İşkence Suçu (TCK 94): Sistematik Davranış Ölçütü, Kasten Yaralama ve Zor Kullanma Sınırından Farkı

- TCK m.94’e göre bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezası alır.
- Suç kadına karşı işlenirse cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz; bu cümle 7406 sayılı Kanunla 2022’de eklenmiştir.
- Çocuğa, kendini savunamayacak kişiye, gebe kadına veya görevi nedeniyle avukata ya da kamu görevlisine karşı işlenirse ceza sekiz yıldan on beş yıla kadardır.
- Fiil cinsel taciz şeklinde gerçekleşirse on yıldan on beş yıla kadar hapis verilir.
- Suça iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır; ihmali davranışla işlenmesi cezada indirim sebebi değildir.
- İşkence suçunda zamanaşımı işlemez; bu fıkra 6459 sayılı Kanunla 2013’te eklenmiştir.
- Ceza Genel Kuruluna göre işkence için davranışların belli bir süreç içinde sistematik olarak gerçekleştirilmesi gerekir.
- Sistematiklik aynı hareketin tekrarlanması demek değildir; farklı hareketler bir bütün halinde de işkence oluşturabilir.
- Filistin askısı veya falakaya yatırma gibi bazı hareketler tekrarlanmasa bile sistematik uygulama sayılır.
- İşkence için belirli bir saik aranmaz; korkutmak, otorite göstermek veya cezalandırmak amacıyla da işlenebilir.
- Nezarethanede bir dakikalık süre içinde tuvalette darp etme 8. Ceza Dairesince işkence değil kasten yaralama sayılmıştır.
- Buna karşılık cezaevinde sayım için zorla alt kata indirilen tutukluya tekme ve tokatla vurulması 2018’de Daire çoğunluğunca işkence kabul edilmiştir.
- Zabıta görevlilerinin balon satıcısını depoya götürüp dövmesi işkence değil neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak değerlendirilmiştir.
- İşkence için zor kullanma yetkisi şart değildir; TCK m.256’daki sınırın aşılması suçu ise bu yetkiye sahip görevli tarafından işlenir.
- Dava ağır ceza mahkemesinde görülür.
Gözaltında, karakolda veya ceza infaz kurumunda kamu görevlisinin bir kişiye yönelik darbı, hakareti ya da onur kırıcı davranışı çok farklı suçlar olarak nitelendirilebilir. Aynı eylem işkence kabul edilirse ağır bir hapis cezası söz konusu olur ve zamanaşımı işlemez; kasten yaralama sayılırsa ceza çok daha düşük kalır ve dava zamanaşımına uğrayabilir.
Bu ayrımda Yargıtay’ın temel ölçütü davranışların “sistematik” olup olmadığıdır. Ancak bu ölçütün somut olaylarda nasıl uygulanacağı konusunda daire kararlarında ve karşı oylarda farklı yaklaşımlar görülmektedir. Aşağıda Ceza Genel Kurulu ve 8. Ceza Dairesi kararları bu açıdan incelenmektedir.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Temel hal | TCK m.94/1 | Üç yıldan on iki yıla kadar hapis |
| Nitelikli haller | TCK m.94/2-3 | Sekiz yıldan on beş yıla, on yıldan on beş yıla |
| Zamanaşımı | TCK m.94/6 | İşlemez |
| Sistematiklik ölçütü | YCGK 01.02.2023 | Belli süreçte sistematik davranış |
| Polis aracında yaralama | YCGK 01.02.2023 | Silahla ve nüfuz kötüye kullanılarak basit yaralama |
| Nezarethanede bir dakikalık darp | Y8CD 22.02.2024 | Kasten yaralama, bozma |
| Cezaevinde sayım sırasında darp | Y8CD 04.06.2018 | İşkence, onama (oyçokluğu) |
| Zabıtanın depoda darbı | Y8CD 12.03.2014 | Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama |
| Zor kullanma yetkisi | Y8CD 04.06.2018 | İşkence için şart değil; TCK 256 için şart |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Kötü muameleye maruz kaldığınızda en kısa sürede Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunun.
- Gözaltından veya nezarethaneden çıkarken doktor raporu alınmasını talep edin; alınmadıysa bunu tutanağa geçirtin.
- Yaralanmalar için Adli Tıp Kurumu veya Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor alınmasını isteyin.
- Karakol, nezarethane veya cezaevindeki kamera kayıtlarının silinmeden önce muhafaza altına alınmasını talep edin.
- Olay sırasında aynı yerde bulunan kişilerin tanık olarak dinlenmesini isteyin.
- Olayın başlangıç ve bitiş saatlerini, uygulanan davranışların türünü ve tekrarını ayrıntılı olarak anlatın.
- Görevli nöbet listelerinin ve nezarethane kayıt defterlerinin dosyaya getirilmesini sağlayın.
- Olayı gören ancak müdahale etmeyen görevliler varsa bunları da belirtin; ihmali davranışla katılım cezada indirim sebebi değildir.
- Mağdur çocuk, kadın veya gebe ise nitelikli hallerin uygulanması için bu durumu belgeleyin.
- Davaya katılma talebinde bulunarak yargılamayı takip edin; mağdur çocuksa ilgili Bakanlığın da sürece dahil edildiğini kontrol edin.
- Eylemin işkence mi kasten yaralama mı sayılacağı konusunda Yargıtay’ın sistematiklik ölçütüne göre savunma veya itirazlarınızı hazırlayın.
- Maddi ve manevi zararlarınız için idareye karşı tazminat yollarını ayrıca değerlendirin.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.02.2023 T., 2021/90 E., 2023/60 K.
İşkence ancak belli bir süreç içinde sistematik olarak gerçekleştirilen davranışlarla oluşur; bu ölçüt aynı hareketin tekrarı olarak anlaşılmamalıdır. Somut olayda polis memurunun eylemi silahla ve nüfuz kötüye kullanılarak işlenen basit kasten yaralama sayılmıştır. Ağır ceza mahkemesi sanıkları önce eziyet suçundan mahkûm etmiş, usulden bozma üzerine beraat kararı vermiştir. 8. Ceza Dairesi oyçokluğuyla araçtaki polis memurunun eylemini işkence sayarak onun hakkındaki beraati bozmuş, aracı kullanan diğer sanığın beraatini onamış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmiştir. Genel Kurulun kabulüne göre devriye görevindeki polis memurları, kimliğini göstermeyen ve araca binmemek için direnen mağduru zor kullanma yetkisi kapsamında araca bindirmiştir. Araçta mağdurun kendisine ismini sorması üzerine çıkan tartışmada arka koltuktaki sanık mağdurun yüzüne biber gazı sıkmış, yumrukla kafasına vurmuş ve sırtını ısırmış; aracı kullanan sanığa karakola girmeden devam etmesini söylemiş, mağdur da karakol yakınında tutanak düzenlenmeden araçtan indirilmiştir. Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek düzeydedir. Genel Kurul işkencenin unsurlarını açıklarken “Yine süreklilik arz eden Filistin askısı veya falakaya yatırma gibi bazı hareketler tekrarlanmasa bile sistematik uygulama özelliği taşıdıklarından işkence suçunu oluşturacaktır” demiş ve fiilin sistematik olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından takdir edileceğini belirtmiştir. Somut olayda ise sanığın eylemlerini “sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde değil mağdurun eylemine tepki niteliğinde ve ani olarak” işlediğini kabul etmiştir. Beraat hükümleri, arka koltuktaki sanığın eyleminin TCK 86/2 ve 86/3-d-e kapsamında silahla ve kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılarak işlenen basit kasten yaralama, darbe müdahale etmeyip karakola girmeyen diğer sanığın eyleminin ise TCK 39/2-c kapsamında bu suça yardım niteliğinde olduğu gözetilmeden kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Karşı oy kullanan üyelerden sekizi aracı kullanan sanığın eyleminin suç oluşturmadığı, altısı ise her iki sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu görüşündedir. Hükümler 01.02.2023 tarihinde bozulmuş; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve ikinci sanığın sorumluluğuna ilişkin uyuşmazlıklarda oyçokluğu, diğer uyuşmazlıklarda oybirliği sağlanmıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 22.02.2024 T., 2021/9781 E., 2024/1698 K.
Nezarethanedeki kişiyi tuvalete götürüp yaklaşık bir dakikalık süre içinde darp eden ve sürükleyerek geri getiren polis memurunun eylemi sistematik ve süreklilik arz etmediğinden işkence değil, kasten yaralamadır. Aile içi bir tartışma nedeniyle karakola götürülen ve hakkında yakalama kararları bulunduğu anlaşılan katılan, nezarethaneye konulmadan önce alınan raporda darp izi bulunmadığı tespit edilerek nezarethaneye alınmıştır. Kamera kayıtlarına göre katılanın sürekli seslenmesi üzerine beyaz saçlı polis memuru önce parmaklıklar arasından elini uzatarak onu itmeye kalkışmış; ardından polis memurları saat 23.59’da katılanı nezarethaneden çıkarmış ve 00.00 sıralarında baygın halde kollarından sürükleyerek geri getirmiştir. Aynı nezarethanede kalan tanık da görevlinin katılana yumrukla vurduğunu ve onu sürükleyerek götürdüğünü anlatmıştır. Adli Tıp raporunda yüzde yüzeysel sıyrıklar ve dudakta hematom tespit edilmiş, yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olduğu belirtilmiştir. Ağır ceza mahkemesi sanığı işkence suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etmiştir. Daire, “Yapılan hareketlerin değişik günlerde olması, uzun bir zamana yayılması şart değildir, belli bir süreye yayılması, kamu görevlilerinin gelip gidip birkaç defa eylemi gerçekleştirmesi, suçun oluşması için yeterlidir” açıklamasını yapmış, somut olayda ise “sanığın eyleminin sistematik ve süreklilik arz eder şekilde olmadığının anlaşılması karşısında” TCK 86/2 ve 86/3-c uyarınca cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir. Hüküm 22.02.2024 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 04.06.2018 T., 2018/207 E., 2018/6390 K.
Daire çoğunluğu, sayıma inmek istemeyen tutukluyu tekme ve tokatla döverek zorla alt kata indiren infaz koruma memurlarının eylemini işkence kabul etmiş; karşı düşünce yazısında eylemin kısa süreli olduğu ve sistematik sayılamayacağı savunulmuştur. F tipi cezaevinde tutuklu olan katılan, sayım için alt kata inmek istemediğini, bunun üzerine infaz koruma memuru sanıkların kendisini tekme ve tokatla döverek zorla sayıma indirdiğini ve sırtında sigara söndürdüklerini beyan etmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunda vücuttaki künt travmatik lezyonların tamamının kişinin kendisi tarafından oluşturulmasının tıbben mümkün görülmediği bildirilmiş, sırttaki sigara yanıklarının ise kişinin kendisi tarafından da oluşturulabileceği belirtilmiştir. Daire çoğunluğu, sigara yanıkları yönünden kuşku bulunsa da diğer darp ve cebir eylemlerinin işkence niteliğinde olduğunu kabul etmiş, “işkence suçunun varlığı için cezaevinde sistematik bir kötü muamelenin her seferinde beklenemeyeceği” gerekçesiyle tebliğnamedeki kasten yaralama ve zamanaşımı görüşüne katılmamıştır. Kararın genel açıklamalar bölümünde, öğretiye de atıf yapılarak, “İşkence suçunun oluşabilmesi için kamu görevlisinin mutlaka zor kullanmak yetkisine sahip olmasının gerekmediği”, TCK 256’daki suç için ise bu yetkinin gerektiği belirtilmiştir. Karşı düşünce yazısında, toplam 13 dakikalık sürenin en az 7-8 dakikasının koğuşa girme, tartışma ve katılanı merdivenden alt kata indirme ile geçtiği, işkence olarak nitelenen eylemler için 5 veya 6 dakika kaldığı ve ani fiillerin işkence sayılamayacağı ileri sürülmüştür. Hükümler 04.06.2018 tarihinde oyçokluğuyla onanmıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 12.03.2014 T., 2014/398 E., 2014/5977 K.
Seyyar balon satıcısıyla tartıştıktan sonra onu depoya götürüp birlikte döven ve böbreğinin alınmasına yol açan zabıta görevlilerinin eylemi, sistematik ve süreç içinde gerçekleşmediğinden işkence değil neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadır. Belediyede zabıta görevlisi olan sanıklar, sahilde seyyar balon satan şikâyetçinin satışını engellemek istedikleri sırada çıkan tartışmanın ardından şikâyetçiyi araçlarına alarak park ve bahçeler müdürlüğünün deposuna götürmüş, burada birlikte darp etmiş ve daha sonra evinin yakınına bırakmıştır. Adli Tıp Kurumu raporuna göre olaya bağlı böbrek içi kanama nedeniyle şikâyetçinin sol böbreği ve dalağı ameliyatla alınmış, önceden var olan böbrek taşı bunda etkili olmamıştır. Ağır ceza mahkemesi sanıkları işkence suçundan mahkûm etmiştir. Daire, işkenceyle korunan hukuki değerleri açıklarken “İşkence teşkil eden fiiller aslında kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyan fiillerdir” ve “Ancak asıl korunan hukuki yarar, insan onurudur” tespitlerini yapmıştır. Somut olayda tartışmanın kavgaya dönüşüp yaralamayla sonuçlandığı, eylemlerin sistematik bir süreç içinde gerçekleşmediği gözetilerek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak nitelendirilmesi ve haksız tahrikin tanıklar dinlenerek tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Hükümler 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle bozulmuş ve karar 12.03.2014 tarihinde tefhim edilmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 2023 tarihli kararı temel çerçeveyi çizmektedir: İşkence belli bir süreç içinde sistematik davranışlarla oluşur; ancak bu, aynı hareketin tekrarlanması şartı değildir ve bazı ağır uygulamalar tek seferde de sistematik sayılabilir. Genel Kurul, polis aracında gerçekleşen yaralamayı bu ölçüt çerçevesinde işkence değil basit kasten yaralama olarak değerlendirmiştir.
8. Ceza Dairesinin 2024 ve 2014 tarihli kararları da aynı çizgidedir. Nezarethanede bir dakikalık darp ve depoda gerçekleşen kavga sonrası yaralama, sonuçları ağır olsa bile sistematik bir sürece yayılmadığı için kasten yaralama olarak nitelendirilmiştir. Kamu görevlisi olmayan kişilerin benzer eylemleri ise eziyet suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık 2018 tarihli daire kararında çoğunluk, cezaevi ortamında sistematik bir kötü muamelenin her seferinde beklenemeyeceğini belirterek kısa süreli darbı işkence saymış; karşı düşünce yazısı ise süre hesabı yaparak bu yaklaşıma itiraz etmiştir. Bu karar, işkence nitelendirmesinin olayın geçtiği ortama, mağdurun görevlilerin denetimi altında bulunmasına ve davranışların amacına göre de değişebildiğini göstermektedir.
Zor kullanma yetkisine sahip görevlilerin ölçüyü aşan kuvvet kullanması ayrıca TCK 256 kapsamında değerlendirilir; bu yetkinin sınırları için polisin zor kullanma yetkisi yazımıza bakılabilir. Gözaltı sürecindeki haklar için yakalama ve gözaltı, hukuka aykırı gözaltı nedeniyle tazminat için koruma tedbirleri nedeniyle tazminat yazılarımız incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Görevlinin her darbını işkence saymak | Sistematiklik ölçütü aranır | Olayın süresini ve bütünlüğünü değerlendirin |
| Sistematikliği tekrar şartı sanmak | Farklı hareketler de bütün oluşturabilir | Davranışların birlikte etkisini tartışın |
| Nezarethane çıkış raporunu istememek | Yaralanmanın zamanı ispatlanamaz | Giriş ve çıkış raporlarını talep edin |
| Kamera kayıtlarını geç istemek | Kayıtlar silinebilir | Derhal muhafaza altına alınmasını isteyin |
| Tanıkları belirlememek | Olayın akışı ortaya konamaz | Aynı yerde bulunanları dinletin |
| Müdahale etmeyen görevlileri göz ardı etmek | İhmali katılım da cezalandırılır | Olayı gören görevlileri de bildirin |
| Zamanaşımı hükmünü kontrol etmemek | 2013 öncesi olaylarda farklı sonuç doğabilir | Olay tarihine göre değerlendirin |
| Nitelikli halleri ileri sürmemek | Ceza daha düşük belirlenebilir | Mağdurun durumunu belgeleyin |
| TCK 256 ile işkenceyi karıştırmak | Suçların unsurları farklıdır | Zor kullanma yetkisini ve ölçüyü ayrıca tartışın |
İşkence suçu nedir?
TCK m.94’te düzenlenen, kamu görevlisinin bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştirmesidir.
Cezası nedir?
Temel halde üç yıldan on iki yıla kadar hapistir. Kadına karşı işlenirse alt sınır beş yıldır. Çocuğa, savunamayacak kişiye, gebe kadına ya da görevi nedeniyle avukata veya kamu görevlisine karşı işlenirse sekiz yıldan on beş yıla, cinsel taciz şeklinde işlenirse on yıldan on beş yıla kadar hapis verilir.
İşkence suçunda zamanaşımı var mı?
Hayır. 6459 sayılı Kanunla eklenen TCK m.94/6’ya göre bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.
Polisin bir kez vurması işkence midir?
Yargıtay’a göre işkence için davranışların belli bir süreç içinde sistematik olması gerekir. 8. Ceza Dairesi, nezarethanede bir dakikalık süre içindeki darbı işkence değil kasten yaralama olarak değerlendirmiştir.
Sistematik davranış ne demek?
Ceza Genel Kuruluna göre belli bir süreç içinde gerçekleştirilen ve bir bütün halinde acı çektiren veya aşağılayan davranışlardır. Aynı hareketin tekrarı şart değildir; Filistin askısı veya falaka gibi bazı uygulamalar tek seferde de sistematik sayılır.
Cezaevinde gardiyanın dövmesi işkence sayılır mı?
Olayın koşullarına bağlıdır. 8. Ceza Dairesi 2018 tarihli kararında cezaevinde sayım sırasında gerçekleşen darbı çoğunlukla işkence kabul etmiş; karşı düşünce yazısı eylemin kısa süreli olduğunu belirterek bu görüşe katılmamıştır.
Zabıta görevlisi işkence suçunu işleyebilir mi?
İşkence kamu görevlileri tarafından işlenebilir. Ancak 8. Ceza Dairesi, zabıta görevlilerinin tartıştıkları kişiyi depoya götürüp dövdüğü olayda eylemin sistematik olmadığını belirterek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kabul etmiştir.
İşkence için belirli bir amaç gerekir mi?
Hayır. Ceza Genel Kuruluna göre kanun işkencenin belirli bir saikle işlenmesini aramamıştır; korkutmak, otorite göstermek, ayrımcılık yapmak veya cezalandırmak amacıyla da işlenebilir.
Olayı seyredip müdahale etmeyen görevli sorumlu olur mu?
TCK m.94/5’e göre bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde cezada indirim yapılmaz. Somut olayda görevlinin müdahale yükümlülüğü ve olayı bilip bilmediği ayrıca değerlendirilir. Ceza Genel Kurulu, eylemi işkence değil kasten yaralama saydığı olayda, araçta mağdurun darp edilmesine müdahale etmeyen ve karakola girmeyen polis memurunu bu suça yardım eden olarak sorumlu tutmuştur.
Kamu görevlisi olmayan kişi işkenceden sorumlu olur mu?
TCK m.94/4’e göre suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Kamu görevlisinin bulunmadığı olaylarda ise eziyet suçu gündeme gelebilir.
Zor kullanma sınırının aşılması ile işkence farkı nedir?
8. Ceza Dairesine göre işkence için zor kullanma yetkisi şart değildir. TCK m.256’daki suç ise zor kullanma yetkisine sahip görevlinin görevini yaparken ölçüyü aşan kuvvet kullanmasıyla oluşur ve kasten yaralama hükümlerine göre cezalandırılır.
Çocuğa işkence cezayı artırır mı?
Evet. TCK m.94/2-a’ya göre suçun çocuğa karşı işlenmesi halinde sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.
Nezarethaneden çıkarken rapor alınmazsa ne olur?
Yaralanmanın nezarethanede mi oluştuğunun ispatı zorlaşır. 8. Ceza Dairesinin incelediği dosyada çıkış raporu alınmamış, rapor ancak şikâyet üzerine savcılıkça aldırılmıştır.
İşkence mağduru tazminat alabilir mi?
Kamu görevlisinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle idareye karşı tazminat davası açılabilir; hukuka aykırı gözaltı gibi koruma tedbirleri nedeniyle ayrıca CMK m.141 kapsamında tazminat istenebilir.
Hangi mahkeme görevlidir?
Ceza sınırları dikkate alındığında işkence davaları ağır ceza mahkemesinde görülür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.94 — İşkence
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.95 — Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.96 — Eziyet
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.86 — Kasten yaralama
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.87 — Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.256 — Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.6 — Tanımlar (kamu görevlisi)
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.17 — Kişinin dokunulmazlığı
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 — İşkence yasağı
- 6459 sayılı Kanun m.9 — TCK m.94/6 eklemesi
- 7406 sayılı Kanun — TCK m.94/1 ek cümle
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.141 — Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlgili yazılarımız: Eziyet suçu · Kasten yaralama · Polisin zor kullanma yetkisi · Yakalama ve gözaltı · Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.