İcra ve İflas Hukukunda Sıra Cetveli

İcra ve İflas Hukukunda Sıra Cetveli

İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde yürütülen icra takipleri, borçlunun malvarlığının paraya çevrilerek alacaklıların tatmin edilmesi amacını taşır. Ancak uygulamada, borçlunun malvarlığının tüm alacakları karşılamaya yetmediği durumlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Bu gibi hallerde, alacaklılar arasında adil ve hukuka uygun bir paylaşımın sağlanabilmesi için sıra cetveli kurumu devreye girer. Sıra cetveli, icra dairesi tarafından titizlikle hazırlanan ve alacaklıların hangi sıra ve oranda alacaklarını tahsil edeceklerini gösteren, hukuki sonuçlar doğuran resmi bir belgedir. Bu belge, icra takibinin adil, şeffaf ve düzenli bir şekilde sonuçlandırılmasında kilit bir rol oynar.

Sıra Cetvelinin Hukuki Niteliği ve İşlevsel Önemi

Sıra cetveli, bir icra takibinde, satılan taşınır veya taşınmaz malların bedelinin ya da haczedilen paranın alacaklılar arasında nasıl paylaştırılacağını belirleyen, bağlayıcı nitelikte bir belgedir. Bu belge, yalnızca bir sıralama listesi olmanın ötesinde, alacaklılar arasındaki öncelik ilişkisini, her bir alacaklının hangi oranda tatmin edileceğini ve dolayısıyla alacak haklarının kapsamını belirler. Bu yönüyle sıra cetveli, icra hukukunda adaletin tecelli etmesi ve alacaklı haklarının korunması açısından vazgeçilmez bir araçtır.

Sıra Cetveli Düzenlenmesini Zorunlu Kılan Haller

Sıra cetveli, her icra takibinde düzenlenmesi zorunlu olan bir belge değildir. Ancak, aşağıdaki hallerde sıra cetveli düzenlenmesi yasal bir zorunluluktur:

1. Borçlunun Malvarlığının Yetersizliği:

İcra takibine konu borçlunun malvarlığının, tüm alacaklıların alacaklarını karşılamaya yetmediği durumlarda, sıra cetveli düzenlenmesi zorunludur. Bu durum, genellikle haczedilen malların satışından elde edilen bedelin, toplam alacak miktarından düşük olması şeklinde ortaya çıkar.

2. Tamamlayıcı Hacze Rağmen Alacakların Karşılanamaması:

İcra müdürü, satış tutarının tüm alacakları karşılamaması halinde, İİK’nın 139. maddesi uyarınca tamamlayıcı haciz yoluna başvurur. Bu yolla, borçlunun henüz haczedilmemiş malları da haczedilerek paraya çevrilir. Ancak, tamamlayıcı hacze rağmen alacakların tamamı karşılanamıyorsa, sıra cetveli düzenlenmesi kaçınılmaz hale gelir (İİK m. 140).

Sıra Cetvelinin Düzenlenme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gereken Esaslar

Sıra cetveli, icra takibinde haczedilen malların satışı veya paranın tahsili sonrasında, icra dairesi tarafından re’sen (kendiliğinden) ve belirli hukuki ilkelere göre düzenlenir. Bu süreçte göz önünde bulundurulması gereken temel esaslar şunlardır:

1. Alacakların Sıralanmasında İmtiyaz ve Öncelik Haklarının Gözetilmesi: Adaletin Pusulası

İİK’nın 206. maddesi, belirli alacaklara imtiyaz tanıyarak, bunların diğer alacaklara göre öncelikli olarak ödenmesini öngörmektedir. Bu imtiyazlı alacaklar, kendi aralarında da üç ayrı sıraya ayrılmıştır:

  • Birinci Sırada: İşçi alacakları, nafaka alacakları gibi alacaklar yer alır. Bu alacaklar, imtiyazlı alacaklar arasında en öncelikli olanlardır.
  • İkinci ve Üçüncü Sıralarda: Kanunda belirtilen diğer bazı imtiyazlı alacaklar yer alır.
  • Dördüncü Sırada: İmtiyazsız alacaklar, yani ödünç, satış, kira sözleşmesinden doğan alacaklar gibi alacaklar bulunur.

Sıra cetveli düzenlenirken, öncelikle rehinli alacaklar, ardından ilk üç sıradaki imtiyazlı alacaklar ve son olarak dördüncü sıradaki imtiyazsız alacaklar dikkate alınır. Bu sıralama, kanuni bir zorunluluk olup, alacaklılar arasında adil bir paylaşımın sağlanmasının temelini oluşturur.

2. Alacakların Belirlenmesinde Esas Alınacak Tarih: Zamanın Hukuki Etkisi

İİK’nın 138/1. maddesi uyarınca, sıra cetvelindeki alacaklar, satış tarihi itibariyle belirlenir. Bu, alacakların miktarlarının ve faizlerinin hesaplanmasında satış tarihinin esas alınacağı anlamına gelir. Kesin hacizlerin infaz tarihleri, ihtiyati hacizlerin ise kesinleşme tarihleri dikkate alınır. İhtiyati hacizlerin kesinleşmesi için ödeme emrinin tebliğinden itibaren ödeme süresinin geçmesi gerekmektedir.

3. İhtiyati Hacizlerin Sıralamaya Etkisi: Geçici Hukuki Korumada Dikkat Edilmesi Gerekenler

İhtiyati hacizler, alacağın tahsilini güvence altına almak için geçici bir hukuki koruma sağlar. İhtiyati hacizlerin kendi aralarında önce veya sonra konulmuş olmaları, İİK’nın 268. maddesindeki özel durum (aynı gün konulan hacizlerin aynı sırada olması) dışında, sıralamada bir farklılık yaratmaz. Bu nedenle, sıra cetveli düzenlenirken, ilk kesin haciz veya ilk kesinleşen ihtiyati haciz ile buna iştirak edebilecek (İİK 100. maddedeki koşulları sağlayan) hacizler belirlenmeli ve usulü kazanılmış haklar da dikkate alınmalıdır.

4. Hacze İştirak: Alacaklıların Ortak Hareketi

İİK’nın 100. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi durumunda, ilk hacze iştirak mümkündür. Hacze iştirak, birden fazla alacaklının, borçlunun aynı malvarlığı üzerinde hak sahibi olmasını sağlar. Sıra cetveli düzenlenirken, hacze iştirak etmiş olan alacaklılar da dikkate alınarak, hakkaniyete uygun bir sıralama yapılmalıdır.

Sıra Cetveline Karşı Başvuru Yolları

Sıra cetvelinin düzenlenmesiyle alacaklıların hakları kesin ve nihai olarak belirlenmiş olmaz. İlgililer, sıra cetveline karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz hakkına sahiptir. Bu itirazlar, iki farklı yolla ileri sürülebilir: Şikayet ve İtiraz Davası. Her iki yol da alacaklılara hak arama özgürlüğü tanıyarak, olası hataların düzeltilmesini ve adaletin sağlanmasını amaçlar.

1. Sıra Cetveline Karşı Şikayet Yolu: Usule İlişkin İtirazların Adresi

Sıra cetveline karşı koyma, alacağın esasına ve miktarına ilişkin olmayıp, yalnızca sıraya ilişkin ise, yani alacaklı, iddia ettiği sıraya yerleştirilmediğini veya olması gerekenden farklı bir sırada yer aldığını ileri sürüyorsa, şikayet yoluna başvurmalıdır.

a. Şikayet Süresi ve Görevli Mahkeme: Zaman ve Mekan Bakımından Yetki

Şikayet, sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine yapılır. Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup, süresinde yapılmayan şikayetler incelenmeksizin reddedilir.

b. Şikayet Hakkı Sahibi: Kimler Şikayet Edebilir?

Sıra cetveline karşı şikayet hakkı, kural olarak takip borçlusunun alacaklılarına tanınmıştır. Borçlunun, haklarının ihlal edildiği durumlar haricinde, kural olarak şikayet hakkı bulunmamaktadır. Şikayette bulunma yetkisi, düzenlenecek yeni sıra cetveline girme hakkı bulunan, yani bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunan alacaklılara aittir. Başka bir deyişle, şikayet sonucunda oluşacak yeni sıra cetvelinden etkilenecek olan alacaklılar, şikayet hakkına sahiptir.

c. Şikayette Husumet: Doğru Taraf Teşkili

Şikayet, kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze katılan ve kendisine pay ayrılan alacaklılara yöneltilmelidir. İcra müdürü, şikayet yolunda hasım olarak gösterilemez. Husumetin, sıra cetvelinde sırasına itiraz edilenler ile sıra cetvelinde hukuki durumu etkilenecek kişilere yöneltilmesi zorunludur.

d. Şikayet Prosedürü ve Sonuçları: Hukuki Güvenlik İçin Önemli Adımlar

Yargıtay kararlarına göre, sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulmuşsa, duruşma açılması zorunludur. İcra mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda şikayeti haklı bulursa, “sıra cetvelinin iptaline” karar verir. Ancak, icra mahkemesi, icra müdürünün yerine geçerek kendisi yeni bir sıra cetveli düzenleyemez. Sıra cetvelinin düzeltilmesi kararından yalnızca şikayette bulunan alacaklı değil, tüm alacaklılar yararlanır. Bu durum, şikayet yolunun, sadece bireysel bir hak arama yolu olmanın ötesinde, tüm alacaklıların menfaatini koruyan bir işlevi olduğunu göstermektedir.

e. Şikayette Yanlış Hasım Gösterilmesi Durumu: Usul Ekonomisi ve Hak Kaybının Önlenmesi

Şikayette hasım gösterilmemesi veya eksik ya da yanlış kişiye husumet yöneltilmesi, istemin doğrudan reddini gerektirmez. Bu durumda, mahkeme, şikayetçiye sıra cetvelinde kendisinden önce gelen ve sırasına itiraz ettiği alacaklılara husumet yöneltmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 119/2. maddesi uyarınca kesin süre vermelidir. Taraf teşkili sağlandıktan sonra, yani doğru taraflar davaya dahil edildikten sonra, şikayetin esası incelenmelidir. Sırasına itiraz edilenler ile hukuki durumu etkilenecek kişiler dışındaki alacaklılara karşı şikayet başvurusunda bulunulmasında ise hukuki yarar bulunmadığından, istemin usulden reddine karar verilmesi gerekir. Bu yaklaşım, hem usul ekonomisi ilkesine uygundur hem de hak kayıplarının önüne geçilmesini sağlar.

2. Sıra Cetveline Karşı İtiraz Davası

Sıra cetveline karşı koyma, alacağın miktarına veya esasına ilişkinse, yani alacaklı, sıra cetveline kaydedilen alacağın varlığını, miktarını veya gerçek bir hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığını sorguluyorsa, genel mahkemelerde itiraz davası açmalıdır.

a. İtiraz Davası Süresi ve Taraflar: Hak Arama Süreci

İtiraz davası, sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılmalıdır. Bu süre de hak düşürücü niteliktedir. Davacı, sıra cetveline alınmış başka bir alacaklının alacağına, miktarına veya sırasına itiraz eden alacaklıdır. Davalı ise, alacağına veya sırasına itiraz edilen alacaklıdır. İİK, davanın “alakadarlar aleyhine” açılabileceğini öngörmektedir. Buradaki “alakadarlar” ifadesinden anlaşılması gereken, borçlu değil, davacı alacaklıdan sıra itibariyle önce olan diğer alacaklılardır.

b. Dava Açma Hakkı ve Koşulları: İtiraz Hakkının Sınırları

Alacaklıya, itiraz edilen alacak için önceden itiraz etme olanağı tanınmış olmasına rağmen (örneğin, icra takibinin önceki aşamalarında) itiraz etmemişse, bu davayı açma hakkı yoktur. Dava, kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze katılan diğer alacaklılara yöneltilmelidir.

c. Görevli ve Yetkili Mahkeme: Yargılamanın Yapılacağı Yer

Sıra cetveline itiraz davasında görevli mahkeme, genel mahkemelerdir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan sıra cetveline itiraz davalarında, alacağın sıra cetveline göre düşen payının miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise icra takibinin yapıldığı, yani sıra cetvelinin düzenlendiği yer mahkemesidir.

d. İspat Yükü: Alacak iddiasının Kanıtlanması

Sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü, medeni yargılama hukukundaki genel kuralın aksine, davalı üzerindedir. Alacağına itiraz edilen alacaklı; alacağının varlığını, miktarını ve gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını, takipten önce düzenlenmiş ve birbirini doğrulayan yazılı belgelerle ispatlamak zorundadır. Bu durum, sıra cetveline itiraz davasını, diğer alacak davalarından ayıran önemli bir özelliktir.

e. Yargılama Usulü ve Sonuçları: Adaletin Bireysel Düzeyde Tecellisi

Mahkeme, öncelikle hangi sıra cetveline itiraz edildiğini açıkça ortaya koymalı, gerekirse davacıdan açıklama istemeli ve ilgili icra dosyalarının asıllarını veya onaylı suretlerini dosya içine almalıdır. Muvazaa (danışıklılık) iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında, muvazaalı işlemin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması gerekir. Davacı, yargılama sonucunda haklı çıkarsa, davanın sonucundan yalnızca kendisi yararlanır. Diğer alacaklılar, aynı sırada yer alsalar bile, dava açmadıkları sürece bu karardan yararlanamazlar. Yargıç, karar verirken, “sıra cetvelinde davalıya ayrılan satış bedelinin yargılama giderleri de dahil edilmek üzere davacıya, kalan paranın ise davalıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurmalıdır. Bu durum, sıra cetveline itiraz davasının, bireysel bir hak arama yolu olduğunu ve şikayet yolundan farklı olarak, sadece dava açan alacaklıyı ilgilendirdiğini göstermektedir.  

Sıra Cetvelinde Teminat Karşılığı Ödeme

Sıra cetveline karşı şikayet veya itiraz davası açılmış olsa bile, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek, payına düşen miktarı tahsil edebilir (İİK m. 142/a,1).Bu hüküm, yargılama sürecinin sonunu beklemeden alacaklarına kısmen de olsa kavuşmalarını sağlayan önemli bir imkandır. Teminat mektubunda, alacaklının dosyadan tahsil ettiği miktarın ve bu miktarın kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi halinde, bu miktarın ve iade tarihine kadar geçecek süreye ait faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödeneceği kayıtsız ve şartsız taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar, icra dairesi tarafından belirlenir ve alacaklının tahsil edebileceği azami tutarı ifade eder. Teminat karşılığı ödeme, sıra cetveline yönelik itirazların kesinleşmesini beklemeden alacaklılara bir nebze olsun rahatlama sağlayan ve icra takiplerinin etkinliğini artıran bir düzenlemedir.

Sıra Cetveli Yargıtay Kararları Işığında Uygulamadaki Önemli Noktalar

Uygulamada sıra cetveli ile ilgili olarak sıklıkla karşılaşılan uyuşmazlıklar ve Yargıtay’ın bu konularda verdiği kararlar, sıra cetvelinin doğru bir şekilde anlaşılması ve uygulanması açısından büyük önem taşımaktadır. İşte Yargıtay kararlarından yola çıkarak dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar:

1. Sıra Cetveline İtiraz Davasında Husumet (23. Yargıtay Hukuk Dairesi – 2014/7241 E., 2014/5925 K.):

Yargıtay, sıra cetveline itiraz davalarında “alakadarlar” ifadesinin, kural olarak borçluyu değil, davacı alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade ettiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle, itiraz davası kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Örneğin, bir alacaklı, kendisinden önce gelen alacaklının alacağının gerçek olmadığını iddia ediyorsa, husumeti bu alacaklıya yöneltmelidir.

2. İhtiyati Haczin Kesinleşme Tarihinin Tespiti (19. Yargıtay Hukuk Dairesi – 2007/6385 E., 2007/10718 K.):

Yargıtay, ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşme tarihinin, somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiğini belirtmektedir. Özellikle, itirazın iptali davasının hükme bağlandığı tarih, ihtiyati haczin kesinleşmesi açısından önem taşımaktadır. Mahkeme, sıra cetveline esas alınan ihtiyati hacizlerin hangi tarihte kesinleştiğini, ilgili itirazın iptali dava dosyalarını inceleyerek belirlemeli ve her iki yan hacizlerinin İİK’nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca düşüp düşmediğini saptamalıdır.

3. Sıra Cetvelinde Belirsizlik Yaratılmaması Gerekliliği (23. Yargıtay Hukuk Dairesi – 2012/1181 E., 2012/2371 K.):

Yargıtay, sıra cetvelinde belirsizlik yaratılmaması gerektiğini ve tarafların hukuki durumlarının netleştirilmesinin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Örneğin, bir mahkeme kararının kesinleşmesinin beklenmesi şeklinde belirsizlik içeren ifadeler, sıra cetvelinde yer almamalıdır. Bunun yerine, öncelikle ilgili dosyanın sonucu beklenerek sıra cetveli düzenlenmeli ya da bu dosya sonucunun eldeki davada tartışılması sağlanmalıdır. Ayrıca, hacizlerin durumu ve takas suretiyle borcun sona erdiği anın tespiti de önem arz etmektedir.

4. Sıra Cetveline İtiraz Davasında Re’sen Husumet Yöneltilememesi (23. Yargıtay Hukuk Dairesi – 2015/4595 E., 2016/1418 K.):

Yargıtay, sıra cetveline itiraz davalarında, mahkemenin re’sen (kendiliğinden) alacaklı sıfatı bulunmayan borçluya husumet yöneltemeyeceğini ve aleyhine hüküm kuramayacağını belirtmektedir. Husumetin, şikayetçi tarafça doğru kişilere yöneltilmesi gerekmektedir.

Sonuç: Sıra Cetveli, İcra Hukukunda Adaletin Terazisidir

Sıra cetveli, İcra ve İflas Hukukunda alacaklıların haklarının korunması, adil ve hakkaniyete uygun bir paylaşımın sağlanması açısından hayati öneme sahip, kendine özgü hukuki nitelikleri olan bir belgedir. Sıra cetvelinin düzenlenmesi, alacaklıların sıralanması, imtiyazlı alacakların gözetilmesi, itiraz mekanizmalarının işletilmesi ve teminat karşılığı ödeme gibi hususlar, hukuki güvenlik, şeffaflık ve adalet ilkelerinin bir gereğidir. Bu nedenle, sıra cetveline ilişkin hukuki süreçlerin titizlikle yürütülmesi, Yargıtay içtihatlarının dikkatle takip edilmesi ve uygulamada yeknesaklığın sağlanması büyük önem taşımaktadır. Sıra cetveli, borçlunun malvarlığının yetersiz olduğu durumlarda, alacaklılar arasında adaletin terazisi işlevini görerek, icra hukukunun temel amaçlarından birinin gerçekleştirilmesine hizmet eder.


Yargıtay uygulaması — yedi gün, şikâyet ve itiraz davası ayrımı
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/1912, K.2021/320, 23.03.2021 İki ayrı yol, tek süre: yedi gün. HGK, İİK m.142’yi aktarır: “Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir… İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur.” Ayrım nettir: bir alacaklının alacağına veya sırasına itiraz ediliyorsa genel mahkemede o alacaklıya karşı itiraz davası; icra dairesinin takip hukuku kurallarını yanlış uyguladığı ileri sürülüyorsa icra mahkemesine şikâyet (m.16) yoluna gidilir. Yedi gün içinde şikâyet veya itiraz yapılmazsa sıra cetveli kesinleşir ve ancak bundan sonra paylaştırmaya geçilebilir; başvuru varsa paylaştırma, cetvel kesinleşinceye kadar bekletilir — ancak hak sahibi görünen alacaklı, banka teminat mektubu karşılığında kendisine ödeme yapılmasını isteyebilir (m.142/a).
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2016/26344, K.2016/20997, 10.10.2016 Ne zaman sıra cetveli yapılır? Daire; İİK m.140 uyarınca “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar” hükmünü ve m.100’ü birlikte değerlendirir: borçluya ait paranın veya satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar birden fazla alacaklı haciz koymuşsa icra müdürlüğünce derece kararı yapılması gerekir ve derece kararı için mutlaka satıştan para elde edilmiş olması zorunlu değildir. Somut olayda araç kaydında birden fazla haciz bulunmasına rağmen sıra cetveli düzenlenmemesi bozma nedeni olmuştur.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2016/23247, K.2017/15270, 07.12.2017 İcra müdürlüğü cetvel yapmaktan kaçınamaz. Daire; birden fazla alacaklının bulunduğu hâllerde icra müdürlüğünce öncelikle m.140 gereğince sıra cetveli yapılması ve alacaklılara diğer alacaklara yönelik itirazlarını ileri sürme imkânı tanınması gerektiğini belirtir. “Alacağının rüçhanlı olup olmadığı ve öne sürdüğü diğer hususlar, sıra cetveli yapıldıktan sonra itiraz hâlinde tartışılacak hususlar olup, bu aşamada icra müdürlüğünün sıra cetveli düzenlemekten imtina etmesi mümkün değildir.” Aynı ilke, haczin geçerliliği tartışmalı olsa dahi geçerlidir.
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2025/681, K.2026/99, 04.02.2026 İflasta sıra cetveli ve kayıt kabul. Kararda; iflas kararı üzerine iflas idaresince düzenlenen sıra cetvelinde davacının alacak talebinin değerlendirildiği, talebin bir kısmının reddedilerek alacağın dördüncü sıraya adi alacak olarak kaydedildiği görülür. Karar, İİK m.142’nin iflas tasfiyesinde de aynı yapıyla uygulandığını gösterir: alacağın esasına ve miktarına ilişkin uyuşmazlıklar dava, sıraya ilişkin olanlar şikâyet yoluyla çözülür ve süre tebliğden itibaren yedi gündür.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Sıra cetveli, satıştan elde edilen paranın tüm alacaklıları karşılamaması hâlinde, alacakların hangi sırayla ve hangi oranda ödeneceğini gösteren belgedir (İİK m.140-144). Sıralama şu mantığa dayanır: önce rehinli alacaklar rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedelden karşılanır; ardından İİK m.206’daki imtiyazlı alacaklar gelir — birinci sıra: işçilerin iş ilişkisine dayanan ve iflasın/haczin açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dâhil alacakları ile işverenin işçiyi işe iade etmemesi sonucu ödemesi gereken tazminatlar ve iş ilişkisi sona ermeden önce bir yıl içinde tahakkuk etmiş ikramiye ve benzeri alacaklar; ikinci sıra: vesayet ve velayet nedeniyle malları idare edilenlerin alacakları; üçüncü sıra: özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar; dördüncü sıra: imtiyazlı olmayan diğer bütün (adi) alacaklar. Nafaka alacakları ve kamu alacakları bakımından özel hükümler vardır. Başvuru yolunu doğru seçmek belirleyicidir: sıraya ilişkin şikâyet icra mahkemesine, alacağın esasına ve miktarına ilişkin itiraz ise genel mahkemede, ilgili alacaklıya karşı açılacak davayla ileri sürülür; yanlış yola başvurulması hak kaybına yol açar. Süre cetvelin tebliğinden itibaren yedi gün olup hak düşürücüdür. Şikâyet veya dava, paylaştırmayı kendiliğinden durdurmaz; bu nedenle tedbir talep edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında haklı çıkan alacaklı, iptal edilen payı kendi alacağı oranında alır; kalan kısım diğer alacaklıların durumunu etkilemez.

Hukuki danışmanlık almak istemeniz halinde veya herhangi bir sorunla karşılaşmanız durumunda LegaPro Hukuk Bürosu olarak size yardımcı olabiliriz. Uzman Avukat haklarınızı korumanıza destek olacaktır. 📞 0507 606 15 14

🚨 Whatsapp’tan bize ulaşabilirsiniz! 🚨

https://legapro.net/

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İş hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Adliyede Kayıt Yasağı Görüntü ve Ses Kaydı Almanın Kapsamı

İçindekilerAdliye Binalarında ve Duruşma Salonlarında Kayıt Almaya Dair Genel BilgilerCeza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde Kayıt Alma Yasağıİzinsiz Kayıt Yapmanın…

04.01.2025 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Rekabet Yasağı Sözleşmesi Geçerli mi? Süre Sınırı ve Cezai Şart (TBK m.444-447)

İçindekilerGeçerlilik için aranan koşullarGeçersizlik değil, uyarlamaYasak ne zaman sona erer?İhlalin sonuçları (TBK m.446)Cezai şartın indirilmesiGörevli mahkemeÖrnek olaySözleşme yazılırken…

16.08.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

İşçi ve İşveren Hangi Hâllerde Derhal Fesih Yapabilir? Haklı Nedenle Fesih ve Altı İş Günü

İçindekilerHaklı nedenle fesih nedir?Altı iş günlük süreDoğruluk ve bağlılığa aykırılıkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalarSık sorulan…

27.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Asgari Ücretin İşverene Maliyeti 2026

İçindekilerAsgari Ücretin İşverene Maliyeti2026 yılı hesabı (aylık)Çalışanın eline geçen tutarYıllara göre asgari ücretAsgari Ücretin İşverene Maliyeti Bir çalışana…

19.04.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Davanın Islahı (Tam Islah – Kısmi Islah)

İçindekilerDavanın Islahı: Hukuki Süreçte İddia ve Savunmayı Değiştirme HakkıIslah Harcı Hesaplama RobotuIslah Harcı HesaplamaIslah Harcı DetaylarıDavanın Islahı: Hukuki…

26.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?

İçindekilerArabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?Arabuluculuğun AvantajlarıArabuluculuk Başvurusu Nereye Yapılır?Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?Arabuluculuk Başvuru Formu: İçeriği ve ÖnemiArabuluculuk Süreci Nasıl…

28.07.2024 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara