Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye (TBK 350/2)

legapro kapak 16600 LegaPro Hukuk Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye (TBK 350/2)
Kısaca
  • Kiraya veren, kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekliyse tahliye davası açabilir (TBK m. 350/2).
  • Kanun ikinci bir şart daha arar: bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız olmalıdır.
  • Basit boya-badana veya kullanımı engellemeyen küçük onarımlar bu sebebe dayanak olmaz.
  • Belirli süreli sözleşmelerde dava sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemi ve bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten itibaren bir ay içinde açılır.
  • Yargıtay’a göre bu süre kamu düzenine ilişkindir; mahkeme kendiliğinden gözetir.
  • Süresinden önce açılan dava da reddedilir.
  • Kiraya veren, dava açacağını süresi içinde yazılı olarak bildirirse dava açma süresi bir kira yılı uzar (TBK m. 353).
  • Yargıtay, tahliye için tasdikli projenin ibrazını ve projenin mahallinde uygulanabilir olmasını arar.
  • Mimari ya da avan projenin ibraz edilip edilmediği ilgili mercilerden sorulmalı, keşifle zemine uygunluğu denetlenmelidir.
  • Projenin dava tarihinde sunulması şart değildir; dava tarihinden sonra da ibraz edilebilir.
  • 2886 sayılı Kanun uyarınca ihaleyle kiraya verilen taşınmazlarda da, akdi ilişki sürdüğü sürece TBK’daki tahliye sebeplerine dayanılabilir.
  • Boşaltılan taşınmaz, eski hâliyle ve haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz (TBK m. 355).
  • Eski kiracının, yeni durum ve yeni kira bedeliyle kiralamada öncelik hakkı vardır; bu hak yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılır.
  • Aykırılık hâlinde eski kiracıya, son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödenir.

Kira sözleşmesini kiraya verenin sona erdirebileceği hâller kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlardan biri gereksinim, bir diğeri ise binanın yıkılıp yeniden yapılması veya kapsamlı biçimde onarılmasıdır. Uygulamada “tadilat nedeniyle tahliye” diye anılan bu sebep, sanıldığından çok daha dar bir alan kaplar.

Çünkü kanun yalnızca onarım yapılmasını değil, bu onarımın gerekli olmasını ve işler sırasında kiralananın kullanımının imkânsız hâle gelmesini arar. Aşağıda bu iki şartın nasıl ispatlandığını, proje ve ruhsat tartışmasını, dava açma süresini ve tahliyeden sonra kiraya vereni bağlayan üç yıllık yasağı Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TBK m. 350 – Gereksinim, yeniden inşa ve imar: “Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.”

TBK m. 353 – Dava süresinin uzaması: “Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.”

TBK m. 355 – Yeniden kiralama yasağı: “Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.”

Gereksinim ile yeniden inşa ve imar sebebi

ÖlçütGereksinim (TBK 350/1)Yeniden inşa ve imar (TBK 350/2)
Dayanak olguKonut veya işyeri ihtiyacıYeniden inşa, esaslı onarım, genişletme, değiştirme
Aranan nitelikİhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmasıİşlerin gerekli olması ve kullanımın imkânsız hâle gelmesi
Temel belgeİhtiyacı gösteren delillerİmarca tasdikli mimari ya da avan proje
KeşifGenellikle gerekmezProjenin zemine uygunluğu için gerekir
Dava süresiSürenin sonundan itibaren bir aySürenin sonundan itibaren bir ay
Sürenin niteliğiKamu düzenine ilişkindirKamu düzenine ilişkindir
Yazılı bildirimle uzamaBir kira yılı (TBK m. 353)Bir kira yılı (TBK m. 353)
Yeniden kiralama yasağıÜç yılEski hâliyle üç yıl
Eski kiracının öncelik hakkıYokVar; yazılı bildirimden itibaren bir ay içinde kullanılır

Kritik nokta: Bu davanın kaderini çoğu zaman tek bir belge belirler: imarca tasdikli mimari ya da avan proje. Yargıtay, yeniden imar ve inşaat nedeniyle tahliye için tasdikli projenin ibraz edilmesini ve projenin mahallinde uygulanabilir olmasını aramaktadır. Buna karşılık projenin dava açılırken hazır olması şart değildir; yargılama sırasında da sunulabilir. Bu iki kural birlikte okunduğunda strateji nettir: dava süresinde açılmalı, proje ise en geç karar aşamasına kadar tamamlanmalıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Sözleşmenin türünü ve süresini belirleyin. Belirli süreli mi belirsiz süreli mi olduğu, dava zamanını doğrudan etkiler.
  2. Dönem sonunu hesaplayın. Belirli süreli sözleşmelerde dava, sürenin sonundan itibaren bir ay içinde açılır.
  3. Erken dava açmayın. Yargıtay, süre dolmadan açılan davanın reddi gerektiğini belirtmektedir.
  4. Süreyi uzatmak istiyorsanız yazılı bildirim yapın. TBK m. 353 uyarınca süresinde yapılan yazılı bildirim, dava açma süresini bir kira yılı uzatır.
  5. Projeyi hazırlatın. Mimari veya avan projenin imarca tasdikli olması aranır.
  6. Projeyi ilgili idareye sunun. Projenin belediyeye ibraz edilip edilmediği mahkemece ilgili mercilerden sorulabilir.
  7. Ruhsat sürecini belgeleyin. Yıkım ve yapı ruhsatına ilişkin başvuru ve yazışmalar dosyaya konulmalıdır.
  8. Keşif talep edin. Projenin zemine uygunluğu mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi raporuyla denetlenir.
  9. Kullanımın imkânsız hâle geleceğini gösterin. Sadece onarım yapılacak olması yetmez; işler sırasında kiralananın kullanılamayacağı ortaya konulmalıdır.
  10. Proje sonradan tamamlanıyorsa süreci mahkemeye bildirin. Yargıtay, projenin dava tarihinden sonra da ibraz edilebileceğini kabul etmektedir.
  11. Kiralamanın hukuki temelini kontrol edin. İhale yoluyla kiraya verilen taşınmazlarda da akdi ilişki sürdüğü sürece bu sebebe dayanılabilir.
  12. Tahliye sonrasını planlayın. TBK m. 355’teki üç yıllık yasak ve eski kiracının öncelik hakkı gözden kaçırılmamalıdır.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6613, K. 2017/17141, 29.11.2017

Tasdikli proje ibraz edilmeli ve mahallinde uygulanabilirliği denetlenmelidir. Eski otogar binasındaki elliye yakın iş yeri boşaltılmış, yalnızca bir kiracı kalmıştır. Davacı, yeni bina projesinin hazırlandığını ancak abonelikler sonlandırılmadığı için yıkım ruhsatı alınamadığını belirterek tahliye istemiş; yerel mahkeme belediye onaylı proje bulunmadığı ve taşınmazın riskli alanda kaldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire ölçütü koymuştur: “Yeniden imar ve inşaat nedeniyle kiralananın tahliye edilebilmesi için tasdikli projenin ibraz edilmesi ve mahallinde uygulanması gerekir.” Ancak eksik araştırmayı saptamıştır: “Mimari ve statik proje olarak adlandırılan ön projenin veya avan projenin davacı tarafından çizdirilip belediyeye ibraz edilip edilmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece avan projenin (ön) projenin ibraz edilip edilmediğinin gerekli mercilerden sorulması ibraz edilmiş ise mahallinde yapılacak keşif suretiyle zemine uygun olup olmadığı denetlenerek buna ilişkin rapor tanziminin sağlanması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.” Sonuç olarak hüküm 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle BOZULMUŞTUR.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/619, K. 2019/2024, 13.03.2019

Onaylı proje dava tarihinden sonra da sunulabilir. Malik, mevcut binayı tamamen yıkarak yeni bir proje inşa edeceğini ihtarnameyle bildirmiş; yerel mahkeme, verilen süre içinde onaylı projenin ibraz edilemediği ve İmar Kanunu m. 18 uygulamasının ne zaman biteceğinin belirsiz olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire kuralı iki cümleyle özetlemiştir: “Türk Borçlar Kanun’unun 350/2. maddesi hükmü uyarınca kiralananın yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi nedeniyle açılacak tahliye davalarında, imarca tasdikli mimari ya da avan projenin ibrazı zorunludur. Ne var ki söz konusu projenin davanın açıldığı sırada verilmesi şart olmayıp dava tarihinden sonra da ibrazı mümkündür.” Daire, davacının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu yapı ruhsatı belgesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak hüküm 13.03.2019 tarihinde oybirliğiyle davacı yararına BOZULMUŞTUR.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/8286, K. 2016/3259, 21.04.2016

Dava süresinden önce de açılamaz; süre kamu düzenine ilişkindir. Kültür varlığı olarak tescilli bir dükkânı satın alan yeni malik, esaslı tamir ve tadilat ile imar sebebine dayanarak tahliye istemiş; yerel mahkeme davayı kabul etmiştir. Daire önce takvimi kurmuştur: sözleşme 01.11.2007 başlangıçlı ve bir yıl süreli olduğundan yıldan yıla uzayarak süre sonu 01.11.2013’e gelmiş, dava ise 10.10.2013’te açılmıştır. Ardından kuralı uygulamıştır: “Esaslı tamir ve tadilat ve imara dayalı açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda açılması gerekir. Davanın yıldan yıla uzayan kira sözleşmesinin süre sonu olan 01.11.2013 tarihinden sonra dava açılması gerekirken süre sonu beklenmeden erken dava açılmıştır. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı tarafından ileri sürülmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.” Sonuç olarak tahliyeye ilişkin hüküm 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle BOZULMUŞTUR.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6350, K. 2017/15621, 09.11.2017

İhaleyle kiraya verilen taşınmazlarda da bu sebebe dayanılabilir. Belediyeye ait bir dükkân, 2886 sayılı Kanun uyarınca ihaleyle kiraya verilmiş; sağlıklaştırma projesi kapsamında kalması nedeniyle akdin feshi ve tahliye istenmiştir. Yerel mahkeme, kiracının fuzuli şagil durumuna düştüğünü ve kiracılık ilişkisi kalmadığını belirterek TBK m. 350 koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire bu değerlendirmeyi dosya içeriğine uygun bulmamıştır: “Somut olayda davacı, yeniden imar ve inşa sebebine dayanarak gönderdiği ihtarname ile kiralananın tahliye edilmesi talebini davalıya bildirmiş ve işbu davayı da süresinde açmıştır. Bu durumda, Mahkemece yapılacak iş, 2886 Sayılı Kanun gereğince ihale suretiyle kiraya verilen taşınmazlara ilişkin de akdi ilişkinin devamı halinde Türk Borçlar Kanununda yazılı tahliye sebeplerine dayanılarak da tahliye isteminde bulunulabileceği hususu gözetilip, davacının iddiası değerlendirilip deliller toplanıldıktan sonra sonucuna göre yeniden imar ve inşa hususuna dayalı tahliye istemi hakkında bir karar verilmesi gerekir.” Sonuç olarak hüküm 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle davacı yararına BOZULMUŞTUR.

Bu dört karar birlikte okunduğunda, tadilat gerekçesiyle açılan tahliye davalarının neden çoğu zaman kaybedildiği anlaşılıyor.

Birinci halka sebebin dar tanımıdır. TBK m. 350/2 iki koşulu birlikte arar: işlerin gerekli olması ve bu işler sırasında kiralananın kullanımının imkânsız hâle gelmesi. İkinci koşul çoğu dosyada gözden kaçar. Kiralananın açık kalabileceği bir yenileme, ne kadar masraflı olursa olsun bu maddeye dayanak olmaz. Bu nedenle dilekçenin merkezine “onarım yapacağım” değil, “bu işler sırasında burası kullanılamaz” cümlesi konulmalıdır.

İkinci halka ispat aracıdır: proje. 29.11.2017 tarihli kararda Daire, tahliye için tasdikli projenin ibraz edilmesini ve mahallinde uygulanmasını aramış; avan ya da ön projenin belediyeye sunulup sunulmadığının ilgili mercilerden sorulmasını ve keşifle zemine uygunluğunun denetlenmesini istemiştir. Yani proje yalnızca dosyaya konulan bir kâğıt değil, uygulanabilirliği ayrıca denetlenen bir belgedir.

Üçüncü halka bu belgenin zamanlamasıdır ve davacı lehine esneklik taşır. 13.03.2019 tarihli kararda Daire, imarca tasdikli mimari ya da avan projenin ibrazının zorunlu olduğunu, ancak projenin dava açıldığı sırada verilmesinin şart olmadığını, dava tarihinden sonra da ibraz edilebileceğini açıkça belirtmiştir. Kararda, temyiz aşamasında sunulan yapı ruhsatının dahi değerlendirilmesi gerektiği söylenmiştir. Bu esneklik, imar süreçlerinin uzunluğu karşısında pratik bir denge kurar.

Dördüncü halka süredir ve burada hiçbir esneklik yoktur. TBK m. 350, belirli süreli sözleşmelerde davanın sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemi ve bildirim sürelerine göre belirlenecek tarihten itibaren bir ay içinde açılmasını emreder. 21.04.2016 tarihli kararda dava, dönem sonundan yaklaşık üç hafta önce açıldığı için hüküm bozulmuştur. Karar ayrıca sürenin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve davalı ileri sürmese bile mahkemece resen gözetileceğini vurgulamıştır.

Beşinci halka bu sürenin uzatılabilmesidir. TBK m. 353, kiraya verenin en geç dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmesi hâlinde sürenin bir kira yılı uzayacağını düzenler. Proje ve ruhsat süreci uzayacaksa, dönem sonundan önce yapılacak usulüne uygun bir yazılı bildirim, dosyanın bir yıl daha yaşamasını sağlar. Uygulamada bu bildirimin ihtarname biçiminde ve ispatlanabilir şekilde yapılması gerekir.

Altıncı halka sözleşmenin hukuki temelidir. 09.11.2017 tarihli kararda, 2886 sayılı Kanun uyarınca ihaleyle kiraya verilen taşınmazlar bakımından da, akdi ilişkinin devamı hâlinde Türk Borçlar Kanunu’nda yazılı tahliye sebeplerine dayanılabileceği belirtilmiştir. Kamu kurumlarının kiraya verdiği taşınmazlarda özel hüküm bulunması, genel tahliye sebeplerinin uygulanmasını kendiliğinden engellemez.

Yedinci halka davadan sonra başlar ve kiraya vereni bağlar. TBK m. 355’e göre yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmaz, eski hâliyle ve haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Yani tahliye kararı alındıktan sonra binaya dokunulmadan yeni bir kiracıya verilmesi hukuka aykırıdır. Bu kural, sebebin samimiyetini sonradan denetleyen bir güvence işlevi görür.

Sekizinci ve son halka eski kiracının öncelik hakkıdır. Aynı madde, eski kiracıya yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazı yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralamada öncelik hakkı tanır; bu hak, kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde kullanılmalıdır ve hak sona erdirilmedikçe taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Kurallara aykırı davranan kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder. Tahliye edilen kiracı için bu, dosyanın gerçekten kapanmadığı anlamına gelir: bina yenilendiğinde bildirimin gelip gelmediği takip edilmeli, gelmemişse tazminat yolu değerlendirilmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Basit onarımı bu sebebe dayanak yapmakİşler gerekli olmalı ve kullanımı imkânsız kılmalıdır
Dönem sonu beklenmeden dava açmakBelirli süreli sözleşmelerde dava sürenin sonunda açılır
Bir aylık süreyi kaçırmakSüre kamu düzenine ilişkindir ve resen gözetilir
Yazılı bildirim yapmadan süreyi uzatmayı ummakTBK m. 353’e uygun bildirim süreyi bir kira yılı uzatır
Projesiz dava açmakTasdikli mimari ya da avan projenin ibrazı zorunludur
Proje sonradan hazırlanınca davadan vazgeçmekProje dava tarihinden sonra da ibraz edilebilir
Keşif ve bilirkişi talebinde bulunmamakProjenin zemine uygunluğu keşifle denetlenir
Tahliyeden sonra binayı eski hâliyle kiraya vermekÜç yıl boyunca eski hâliyle başkasına kiralanamaz
Eski kiracıya bildirim yapmamakÖncelik hakkı ihlal edilirse tazminat sorumluluğu doğar
Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye nedir?

TBK m. 350/2 uyarınca, kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise kiraya verenin açabileceği tahliye davasıdır.

Her tadilat tahliye sebebi midir?

Hayır. Kanun iki şartı birlikte arar: işlerin gerekli olması ve bu işler sırasında kiralananın kullanımının imkânsız hâle gelmesi. Kullanımı engellemeyen onarımlar bu sebebe dayanak olmaz.

Dava ne zaman açılır?

Belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda; belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılır.

Süresinden önce açılan dava ne olur?

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.04.2016 tarihli kararına göre reddedilmesi gerekir. Kararda dava açma süresinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden gözetileceği belirtilmiştir.

Dava açma süresi uzatılabilir mi?

Evet. TBK m. 353 uyarınca kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

Onaylı proje şart mı?

Evet. Yargıtay kararlarında, yeniden inşa veya imar amacıyla açılacak tahliye davalarında imarca tasdikli mimari ya da avan projenin ibrazının zorunlu olduğu belirtilmektedir.

Proje dava açılırken hazır olmak zorunda mı?

Hayır. 3. Hukuk Dairesinin 13.03.2019 tarihli kararında, projenin davanın açıldığı sırada verilmesinin şart olmadığı, dava tarihinden sonra da ibrazının mümkün olduğu belirtilmiştir.

Keşif yapılır mı?

Yapılır. 29.11.2017 tarihli kararda, projenin belediyeye ibraz edilip edilmediğinin ilgili mercilerden sorulması ve ibraz edilmişse mahallinde yapılacak keşifle zemine uygun olup olmadığının denetlenerek rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.

Riskli alanda kalan taşınmazda dava açılabilir mi?

29.11.2017 tarihli karara konu olayda mahkeme, taşınmazın riskli alanda kalması nedeniyle ruhsat alınamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Daire ise avan projeye ilişkin araştırma yapılmadan verilen ret kararını eksik inceleme sayarak bozmuştur.

Kamu taşınmazlarında da uygulanır mı?

3. Hukuk Dairesinin 09.11.2017 tarihli kararında, 2886 sayılı Kanun gereğince ihale suretiyle kiraya verilen taşınmazlar bakımından da akdi ilişkinin devamı hâlinde Türk Borçlar Kanunu’nda yazılı tahliye sebeplerine dayanılabileceği belirtilmiştir.

Tahliyeden sonra bina eski hâliyle kiraya verilebilir mi?

Hayır. TBK m. 355 uyarınca yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmazlar, eski hâli ile ve haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz.

Eski kiracının öncelik hakkı nedir?

Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazı yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda önceliği vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir.

Öncelik hakkı ihlal edilirse ne olur?

TBK m. 355’in son fıkrası uyarınca kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

Görevli mahkeme hangisidir?

Kira ilişkisinden doğan tahliye davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Kararlara konu dosyalar da sulh hukuk mahkemelerinde görülmüştür.

Tahliye davası öncesi arabuluculuk gerekir mi?

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Somut dosyada başvurunun zamanı ve kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

İlgili mevzuat
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 347 – Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 350 – Gereksinim, yeniden inşa ve imar
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 351 – Yeni malikin gereksinimi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 352 – Kiracıdan kaynaklanan sebepler
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 353 – Dava süresinin uzaması
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 354 – Dava sebeplerinin sınırlılığı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 355 – Yeniden kiralama yasağı ve öncelik hakkı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 315 – Kiracının temerrüdü
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m. 18 – Arazi ve arsa düzenlemesi
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m. 21 – Yapı ruhsatiyesi
  • 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu – İhale suretiyle kiralama
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4 – Sulh hukuk mahkemesinin görevi

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: ihtiyaç nedeniyle tahliye, kiracı tahliye davası, kira bedelinin tespiti, kira uyarlama davası ve kira hukuku davaları.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Kira hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara