Suçluyu Kayırma Suçu (TCK 283): Kaçmasına Yardım, Akraba Cezasızlığı ve Yargıtay Kararları

- TCK m.283/1’e göre suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kişi altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Suç kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır.
- Kayırma üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından yapılırsa cezaya hükmolunmaz.
- Yargıtay’a göre kanun, imkân sağlamanın hangi şekilde değil, hangi amaçla yapılması gerektiğini düzenlemiştir.
- Kayırılan fiilin suç olması gerekir; kabahat veya hukuki uyuşmazlık nedeniyle aranan kişiye yardım bu suçu oluşturmaz.
- Yardım edenin kayırdığı eylemi suç olarak görmemesi, suçun oluşmasını engellemez.
- Acıma, minnet veya yakınlık gibi saiklerle yapılan yardım da suçun oluşumunu etkilemez.
- Kasten öldürme failini olay yerinden aracıyla uzaklaştıran kişinin mahkûmiyeti Yargıtay tarafından onanmıştır.
- Yakalama kararı bulunan kişinin kaçması için polise karşı koyan kişi yalnızca özel hüküm olan TCK 283’ten cezalandırılır.
- Kaçırılan kişi bir suçtan değil hapsen tazyik kararı nedeniyle aranıyorsa suçluyu kayırma değil, görevli memura direnme gündeme gelir.
- Başkasının işlediği suçu kendi işlemiş gibi yetkililere bildirmek suçluyu kayırma değil, TCK m.270’teki suç üstlenme suçudur.
- Kayırıldığı iddia edilen kişinin kimliği ve hangi suçtan arandığı tespit edilemiyorsa mahkûmiyet kurulamaz.
- Temel ceza belirlenirken suçun ağırlığı ve kayırılan suçun niteliği gözetilir.
- Suç şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur.
- Şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması tartışılmalıdır; gerekçesiz ret bozma nedeni sayılmıştır.
Bir yakının, arkadaşın ya da iş komşusunun bir olaya karışmasının hemen ardından yaşanan kargaşada verilen kararlar, sonradan ayrı bir ceza davasına dönüşebilir. Suç işleyen kişiyi aracına alıp götürmek, evinde saklamak, polise yerini söylememek veya polisin yakalamasına engel olmak, suçluyu kayırma suçlamasının en tipik örnekleridir.
Bu suçta en çok tartışılan konular, kayırılan kişinin gerçekten bir suç faili olup olmadığı, yardım edenin bunu bilip bilmediği ve eylemin başka bir suç tipine, örneğin görevi yaptırmamak için direnme veya suç üstlenmeye girip girmediğidir. Aşağıda bu sorular Yargıtay kararları üzerinden ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Temel hâl | TCK m.283/1 | Altı aydan beş yıla kadar hapis |
| Kamu görevlisi | TCK m.283/2 | Ceza yarı oranında artırılır |
| Yakın akraba ve suç ortağı | TCK m.283/3 | Cezaya hükmolunmaz |
| Faili aracıyla götürme | Y8CD 13.03.2023 | Yakalanmaktan kurtulma imkânı sağlandı |
| Kayırılan fiilin niteliği | Y8CD 13.03.2023 | Suç olmayan fiilin kayırılması bu suçu oluşturmaz |
| Polise karşı koyarak kaçırma | Y8CD 15.02.2021 | Yalnızca özel hüküm TCK 283 uygulanır |
| Hapsen tazyik nedeniyle aranan kişi | Y8CD 05.02.2020 | Suçlu olmadığından direnme suçu |
| Aracı kendisinin kullandığını söyleme | Y16CD 29.09.2016 | Suç üstlenme, TCK 270 |
| HAGB değerlendirmesi | Y8CD 15.02.2021 | Gerekçesiz ret bozma nedeni |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Kayırıldığı iddia edilen kişinin kim olduğunu ve hangi suç nedeniyle arandığını dosyadan tespit edin.
- O kişinin aranma nedeninin bir suç mu, yoksa kabahat, icra takibi veya başka bir hukuki sebep mi olduğunu belirleyin.
- Kayırılan kişiyle aranızda üstsoy, altsoy, eş veya kardeş ilişkisi varsa nüfus kaydını dosyaya sunun.
- Olay anında kişinin suç işlediğini bilip bilmediğinizi gösteren koşulları, özellikle olay yerindeki görünümü ve konuşmaları ayrıntılı anlatın.
- Kamera kayıtlarının, telefon kayıtlarının ve tanık beyanlarının anlatımınızla uyumunu kontrol edin.
- Kolluk sizi aradığında veya sorduğunda verdiğiniz bilgilerin tutanaklara nasıl geçtiğini inceleyin.
- Eylemin görevi yaptırmamak için direnme, suç üstlenme veya suçu bildirmeme gibi başka bir suç tipine girip girmediğini tartışın.
- Aynı eylem için hem TCK 283 hem TCK 265’ten ceza verilmişse yalnızca özel hükmün uygulanması gerektiğini ileri sürün.
- Kayırılan kişi hakkındaki asıl davanın sonucunu takip edin; suç sabit görülmezse bu durum savunmanızı etkiler.
- Temel cezanın alt sınırdan hangi gerekçeyle ayrıldığını denetleyin.
- Sabıkasızlık ve pişmanlık gibi lehe hususları belgeleyerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep edin.
- İfadelerinizi avukat eşliğinde verin; olay günü söylenenler sonradan savunmanın güvenilirliğini belirler.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 13.03.2023 T., 2021/16162 E., 2023/1245 K.
Kasten öldürme failini, kolluk olay yerine gelmeden suç aletiyle birlikte aracına alıp uzaklaştıran kişi, failin yakalanmaktan kurtulmasına imkân sağlamış sayılır. Bir ilçede banka içinde kasten öldürme eylemi gerçekleştiren kişi elinde tüfekle dışarı çıkmış, tüfeği bir esnafa vermiş, sanık da tüfeği aracının bagajına koyup faili aracına alarak olay yerinden uzaklaştırmıştır. Kolluk sanığı arayıp faille birlikte gelmesini istemiş, sanık faili getirmeden gelmiş ve onu mezarlık yakınında bıraktığını söylemiştir. Sanık, duyduğu sesi lastik patlaması sandığını ve olayın yatışması için hareket ettiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, bölge adliye mahkemesi savunmanın kamera kaydı ve tanık beyanlarıyla çeliştiğini belirterek bu kararı kaldırmış ve sanığı 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Daire, madde gerekçesine göre amacın “suç işlendikten sonra failin herhangi bir şekilde yardım görmesini engellemek” olduğunu, “Madde metninde imkan sağlamanın hangi şekilde değil hangi amaçla gerçekleşmesi gerektiği düzenlenmiştir” diyerek belirtmiştir. Daireye göre “Suç teşkil etmeyen bir fiilin kayırılması, suçluyu kayırma anlamına gelmez”, ancak “Kişinin kayırdığı eylemi suç olarak kabul etmemesi suçun oluşmasını engellemez.” Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenmesi de hukuka uygun bulunmuştur. Hüküm 13.03.2023 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 15.02.2021 T., 2019/12594 E., 2021/2249 K.
Yakalama kararı bulunan kişinin kaçması için polise karşı koyan kişi hakkında, TCK 265 genel hüküm olduğundan yalnızca özel hüküm olan TCK 283/1 uygulanır. Polis, hakkında yakalama kararı bulunan bir kişiyi yakalamak için olay yerine gittiğinde sanık, bu kişi hakkında işlem yapılmasını önlemek ve kaçmasını sağlamak amacıyla kimliği tespit edilemeyen kalabalık bir grupla birlikte kargaşa çıkarmış, polise karşı koyarak darp eyleminde bulunmuştur. Asliye ceza mahkemesi sanığı hem suçluyu kayırma hem de görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkûm etmiştir. Daire, eylemin iki suçun unsurlarını taşımakla birlikte “TCK.nın 265. maddesinin genel hüküm niteliğinde olduğu ve yalnızca özel hüküm niteliğinde olan TCK.nın 283/1. maddesinden mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken” iki ayrı hüküm kurulmasını yasaya aykırı bulmuştur. Kabule göre de adli sicil kaydında engel bulunmayan ve pişmanlığı nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında, suçun 28.06.2014 tarihinden önce işlendiği gözetilerek CMK 231/6’daki şartlar tartışılmadan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hatalı görülmüştür. Hüküm 15.02.2021 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 05.02.2020 T., 2017/14564 E., 2020/9083 K.
Bir suç nedeniyle değil hapsen tazyik kararı nedeniyle yakalanan kişinin kaçmasını sağlamak için polisleri iten sanığın eylemi suçluyu kayırma değil, görevli memura karşı direnmedir. Hapsen tazyik kararının yerine getirilmesi için bir kişi polislerce yakalanmış, sanık diğer sanıklarla birlikte polisleri iterek bu kişinin kaçmasını sağlamıştır. Asliye ceza mahkemesi sanığı suçluyu kayırma suçundan mahkûm etmiştir. Daire, olayda “ortada bir suçlunun olmaması, gözetim veya tutukluluk durumunun bulunmaması karşısında eylemin görevli memurlara mukavemet suçunu oluşturacağı” gözetilmeden suç vasfında hataya düşüldüğünü belirtmiştir. Kabule göre de gerekçede sanığın TCK 283/1 uyarınca cezalandırılacağı yazılmasına rağmen hüküm fıkrasında çocuğun soybağını değiştirme suçunu düzenleyen TCK 231/1’in gösterilmesi çelişki olarak bozma nedeni yapılmıştır. Hüküm 05.02.2020 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 29.09.2016 T., 2016/1371 E., 2016/5039 K.
Kaza yapıp kaçan alkollü sürücünün aracını kendisinin kullandığını beyan eden kişinin eylemi suçluyu kayırma değil, suç üstlenmedir. Hakkında taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilen sürücü, alkollü olarak kaza yapmış ve olay yerinden kaçmıştır. İki saat sonra onunla birlikte kaza yerine gelen sanık, aracı kendisinin kullandığını beyan etmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK 283/1 uyarınca mahkûm etmiştir. Daire, suçluyu kayırma suçunun oluşması için “failin suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlaması gerektiği”, suç üstlenme suçunun oluşması için ise “failin yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirmesi ve üstlenilen fiilin de suç oluşturması” gerektiğini belirtmiştir. Sanığın beyanının “TCK’nın 270. maddesinde tanımlanan suç üstlenme suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek” hüküm kurulduğunu tespit etmiştir. Hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesi gerektiği de ayrıca belirtilmiştir. Hüküm 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
8. Ceza Dairesinin 2023 tarihli onama kararı suçun içeriğini açıklamaktadır. Kanun imkân sağlamanın yöntemini saymamış, yalnızca amacını belirlemiştir. Faili saklamak, araçla götürmek veya ele geçirilmesini engellemek bu kapsamdadır. Kayırılan fiilin suç olması yeterlidir; yardım edenin o fiili suç olarak görmemesi veya acıma, minnet gibi saiklerle hareket etmesi sonucu değiştirmez. Aynı kararda ilk derece mahkemesinin beraat kararının, sanığın savunmasının kamera kaydı ve tanık beyanlarıyla çelişmesi nedeniyle bölge adliye mahkemesince kaldırıldığı görülmektedir.
2021 ve 2020 tarihli kararlar, kolluğa karşı konulan olaylarda suç tipinin nasıl belirlendiğini göstermektedir. Kaçırılmak istenen kişi bir suç nedeniyle yakalama kararıyla aranıyorsa özel hüküm olan TCK 283 uygulanır ve ayrıca görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulmaz. Buna karşın kişi bir suç nedeniyle değil, örneğin hapsen tazyik kararı nedeniyle aranıyorsa ortada bir suçlu bulunmadığından suçluyu kayırma oluşmaz ve eylem direnme suçu olarak değerlendirilir. Yakalama kararlarının türleri için yakalama ve gözaltı yazımıza bakılabilir.
16. Ceza Dairesinin 2016 tarihli kararı ise sık görülen bir durumu ele almaktadır. Kaza yapan yakınını korumak için aracı kendisinin kullandığını söyleyen kişi, suçluyu kayırmadan değil TCK 270’teki suç üstlenmeden sorumlu tutulur. Bu ayrım önemlidir; çünkü TCK 283/3’teki akraba cezasızlığı suçluyu kayırmaya özgü bir hükümdür. Yetkililere gerçeğe aykırı beyanın belgeye geçmesi hâlinde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve başkasını suçlu gösterme hâlinde iftira gibi başka suç tipleri de gündeme gelebilir.
Bu kararlardan çıkan pratik sonuç şudur: Savunma, önce kayırılan kişinin hangi sebeple arandığını, ardından yardımın amacını ve sanığın o anda ne bildiğini ortaya koymalıdır. Kayırılan kişi örgütlü bir yapının parçasıysa eylem suç örgütüne yardım kapsamında da değerlendirilebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Yardımın şeklini savunmanın merkezine koymak | Kanun yöntemi değil amacı arar | Amacın ve bilginin bulunmadığını gösterin |
| Olay anında bilmediğini delilsiz savunmak | Kamera ve tanık beyanıyla çelişen savunmaya itibar edilmez | Savunmayı objektif delillerle destekleyin |
| Kayırılan kişinin aranma nedenini araştırmamak | Suç yoksa suçluyu kayırma da yoktur | Yakalama kararının dayanağını dosyaya getirtin |
| Akrabalık belgesini sunmamak | TCK 283/3 cezasızlığı uygulanmayabilir | Nüfus kayıt örneğini dosyaya ekleyin |
| Suç üstlenmeyi suçluyu kayırma sanmak | Suç tipi ve uygulanacak hükümler farklıdır | Nitelendirmeyi temyiz sebebi yapın |
| Direnme ve kayırmadan çifte cezayı kabullenmek | Yargıtay yalnızca özel hükmü uygular | Tek hüküm kurulması gerektiğini ileri sürün |
| Hüküm fıkrasını kontrol etmemek | Gerekçe ile hüküm arasındaki madde çelişkisi bozma nedenidir | Uygulanan maddeleri gerekçeyle karşılaştırın |
| HAGB talebinde bulunmamak | Lehe imkân değerlendirilmeden kalabilir | Şartları belgeleyerek talep edin |
| Kolluk aradığında gerçeğe aykırı bilgi vermek | Kastın ispatında aleyhe delil olarak kullanılır | Bilginizi doğru ve avukat desteğiyle aktarın |
Suçluyu kayırma suçu nedir?
TCK m.283’te düzenlenen, suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlamakla işlenen, adliyeye karşı bir suçtur.
Cezası nedir?
Temel hâlde altı aydan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Suç kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır.
Oğlumu, eşimi veya kardeşimi saklarsam ceza alır mıyım?
TCK m.283/3’e göre suç üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenirse cezaya hükmolunmaz. Bu cezasızlık yalnızca sayılan kişiler için geçerlidir; amca, dayı, kuzen veya arkadaş bu kapsamda değildir.
Suç işleyen birini aracıma alıp götürmek suç mu?
Amaç o kişinin yakalanmaktan kurtulmasını sağlamaksa evet. Yargıtay, kasten öldürme failini suç aletiyle birlikte aracına alıp olay yerinden uzaklaştıran kişinin mahkûmiyetini onamıştır.
Kişinin suç işlediğini bilmiyordum, yine de ceza alır mıyım?
Suç kasten işlenebilen bir suçtur; kişinin bir suç işlediğini bilmek gerekir. Ancak bu savunma kamera kaydı, tanık beyanları ve olay yerindeki koşullarla karşılaştırılır. Delillerle çelişen savunmaya mahkemeler itibar etmemektedir.
Kişinin yaptığını suç saymıyorsam sonuç değişir mi?
Hayır. Yargıtay’a göre kişinin kayırdığı eylemi suç olarak kabul etmemesi suçun oluşmasını engellemez. Önemli olan fiilin kanunen suç olmasıdır.
Borcu nedeniyle aranan birini saklamak suç mu?
Kayırılan fiilin suç olması gerekir. Yargıtay, hapsen tazyik kararı nedeniyle yakalanan kişi yönünden ortada bir suçlu bulunmadığını belirtmiş, polise karşı konulması nedeniyle eylemi direnme suçu olarak nitelendirmiştir.
Polise karşı koyup kaçmasını sağladım, iki ayrı suçtan mı yargılanırım?
Kişi bir suç nedeniyle aranıyorsa Yargıtay’a göre TCK 265 genel hüküm, TCK 283 özel hüküm niteliğindedir ve yalnızca TCK 283’ten ceza verilmelidir.
Arabayı ben kullanıyordum demek hangi suçtur?
Başkasının işlediği suçu kendi işlemiş gibi yetkililere bildirmek TCK m.270’teki suç üstlenme suçudur. Yargıtay, kaza yapıp kaçan sürücü yerine aracı kendisinin kullandığını söyleyen kişiyi suçluyu kayırmadan cezalandıran kararı bozmuştur.
Kayırılan kişinin kimliği belli değilse ne olur?
Kayırılan kişinin kimliği ve hangi suç nedeniyle arandığı tespit edilemiyorsa, mahkûmiyete yeterli kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerekir.
Suçluyu bildirmemek de suçluyu kayırma mı?
Hayır. Suçu ve faili bildirmeme TCK m.278 ve devamında ayrıca düzenlenmiştir. Suçluyu kayırma, pasif kalmanın ötesinde kişiye kurtulma imkânı sağlayan bir davranış gerektirir.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.283’te şikâyet şartı bulunmamaktadır; suç resen soruşturulur.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Şartları varsa mümkündür. Yargıtay, adli sicil kaydı engel oluşturmayan ve pişmanlık gösteren sanık hakkında HAGB şartları tartışılmadan ret kararı verilmesini bozma nedeni saymıştır.
Kayırılan kişi sonradan beraat ederse ne olur?
Kanun “suç işleyen bir kişi”den söz ettiği için kayırılan kişinin suçu işlemediğinin anlaşılması, suçluyu kayırma suçlaması yönünden de önemli bir savunma konusudur. Asıl davanın sonucu mutlaka takip edilmelidir.
Hangi mahkemede yargılanırım?
Ceza sınırları dikkate alındığında dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Kayırılan suçla birlikte yargılama yapılırsa dava, incelenen bir kararda olduğu gibi ağır ceza mahkemesinde görülebilir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.283 — Suçluyu kayırma
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.270 — Suç üstlenme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.278 — Suçu bildirmeme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.265 — Görevi yaptırmamak için direnme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.267 — İftira
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.206 — Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.61 — Cezanın belirlenmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.90 — Yakalama
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223 — Hüküm çeşitleri
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.280 — İstinaf incelemesi sonucunda verilecek kararlar
İlgili yazılarımız: Görevi yaptırmamak için direnme · Yakalama ve gözaltı · İftira suçu · Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan · Suç örgütü kurma
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.