Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi (TCK 98): Yaralıya Yardım Etmemek, 112’yi Aramamak ve Ceza

legapro kapak 17130 LegaPro Hukuk Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi (TCK 98): Yaralıya Yardım Etmemek, 112'yi Aramamak ve Ceza
Kısaca
  • TCK m.98/1’e göre yaşı, hastalığı veya yaralanması ya da başka bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen veya durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle kişi ölürse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
  • Bu yükümlülük kural olarak herkes için geçerlidir; mağdurla bir yakınlık veya sözleşme ilişkisi aranmaz.
  • Suç ihmali ve seçimlik hareketli bir suçtur: yardım etmemek veya bildirmemekten biri yeterlidir.
  • Kişiden kendisini veya başkasını tehlikeye sokacak bir yardım beklenmez; olanakları, gücü ve yeteneğiyle orantılı yardım beklenir.
  • Yardımın yeterli olmayacağı belliyse sorumluluktan kurtulmak için durumun derhal ilgili makamlara bildirilmesi gerekir.
  • Başkaları yardım veya bildirimde bulunmuş ve bu, yardımı gereksiz kılmışsa suç oluşmaz.
  • Mağdurun yardıma muhtaç hâle gelmesine kasten veya taksirle neden olan kişi, kural olarak yalnızca kendi işlediği suçtan sorumludur.
  • Olaya neden olan kişi yardımı kendiliğinden üstlenir ve başkalarının yardımını engellerse bu suçtan da sorumlu olur.
  • Çarptığı çocuğu hastaneye götürmek için aracına alıp bir saat dolaştıran ve evinin önüne bırakan sürücü hakkındaki beraat bozulmuştur.
  • Okul kaçağı 12 yaşındaki çocuklara otogarda bilet alıp otobüse bindiren kişi yönünden bildirim yükümlülüğünün ihlali iddiası araştırılmalıdır.
  • Sonradan hayatını kaybeden iş ortağı fenalaşınca kapıyı kilitleyip kendi eşini ve bir tanığı arayan sanık yönünden, yerel mahkemenin suçun oluşmadığı kabulü onanmıştır.
  • Koruma ve gözetim yükümlülüğü olan kişi yönünden olay terk suçu, sonuç doğuran ihmallerde ise kasten öldürme veya yaralama olarak değerlendirilebilir.
  • Bu suça teşebbüs mümkün değildir.
  • Suç şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur.

Yolda yaralı birini görüp geçmek, trafik kazasından sonra yaralıyı bırakıp gitmek ya da fenalaşan bir kişiye yardım çağırmamak; çoğu kişi bu davranışların yalnızca vicdani bir sorun olduğunu düşünür. Oysa TCK 98, kendini idare edemeyecek durumdaki kişilere yardım etme veya yetkilileri haberdar etme yükümlülüğünü herkes için hukuki bir zorunluluk hâline getirmiştir.

Bu suçta en çok tartışılan konular; kimden ne ölçüde yardım beklendiği, olaya neden olan kişinin durumu ve yardımın yetersiz kaldığı hâllerde bildirim yükümlülüğünün nasıl yerine getirileceğidir. Aşağıda Yargıtay’ın bu sorulara verdiği yanıtlar kararlar üzerinden açıklanmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.98: Yargıtay kararlarında aktarıldığı şekliyle “(1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hâl ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhâl ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Yargıtay’ın ölçütleri: 4. Ceza Dairesine göre failin yardım etmemekten sorumlu tutulabilmesi, “failin kendisini veya bir başkasını tehlikeye sokmadan, olanakları, gücü ve yeteneğiyle orantılı biçimde, hal ve koşullara göre yardım yapmasının mümkün olduğunun tespitine bağlıdır.” Daire, kendini idare edemeyecek durumda olmayı, mağdurun başkasının yardımı olmadığı takdirde hayatına, sağlığına veya vücut bütünlüğüne yönelik ağır bir tehlikenin varlığı olarak tanımlamıştır.
Değişiklik uyarısı: Yargıtay’ın açıkladığı üzere mülga 765 sayılı TCK m.476 “yedi yaşından aşağı” çocuk sınırı öngörüyordu; 5237 sayılı TCK yaş sınırı yerine yaş nedeniyle kendini idare edemeyecek kimse ifadesini kullanmış ve “başka herhangi bir nedenle” ibaresiyle kapsamı genişletmiştir. Ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.81, 7574 sayılı Kanunla 2026’da değiştirilmiştir. Güncel metne göre ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında zabıtanın iznini almadan, zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. Olay tarihindeki metin ayrıca kontrol edilmelidir.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Temel hâlTCK m.98/1Bir yıla kadar hapis veya adli para cezası
Ölüm neticesiTCK m.98/2Bir yıldan üç yıla kadar hapis
Beklenen yardımın ölçüsüY4CD 25.12.2015Olanak, güç ve yetenekle orantılı
Yardım yetersizseY4CD 25.12.2015Derhal ilgili makamlara bildirim gerekir
Olaya neden olan kişiY4CD 25.12.2015Kural olarak yalnız kendi suçundan sorumlu
Yardımı üstlenen sürücüY4CD 25.12.2015Üstlendiği yardımı yapmazsa sorumlu, beraat bozuldu
Otogardaki çocuklarY4CD 25.12.2015Bildirim yükümlülüğü yönünden araştırma gerekir
Fenalaşan ortakY4CD 25.12.2015Unsurlar oluşmadı, beraat onandı
Yanan çocuğa evde müdahaleY4CD 18.01.2016Unsurlar oluşmadı, beraat onandı
Kritik nokta: Bu suçta sorumluluk, olay anındaki koşullar üzerinden değerlendirilir. Failin yaşı, fiziki durumu, bilgisi, elindeki imkânlar, tehlikenin büyüklüğü, olayın ani gelişip gelişmediği ve failin şoka girip girmediği mahkemece dikkate alınır. Bu nedenle savunmada olay anındaki koşullar, yapılan yardım ve kimlerin ne zaman arandığı telefon kayıtları ve tanıklarla ayrıntılı olarak ortaya konmalıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Kendini idare edemeyecek durumda birini görürseniz önce kendi güvenliğinizi tehlikeye atmadan yardım edip edemeyeceğinizi değerlendirin.
  2. Durumun ciddi olduğu ya da yardımınızın yetersiz kalacağı anlaşılıyorsa gecikmeden 112 Acil Çağrı Merkezini arayın.
  3. Olay yerinde başka kişiler varsa kimin yetkilileri aradığını netleştirin; herkesin başkasının aradığını düşünmesi gecikmeye yol açar.
  4. Yardımı üstlendiyseniz yarıda bırakmayın; hastaneye götürmeyi taahhüt ettiyseniz mağduru bir sağlık kuruluşuna ulaştırın.
  5. Kazaya karışan sürücü iseniz olay yerini terk etmeden yaralıya yardım edin ve durumu yetkililere bildirin.
  6. Yardımı yetkililere teslim ettikten sonra kimliğinizi ve iletişim bilgilerinizi bırakın.
  7. Soruşturma açılmışsa telefon kayıtlarınızı, arama saatlerini ve olay yerindeki tanıkları belirleyin.
  8. Olay anındaki koşulları, şok durumunuzu ve imkânlarınızı anlatan savunmanızı somut olgulara dayandırın.
  9. Mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünüz varsa olayın terk suçu kapsamında da değerlendirilebileceğini gözetin.
  10. Mağdurun ölümü söz konusuysa ölümle yardım etmeme arasındaki nedensellik ve kusur ilişkisinin bilirkişi raporuyla tartışılmasını isteyin.
  11. Başka kişilerin yardım veya bildirimde bulunduğunu gösteren delilleri dosyaya sunun.
  12. Çocuklar gibi korunmaya muhtaç kişilerle karşılaştığınızda yanlarında veli yoksa kolluğa haber verin.
Yargıtay kararları

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 25.12.2015 T., 2014/31080 E., 2015/40852 K.
Çarptığı çocuğu hastaneye götürmek için aracına alan, ancak bir saat şehir içinde dolaştırıp evinin önüne bırakan sürücü, kendiliğinden üstlendiği yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği için TCK 98’den sorumludur. Sanık, idaresindeki araçla karşıdan karşıya geçmeye çalışan 13 yaşındaki katılana çarpmış ve katılanın kemik kırığıyla yaralanmasına neden olmuştur. Sanık, kendi isteği ve olay yerinde bulunan kişilerin önerisiyle katılanı ve arkadaşını hastaneye götürmek için aracına almış, ancak yaklaşık bir saat şehir içinde dolaştırdıktan sonra katılanı evinin önüne bırakıp uzaklaşmıştır. Sulh ceza mahkemesi sanığın kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Daire, olaya neden olan kişinin kural olarak yalnızca kendi işlediği suçtan sorumlu olduğunu, ancak “olaya sebebiyet veren kişi, mağdura yardım konusunda kendiliğinden inisiyatif almış, bu nedenle başkalarının yardım etmesine ve resmi mercilere bildirmesine engel olmuş ve buna rağmen yardımı gerçekleştirmemiş ise, kendiliğinden üstlendiği yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği için, fail olarak bu suçtan sorumlu tutulmalıdır” ilkesini ortaya koymuştur. Somut olayda “yaralanması nedeniyle kendini idare edemeyecek durumda bulunan onüç yaşındaki katılanla ilgili olarak üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen sanığın” cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir. Beraat hükmü 25.12.2015 tarihinde tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 25.12.2015 T., 2014/1779 E., 2015/40860 K.
Otogarda velisiz ve okul çantalı 12 yaşındaki çocukları görüp nereye gittiklerini öğrenen, yetkililere bildirmek yerine normalin üzerinde fiyata bilet alarak otobüse bindiren kişi hakkında bildirim yükümlülüğünün ihlali araştırılmalıdır. Şehirlerarası otobüs terminalinde bir firmaya bağlı olmadan bilet satışına aracılık yapan sanığın, karnelerinde zayıf not bulunduğu için eve gitmek yerine başka bir şehre kaçmak üzere otogara gelen, sırtlarında okul çantaları bulunan 12 yaşındaki iki ilkokul öğrencisini gördüğü iddia edilmiştir. Sanığın çocukların yaşını ve öğrenci olduklarını anlamasına, yanlarında veli bulunmamasına rağmen durumu ilgili makamlara bildirmek yerine normalin üzerinde fiyata bilet temin ederek çocukları otobüse bindirdiği ileri sürülmüştür. Sulh ceza mahkemesi sanığın beraatine karar vermiştir. Daire, iddianın kanıtlanması hâlinde “sanığın eylemi bildirim yükümlülüğünü ihlal suçunu oluşturacağından” otobüs firması yetkilisi ile mağdurlardan birinin dinlenmesi ve belirecek duruma göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Eksik kovuşturmayla beraat hükmü kurulması kanuna aykırı bulunmuştur. Beraat hükmü 25.12.2015 tarihinde tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 25.12.2015 T., 2014/48464 E., 2015/40856 K.
Suç ihmali ve seçimlik hareketli bir tehlike suçudur; iş ortağının evde fenalaşması üzerine kapıyı kilitleyip kendi eşini ve bir tanığı arayan sanık yönünden yerel mahkemenin suçun oluşmadığı kabulü onanmıştır. Sanık, kararda mütevveffa olarak anılan iş ortağına ait evde onunla yalnız bulunduğu sırada ortağı fenalaşmıştır. Sanık durumu yetkili makamlara bildirmek yerine kapıyı üzerine kilitlemiş ve kendi eşi ile bir tanığı arayarak haber vermiştir. Asliye ceza mahkemesi delilleri değerlendirerek suçun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varmış, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili hükmü temyiz etmiştir. Daire, suçun ayrıntılı bir çerçevesini çizmiş, “Kanun koyucu iki tür ihmali davranış öngörmüştür. Bunlardan birinin varlığını suçun oluşumu için yeterli görmüştür” tespitini yapmıştır. Yardımın biçim ve kapsamının failin kişisel ve fiziksel özellikleri, deneyimi, bilgisi, sahip olduğu araçlar, tehlikenin boyutu ve ani gelişen olaylarda şoka girip girmediği gözetilerek mahkemece takdir edileceğini belirtmiştir. Ayrıca “başkalarının yardım veya bildirimde bulunması, failin yardım veya bildirimde bulunmasını gereksiz kılmış ise, bu durumda bu suçun oluştuğundan söz edilemez” diyerek ilkeyi ortaya koymuştur. Somut olayda yerel mahkemenin delilleri değerlendirerek varılan sonucu isabetli bulmuştur. Beraat hükmü 25.12.2015 tarihinde tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 18.01.2016 T., 2015/27008 E., 2016/615 K.
Üzerine sıcak su dökülen çocuklarını hastaneye götürmeyip evde suya tutarak ve merhemle tedavi etmeye çalışan anne baba yönünden yerel mahkemenin TCK 98’in unsurlarının oluşmadığı kabulü onanmıştır. Sanıklar, üzerine sıcak su dökülmesi nedeniyle yaralanan küçük çocuklarını hastaneye götürmek veya 112’yi aramak yerine kendi imkânlarıyla yanan yerleri suya tutmuş ve komşulardan aldıkları merhemle tedavi etmeye çalışmışlardır. Yerel mahkeme suçun unsurlarının oluşmadığına karar vermiş, korunmaya muhtaç çocuk vekili hükmü temyiz etmiştir. Daire önce vekilin davaya katılmasına karar vermiştir. Esas yönünden suçun genel çerçevesini açıklamış ve “Fail mağduru koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kişi ise, bu durumda terk suçundan söz edilebilir” hatırlatmasını yapmıştır. Failin neticeyi önleme konusunda hukuki yükümlülüğü bulunan hâllerde olayın ihmali davranışla kasten öldürme veya yaralama kapsamında değerlendirilebileceğini de belirtmiştir. Somut olayda yerel mahkemenin delilleri değerlendirerek TCK 98’in unsurlarının oluşmadığını isabetle sonuca bağladığı kabul edilmiştir. Hükümler 18.01.2016 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle onanmıştır.

Dört karar, yardım veya bildirim yükümlülüğünün kapsamını hem genişleten hem de sınırlayan yönleriyle ortaya koymaktadır.

4. Ceza Dairesinin 2014/31080 E. sayılı kararı trafik kazaları bakımından özellikle önemlidir. Kazaya neden olan sürücü kural olarak taksirle yaralama suçundan sorumludur. Ancak yaralıyı hastaneye götürme işini üstlenip bu yolla başkalarının yardım etmesine ve resmi mercilere bildirmesine engel olmuş ve sonra yaralıyı sağlık kuruluşuna ulaştırmamışsa, ayrıca TCK 98’den de sorumlu olur. Kazalardaki ceza sorumluluğu için taksirle yaralama yazımıza bakılabilir.

Aynı günlü otogar kararı, bu yükümlülüğün yalnızca yaralılara değil, yaşları nedeniyle kendilerini idare edemeyecek durumdaki çocuklara karşı da geçerli olduğunu göstermektedir. Velisiz çocukların tehlikeye sürüklendiğini fark eden bir yetişkinin bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu durum, işlenmekte olan bir suçu bildirmeme yükümlülüğünden farklıdır; o konu için suçu bildirmeme yazımız incelenebilir.

Diğer iki onama kararı ise yargılamanın delillerin değerlendirilmesine ne kadar bağlı olduğunu göstermektedir. Daire, fenalaşan ortağı için eşini ve bir tanığı arayan kişi ve yanan çocuğa evde müdahale eden anne baba yönünden yerel mahkemelerin suçun oluşmadığı kabullerini isabetli bulmuştur. Bu kararlar, olay anındaki imkânların ve failin yardım girişiminin somut olarak değerlendirildiğini gösterir; ancak yardımın yetersiz kalacağı açık olan hâllerde bildirimin derhal yapılması gerektiği ilkesi değişmemektedir.

Mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler bakımından olay terk suçu veya sonuç doğmuşsa ihmali davranışla kasten yaralama ya da öldürme suçları yönünden de değerlendirilebilir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Yardımın yalnızca ahlaki bir görev olduğunu sanmakTCK 98 herkese hukuki yükümlülük getirirYardım edin veya derhal bildirin
Başkasının arayacağını varsaymakBildirim gecikir ve sorumluluk doğabilir112’yi aradığınızı kesinleştirin
Yardımı üstlenip yarıda bırakmakOlaya neden olan kişi de sorumlu hâle gelirMağduru sağlık kuruluşuna ulaştırın
Kendi imkânlarıyla yetersiz müdahalede ısrar etmekYardımın yetersiz kalacağı açıksa bildirim zorunludurProfesyonel yardım çağırın
Kaza sonrası olay yerinden ayrılmakÖlümlü veya yaralanmalı kazada KTK m.81’e göre hapis cezası öngörülürYaralıya yardım edip yetkilileri bekleyin
Kendini tehlikeye atmakKanun kişiden kendini tehlikeye sokmasını beklemezGüvenli olan en uygun yardımı yapın
Arama kayıtlarını saklamamakBildirimin zamanı ispatlanamazTelefon kayıtlarını ve tanıkları belirleyin
Velisiz çocukların durumunu önemsememekYaş nedeniyle kendini idare edemeyenler de korunurKolluğa haber verin
Koruma yükümlülüğünü gözden kaçırmakTerk veya ihmali öldürme suçları gündeme gelebilirOlayın niteliğini doğru belirleyin
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu nedir?

TCK m.98’de düzenlenen, kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmemek veya durumu derhal ilgili makamlara bildirmemekle işlenen suçtur.

Cezası nedir?

Temel hâlde bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle kişi ölürse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Yolda yaralı birini görüp geçmek suç mu?

Kişi yaralanması nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaysa ve siz kendinizi tehlikeye atmadan yardım edebilecek veya yetkilileri arayabilecek durumdaysanız, hiçbirini yapmamak TCK 98 kapsamında suç oluşturabilir.

Ne kadar yardım etmem gerekir?

Yargıtay’a göre kişiden kendisini veya başkasını tehlikeye sokmadan, olanakları, gücü ve yeteneğiyle orantılı yardım beklenir. Yardımın yetersiz kalacağı belliyse durumun derhal ilgili makamlara bildirilmesi gerekir.

112’yi aramak yeterli mi?

Bildirim yükümlülüğü, iletişim araçlarıyla veya herhangi bir biçimde yetkilileri derhal haberdar etmekle yerine getirilir. Hal ve koşullar elveriyorsa ayrıca ilk yardım yapılması da beklenebilir.

Başkası zaten aradıysa sorumlu olur muyum?

Yargıtay’a göre başkalarının yardım veya bildirimde bulunması sizin yardım veya bildirimde bulunmanızı gereksiz kılmışsa suç oluşmaz.

Kazaya neden olan sürücü de bu suçtan sorumlu olur mu?

Kural olarak kazaya neden olan kişi yalnızca kendi işlediği suçtan, örneğin taksirle yaralamadan sorumludur. Ancak yardımı kendiliğinden üstlenip başkalarının yardımını engelledikten sonra yardımı gerçekleştirmezse TCK 98’den de sorumlu tutulur.

Yaralıyı hastaneye götürmeyi üstlenip bırakırsam ne olur?

Yargıtay, çarptığı çocuğu hastaneye götürmek için aracına alıp bir saat dolaştıran ve evinin önüne bırakan sürücü hakkında verilen beraat kararını, üstlendiği yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle bozmuştur.

Velisiz bir çocuğu fark edersem ne yapmalıyım?

Yaşı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaki çocuklar da bu suçun koruma alanındadır. Yargıtay, otogarda velisiz çocuklara bilet alıp otobüse bindirdiği iddia edilen kişi yönünden bildirim yükümlülüğünün araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Aile üyesine yardım etmemek de bu suç mu?

Mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler yönünden olay terk suçu kapsamında değerlendirilebilir. Hukuki yükümlülük ihlali sonucunda ölüm veya yaralanma doğmuşsa ihmali davranışla kasten öldürme veya yaralama suçları da gündeme gelebilir.

Şoka girdiğim için yardım edemediysem sorumlu olur muyum?

Yargıtay, yardımın biçimi ve kapsamı belirlenirken ani gelişen olaylarda failin şoka girip girmediğinin de gözetileceğini belirtmiştir. Bu durum somut olayın koşullarına göre mahkemece değerlendirilir.

Bu suça teşebbüs mümkün mü?

Hayır. Yargıtay, suçun ihmali niteliği nedeniyle teşebbüse elverişli olmadığını belirtmiştir.

Mağdur öldüyse ceza nasıl belirlenir?

TCK m.98/2’ye göre bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Failin bu ağır sonuçtan sorumlu tutulabilmesi için TCK m.23 uyarınca netice bakımından en azından taksirinin bulunması gerekir.

Suç şikâyete bağlı mı?

Hayır. TCK m.98’de şikâyet şartı bulunmamaktadır; suç resen soruşturulur.

Hangi mahkemede yargılanırım?

Ceza sınırları dikkate alındığında dava asliye ceza mahkemesinde görülür.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.98 — Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.97 — Terk
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.83 — Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.88 — Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.89 — Taksirle yaralama
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.85 — Taksirle öldürme
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.23 — Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.43 — Zincirleme suç
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.278 — Suçu bildirmeme
  • 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu m.476 — Önceki düzenleme
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.81 — Trafik kazalarına karışanların yükümlülükleri
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237 — Katılma

İlgili yazılarımız: Terk suçu · Taksirle yaralama · Suçu bildirmeme · Kasten yaralama · Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Yargı Görevi Yapanı, Bilirkişiyi veya Tanığı Etkilemeye Teşebbüs (TCK 277): Görülmekte Olan Dava Şartı ve Adil Yargılamayı Etkileme

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.277/1’e göre görülmekte olan bir davada gerçeğin…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Zorunluluk Hâli (TCK 25/2): Ağır ve Muhakkak Tehlike, Orantı Şartı, Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.25/2’ye göre kendisine veya başkasına ait bir…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kripto Para Dolandırıcılığı

İçindekilerKripto Para Dolandırıcılığı ŞikayetiKripto Para Nedir?Kripto Para Dolandırıcılığı Nasıl Yapılmaktadır?Kripto Para Dolandırıcılığı Mağdurlarının Hukuki Hakları Nelerdir?Kripto Para Dolandırıcılığı…

01.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Müteveffa Ne Demek?

İçindekilerMüteveffa :Hukuki Boyutlarıyla Vefat Eden Kişiye Dair Her ŞeyMüteveffa Kelimesinin Kökeni ve Anlamı: Dilbilgisel Bir BakışMüteveffa Kavramı Hukuki…

14.01.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Zincirleme Suç (TCK 43): Tek Ceza, Dörtte Bir – Dörtte Üç Artırım

İçindekilerKanun metniNeden lehe bir kurum?Üç şart“Aynı suç işleme kararı” nedir?Süre: karine ama kesin değilAynı zamanda işlenirse?Ne yapmalı? Kısaca…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu (TCK m. 154)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m. 154, taşınmaz mülkiyetini ve zilyetliğini ceza…

05.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara