Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi (TCK 98): Yaralıya Yardım Etmemek, 112’yi Aramamak ve Ceza

- TCK m.98/1’e göre yaşı, hastalığı veya yaralanması ya da başka bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen veya durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
- Yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle kişi ölürse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
- Bu yükümlülük kural olarak herkes için geçerlidir; mağdurla bir yakınlık veya sözleşme ilişkisi aranmaz.
- Suç ihmali ve seçimlik hareketli bir suçtur: yardım etmemek veya bildirmemekten biri yeterlidir.
- Kişiden kendisini veya başkasını tehlikeye sokacak bir yardım beklenmez; olanakları, gücü ve yeteneğiyle orantılı yardım beklenir.
- Yardımın yeterli olmayacağı belliyse sorumluluktan kurtulmak için durumun derhal ilgili makamlara bildirilmesi gerekir.
- Başkaları yardım veya bildirimde bulunmuş ve bu, yardımı gereksiz kılmışsa suç oluşmaz.
- Mağdurun yardıma muhtaç hâle gelmesine kasten veya taksirle neden olan kişi, kural olarak yalnızca kendi işlediği suçtan sorumludur.
- Olaya neden olan kişi yardımı kendiliğinden üstlenir ve başkalarının yardımını engellerse bu suçtan da sorumlu olur.
- Çarptığı çocuğu hastaneye götürmek için aracına alıp bir saat dolaştıran ve evinin önüne bırakan sürücü hakkındaki beraat bozulmuştur.
- Okul kaçağı 12 yaşındaki çocuklara otogarda bilet alıp otobüse bindiren kişi yönünden bildirim yükümlülüğünün ihlali iddiası araştırılmalıdır.
- Sonradan hayatını kaybeden iş ortağı fenalaşınca kapıyı kilitleyip kendi eşini ve bir tanığı arayan sanık yönünden, yerel mahkemenin suçun oluşmadığı kabulü onanmıştır.
- Koruma ve gözetim yükümlülüğü olan kişi yönünden olay terk suçu, sonuç doğuran ihmallerde ise kasten öldürme veya yaralama olarak değerlendirilebilir.
- Bu suça teşebbüs mümkün değildir.
- Suç şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur.
Yolda yaralı birini görüp geçmek, trafik kazasından sonra yaralıyı bırakıp gitmek ya da fenalaşan bir kişiye yardım çağırmamak; çoğu kişi bu davranışların yalnızca vicdani bir sorun olduğunu düşünür. Oysa TCK 98, kendini idare edemeyecek durumdaki kişilere yardım etme veya yetkilileri haberdar etme yükümlülüğünü herkes için hukuki bir zorunluluk hâline getirmiştir.
Bu suçta en çok tartışılan konular; kimden ne ölçüde yardım beklendiği, olaya neden olan kişinin durumu ve yardımın yetersiz kaldığı hâllerde bildirim yükümlülüğünün nasıl yerine getirileceğidir. Aşağıda Yargıtay’ın bu sorulara verdiği yanıtlar kararlar üzerinden açıklanmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Temel hâl | TCK m.98/1 | Bir yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Ölüm neticesi | TCK m.98/2 | Bir yıldan üç yıla kadar hapis |
| Beklenen yardımın ölçüsü | Y4CD 25.12.2015 | Olanak, güç ve yetenekle orantılı |
| Yardım yetersizse | Y4CD 25.12.2015 | Derhal ilgili makamlara bildirim gerekir |
| Olaya neden olan kişi | Y4CD 25.12.2015 | Kural olarak yalnız kendi suçundan sorumlu |
| Yardımı üstlenen sürücü | Y4CD 25.12.2015 | Üstlendiği yardımı yapmazsa sorumlu, beraat bozuldu |
| Otogardaki çocuklar | Y4CD 25.12.2015 | Bildirim yükümlülüğü yönünden araştırma gerekir |
| Fenalaşan ortak | Y4CD 25.12.2015 | Unsurlar oluşmadı, beraat onandı |
| Yanan çocuğa evde müdahale | Y4CD 18.01.2016 | Unsurlar oluşmadı, beraat onandı |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Kendini idare edemeyecek durumda birini görürseniz önce kendi güvenliğinizi tehlikeye atmadan yardım edip edemeyeceğinizi değerlendirin.
- Durumun ciddi olduğu ya da yardımınızın yetersiz kalacağı anlaşılıyorsa gecikmeden 112 Acil Çağrı Merkezini arayın.
- Olay yerinde başka kişiler varsa kimin yetkilileri aradığını netleştirin; herkesin başkasının aradığını düşünmesi gecikmeye yol açar.
- Yardımı üstlendiyseniz yarıda bırakmayın; hastaneye götürmeyi taahhüt ettiyseniz mağduru bir sağlık kuruluşuna ulaştırın.
- Kazaya karışan sürücü iseniz olay yerini terk etmeden yaralıya yardım edin ve durumu yetkililere bildirin.
- Yardımı yetkililere teslim ettikten sonra kimliğinizi ve iletişim bilgilerinizi bırakın.
- Soruşturma açılmışsa telefon kayıtlarınızı, arama saatlerini ve olay yerindeki tanıkları belirleyin.
- Olay anındaki koşulları, şok durumunuzu ve imkânlarınızı anlatan savunmanızı somut olgulara dayandırın.
- Mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünüz varsa olayın terk suçu kapsamında da değerlendirilebileceğini gözetin.
- Mağdurun ölümü söz konusuysa ölümle yardım etmeme arasındaki nedensellik ve kusur ilişkisinin bilirkişi raporuyla tartışılmasını isteyin.
- Başka kişilerin yardım veya bildirimde bulunduğunu gösteren delilleri dosyaya sunun.
- Çocuklar gibi korunmaya muhtaç kişilerle karşılaştığınızda yanlarında veli yoksa kolluğa haber verin.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 25.12.2015 T., 2014/31080 E., 2015/40852 K.
Çarptığı çocuğu hastaneye götürmek için aracına alan, ancak bir saat şehir içinde dolaştırıp evinin önüne bırakan sürücü, kendiliğinden üstlendiği yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği için TCK 98’den sorumludur. Sanık, idaresindeki araçla karşıdan karşıya geçmeye çalışan 13 yaşındaki katılana çarpmış ve katılanın kemik kırığıyla yaralanmasına neden olmuştur. Sanık, kendi isteği ve olay yerinde bulunan kişilerin önerisiyle katılanı ve arkadaşını hastaneye götürmek için aracına almış, ancak yaklaşık bir saat şehir içinde dolaştırdıktan sonra katılanı evinin önüne bırakıp uzaklaşmıştır. Sulh ceza mahkemesi sanığın kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Daire, olaya neden olan kişinin kural olarak yalnızca kendi işlediği suçtan sorumlu olduğunu, ancak “olaya sebebiyet veren kişi, mağdura yardım konusunda kendiliğinden inisiyatif almış, bu nedenle başkalarının yardım etmesine ve resmi mercilere bildirmesine engel olmuş ve buna rağmen yardımı gerçekleştirmemiş ise, kendiliğinden üstlendiği yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği için, fail olarak bu suçtan sorumlu tutulmalıdır” ilkesini ortaya koymuştur. Somut olayda “yaralanması nedeniyle kendini idare edemeyecek durumda bulunan onüç yaşındaki katılanla ilgili olarak üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen sanığın” cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir. Beraat hükmü 25.12.2015 tarihinde tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 25.12.2015 T., 2014/1779 E., 2015/40860 K.
Otogarda velisiz ve okul çantalı 12 yaşındaki çocukları görüp nereye gittiklerini öğrenen, yetkililere bildirmek yerine normalin üzerinde fiyata bilet alarak otobüse bindiren kişi hakkında bildirim yükümlülüğünün ihlali araştırılmalıdır. Şehirlerarası otobüs terminalinde bir firmaya bağlı olmadan bilet satışına aracılık yapan sanığın, karnelerinde zayıf not bulunduğu için eve gitmek yerine başka bir şehre kaçmak üzere otogara gelen, sırtlarında okul çantaları bulunan 12 yaşındaki iki ilkokul öğrencisini gördüğü iddia edilmiştir. Sanığın çocukların yaşını ve öğrenci olduklarını anlamasına, yanlarında veli bulunmamasına rağmen durumu ilgili makamlara bildirmek yerine normalin üzerinde fiyata bilet temin ederek çocukları otobüse bindirdiği ileri sürülmüştür. Sulh ceza mahkemesi sanığın beraatine karar vermiştir. Daire, iddianın kanıtlanması hâlinde “sanığın eylemi bildirim yükümlülüğünü ihlal suçunu oluşturacağından” otobüs firması yetkilisi ile mağdurlardan birinin dinlenmesi ve belirecek duruma göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Eksik kovuşturmayla beraat hükmü kurulması kanuna aykırı bulunmuştur. Beraat hükmü 25.12.2015 tarihinde tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 25.12.2015 T., 2014/48464 E., 2015/40856 K.
Suç ihmali ve seçimlik hareketli bir tehlike suçudur; iş ortağının evde fenalaşması üzerine kapıyı kilitleyip kendi eşini ve bir tanığı arayan sanık yönünden yerel mahkemenin suçun oluşmadığı kabulü onanmıştır. Sanık, kararda mütevveffa olarak anılan iş ortağına ait evde onunla yalnız bulunduğu sırada ortağı fenalaşmıştır. Sanık durumu yetkili makamlara bildirmek yerine kapıyı üzerine kilitlemiş ve kendi eşi ile bir tanığı arayarak haber vermiştir. Asliye ceza mahkemesi delilleri değerlendirerek suçun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varmış, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili hükmü temyiz etmiştir. Daire, suçun ayrıntılı bir çerçevesini çizmiş, “Kanun koyucu iki tür ihmali davranış öngörmüştür. Bunlardan birinin varlığını suçun oluşumu için yeterli görmüştür” tespitini yapmıştır. Yardımın biçim ve kapsamının failin kişisel ve fiziksel özellikleri, deneyimi, bilgisi, sahip olduğu araçlar, tehlikenin boyutu ve ani gelişen olaylarda şoka girip girmediği gözetilerek mahkemece takdir edileceğini belirtmiştir. Ayrıca “başkalarının yardım veya bildirimde bulunması, failin yardım veya bildirimde bulunmasını gereksiz kılmış ise, bu durumda bu suçun oluştuğundan söz edilemez” diyerek ilkeyi ortaya koymuştur. Somut olayda yerel mahkemenin delilleri değerlendirerek varılan sonucu isabetli bulmuştur. Beraat hükmü 25.12.2015 tarihinde tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 18.01.2016 T., 2015/27008 E., 2016/615 K.
Üzerine sıcak su dökülen çocuklarını hastaneye götürmeyip evde suya tutarak ve merhemle tedavi etmeye çalışan anne baba yönünden yerel mahkemenin TCK 98’in unsurlarının oluşmadığı kabulü onanmıştır. Sanıklar, üzerine sıcak su dökülmesi nedeniyle yaralanan küçük çocuklarını hastaneye götürmek veya 112’yi aramak yerine kendi imkânlarıyla yanan yerleri suya tutmuş ve komşulardan aldıkları merhemle tedavi etmeye çalışmışlardır. Yerel mahkeme suçun unsurlarının oluşmadığına karar vermiş, korunmaya muhtaç çocuk vekili hükmü temyiz etmiştir. Daire önce vekilin davaya katılmasına karar vermiştir. Esas yönünden suçun genel çerçevesini açıklamış ve “Fail mağduru koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kişi ise, bu durumda terk suçundan söz edilebilir” hatırlatmasını yapmıştır. Failin neticeyi önleme konusunda hukuki yükümlülüğü bulunan hâllerde olayın ihmali davranışla kasten öldürme veya yaralama kapsamında değerlendirilebileceğini de belirtmiştir. Somut olayda yerel mahkemenin delilleri değerlendirerek TCK 98’in unsurlarının oluşmadığını isabetle sonuca bağladığı kabul edilmiştir. Hükümler 18.01.2016 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle onanmıştır.
4. Ceza Dairesinin 2014/31080 E. sayılı kararı trafik kazaları bakımından özellikle önemlidir. Kazaya neden olan sürücü kural olarak taksirle yaralama suçundan sorumludur. Ancak yaralıyı hastaneye götürme işini üstlenip bu yolla başkalarının yardım etmesine ve resmi mercilere bildirmesine engel olmuş ve sonra yaralıyı sağlık kuruluşuna ulaştırmamışsa, ayrıca TCK 98’den de sorumlu olur. Kazalardaki ceza sorumluluğu için taksirle yaralama yazımıza bakılabilir.
Aynı günlü otogar kararı, bu yükümlülüğün yalnızca yaralılara değil, yaşları nedeniyle kendilerini idare edemeyecek durumdaki çocuklara karşı da geçerli olduğunu göstermektedir. Velisiz çocukların tehlikeye sürüklendiğini fark eden bir yetişkinin bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu durum, işlenmekte olan bir suçu bildirmeme yükümlülüğünden farklıdır; o konu için suçu bildirmeme yazımız incelenebilir.
Diğer iki onama kararı ise yargılamanın delillerin değerlendirilmesine ne kadar bağlı olduğunu göstermektedir. Daire, fenalaşan ortağı için eşini ve bir tanığı arayan kişi ve yanan çocuğa evde müdahale eden anne baba yönünden yerel mahkemelerin suçun oluşmadığı kabullerini isabetli bulmuştur. Bu kararlar, olay anındaki imkânların ve failin yardım girişiminin somut olarak değerlendirildiğini gösterir; ancak yardımın yetersiz kalacağı açık olan hâllerde bildirimin derhal yapılması gerektiği ilkesi değişmemektedir.
Mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler bakımından olay terk suçu veya sonuç doğmuşsa ihmali davranışla kasten yaralama ya da öldürme suçları yönünden de değerlendirilebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Yardımın yalnızca ahlaki bir görev olduğunu sanmak | TCK 98 herkese hukuki yükümlülük getirir | Yardım edin veya derhal bildirin |
| Başkasının arayacağını varsaymak | Bildirim gecikir ve sorumluluk doğabilir | 112’yi aradığınızı kesinleştirin |
| Yardımı üstlenip yarıda bırakmak | Olaya neden olan kişi de sorumlu hâle gelir | Mağduru sağlık kuruluşuna ulaştırın |
| Kendi imkânlarıyla yetersiz müdahalede ısrar etmek | Yardımın yetersiz kalacağı açıksa bildirim zorunludur | Profesyonel yardım çağırın |
| Kaza sonrası olay yerinden ayrılmak | Ölümlü veya yaralanmalı kazada KTK m.81’e göre hapis cezası öngörülür | Yaralıya yardım edip yetkilileri bekleyin |
| Kendini tehlikeye atmak | Kanun kişiden kendini tehlikeye sokmasını beklemez | Güvenli olan en uygun yardımı yapın |
| Arama kayıtlarını saklamamak | Bildirimin zamanı ispatlanamaz | Telefon kayıtlarını ve tanıkları belirleyin |
| Velisiz çocukların durumunu önemsememek | Yaş nedeniyle kendini idare edemeyenler de korunur | Kolluğa haber verin |
| Koruma yükümlülüğünü gözden kaçırmak | Terk veya ihmali öldürme suçları gündeme gelebilir | Olayın niteliğini doğru belirleyin |
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu nedir?
TCK m.98’de düzenlenen, kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmemek veya durumu derhal ilgili makamlara bildirmemekle işlenen suçtur.
Cezası nedir?
Temel hâlde bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle kişi ölürse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Yolda yaralı birini görüp geçmek suç mu?
Kişi yaralanması nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaysa ve siz kendinizi tehlikeye atmadan yardım edebilecek veya yetkilileri arayabilecek durumdaysanız, hiçbirini yapmamak TCK 98 kapsamında suç oluşturabilir.
Ne kadar yardım etmem gerekir?
Yargıtay’a göre kişiden kendisini veya başkasını tehlikeye sokmadan, olanakları, gücü ve yeteneğiyle orantılı yardım beklenir. Yardımın yetersiz kalacağı belliyse durumun derhal ilgili makamlara bildirilmesi gerekir.
112’yi aramak yeterli mi?
Bildirim yükümlülüğü, iletişim araçlarıyla veya herhangi bir biçimde yetkilileri derhal haberdar etmekle yerine getirilir. Hal ve koşullar elveriyorsa ayrıca ilk yardım yapılması da beklenebilir.
Başkası zaten aradıysa sorumlu olur muyum?
Yargıtay’a göre başkalarının yardım veya bildirimde bulunması sizin yardım veya bildirimde bulunmanızı gereksiz kılmışsa suç oluşmaz.
Kazaya neden olan sürücü de bu suçtan sorumlu olur mu?
Kural olarak kazaya neden olan kişi yalnızca kendi işlediği suçtan, örneğin taksirle yaralamadan sorumludur. Ancak yardımı kendiliğinden üstlenip başkalarının yardımını engelledikten sonra yardımı gerçekleştirmezse TCK 98’den de sorumlu tutulur.
Yaralıyı hastaneye götürmeyi üstlenip bırakırsam ne olur?
Yargıtay, çarptığı çocuğu hastaneye götürmek için aracına alıp bir saat dolaştıran ve evinin önüne bırakan sürücü hakkında verilen beraat kararını, üstlendiği yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle bozmuştur.
Velisiz bir çocuğu fark edersem ne yapmalıyım?
Yaşı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaki çocuklar da bu suçun koruma alanındadır. Yargıtay, otogarda velisiz çocuklara bilet alıp otobüse bindirdiği iddia edilen kişi yönünden bildirim yükümlülüğünün araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
Aile üyesine yardım etmemek de bu suç mu?
Mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler yönünden olay terk suçu kapsamında değerlendirilebilir. Hukuki yükümlülük ihlali sonucunda ölüm veya yaralanma doğmuşsa ihmali davranışla kasten öldürme veya yaralama suçları da gündeme gelebilir.
Şoka girdiğim için yardım edemediysem sorumlu olur muyum?
Yargıtay, yardımın biçimi ve kapsamı belirlenirken ani gelişen olaylarda failin şoka girip girmediğinin de gözetileceğini belirtmiştir. Bu durum somut olayın koşullarına göre mahkemece değerlendirilir.
Bu suça teşebbüs mümkün mü?
Hayır. Yargıtay, suçun ihmali niteliği nedeniyle teşebbüse elverişli olmadığını belirtmiştir.
Mağdur öldüyse ceza nasıl belirlenir?
TCK m.98/2’ye göre bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Failin bu ağır sonuçtan sorumlu tutulabilmesi için TCK m.23 uyarınca netice bakımından en azından taksirinin bulunması gerekir.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.98’de şikâyet şartı bulunmamaktadır; suç resen soruşturulur.
Hangi mahkemede yargılanırım?
Ceza sınırları dikkate alındığında dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.98 — Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.97 — Terk
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.83 — Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.88 — Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.89 — Taksirle yaralama
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.85 — Taksirle öldürme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.23 — Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.43 — Zincirleme suç
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.278 — Suçu bildirmeme
- 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu m.476 — Önceki düzenleme
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.81 — Trafik kazalarına karışanların yükümlülükleri
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237 — Katılma
İlgili yazılarımız: Terk suçu · Taksirle yaralama · Suçu bildirmeme · Kasten yaralama · Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.