Kasten Yaralamanın Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Halleri (TCK 87): Kemik Kırığı, Yüzde Sabit İz, Hayati Tehlike ve Ölüm

- TCK m.87, kasten yaralamanın mağdurda ağır bir netice doğurması halinde TCK m.86’ya göre belirlenen cezanın artırılmasını düzenler.
- Yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum, duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması gibi hallerde ceza bir kat artırılır.
- Güncel metne göre bu hallerde ceza TCK 86/1 kapsamında dört yıldan, TCK 86/3 kapsamında altı yıldan az olamaz.
- İyileşmesi olanaksız hastalık, bitkisel hayat, organ işlevinin yitirilmesi veya yüzün sürekli değişikliği hallerinde ceza iki kat artırılır.
- Kemik kırığı veya çıkıkta ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır.
- Adli Tıp kriterlerine göre kırıkların etkisi hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılır.
- 3. Ceza Dairesi, orta (2) derecedeki bir kırık için üçte bir oranında artırım yapılmasını orantılılık ilkesine aykırı bulmuştur.
- Raporlar arasında hayati tehlike ve basit tıbbi müdahale yönünden çelişki varsa Adli Tıp Kurumundan yeni rapor alınması gerekir.
- Adli Tıp raporları arasında kırığın derecesi yönünden fark varsa üst kurul olan Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesinin raporuna itibar edilir.
- Ceza Genel Kurulu, iddianamede talep edilmeyen TCK 87/1-son cümlesinin ek savunma hakkı verilmeden uygulanmasını CMK 226’ya aykırı saymıştır.
- Kasten yaralama sonucu ölüm halinde TCK 87/4 uygulanır; ancak basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralanma sonrası ölümde bu fıkra uygulanmaz.
- Ceza Genel Kurulu, yüzüne yumruk atılan kalp hastasının ölümünde failin taksirle öldürmeden sorumlu olduğunu oybirliğiyle kabul etmiştir.
- Ağır neticeden sorumluluk için TCK m.23 uyarınca fail bakımından netice yönünden en azından taksir aranır.
- Hükümden sonra sanık lehine sunulan yeni rapor, önceki raporların eksik araştırmaya dayandığını tek başına göstermeyebilir.
- Dava çoğu zaman asliye ceza mahkemesinde, ölüm halinde ağır ceza mahkemesinde görülür.
Kasten yaralama suçunda cezayı çoğu zaman olayın kendisi değil, mağdurda ortaya çıkan sonuç belirler. Aynı yumruk bir kişide morlukla sonuçlanırken başka birinde burun kırığına, yüzde kalıcı bir ize ya da ölüme yol açabilir. TCK 87 bu ağır neticeleri ceza artırım sebebi olarak düzenler.
Uygulamada en fazla uyuşmazlık, Adli Tıp raporlarının yeterliliği, kemik kırığı için yapılacak artırımın oranı, yüzde sabit izin belirlenmesi ve yaralama sonrası ölümde failin sorumluluğunun sınırı konularında çıkar. Aşağıda Ceza Genel Kurulu ve 3. Ceza Dairesi kararları bu sorular üzerinden ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Yüzde sabit iz, hayati tehlike | TCK m.87/1 | Ceza bir kat artırılır |
| Organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliği | TCK m.87/2 | Ceza iki kat artırılır |
| Kemik kırığı veya çıkık | TCK m.87/3 | Etkisine göre yarısına kadar artırım |
| Orta (2) derece kırıkta üçte bir artırım | Y3CD 16.06.2020 | Orantısız, bozma |
| Çelişkili raporlar | Y3CD 16.06.2020 | Adli Tıp Kurumundan yeni rapor |
| Raporlar arası kırık derecesi farkı | Y1CD 14.03.2023 | Üst kurul raporuna itibar, onama |
| 87/1-son cümle ek savunmasız uygulanması | YCGK 25.04.2017 | CMK 226’ya aykırı (oyçokluğu) |
| Basit yaralama sonrası ölüm | YCGK 18.09.2018 | TCK 87/4 uygulanmaz, taksirle öldürme |
| Ağır neticede kusur | TCK m.23 | En azından taksir aranır |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Olaydan hemen sonra hastaneye başvurarak adli rapor alınmasını sağlayın; tedavi evraklarını ve filmleri saklayın.
- Geçici raporda yüzde sabit iz değerlendirmesi ertelenmişse kesin raporun alınmasını takip edin.
- Raporun yaşamı tehlikeye sokan durum ve basit tıbbi müdahale yönünden açık bir tespit içerip içermediğini kontrol edin.
- Kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin 1 ile 6 arasındaki derecesinin açıkça yazılıp yazılmadığına bakın.
- Farklı hastanelerden alınan raporlar arasında çelişki varsa Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep edin.
- Yüzde sabit iz tespiti için yetkili uzmanlardan veya Adli Tıp Şube Müdürlüğünden muayene istenmesini sağlayın.
- İddianamede talep edilmeyen bir nitelikli hal veya alt sınır hükmü uygulanacaksa ek savunma hakkı verilip verilmediğini denetleyin.
- Kemik kırığı artırımının oranının kırığın derecesiyle orantılı olup olmadığını istinaf veya temyizde ileri sürün.
- Yaralama sonrası ölüm varsa yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığını ve ölümle nedensellik bağını ayrıca araştırın.
- Mağdurda önceden var olan hastalıkların ölümdeki rolüne ilişkin Adli Tıp görüşünü dosyaya getirin.
- Olayda haksız tahrik veya meşru müdafaa koşulları varsa bunları ayrı bir savunma başlığı olarak sunun.
- Hükümden sonra ortaya çıkan yeni raporları, yargılamanın yenilenmesi veya itiraz yolları bakımından değerlendirin.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 25.04.2017 T., 2015/1167 E., 2017/247 K.
Yüzde sabit iz nedeniyle cezanın bir kat artırılmasına ek olarak TCK 87/1’deki alt sınır hükmünün iddianamede talep edilmeden uygulanması için sanığa ayrıca ek savunma hakkı verilmelidir. Sanık, ikiz bebeklerinin ağlaması nedeniyle çıkan tartışmada eşinin sol göz bölgesine eliyle vurmuş; eşinde sol zigomatik ve nazal kemikte kırık oluşmuştur. Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda sol gözde içe çöküklük tespit edilerek yüzde sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK 86/1, 86/3-a, 87/1-c ve 87/1-son uyarınca cezalandırmış, 3. Ceza Dairesi hükmü onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın temyiz aşamasında sunduğu ve tazminat davası için düzenlenen Adli Tıp mütalaasına dayanarak yüzde sabit iz yönünden eksik araştırma yapıldığını ileri sürmüştür. Genel Kurul bu yönden eksik araştırma bulunmadığını kabul etmiş, ancak sanığa yalnızca TCK 87/1-c’den ek savunma hakkı verildiğini, “iddianamede talep edilmeyen 5237 sayılı TCK’nun 87/1-son maddesinin sanık aleyhine olacak şekilde uygulanması hali söz konusu olduğundan, sanığa 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmesi gerekmektedir” demiştir. “Aksi uygulama savunma hakkının sınırlanması niteliğindedir.” Bu uyuşmazlıkta dört üye ek savunmaya gerek olmadığı görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Başsavcılık itirazı eksik araştırma yönünden oyçokluğuyla reddedilmiş, ek savunma yönünden 25.04.2017 tarihindeki ikinci müzakerede oyçokluğuyla kabul edilmiş ve hüküm kazanılmış hak saklı kalmak üzere bozulmuştur.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 16.06.2020 T., 2020/9700 E., 2020/6787 K.
Hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığı için üçte bir oranında artırım yapılması orantılılık ilkesine aykırıdır; çelişkili raporlarla da hüküm kurulamaz. Mağdurda maxilla ve orbita kemiği kırığı oluşmuş, aynı hastanenin bir raporunda yaralanmanın hayatı tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, sonraki raporunda ise basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir. Yüzde sabit iz yönünden de yalnızca beyin ve sinir cerrahisi uzmanının raporu alınmıştır. Daire, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için tüm tedavi belgeleriyle birlikte Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Kırık artırımı yönünden, “Adli Tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında” makul bir oranda artırım yapılması gerekirken “5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini” bozma nedeni sayılmıştır. Hükümler 16.06.2020 tarihinde sanıkların kazanılmış hakları gözetilmek üzere oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 14.03.2023 T., 2022/13645 E., 2023/1034 K.
Adli Tıp Şube Müdürlüğü ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporları arasında kırığın derecesi yönünden fark bulunduğunda üst kurul raporuna itibar edilir; iddianamede yer almayan yüzde sabit iz hükmü için usulüne uygun ek savunma verilmişse hüküm hukuka uygundur. Sahilde arkadaşlarıyla birlikte alkol alan sanık ile mağdur arasında alacak verecek meselesi nedeniyle tartışma çıkmış, sanık bir başka kişiyle birlikte mağduru yaralamıştır. Asliye ceza mahkemesinin ilk hükmü, hesap hatası ve Adli Tıp Kurumundan ayrıntılı rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmadan sonra alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi raporunda, nazal kemikte parçalı kırık ve orbita duvarlarında kırıklara neden olan yaralanmanın mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğu, kırıkların hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede olduğu ve kaş üstündeki izin yüzde sabit iz niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir. Mahkeme sanığı TCK 86/1, 87/1-c ve son cümle, 29 ve 62 uyarınca cezalandırmış ve kazanılmış hakkı gözetmiştir. Daire, şube müdürlüğü raporunda kırığın hafif, ihtisas dairesi raporunda orta derecede gösterilmesi karşısında “üst kurul olan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin raporuna itibar edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında” hükümde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. İddianamede yer verilmeyen TCK 87/1-c’nin uygulanma ihtimaline binaen de “5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca usûlüne uygun şekilde ek savunma hakkı tanındığı” tespit edilmiştir. Kazanılmış hak hesabındaki hata ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hüküm 14.03.2023 tarihinde tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 18.09.2018 T., 2015/1254 E., 2018/354 K.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek bir yaralanmanın ardından mağdurun ölmesi halinde TCK 87/4 uygulanmaz; ölüm öngörülebilir ise fail taksirle öldürmeden sorumludur. Aynı fırında çalışan sanık ile servis şoförü arasında ekmeklerin geç hazırlanması nedeniyle tartışma çıkmış, karşılıklı hakaretlerin ardından sanık 50 yaşındaki mağdurun yüzüne yumruk atmıştır. Yaklaşık on dakika sonra fenalaşan mağdur, kendisinde mevcut kronik kalp-damar hastalığının olayın yarattığı efor ve stresle aktif hale geçmesi sonucu hayatını kaybetmiştir. Yerel mahkeme önce taksirle öldürmeden hüküm kurmuş, 12. Ceza Dairesinin bozması üzerine TCK 87/4 uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası vermiş ve bu hüküm onanmıştır. Genel Kurul, yaralanmanın TCK 86/2 kapsamında kaldığını belirterek “sanığın eyleminin TCK’nın 87/4. maddesi kapsamındaki kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturmadığı kabul edilmelidir” demiştir. Lise mezunu ve 28 yaşındaki sanığın yaşam tecrübesi ile ortak tecrübeler gözetildiğinde “50 yaşındaki bir kişinin yüzüne yumrukla vurulması neticesinde ölüm sonucunun meydana gelebileceğinin öngörülebilir olduğu”, sanığın bu neticeyi öngörememesi nedeniyle eyleminin TCK 85/1 kapsamında taksirle öldürme olduğu kabul edilmiştir. İlk haksız davranış sanıktan geldiği için haksız tahrik uygulanmamıştır. Başsavcılık itirazı 18.09.2018 tarihinde her iki uyuşmazlık yönünden oybirliğiyle kabul edilmiş ve hüküm bozulmuştur.
3. Ceza Dairesinin 2020 tarihli kararı, mahkemelerin çelişkili raporlarla hüküm kuramayacağını ortaya koymaktadır; yüzde sabit iz yetkili uzmanlarca değerlendirilmeli, hayati tehlike ve basit tıbbi müdahale konularındaki çelişkiler Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmelidir. 1. Ceza Dairesinin 2023 tarihli kararında ise Adli Tıp Şube Müdürlüğü ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporları arasında kırığın derecesi yönünden fark bulunduğunda üst kurul raporuna itibar edilmiştir. Rapora nasıl itiraz edileceği için ceza yargılamasında bilirkişi raporuna itiraz, raporun alınması için darp raporu yazılarımıza bakılabilir.
Kemik kırığı artırımında oran, kırığın derecesiyle orantılı olmalıdır. Kanun yarıya kadar artırım imkânı tanısa da orta dereceli bir kırıkta üçte bir gibi yüksek bir oran Daire tarafından orantısız bulunmuştur.
Ceza Genel Kurulunun 2017 tarihli kararı, iddianamede yer almayan ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanmasından önce sanığa ek savunma hakkı verilmesinin zorunlu olduğunu, bunun yalnızca bir fıkra bendi için verilmesinin aynı fıkranın ayrı alt sınır hükmünü kapsamayacağını göstermiştir. 1. Ceza Dairesinin 2023 tarihli kararında ise iddianamede yer almayan yüzde sabit iz hükmü için duruşmada usulüne uygun ek savunma hakkı verildiği tespit edilerek hüküm onanmıştır.
2018 tarihli Genel Kurul kararı ise TCK 87/4’ün sınırını çizmektedir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek bir yaralanma sonrasında ölüm meydana gelirse, bu fıkra değil ölümün öngörülebilir olup olmamasına göre taksirle öldürme hükümleri gündeme gelir. Kasten yaralamanın temel şekli için kasten yaralama, karşılıklı kavgalarda indirim için haksız tahrik yazılarımız incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Yalnızca ilk hastane raporuyla yetinmek | Kesin rapor olmadan ağır netice belirlenemez | Geçici ve kesin raporları birlikte alın |
| Kırığın derecesini sorgulamamak | Artırım oranı dereceye bağlıdır | 1-6 arası derecenin açıkça yazılmasını isteyin |
| Çelişkili raporlara itiraz etmemek | Aleyhe rapor esas alınabilir | Adli Tıp Kurumundan rapor talep edin |
| Yüzde sabit izi her uzmanın raporuyla kabul etmek | Yetkili uzman değerlendirmesi aranır | Adli Tıp veya plastik cerrahi raporu isteyin |
| Ek savunma eksikliğini ileri sürmemek | Savunma hakkı ihlali bozma nedenidir | İddianame dışı hükümlerde ek savunma isteyin |
| Kırık artırımının oranını tartışmamak | Orantısız ceza kesinleşebilir | Orantılılık ilkesine dayanarak kanun yoluna başvurun |
| Her yaralama sonrası ölümü 87/4 saymak | Basit yaralamada bu fıkra uygulanmaz | Yaralanmanın niteliğini ve öngörülebilirliği inceleyin |
| Mağdurun önceki hastalığını araştırmamak | Nedensellik ve kusur tartışılamaz | Adli Tıp’tan ölüm sebebine ilişkin görüş alın |
| Olay tarihindeki metni kontrol etmemek | TCK 87’deki sınırlar sonradan artırılmıştır | Lehe kanun karşılaştırması yapın |
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama nedir?
Kasten yaralamanın mağdurda yüzde sabit iz, hayati tehlike, organ işlevinin zayıflaması veya yitirilmesi, kemik kırığı ya da ölüm gibi ağır bir sonuç doğurmasıdır. TCK m.87’de düzenlenir ve cezanın artırılmasına yol açar.
Kemik kırığı cezayı ne kadar artırır?
TCK m.87/3’e göre ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Yargıtay, artırım oranının kırığın derecesiyle orantılı olmasını aramaktadır.
Kırık dereceleri nelerdir?
3. Ceza Dairesinin aktardığı Adli Tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılır.
Yüzde sabit iz ne demek?
Yaralanmanın yüzde kalıcı bir iz bırakmasıdır. TCK m.87/1-c’ye göre ceza bir kat artırılır. Değerlendirme genellikle tedavinin tamamlanmasından sonra yetkili uzmanlar veya Adli Tıp birimlerince yapılır.
Hayati tehlike geçirmek cezayı nasıl etkiler?
Yaralanmanın mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması halinde TCK m.87/1-d uyarınca ceza bir kat artırılır ve güncel metne göre belirli bir alt sınırın altına inemez.
Raporlar çelişkiliyse ne olur?
3. Ceza Dairesi, aynı hastaneden alınan raporlar arasında hayati tehlike ve basit tıbbi müdahale yönünden çelişki bulunan olayda, Adli Tıp Kurumundan yeni rapor alınmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.
Ek savunma hakkı ne zaman verilmelidir?
İddianamede talep edilmeyen ve sanığın aleyhine olan bir hüküm uygulanacaksa CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkı verilmelidir. Ceza Genel Kurulu, yalnızca 87/1-c’den ek savunma verilmesinin aynı fıkradaki alt sınır hükmünü kapsamadığını kabul etmiştir.
Yaralama sonucu ölümün cezası nedir?
Güncel TCK m.87/4’e göre TCK 86/1 kapsamında on yıldan on dört yıla, TCK 86/3 kapsamında on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Tek yumruk sonrası ölümde hangi suç oluşur?
Ceza Genel Kurulu, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yumruk darbesinin ardından kalp hastası mağdurun ölmesi olayında TCK 87/4’ün uygulanmayacağını, ölüm öngörülebilir olduğundan taksirle öldürme suçunun oluştuğunu kabul etmiştir.
Mağdurun önceden hastalığı olması sorumluluğu kaldırır mı?
Tek başına kaldırmaz. Ceza Genel Kurulu, mağdurun kalp hastalığının olayın efor ve stresiyle aktif hale geçtiği olayda nedensellik bağını kabul etmiş, ancak failin sorumluluğunu neticenin öngörülebilirliğine göre taksir üzerinden belirlemiştir.
Ağır neticeden sorumluluk için kusur gerekir mi?
Evet. TCK m.23’e göre failin meydana gelen ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olması gerekir.
Hükümden sonra yeni rapor çıkarsa ne olur?
Ceza Genel Kurulu, sanığın temyiz aşamasında sunduğu ve başka bir dava için alınan raporun, somut olayda yüzde sabit iz yönünden eksik araştırma yapıldığını göstermediğini kabul etmiştir. Yeni delillerin etkisi olağanüstü kanun yolları bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Eşe karşı yaralamada ceza artar mı?
Ceza Genel Kurulunun aktardığı metne göre kasten yaralamanın eşe karşı işlenmesi TCK m.86/3 kapsamında cezayı artıran ve şikâyet şartını kaldıran bir haldir. TCK 87’deki ağır neticeler ayrıca uygulanır.
Suç şikâyete bağlı mı?
TCK m.87 kapsamındaki ağırlaşmış yaralama halleri şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur.
Hangi mahkeme görevlidir?
Ceza sınırlarına göre değişir. Kararlara konu olaylarda kemik kırığı ve yüzde sabit iz içeren davalar asliye ceza mahkemesinde, yaralama sonucu ölüm iddiası ise ağır ceza mahkemesinde görülmüştür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.87 — Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.86 — Kasten yaralama
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.88 — Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.23 — Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.85 — Taksirle öldürme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.22 — Taksir
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.3 — Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.29 — Haksız tahrik
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7 — Zaman bakımından uygulama
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.226 — Hukuki nitelendirmenin değişmesi
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.308 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı
- 1412 sayılı mülga CMUK m.326 — Aleyhe bozma yasağı
İlgili yazılarımız: Kasten yaralama · Taksirle öldürme ve yaralama · Darp raporu · Bilirkişi raporuna itiraz · Haksız tahrik
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.