Dahilde İşleme Rejimi İhlal Edilirse Ne Olur? Taahhüt Kapatma ve Vergi Takibi (4458 m.108)

- 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.108/1 uyarınca serbest dolaşımda olmayan eşya, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanıldıktan sonra yeniden ihraç edilmek amacıyla, vergileri teminata bağlanarak geçici olarak ithal edilebilir.
- Eşyanın işlem görmüş ürün olarak ihracı hâlinde teminat iade edilir; bu yönteme şartlı muafiyet sistemi denir.
- Serbest dolaşımdaki eşyanın kullanılıp ihraç edilmesi hâlinde ise girişte tahsil edilmiş vergiler geri verilir; buna geri ödeme sistemi denir.
- Danıştay, geçici ithalat sırasında yapılan tahakkukun “geçici değil kat’i tahakkuk işlemi niteliğinde” olduğunu kabul etmektedir; rejim, tahsilatın ertelenmesine dayanır.
- Rejim şartları ihlal edildiğinde izlenecek yol, teminatın iade edilip edilmediğine göre ikiye ayrılır.
- Teminat hâlâ idarede ise yeni bir tahakkuk yapılmaz; 6183 sayılı Kanun m.37 uyarınca bir aylık ödeme süresi tebliğ edilerek vade belirlenir, ardından m.56 uygulanır.
- Teminat iade edilmişse ortada teminatlı alacak kalmadığından vergilerin yeniden tahakkuk ettirilerek yükümlüye bildirilmesi ve m.242 itiraz yolunun açılması gerekir.
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 13.11.2024 tarihli kararıyla bu ayrımı benimsemiş ve aksi yöndeki ısrar kararını bozmuştur.
- Telafi edici vergi, ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihinde doğar ve geçici ithalatta teminata bağlanan vergiler arasında yer almaz.
- Bu nedenle telafi edici verginin tahakkuk yoluyla istenmesi hukuka uygundur; 6183 sayılı Kanun m.37 usulüne bağlanamaz.
- Rejim ihlali hâlinde 4458 sayılı Kanun m.238/1-a uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında idari para cezası verilir.
- Eşyanın gümrük gözetiminden çıkarılmadığı tespit edilirse m.238/1-c uyarınca ceza, gümrük vergileri ile gecikme zammı oranında faiz toplamına iner.
- m.238, 18/6/2009 tarihli 5911 sayılı Kanun’un 62. maddesiyle değiştirilmiş; birinci fıkra ve ikinci fıkra 24/10/2019 tarihli 7190 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir.
- Gümrük vergileri ve cezalara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde üst makama itiraz edilir; itirazın reddi üzerine idari yargıya başvurulur.
- Taahhüt hesabının re’sen kapatılmasına karşı açılan davanın reddedilmiş olması, rejim ihlalinin varlığını her durumda tek başına ispatlamaz; bu görüş bir Danıştay kararında azınlık görüşü olarak savunulmuştur.
Kısa cevap: 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.108/1 uyarınca serbest dolaşımda olmayan eşya, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanıldıktan sonra yeniden ihraç edilmek amacıyla, vergileri teminata bağlanarak geçici olarak ithal edilebilir. Rejim şartları ihlal edildiğinde izlenecek yol, teminatın iade edilip edilmediğine göre ikiye ayrılır.
Dahilde işleme rejimi, ihracatçıya girdi maliyetini düşüren bir kolaylık sağlar: yurt dışından getirilen hammadde için vergi ödenmez, sadece teminat verilir. Ürün işlenip ihraç edildiğinde teminat geri alınır. Sistem basit görünse de uyuşmazlıkların büyük kısmı taahhüt hesabının kapatılması aşamasında çıkar.
Belge re’sen kapatıldığında ya da kapatma işlemi sonradan iptal edildiğinde, gümrük idaresi vergileri ve iki kat para cezasını birlikte ister. Bu noktada iki soru belirleyicidir: rejim gerçekten ihlal edilmiş midir ve idare doğru usulü izlemiş midir? Aşağıda bu iki sorunun cevabını Danıştay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“1. Serbest dolaşımda olmayan eşya, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebilir. Eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminat iade olunur. Eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına şartlı muafiyet sistemi denir. 2. Serbest dolaşımda bulunan eşyanın işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmesi halinde, bu eşyanın serbest dolaşıma girişi esnasında tahsil edilmiş olan ithalat vergileri, dahilde işleme rejimi kapsamından geri verilir. Eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına geri ödeme sistemi denir.”
“1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir. 2. İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3. İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir.”
4458 sayılı Kanun m.238, 18/6/2009 tarihli 5911 sayılı Kanun’un 62. maddesiyle değiştirilmiş; birinci fıkrası 24/10/2019 tarihli 7190 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle yeniden düzenlenerek (c) ve (d) bentleri eklenmiş, aynı maddeyle ikinci fıkra getirilmiştir. Buna göre rejim hükümleri ihlal edilmekle birlikte eşyanın gümrük gözetiminden mevzuata aykırı olarak çıkarılmadığı tespit edilirse, ceza artık eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı değil, gümrük vergileri ile gecikme zammı oranında faizin toplamı kadardır. m.242 de aynı 5911 sayılı Kanun’un 64. maddesiyle değiştirilmiştir. Suç ve ceza tarihleri bakımından hangi metnin uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
| Ayrım noktası | Teminat idarede duruyorsa | Teminat iade edilmişse |
|---|---|---|
| Ortada teminatlı alacak | Vardır | Yoktur |
| Yeni tahakkuk | Gerekmez | Gerekir |
| İlk yapılacak işlem | 6183 s.K. m.37 uyarınca vade belirlenmesi | Vergilerin tahakkuk ettirilip tebliği |
| Ödeme süresi | Tebliğden itibaren bir ay | Tebliğ üzerine m.242 süreleri işler |
| Sonraki aşama | 6183 s.K. m.56 uyarınca teminatın paraya çevrilmesi | m.242 itirazı, reddi hâlinde idari yargı |
| İtiraz süresi | Ödeme emrine karşı 6183 s.K. hükümleri | Tebliğden itibaren on beş gün |
| Dava süresi | 6183 s.K. rejimine göre | İtirazın reddinden itibaren otuz gün |
| Para cezası | m.238 uyarınca ayrıca karara bağlanır | m.238 uyarınca ayrıca karara bağlanır |
| Telafi edici vergi | Teminata bağlı vergiler arasında değildir | Tahakkuk yoluyla istenir |
Dosyada ilk sorulacak soru şudur: taahhüt hesabı kapatılıp teminat iade edilmiş mi? Cevap “evet” ise idare vergileri yeniden tahakkuk ettirebilir ve size m.242 itiraz yolu açılır. Cevap “hayır” ise idarenin yeni bir tahakkuk yapmaya yetkisi yoktur; yapması gereken, 6183 sayılı Kanun m.37 uyarınca bir aylık ödeme süresini tebliğ ederek vade belirlemek ve ardından teminatı paraya çevirmektir. Bu ayrım gözetilmeden yapılan işlem usul yönünden sakattır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Dahilde işleme izin belgesinin süresini, taahhüt miktarını ve gerçekleşme oranlarını gösteren belgeleri eksiksiz toplayın.
- Taahhüt hesabının hangi tarihte, hangi gerekçeyle ve hangi merci tarafından kapatıldığını belirleyin.
- Kapatma re’sen mi yapıldı, yoksa kapatma işlemi sonradan mı iptal edildi, netleştirin.
- Geçici ithalatta verilen teminatın iade edilip edilmediğini yazıyla tespit ettirin; bu, izlenecek usulü belirler.
- Teminat idaredeyse, yeni tahakkuk yapılmasının usule aykırı olduğunu ileri sürün.
- Teminat iade edilmişse tahakkuk usulünü kabul edip esasa, yani rejim ihlalinin varlığına odaklanın.
- İthal eşyası ile ihracat beyannameleri arasındaki bağlantıyı beyanname ve fatura bazında kurun; eşyanın fiilen yurt dışı edildiğini gösterin.
- Gerçekleşme değerlerinin taahhüt miktarlarıyla uyumlu olup olmadığını hesaplayarak dosyaya koyun.
- Telafi edici vergi isteniyorsa, ihraç ülkesinin ve menşe ispat belgesinin türünü kontrol edin; her ihracatta telafi edici vergi doğmaz.
- Telafi edici verginin hesaplanma şeklini, kur tarihini ve uygulanan oranı ayrı ayrı denetleyin.
- Para cezası bakımından m.238/1-a mı yoksa 1-c mi uygulanması gerektiğini tartışın; eşyanın gümrük gözetiminden çıkarılmadığı ispatlanırsa ceza büyük ölçüde azalır.
- Tebliğ tarihinden itibaren on beş günlük itiraz süresini kaçırmayın; itirazın reddi üzerine otuz gün içinde dava açın.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 13.11.2024 T., 2023/295 E., 2024/999 K.
Kurul, teminatı iade edilmiş bir dosyada vergilerin yeniden tahakkuk ettirilemeyeceği yönündeki ısrar kararını bozmuş ve Yedinci Daire’nin ikili ayrım yaklaşımını benimsemiştir. Vergi mahkemesi ilk kararında, “dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiğinin tespiti halinde, tahsilinden vazgeçilen vergilerin yeniden tahakkuk ettirilmesine gerek olmadığından, amme alacağının takip ve tahsili amacıyla tesis edilmesi gereken ilk işlem, vade belirlenmesine ilişkin işlem olmalıdır” diyerek işlemi iptal etmiş ve bozmadan sonra bu görüşünde ısrar etmişti. Kurul ise, Yedinci Daire’nin 22/02/2022 tarih ve E:2020/3014, K:2022/737 sayılı kararının “dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir” sonucuna varmıştır. Kararda ayrıca, geçici ithalatta yapılan tahakkukun niteliği şöyle belirlenmiştir: “Eşyanın geçici olarak ithal edilmiş olmasına karşın, yapılan bu tahakkuk, geçici değil kat’i tahakkuk işlemi niteliğindedir.” Sonuç: davalının temyiz istemi KABUL edilerek ısrar kararı BOZULMUŞ; karar oy birliğiyle verilmiştir.
Danıştay 7. Daire, 22.02.2022 T., 2020/3014 E., 2022/737 K.
Bu karar, rejim ihlalinde izlenecek usulü teminatın durumuna göre ikiye ayıran temel kararıdır. Daire önce rejimin niteliğini belirlemiştir: “bu rejim kapsamında eşya geçici olarak ithal edilse de anılan rejim, başlangıçta kat’i olarak tahakkuk ettirilen vergi ve resimlerin teminata bağlanması suretiyle tahsilatının ertelenmesini ihracatın gerçekleştirilmesini müteakip de teminatın iadesini öngören bir rejimdir.” Ardından ayrım kurulmuştur: teminatlar henüz iade edilmemişse “öncelikle, vadenin belirlenmesi için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un anılan 37. maddesi; ardından da teminatlı alacakların takip ve tahsilini düzenleyen 56. maddesi uyarınca tesis edilecek işlemle” takibat yapılmalıdır. Teminat iade edildikten sonra ihlal saptanmışsa “eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin, anılan Kanun’a göre tahakkuk ettirilerek yükümlüsüne bildirilmesi suretiyle yükümlülerin, bu bildirimlere karşı, anılan Kanun’un 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yollarına başvurabilmelerine ve taleplerinin reddi üzerine de otuz gün içinde dava açabilmelerine olanak tanınması gerekmektedir.” Sonuç: temyiz istemi kabul edilerek vergi mahkemesi kararı BOZULMUŞ; karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oy, mahkeme kararının onanması gerektiği yönündedir.
Danıştay 7. Daire, 31.10.2022 T., 2019/1931 E., 2022/4119 K.
Daire, telafi edici verginin geçici ithalatta teminata bağlanan vergiler arasında yer almadığını, bu nedenle tahakkuk yoluyla istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Kararda verginin doğuş anı şöyle tanımlanmıştır: “telafi edici vergi, dahilde işleme izin belgesi kapsamında, şartlı muafiyet hükümleri altında üretilerek tercihli tarife uygulanmasına ilişkin anlaşmalara taraf ülkelere ihraç edilen işlem görmüş ürünlerin bünyesinde kullanılan Türkiye’de serbest dolaşıma girmemiş üçüncü ülke menşeli eşya nedeniyle, ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihinde doğmakta ve anılan tescil tarihindeki döviz satış kuru ve bu tarihte İthalat Rejimi Kararı’nda belirtilen gümrük vergisi ve varsa toplu konut fonu üzerinden hesaplanarak eşyanın fiilen yurt dışı edildiği tarihe kadar ödenmesi gerekmektedir.” Daire, verginin ihraç ülkesine, menşe ispat belgesine ve ürünün türüne göre doğup doğmayacağının değiştiğini belirterek “anılan vergiyi geçici giriş beyannamesinin tescil tarihinde teminata bağlanan vergiler arasında saymak mümkün bulunmamaktadır” demiştir. Sonuç: bölge idare mahkemesi kararı, uyuşmazlığın esasının incelenmesini teminen BOZULMUŞ; karar kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
Danıştay 7. Daire, 14.02.2022 T., 2018/4564 E., 2022/564 K.
Bu dosyada Daire, taahhüt hesabının re’sen kapatılmasına karşı açılan davanın reddedilmesine dayanılarak verilen ret kararını onamıştır; rejim ihlalinin ayrıca tespit edilmesi gerektiği görüşü ise karşı oyda kalmıştır. Davacı, 21 beyanname kapsamında geçici ithal edilen eşyanın işlendikten sonra ihraç edildiğini, ihracat beyannameleri ve özel faturalar değerlendirilmeden rejim ihlalinden söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Daire çoğunluğu, “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” değerlendirmesiyle yetinmiştir. Karşı oyda ise — çoğunluk gerekçesine dâhil edilmeyen bir görüş olarak — “dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen eşyaya ilişkin vergilerin tahsil edilebilmesi ve para cezası kararı verilebilmesi için, eşyanın, rejime aykırı olarak kullanıldığı veya diğer şekillerde rejim şartlarının ihlal edildiği yolunda bir tespit yapılması gerekmektedir” denilmiş ve çıkış beyannamelerinin ithal eşyasıyla ilgisinin araştırılması gerektiği savunulmuştur. Sonuç: temyiz istemi reddedilerek bölge idare mahkemesi kararı ONANMIŞ; karar kesin olarak ve oy çokluğuyla verilmiştir.
İkinci halka, bu tartışmanın çözümüdür. 2022 tarihli 7. Daire kararı ikili bir ayrım kurar. Teminat hâlâ idarenin elindeyse ortada teminatlı bir alacak vardır; yapılması gereken yeni tahakkuk değil, 6183 sayılı Kanun m.37 uyarınca vade belirlemek ve ardından m.56 uyarınca teminatı paraya çevirmektir. Teminat iade edilmişse ortada teminatlı alacak kalmamıştır; bu kez vergilerin yeniden tahakkuk ettirilerek yükümlüye bildirilmesi gerekir.
Üçüncü halka, bu ayrımın neden yükümlü lehine bir güvence olduğudur. Tahakkuk yolu izlendiğinde yükümlüye 4458 sayılı Kanun m.242’deki idari itiraz yolu ve ardından dava hakkı açılır. Teminat iade edilmiş bir dosyada doğrudan cebri takibe geçilmesi, bu hakları ortadan kaldırır. Danıştay’ın vurgusu tam da buradadır: usul, yükümlünün başvuru haklarını koruyacak biçimde seçilmelidir.
Dördüncü halka, bu görüşün yerleşmesidir. Vergi mahkemesi ısrar etmiş, dosya Vergi Dava Daireleri Kurulu’na gitmiş ve Kurul 2024 yılında Daire’nin gerekçesini benimseyerek ısrar kararını bozmuştur. Bu, ikili ayrımın artık yerleşik olduğunu gösterir ve dilekçelerde doğrudan Kurul kararına dayanılabileceği anlamına gelir.
Beşinci halka telafi edici vergidir ve ayrı bir mantığa tabidir. 2022 tarihli karar, bu verginin geçici ithalatta değil, ihracata ilişkin beyannamenin tescil tarihinde doğduğunu belirler. Vergi, üçüncü ülke menşeli girdiyle üretilen ürünün tercihli tarife uygulanan bir ülkeye ihracında ortaya çıkar. İhraç ülkesine, menşe ispat belgesine ve ürünün tarım, işlenmiş tarım veya sanayi ürünü olmasına göre doğup doğmadığı değişir. Bu nedenle geçici ithalat aşamasında teminata bağlanan vergiler arasında sayılamaz ve tahakkuk yoluyla istenmesi hukuka uygundur.
Altıncı halka esastır: rejim gerçekten ihlal edilmiş midir? 2022 tarihli onama kararı bu noktada bir uyarı içerir. Çoğunluk, taahhüt hesabının re’sen kapatılmasına karşı açılan davanın reddedilmiş olmasını yeterli görmüş; karşı oy ise ihracat beyannamelerinin ithal eşyasıyla ilgisinin ayrıca araştırılması gerektiğini savunmuştur. Bu görüş azınlıkta kalmakla birlikte, dava dilekçesinde ihracat–ithalat eşleştirmesinin beyanname bazında yapılmasının ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Yedinci halka yaptırımdır. m.238/1-a, rejim hükümlerinin ihlali hâlinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında idari para cezası öngörür. Ancak 2019 yılında eklenen (c) bendi önemli bir yumuşama getirmiştir: eşyanın işleme faaliyetindeki hâli veya işlem görmüş ürün hâli dâhil, gümrük gözetiminden mevzuata aykırı olarak çıkarılmadığı tespit edilirse ceza, gümrük vergileri ile gecikme zammı oranında faizin toplamına iner. Bu tespitin yapılması, ceza tutarını kat kat azaltabilir. Konunun genel çerçevesi için gümrük vergisine itiraz ve dava başlığına bakılabilir.
Son halka usuldür. Gümrük vergileri ve cezalara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde üst makama itiraz edilir, itiraz otuz gün içinde karara bağlanır ve ret üzerine idari yargıya gidilir. Süreler kısadır ve kaçırıldığında esas hiç incelenmez. Ayrıca fiil, koşulları varsa kaçakçılık suçlarını da gündeme getirebileceğinden, idari ve cezai süreçlerin birlikte yürütülmesi gerekir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Teminatın durumunu tespit etmeme | Yanlış usul tartışması yürütülür | Teminat iade edildi mi, yazıyla saptanmalı |
| Teminat idaredeyken tahakkuku kabullenme | Usul sakatlığı ileri sürülemez | 6183 s.K. m.37 usulü hatırlatılmalı |
| Teminat iade edilmişken tahakkuka usulden karşı çıkma | İtiraz karşılıksız kalır | Esasa, rejim ihlaline odaklanılmalı |
| İhracat–ithalat eşleştirmesini yapmama | Rejim ihlali iddiası çürütülemez | Beyanname ve fatura bazında bağ kurulmalı |
| Telafi edici vergiyi teminatlı alacak sayma | Yanlış hukuki zemin | TEV ihracat beyannamesinin tescilinde doğar |
| Her ihracatta TEV doğduğunu varsayma | Gereksiz ödeme veya yanlış savunma | Ülke, menşe belgesi ve ürün türü kontrol edilmeli |
| m.238/1-c’yi hiç tartışmama | İki kat ceza olduğu gibi kalır | Eşyanın gözetimden çıkarılmadığı ispatlanmalı |
| On beş günlük itiraz süresini kaçırma | Esas incelenmez | Tebliğ tarihinden itibaren süre takip edilmeli |
| Re’sen kapatma davasını ihmal etme | Sonraki davada aleyhe delil oluşur | Kapatma işlemine karşı da süresinde dava açılmalı |
Dahilde işleme rejimi nedir?
4458 sayılı Gümrük Kanunu m.108/1 uyarınca, serbest dolaşımda olmayan eşyanın işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanıldıktan sonra yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle geçici olarak ithal edilmesidir.
Şartlı muafiyet ile geri ödeme sistemi arasındaki fark nedir?
Şartlı muafiyet sisteminde serbest dolaşımda olmayan eşya vergileri teminata bağlanarak ithal edilir ve ihraç edilince teminat iade olunur. Geri ödeme sisteminde ise serbest dolaşımdaki eşya kullanılır ve girişte tahsil edilmiş ithalat vergileri ihracattan sonra geri verilir.
Geçici ithalatta yapılan tahakkuk geçici midir?
Değildir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 13.11.2024 tarihli kararında “Eşyanın geçici olarak ithal edilmiş olmasına karşın, yapılan bu tahakkuk, geçici değil kat’i tahakkuk işlemi niteliğindedir” denilmiştir. Rejim, tahakkukun değil tahsilatın ertelenmesine dayanır.
Rejim ihlal edilirse idare ne yapmalıdır?
Danıştay 7. Daire’nin 22.02.2022 tarihli kararına göre ikili bir ayrım yapılır. Teminatlar henüz iade edilmemişse 6183 sayılı Kanun m.37 uyarınca vade belirlenir ve m.56 uyarınca teminat paraya çevrilir. Teminat iade edilmişse vergiler yeniden tahakkuk ettirilerek yükümlüye bildirilir.
Teminat iade edilmişse yeniden tahakkuk yapılabilir mi?
Yapılabilir. Aynı kararda, teminat iade edildikten sonra ihlalin saptanması hâlinde vergilerin tahakkuk ettirilerek bildirilmesi ve yükümlüye m.242’deki idari itiraz yolu ile otuz gün içinde dava açma imkânının tanınması gerektiği belirtilmiştir. Vergi Dava Daireleri Kurulu 2024 yılında bu görüşü benimsemiştir.
Telafi edici vergi ne zaman doğar?
Danıştay 7. Daire’nin 31.10.2022 tarihli kararına göre telafi edici vergi, ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihinde doğar; tescil tarihindeki döviz satış kuru ve o tarihteki gümrük vergisi oranı üzerinden hesaplanır ve eşyanın fiilen yurt dışı edildiği tarihe kadar ödenmesi gerekir.
Telafi edici vergi teminata bağlanmış sayılır mı?
Sayılmaz. Aynı kararda, verginin ihraç ülkesine, menşe ispat belgesine ve ürünün niteliğine göre doğup doğmayacağının değiştiği belirtilerek “anılan vergiyi geçici giriş beyannamesinin tescil tarihinde teminata bağlanan vergiler arasında saymak mümkün bulunmamaktadır” denilmiştir.
Her ihracatta telafi edici vergi doğar mı?
Doğmaz. Vergi, üçüncü ülke menşeli girdiyle üretilen işlem görmüş ürünün tercihli tarife uygulanmasına ilişkin anlaşmalara taraf bir ülkeye ihracında gündeme gelir. İthal ve ihraç eşyasının tarım, işlenmiş tarım veya sanayi ürünü olması ile düzenlenen menşe ispat belgesi sonucu değiştirir.
Rejim ihlalinde para cezası ne kadardır?
4458 sayılı Kanun m.238/1-a uyarınca dahilde işleme rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında idari para cezası verilir. Ceza, m.241/6’da belirtilen miktardan az olamaz.
Cezayı azaltmanın bir yolu var mı?
m.238/1-c uyarınca, rejim hükümleri ihlal edilmekle birlikte rejim kapsamı ithal eşyasının işleme faaliyetindeki hâli veya işlem görmüş ürün hâli dâhil gümrük gözetiminden mevzuata aykırı olarak çıkarılmadığı tespit edilirse ceza, ithal eşyasının gümrük vergileri ile beyannamenin tescilinden tespite kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı oranındaki faizin toplamı kadar olur.
Taahhüt hesabının re’sen kapatılmasına itiraz edilmezse ne olur?
Re’sen kapatma işlemi kesinleşir ve sonraki vergi/ceza davasında aleyhe delil olarak kullanılabilir. Danıştay 7. Daire’nin 14.02.2022 tarihli kararında, kapatma işlemine karşı açılan davanın reddedilmiş olmasına dayanılarak verilen ret kararı onanmıştır.
Rejim ihlali ayrıca tespit edilmeli mi?
Anılan kararın karşı oyunda, vergilerin tahsil edilebilmesi ve para cezası verilebilmesi için eşyanın rejime aykırı kullanıldığı veya rejim şartlarının ihlal edildiği yolunda bir tespit yapılması gerektiği savunulmuştur. Bu görüş çoğunluk gerekçesine dâhil edilmemiş, azınlıkta kalmıştır.
Gümrük vergisine nasıl itiraz edilir?
4458 sayılı Kanun m.242 uyarınca tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama dilekçeyle itiraz edilir. İtirazlar otuz gün içinde karara bağlanır ve ret kararına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir.
Dilekçeyi yanlış makama verirsem ne olur?
m.242/3 uyarınca itiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama verilmesi hâlinde itiraz süresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
Eşdeğer eşya kullanılabilir mi?
4458 sayılı Kanun m.109 uyarınca işlem görmüş ürünlerin eşdeğer eşyadan elde edilmesine izin verilebilir. Eşdeğer eşyanın ithal eşyası ile aynı özellik ve nitelikleri taşıması gerekir; belirlenecek özel hâllerde daha kaliteli veya daha ileri bir imalat aşamasında olmasına izin verilebilir.
- 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.108 – Dahilde işleme rejimi, şartlı muafiyet ve geri ödeme sistemi
- 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.109 – Eşdeğer eşya kullanımı
- 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.81 – Şartlı muafiyet düzenlemelerinde izin ve teminat
- 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.194 – Dahilde işleme rejiminde gümrük yükümlülüğü ve telafi edici vergi
- 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.238 – Rejim ihlallerinde idari para cezası
- 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.242 – İtiraz yolu
- 18/6/2009 tarihli 5911 sayılı Kanun m.62 ve m.64 – m.238 ve m.242’de yapılan değişiklikler
- 24/10/2019 tarihli 7190 sayılı Kanun m.14 – m.238’de yapılan değişiklik
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.37, m.51, m.55 ve m.56
- 2005/8391 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı
- 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.8 ve m.45 – Süreler ve istinaf
İlgili yazılarımız: gümrük vergisine itiraz ve dava, gümrük gözetim vergisi, kaçakçılık suçları, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk ve idari işlemin iptali davası.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.