarında — biri ilk karardan, diğeri bozma kararından sonra — sunmuştu. Hukuk Genel Kurulu önce sistemin mantığını açıklamıştır: “HMK’nın sistematiği içinde tahkikat aşamasına geçilmeden evvel tarafların uyuşmazlık konularının ve bu uyuşmazlıkların çözümü için ileri sürdükleri delillerin daha işin en başında belirlenerek tahkikatın etkin bir şekilde yapılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır.” Sonra kuralı uygulamıştır: “taraflarca usulüne uygun şekilde ileri sürülen ve dayanılan vakıalar esas alınarak uyuşmazlıklar çözülür ve sonuca bağlanır.” Davacının söz konusu belgeleri dava dilekçesinde ve delil listesinde göstermediği, önceki aşamaların hiçbirinde bunlardan söz etmediği saptanarak davanın reddine ilişkin direnme kararı yerinde bulunmuştur. Sonuç: Direnme kararı GENİŞLETİLMİŞ GEREKÇE İLE ONANMIŞTIR (oy çokluğu).
Kararlar bir arada okunduğunda ön inceleme aşamasının dört işlevi ve dört yaptırımı belirginleşir. Birinci işlev süzgeç işlevidir: dava şartları ve ilk itirazlar burada incelenir, gerekiyorsa dosya üzerinden karara bağlanır. Böylece esasa girilmeden çözülebilecek uyuşmazlıkların tahkikat yükü altına sokulması önlenir. İkinci işlev çerçeveleme işlevidir: hâkim, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder ve tutanağa geçirir; tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür. Bu, ön inceleme tutanağını dosyanın en önemli belgelerinden biri hâline getirir. Üçüncü işlev hazırlık işlevidir: deliller toplanır, getirtilecek belgeler için yazılar yazılır, eksikler tamamlattırılır. Dördüncü işlev sulh ve arabuluculuğa teşviktir: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda hâkim tarafları aydınlatarak sulhe teşvik eder ve sonuç alınacağı kanaatine varırsa bir defaya mahsus yeni gün verir.
Yaptırımlara gelince, birincisi tahkikata geçiş yasağıdır. Kanun koyucu, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmesini kesin bir ifadeyle yasaklamıştır. Yargıtay bu düzenlemenin emredici nitelikte olduğunu vurgulamakta ve gereğinin yerine getirilmemesini bozma sebebi saymaktadır. Bu, sadece bir usul kuralı değildir: ön inceleme yapılmadan verilen karar, aynı zamanda tarafların hukukî dinlenilme hakkını ihlâl eder. İş mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünde de ön inceleme aşaması vardır ve bu zorunluluk oradaki dosyalar bakımından da geçerlidir.
İkinci yaptırım delilden vazgeçmiş sayılmadır. Davetiyeyle yapılan ihtara rağmen, dilekçelerde gösterilen belgeler iki haftalık kesin süre içinde sunulmazsa veya getirtilmeleri için gerekli açıklama yapılmazsa, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir. Burada iki incelik vardır. Birincisi, hükmün yalnızca “dilekçelerinde gösterdikleri” belgeleri kapsamasıdır: dilekçede hiç gösterilmemiş bir belgenin ön inceleme duruşmasında sunulmasına kanun izin vermemiştir. İkincisi, yaptırımın davanın reddi değil, o delilden vazgeçilmiş sayılma olmasıdır — bu ayrım, avans yatırılmadığı gerekçesiyle verilen ret kararlarında sıkça tartışma konusu olmaktadır.
Üçüncü yaptırım genişletme yasağıdır. 2020 değişikliğinden sonra taraflar iddia ve savunmalarını yalnızca cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe genişletebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra genişletme ya da değiştirme mümkün değildir. Bunun istisnaları ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatidir. Bu yasak, ön incelemenin çerçeveleme işleviyle doğrudan bağlantılıdır: tahkikatın amacı delil toplamak değil, toplanmış delilleri incelemektir. Dördüncü ve son yaptırım yokluğa katlanmadır: davetiyede yer alan ihtar gereğince, duruşmaya yalnızca taraflardan biri gelir ve yargılamaya devam etmek isterse, gelmeyen taraf kendi yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
Bütün bunların pratik özeti şudur: ön inceleme duruşması, bir davanın en az duruşma salonundaki tartışma kadar belirleyici olan sessiz aşamasıdır. Dilekçelerde eksik bırakılan her delil, imzalanmadan okunmayan her tutanak ve kaçırılan her iki haftalık süre, tahkikat başlamadan davanın sonucunu şekillendirir. Bağlantılı konular için kesin süre ve ıslah yazılarımıza bakılabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Delilleri dilekçede göstermemek | Dilekçede gösterilmeyen belge sonradan sunulamaz |
| İki haftalık kesin süreyi kaçırmak | O delilden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir |
| Duruşmaya mazeretle katılmamak | Yokluğunuzda yapılan işlemlere itiraz edemezsiniz |
| Tutanağı okumadan imzalamak | Tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür |
| Uyuşmazlık konularını denetlememek | Eksik tespit, tahkikatın kapsamını daraltır |
| Ön incelemede esasa girilmesine ses çıkarmamak | Bu aşamada tahkikat işlemi yapılamaz |
| İkinci tanık listesi vermeye çalışmak | Listede gösterilmeyen kişi dinlenemez |
| Genişletmeyi tahkikatta yapmayı planlamak | Genişletme ıslah veya açık muvafakatle mümkündür |
| Delil avansını dava şartı sanmak | Yaptırım, delilden vazgeçilmiş sayılmadır |
Ön inceleme nedir?
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ve tahkikattan önce gelen, dava şartlarının incelendiği ve uyuşmazlık konularının belirlendiği bağımsız bir yargılama aşamasıdır.
Ön incelemede neler yapılır?
Dava şartları ve ilk itirazlar incelenir, uyuşmazlık konuları tam olarak belirlenir, delillerin sunulması ve toplanması için gereken işlemler yapılır, taraflar sulhe veya arabuluculuğa teşvik edilir.
Ön incelemede tanık dinlenebilir mi?
Yalnızca dava şartları ve ilk itirazlarla sınırlı olmak üzere. Tahkikata yönelik işlemler bu aşamada yapılamaz.
Ön inceleme yapılmadan tahkikata geçilebilir mi?
Hayır. HMK m. 137/2 bunu kesin bir ifadeyle yasaklamıştır ve bu düzenleme emredici niteliktedir.
Ön inceleme kaç duruşmada tamamlanır?
Kural olarak tek duruşmada. Zorunlu hâllerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü verilebilir.
Duruşmaya katılmazsam ne olur?
Davetiyedeki ihtar gereği, yalnızca diğer taraf gelir ve yargılamaya devam etmek isterse, gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
İki haftalık kesin süre ne zaman başlar?
Ön inceleme duruşma davetiyesinin tebliğinden itibaren işler. Bu süre içinde dilekçede gösterilen belgeler sunulmalıdır.
Süreyi kaçırırsam davam reddedilir mi?
Yaptırım davanın reddi değil, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmadır. Ancak dava o delille ispatlanabilecekse sonuç fiilen aleyhinize olur.
Dilekçede göstermediğim belgeyi sunabilir miyim?
Kanun yalnızca “dilekçelerinde gösterdikleri” belgeler için ek süre öngörmüştür; hiç gösterilmemiş belgenin ön inceleme duruşmasında sunulmasına izin verilmemiştir.
Ön inceleme tutanağı ne işe yarar?
Tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar bu tutanakta tespit edilir; tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür.
İddiamı sonradan genişletebilir miyim?
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra kural olarak hayır. Islah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır. Islah yazımıza bakabilirsiniz.
Basit yargılama usulünde de ön inceleme var mı?
Evet. Basit yargılamada cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri verilmez; genişletme yasağı dava açılması ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar, ancak ön inceleme aşaması yine uygulanır.
Ön inceleme yapılmadan verilen karara ne yapılır?
Bu, hukukî dinlenilme hakkının ihlâlidir ve istinaf ile temyizde bozma sebebi olarak ileri sürülebilir.
Tanık listesini ne zaman vermeliyim?
Dilekçelerle birlikte. Listede gösterilmeyen kişiler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.
Ön incelemede sulh olursak ne olur?
Sonuç tutanağa geçirilir. Sulh, davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir ve yargılama giderleri bakımından da avantaj sağlayabilir.
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 137 — Ön incelemenin kapsamı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 138 — Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 139 — Ön inceleme duruşmasına davet
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 140 — Ön inceleme duruşması
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141 — İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 142 — Tahkikatın başlaması
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27 — Hukukî dinlenilme hakkı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 94 — Kesin süre
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176-182 — Islah
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 240-243 — Tanık gösterme ve davet
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 317, 319, 322 — Basit yargılama usulü
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu — Usulüne uygun tebligat
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: kesin süre, davanın ıslahı, taraf sıfatı ve dava ehliyeti, karşı dava, ispat yükü.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyada sonuç, dilekçelerin içeriğine ve ön inceleme tutanağına göre değişir. Ön incelemede en değerli iki alışkanlık, bütün delilleri dilekçede göstermek ve tutanağı imzalamadan önce satır satır okumaktır.