İcra Takibine İtiraz (İİK m.62): Yedi Günlük Süre, Borca ve İmzaya İtiraz, Tutanağa Geçirilme

legapro kapak 17263 LegaPro Hukuk İcra Takibine İtiraz (İİK m.62): Yedi Günlük Süre, Borca ve İmzaya İtiraz, Tutanağa Geçirilme
Kısaca
  • İİK m.62’ye göre itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır.
  • Süresi içinde yapılan itiraz, İİK m.66 uyarınca takibi kendiliğinden durdurur; ayrıca bir karara gerek yoktur.
  • İtiraz ile takip kesinleşmeyeceğinden, bir sonraki aşama olan haciz işlemine geçilemez.
  • Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz ediyorsa, itiraz ettiği kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır.
  • Kısmi itirazda takibe, borçlunun kabul ettiği miktar için devam olunur.
  • Borçlu takibin dayanağı senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir; aksi hâlde imzayı kabul etmiş sayılır.
  • İmzaya itiraz dışındaki bütün itirazlar borca itiraz sayılır; ödeme, zamanaşımı, takas, sıfat itirazı gibi.
  • Borçlu, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır; bildirmezse takip talebindeki adrese çıkarılan tebligat kendisine yapılmış sayılır.
  • Yargıtay uygulamasına göre itiraz tarihi, dilekçenin üzerindeki tarih değil, icra tutanağına geçirildiği tarihtir.
  • Bu nedenle itiraz dilekçesinin icra memuruna havale ettirilmesi yetmez; tutanağa yazdırılması ve sisteme işlenmesi gerekir.
  • Tutanağa geçirilmeyen dilekçeler tanık beyanıyla ispat edilemez; tutanakların aksi ancak aynı nitelikte bir belgeyle kanıtlanabilir.
  • İcra ve iflas dairelerinin tutanakları, İİK m.8 uyarınca hilafı sabit oluncaya kadar geçerlidir.
  • İtiraz, İİK m.63 uyarınca itirazın kaldırılması duruşmasında değiştirilemez ve genişletilemez; senet metninden anlaşılanlar saklıdır.
  • Alacaklı, itirazı gidermek için itirazın iptali davası (bir yıl) veya itirazın kaldırılması (altı ay) yollarından birine başvurur.
  • İhtiyati hacze dayalı takiplerde ise alacaklının, itirazın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü süre içinde harekete geçmesi gerekir.

Elinize bir ödeme emri ulaştığında en çok yapılan hata, “nasıl olsa borcum yok, gereken açıklamayı sonra yaparım” diyerek beklemektir. Oysa ilamsız icra takibinde borçluya tanınan süre yedi gündür ve bu süre geçtikten sonra takip kesinleşir; artık borcun olup olmadığı tartışılmaz, doğrudan hacze geçilir. Aynı ölçüde önemli bir başka nokta, itirazın nasıl ve nereye yapıldığıdır: doğru mercie, doğru biçimde ve kayda geçirilerek yapılmayan bir itiraz hiç yapılmamış sayılabilmektedir.

Bu yazıda ödeme emrine itirazın süresi ve şekli, borca itiraz ile imzaya itiraz ayrımı, kısmi itirazın nasıl yapılacağı, itirazın takibe etkisi, itiraz tarihinin hangi gün sayıldığı, tutanağa geçirilme ve elektronik sisteme kayıt meselesi, alacaklının itirazı aşmak için başvurabileceği yollar ve ihtiyati hacze dayalı takiplerde işleyen özel süre Yargıtay kararları üzerinden ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62 (İTİRAZ, 1 – Süresi ve şekli): “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.” Maddenin devamında, borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun “o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.” denilmekte; imza bakımından ise “Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.” kuralı getirilmektedir.
Bağlantılı hükümler: İtirazın takibe etkisini İİK m.66 düzenler: “Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur.” Aynı madde, kısmi itirazda takibe kabul edilen miktar için devam olunacağını ve imzanın reddi hâlinde alacaklının derhal icra dairesinden karşılaştırmaya elverişli imzaların celbini isteyebileceğini belirtir. İtiraz sebeplerinin sonradan değiştirilemeyeceği İİK m.63’te, itirazın iptali davası İİK m.67’de, itirazın kesin ve geçici olarak kaldırılması İİK m.68 ve m.68/a’da düzenlenmiştir. İcra dairelerinin tutanak tutma yükümlülüğünü getiren İİK m.8’e göre “İcra ve iflas dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir.” İİK m.8/a ise her türlü icra iş ve işleminde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin kullanılacağını hükme bağlar.
Değişiklik uyarısı: İİK m.62’nin bugünkü metni 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanun’la getirilmiş, ikinci ve üçüncü fıkraları 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir. Aynı değişiklikle borçluya yurt içinde adres bildirme yükümlülüğü getirilmiş, dördüncü fıkra ise yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulamayı etkileyen bir diğer önemli düzenleme, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun’la İİK’ya eklenen 8/a maddesidir; bu madde ile icra iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin kullanılması zorunlu hâle gelmiş ve elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceği kabul edilmiştir. Bu düzenleme, itiraz tarihinin belirlenmesinde sisteme kayıt anını öne çıkarmıştır; bu nedenle 2012 öncesine ait kararlar bu yönüyle doğrudan uygulanmamalıdır.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
İtiraz süresiİİK m.62/1Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür; süre geçerse takip kesinleşir.
İtirazın merciiİİK m.62/1Genel haciz yolunda itiraz icra dairesine yapılır; icra mahkemesine yapılan bildirim sonuç doğurmaz.
İtirazın takibe etkisiİİK m.66/1Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; durmuş takipte haciz kararı verilemez.
İtiraz tarihiİİK m.8, m.8/aDilekçe üzerindeki tarih değil, tutanağa geçirildiği ve sisteme işlendiği tarih esas alınır.
Tutanağın ispat gücüİİK m.8/sonTutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir; aksi ancak aynı nitelikte belgeyle ispatlanır.
Kısmi itirazİİK m.62, m.66/2İtiraz edilen kısmın cihet ve miktarı gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır; kabul edilen kısım için takip sürer.
İmzaya itirazİİK m.62/sonAyrıca ve açıkça belirtilmezse imza takip yönünden kabul edilmiş sayılır.
İtiraz sebeplerinin sınırıİİK m.63İtirazın kaldırılması duruşmasında sebepler değiştirilemez ve genişletilemez.
İhtiyati hacizde süreİİK m.264/2Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü sürede harekete geçmelidir.
Kritik nokta: İtiraz dilekçesini süresi içinde icra dairesine götürmek tek başına güvence değildir. Yargıtay, itiraz tarihinin dilekçedeki tarih değil, dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarih olduğunu kabul etmektedir. Dilekçeniz yedinci gün havale edilmiş olsa bile tutanağa ve sisteme daha sonra işlenmişse, itiraz süresinde sayılmayabilir. Bu nedenle itiraz yapıldıktan sonra İİK ve ilgili yönetmelik uyarınca verilmesi gereken pulsuz belge alınmalı, dosyanın sistem kayıtlarından itirazın hangi tarihle işlendiği aynı gün kontrol edilmelidir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Ödeme emrinin tebliğ tarihini tebligat mazbatasından tam olarak saptayın; yedi günlük süre bu tarihi izleyen günden işlemeye başlar.
  2. Ödeme emrinin hangi takip türüne ait olduğunu kontrol edin; ilamsız takipte itiraz icra dairesine, kambiyo senetlerine mahsus takipte icra mahkemesine yapılır.
  3. İtirazınızın konusunu belirleyin: borcun tamamına mı, bir kısmına mı, yetkiye mi, yoksa senetteki imzaya mı itiraz ediyorsunuz.
  4. İmzaya itiraz edecekseniz bunu dilekçede ayrıca ve açıkça yazın; genel ifadelerle yetinmeyin.
  5. Kısmi itirazda itiraz ettiğiniz kısmın hangi kalem olduğunu ve miktarını rakamla gösterin.
  6. İtiraz sebeplerinizi baştan eksiksiz yazın; itirazın kaldırılması aşamasında sebep eklemek kural olarak mümkün değildir.
  7. Dilekçeye yurt içinde geçerli bir adres yazın; adres bildirilmezse takip talebindeki adrese yapılan tebligat geçerli sayılır.
  8. Dilekçeyi icra memuruna havale ettirin ve icra tutanağına geçirilmesini isteyin; sözlü itirazda beyanın tutanağa yazılıp imzalanmasına dikkat edin.
  9. İtiraz ettiğinize dair verilmesi gereken pulsuz belgeyi mutlaka alın ve saklayın.
  10. Aynı gün dosyayı sistem üzerinden kontrol ederek itirazın hangi tarihle işlendiğini teyit edin; gecikme varsa derhal yazılı olarak bildirin.
  11. Takibin durdurulmasına karar verilip verilmediğini izleyin; itiraza rağmen haciz işlemi yapılmışsa icra mahkemesine şikayet yoluna başvurun.
  12. Kusurunuz olmaksızın süresinde itiraz edemediyseniz, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde gecikmiş itiraz yoluna başvurmayı değerlendirin.
Yargıtay kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.11.2017 T., 2017/1152 E., 2017/1405 K.
İtiraz, icra tutanağına geçirildiği tarihte yapılmış sayılır; tutanağın aksi ancak aynı nitelikte bir belgeyle ispatlanabilir. Alacaklı, genel haciz yoluyla başlattığı takipte borçluların taşınmazlarına haciz konulduktan sonra takibe itiraz edildiğini, buna rağmen icra dairesinin hacizleri kaldırıp takibi durdurduğunu, oysa itirazın süresinde olmadığını ileri sürerek memur işleminin iptalini istemiştir. İcra mahkemesi, ödeme emrinin 08.04.2013’te tebliğ edildiğini ve aynı gün itiraz edildiğini kabul ederek şikayeti reddetmiş; Özel Daire, itiraz dilekçelerinin ancak 14.01.2014 tarihli bir kararla tutanağa geçirildiğini saptayarak kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, İİK m.8 ve ilgili yönetmelik hükümlerini aktardıktan sonra borçlunun yapması gerekenin, yasal yedi günlük süre dolmadan itiraz dilekçesini havale ettirerek teslim etmek ve tutanak düzenlenmesini istemek olduğunu belirtmiş; kararda “İcra ve İflas Kanununun (İ.İ.K) 8. ve İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 22/2. maddesi gereğince itiraz, icra tutanağına geçirildiği tarihte yapılmış sayılır. Bu tutanakların aksi ancak aynı nitelikte bir belge ile ispatlanabilir.” denilmiştir. Karşı oy yazılarında, icra memurunun havalesinin bulunduğu, tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, icra memurunun geç kayıt ve eksik işleminin borçlu aleyhine yorumlanamayacağı ileri sürülmüştür. Direnme kararı 22.11.2017 tarihinde oyçokluğuyla bozulmuştur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 13.05.2019 T., 2018/379 E., 2019/7815 K.
İtiraz dilekçesinin icra memuruna havale ettirilmiş olması yetmez; belirleyici olan tutanağa yazdırıldığı tarihtir. Alacaklı, genel haciz yoluyla başlattığı takipte borçlunun süresi içinde borca itiraz etmediğini ileri sürerek icra müdürlüğünün takibi durdurma kararının iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi şikayeti kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise borçlunun istinaf başvurusunu kabul ederek şikayetin reddine karar vermiştir. Daire, İİK m.62 ve m.66 ile birlikte İİK m.8 ve m.8/a hükümlerini değerlendirmiş ve “Buna göre; ödeme emrine itiraz dilekçesinin, icra memuruna havale ettirilip icra tutanağına yazdırılmış olması gerekir. Çünkü ödeme emrine itiraz tarihi, itiraz dilekçesindeki tarih olmayıp, bu dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarihtir” demiştir. Somut olayda ödeme emri 28.06.2017’de tebliğ edilmiş, dilekçe 05.07.2017’de havale edilmiş, ancak tutanağa ve sisteme 06.07.2017’de kaydedilmiştir; Daire bu tarihe göre süresinde bir itiraz bulunmadığı sonucuna varmıştır. Kararda ayrıca tutanağa geçirilmeyen dilekçelerin tanık beyanıyla ispat edilemeyeceği vurgulanmıştır. Bölge adliye mahkemesi kararı 13.05.2019 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 04.03.2025 T., 2025/801 E., 2025/1932 K.
İtiraz dilekçesinin elektronik sisteme işlendiği tarih, süresinde itiraz bulunup bulunmadığının belirlenmesinde esas alınır. Genel haciz yoluyla başlatılan takipte ödeme emri 20.07.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu aynı gün muhabere icra dairesi aracılığıyla borca itiraz etmiştir. İcra müdürü tebliğ tarihini farklı kabul ederek takibin durdurulması talebini reddetmiş; ilk derece mahkemesi şikayeti kabul edip tebliğ tarihini düzeltmiş ve takibi durdurmuştur. Bölge adliye mahkemesi ise itiraz tarihinin dilekçenin tutanağa geçirildiği ya da sisteme işlendiği tarih olduğunu, bunun da 14.09.2020 olduğunu belirterek ilk derece kararını kaldırmış; Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Daire, İİK m.8/a hükmünü de hatırlatarak “itiraz dilekçesinin üzerinde yazılı tarihin itiraz tarihi olarak kabulüne imkan bulunmadığı ve itiraza esas olan tarihin anılan dilekçenin UYAP sistemine işlendiği 14.09.2020 tarihi olduğu açıktır” demiş ve bu tarihe göre yedi günlük süre içinde yapılmış bir itirazın varlığından söz edilemeyeceğini belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesinin direnme kararı 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 07.11.2024 T., 2024/3804 E., 2024/9419 K.
Süresinde yapılan itirazla takip durur ve haciz aşamasına geçilemez; ihtiyati hacze dayalı takipte alacaklı yedi günlük hak düşürücü sürede harekete geçmelidir. Genel haciz yoluyla başlatılan takipte alınan ihtiyati haciz kararı aynı dosyadan infaz edilmiş, borçlu ödeme emrinin tebliğinden sonra yedi gün içinde borca itiraz etmiş ve takip durmuştur. Borçlu, mirası reddettiğini ve hacizlerin kaldırılmasını istemiş; icra müdürlüğünün ret kararı üzerine icra mahkemesine başvurmuştur. Mahkeme, itirazın alacaklıya henüz tebliğ edilmediği ve İİK m.264/2’deki sürenin başlamadığı gerekçesiyle şikayeti reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de başvuruyu esastan reddetmiştir. Daire, İİK m.264/2 uyarınca alacaklının itirazın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü sürede itirazın kaldırılmasını istemesi ya da iptal davası açması gerektiğini belirtmiş; “İİK’nun 62. maddesi uyarınca itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İİK’nun 66. maddesi gereğince de müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz ile icra takibi kesinleşmeyeceğinden bir sonraki takip safhası olan haciz işlemine geçilemez.” demiştir. Kararda ayrıca, ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmeden ihtiyati haczi veren mahkemece kaldırılmışsa haczin kalkacağı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi kararı 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.

Dört karar birlikte okunduğunda itirazın iki ayrı boyutu netleşir. Birincisi süre ve biçimdir: yedi günlük süre kısa, sonucu ise ağırdır. Süre kaçırıldığında borç tartışması kapanır ve takip kesinleşir. İkincisi ispattır ve uygulamada asıl sorun burada çıkmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 2017 tarihli kararı ile 12. Hukuk Dairesinin 2019 ve 2025 tarihli kararları aynı çizgidedir: itiraz tarihi, dilekçenin üzerindeki tarih ya da havale tarihi değil, dilekçenin icra tutanağına geçirildiği ve elektronik sisteme işlendiği tarihtir.

Bu yaklaşımın borçlu bakımından sert sonuçlar doğurabileceği, 2017 tarihli kararın karşı oy yazılarında açıkça dile getirilmiştir. Karşı oylarda, icra memurunun havalesinin bulunduğu, tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli sayılması gerektiği ve memurun geç kayıt gibi kendi eksik işleminin borçlu aleyhine yorumlanamayacağı savunulmuştur. Kararın oyçokluğuyla verilmiş olması, tartışmanın sürdüğünü göstermektedir. Pratik sonuç ise değişmez: borçlu, itirazının aynı gün kayda geçtiğini belgelemekle yükümlüdür.

Üçüncü mesele itirazın sonucudur. 12. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararı, süresinde yapılan itirazın takibi durduracağını ve durmuş bir takipte haciz aşamasına geçilemeyeceğini açıkça belirtmektedir. İtirazla karşılaşan alacaklının önünde iki yol vardır: itirazın iptali davası ya da icra mahkemesinden itirazın kaldırılması. Bu yolların şartları ve haksız çıkan taraf aleyhine hükmedilecek tazminat için icra inkâr tazminatı yazımıza bakılabilir.

Son olarak takip türünün belirleyiciliği hatırlanmalıdır. Bu yazıda ele alınan yedi günlük süre ve icra dairesine başvuru kuralı, genel haciz yoluyla ilamsız takibe ilişkindir. Kambiyo senetlerine mahsus takipte itiraz süresi ve mercii farklıdır; imzaya itirazın kendine özgü sonuçları için kambiyo senedinde imza itirazı ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu yazılarımız incelenebilir. Borçlu olmadığını mahkemede ileri sürmek isteyenler için ise ayrı bir dava yolu bulunmaktadır.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Yedi günlük süreyi beklemeden geçirmekSüre geçtiğinde takip kesinleşir ve hacze geçilirTebliğ tarihi saptanıp süre ilk günden hesaplanmalıdır
İtirazı icra mahkemesine yapmakGenel haciz yolunda itirazın mercii icra dairesidir; yanlış mercie yapılan bildirim sonuç doğurmazİtiraz takibi yapan icra dairesine bildirilmelidir
Dilekçeyi havale ettirip takip etmemekİtiraz tarihi tutanağa ve sisteme geçirildiği tarihtirTutanağa yazdırılması istenmeli, kayıt aynı gün kontrol edilmelidir
İtiraz belgesini almamakİtirazın yapıldığını kanıtlamak güçleşirVerilmesi gereken pulsuz belge alınıp saklanmalıdır
Kısmi itirazda miktar göstermemekCihet ve miktar gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılırİtiraz edilen kalem ve tutar açıkça yazılmalıdır
İmzaya itirazı açıkça belirtmemekAyrıca ve açıkça beyan edilmezse imza kabul edilmiş sayılırİmzanın reddi dilekçede ayrı bir başlık altında yazılmalıdır
İtiraz sebeplerini eksik yazmakİtirazın kaldırılması duruşmasında sebepler genişletilemezTüm sebepler itiraz aşamasında sıralanmalıdır
Adres bildirmemekTakip talebindeki adrese çıkarılan tebligat geçerli sayılırİtirazla birlikte yurt içinde geçerli bir adres bildirilmelidir
İtiraza rağmen yapılan haczi kabullenmekDurmuş takipte haciz kararı verilemezİcra mahkemesine şikayet yoluyla başvurulmalıdır
Ödeme emrine itiraz süresi ne kadardır?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte yedi gündür. İİK m.62 uyarınca borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır.

İtiraz nereye yapılır?

Takibi yapan icra dairesine. İtiraz başka bir icra dairesine yapılırsa, o daire gereken masrafı alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir.

İtiraz edince takip durur mu?

Durur. İİK m.66 uyarınca süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Yargıtay, itirazla takip kesinleşmeyeceğinden bir sonraki aşama olan haciz işlemine geçilemeyeceğini belirtmektedir.

İtiraz tarihi hangi gün sayılır?

Dilekçenin üzerindeki tarih ya da havale tarihi değil, dilekçenin icra tutanağına geçirildiği ve elektronik sisteme işlendiği tarih. Yargıtay bu konuda istikrarlı biçimde karar vermektedir.

Dilekçemi süresinde verdim ama geç kaydedildi; ne yapabilirim?

Yargıtay uygulamasına göre tutanakların aksi ancak aynı nitelikte bir belgeyle ispatlanabilir; tanık beyanı yeterli değildir. Bu nedenle itirazın yapıldığı gün alınan pulsuz belge ve sistem kayıtları önem taşır. Bu yönde karşı oy görüşleri bulunsa da çoğunluk görüşü kayıt tarihini esas almaktadır.

Borcun bir kısmına itiraz edebilir miyim?

Edebilirsiniz; ancak itiraz ettiğiniz kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermeniz gerekir. Aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır. Kısmi itirazda takibe, kabul edilen miktar için devam olunur.

Borca itiraz ile imzaya itiraz arasındaki fark nedir?

İmzaya itiraz dışındaki bütün itirazlar borca itiraz sayılır; ödeme, zamanaşımı, takas, borcun bulunmadığı, sıfat itirazı gibi. İmzaya itiraz ise senet altındaki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıdır ve itirazda ayrıca ve açıkça belirtilmelidir.

İmzaya itiraz etmezsem ne olur?

İİK m.62 uyarınca icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılırsınız. Bu, sonraki aşamalarda imzanın size ait olmadığını ileri sürmenizi güçleştirir.

Takas ve mahsup talebi itiraz sayılır mı?

İmzaya itiraz dışındaki iddialar borca itiraz kapsamında değerlendirilir; takas ve mahsup iddiası da bunlar arasında sayılmaktadır. Ancak bu iddianın esastan incelenmesi, itirazın kaldırılması ya da iptali aşamasında ayrıca değerlendirilir.

İtiraz sebeplerini sonradan değiştirebilir miyim?

Kural olarak hayır. İİK m.63’e göre itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.

Süreyi kaçırdım, hiç yolum kalmadı mı?

İİK m.65’te düzenlenen gecikmiş itiraz yolu vardır. Kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde itiraz edemeyen borçlu, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edebilir; ancak engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösterir delillerle başvurması gerekir.

Alacaklı itirazı nasıl aşar?

İki yol vardır. İİK m.67 uyarınca itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemede itirazın iptali davası açabilir; ya da elinde maddede sayılan belgelerden biri varsa İİK m.68 uyarınca altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

İtirazın kaldırılması süresi geçerse ne olur?

İİK m.68’e göre bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı ise saklıdır.

İhtiyati haciz varsa süreler değişir mi?

Alacaklı bakımından özel bir süre işler. İİK m.264/2 uyarınca ihtiyati haciz kararına dayalı takip yapan alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü sürede itirazın kaldırılmasını istemek veya iptal davası açmak zorundadır.

Adres bildirmek zorunda mıyım?

Evet. Borçlu veya vekili, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır. Adres değiştirip yeni adres bildirilmez ve tespit de edilemezse, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.

İlgili mevzuat
  • İİK m.62 — İTİRAZ, 1 – Süresi ve şekli
  • İİK m.61 — 2 – Ödeme emrinin tebliği
  • İİK m.63 — 2 – İtiraz sebepleri
  • İİK m.64 — 3 – Alacaklıya verilecek nüsha
  • İİK m.66 — 5 – İtirazın hükmü
  • İİK m.67 — 6 – İtirazın hükümden düşürülmesi, a) İtirazın iptali
  • İİK m.68 — b) İtirazın kesin olarak kaldırılması
  • İİK m.68/a — c) İtirazın geçici olarak kaldırılması
  • İİK m.68/b — Borçlu cari hesap veya kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması
  • İİK m.8 — Tutanaklar
  • İİK m.8/a — Elektronik işlemler
  • İİK m.264 — İhtiyati haczi tamamlıyan merasim

İlgili yazılarımız: İcra inkâr tazminatı · Kambiyo senedinde imza itirazı · Menfi tespit davası · İcra takibinin iptali ve taliki · İlamlı icra ve icra emri

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İcra ve tazminat hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İcra ve Tazminat Hukuku Makale

Haciz İsteme Süresi (İİK m.78): Bir Yıllık Süre, Dosyanın İşlemden Kaldırılması ve Yenileme

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca İİK m.78’e göre alacaklı, ödeme emrindeki süre geçtikten…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İCRA MASRAFI HESAPLAMA

İçindekilerİcra Masrafı Hesaplama: Maliyetinizi Öğrenin, Adım Atınİcra Masrafı Hesaplama Robotuİcra Masrafı Hesaplama SonuçlarıToplam İcra Takibi Masrafı: ${toplamMasraf.toFixed(2)} TLİcra…

22.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kıymet Takdirine İtiraz Davası ve Dilekçesi

İçindekilerİcra Hukukunda Kıymet Takdirine İtiraz Prosedürü ve HaklarınızKıymet Takdiri Nedir?Kıymet Takdirine İtiraz Nedir?Kıymet Takdirine İtiraz Süresi, Usulü, Görevli…

01.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kredi Borcu Ödenmezse Ne Olur?

İçindekilerBanka Kredi Borcu Ödenmezse Süreç Nasıl İşler?1. Gecikme Bildirimi ve Hatırlatma2. Gecikme Faizinin İşlemeye Başlaması3. 90 Günlük Yasal…

29.01.2025 Yazıyı oku ›
İcra ve Tazminat Hukuku Makale

İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip: İlamlı mı, İlamsız mı?

İçindekilerİki ipotek türüİİK m.149 — ilamlı takipİİK m.149/b — ilamsız takipİİK m.150/ı — bankalara özgü istisnaTakip talebine eklenecek…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
İcra ve Tazminat Hukuku Makale

E-Haciz ve Banka Hesabına Haciz

İçindekilerE-haciz nedir, neye dayanır?İki yol, iki farklı sonuçDoğacak alacaklar: sınır nerede?Haciz tarihi neden bu kadar önemli?Blokenin kaldırılmasıNe yapmalı?Sık…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara