Avukatlığa Kabul Engelleri: Baro Levhasına Yazılma, Soruşturma ve Kovuşturma (Av.K. m.5)

- Avukatlığa kabulün engelleri 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır.
- Sayılan suçlardan mahkûmiyet, TCK m.53’teki süreler geçmiş olsa bile kabule engeldir.
- Kasten işlenen herhangi bir suçtan iki yıldan fazla hapis cezası da aynı sonucu doğurur.
- Yüz kızartıcı suçlarda cezanın ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olması engeli kaldırmaz.
- Hakkında yalnızca soruşturma bulunan aday için kabul kararı bekletilemez; Danıştay’a göre soruşturma engel hâl değildir.
- 7343 sayılı Kanun’la bekletme şartı “hakkında kamu davası açılmış olması” şeklinde netleştirilmiştir.
- Kamu davası açılmışsa idare kabul kararını kovuşturmanın sonuna kadar bekletebilir; bu zorunluluk değil takdir yetkisidir.
- Takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve yargı denetimine tabidir.
- Bekletme imkânı yalnızca avukatlığa kabul aşamasında vardır; staj listesine yazılmada 5. maddenin üçüncü fıkrası uygulanamaz.
- “Avukatlık mesleğine yaraşmayacak tutum ve davranışları çevresince bilinmiş olmak” bendi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
- Baro yönetim kurulu başvuruya bir ay içinde karar vermezse istem reddedilmiş sayılır.
- Ret veya bekletme kararına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edilir.
- Kabul kararları TBB üzerinden Adalet Bakanlığının onayına gider; Bakanlık iki ay içinde karar vermezse karar kesinleşir.
- Bakanlığın geri gönderdiği karar TBB’de üçte iki çoğunlukla aynen kabul edilirse onaylanmış sayılır; bu karara karşı Bakanlık dava açabilir.
- Yargılama sırasında ceza dosyasında ortaya çıkan gelişmeler, idari yargıda re’sen gözetilir.
Hukuk fakültesini bitirip stajını tamamlayan bir adayın baroya başvurusu çoğu zaman bir formalite gibi görülür. Oysa başvurunun arkasında üç aşamalı bir onay mekanizması vardır: baro yönetim kurulu, Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı. Bu zincirin herhangi bir halkasında adayın adli sicili, hakkında yürüyen bir soruşturma ya da derdest bir ceza davası gündeme gelebilir.
Son yıllarda Danıştay’a gelen uyuşmazlıkların büyük bölümü, Adalet Bakanlığının TBB’nin kabul kararlarını geri göndermesi ve TBB’nin ısrar etmesi üzerine Bakanlığın açtığı davalardır. Bu davalarda sorulan soru hep aynıdır: soruşturma ile kovuşturma arasındaki fark ne kadar önemlidir, bekletme kararı ne zaman verilebilir ve staj aşamasında aynı kural uygulanır mı? Aşağıda Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesi, 7343 sayılı Kanun değişikliği ve Danıştay Sekizinci Dairesinin kararları ışığında bu sorular yanıtlanmaktadır.
Kanunî dayanak
| Adayın durumu | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Sayılan suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyet | Av.K. m.5/1-a | Kabul istemi reddolunur |
| Kasten suçtan iki yılı aşan hapis cezası | Av.K. m.5/1-a | Kabul istemi reddolunur |
| Yüz kızartıcı suçta ertelenmiş veya affa uğramış ceza | Av.K. m.5/2 | Engel devam eder |
| Hakkında yalnızca soruşturma var | Av.K. m.5/3, Danıştay 8. D. | Engel ve bekletme sebebi değildir |
| Hakkında kamu davası açılmış | Av.K. m.5/3 | İdare kararı kovuşturma sonuna kadar bekletebilir |
| İlk derece ve istinafta mahkûmiyet, temyiz derdest | Av.K. m.5/3, Danıştay 8. D. | Bekletme yönündeki iptal kararı onanabilir |
| Staj listesine yazılma başvurusu, kovuşturma derdest | Av.K. m.16, m.5/3 | Bekletme hükmü uygulanamaz |
| Disiplin kararıyla hâkim, memur veya avukatlık niteliğinin kaybı | Av.K. m.5/1-b | Kabul istemi reddolunur |
| Kısıtlılık, iflas, aciz vesikası, sürekli malullük | Av.K. m.5/1-e, f, g, h | Kabul istemi reddolunur |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Başvurudan önce adli sicil kaydınızı ve arşiv kaydınızı alın; hakkınızda açılmış bir kamu davası bulunup bulunmadığını UYAP üzerinden kontrol edin.
- Hakkınızda bir dosya varsa bunun soruşturma mı yoksa kovuşturma mı olduğunu, iddianamenin kabul tarihiyle birlikte belgeleyin.
- İsnat edilen suçun 5. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan suçlardan olup olmadığını ve öngörülen cezanın iki yılı aşıp aşmadığını belirleyin.
- Staj listesine yazılma aşamasındaysanız, 5. maddenin üçüncü fıkrasındaki bekletme hükmünün bu aşamada uygulanamayacağını başvurunuzda açıkça belirtin.
- Baro yönetim kurulunun bir ay içinde karar vermemesi hâlinde başvurunun reddedilmiş sayılacağını unutmayın ve itiraz süresini takip edin.
- Ret veya bekletme kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde, kararı veren baro aracılığıyla TBB’ye itiraz edin ve itiraz tarihini gösteren belgeyi alın.
- TBB’nin itirazı bir ay içinde karara bağlamaması hâlinde itirazın reddedilmiş sayılacağını dikkate alın.
- Kabul kararınız Adalet Bakanlığınca geri gönderilmişse, Bakanlığın gerekçesini inceleyip TBB’ye ısrar kararı için ayrıntılı bir dilekçe sunun.
- Bakanlığın ısrar kararına karşı dava açması hâlinde davaya müdahil olarak katılın; ceza dosyanızdaki beraat, bozma veya uzlaştırma gibi gelişmeleri derhâl idare mahkemesine bildirin.
- Ceza yargılamasının uzunluğunu ve isnadın niteliğini, takdir yetkisinin ölçülü kullanılmadığı yönündeki savunmanızın merkezine koyun.
- Lehe kanun değişikliği veya uzlaştırma kapsamına alınma gibi durumlar varsa bunun ceza mahkemesince değerlendirilmesini takip edin.
- Kesinleşen bir ret kararına karşı, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açın.
Danıştay 8. Daire, 27.12.2023 T., 2022/1942 E., 2023/7997 K.
Soruşturma aşamasındaki aday için bekletme kararı verilemez. Baro yönetim kurulunun bir adayı levhaya yazma kararı TBB’ce uygun bulunmuş, Adalet Bakanlığı ise aday hakkında terör örgütüne üyelik suçundan soruşturma yürütüldüğü gerekçesiyle kararı geri göndermiştir. TBB ilk kararında ısrar etmiş, Bakanlık dava açmıştır. İdare mahkemesi davayı reddetmiş; bölge idare mahkemesi ise işlemden sonra kamu davası açıldığını gözeterek işlemi iptal etmiştir. Daire, Kanun’un bekletme hükmünü ceza muhakemesindeki kavramlarla birlikte değerlendirerek şu tespiti yapmıştır: “baro levhasına kayıt konusunda kayıt olmak isteyen kişi hakkında kovuşturma bulunması halinde idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, kişi hakkında mevcut bir soruşturma bulunması ise avukatlığa kabule engel hâl olarak öngörülmemiştir.” Daire, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararına da dayanarak “ertelemenin soruşturma aşamasında da uygulanabileceğine ilişkin herhangi bir hukuki düzenlemenin bulunmadığı, işlem tarihinde müdahil hakkında (…) soruşturma yürütülüyor olmasının müdahilin baro levhasına yazılmasına engel teşkil etmeyeceği” sonucuna varmıştır. Bölge idare mahkemesi kararı bozulmuş; karar 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 18.12.2024 T., 2023/3548 E., 2024/7137 K.
Staj listesine yazılmada kovuşturma bekletme sebebi değildir. Hakkında terör örgütüne üyelik suçundan ilk derece mahkemesince mahkûmiyet kararı verilen ve dosyası istinaf aşamasında olan bir aday, baronun kararıyla staj listesine yazılmıştır. Bakanlığın geri göndermesine rağmen TBB ısrar etmiş, idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi ise kovuşturma sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Daire, bekletme hükmünün hangi aşamaya ilişkin olduğunu şöyle belirlemiştir: “Kanunun 5. maddesinin 3. fıkrasının ancak staj aşamasını tamamlayarak staj bitim belgesi almış olan, avukatlık mesleğine kabul edilerek avukat unvanını haiz olmak isteyen ve bunun için baro levhasına yazılma talebinde bulunan/yahut levhaya kayıt talebi olmaksızın ruhsatname talebinde bulunan kişiler hakkında uygulanabileceği açıktır.” Stajın ön şartlarını düzenleyen 16. maddedeki engellerden ise yalnızca birinci fıkranın bentlerinin kastedildiğini, “3. fıkradaki kovuşturma halinin ise avukatlığa kabulde mutlak bir engel hal olarak düzenlenmediği, bu halin ancak idarelere tanınmış ‘takdiri bir engel’ olarak kabul edilebileceği” belirtilmiştir. Kararda Anayasa Mahkemesinin 23/03/2023 tarihli Genel Kurul kararına da yer verilmiştir. Kararın temyize açık olup olmadığı konusunda bir üyenin ayrışık oyu bulunmakta olup bu görüş hükmü etkilememiştir. Bölge idare mahkemesi kararı bozulmuş; karar 18/12/2024 tarihinde esasta oybirliği, usulde oyçokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 31.12.2024 T., 2023/4592 E., 2024/7897 K.
İstinafta da onanan mahkûmiyet varken levhaya yazılmada ısrar kararının iptali onanmıştır. İstanbul Barosu adayın başvurusunu reddetmiş, TBB itirazı kabul ederek adayın levhaya yazılmasına karar vermiştir. Adalet Bakanlığının geri göndermesine rağmen TBB ısrar etmiş, Bakanlık dava açmıştır. İdare mahkemesi, aday hakkında terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiğini, istinaf başvurusunun esastan reddedildiğini ve kararın temyiz aşamasında olduğunu tespit ederek “müdahile isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılma durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza kovuşturmasının sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı” gerekçesiyle ısrar kararını iptal etmiş; bölge idare mahkemesi istinaf başvurularını reddetmiştir. TBB ve aday, kesinleşmiş mahkûmiyet olmadığını ve takdir yetkisine yargı kararıyla müdahale edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Daire, temyize konu kararın “usul ve hukuka uygun” olduğunu belirterek onamıştır. Karşı oy yazan üye ise masumiyet karinesi ve uzun süren yargılama nedeniyle takdir yetkisinin levhaya yazılma yönünde kullanılmasının hukuka uygun olduğunu savunmuştur; bu görüş Dairenin hükmü değildir. Bölge idare mahkemesi kararı onanmış; karar 31/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 02.03.2023 T., 2021/4920 E., 2023/968 K.
Ret için kesinleşmiş mahkûmiyet gerekir; ceza dosyasındaki lehe gelişmeler re’sen gözetilir. Aciz vesikası nedeniyle levhadan silinen bir avukatın yeniden yazılma başvurusu baro ve TBB tarafından kabul edilmiş, Adalet Bakanlığı güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen mahkûmiyet kararını gerekçe göstererek kararı geri göndermiştir. İdare mahkemesi ısrar kararını iptal etmiş, bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Daire önce 5. maddenin yapısını ortaya koymuştur: “avukatlık mesleğine kabul isteminin reddi için 1136 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan ve avukatlık mesleğine engel kabul edilen bir suçtan mahkumiyetin bir diğer ifade ile kesinleşmiş ceza mahkumiyetinin bulunması gerekmekte olup, anılan suçlardan bir ceza kovuşturmasının bulunması halinde ise avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine tedbir mahiyetinde karar verme hususunda idareye takdir yetkisi tanındığı görülmektedir.” Ardından, mahkûmiyetin bir kısmının Yargıtayca, 7188 sayılı Kanun’la hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle bozulduğunu belirterek “yapılacak uzlaştırma işlemleri sonucunun araştırılarak bu sonuca göre yeni hukuki durum değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir” demiştir. Bölge idare mahkemesi kararı bozulmuş; karar 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
İlk soru bakımından ayrım nettir. Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir; kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlar. 2023 tarihli Daire kararı, soruşturma evresindeki bir aday bakımından Kanun’da hiçbir engel ya da bekletme sebebi bulunmadığını açıkça belirtmiştir. 7343 sayılı Kanun’la metne “hakkında kamu davası açılmış olması” ibaresinin konulması da bu ayrımı pekiştirmiştir. Bu nedenle yalnızca ifadeye çağrılmış veya hakkında soruşturma başlatılmış bir adayın başvurusunun bu gerekçeyle bekletilmesi hukuka aykırıdır.
Kamu davası açılmışsa idareye bir takdir alanı açılır; ancak bu alan sınırsız değildir. 2023 tarihli ikinci kararda Daire, ret için kesinleşmiş mahkûmiyetin gerektiğini, kovuşturma varken verilecek kararın ise tedbir niteliğinde bir bekletme olduğunu vurgulamıştır. Aynı karar, yargılama sürecinde ceza dosyasında ortaya çıkan gelişmelerin idari yargıda re’sen dikkate alınacağını da göstermektedir: mahkûmiyetin uzlaştırma nedeniyle bozulması, idari davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Takdir yetkisinin nasıl denetlendiğini 31.12.2024 tarihli karar gösterir. Orada ilk derece mahkemesi ve istinafta onanmış, temyizde bekleyen ağır bir mahkûmiyet bulunmaktadır. İdare mahkemesi fiilin niteliğini ve avukatlık hizmetinin önemini gözeterek sonucun beklenmesi gerektiğini kabul etmiş, Daire bu kararı onamıştır. Karşı oyda ise yargılamanın yıllardır sürdüğü, kesin mahkûmiyet hâlinde avukatın zaten levhadan silineceği ve bekletmenin masumiyet karinesini zedeleyebileceği savunulmuştur. Bu karşı görüş, uzun süren yargılamalarda ölçülülük tartışmasının açık kaldığını gösterse de hükme esas alınmamıştır.
İkinci soru, başvurunun aşamasıdır. Uygulamada en sık hata, bekletme hükmünün staj listesine yazılma başvurularına da uygulanmasıdır. 2024 tarihli Daire kararı, 5. maddenin üçüncü fıkrasının yalnızca stajını tamamlayıp avukatlığa kabul isteyenler için uygulanabileceğini, staj listesine yazılma aşamasında ise uygulanamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Daire bu sonuca varırken Anayasa Mahkemesinin 23/03/2023 tarihli Genel Kurul kararına da dayanmış; o kararda kovuşturma nedeniyle staj listesine yazılmamanın hangi zorlayıcı toplumsal ihtiyacı karşıladığının gösterilemediği ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği belirtilmiştir.
Bu ayrımın pratik sonucu önemlidir. Staj bir yıl sürer ve adayın meslekle ilk bağıdır. Kovuşturmanın sonucu beklenerek stajın başlatılmaması, çoğu zaman yıllar süren bir kayba yol açar. Buna karşılık Kanun, kovuşturmanın mahkûmiyetle sonuçlanması hâlinde adayın staj listesinden, avukatın ise baro levhasından silinmesini ayrıca düzenlemiştir. Silinme hâlleri için 72. madde, meslek içindeki yaptırımlar için avukatın disiplin sorumluluğu ve baro disiplin cezası yazımıza bakılabilir.
Üçüncü soru, sürecin kimler arasında yürüdüğüdür. Kanun’un 8. maddesi, baro kararlarının TBB’ye, TBB kararlarının da onay için Adalet Bakanlığına gönderilmesini öngörür. Bakanlık iki ay içinde karar vermezse karar kesinleşir; uygun bulmazsa gerekçesiyle geri gönderir. TBB’nin üçte iki çoğunlukla ısrarı hâlinde karar onaylanmış sayılır ve bu karara karşı Bakanlık, aday ve ilgili baro idari yargıya başvurabilir. Bu yapı nedeniyle incelenen kararların çoğunda davacı Adalet Bakanlığı, aday ise davalı TBB’nin yanında müdahildir.
5. maddedeki diğer engeller de ayrıca önem taşır. Kesinleşmiş bir disiplin kararıyla hâkim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak kabule engeldir; bu nedenle kamu görevinden disiplin yoluyla çıkarılanların önce bu kararın hukuka uygunluğunu tartışması gerekebilir. Bu konuda memur disiplin cezasına karşı iptal davası yazımız yol göstericidir. Kamu görevine girişte uygulanan benzer değerlendirmeler için güvenlik soruşturması olumsuz gelenlerin iptal davası yazımız karşılaştırma imkânı sunar.
Son olarak, Kanun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını 5. maddede ayrıca saymamaktadır; bu kurumun ceza hukukundaki niteliği için hükmün açıklanmasının geri bırakılması yazımız incelenebilir. Bekletme veya ret işlemine karşı açılan davalarda işlemin etkisinin durdurulması istenecekse yürütmenin durdurulması şartlarının da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Soruşturmayı engel saymak | Kanun yalnızca kamu davası açılmasına bekletme bağlar | İddianamenin kabul edilip edilmediğini belgeleyin |
| Staj başvurusunda bekletme hükmünü uygulamak | 5/3 yalnızca avukatlığa kabul aşamasına ilişkindir | Staj listesine yazılmayı ayrıca talep edin |
| Bekletmeyi zorunlu sanmak | Kanun “karar verilebilir” demektedir | Takdirin ölçülü kullanılmadığını somut verilerle tartışın |
| Kesinleşmemiş mahkûmiyete dayanarak reddetmek | Ret için kesinleşmiş mahkûmiyet gerekir | Ret yerine bekletme şartlarını değerlendirin |
| Baronun bir aylık süresini takip etmemek | Süre dolunca istem reddedilmiş sayılır | On beş günlük itiraz süresini kaçırmayın |
| İtiraz belgesini almamak | İtirazın süresinde yapıldığı ispatlanamaz | Barodan itiraz tarihini gösteren belgeyi alın |
| Bakanlığın açtığı davaya katılmamak | Adayın savunması dosyaya girmez | Davalı TBB yanında müdahil olun |
| Ceza dosyasındaki gelişmeyi bildirmemek | Beraat, bozma ve uzlaştırma sonucu etkiler | Güncel ceza kararlarını idare mahkemesine sunun |
| İptal edilen (c) bendine dayanmak | Anayasa Mahkemesi bu bendi iptal etmiştir | Yalnızca yürürlükteki engellere dayanın |
Avukat olabilmek için hangi şartlar aranır?
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 3. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı hukuk fakültesinden mezun olup noksan derslerden başarılı sınav vermek, avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almak, levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak ve Kanun’a göre avukatlığa engel bir hâli olmamak gerekir.
Hangi suçlar avukatlığa engeldir?
Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kasten işlenen bir suçtan iki yıldan fazla hapis cezası ile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyet engeldir.
Cezam ertelendi veya affa uğradı, yine engel mi?
Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasına göre birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biriyle hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler. Ayrıca (a) bendi, TCK m.53’te belirtilen süreler geçmiş olsa bile mahkûmiyeti engel saymaktadır.
Hakkımda soruşturma var, baroya kaydım bekletilebilir mi?
Danıştay Sekizinci Dairesinin 2023 tarihli kararına göre kişi hakkında mevcut bir soruşturma bulunması avukatlığa kabule engel hâl olarak öngörülmemiştir ve ertelemenin soruşturma aşamasında uygulanabileceğine ilişkin bir düzenleme yoktur. 7343 sayılı Kanun’la bekletme şartı “hakkında kamu davası açılmış olması” şeklinde düzenlenmiştir.
Kamu davası açıldıysa başvurum reddedilir mi?
Hayır. Kamu davası açılmış olması ret sebebi değil, bekletme sebebidir. Kanun’a göre bu durumda avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir. Danıştay’a göre ret için kesinleşmiş mahkûmiyet gerekir; kovuşturma sırasında verilecek karar tedbir niteliğindedir.
Bekletme kararı verilmesi zorunlu mu?
Hayır. Kanun “bekletilmesine karar verilebilir” ifadesini kullanmaktadır; bu idareye tanınmış bir takdir yetkisidir. Ancak bu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve yargı denetimine tabidir. Danıştay, istinafta da onanmış ağır bir mahkûmiyet bulunan dosyada sonucun beklenmesi gerektiği yönündeki iptal kararını onamıştır.
Staj listesine yazılmada kovuşturma engel mi?
Danıştay Sekizinci Dairesinin 2024 tarihli kararına göre 5. maddenin üçüncü fıkrası yalnızca stajını tamamlayıp avukatlığa kabul isteyenler hakkında uygulanabilir. Staj listesine yazılma aşamasında bu hüküm uygulanamaz; kovuşturma hâli mutlak bir engel değil, yalnızca avukatlığa kabul aşamasında idareye tanınmış takdiri bir engeldir.
Kovuşturma mahkûmiyetle biterse ne olur?
Mahkûmiyetin kesinleşmesi hâlinde Kanun’da sayılan bir engel gerçekleşmiş olur. Avukatlığa kabul için aranan şartların sonradan kaybedilmesi, Kanun’un 72. maddesine göre avukatın adının levhadan silinmesi sebebidir. Staj listesine yazılmış adaylar bakımından da mahkûmiyet hâlinde listeden silinme söz konusudur.
Baro başvuruma cevap vermezse ne olur?
Kanun’un 7. maddesine göre baro yönetim kurulu, levhaya yazılma istemi hakkında başvurunun varış tarihinden itibaren bir ay içinde gerekçeli olarak karar vermekle yükümlüdür. Süresi içinde karar verilmezse istem reddedilmiş sayılır ve aday bir aylık sürenin bitiminden itibaren on beş gün içinde TBB’ye itiraz edebilir.
Ret veya bekletme kararına nasıl itiraz edilir?
Kanun’un 8. maddesine göre aday, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde kararı veren baro aracılığıyla TBB’ye itiraz edebilir. Baro, itiraz tarihini gösteren bir belge verir. TBB itiraz tarihinden itibaren bir ay içinde karar vermezse itiraz reddedilmiş sayılır. Süresinde itiraz edilmeyen ret ve bekletme kararları kesinleşir.
Adalet Bakanlığının bu süreçteki rolü nedir?
Baro kararları TBB’ye, TBB’nin kararları da onay için Adalet Bakanlığına gönderilir. Bakanlık kararın kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde karar vermezse veya onaylarsa karar kesinleşir. Bakanlık uygun bulmadığı kararı gerekçesiyle TBB’ye geri gönderebilir; TBB üçte iki çoğunlukla aynen kabul ederse karar onaylanmış sayılır.
TBB’nin ısrar kararına karşı kim dava açabilir?
Kanun’un 8. maddesine göre Adalet Bakanlığının uygun bulmayıp geri göndermesi üzerine TBB’ce verilen kararlara karşı Adalet Bakanlığı, aday ve ilgili baro idari yargıya başvurabilir. Bakanlığın verdiği kararlara karşı ise TBB, aday ve ilgili baro dava açabilir.
Dava sürerken ceza dosyamda beraat veya bozma olursa ne olur?
Danıştay 2023 tarihli kararında, işlemin hukuka uygunluğunun denetlendiği yargılama sürecinde ortaya çıkan ve uyuşmazlığın esasına etki edebilecek durumların re’sen gözetileceğini belirtmiştir. Somut olayda mahkûmiyetin uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle bozulduğu anlaşıldığından, uzlaştırma sonucunun araştırılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
“Çevresince kötü tanınmak” hâlâ engel mi?
Hayır. Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Avukatlık mesleğine yaraşmayacak tutum ve davranışları çevresince bilinmiş olmak” hâli, Anayasa Mahkemesinin 28/2/2013 tarihli ve E.2012/116, K.2013/32 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle bugün bir ret gerekçesi olarak kullanılamaz.
Suç dışında hangi durumlar avukatlığa engeldir?
Kanun’un 5. maddesine göre kesinleşmiş bir disiplin kararıyla hâkim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak, avukatlıkla birleşemeyen bir işle uğraşmak, mahkeme kararıyla kısıtlanmış olmak, iflas edip itibarı iade edilmemiş olmak, hakkında aciz vesikası verilmiş olup bunu kaldırmamış bulunmak ve avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olmak da kabule engeldir.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.3 — Avukatlığa kabul şartları
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5 — Avukatlığa kabulde engeller
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.7 — Baro yönetim kurulunun karar süresi
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.8 — İtiraz, TBB ve Adalet Bakanlığı onayı
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.9 — Avukatlık ruhsatnamesi
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.16 — Staja kabulde aranan şartlar
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.72 — Levhadan silinme
- 7343 sayılı Kanun m.25 — “Hakkında kamu davası açılmış olması” değişikliği
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53 — Belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 ve m.254 — Uzlaştırma
- 2709 sayılı Anayasa m.20 ve m.38 — Özel hayata saygı ve masumiyet karinesi
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 — Dava açma süresi
İlgili yazılarımız: Avukatın disiplin sorumluluğu ve baro disiplin cezası · Memur disiplin cezasına karşı iptal davası · Güvenlik soruşturması olumsuz gelenlerin iptal davası · Hükmün açıklanmasının geri bırakılması · Yürütmenin durdurulması
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.