Eziyet Suçu (TCK 96): Sistematik Davranış Şartı, Eşe Eziyet, Kötü Muamele ve Yaralamadan Farkı

legapro kapak 17111 LegaPro Hukuk Eziyet Suçu (TCK 96): Sistematik Davranış Şartı, Eşe Eziyet, Kötü Muamele ve Yaralamadan Farkı
Kısaca
  • TCK m.96/1’e göre bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Suç kadına karşı işlenirse cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
  • Çocuğa, kendini savunamayacak kişiye, gebe kadına, üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa, eşe ya da boşandığı eşe karşı işlenmesi hâlinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.
  • Kanun eziyet sayılan davranışları saymamıştır; ölçüt madde gerekçesinden gelir.
  • Gerekçeye göre eziyet, insan onuruyla bağdaşmayan ve kişinin bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açan davranışlardır.
  • Bu davranışlar kasten yaralama, hakaret, tehdit veya cinsel taciz niteliği taşıyabilir; ancak ani olarak değil, sistematik biçimde ve belli bir süreç içinde işlenmelidir.
  • Yargıtay’a göre sistematik olmak, saldırıların genel bir tutumun parçası olması veya düzenli bir seyir izlemesidir.
  • Eşini aynı evde yaşarken ve ayrı yaşadıkları dönemde sistematik biçimde darp ve tehdit eden sanığın eziyetten mahkûmiyeti onanmıştır.
  • Vücutta eski ve yeni tarihli çok sayıda lezyon bulunduğunu gösteren Adli Tıp raporu, eziyetin ispatında belirleyici görülmüştür.
  • Eşinin koluna 17 yara oluşturacak şekilde sigara basan sanığın eylemi eziyet kabul edilmiştir.
  • Sistematik ve süreklilik göstermeyen, ancak merhamet ve şefkatle bağdaşmayan davranışlar eziyet değil kötü muameledir.
  • Eziyet bütünlüğü içinde kalan yaralama eylemi için ayrıca kasten yaralamadan hüküm kurulmaz.
  • Eziyet ile işkence maddi unsur bakımından benzerdir; işkencedeki algılama veya irade yeteneğini etkileme unsuru eziyette aranmaz.
  • Suç şikâyete bağlı değildir; mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez.
  • Olayların tarihleri, tanık beyanları ve adli raporlar, sistematiklik şartının ispatı için birlikte değerlendirilir.

Eziyet suçlaması çoğunlukla aile içinde, uzun süreli bir şiddet ilişkisinin ardından gündeme gelir. Mağdur yıllarca süren darp, tehdit ve aşağılamayı anlatır; sanık ise yalnızca tek bir tartışma yaşandığını savunur. Bu noktada davanın sonucu, davranışların belli bir süreç içinde tekrarlanıp tekrarlanmadığına bağlıdır.

Eziyetin cezası, aynı olayın kasten yaralama veya kötü muamele olarak nitelendirilmesi hâlinde verilecek cezadan çok daha ağırdır. Bu nedenle hem mağdur hem sanık açısından doğru nitelendirme hayati önemdedir. Aşağıda Yargıtay’ın bu ayrımı hangi ölçütlerle yaptığı kararlar üzerinden açıklanmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.96: “(1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz. (2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin; a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı, b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı, İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Madde gerekçesi: Yargıtay kararlarında aktarılan gerekçeye göre “eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler.” Gerekçe, eziyetin kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin daha ağır cezayı gerektirdiğini belirtir.
Değişiklik uyarısı: Kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınırı iki yıl altı ay olarak belirleyen cümle, 12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir; bu tarihten önceki suçlarda uygulanamaz. İkinci fıkranın (b) bendindeki ibareler de sonradan yapılan değişikliklerle bugünkü hâlini almıştır. İncelenen Yargıtay kararlarının bir kısmı bu değişikliklerden önceki olaylara ilişkindir; somut olayda suç tarihindeki metin esas alınmalıdır.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Temel hâlTCK m.96/1İki yıldan beş yıla kadar hapis
Nitelikli hâlTCK m.96/2Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
Kadına karşıTCK m.96/1 ikinci cümleAlt sınır iki yıl altı ay
Sistematiklik ölçütüY8CD 16.01.2024Genel tutumun parçası olan tekrarlı saldırılar
Ayrı yaşanan dönemY8CD 16.01.2024Ayrılık sonrası tehditler de süreç içinde değerlendirildi
Adli Tıp raporuY8CD 08.11.2018Eski ve yeni lezyonlar eziyeti destekledi
Yaralama ile ilişkiY8CD 08.11.2018Bütünlük içindeki yaralama ayrıca cezalandırılmaz
Sigara basmaY8CD 08.01.2014İnsan onuruyla bağdaşmayan eziyet
Sistematik olmayan davranışY8CD 14.12.2017Kötü muamele suçu
Kritik nokta: Eziyet davalarında tartışma çoğu zaman tek bir olay tarihine sıkışır; oysa suçun özü sürecin kendisidir. Mağdur açısından önceki olaylara ait hastane kayıtları, fotoğraflar, mesajlar ve tanıklar dosyaya kazandırılmalıdır. Sanık açısından ise olayların münferit mi yoksa bir tutumun parçası mı olduğu, adli rapordaki lezyonların kimin eylemiyle oluştuğu ve tanıkların neyi bizzat gördüğü ayrıntılı olarak tartışılmalıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Suçlamaya konu davranışları tarih sırasıyla yazın ve her olayı destekleyen delili yanına not edin.
  2. Önceki olaylara ait hastane kayıtları, darp raporları, fotoğraflar ve mesajları toplayın.
  3. Mağdurun Adli Tıp Kurumu veya hastanede kapsamlı muayenesini isteyin; eski ve yeni lezyonların ayrımı ispatta önemlidir.
  4. Ruhsal etkiler iddia ediliyorsa psikiyatrik değerlendirme raporu alınmasını talep edin.
  5. Olaylara bizzat tanık olan kişileri belirleyin; aynı evde yaşayan çocukların beyanları da değerlendirilebilir.
  6. Tanıkların bizzat gördükleri ile duyduklarını ayırt edin; yalnızca aktarılan beyanlar sistematikliği ispatlamaya yetmeyebilir.
  7. Davranışların genel bir tutumun parçası mı yoksa birbirinden bağımsız tartışmalar mı olduğunu somut olarak ortaya koyun.
  8. Aynı olaylar için ayrıca kasten yaralama, tehdit veya hakaret davası açılıp açılmadığını kontrol edin; eziyet bütünlüğündeki fiiller ayrıca cezalandırılamaz.
  9. Eylemin eziyet yerine kötü muamele veya kasten yaralama olarak nitelendirilmesi gerekip gerekmediğini tartışın.
  10. Mağdur eş, çocuk veya kadınsa nitelikli hâl ve alt sınır kurallarının suç tarihine göre doğru uygulandığını denetleyin.
  11. Aile içi olaylarda koruma tedbirlerinin ceza davasından bağımsız olarak talep edilebileceğini gözetin.
  12. Tebliğname görüşü ile Yargıtay kararının farklı olabileceğini unutmayın; temyiz dilekçesini dosyadaki delillere dayandırın.
Yargıtay kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 16.01.2024 T., 2021/9606 E., 2024/394 K.
Eziyet için davranışların sistematik olması gerekir; eşine aynı evde yaşarken ve fiilen ayrı yaşadıkları dönemde süregelen darp ve tehditler eziyet suçunu oluşturur. Katılan, resmi nikâhlı eşi olan sanığın kendisini darp ettiği için bir süre ayrı yaşadıklarını, eve döndükten sonra eylemlerin devam etmesi üzerine çocuklarıyla ayrı bir eve çıktığını, sanığın eve dönmesi için baskı yaparak kendisini ve çocukları öldürmekle tehdit ettiğini anlatmıştır. Ortak çocukların tanık beyanları katılanı doğrulamış, katılan vücudunda darp izi bulunmadığını belirtmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK 96/2-b uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırmış, Cumhuriyet savcısı beraat gerektiği görüşüyle temyiz etmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi de bozma yönünde olmuştur. Daire, eziyet ile işkencenin maddi unsur bakımından benzer olduğunu, ancak eziyette “algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine” yol açacak hareketten söz edilmediğini belirtmiştir. Daireye göre “Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir.” Somut olayda sanığın “eşine karşı gerek aynı evde yaşarken gerekse fiili olarak ayrı yaşadıkları dönem içerisinde sistematik şekilde tehdit ve yaralama şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin eziyet suçunu oluşturduğu” kabul edilmiştir. Hüküm, tebliğnameye aykırı olarak 16.01.2024 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 08.11.2018 T., 2018/8519 E., 2018/12415 K.
Vücutta eski ve yeni tarihli çok sayıda lezyon bulunduğunu gösteren Adli Tıp raporu eziyetin kabulüne yeterli görülmüş; eziyet bütünlüğündeki yaralama için ayrıca hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir. Dokuz yıllık evli olan katılan, eşi sanığın kendisine sürekli şiddet uyguladığını, olay günü de tekme tokat ve bardakla vurduğunu anlatarak şikâyetçi olmuştur. Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu raporunda mağdurun vücudunda eski ve yeni oluşmuş çok sayıda travmatik lezyon saptanmıştır. Sanık yalnızca olay günü vurduğunu savunmuş, dinlenen tanıklar şiddete bizzat şahit olmadıklarını söylemiştir. Mahkeme sanığı eziyetten mahkûm etmiş, aynı olaydaki yaralama eylemi için ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Daire çoğunluğu, tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılmayarak raporla birlikte değerlendirildiğinde “sanığın eyleminin eziyet olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden” söz etmiş, “kasten yaralama eyleminin bir bütün halinde eziyet suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden ayrıca fiil bölünerek” kurulan yaralama hükmünün kanun yararına bozma yoluyla kaldırılabileceğini belirtmiştir. Karşı oy yazısında bir üye, tanıkların şiddeti görmediğini ve bazı lezyonların başka şekilde oluşmuş olabileceğini belirterek “Tüm fiillerde görüldüğü üzere suçun temel unsuru sürekliliktir.” demiş, sürekliliğin ispatlanamadığını ve eylemin kasten yaralama olduğunu savunmuştur. Hüküm 08.11.2018 tarihinde oyçokluğuyla onanmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 08.01.2014 T., 2013/17774 E., 2014/320 K.
Eşinin koluna 17 yara oluşturacak şekilde sigara basmak, bedensel ve ruhsal acıya yol açan ve insan onuruyla bağdaşmayan bir davranış olarak eziyet kabul edilmiştir. Asliye ceza mahkemesi, eşine yönelik eylemleri nedeniyle sanığı eziyet suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde hükmün bozulması görüşünü bildirmiştir. Daire, “Sistematik olarak ve belli bir süreç içinde kasten yaralama, hakaret, tehdit ve cinsel taciz niteliği taşıyan, insan onuruyla bağdaşmayan, mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine ve aşağılanmasına yol açan davranışların eziyet suçunu oluşturacağı” ilkesini hatırlatmıştır. Somut olayda “sanığın eşi olan katılanın kolunda 17 adet yara oluşturacak şekilde sigara basma eyleminin bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine yol açan ve insan onuruyla bağdaşmayan nitelikte olması sebebiyle eziyet olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden” tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılmamıştır. Sanık müdafiinin suçun sabit olmadığına yönelik temyiz itirazı reddedilmiştir. Hüküm 08.01.2014 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.12.2017 T., 2017/22962 E., 2017/14291 K.
Aynı evde yaşanan kişiye yönelik davranışlar merhamet ve şefkatle bağdaşmasa bile sistematik ve süreklilik göstermiyorsa eziyet değil kötü muamele suçu oluşur. Sanıklar, birlikte yaşadıkları mağduru itip kakmış ve soğuk sayılabilecek bir havada hortumla dışarıda yıkamıştır. Asliye ceza mahkemesi sanıkları eziyet suçundan mahkûm etmiş, hükmü sanıklar ile katılan kurum vekili temyiz etmiştir. Daire, madde gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin ani olarak değil sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlendiğini, eziyetin özelliğinin “işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olması” olduğunu hatırlatmıştır. Mevcut delil durumu ve doktor raporuna göre sanıkların eylemlerinin sistematik ve süreklilik arz edecek biçimde olmadığını tespit etmiş, “sanıkların aynı evde birlikte yaşadıkları mağduru, merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak şekilde itip kakmaları, soğuk sayılabilen havada hortumla dışarda yıkama eylemlerinin, sistematik olmaması nedeniyle kötü muamele suçunu oluşturduğu” gözetilmeden hüküm kurulmasını yasaya aykırı bulmuştur. Hüküm 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

Dört karar, eziyet suçunun kapsamını belirleyen iki soruya yanıt vermektedir: Davranış insan onuruyla bağdaşmayacak ağırlıkta mı ve belli bir süreç içinde sistematik olarak mı gerçekleştirilmiş?

8. Ceza Dairesinin 2024 tarihli kararı sistematiklik kavramını en ayrıntılı açıklayan karardır. Daire, saldırıların genel bir tutumun parçası olmasını yeterli görmüş, eşlerin fiilen ayrı yaşamaya başlamasından sonraki tehditleri de aynı süreç içinde değerlendirmiştir. Kararda mağdurun vücudunda darp izi bulunmamasına rağmen ortak çocukların tanıklığıyla mahkûmiyetin onanması dikkat çekicidir. Tebliğname bozma görüşünde olduğu hâlde Daire bu görüşe katılmamıştır.

2018 tarihli karar ispat bakımından önemlidir. Adli Tıp raporundaki eski ve yeni lezyonlar, tanıkların şiddeti görmemesine rağmen sürekliliğin kanıtı olarak kabul edilmiştir. Ancak kararın oyçokluğuyla verildiği ve karşı oy yazısında sürekliliğin ispatlanamadığı görüşünün savunulduğu not edilmelidir. Aynı karar, eziyet bütünlüğü içindeki yaralamanın ayrıca cezalandırılamayacağını da göstermektedir. Münferit yaralama olaylarının cezası için kasten yaralama yazımıza bakılabilir.

2014 tarihli karar, davranışın ağırlığının eziyet değerlendirmesinde ne kadar belirleyici olduğunu göstermektedir. Kola 17 kez sigara basılması, niteliği gereği bedensel ve ruhsal acı veren ve insan onurunu zedeleyen bir süreç olarak görülmüştür.

2017 tarihli bozma kararı ise sınırın diğer tarafını çizmektedir. Merhamet ve şefkatle bağdaşmayan ancak sistematik olmayan davranışlar eziyet değil, cezası çok daha hafif olan kötü muamele suçunu oluşturur. Eşe yönelik şiddet olaylarının genel değerlendirmesi için evlilikte şiddetin cezası, süregelen korkutma ve takip davranışları için tehdit ve ısrarlı takip yazılarımız incelenebilir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Yalnızca son olayı anlatmakEziyetin özü süreçtir, tek olay yeterli görülmeyebilirÖnceki olayları tarih ve delilleriyle dosyaya kazandırın
Eski darp raporlarını saklamamakSürekliliğin ispatı zayıflarHastane kayıtlarını ve fotoğrafları muhafaza edin
Darp izi yoksa suç oluşmaz sanmakTanık beyanları da süreci ispatlayabilirTanıkları ve diğer delilleri birlikte sunun
Adli Tıp raporunu tartışmamakLezyonların kaynağı ve tarihi belirleyicidirRaporun içeriğini ve oluş şeklini sorgulayın
Her sert davranışı eziyet saymakSistematik olmayan davranış kötü muameledirSüreklilik ve ağırlık ölçütünü uygulayın
Aynı fiil için ayrı yaralama cezasını kabullenmekEziyet bütünlüğündeki yaralama ayrıca cezalandırılmazMükerrer hükmü kanun yoluna taşıyın
Suç tarihindeki metni kontrol etmemekKadına karşı alt sınır kuralı 2022’de eklendiSuç tarihine göre uygulanacak hükmü belirleyin
Şikâyetten vazgeçmenin davayı bitireceğini düşünmekSuç şikâyete bağlı değildirDelil ve beyanları tutarlı biçimde sürdürün
Tebliğname görüşünü kesin sonuç sanmakDaire tebliğnameye aykırı karar verebilirTemyiz itirazlarını dosya delillerine dayandırın
Eziyet suçu nedir?

TCK m.96’da düzenlenen, bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmekle işlenen suçtur. Madde gerekçesine göre insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal acıya, aşağılanmaya yol açan davranışların sistematik biçimde işlenmesi gerekir.

Eziyet suçunun cezası nedir?

Temel hâlde iki yıldan beş yıla kadar hapistir; kadına karşı işlenirse alt sınır iki yıl altı aydır. Çocuğa, kendini savunamayacak kişiye, gebe kadına, üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa, eşe ya da boşandığı eşe karşı işlenirse üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Hangi davranışlar eziyet sayılır?

Kanunda sayılmamıştır. Gerekçeye göre kasten yaralama, hakaret, tehdit veya cinsel taciz niteliğindeki davranışlar sistematik biçimde ve belli bir süreç içinde işlenirse eziyet oluşur. Yargıtay kola tekrar tekrar sigara basılmasını eziyet olarak kabul etmiştir.

Tek bir olay eziyet sayılır mı?

Yargıtay kararlarında eziyet için davranışların ani değil sistematik ve belli bir süreç içinde gerçekleşmesi aranmaktadır. Tek bir olay genellikle kasten yaralama, tehdit veya kötü muamele gibi başka suçlar yönünden değerlendirilir.

Sistematik ne demektir?

Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre mağdura yönelik birden fazla saldırının genel bir tutum çerçevesindeki davranışların parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, düzenli bir seyir izlemesidir.

Eziyet ile kötü muamele arasındaki fark nedir?

Kötü muamele aynı konutta yaşanan kişiye karşı merhamet ve şefkatle bağdaşmayan davranışları kapsar ve iki aydan bir yıla kadar hapis cezası gerektirir. Davranışlar sistematik ve süreklilik gösteriyorsa daha ağır cezalı eziyet suçu oluşur.

Eziyet ile kasten yaralama arasındaki fark nedir?

Kasten yaralama tek bir fiille oluşabilir. Yaralama eylemleri sistematik bir sürecin parçasıysa eziyet suçu oluşur ve Yargıtay’a göre bu bütünlük içindeki yaralama için ayrıca hüküm kurulmaz.

Vücudumda darp izi yok, eziyet ispatlanabilir mi?

Yargıtay’ın onadığı bir kararda mağdurun vücudunda darp izi bulunmamasına rağmen ortak çocukların doğrulayıcı tanıklığıyla eziyet suçu kabul edilmiştir. İspat, delillerin bütünüyle değerlendirilmesine bağlıdır.

Ayrı yaşadığımız dönemdeki tehditler de değerlendirilir mi?

Evet. Yargıtay, sanığın eşine karşı aynı evde yaşarken ve fiilen ayrı yaşadıkları dönemde sistematik biçimde gerçekleştirdiği tehdit ve yaralama eylemlerini birlikte eziyet olarak değerlendirmiştir.

Boşandığım eşe karşı eziyet nitelikli hâl midir?

Yürürlükteki TCK m.96/2-b metninde boşanılan eş sayılmıştır. Ancak ibarelerin sonradan değiştiği dikkate alınarak suç tarihindeki metnin kontrol edilmesi gerekir.

Eziyet ile işkence arasındaki fark nedir?

Yargıtay’a göre iki suç maddi unsur bakımından benzerdir. İşkencedeki algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine yol açma unsuru eziyette aranmaz; işkence ayrıca kamu görevlisi tarafından işlenen bir suçtur.

Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?

Hayır. TCK m.96’da şikâyet şartı bulunmamaktadır; suç resen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.

Tanıklar olayları görmediyse ne olur?

Tanıkların bizzat görmediği durumlarda adli raporlar ve diğer deliller önem kazanır. Yargıtay’ın oyçokluğuyla onadığı bir kararda eski ve yeni lezyonları gösteren Adli Tıp raporu belirleyici görülmüş, karşı oy ise sürekliliğin ispatlanmadığını savunmuştur.

Tebliğname bozma diyorsa hüküm bozulur mu?

Hayır. Tebliğname Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görüşüdür; Daire bu görüşle bağlı değildir. İncelenen üç kararda Daire tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmayarak hükmü onamıştır.

Hangi mahkemede yargılanırım?

Ceza sınırları dikkate alındığında eziyet davaları kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Aynı olayda ağır ceza mahkemesinin görevine giren başka bir suç varsa dava birleştirme nedeniyle orada görülebilir.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.96 — Eziyet
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.94 — İşkence
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.232 — Kötü muamele
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.86 — Kasten yaralama
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.106 — Tehdit
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.123/A — Israrlı takip
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.43 — Zincirleme suç
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.61 — Cezanın belirlenmesi
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.226 — Hukuki nitelendirmenin değişmesi
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma
  • 6284 sayılı Kanun — Koruyucu ve önleyici tedbirler
  • 7406 sayılı Kanun m.5 — TCK m.96/1’e eklenen kadına karşı alt sınır kuralı

İlgili yazılarımız: Kötü muamele suçu · Kasten yaralama · Evlilikte şiddetin cezası · Tehdit suçu · Israrlı takip

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması (TCK 292): İzinden Dönmeme, Denetimli Serbestlikte Firar ve Etkin Pişmanlık

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.292/1’e göre tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Gerçeğe Aykırı Bilirkişilik Suçu (TCK 276): Hatalı Rapor ile Kasıtlı Rapor Farkı, Görevlendiren Merci ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.276’ya göre yargı mercileri veya suçtan dolayı…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

KOŞULLU SALIVERİLME

İçindekilerKoşullu Salıverilme: Ceza İnfazında Bir Umut ve Topluma Yeniden Uyum FırsatıKoşullu Salıverilme Şartları: Özgürlüğe Açılan KapıKoşullu Salıverilme Hesaplaması:…

23.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

WhatsApp Yazışmaları Delil Olabilir Mi?

İçindekilerWhatsApp Mesajları Delil Olur Mu? Hangi Şartlarda?1. Hukuka Uygunluk İlkesi: Mesajlar Nasıl Elde Edildi?2. Gerçeklik ve Bütünlük: Mesajlar…

04.01.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma: 1.00 Promil Neden Sınır?

İçindekilerİki ayrı yaptırımSuç ne zaman oluşur?“Somut tehlike suçu” ne demek?Kaza varsa ne olur?Ne yapmalı? Kısaca Alkollü araç kullanmanın…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (TCK m. 265): Unsurlar, Cezalar ve Savunma

İçindekilerKanunî dayanakSuçun unsurları ve sınırlarıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Suç, kamu görevlisine karşı görevini…

03.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara