Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK 83): Garantör Yükümlülüğü, Bebek Ölümleri ve Taksirle Ayrımı

legapro kapak 17136 LegaPro Hukuk Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK 83): Garantör Yükümlülüğü, Bebek Ölümleri ve Taksirle Ayrımı
Kısaca
  • TCK m.83’e göre kişinin yükümlü olduğu icrai davranışı yapmaması nedeniyle meydana gelen ölümden sorumlu tutulabilmesi için ihmalin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
  • Eşdeğerlik için kanundan veya sözleşmeden doğan bir yükümlülük ya da kişinin önceki davranışıyla başkasının hayatı için tehlike yaratmış olması aranır.
  • Bu suçta ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla, müebbet yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis verilebilir; indirim yapılmayabilir de.
  • Diğer hallerde on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir.
  • Anne ve baba, Türk Medeni Kanunu’ndaki velayet hükümleri nedeniyle çocuklarının hayatını korumakla yükümlü garantörlerdir.
  • Ceza Genel Kurulu, yeni doğan bebeğini beze sarıp boş arsaya bırakan annenin eylemini TCK 83 kapsamında değerlendirmiştir.
  • Bu kararda Ceza Genel Kurulu Başkanı ile iki üye, eylemin icrai davranışla kasten öldürme olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
  • Yirmi gündür hasta olan bebeği hastaneye götürmeyen ve beslenme yetersizliğinden ölümüne neden olan sanıklar için taksirle öldürme hükmü bozulmuştur.
  • Ceza Genel Kurulu 2025 yılında, banyoda doğurduğu bebeğin göbek kordonunu bağlamayan anne hakkında kasten öldürmenin ispatlanamadığını, basit taksirle öldürmenin oluştuğunu kabul etmiştir.
  • Bu kararda sanığın eyleminin kasten öldürme olmadığı oybirliğiyle, basit taksir olduğu oyçokluğuyla kabul edilmiş; dört kişi bilinçli taksir görüşündedir.
  • Çarptığı yaralıyı hastaneye götüreceğini söyleyip ıssız yerde bırakan sürücü hakkında 12. Ceza Dairesi çoğunluğu olası kastla öldürme kabul etmiştir.
  • Aynı karardaki karşı oya göre eylem TCK 83 kapsamındadır, ancak 2005 öncesi işlendiği için bu hüküm uygulanamaz.
  • TCK 83, 5237 sayılı Kanunla getirilmiş olup 1 Haziran 2005’ten önceki eylemlere aleyhe olarak uygulanamaz.
  • Kast ispatlanamazsa olay taksirle öldürme veya yardım ya da bildirim yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilebilir.
  • Dava ağır ceza mahkemesinde görülür.

Ölüm her zaman bir vuruş, bir atış ya da bir itme gibi aktif bir hareketle gerçekleşmez. Bakımını üstlendiği bebeği beslemeyen, yardıma muhtaç birini tehlikenin ortasında bırakan ya da yükümlü olduğu önlemi almayan kişi de, belirli şartlarla kasten öldürme suçundan sorumlu tutulabilir. TCK 83 bu durumu düzenler.

Bu suçta en zor soru, failin gerçekten öldürme kastıyla mı hareket ettiği, yoksa dikkatsizlik veya özensizlikle mi ölüme neden olduğudur. Ceza Genel Kurulu ve 12. Ceza Dairesi, özellikle yeni doğan bebek ölümleri ve trafik kazası sonrası yaralının bırakılması olaylarında bu ayrımı farklı sonuçlara bağlamıştır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.83: “(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir. (2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin; a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması, b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması, gerekir. (3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.”
Garantörlüğün kaynağı: Ceza Genel Kurulu, TCK 83’teki suçun oluşabilmesi için “başkasının hayatını korumak ve gözetmek yükümlülüğü altında bulunan garantör konumundaki kişinin, korumak ve gözetmekle yükümlü olduğu hayatın sona erme tehlikesi ortaya çıkmasına rağmen, hayatın korunması açısından yapılması gereken icrai davranışları gerçekleştirmemesi” gerektiğini belirtmiştir. Anne ve babanın yükümlülüğü TMK m.335, 339 ve 340’taki velayet hükümlerine dayandırılmıştır.
Değişiklik uyarısı: Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin özel hüküm 765 sayılı mülga TCK’da bulunmuyordu; 1 Haziran 2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ile getirilmiştir. 12. Ceza Dairesinin 2015 tarihli kararındaki karşı oy yazısında, bu tarihten önce işlenen ihmali eylemler bakımından kanunilik ilkesi nedeniyle bu hükmün uygulanamayacağı vurgulanmıştır. Olay tarihine göre TCK m.7’deki lehe kanun kuralı gözetilmelidir.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Eşdeğerlik şartıTCK m.83/1İhmal icrai davranışa denk olmalı
Yükümlülüğün kaynağıTCK m.83/2Kanun, sözleşme veya önceki tehlikeli davranış
CezaTCK m.83/3İndirim yapılabilir veya yapılmayabilir
Anne babanın garantörlüğüTMK m.335, 339, 340Çocuğun hayatını koruma yükümlülüğü
Bebeği boş arsaya bırakmaYCGK 05.07.2013TCK 83 uygulanır (oyçokluğu)
Hasta bebeği beslememe ve hastaneye götürmemeY12CD 21.01.2021Taksir değil ihmali davranışla kasten öldürme
Kordonun bağlanmaması, kast ispatlanamamasıYCGK 17.12.2025Basit taksirle öldürme (oyçokluğu)
Yaralıyı ıssız yerde bırakmaY12CD 07.12.2015Çoğunluk: olası kast; karşı oy: TCK 83
2005 öncesi eylemTCK m.7TCK 83 aleyhe uygulanamaz
Kritik nokta: İhmali davranışla kasten öldürme ile taksirle öldürme arasındaki fark, failin ölüm neticesini bilip isteyerek mi hareketsiz kaldığı, yoksa dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak bu sonucu öngörmediği ya da istemediği mi sorusuna bağlıdır. Adli Tıp raporlarında ölüm sebebinin kesin belirlenememesi, bulguların ölümden önce mi sonra mı oluştuğunun ayırt edilememesi ve failin aşamalarda değişmeyen savunması, kastın ispatı bakımından belirleyici olmaktadır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Soruşturmanın ilk aşamasından itibaren müdafi yardımı alın; iddia edilen suçun cezası zorunlu müdafilik sınırının üzerindedir.
  2. Failin mağdur üzerinde kanundan, sözleşmeden veya önceki davranışından doğan bir garantörlük yükümlülüğü bulunup bulunmadığını tespit edin.
  3. Otopsi ve Adli Tıp Kurumu raporlarını ölüm sebebinin kesin olarak belirlenip belirlenmediği yönünden inceleyin.
  4. Bulguların ölümden önce mi sonra mı oluştuğunun ayırt edilip edilemediğini sorgulayın.
  5. Failin ölümü bilip isteyerek mi hareketsiz kaldığını, yoksa neticeyi öngörmediğini mi gösteren olguları ayrı ayrı belgeleyin.
  6. Olay öncesi ve sonrası davranışları, örneğin yardım çağırma, kurumlara başvurma veya haber verme girişimlerini kayıt altına alın.
  7. Kast ispatlanamıyorsa basit taksir, bilinçli taksir ve olası kast ihtimallerini ayrı ayrı tartışın.
  8. Failin yaşını, eğitim durumunu, yaşam koşullarını ve ruh sağlığını değerlendirecek raporların alınmasını isteyin.
  9. Olayın 1 Haziran 2005’ten önce gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol ederek lehe kanun karşılaştırması yapın.
  10. Sosyal hizmet veya kolluk görevlilerinin olaydaki ihmalinin bulunup bulunmadığını ayrıca araştırın.
  11. Taksirle öldürmede failin kişisel ve ailevi durumu nedeniyle cezanın gereksiz hale gelip gelmediğini değerlendirin.
  12. Yerel mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararları arasında nitelendirme farkı varsa itiraz ve direnme süreçlerini dikkatle takip edin.
Yargıtay kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 05.07.2013 T., 2012/1570 E., 2013/339 K.
Evlilik dışı ilişkiden doğan bebeğini beze sararak boş arsaya bırakan annenin eylemi, ölüm sebebi kesin belirlenemediğinde kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi olarak değerlendirilir. Sanık, evinde doğurduğu bebeğini ailesinin öğrenmemesi amacıyla beze sararak evinin yakınındaki boş bir arsaya bırakmış, bebeğin cesedi günler sonra çürümüş halde bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu raporunda otopsi bulgularının ölümden önce mi sonra mı oluştuğunun ve kesin ölüm sebebinin çürüme nedeniyle belirlenemediği bildirilmiştir. Ağır ceza mahkemesi sanığı TCK 83/3 uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm etmiş, 1. Ceza Dairesi hükmü oyçokluğuyla onamış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı eylemin icrai davranışla nitelikli kasten öldürme olduğu görüşüyle itiraz etmiştir. Genel Kurul, şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesini hatırlatarak sanığın bebeği “4721 sayılı Medeni Kanun hükümleri uyarınca hayatını korumak ve gözetmek yükümlülüğü altında olmasına karşın, bir beze sararak boş bir arsaya bıraktığı ve hayatını korumaya yönelik icrai bir davranışta bulunmadığı” sonucuna varmıştır. Böylece sanığın “kanundan kaynaklanan garantörlük görevini kasten ihmal ederek ölüm neticesinin meydana gelmesine icrai davranışla eşdeğer olan bir ihmali davranışla neden olduğunun” kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ceza Genel Kurulu Başkanı ile iki üye, bebeği poşete koyup terk etmenin icrai bir davranış olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Başsavcılık itirazı 05.07.2013 tarihinde oyçokluğuyla reddedilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 21.01.2021 T., 2019/3783 E., 2021/511 K.
Yirmi gündür hasta olan bebeği sağlık kuruluşuna götürmeyen, sosyal hizmet görevlilerine de teslim etmeyen ve beslenme yetersizliğinden ölümüne neden olan anne babanın eylemi taksirle öldürme değil, ihmali davranışla kasten öldürmedir. Sanıklar, yaklaşık yirmi gündür hasta olduğunu beyan ettikleri bebeklerini hiçbir sağlık kuruluşuna götürmemiş, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından gelen yetkililere de teslim etmemiştir. Otopsi raporuna göre bebeğin vücudu zayıf ve bakımsız görünümde olup ölümü beslenme yetersizliğine bağlı olarak meydana gelmiştir. Ağır ceza mahkemesi sanıkları bilinçli taksirle öldürmeden cezalandırmıştır. Daire, sanıkların “ölen bebek üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüklerini ölüm neticesinin gerçekleşeceğini bilerek yerine getirmediklerinin anlaşıldığı, böylece sanıkların ihmali davranışla kasten öldürme suçundan cezalandırılmaları yerine, suç vasfında yanılgıya düşerek taksirle adam öldürme suçundan hüküm kurulması” nı hukuka aykırı bulmuştur. Ayrıca bebeği teslim almayan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Temyiz sanık müdafilerince yapıldığından ceza miktarı yönünden kazanılmış hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir. Hükümler 21.01.2021 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.12.2025 T., 2023/214 E., 2025/580 K.
Evinin banyosunda tek başına doğurduğu bebeğinin göbek kordonunu kesip bağlamayan anne hakkında kasten öldürme kastı ispatlanamamış; eylemin basit taksirle öldürme olduğu kabul edilmiştir. Sanık, evlilik dışı ilişkiden hamile kaldığı bebeğini kimseye haber vermeden evinin banyosunda doğurmuştur. Adli Tıp raporlarında bebeğin travmatik tesirle, zehirlenerek ya da beslenmeme sonucu öldüğüne dair tıbbi delil bulunmadığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi beraat, Bölge Adliye Mahkemesi TCK 83 uyarınca mahkûmiyet kararı vermiş; 1. Ceza Dairesinin bozması üzerine icrai davranışla nitelikli kasten öldürmeden müebbet hapis verilmiş ve bu hüküm onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı eylemin ihmali davranışla kasten öldürme olduğu görüşüyle itiraz etmiştir. Genel Kurul, delillerin tam bir vicdani kanaat oluşturmaya yetmediğini belirterek “sanığın icrai veya ihmali davranışla işlenen nitelikli kasten öldürme suçundan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmelidir” demiştir. Bununla birlikte kordonu bağlamayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanığın öngörülebilir ölüm neticesini öngörmeksizin hareket ettiği, kişisel ve ailevi durumu bakımından cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağduriyetinin de gözetilerek TCK m.85/1, 22/2 ve 22/6 uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Karşı oy yazısında bir Genel Kurul üyesi ve üç üye, sanığın ölüm ihtimalini öngördüğünü, bilinçli taksirin uygulanması gerektiğini savunmuştur. Başsavcılık itirazı 17.12.2025 tarihinde değişik gerekçeyle kabul edilmiş, hüküm bozulmuş ve sanığın tahliyesine karar verilmiştir; kasten öldürme bulunmadığı oybirliğiyle, sübut ve taksirin türü oyçokluğuyla belirlenmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 07.12.2015 T., 2015/11118 E., 2015/19013 K.
Çarptığı ağır yaralıyı hastaneye götüreceğini söyleyip ıssız ormanlık alanda bırakan sürücü hakkında Daire çoğunluğu olası kastla öldürme kabul etmiş, TCK 83/3’teki indirimi uygulama yeri olmayan bir hüküm saymıştır. Sanık, gündüz saatlerinde otomobiliyle çarptığı ve ağır şekilde yaralanan kişiyi olay yerindekilere hastaneye götüreceğini söyleyerek aracına almış, ancak ıssız ve ormanlık bir alanda yol üzerinde bırakmıştır. Yaralı iki buçuk saat sonra kolluk tarafından bulunmuş, hastaneye ulaştırılmış ve ertesi gün hayatını kaybetmiştir. Ağır ceza mahkemesi TCK 83/3 uyarınca indirim yapmıştır. Daire çoğunluğu, sanığın “ağır yaralı olan kişiyi hastaneye götürmek yerine, ıssız bir yerde bırakması eyleminde kişinin ölebileceği ihtimalini bildiği, ancak ölürse ölsün düşüncesiyle hareket ederek olası kastla öldürme suçunu işlediği” sonucuna varmış ve “olayda uygulanma olanağı bulunmayan TCK’nın 83/3. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması” nı bozma nedeni yapmıştır. Muhalefet şerhinde ise sanığın kendi isteğiyle yaralıyı hastaneye götürme yükümlülüğü altına girdiği, bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin TCK 83 kapsamında kaldığı, ancak suç tarihi olan 2002’de böyle bir düzenleme bulunmadığından kanunilik ilkesi gereği taksirle öldürmeden hüküm kurulması gerektiği savunulmuştur. Hüküm 07.12.2015 tarihinde katılan vekilinin temyizi üzerine oyçokluğuyla bozulmuştur.

Dört karar, TCK 83’ün uygulanmasında garantörlük yükümlülüğü ile kastın ispatının birlikte değerlendirildiğini göstermektedir.

Ceza Genel Kurulunun 2013 tarihli kararı, anne ve babanın Türk Medeni Kanunu’ndaki velayet hükümleri nedeniyle çocuklarının hayatını korumakla yükümlü garantörler olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Aynı bakış açısı 12. Ceza Dairesinin 2021 tarihli kararında da görülür: Daire, bebeğin uzun süre hasta kalmasına, beslenmemesine ve sosyal hizmet görevlilerine teslim edilmemesine bakarak ölümün bilerek göze alındığını kabul etmiş ve taksir nitelendirmesini bozmuştur.

Buna karşılık Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararı, bebek ölümlerinde kastın otomatik olarak kabul edilemeyeceğini vurgulamaktadır. Adli Tıp raporlarında ölüm sebebine ilişkin kesin bir tespit bulunmadığında ve failin öldürme iradesi somut delillerle ortaya konamadığında, garantör konumundaki anne bakımından da ancak taksirle öldürme sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu suç için taksirle öldürme ve yaralama yazımıza bakılabilir.

Trafik kazası sonrasında yaralıyı hastaneye götürmeyi üstlenip bırakan sürücünün durumu ise farklı yaklaşımlara konu olmuştur. 12. Ceza Dairesi çoğunluğu olası kast kabul ederken, karşı oy TCK 83’ü uygulanabilir görmüştür. Ölüm gerçekleşmeyen benzer bir olayda 4. Ceza Dairesinin sürücüyü yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali suçundan sorumlu tuttuğu da hatırlanmalıdır. Koruma ve gözetim yükümlülüğü altındaki kişiyi bırakma eylemleri ayrıca terk suçu kapsamında da değerlendirilebilir.

Olay tarihinin 1 Haziran 2005’ten önce olduğu dosyalarda lehe kanun uygulaması ayrıca gözetilmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Her hareketsizliği ihmali suç saymakHukuki bir yükümlülük ve eşdeğerlik aranırGarantörlüğün kaynağını açıkça belirleyin
Garantörlüğü kast için yeterli görmekÖlüm neticesinin bilinip istenmesi ayrıca ispatlanmalıdırKastı gösteren olguları ayrı ayrı tartışın
Adli Tıp raporundaki belirsizliği önemsememekŞüphe sanık lehine değerlendirilirÖlüm sebebinin kesinliğini sorgulayın
İcrai ve ihmali davranışı karıştırmakUygulanacak madde ve ceza değişirÖlüme yol açan davranışın niteliğini belirleyin
Taksirin türünü tartışmamakBasit ve bilinçli taksirde ceza farklıdırFailin neticeyi öngörüp öngörmediğini inceleyin
Olası kast ihtimalini gözden kaçırmakDaha ağır bir nitelendirme gündeme gelebilirOlay sonrası davranışları değerlendirin
Suç tarihini kontrol etmemekTCK 83 2005 öncesine aleyhe uygulanamazLehe kanun karşılaştırması yapın
Failin kişisel koşullarını dosyaya getirmemekTaksirde cezanın gereksizliği değerlendirilemezYaşam koşullarını ve ruh sağlığını belgeleyin
Kamu görevlilerinin ihmalini araştırmamakOlayın bütün sorumluları ortaya çıkmazSosyal hizmet ve kolluk kayıtlarını isteyin
İhmali davranışla kasten öldürme nedir?

Kişinin yükümlü olduğu bir davranışı yapmaması nedeniyle meydana gelen ölümden, bu ihmal icrai davranışa eşdeğer olduğunda kasten öldürmeden sorumlu tutulmasıdır. TCK m.83’te düzenlenmiştir.

Cezası nedir?

Ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla, müebbet yerine on beş yıldan yirmi yıla, diğer hallerde on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilebilir. Mahkeme cezada indirim yapmamayı da tercih edebilir.

Kimler garantör sayılır?

Kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan bir koruma yükümlülüğü bulunanlar ile önceki davranışıyla başkasının hayatı için tehlike yaratan kişiler garantördür. Yargıtay, anne ve babayı velayet hükümleri nedeniyle çocuklarının garantörü kabul etmektedir.

Bebeğini terk eden anne hangi suçtan yargılanır?

Olayın koşullarına göre değişir. Ceza Genel Kurulu bir olayda TCK 83’ü uygulamış; 2025 tarihli başka bir olayda ise kast ispatlanamadığından basit taksirle öldürme kabul etmiştir.

Hasta çocuğu hastaneye götürmemek suç mu?

12. Ceza Dairesi, uzun süre hasta olan bebeği sağlık kuruluşuna götürmeyen ve beslemeyen anne babanın, ölümün gerçekleşeceğini bilerek hareket ettikleri kabulüyle ihmali davranışla kasten öldürmeden cezalandırılması gerektiğine karar vermiştir.

İhmali kasten öldürme ile taksirle öldürme nasıl ayrılır?

Belirleyici olan failin ölüm neticesine yönelik iradesidir. Fail ölümü bilip isteyerek hareketsiz kalmışsa kasten öldürme; neticeyi öngörmemiş veya öngördüğü halde istememişse taksirle öldürme söz konusu olur.

Olası kast ile TCK 83 arasındaki fark nedir?

Olası kastta fail neticenin gerçekleşebileceğini öngörüp buna rağmen hareket eder. 12. Ceza Dairesi, yaralıyı ıssız yerde bırakan sürücü hakkında olası kastla öldürme kabul etmiş; karşı oy ise eylemi TCK 83 kapsamında görmüştür.

Kazada yaraladığım kişiyi bırakırsam ne olur?

Olayın sonucuna göre farklı suçlar gündeme gelir. Ölüm gerçekleşirse olası kastla öldürme veya ihmali davranışla kasten öldürme tartışılabilir; ölüm gerçekleşmezse yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali ya da taksirle yaralama suçları değerlendirilir.

Adli Tıp raporu ölüm sebebini belirleyemezse ne olur?

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanır. Ceza Genel Kurulu, ölüm sebebine ilişkin kesin tespit bulunmayan olaylarda failin aleyhine varsayımla nitelendirme yapılamayacağını vurgulamıştır.

Garantör olmayan kişi bu suçu işleyebilir mi?

TCK m.83’e göre kanundan veya sözleşmeden doğan bir yükümlülük ya da önceki tehlikeli davranış bulunmadıkça ihmal icrai davranışa eşdeğer sayılmaz. Bu durumda yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali gibi başka suçlar gündeme gelebilir.

2005 öncesi olaylarda TCK 83 uygulanır mı?

765 sayılı mülga TCK’da benzer bir düzenleme bulunmadığından, 1 Haziran 2005’ten önce işlenen eylemlere bu hüküm aleyhe olarak uygulanamaz. 12. Ceza Dairesinin 2015 tarihli kararındaki karşı oy yazısı bu noktayı vurgulamıştır.

Taksirle öldürmede ceza verilmeyebilir mi?

Ceza Genel Kurulu, bebeğinin ölümüne taksirle neden olan annenin kişisel ve ailevi durumu bakımından cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağduriyeti bulunduğunu gözeterek TCK m.22/6’nın uygulanması gerektiğini kabul etmiştir.

Olayda kamu görevlilerinin ihmali varsa ne olur?

12. Ceza Dairesi, bebeği teslim almak için gelen ancak görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini belirtmiştir.

Karar değişirse tahliye mümkün mü?

Ceza Genel Kurulu, müebbet hapis cezası onanan annenin eyleminin taksirle öldürme olduğunu kabul ettiği kararında cezanın infazının durdurulmasına ve sanığın tahliyesine karar vermiştir.

Hangi mahkeme görevlidir?

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi iddiasıyla açılan davalar ağır ceza mahkemesinde görülür.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.83 — Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.81 — Kasten öldürme
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.82 — Nitelikli haller
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.21 — Kast
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.22 — Taksir
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.85 — Taksirle öldürme
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.97 — Terk
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.98 — Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7 — Zaman bakımından uygulama
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.335 — Velayet
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.339 ve m.340 — Velayetin kapsamı ve çocuğun eğitimi
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.308 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı

İlgili yazılarımız: Taksirle öldürme ve yaralama · Terk suçu · Yardım veya bildirim yükümlülüğü · Lehe kanun uygulaması · Velayet

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Kasten Yaralamanın Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Halleri (TCK 87): Kemik Kırığı, Yüzde Sabit İz, Hayati Tehlike ve Ölüm

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.87, kasten yaralamanın mağdurda ağır bir netice…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Şikâyete Bağlı Suçlar ve Şikâyet Süresi (TCK 73): Altı Aylık Süre, Hakarette İki Yıl Sınırı, Şikâyetten Vazgeçme ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.73/1’e göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

ADLİ SİCİL KAYDI SİLDİRME KAPSAMLI REHBER

İçindekilerAdli Sicil Kaydı Sildirme: Kapsamlı Rehber ve Sıkça Sorulan SorularAdli Sicil (Sabıka Kaydı): Nedir ve Nasıl Sorgulanır?Adli Sicile…

02.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Müşteki Nedir? Müşteki Sanık Ne Demek?

İçindekilerCeza Yargılamasında Mağdur Hakları ve Sıkça Sorulan SorularMüşteki Nedir? Tanımı ve Hukuki AnlamıMüşteki ve Mağdur Arasındaki FarklarMüşteki ve…

01.02.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Beraat Ettim, Avukat Ücretini Kim Öder? CMK 327 ve Hazine

İçindekilerKanuni çerçeveKim, ne öder?Vekâlet ücreti şartı: tüm suçlardan beraatŞikâyetçi sorumlu tutulabilir mi?Ne yapmalı? Kısaca CMK m.324/1: avukatlık ücreti…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Ceza Yargılamasının Yenilenmesi (CMK m.311): Şartlar ve Usul

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Yargılamanın yenilenmesi, kesin hükme karşı öngörülmüş olağanüstü bir…

06.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara