Sulh Ceza Hâkimliği: Dava Görmez, Ama Soruşturmanın Merkezindedir

- Sulh ceza hâkimliği dava görmez; soruşturma evresinde hâkim kararı gerektiren işleri yapar.
- 2014’te 6545 sayılı Kanun ile sulh ceza mahkemeleri kaldırılmış, yerine sulh ceza hâkimlikleri kurulmuştur.
- Görev alanı: tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma, iletişimin tespiti, erişimin engellenmesi ve bunlara yapılan itirazlar.
- İdari para cezalarına karşı başvurular da sulh ceza hâkimliğinde incelenir (Kabahatler Kanunu m.27).
- İtiraz süresi yedi gündür (CMK m.268/1); idari yaptırımlarda on beş gün.
- İtiraz mercii: numara olarak kendisini izleyen hâkimlik; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimlik.
- Bu kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır; yol yalnızca itirazdır.
Ceza yargılamasında adı en çok geçen ama ne yaptığı en az bilinen merci sulh ceza hâkimliğidir. Tutuklama kararı oradan çıkar. Arama kararı oradan çıkar. Sosyal medya içeriğinin kaldırılması kararı oradan çıkar.
Buna karşılık sulh ceza hâkimliği hiçbir davaya bakmaz. Sanık yargılamaz, hüküm kurmaz, ceza vermez.
Neden kuruldu?
5235 sayılı Kanun m.10/1: “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur.”
28.06.2014‘te yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile sulh ceza mahkemeleri kaldırılmış, bu mahkemelerdeki dava dosyaları asliye ceza mahkemelerine devredilmiş ve soruşturma işlemleri için ayrı bir yapı olarak sulh ceza hâkimlikleri kurulmuştur.
Bu ayrım pratikte hâlâ karışıklığa yol açmaktadır. Kaldırılan sulh ceza mahkemesi tarafından verilmiş kararlara yapılan itirazları inceleme görevi de asliye ceza mahkemesine değil, ilgili ağır ceza mahkemesine geçmiştir. Yanlış mercie yapılan başvurular görevsizlikle sonuçlanır ve zaman kaybettirir.
Başlıca görevleri
| Alan | Örnekler |
|---|---|
| Kişi özgürlüğü | Tutuklama, tutukluluğun devamı, adli kontrol, yakalama emri |
| Arama ve el koyma | Konutta arama, işyeri araması, eşyaya el koyma, taşınmaza el koyma |
| Teknik tedbirler | İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması, teknik araçlarla izleme, gizli soruşturmacı |
| İnternet | İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi (5651 sayılı Kanun m.8, 8/A, 9, 9/A) |
| Kabahatler | İdari para cezalarına ve idari yaptırım kararlarına karşı başvurular |
| Soruşturma kararları | Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz (CMK m.173), kısıtlama kararı |
İtiraz: yedi gün ve “izleyen numara”
CMK m.268/1: hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçe ile ya da zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.
m.268/2: kararına itiraz edilen hâkim, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.
m.268/3 inceleme mercilerini belirler:
- Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazlar: o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; tek hâkimlik varsa en yakın yerdeki sulh ceza hâkimliğine.
- Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılan itirazlar: yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine.
- Ağır ceza mahkemesi kararlarına yapılan itirazlar: numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesine.
Sulh ceza hâkimliği kararlarına karşı temyiz yolu kapalıdır. Bu kararlar hüküm niteliğinde olmadığından yalnızca itiraza tabidir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. Yanlışlıkla temyiz edilirse dilekçe CMK m.264/2 uyarınca itiraz olarak kabul edilir ve dosya itiraz merciine gönderilir.
İdari para cezalarına itiraz
5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Ancak bir sınır vardır: m.27/8 uyarınca idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, hukuka aykırılık iddiaları idari yargıda ileri sürülür.
m.28/1-b uyarınca başvurunun görev yönünden reddi ya da bu anlamdaki görevsizlik kararları da temyize değil, itiraza tabidir.
Seri muhakeme ve basit yargılama
CMK m.250 uyarınca uygulanan seri muhakeme usulünde, talepnamenin kabulüyle verilen kararlara karşı m.250/14 uyarınca itiraz edilebilir. İtiraz genel hükümlere tabidir; asliye ceza hâkimi tarafından verilen kararlarda mercii ağır ceza mahkemesidir ve merci işin esasını inceleyerek karar vermek zorundadır.
Ne yapmalı?
- Kararı öğrendiğiniz günü not edin; yedi günlük süre o günden işler.
- İtiraz dilekçesini kararı veren hâkimliğe verin; itiraz merciine değil.
- Dilekçede hangi karara, hangi gerekçeyle itiraz ettiğinizi somut yazın.
- Tutuklamaya itirazda somut delil durumunu ve adli kontrol seçeneklerini tartışın.
- İdari para cezasında on beş günlük süreyi ve ödeme indirimi ihtimalini birlikte değerlendirin.
- Kararı temyiz etmeye çalışmayın; yol itirazdır.
- Aynı işlemde idari yargı kararı da varsa başvuru yerinizi buna göre belirleyin.
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E.2016/15504, K.2017/5573, 12.06.2017 Sulh ceza mahkemesi kalktı; itiraz mercii de değişti. Daire, 5235 sayılı Kanun m.10/1‘i aktarır: sulh ceza hâkimliği, “yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla” kurulmuştur. Ardından 28.06.2014‘te yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 74. maddesiyle değişik CMK m.268‘i ayrıntılı biçimde aktararak inceleme mercilerini gösterir: sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazlar, o yerde birden fazla hâkimlik varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe, son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe aittir. Somut olayda karar tarihinde sulh ceza mahkemesi kaldırılmış olduğundan, itiraz incelemesini yapan asliye ceza mahkemesinin görevsiz olduğu ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mercie gönderilmesi gerektiği belirtildi.
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E.2015/33068, K.2016/19290, 08.06.2016 İdari yaptırım dosyalarında temyiz yolu yoktur. 2918 sayılı Kanun‘a aykırılıktan verilen idari yaptırım kararına karşı sulh ceza mahkemesine başvurulmuş; mahkeme, kararın kendisince incelenebilecek kararlardan olmadığı gerekçesiyle Kabahatler Kanunu m.28/1-b uyarınca başvurunun görev yönünden reddine karar vermişti. Daire, bu tür kararların temyiz kanun yoluna tabi olmadığını, 6217 sayılı Kanun’la değişik Kabahatler Kanunu m.29 uyarınca “Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre” itiraza tabi olduğunu belirledi. Bu nedenle temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek dosya, mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere incelenmeksizin iade edildi.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2021/3676, K.2021/6295, 28.09.2021 Seri muhakemede itiraz mercii esası incelemek zorundadır. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan seri muhakeme usulü uygulanarak kurulan hükme itiraz edilmişti. Daire, CMK m.250/14 uyarınca bu kararlara karşı itiraz edilebileceğini ve Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği m.15 gereğince itirazın genel hükümlere tabi olduğunu belirtti. CMK m.268/3-c uyarınca asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi ağır ceza mahkemesine aittir. Kararda vurgulanan nokta şudur: merciin “işin esası incelenerek itiraz konusunda bir karar verilmesi gerektiği” gözetilmeden hüküm kurulması isabetli değildir.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E.2009/19658, K.2010/11609, 21.06.2010 Yanlış yola başvuru düzeltilir, reddedilmez. Verilen görevsizlik kararı temyiz edilmiş; ancak mahkeme, kararın “mahiyeti itibarı ile temyiz kabiliyeti bulunmadığından” CMK m.264/2 uyarınca temyiz talebini itiraz olarak kabul edip dosyayı itiraz merciine göndermişti. Daire, bu ek kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek hükmü onadı. Karar, CMK m.264‘ün getirdiği güvenceyi göstermektedir: kabul edilebilir bir başvuruda merciin veya kanun yolunun yanlış gösterilmesi ya da yanlış adlandırılması başvuranın hakkını ortadan kaldırmaz; dilekçe doğru kanun yolu başvurusu sayılarak işlem görür.
Sulh ceza hâkimliği dava görür mü?
Görmez. 5235 sayılı Kanun m.10 uyarınca sulh ceza hâkimliği, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gereken kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla kurulmuştur. Sanık yargılamaz, hüküm kurmaz, ceza vermez. 2014’te sulh ceza mahkemeleri kaldırılmış ve onların baktığı davalar asliye ceza mahkemelerine devredilmiştir. Bu nedenle bir iddianame kabul edildiğinde dosya sulh ceza hâkimliğine değil, asliye ceza ya da ağır ceza mahkemesine gider.
Kararına nasıl itiraz edilir, süre kaç gün?
CMK m.268 uyarınca itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren yedi gün içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle ya da zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde inceleme merciine gönderir. İdari para cezalarına karşı başvuru süresi ise Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca tebliğden itibaren on beş gündür. Süreler hak düşürücüdür ve kaçırıldığında başvuru esasa girilmeden reddedilir.
İtirazı hangi merci inceler?
CMK m.268/3 mekanik bir kural koyar: sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazlar, o yerde birden fazla hâkimlik varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe, son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe aittir. O yerde tek sulh ceza hâkimliği varsa en yakın yerdeki sulh ceza hâkimliği inceler. Asliye ceza hâkiminin kararlarına yapılan itirazları yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesi kararlarına yapılan itirazları ise numara olarak kendisini izleyen daire inceler.
Bu kararlar temyiz edilebilir mi?
Hayır. Sulh ceza hâkimliği kararları hüküm niteliğinde olmadığından temyiz yolu kapalıdır; tek yol itirazdır ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. Yanlışlıkla temyiz edilmesi hâlinde başvuru boşa gitmez: CMK m.264 uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda merciin ya da kanun yolunun yanlış gösterilmesi veya yanlış adlandırılması başvuranın hakkını ortadan kaldırmaz. Dilekçe itiraz olarak kabul edilir ve dosya yetkili itiraz merciine gönderilir.
Trafik cezasına nereye itiraz edilir?
Kural olarak sulh ceza hâkimliğine. Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca idari para cezasına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Ancak aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren bir karar da verilmişse — örneğin sürücü belgesinin geri alınması — m.27/8 uyarınca hukuka aykırılık iddiaları idari yargıda ileri sürülür. Bu ayrım uygulamada sık karışır; yanlış mercie yapılan başvuru görevsizlikle sonuçlanır ve süre kaybettirir.
Tutuklama kararına itiraz nasıl sonuçlanır?
İtiraz üzerine merci, dosya üzerinden inceleme yaparak tutukluluğun devamına ya da tahliyeye karar verir; gerekli görürse duruşma açabilir. İtiraz dilekçesinde kuvvetli suç şüphesinin somut delillerle desteklenip desteklenmediği, kaçma ve delil karartma şüphesinin gerçekten bulunup bulunmadığı ile adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmayacağı tartışılmalıdır. İtirazın reddi hâlinde koşullar değiştikçe yeniden tahliye talebinde bulunulabilir; ayrıca CMK m.108 uyarınca tutukluluk durumu belirli aralıklarla resen incelenir.
Sosyal medya içeriğinin kaldırılması için nereye başvurulur?
5651 sayılı Kanun m.9 uyarınca kişilik hakkı ihlali iddiasıyla sulh ceza hâkimliğine başvurulur; hâkimlik talebi yirmi dört saat içinde karara bağlar. Özel hayatın gizliliğinin ihlali hâlinde m.9/A uyarınca doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna başvurulabilir; gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda erişim önce engellenir, karar yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Başvuruda içeriğin URL adresi, ekran görüntüsü ve ihlalin nasıl gerçekleştiği açıkça gösterilmelidir.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. CMK m.173 uyarınca suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirecek olaylar ve deliller gösterilmelidir. Hâkimlik, soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse savcılıktan talepte bulunabilir; istemi yerinde görürse savcı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir, yerinde görmezse istemi gerekçeli olarak reddeder.
- 5235 sayılı Kanun m.10 — Sulh ceza hâkimliğinin kuruluşu ve görevi
- 5271 sayılı CMK m.264 — Kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma
- 5271 sayılı CMK m.267-271 — İtiraz usulü ve inceleme mercileri
- 5271 sayılı CMK m.100 vd. — Tutuklama ve adli kontrol
- 5271 sayılı CMK m.116-134 — Arama, el koyma ve iletişimin denetlenmesi
- 5271 sayılı CMK m.173, 250 — KYOK’a itiraz ve seri muhakeme usulü
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27, 28, 29 — Başvuru, inceleme ve itiraz
- 5651 sayılı Kanun m.8, 9, 9/A — Erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması
Bağlantılı başlıklar için ağır ceza mahkemesinin görevleri, tutuklamaya itiraz, idari para cezasının iptali ve erişim engelleme kararına itiraz yazılarımıza; soruşturma süreci için kısıtlama kararı yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.