Konkordatoda Geçici ve Kesin Mühlet Nedir? Süreler, Takip Yasağı ve Hacizlerin Akıbeti

Kısaca
- Konkordato talebi üzerine mahkeme, belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ederse derhâl geçici mühlet kararı verir ve malvarlığının korunması için gerekli tedbirleri alır.
- Geçici mühlet üç aydır; en fazla iki ay daha uzatılabilir. Toplam süre beş ayı geçemez.
- Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur (m.288). Yani takip yasağı ilk günden itibaren işler.
- Kesin mühlet bir yıldır; güçlük arz eden özel durumlarda komiserin gerekçeli raporu ve talebi üzerine altı aya kadar uzatılabilir.
- Mühlet içinde 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
- İstisna dardır: İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir — ancak bu, işçilerin mühletten önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş alacaklarıyla sınırlıdır.
- Konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizleri hükümden düşürür (m.308/ç).
Kısa cevap: Konkordato talebi üzerine mahkeme belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ederse derhâl geçici mühlet kararı verir; geçici mühlet üç aydır ve en fazla iki ay daha uzatılabilir. Kesin mühlet bir yıldır ve özel durumlarda altı aya kadar uzatılabilir; mühlet içinde hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur.
Konkordato, borçlunun alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasıdır. Ama sürecin can alıcı kısmı anlaşmanın kendisi değil, ona giden yolda tanınan mühlettir: bu süre boyunca takipler durur, borçlu nefes alır ve komiser denetiminde bir proje hazırlanır.
Aşağıda geçici mühletten kesin mühlete, oradan tasdike uzanan süreci; takip yasağının kapsamını, imtiyazlı alacak istisnasının sınırlarını ve hacizlerin akıbetini ele alıyoruz.
Geçici mühlet: süreç nasıl başlar?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.287: “Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. (…)
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. (…)
Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.”
| Aşama | Süre | Kanun yolu |
|---|---|---|
| Geçici mühlet | 3 ay | Kapalı |
| Geçici mühletin uzatılması | +2 ay (toplam en çok 5 ay) | Kapalı |
| Alacaklıların itirazı | İlandan itibaren 7 gün | — |
| Kesin mühlet | 1 yıl | İlan edilir |
| Kesin mühletin uzatılması | +6 aya kadar | İlan edilir |
| Kesin mühletin kaldırılarak talebin reddi | — | İlan edilir; istinaf mümkündür |
Geçici mühlet kararı ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân edilir; tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, ticaret ve sanayi odalarına, borsalara, Sermaye Piyasası Kuruluna ve gereken diğer yerlere bildirilir (m.288).
Kesin mühlet: eşik ve süreç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.289: “Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.
Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. (…)
Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. (…)”
- Komiser: Mahkeme geçici mühletle birlikte geçici konkordato komiseri görevlendirir; alacaklı sayısı ve alacak miktarına göre üç komiser de görevlendirilebilir. Üç komiser hâlinde biri, KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir.
- Alacaklılar kurulu: Kesin mühletle birlikte veya mühlet içinde, yedi alacaklıyı geçmemek, ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla alacaklılar kurulu oluşturulabilir; ayda en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır.
- Borçlunun durumu: Borçlu, mühlet boyunca komiserin denetimi altında ve m.297’deki sınırlamalar içinde malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunma imkânını kural olarak korur.
Mühletin alacaklılar bakımından sonuçları
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.294/1: “Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. (…)”
| Konu | Mühlet içindeki durum |
|---|---|
| Yeni takip | Yapılamaz (kamu alacakları dâhil) |
| Devam eden takip | Durur — iptal edilmez |
| İhtiyati haciz / ihtiyati tedbir | Uygulanmaz |
| Zamanaşımı ve hak düşürücü süre | İşlemez |
| Faiz | Rehinle temin edilmemiş alacaklarda kesin mühlet tarihinden itibaren durur |
| İmtiyazlı işçi alacakları (m.206/1) | Haciz yoluyla takip yapılabilir |
| Rehinli alacaklar | Takip yapılabilir; ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez (m.295) |
| Müstakbel alacağın devri | Mühletten önce sözleşme yapılıp alacak mühletten sonra doğmuşsa devir hükümsüzdür |
İmtiyazlı işçi alacağı istisnası: dar bir kapı
Uygulamada en çok yanılgıya düşülen nokta budur. “İşçi alacağıysa takip yapılabilir” cümlesi olduğu gibi doğru değildir. İİK m.206’nın birinci sırasında yer alan alacaklar şunlardır:
- İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından (mühletten) önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dâhil alacakları,
- İflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak edilen ihbar ve kıdem tazminatı alacakları.
Buradaki ölçüt ilamın tarihi değil, alacağın muaccel olduğu tarihtir. Örneğin hafta tatili ve fazla mesai alacakları, hizmet akdinin devamı süresince çalışılan ayı takip eden ay başı itibarıyla muaccel olur; iş sözleşmesi sona ermişse en geç o tarihte muacceliyet gerçekleşir. Alacak mühletten bir yıldan daha önce doğmuşsa imtiyazlı sayılmaz ve takip durur — sonradan alınan ilamın tarihi bu sonucu değiştirmez.
Tasdik ve hacizlerin akıbeti
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Konkordato tasdik edilir | Tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir (m.308/c) |
| Projede kararlaştırılmışsa | Kesinleşmeyle bağlayıcı hâle gelir; mühletin etkileri o tarihe kadar sürer |
| Bağlayıcı hâle gelme | Geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerdeki, henüz paraya çevrilmemiş hacizler düşer (m.308/ç) |
| Geçici mühletten sonra konulan hacizler | m.308/ç kapsamında değildir |
| Talep reddedilir | Tedbirler kalkar; borçlu iflâsa tabiyse şartları varsa iflâsına karar verilebilir |
Ne yapmalı?
- Alacaklıysanız ilanı takip edin. Geçici mühlet ilanından itibaren yedi gün içinde, kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleriyle ileri sürebilirsiniz.
- Alacağınızın niteliğini belirleyin. İmtiyazlı sayılmak için alacağın mühletten önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş olması gerekir; muacceliyet tarihini hesaplayın.
- İlam tarihine güvenmeyin. İlamın karar tarihi değil, alacağın doğduğu tarih belirleyicidir.
- Rehinli alacaklıysanız sınırı bilin. Takip başlatabilirsiniz ama mühlet içinde muhafaza tedbiri aldıramaz ve rehinli malı sattıramazsınız.
- Takibin iptalini değil durmasını isteyin. Mühlet, evvelce başlamış takipleri durdurur; kural olarak iptal etmez.
- Haciz tarihinizi not edin. Tasdikle düşen hacizler, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulanlardır.
- Mahkeme müzekkeresini takip belgesi sanmayın. Ticaret mahkemesinin bir bankaya yazdığı bloke kaldırma müzekkeresi ilam veya İİK m.68 belgesi değildir.
- Borçluysanız tasarruf sınırlarına uyun. m.297’deki yasak işlemler tasdikin reddine ve mühletin kaldırılmasına yol açabilir.
- Komiserle iletişimi yazılı yürütün. Alacak bildirimi, itiraz ve müzakere aşamalarının tamamı tutanağa bağlanır.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6223, K. 2025/7582, 25.11.2025
İmtiyaz ilamın tarihine değil, alacağın doğduğu tarihe bakar. İşçilik alacağına dayalı ilamlı takip 2023’te başlatılmış, borçlu şirket hakkında 12.08.2024’te üç aylık geçici mühlet verilmişti. İcra müdürlüğü takibin durması kararını kaldırmış; mahkeme, ilamın karar tarihinin (25.06.2024) mühletten önceki bir yıl içinde kaldığı gerekçesiyle şikâyeti reddetmişti. Daire ölçütü düzeltmiştir: m.206’nın birinci sırasındaki alacaklar “işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve mühletten önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş” alacaklardır. Somut olayda takibe dayanak alacaklar hafta tatili, fazla mesai ve genel tatil ücretleriydi: “Takibe dayanak ilama konu hafta tatili ve fazla mesai alacakları, hizmet akdinin devamı süresince çalışılan ayı takip eden ay başı itibari ile muaccel hale gelir.” İş sözleşmesi 29.06.2019’da sona erdiğinden alacaklar en geç o tarihte muaccel olmuştu ve mühletten bir yıldan çok önce doğmuşlardı. Bu nedenle imtiyazlı sayılamayacakları, takibin durması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/8977, K. 2024/4545, 09.05.2024
Tasdikle düşen hacizler, yalnızca geçici mühletten önceki takiplerde konulanlardır. Borçlular hakkında 28.05.2019’da geçici mühlet verilmiş, 07.01.2021’de konkordato tasdik talebi reddedilerek tedbirler kaldırılmış, alacaklı 11.01.2021’de kambiyo takibi başlatıp ihtiyati haciz koydurmuş; sonra bölge adliye mahkemesi 09.07.2021’de tasdik talebini kabul etmişti. Borçlular tasdik kararına dayanarak hacizlerin kaldırılmasını istemiş, mahkeme bu talebi kabul etmişti. Daire, m.308/ç’nin lafzına dönmüştür: konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesi, “geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür.” Somut olayda takip ve haciz, geçici mühlet döneminde değil, tasdik talebinin reddi ve tedbirlerin kaldırılmasından sonra gerçekleşmişti. Bu nedenle hacizlerin kaldırılması talebinin reddi gerektiği belirtilerek karar oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/3470, K. 2024/9880, 26.11.2024
Mahkemenin bloke kaldırma müzekkeresi ilam değildir. Geçici mühletle birlikte her türlü tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemi durdurulmuştu. Komiserlerin bildirimi üzerine ticaret mahkemesi bankaya müzekkere yazarak, konkordato talep edenlerin hesabına konulan blokenin kaldırılmasını ve tutarın iadesini istemişti. Banka işlemi yapmayınca, bu müzekkereye dayanılarak banka aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış ve itirazın kaldırılmasıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmişti. Daire, mahkemenin m.287 uyarınca aldığı muhafaza tedbirlerinin HMK m.406/2 anlamında geçici hukuki koruma niteliğinde olduğunu, uygulanma usulünün HMK m.393’te düzenlendiğini ve aykırı davranışın yaptırımının disiplin hapsi olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak müzekkere, “ilam niteliğinde belge olmadığı gibi İİK’nun 68. maddede belirtilen ‘… Resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belge…’ niteliğinde de değildir.” İtirazın kaldırılması isteminin reddi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3511, K. 2025/119, 16.01.2025
İstinafta verilen kesin mühlet, arada başlatılan takibi etkiler. İlk derece mahkemesi 30.11.2018’de konkordato talebini reddedip tedbirleri kaldırmış; alacaklı, ortada tedbir bulunmayan 12.12.2018 tarihinde takip başlatmıştı. Ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi 14.03.2019’da kesin mühlet vermişti. İcra mahkemesince takibin iptaline karar verilmiş, Daire bu kararı oy çokluğuyla onamıştır. Karara ekli muhalefet şerhinde ise, İİK m.294’ün mühlet içinde başlamış takiplerin durmasını öngördüğü, kesin mühlet kararından önce başlatılan takibin iptal edilmemesi ve bulunduğu aşamada durdurulması gerektiği görüşü savunulmuştur.
Konkordato mühleti, borçluya tanınan bir zaman değil; alacaklıların takip hakkının geçici olarak dondurulduğu bir istisna rejimi. Kanun bu istisnayı olabildiğince geniş kurmuş — kamu alacakları bile kapsam içinde, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bile duruyor — ama karşılığında istisnadan çıkış kapılarını dar tutmuş. İmtiyazlı işçi alacağı istisnası bunun en net örneği: kural “işçi alacağıysa takip yapılabilir” değil, “mühletten önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş işçi alacağıysa takip yapılabilir”. Ölçüt de biçimsel değil maddi; ilamın ne zaman verildiği değil, alacağın ne zaman muaccel olduğu belirleyici. Bu ayrım pratikte çok sayıda takibin durmasına yol açıyor, çünkü uzun süren işçilik davalarında ilam tarihiyle alacağın doğum tarihi arasında yıllar olabiliyor. İkinci hassas nokta zaman çizgisi. Mühletin başladığı an, tasdikin bağlayıcı hâle geldiği an ve haczin konulduğu an — bu üç tarihin sıralaması hacizlerin akıbetini tümüyle belirliyor; m.308/ç yalnızca geçici mühletten önce başlatılmış takiplerdeki hacizleri düşürüyor, sonrakilere dokunmuyor. Üçüncüsü, mühlet kararlarının niteliği: bunlar geçici hukuki korumadır, kendi yaptırım rejimleri vardır ve bir icra takibinin dayanağı hâline getirilemezler. Nihayet, ilk derece ile istinaf arasındaki boşlukta başlatılan takiplerin akıbeti hâlâ tartışmalı; oy çokluğuyla verilen kararlar bu alanda dikkatli davranmayı gerektiriyor.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun yaratır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Geçici mühleti “hafif” sanmak | Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur | İlk günden takip yasağını gözetmek |
| Her işçi alacağını imtiyazlı saymak | Bir yıllık tahakkuk şartı vardır | Muacceliyet tarihini hesaplamak |
| İlam tarihine dayanmak | Belirleyici olan alacağın doğum tarihidir | Alacak kalemlerini tek tek tarihlendirmek |
| Mühlet içinde ihtiyati haciz istemek | İhtiyati haciz kararları uygulanmaz | Mühletin sonucunu beklemek |
| Rehinli alacakta satış istemek | Mühlet içinde rehinli malın satışı yapılamaz | Takibi başlatıp satışı ertelemek |
| Duran takibin iptalini istemek | Kural durma, iptal değildir | Takibin durdurulmasını talep etmek |
| Mahkeme müzekkeresine dayalı takip başlatmak | Müzekkere ilam veya m.68 belgesi değildir | Tedbire aykırılığı ilgili mahkemeye bildirmek |
| İlan sonrası 7 günlük itirazı kaçırmak | Kesin mühlete karşı en etkili aşama kaçırılır | İlanı takip edip delilli itiraz sunmak |
Geçici mühlet ne kadar sürer?
Üç aydır. Mahkeme, bu süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine en fazla iki ay daha uzatabilir. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
Kesin mühlet ne kadar?
Bir yıldır. Güçlük arz eden özel durumlarda, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Uzatma talebi kesin mühlet sona ermeden yapılmalıdır.
Geçici mühlet kararına itiraz edebilir miyim?
Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Ancak ilandan itibaren yedi gün içinde dilekçeyle itiraz ederek kesin mühlet verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle ileri sürebilirsiniz.
Mühlet içinde takip yapılabilir mi?
Kural olarak hayır. Mühlet içinde 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler dâhil hiçbir takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
İşçi alacağım için takip yapabilir miyim?
İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Ancak bu sıra, işçilerin iş ilişkisine dayanan ve mühletten önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş alacakları ile iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak edilen ihbar ve kıdem tazminatlarını kapsar.
Alacağımın “tahakkuk” tarihi nasıl belirlenir?
Muacceliyet tarihine bakılır. Yargıtay, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının hizmet akdinin devamı süresince çalışılan ayı takip eden ay başı itibarıyla muaccel olduğunu; iş sözleşmesi sona ermişse en geç o tarihte muaccel sayılacağını belirtmiştir.
İlamı yeni aldım, bu imtiyaz sağlar mı?
Hayır. Belirleyici olan ilamın karar tarihi değil, alacağın doğduğu ve muaccel olduğu tarihtir. Alacak mühletten bir yıldan önce doğmuşsa imtiyazlı sayılmaz ve takip durur.
Rehinli alacaklının durumu nedir?
Rehinle temin edilmiş alacaklar için takip başlatılabilir; ancak mühlet süresince muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Ayrıca faiz durması kuralı rehinle temin edilmemiş alacaklar için geçerlidir.
Faizler durur mu?
Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermiyorsa, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.
Tasdik kararı hacizleri kaldırır mı?
Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür. Geçici mühletten sonra konulan hacizler bu hükmün kapsamında değildir.
Konkordato ne zaman bağlayıcı olur?
Kural olarak tasdik kararıyla. Tasdik edilen projede, konkordatonun tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere bağlayıcı hâle gelinen tarihe kadar devam eder.
Alacaklılar kurulu zorunlu mu?
Her dosyada zorunlu değildir. Mahkeme, kesin mühlet kararıyla veya mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda, yedi alacaklıyı geçmemek, ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla alacaklılar kurulu oluşturabilir. Zorunlu olduğu hâller Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte gösterilir.
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.285, 286 — Konkordato talebi ve belgeler
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.287 — Geçici mühlet
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.288 — Geçici mühletin sonuçları, ilanı ve itiraz
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.289 — Kesin mühlet
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.294, 295, 296, 297 — Mühletin sonuçları
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206 — Alacakların sırası
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.308/c, 308/ç — Tasdikin sonuçları
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.393, 406 — Geçici hukuki korumalar
Bu konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: konkordato nedir, icra ve iflas hukukunda sıra cetveli, borçlunun hacizde şikâyet yolu ve icra takibinin iptali ve taliki.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belge ve olgularıyla değerlendirilir, benzer görünen olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kararların güncel hâli ve tam metinleri için bağlantı verilen resmî kaynaklara başvurulmalıdır.