Yargı Görevi Yapanı, Bilirkişiyi veya Tanığı Etkilemeye Teşebbüs (TCK 277): Görülmekte Olan Dava Şartı ve Adil Yargılamayı Etkileme

- TCK m.277/1’e göre görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya haksızlık oluşturmak amacıyla yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Teşebbüs iltimas derecesini geçmezse ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir.
- Fiil başka bir suçu da oluşturuyorsa fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.
- TCK m.6’ya göre yargı görevi yapan kavramı hâkimleri, Cumhuriyet savcılarını ve avukatları kapsar.
- Yargıtay’a göre 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra bu suç için soruşturma değil, mahkeme esasına kaydedilmiş ve sonuçlanmamış bir dava gerekir.
- Soruşturma aşamasında tanığı etkilemeye yönelik eylemler TCK 277’yi oluşturmaz.
- Soruşturma aşamasındaki etkileme girişimi, ancak alenen sözlü veya yazılı beyanla yapılmışsa TCK 288’deki adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu gündeme gelir.
- Kafede baş başa görüşülerek tanıklardan ifade değiştirmelerinin istenmesi aleniyet taşımadığı için TCK 288 kapsamında da görülmemiştir.
- Savcılık kaleminde babasının ifadesinde bulunmak isteyen subayın askeri kimliğini masaya koyması, etkileme amacı bulunmadığı ve dava açılmadığı için suç sayılmamıştır.
- Suçun oluşmadığı kabul ediliyorsa beraat, fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması gerekçesine dayandırılmalıdır.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi çoğunluğuna göre yargılanan kişi, bu suçun mağduru olmadığından davaya katılamaz; karşı oy yazısı aksi görüştedir.
- Yargıtay, hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun değişikliği nedeniyle sanığın durumunun yeniden değerlendirilmesini zorunlu saymıştır.
- Tehdit veya hakaret içeren etkileme girişimlerinde bu suçlar yönünden de ayrıca değerlendirme yapılır.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, savcılık kalemini aleni bir yer olarak nitelendirmiş; ancak orada söylenen sözün etkileme amacı taşımadığını kabul etmiştir.
- Suç şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur.
Bir davanın sonucunu değiştirmek için tanığa ifadesini değiştirmesi yönünde baskı yapmak, hâkime davayla ilgili mektup göndermek ya da bilirkişiye aracı koymak; bu davranışlar adaletin işleyişine doğrudan müdahale niteliği taşır. TCK 277, yargılamanın doğruluk ve tarafsızlık içinde yürütülmesini güvence altına almak için bu tür girişimleri cezalandırır.
Ancak suçun oluşması için etkileme girişiminin hangi aşamada yapıldığı belirleyicidir. Kanun değişikliğiyle birlikte soruşturma aşamasındaki girişimler bu maddenin kapsamı dışına çıkarılmış, bu aşama için aleniyet şartı taşıyan başka bir düzenleme öngörülmüştür. Aşağıda Yargıtay kararları üzerinden bu ayrım açıklanmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Temel hâl | TCK m.277/1 | İki yıldan dört yıla kadar hapis |
| İltimas derecesinde teşebbüs | TCK m.277/1 son cümle | Altı aydan iki yıla kadar hapis |
| Başka suçla birleşme | TCK m.277/2 | Fikri içtima cezası yarısına kadar artırılır |
| Görülmekte olan dava şartı | Y12CD 15.01.2020 | Mahkeme esasına kayıtlı dava gerekir |
| Soruşturmada tanığı etkileme | Y12CD 15.01.2020 | TCK 277 oluşmaz; aleniyet varsa TCK 288 |
| Kafede baş başa görüşme | Y12CD 15.01.2020 | Aleniyet yok, TCK 288 de oluşmaz |
| Savcılıkta askeri kimlik gösterme | Y12CD 08.11.2017 | Etkileme amacı yok, beraat |
| Hükümden sonra yürürlüğe giren değişiklik | Y16CD 08.04.2016 | Sanığın durumu yeniden değerlendirilmeli, bozma |
| Yargılanan kişinin katılma hakkı | Y12CD 04.03.2020 | Çoğunluk: katılamaz; karşı oy: katılabilir |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Etkileme girişiminin tam tarihini ve bu tarihte davanın hangi aşamada olduğunu belirleyin.
- İddianamenin mahkemece kabul tarihini ve dosyanın esas numarasını tespit edin.
- Söylenen sözlerin veya gönderilen yazının tam içeriğini tutanak, mesaj veya tanıkla belgeleyin.
- Beyanın belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilecek şekilde yapılıp yapılmadığını, özellikle yerin ve katılanların durumunu ortaya koyun.
- Girişimin hâkimi, savcıyı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı bir karar veya beyana yöneltme amacı taşıyıp taşımadığını tartışın.
- Etkilemenin iltimas derecesinde kalıp kalmadığını, yani yalnızca ricadan ibaret olup olmadığını değerlendirin.
- Olayda tehdit veya hakaret unsuru varsa bu suçların ayrıca soruşturulmasını isteyin.
- Tanık olarak baskıya maruz kaldıysanız durumu derhal savcılığa ve dosyanın bulunduğu mahkemeye bildirin.
- Suç tarihine göre 6545 sayılı Kanun öncesi ve sonrası metinleri karşılaştırarak lehe kanunun uygulanmasını talep edin.
- Beraat söz konusuysa gerekçenin fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması veya suçun sabit olmaması yönünden doğru gösterildiğini kontrol edin.
- Duruşma günü değişikliklerini ve mazeret taleplerinizi takip edin; yokluğunuzda hüküm kurulması savunma hakkının ihlalidir.
- Davaya katılma talebinizin hangi hukuki sıfata dayandığını açıkça belirtin.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 15.01.2020 T., 2019/13239 E., 2020/517 K.
6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonra TCK 277 için görülmekte olan bir dava bulunmalıdır; soruşturma sırasında kafede tanıklardan ifade değiştirmelerini istemek aleniyet taşımadığı için TCK 288’i de oluşturmaz. Nitelikli dolandırıcılık soruşturması sırasında şüphelilerden birinin, soruşturmada tanık olarak dinlenen iki kişiyle avukatıyla birlikte bir kafede görüşerek önceki ifadelerini değiştirmelerini istediği iddia edilmiştir. Tanıklar, şüphelinin lehine ifade vermelerini istediğini ancak zorlama yapmadığını, kendilerinin de ifadelerini değiştirmediklerini beyan etmiştir. Cumhuriyet başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmiştir. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine Daire, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik nedeniyle suçun oluşabilmesi için ““yapılmakta olan bir soruşturma” değil, “görülmekte olan”, yani; “mahkeme esasına kaydedilmiş ve henüz sonuçlanmamış” bir dava bulunması gerekir” diyerek ilkeyi ortaya koymuştur. TCK 288/1 bakımından ise beyanın “aleni”; yani, “belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir” olması gerektiğini belirtmiştir. Kafede söylenen sözlerin bu unsuru da taşımadığı, tanıklardan birine yönelik tehdit eylemi nedeniyle ayrıca dava açıldığı gözetilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı isabetli bulunmuştur. Kanun yararına bozma talebi 15.01.2020 tarihinde oybirliğiyle reddedilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 08.11.2017 T., 2017/1838 E., 2017/8613 K.
Soruşturma aşamasında savcılık kaleminde babasının ifadesinde bulunmak isteyen subayın askeri kimliğini masaya koyması, dava açılmadığı ve etkileme amacı taşıyan bir ifade bulunmadığı için ne TCK 277’yi ne de TCK 288’i oluşturur. Bir soruşturma kapsamında şüpheli olarak ifadesi alınacak kişinin oğlu olan sanık, savcılık kaleminde babasının ifadesi sırasında hazır bulunmak istemiş; Cumhuriyet savcısı bu talebi yasal imkân bulunmadığı gerekçesiyle reddedince sanık “Ben üsteğmenim. Babamın kanuni temsilcisiyim.” diyerek askeri kimliğini ifade alınacak masanın üzerine koymuştur. Asliye ceza mahkemesi sanığın beraatine karar vermiş, Cumhuriyet savcısı hükmü temyiz etmiştir. Daire, eylemin henüz dava açılmadan, yapılmakta olan bir soruşturma sırasında gerçekleştiğini ve TCK 277/1’deki suçun unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Ayrıca sanığın “hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapan Cumhuriyet savcısını hukuka aykırı olarak etkileme amacını taşıyan bir ifadesinin bulunmaması karşısında” TCK 288/1’deki suçun da oluşmadığını kabul etmiştir. Ancak beraatin suçun sabit olmaması yerine fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması gerekçesine dayandırılması gerektiğini belirtmiştir. Beraat hükmü 08.11.2017 tarihinde düzeltilerek oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 08.04.2016 T., 2015/6686 E., 2016/2633 K.
Hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK 277’de yapılan değişiklik gözetilerek sanığın hukuki durumu yeniden değerlendirilmelidir. Asliye ceza mahkemesi, yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan sanıklardan biri hakkında TCK 277/1 uyarınca mahkûmiyet, diğer sanıklar hakkında ise beraat kararı vermiştir. Mahkûm edilen sanık, aynı dosyada hakaret suçundan beraat etmiştir. Daire önce beraat hükümlerini, sanıklardan birinin kastının bulunmadığı ve diğerine yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri mahkemece kabul ve takdir kılındığı için onamıştır. Mahkûmiyet hükmü yönünden ise “Hükümden sonra 18.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 69. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 277. maddesinde yapılan değişiklik gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle hükmü bozmuştur. Kararda değişikliğin içeriği ayrıca açıklanmamıştır. Kanun metnine göre bu değişiklikle soruşturma aşamasındaki girişimler madde kapsamından çıkarılmış, iltimas derecesindeki teşebbüs için de daha hafif ceza öngörülmüştür. Mahkûmiyet hükmü 08.04.2016 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 04.03.2020 T., 2019/12692 E., 2020/2399 K.
Daire çoğunluğuna göre hâkimi etkilemeye yönelik mektupta adı geçen ve aynı mahkemede yargılanan kişi bu suçun mağduru değildir ve davaya katılamaz; karşı oy yazısı ise bu kişinin katılma hakkı bulunduğu görüşündedir. Şikâyetçi ile kardeşi olan sanık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma iddiasıyla ağır ceza mahkemesinde birlikte yargılanmaktadır. Bu sanığın bir diğer sanıkla birlikte daktiloyla hazırladığı mektubu, iş yerinde şoför olarak çalışan üçüncü sanık aracılığıyla mahkemenin üye hâkimine postayla gönderdiği iddia edilmiştir. İmzasız mektupta şikâyetçi korkutucu bir örgüt lideri olarak nitelendirilmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanıkların beraatine karar vermiş, katılan sıfatı verilen şikâyetçinin vekili hükmü temyiz etmiştir. Daire çoğunluğu, suçtan zarar görme kavramının suçtan doğrudan zarar görme olarak anlaşıldığını ve dolaylı zararın davaya katılma hakkı vermediğini belirterek “sanıklara atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle şikayetçi …’in sanıklara yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığı” sonucuna varmıştır. Muhalefet şerhinde bir üye, bu suçla bireylerin adil yargılanma hakkının korunduğunu, aleyhine etkileme girişiminde bulunulan ve adı açıkça geçen kişinin suçun mağduru ve zarar göreni olduğunu savunmuştur. Şikâyetçi vekilinin temyiz istemi 04.03.2020 tarihinde oyçokluğuyla reddedilmiştir.
Zaman bakımından belirleyici olan 6545 sayılı Kanun değişikliğidir. 12. Ceza Dairesinin 2020 ve 2017 tarihli kararları, bu değişiklikten sonra TCK 277’nin yalnızca görülmekte olan davalarda uygulanabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Soruşturma aşamasındaki etkileme girişimleri ancak alenen yapılmışsa TCK 288’deki adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu oluşturabilir. Bu nedenle baş başa yapılan görüşmeler, içerikleri ne olursa olsun bu iki maddenin kapsamı dışında kalabilir; ancak tehdit gibi başka suçlar yönünden değerlendirilir. Tanıklara yönelik korkutma girişimleri için tehdit suçu yazımıza bakılabilir.
16. Ceza Dairesinin 2016 tarihli bozma kararı ise hükümden sonra yürürlüğe giren bu değişikliğin, temyiz aşamasındaki dosyalarda sanığın durumunun yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını göstermektedir. Soruşturma aşamasının kapsamdan çıkarılması ve iltimas cümlesinin eklenmesi, TCK m.7 uyarınca lehe kanun karşılaştırmasında dikkate alınmalıdır.
Kişi bakımından 12. Ceza Dairesinin 2020 tarihli kararı tartışmalı bir konuya ışık tutmaktadır. Daire çoğunluğu, adliyeye karşı işlenen bu suçta hakkında etkileme girişimi yapılan kişinin doğrudan zarar görmediğini kabul ederken, karşı oy yazısı adil yargılanma hakkının bireysel bir değer olduğunu vurgulamaktadır. Mektupta kişilik haklarına saldırı bulunuyorsa hakaret veya gerçeğe aykırı suç isnadı varsa iftira suçları yönünden ayrıca şikâyet hakkı kullanılabilir.
Etkileme girişimi başarılı olup tanık gerçeğe aykırı beyanda bulunursa, tanığın kendisi de yalan tanıklık suçundan sorumlu olabilir. Soruşturma dosyasındaki bilgilerin kamuoyuna yayılması ise ayrıca soruşturmanın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Soruşturma aşamasındaki girişimi TCK 277 saymak | 6545 sonrası görülmekte olan dava şartı aranır | İddianamenin kabul tarihini tespit edin |
| TCK 288’de aleniyet şartını gözden kaçırmak | Baş başa görüşme bu suçu oluşturmaz | Beyanın yerini ve dinleyenleri belgeleyin |
| Tehdit unsurunu ayrıca değerlendirmemek | Etkileme suçu oluşmasa da tehdit cezalandırılır | Tehdit yönünden ayrıca şikâyette bulunun |
| İltimas ile ağır etkilemeyi ayırmamak | Ceza aralığı önemli ölçüde değişir | Girişimin niteliğini somut sözlerle tartışın |
| Lehe kanun karşılaştırması yapmamak | Sonradan hafifleyen düzenleme uygulanmaz | Suç ve hüküm tarihindeki metinleri karşılaştırın |
| Etkileme amacını tartışmamak | Hukuka aykırı karar veya beyana yöneltme amacı aranır | Sözlerin amacını bağlamıyla açıklayın |
| Beraat gerekçesini denetlememek | Suç tanımı yokluğu ile sübut yokluğu farklıdır | Doğru CMK 223 bendinin uygulanmasını isteyin |
| Katılma sıfatını sorgulamamak | Katılma hakkı olmayanın temyizi reddedilir | Mağdur veya doğrudan zarar gören sıfatını ispatlayın |
| Duruşma değişikliklerini takip etmemek | Yoklukta hüküm kurulması savunmayı kısıtlar | Duruşma günlerini ve mazeretleri izleyin |
Yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçu nedir?
TCK m.277’de düzenlenen, görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya haksızlık oluşturmak amacıyla hâkimi, savcıyı, avukatı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs etmekle işlenen, adliyeye karşı bir suçtur.
Cezası nedir?
İki yıldan dört yıla kadar hapistir. Teşebbüs iltimas derecesini geçmezse ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Fiil başka bir suçu da oluşturuyorsa fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.
Soruşturma aşamasında tanığa baskı yapmak bu suç mu?
Yargıtay’a göre 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonra TCK 277 için mahkeme esasına kaydedilmiş bir dava bulunmalıdır. Soruşturma aşamasındaki girişim ancak alenen yapılmışsa TCK 288 kapsamında değerlendirilebilir; tehdit içeriyorsa ayrıca tehdit suçu oluşabilir.
Tanıkla baş başa konuşup ifadesini değiştirmesini istemek suç mu?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, soruşturma aşamasında kafede tanıklardan ifade değiştirmelerini istemeyi dava henüz açılmadığı için TCK 277, aleniyet bulunmadığı için de TCK 288 kapsamında görmemiştir. Dava açıldıktan sonra yapılan benzer girişimler ise TCK 277’yi oluşturabilir.
İltimas nedir?
Genel olarak bir kişi lehine ricada bulunma, kayırılmasını isteme anlamına gelir. TCK 277’ye göre teşebbüs bu dereceyi geçmezse daha hafif ceza uygulanır; bu cümle 6545 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Avukata yönelik etkileme girişimi de bu suç mu?
TCK m.6’daki tanıma göre avukatlar da yargı görevi yapan kavramına dahildir. Görülmekte olan bir davada avukatı hukuka aykırı bir işlem veya beyana yöneltmek için etkileme girişimi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Hâkime mektup göndermek suç mu?
Mektubun içeriği davanın sonucunu hukuka aykırı biçimde etkileme amacı taşıyorsa suç gündeme gelebilir. Yargıtay’ın incelediği bir dosyada imzasız mektup gönderen sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş, katılanın temyizi ise katılma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Savcıya kimliğimi veya unvanımı göstermek suç mu?
Yargıtay, savcılık kaleminde askeri kimliğini masaya koyan subayın eylemini, dava açılmadığı ve savcıyı hukuka aykırı karar vermeye yöneltme amacı taşıyan bir ifadesi bulunmadığı için suç saymamıştır.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ile farkı nedir?
TCK 277 görülmekte olan davada yapılan etkileme girişimlerini kapsar. TCK 288 ise Yargıtay’ın açıklamasına göre soruşturma veya kovuşturma sürecinde yargı görevlisini, bilirkişiyi veya tanığı etkilemek için alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunmayı cezalandırır.
Hakkında etkileme girişimi yapılan taraf davaya katılabilir mi?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi çoğunluğu, suçun adliyeye karşı işlendiğini ve yargılanan kişinin doğrudan zarar görmediğini belirterek katılma hakkını kabul etmemiştir. Karşı oy yazısında ise bu kişinin suçun mağduru ve zarar göreni olduğu savunulmuştur.
Etkileme girişiminde tehdit varsa ne olur?
TCK m.277/2’ye göre fiil başka bir suçu da oluşturuyorsa fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır. Soruşturma aşamasındaki tehditler ise ayrıca tehdit suçu olarak yargılanabilir.
Tanık baskı sonucu ifadesini değiştirirse ne olur?
Etkileyen kişi TCK 277’den sorumlu olabilir. Tanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunması hâlinde tanık da yalan tanıklık suçundan sorumlu tutulabilir.
Olay 2014’ten önceyse hangi metin uygulanır?
Suç tarihindeki ve sonraki metinler karşılaştırılarak lehe olan uygulanır. Yargıtay, hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun değişikliği gözetilerek sanığın durumunun yeniden değerlendirilmesini zorunlu saymıştır.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.277’de şikâyet şartı bulunmamaktadır; suç resen soruşturulur.
Hangi mahkemede yargılanırım?
Ceza sınırları dikkate alındığında dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.277 — Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.288 — Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.6 — Tanımlar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.44 — Fikri içtima
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.106 — Tehdit
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.272 — Yalan tanıklık
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7 — Zaman bakımından uygulama
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.175 — İddianamenin kabulü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223 — Hüküm çeşitleri
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237 — Katılma
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma
- 6545 sayılı Kanun m.69 — TCK m.277’de yapılan değişiklik
İlgili yazılarımız: Yalan tanıklık · Tehdit suçu · İftira suçu · Soruşturmanın gizliliğini ihlal · Hakaret davası
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.