Görevsizlik ve Yetkisizlik Kararı: İki Haftayı Kaçıran Davayı Kaybeder

- Görevsizlik veya yetkisizlik kararı, davayı otomatik olarak doğru mahkemeye taşımaz.
- Taraflardan birinin iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurup gönderme talebinde bulunması gerekir.
- Talep yapılmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
- Süre; karar kesinse karar tarihinden, kanun yoluna başvurulmamışsa kesinleşme tarihinden, başvurulmuşsa ret kararının tebliğinden başlar.
- HMK m.20 kamu düzenine ilişkindir; yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
- Talep olmadan dosya resen gönderilmişse, gönderilen mahkeme dosyayı iade eder.
- Dava açılmamış sayıldığında zamanaşımı kesilmemiş sayılır — asıl risk budur.
Dosya aylarca görüldü, duruşmalar yapıldı ve sonunda mahkeme “görevli değilim” dedi. Çoğu kişi bunu bir gecikme sanır.
Oysa bu karar, dosyanın tamamen kapanmasıyla sonuçlanabilecek bir süreyi başlatır. Ve o süre yalnızca iki haftadır.
Görev ile yetki farkı
| Görev | Yetki | |
|---|---|---|
| Belirlediği | Hangi tür mahkeme (asliye, sulh, ticaret, iş, tüketici…) | Hangi yer mahkemesi |
| Niteliği | Kamu düzenine ilişkindir, resen gözetilir | Kural olarak kesin değildir; itirazla ileri sürülür |
| Sözleşmeyle değiştirme | Mümkün değil | Yetki sözleşmesiyle mümkün (tacirler/kamu tüzel kişileri) |
| İtiraz zamanı | Her aşamada | Cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak |
Yetki kesin değilse ve davalı süresinde itiraz etmemişse mahkeme yetkili hâle gelir. Buna karşılık görev, taraflar itiraz etmese de mahkemece resen araştırılır.
HMK m.20: iki haftalık süre
Kanun metni açıktır: görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin,
- Bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten,
- Süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
- Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden
itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Talep, dosyanın gönderileceği mahkemeye değil, görevsizlik/yetkisizlik kararını veren mahkemeye yapılır. Yanlış mahkemeye verilen dilekçe süreyi korumaz. Ayrıca talep, kararın kesinleşmesinden önce de yapılabilir; beklemek gereksiz risk yaratır.
Süresi içinde talep yapılmazsa ne olur?
Sonuç iki aşamalıdır:
- Kararı veren mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar verir.
- Buna rağmen dosya resen gönderilmişse, gönderilen mahkeme dosyayı işlem yapılmak üzere iade eder ve kendi esasını kapatır.
HMK m.20 kamu düzenine ilişkin olduğundan bu durum yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Yani “dosya bize geldi, artık bakarız” denemez.
Asıl tehlike: zamanaşımı
Davanın açılmamış sayılması, dava hiç açılmamış gibi sonuç doğurur. Bunun en ağır sonucu şudur: zamanaşımı kesilmemiş sayılır.
TBK m.158 bir emniyet supabı sunar: dava görevsizlik ya da yetkisizlik nedeniyle reddedilmişse, alacaklıya altmış günlük ek süre içinde davayı yeniden açma imkânı tanınır. Ancak bu hüküm, usulden ret hâlleri içindir; süresinde gönderme talebinde bulunulmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılması hâlinde uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır.
Bu nedenle güvenli yol, süreyi hiç riske atmamaktır.
Kararda ihtar zorunluluğu
Uygulamada mahkemeler görevsizlik/yetkisizlik kararının hüküm fıkrasına, iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulmaması hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği yönünde bir ihtar koyar. Bu ihtar tarafları uyarır; ancak ihtarın bulunmaması süreyi işletmemezlik sonucu doğurmaz. Süre kanundan doğar.
Harç ve giderler
Gönderme talebi üzerine dosya yeni mahkemeye gittiğinde yeniden başvurma harcı alınmaz; dava aynı davadır. Ancak yeni mahkemenin gider avansı talep etmesi mümkündür.
Görevsizlik/yetkisizlik kararında yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından da karar verilir; bu kalemler genellikle davayı yanlış mahkemede açan tarafa yüklenir.
Ne yapmalı?
- Kararı aldığınız gün iki haftalık süreyi takvime işleyin.
- Kanun yoluna başvurmayacaksanız kesinleşmeyi beklemeden gönderme talebinde bulunun.
- Dilekçeyi kararı veren mahkemeye verin; gönderilecek mahkemeye değil.
- Dilekçede hangi mahkemeye gönderilmesini istediğinizi açıkça yazın.
- UYAP üzerinden gönderiyorsanız kayıt tarihini kontrol edin.
- İstinafa gittiyseniz, ret kararının tebliğ tarihini esas alın.
- Zamanaşımı yaklaşıyorsa ayrıca yeni dava açmayı değerlendirin.
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2019/93, K.2019/585, 29.05.2019 Sürenin başlangıcı: istinaf reddinin tebliğ tarihi. Sulh hukuk mahkemesi 25.01.2018‘de görevsizlik kararı vermiş; davacının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ilamıyla reddedilmiş ve bu ilam davacıya 19.10.2018‘de tebliğ edilmişti. Davacı vekili ise gönderme talebini 11.02.2019 tarihinde, yani iki haftalık süre çoktan geçtikten sonra yapmıştı. Mahkeme, HMK m.20‘nin sürenin başlangıcını üç ihtimale bağladığını aktardıktan sonra sonuca vardı: “davacı tarafın süresinde gönderme talebinde bulunmaması nedeniyle HMK m.20 hükmünün açık sonucu olarak mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken dosyanın mahkememize gönderilmesinde isabet görülmemiştir.” Dosya, işlem yapılmak üzere görevsizlik kararını veren mahkemeye iade edildi.
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2019/634, K.2019/865, 22.11.2019 E-tebligatta süre, kutuya düşme değil tebliğ tarihinden işler. Görevsizlik kararı 13.03.2019‘da verilmiş, taraf vekillerine 19.04.2019‘da e-tebligata çıkarılmış, aynı gün posta kutularına düşmüş ve 24.04.2019 itibarıyla tebliğ edilmiş sayılmıştı; karar 09.05.2019‘da kesinleşti. Davacı vekili gönderme talebini 16.09.2019‘da yaptı. Mahkeme, kanunda belirtilen şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini isabetsiz buldu ve dosyanın HMK m.20 gereğince işlem yapılmak üzere görevsizlik kararını veren mahkemeye iadesine karar verdi.
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2024/1237, K.2024/1275, 05.12.2024 Kamu düzeni: her aşamada resen gözetilir. Görevsizlik kararı kesinleşmiş ve dosya gönderilmişti; ancak mahkeme, dosyayı incelediğinde “gerek fiziki olarak gerekse UYAP ortamında … taraflarca yasal süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edildiğine dair bir dilekçeye rastlanmadığını” ve dosyanın süresi içinde başvuru olmaksızın resen gönderildiğini saptadı. Kararın en önemli tespiti şudur: “HMK’nun 20. madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle bu husus yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden” dosya, gerekli usul işlemlerinin yapılması için görevsizlik kararını veren mahkemeye geri gönderildi.
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2021/221, K.2021/349, 08.04.2021 Karar fıkrasında ihtar: sürenin taraflara hatırlatılması. Mahkeme, verdiği kararın hüküm fıkrasına HMK m.20‘nin işleyişini bir ihtar olarak yazdı: kanun yoluna başvurulmaz ve karar kesinleşirse kesinleşme tarihinden, başvurulursa ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye başvurularak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği; “aksi takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına” hükmedildi. Bu uygulama, sürenin taraflarca kaçırılmasını önlemeye yönelik olup kararın istinaf yolunun da iki hafta olduğunu birlikte göstermektedir.
Görevsizlik kararından sonra ne yapmalıyım?
İki hafta içinde, kararı veren mahkemeye bir dilekçe vererek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelisiniz. Dilekçede hangi mahkemeye gönderilmesini istediğinizi açıkça belirtin. Bu talep kararın kesinleşmesini beklemeden de yapılabilir ve beklemek gereksiz risk yaratır. Talep, dosyanın gönderileceği mahkemeye değil, kararı veren mahkemeye yapılır; yanlış mercie verilen dilekçe süreyi korumaz. UYAP üzerinden gönderiyorsanız kayıt tarihini mutlaka kontrol edin.
İki haftalık süre ne zaman başlar?
HMK m.20 üç ihtimal öngörür. Karar verildiği anda kesinse süre karar tarihinden; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihinden; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden başlar. Elektronik tebligatta sürenin başlangıcı, evrakın posta kutusuna düştüğü an değil, tebliğ edilmiş sayıldığı tarihtir. Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.
Süreyi kaçırırsam dava tamamen biter mi?
O dava biter; dava açılmamış sayılır ve dosya kapanır. Yeniden dava açmanız mümkündür, ancak asıl risk zamanaşımıdır: dava açılmamış sayıldığında zamanaşımı kesilmemiş kabul edilir ve aradan geçen süre işlemeye devam etmiş sayılır. TBK m.158, görev veya yetki yokluğu nedeniyle reddedilen davalarda altmış günlük ek süre tanır; ancak bu hükmün gönderme talebinde bulunulmaması hâline uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır. Bu nedenle zamanaşımı yaklaşıyorsa yeni dava açılması ayrıca değerlendirilmelidir.
Dosya kendiliğinden gönderildi, sorun olur mu?
Olabilir. HMK m.20 kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Süresinde bir gönderme talebi bulunmadığı hâlde dosya resen gönderilmişse, dosyayı alan mahkeme yargılamaya devam edemez; gerekli usul işlemlerinin yapılması için dosyayı görevsizlik kararını veren mahkemeye iade eder ve kendi esasını kapatır. Bu nedenle dosyanın yeni mahkemeye ulaşmış olması, sürenin kaçırıldığı gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Görevsizlik kararına istinaf edebilir miyim?
Evet. Görevsizlik ve yetkisizlik kararları nihai karar niteliğinde olduğundan, parasal sınırın üzerindeki davalarda tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Başvuru reddedilirse HMK m.20’deki iki haftalık gönderme süresi, ret kararının tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Kanun yoluna başvurmak süreyi kazandırır ancak riski de artırır; çoğu dosyada daha güvenli yol, kanun yoluna gitmeden doğrudan gönderme talebinde bulunmaktır.
Görev ile yetki arasındaki fark nedir?
Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını belirler: asliye hukuk, sulh hukuk, asliye ticaret, iş, tüketici, aile mahkemesi gibi. Kamu düzenine ilişkindir, taraflar itiraz etmese de mahkemece resen araştırılır ve sözleşmeyle değiştirilemez. Yetki ise hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Kural olarak kesin değildir; davalı cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ileri sürmezse mahkeme yetkili hâle gelir. Tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yetki sözleşmesi yapılması da mümkündür.
Yeni mahkemede harç yeniden ödenir mi?
Başvurma harcı yeniden alınmaz; dosya aynı davaya ilişkindir ve gönderme kararıyla devam eder. Ancak yeni mahkeme, kendi yargılaması için gider avansı yatırılmasını isteyebilir ve bu talebe uyulmaması dosyanın işlemden kaldırılmasına yol açabilir. Görevsizlik veya yetkisizlik kararında yargılama giderleri ile vekâlet ücreti bakımından da hüküm kurulur; bu kalemler genellikle davayı yanlış mahkemede açan tarafa yüklenir ve karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilir.
Ceza yargılamasında da aynı kural geçerli mi?
Hayır, ceza muhakemesinde farklı bir sistem vardır. CMK m.5 uyarınca mahkeme görevsizlik kararı verirse dosya doğrudan görevli mahkemeye gönderilir; tarafların gönderme talebinde bulunması gerekmez ve davanın açılmamış sayılması gibi bir sonuç doğmaz. Ayrıca kovuşturma evresinde görevsizlik kararı verilebilmesi için iddianamenin kabulünden sonraki aşamalara ilişkin özel kurallar uygulanır. Yetki uyuşmazlıkları ise CMK m.17 vd. uyarınca ortak yüksek görevli mahkemece çözülür.
- 6100 sayılı HMK m.20 — Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler
- 6100 sayılı HMK m.1-4 — Görev ve göreve ilişkin kurallar
- 6100 sayılı HMK m.5-19 — Yetki ve yetki sözleşmesi
- 6100 sayılı HMK m.116, 117 — İlk itirazlar
- 6100 sayılı HMK m.331 — Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri
- 6098 sayılı TBK m.158 — Ek süre
- 5271 sayılı CMK m.5, 17 — Ceza yargılamasında görevsizlik ve yetki
Bağlantılı başlıklar için HMK ilk itirazlar, dosyanın işlemden kaldırılması, dava harcı hesaplama ve temyiz başvurusu yazılarımıza; süre yönetimi için süre uzatım dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.