Yurt Dışından Gelen Hasta Zarar Görürse Kime Dava Açılır? Sağlık Turizminde Hukuki Sorumluluk

Yurt Dışından Gelen Hasta Zarar Görürse Kime Dava Açılır? Sağlık Turizminde Hukuki Sorumluluk

Kısaca

  • Sağlık turizminde tek bir muhatap yoktur: aracı kuruluş (danışmanlık/turizm şirketi), sağlık tesisi (hastane, poliklinik, ağız ve diş sağlığı merkezi) ve hekim ayrı ayrı davalı olabilir. Zincirin hangi halkasına husumet yöneltileceği, davanın en kritik ilk kararıdır.
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 06.05.2025 tarihli kararında, hastanın internet sitesi üzerinden ulaşıp anlaştığı ve ödeme makbuzlarında kaşesi bulunan aracı şirkete husumet yöneltilmesinin 6502 sayılı Kanun gereğince mümkün olduğuna hükmetmiştir; pasif husumet yokluğundan verilen ret kararı bozulmuştur.
  • Buna karşılık 15.10.2025 tarihli bir başka kararda, yalnızca karşılama, transfer, konaklama edimlerini üstlenen ve tedavi ilişkisinin tarafı olmayan aracının sahibi yönünden verilen ret kararı onanmıştır. Ayrım aracının sözleşme ilişkisine girip girmediğine göre yapılmaktadır.
  • Sağlık turizminin en yaygın kalemleri olan estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavisi Yargıtay uygulamasında eser sözleşmesi sayılır; yüklenici sonucu garanti eder. Tedavi amaçlı müdahaleler ise vekâlet sözleşmesi kapsamındadır ve sonuç değil özen borcu doğurur.
  • Eser sözleşmesinde kusur aranmaz. Adli Tıp Kurumu raporu hekime atfedilebilir kusur bulmasa dahi, taahhüt edilen sonuç gerçekleşmemişse edim ifa edilmemiş sayılır ve ödenen bedelin iadesi gündeme gelir.
  • Milletlerarası yetkiyi MÖHUK m.40 uyarınca iç hukukun yer bakımından yetki kuralları belirler: davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri veya haksız fiilin işlendiği yer Türk mahkemeleri yetkilidir.
  • Sözleşmeye konulan yabancı mahkeme yetki şartı MÖHUK m.47 uyarınca kural olarak geçerlidir; ancak yazılı delille ispat edilmesi ve münhasır yetki alanına girmemesi gerekir. Yetki itirazı süresinde ileri sürülmezse dava Türkiye’de görülür.
  • MÖHUK m.26/4, hizmetin tüketicinin mutad meskeninden başka bir ülkede sağlanmasının zorunlu olduğu sözleşmeleri koruyucu tüketici kuralının dışında bırakır. Tedavi Türkiye’de yapıldığı için sağlık turizmi sözleşmelerinde m.24’ün genel kuralı işler: hukuk seçimi yoksa karakteristik edim borçlusunun işyeri hukuku, yani kural olarak Türk hukuku uygulanır.
  • Türk mahkemesinde dava açan yabancı, MÖHUK m.48 uyarınca teminat göstermek zorundadır; karşılıklılık varsa muaf tutulur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu hususun resen araştırılması gerektiğini, araştırılmadan esasa girilmesinin bozma sebebi olduğunu belirtmiştir.

Kısa cevap: Sağlık turizminde tek bir muhatap yoktur: aracı kuruluş, sağlık tesisi ve hekim ayrı ayrı davalı olabilir ve zincirin hangi halkasına husumet yöneltileceği davanın en kritik ilk kararıdır. Yargıtay uygulamasında estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavisi eser sözleşmesi sayılır; tedavi amaçlı müdahaleler ise vekâlet sözleşmesi kapsamındadır ve sonuç değil özen borcu doğurur.

Türkiye’ye tedavi için gelen hasta, uçak bileti alırken çoğu zaman hukuki olarak kaç ayrı kişiyle ilişki kurduğunun farkında değildir. Sosyal medyada gördüğü bir hesapla yazışır, kendisine bir fiyat teklifi gönderilir, havalimanında karşılanır, bir otele yerleştirilir ve ertesi sabah adını ilk kez o gün duyduğu bir hastanede ameliyat olur. Bu zincirde sözleşmeyi kiminle kurduğu, parayı kime ödediği ve zarar doğduğunda kime dava açacağı birbirinden farklı sorulardır.

Uyuşmazlık çıktığında ilk savunma neredeyse her dosyada aynıdır: “Biz sadece aracıyız.” Bu savunmanın kabul edildiği kararlar da vardır, reddedildiği kararlar da. Aşağıda, yabancılık unsuru taşıyan sağlık hizmeti uyuşmazlıklarında husumetin nasıl kurulacağını, hangi mahkemenin yetkili olduğunu, hangi hukukun uygulanacağını ve yabancı davacının karşısına çıkan usul engellerini Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.

Sağlık turizminde taraflar kimdir?

Uygulamada dört farklı sıfat karşımıza çıkar ve her birinin sorumluluğu farklı hukuki temele dayanır.

TarafTipik edimSorumluluğun kaynağı
Aracı kuruluş / sağlık danışmanlık şirketiTanıtım, fiyat teklifi, randevu, transfer, konaklama, tercümanlıkKurduğu sözleşmenin niteliğine göre vekâlet, simsarlık veya doğrudan eser sözleşmesi; 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi
Sağlık tesisi (hastane, poliklinik, ADSM)Tedavi ortamının, ekibin ve malzemenin sağlanmasıHastane işletmecisi olarak sözleşmesel sorumluluk; ayrıca adam çalıştıranın sorumluluğu
HekimTıbbi müdahalenin bizzat gerçekleştirilmesiEstetik amaçlı müdahalede yüklenici; tedavi amaçlı müdahalede vekil
HastaBedelin ödenmesi, tedavi sonrası talimatlara uyulmasıİş sahibi / tüketici sıfatı; müterafik kusur bakımından kendi davranışından sorumlu

Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. Hastanın parayı yatırdığı hesap ile ameliyatı yapan hekimin çalıştığı kurum çoğu zaman aynı değildir; makbuzda görünen unvan ile ticaret sicilindeki unvan da örtüşmeyebilir. Dava dilekçesi hazırlanırken zincirin tamamının davalı gösterilmesi, sonradan husumet yokluğuyla karşılaşmamak için genellikle daha güvenli bir yoldur.

Aracı kuruluş sorumlu tutulabilir mi?

Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı tek cümleye indirgenemez; belirleyici olan aracının hastayla doğrudan bir sözleşme ilişkisine girip girmediğidir.

Aracı yalnızca tanıtım yapmış, hastayı hekime yönlendirmiş, karşılama–transfer–konaklama gibi tedavi dışı edimleri üstlenmiş ve tıbbi müdahaleye ilişkin hiçbir taahhütte bulunmamışsa, tedaviden doğan zarardan sorumlu tutulmasında güçlük vardır. Buna karşılık aracı; kendi internet sitesi üzerinden fiyat vermiş, ödemeyi kendi adına tahsil etmiş, kendi kaşesiyle makbuz düzenlemiş ve hastayla sürekli yazışmayı kendisi yürütmüşse, artık salt bir yönlendirici değil, tüketici işleminin tarafıdır.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3’te tüketici işlemi, “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” olarak tanımlanmıştır. Tanımdaki “adına ya da hesabına hareket eden” ibaresi, aracı kuruluşları kapsam içine sokan anahtar ifadedir.

Mahkemenin yapması gereken iş de bu noktada somutlaşır: dava dosyasına sunulan makbuzdaki ticari ad, internet sitesinin kime ait olduğu, sosyal medya hesaplarının hangi şirketle bağlantılı olduğu ve ticaret sicilindeki adres bilgileri araştırılmadan husumet yokluğuna karar verilmesi eksik incelemedir. Bu araştırma yapılmadan verilen ret kararları bozulmaktadır.

Hangi sözleşme? Vekâlet mi, eser mi?

Sağlık turizminin ağırlıklı kalemleri estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavisidir. Yargıtay, estetik yönü ağır basan müdahaleleri hekim–hasta arasındaki tedavi sözleşmesinden ayırıp eser sözleşmesi olarak nitelendirir. Fark, sorumluluğun ağırlığını doğrudan değiştirir.

ÖlçütVekâlet (tedavi amaçlı müdahale)Eser sözleşmesi (estetik amaçlı müdahale)
Borcun konusuÖzenli çaba gösterilmesiBelirli bir sonucun meydana getirilmesi
Sonuç garantisiYokturVardır; yüklenici sonucu taahhüt eder
Kusur şartıSorumluluk kusura bağlıdırAyıptan sorumluluk için kusur aranmaz
Sonuç gerçekleşmezseKusur ispatlanmadıkça tazminat doğmazEdim ifa edilmemiş sayılır; ücrete hak kazanılmaz
İş sahibinin seçimlik haklarıGenel hükümlerTBK m.475: dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım
ZamanaşımıGenel hükümlerTBK m.478: kural olarak iki yıl; yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıl

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.471/1–2: “Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.”

Bu nitelendirmenin sağlık turizmi bakımından özel bir sonucu vardır. Yabancı hasta, ülkesine döndükten sonra sonucun beklediği gibi olmadığını fark eder ve elinde çoğu zaman yalnızca fotoğraflar, ödeme dekontları ve kendi ülkesinde aldığı bir hekim raporu bulunur. Eser sözleşmesinde ispat yükünün konusu hekimin hata yaptığı değil, taahhüt edilen sonucun gerçekleşmediğidir. Bu, yurt dışından yürütülen bir dava için çok daha ulaşılabilir bir ispat konusudur.

Hangi ülkenin mahkemesi yetkili?

MÖHUK m.40 tek cümledir ve meseleyi iç hukuka havale eder: “Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.” Dolayısıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun genel ve özel yetki kuralları uygulanır.

  • Davalının yerleşim yeri — aracı şirketin veya hastanenin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi.
  • Sözleşmenin ifa yeri — tedavinin gerçekleştirildiği yer; sağlık turizminde bu her zaman Türkiye’dir.
  • Haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer — müdahalenin yapıldığı yer.

Bu üç bağlama noktasının üçü de kural olarak Türkiye’yi gösterir. Yabancı hastanın Türkiye’de dava açmasının önünde milletlerarası yetki bakımından bir engel yoktur.

MÖHUK m.47/1: “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür.”

Sağlık turizmi sözleşmelerinde zaman zaman yabancı mahkemeyi yetkili kılan kayıtlar görülür. Böyle bir kaydın işlerlik kazanabilmesi için yazılı delille ispatı ve karşı tarafça süresinde yetki itirazı olarak ileri sürülmesi gerekir. İlk itiraz olarak zamanında ileri sürülmeyen yetki şartı, davanın Türkiye’de görülmesine engel olmaz.

Görev ile yetkiyi karıştırmamak gerekir. Uygulamada sağlık turizminden doğan tazminat davaları tüketici mahkemelerinde görülmekte, temyiz incelemesi de bu sıfatla verilen kararlar üzerinden yapılmaktadır. Buna karşılık MÖHUK m.45’in tüketici lehine getirdiği koruyucu yetki kuralı, m.26’da tanımlanan tüketici sözleşmeleriyle sınırlıdır ve aşağıda görüleceği üzere sağlık turizmi sözleşmeleri bu tanımın dışında kalır.

Hangi hukuk uygulanır?

Bu sorunun cevabı, ilk bakışta beklenenin tersidir. Tüketiciyi koruyan MÖHUK m.26, kendi dördüncü fıkrasıyla bir istisna getirir.

MÖHUK m.26/4: “Bu madde, paket turlar hariç, taşıma sözleşmeleri ve tüketiciye hizmetin onun mutad meskeninin bulunduğu ülkeden başka bir ülkede sağlanması zorunlu olan sözleşmelere uygulanmaz.”

Sağlık turizminde hizmetin niteliği gereği hastanın kendi ülkesinde sunulması mümkün değildir; ameliyat Türkiye’deki tesiste yapılır. Bu nedenle sözleşme m.26 kapsamına girmez ve tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici hükümlerinden yararlanma imkânı bu madde üzerinden doğmaz. Devreye m.24’ün genel kuralı girer.

MÖHUK m.24/1 ve 4: “Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir… Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk… ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri… hukuku olarak kabul edilir.”

Sağlık turizmi sözleşmesinde karakteristik edim, para ödeme değil tıbbi hizmetin sunulmasıdır. Bu edimin borçlusu Türkiye’deki sağlık tesisi veya hekimdir. Taraflar açık bir hukuk seçimi yapmamışsa, uyuşmazlığa kural olarak Türk hukuku uygulanır. Sözleşmede yabancı bir hukuk seçilmişse bu seçim geçerlidir; ancak Türk hukukunun doğrudan uygulanan kuralları ve kamu düzeni müdahalesi saklıdır.

Sözleşme dışı sorumluluk yönünden ise haksız fiile ilişkin bağlama kuralları işler ve fiilin işlendiği yer olarak yine Türkiye öne çıkar. Uygulamada davalar çoğunlukla hem sözleşmeye hem haksız fiile dayandırıldığı için, iki kanaldan da Türk hukukuna varılması olağandır.

Yabancı hastanın teminat yükümlülüğü

Türkiye’de dava açan yabancının karşısına, esasa girilmeden önce bir dava şartı çıkar.

MÖHUK m.48: “(1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. (2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.”

Ölçüt yabancılıktır; davalının vatandaşlığının bu bakımdan önemi yoktur. Muafiyet ise karşılıklılığa bağlıdır. Karşılıklılık iki devlet arasındaki ikili anlaşmayla sağlanabileceği gibi, her iki devletin taraf olduğu çok taraflı bir sözleşmeyle veya kanuni ya da fiili karşılıklılıkla da sağlanabilir. Bu anlaşmalardan biri 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’dir; anılan sözleşmenin 17. maddesi, âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir âkit devletin mahkemesinde davacı veya müdahil olarak bulunan kişilerden yabancı olmaları sebebiyle teminat istenemeyeceğini düzenler.

Teminat konusunun taraflarca ileri sürülmesi beklenmez; mahkeme bunu resen gözetmek zorundadır. Uygulanacak yöntem de kararlarda tarif edilmiştir: davacının statüsü belirlenir, teminattan muaf olup olmadığı Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorulur, gelen cevaba göre gerekiyorsa teminat için kesin süre verilir. Süre içinde yatırılmazsa dava, HMK m.114/1-ğ uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Ne yapmalı?

  1. Tedavi öncesi yazışmaların tamamını (WhatsApp, e-posta, sosyal medya mesajları) tarih ve saat görünecek şekilde kaydedin; sağlık turizminde sözleşme çoğu zaman imzalı bir metin değil, bu yazışmalardır.
  2. Ödeme yaptığınız hesabın kime ait olduğunu ve makbuz/fatura üzerindeki ticari unvanı belgeleyin. Kaşe ile ticaret sicilindeki unvan farklıysa bu farkı ayrıca kayda alın.
  3. Fiyat teklifinin, tedavi programının ve verilen taahhütlerin ekran görüntülerini alın; internet sitesinin ilgili sayfalarını tarih damgalı olarak arşivleyin.
  4. Tedaviyi yapan hekimin adını, unvanını ve tedavinin yapıldığı tesisin ruhsatlı adını epikriz, reçete veya ameliyat raporu üzerinden tespit edin.
  5. Aydınlatılmış onam formunun imzalı bir örneğini talep edin. Formun anladığınız bir dilde düzenlenip düzenlenmediği, tercüman bulunup bulunmadığı ayrı bir uyuşmazlık konusudur.
  6. Tedavi sonrası şikâyetleri gecikmeden ve yazılı olarak bildirin. Kontrole gitmemek veya verilen talimatlara uymamak, karşı tarafın en sık kullandığı savunmadır.
  7. Ülkenize döndükten sonra aldığınız raporları, usulüne uygun tercüme ve gerekiyorsa apostil şerhiyle birlikte temin edin.
  8. Dava açmadan önce zincirin tamamını çıkarın: aracı şirket, tesis işletmecisi ve hekim. Yalnızca birine dava açmak, husumet itirazıyla zaman kaybına yol açabilir.
  9. Sözleşmede yabancı mahkemeyi yetkili kılan bir kayıt varsa bunu önceden değerlendirin; karşı taraf süresinde yetki itirazında bulunursa dosyanın seyri değişir.
  10. Yabancı davacı iseniz teminat konusunu baştan planlayın; ülkeniz ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunup bulunmadığını araştırın ve muafiyet iddianızı dilekçenizde açıkça ileri sürün.
  11. Talebinizi hem sözleşmeye hem haksız fiile dayandırın; estetik nitelikli müdahalelerde ödenen bedelin iadesi talebini ayrıca ve açıkça belirtin.
  12. Türkiye’de takip edilecek dosya için vekâletnamenizi konsolosluk aracılığıyla veya apostilli olarak düzenletin; tebligat adresi olarak vekilinizin adresini gösterin.

Yargı kararlarından

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1157, K. 2025/1845, 06.05.2025

İnternet sitesi üzerinden anlaşılan aracı sağlık turizmi şirketine husumet yöneltilebilir. Hollanda uyruklu davacı, sosyal medya üzerinden ulaştığı firmayla diş tedavisi konusunda anlaşmış, ödeme yapmış ve Türkiye’ye gelerek tedavi görmüştür. Davalı şirket, kendileriyle sözleşme kurulmadığını, yalnızca sağlık turizmi yaptıklarını savunmuş; ilk derece mahkemesi pasif husumet yokluğundan davayı reddetmiştir. Daire, 6502 sayılı Kanun’un tüketici işlemi tanımını hatırlattıktan sonra şu tespiti yapmıştır: “Bu bilgiler ışığında ‘estetikworld’ web sitesi aracılığıyla, bu site üzerinden davacı ile sözleşme ilişkisine geçilmesi nedeniyle 6502 sayılı yasa gereğince aracı pozisyonundaki davalı şirkete husumet yöneltilmesi mümkündür.” Mahkemece yapılacak iş, web sitesinin ve sosyal medya iletişim kanallarının davalıya ait olup olmadığının araştırılması, bulunması hâlinde husumetin varlığı kabul edilerek işin esasına girilmesidir. Eksik incelemeyle verilen ret kararı oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2732, K. 2025/3451, 15.10.2025

Yalnızca karşılama, transfer ve konaklama edimlerini üstlenen aracı yönünden ret kararı onanmıştır. Yurt dışında yaşayan davacı, boy uzatma ameliyatı için bir sağlık danışmanlık ve turizm şirketinin sahibiyle iletişime geçmiş, ameliyat başka bir davalı hekim tarafından yapılmıştır. İlk derece mahkemesi, alınan raporlara göre ameliyatın endikasyon ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, hekime atfedilebilir kusur bulunmadığı, imzası inkâr edilmeyen onam formuyla aydınlatılmış rızanın ispatlandığı ve “ameliyat sonrasında kişinin yurtdışına gitmesi nedeniyle ilgili hekimin takibinden çıktığı ve hekimin komplikasyonu yönetme imkanının kalmadığı” gerekçesiyle hekim yönünden davayı reddetmiş; diğer davalının ise “yalnızca doktor ile hasta arasında aracılık yapan firmanın sahibi olduğu, meydana gelen sonuçlardan da sorumlu tutulamayacağı” gerekçesiyle pasif husumet ehliyeti yokluğundan davayı reddetmiştir. Daire, maddi tazminat yönünden kararı oybirliğiyle onamıştır. Karar, aracının tedavi ilişkisinin tarafı hâline gelmediği hâllerde sorumluluğunun doğmadığını göstermesi bakımından önemlidir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1264, K. 2024/3353, 10.10.2024

Adli Tıp raporu kusur bulmasa dahi, estetik müdahalede sonuç gerçekleşmemişse bedel iade edilir. Estetik ameliyat sonrası vücut yapısının bozulduğunu ileri süren davacının talebi, hekim ve klinik kusurlu bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Daire, estetik müdahalenin eser sözleşmesi niteliğini vurgulayarak şu ilkeyi kurmuştur: “Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir.” Somut olayda onam formlarının tıbben yeterli bulunmuş ve sonucun tıbben kabul edilebilir sınırlar içinde görülmüş olması sonucu değiştirmemiştir: “Her ne kadar raporlarda ayıplı ifa bulunmadığı tespiti yapılmış ise de, estetik ameliyat işleminin eser sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve… sonuç taahhüdünü de kapsadığı anlaşıldığından, mahkemece ayıplı ifa bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” Daire, ödenen ameliyat bedelinin iadesi talebinin kabulü ve manevi tazminat yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek kararı oybirliğiyle bozmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5222, K. 2025/12973, 24.09.2025

Yabancı davacının teminattan muafiyeti resen araştırılmadan esasa girilemez. Karar bir trafik kazası tazminatına ilişkin olmakla birlikte, kurduğu usul ölçütü yabancı davacının bulunduğu her dava için geçerlidir. Daire, MÖHUK m.48/1’in teminat yükümlülüğünü, HMK m.114/1-ğ’nin bunu dava şartı hâline getirdiğini ve m.48/2’nin karşılıklılık hâlinde muafiyet öngördüğünü açıkladıktan sonra, karşılıklılığın ikili veya çok taraflı anlaşmayla ya da kanuni veya fiili şekilde sağlanabileceğini, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’nin 17. maddesinin de bu anlaşmalardan biri olduğunu belirtmiştir. Somut olayda muafiyet araştırılmamıştır: “5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.” Davacının statüsü belirlenip muafiyet durumu Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorulmadan doğrudan işin esasına girilmesi doğru görülmemiş ve karar oybirliğiyle bozulmuştur.

Bu dört karar birlikte okunduğunda sağlık turizmi uyuşmazlığının iskeleti ortaya çıkar. Husumet bakımından ölçüt aracının kendisini nasıl tanıttığı değil, hastayla kurduğu ilişkinin niteliğidir: fiyatı kendi veren, ödemeyi kendi tahsil eden, kendi kaşesiyle belge düzenleyen ve iletişimi kendi yürüten aracı, tüketici işleminin tarafı sayılır ve husumet ona da yöneltilebilir; buna karşılık edimi karşılama, transfer ve konaklamayla sınırlı kalan, tıbbi müdahaleye ilişkin hiçbir taahhüt üstlenmeyen aracının sorumluluğu doğmaz. Sorumluluğun içeriği bakımından ise müdahalenin amacı belirleyicidir: estetik yönü ağır basan işlemlerde yüklenici sonucu garanti ettiğinden, bilirkişi ve Adli Tıp raporlarının hekime kusur yüklememesi tek başına davanın reddine yetmez; taahhüt edilen sonuç gerçekleşmemişse edim ifa edilmemiş sayılır ve en azından ödenen bedelin iadesi gündeme gelir. Buna karşılık ameliyat sonrası hastanın hekim takibinden çıkması, komplikasyon yönetimini imkânsız kılan bir davranış olarak sorumluluğu sınırlayabilmektedir; sağlık turizminde hastanın kısa sürede ülkesine dönmesi olağan olduğundan bu husus dosyaların çoğunda tartışılmaktadır. Usul cephesinde ise yabancı davacıyı esasa girmeden karşılayan bir dava şartı vardır: teminat. Mahkeme bunu resen gözetmek, muafiyeti Adalet Bakanlığından sormak ve gerekiyorsa kesin süre vermek zorundadır; bu adımlar atlanarak esasa girilmesi tek başına bozma sebebidir.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Yalnızca hekime dava açmakAracı ve tesis yönünden talep hakkı fiilen kullanılmamış olurZincirin tamamını davalı göstermek, sorumluluğu yargılama içinde ayrıştırmak
Yalnızca aracı şirkete dava açmakAracı tedavi ilişkisinin tarafı değilse husumetten retAracının sözleşme ilişkisine girdiğini gösteren belgeleri baştan sunmak
Yazışmaları silmek veya yedeklememekSözleşmenin varlığı ve içeriği ispatlanamazMesajları, teklifleri ve dekontları eksiksiz arşivlemek
Makbuzdaki unvanı sorgulamamakYanlış tüzel kişiye dava açılırTicaret sicil kaydı ve alan adı sorgusuyla gerçek muhatabı tespit etmek
Estetik müdahalede yalnızca kusur iddiasına dayanmakRapor kusur bulmazsa dava reddedilirSonuç taahhüdüne ve ayıplı ifaya dayanarak bedel iadesini de talep etmek
Kontrolleri aksatmak, talimatlara uymamakMüterafik kusur ve komplikasyon yönetiminin engellenmesi savunmasıKontrol randevularını ve şikâyet bildirimlerini yazılı olarak belgelemek
Yabancı mahkeme yetki şartını göz ardı etmekSüresinde itiraz üzerine dava usulden reddedilebilirSözleşme metnini dava açmadan önce yetki kaydı bakımından incelemek
Teminat konusunu dilekçede hiç ele almamakKesin süre verilir; yatırılmazsa dava şartı yokluğundan retKarşılıklılık iddiasını ve dayanağını baştan ileri sürmek
Yabancı raporu tercümesiz sunmakDelil olarak değerlendirilmez, süre kaybı doğarYeminli tercüme ve gerekiyorsa apostil şerhiyle sunmak
Yurt dışından tedaviye geldim, davayı kendi ülkemde mi Türkiye’de mi açmalıyım?

Her iki ihtimal de teorik olarak mümkündür; ancak kararın Türkiye’de icra edilebilmesi gerekir. Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için tanıma veya tenfiz davası açılması, bunun için de tenfiz şartlarının sağlanması gerekir. Davalıların ve mal varlığının Türkiye’de bulunduğu hâllerde doğrudan Türkiye’de dava açmak genellikle daha kısa yoldur.

Sözleşmede “uyuşmazlıklarda X ülkesi mahkemeleri yetkilidir” yazıyor, bu bağlayıcı mı?

MÖHUK m.47 uyarınca, münhasır yetki söz konusu değilse taraflar yabancı mahkemeyi yetkili kılabilir ve anlaşma yazılı delille ispat edilirse geçerli olur. Ancak bu kayıt kendiliğinden işlemez: karşı taraf Türk mahkemesinde süresinde yetki itirazında bulunmazsa dava Türkiye’de görülmeye devam eder.

Aracı firma “biz sadece organizasyon yaptık” diyorsa ne yapmalıyım?

Aracının fiilen ne yaptığını gösteren delilleri sunun: fiyat teklifini kim gönderdi, para hangi hesaba yatırıldı, makbuzda kimin kaşesi var, internet sitesi ve sosyal medya hesapları kime ait. Yargıtay, bu araştırma yapılmadan husumet yokluğuna karar verilmesini eksik inceleme saymaktadır.

Saç ekimi ve diş tedavisi de eser sözleşmesi mi sayılır?

Belirleyici olan işlemin estetik yönünün ağır basıp basmadığıdır. Görünümü değiştirmeye yönelik, sonucu önceden vaat edilen uygulamalar eser sözleşmesi olarak nitelendirilir. Buna karşılık bir hastalığın tedavisine yönelik müdahale vekâlet ilişkisi doğurur ve sonuç garantisi içermez.

Hekim kusurlu bulunmazsa hiçbir talebim olmaz mı?

Eser sözleşmesi niteliğindeki müdahalelerde hayır. Yargıtay, Adli Tıp raporunun kusur bulmamasına rağmen taahhüt edilen sonucun gerçekleşmediği hâllerde edimin ifa edilmemiş sayılacağını ve ödenen bedelin iadesi gerektiğini kabul etmektedir. Manevi tazminat talebi de ayrıca değerlendirilir.

Onam formunu anlamadığım bir dilde imzaladım, bu geçerli mi?

Aydınlatma yükümlülüğünün amacı hastanın müdahaleyi gerçekten anlayarak kabul etmesidir. Hastanın bilmediği bir dilde düzenlenmiş, tercüman desteği olmadan imzalatılmış matbu bir form, aydınlatmanın yapıldığını göstermeye tek başına yetmeyebilir. Bu husus her dosyada somut koşullara göre değerlendirilir.

Ameliyattan kısa süre sonra ülkeme döndüm; bu aleyhime kullanılır mı?

Kullanılabilir. Kararlarda, hastanın hekimin takibinden çıkması ve komplikasyon yönetimi imkânının ortadan kalkması sorumluluğu sınırlayan bir olgu olarak değerlendirilmiştir. Dönüş öncesinde hekimden yazılı onay almak ve dönüş sonrası şikâyetleri gecikmeden bildirmek bu savunmayı zayıflatır.

Teminat ne kadar tutar?

Kanun sabit bir oran öngörmez; teminatı mahkeme belirler ve yargılama giderleri ile karşı tarafın muhtemel zararını karşılamaya yönelik olarak takdir edilir. Karşılıklılık bulunuyorsa teminat istenmez.

Karşılıklılık olup olmadığını nasıl öğrenirim?

Kararlarda gösterilen yöntem, mahkemenin bu hususu Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sormasıdır. Taraf olarak siz de ülkenizle Türkiye arasındaki ikili anlaşmayı veya her iki devletin taraf olduğu çok taraflı sözleşmeyi dilekçenizde göstererek muafiyet talep edebilirsiniz.

Zamanaşımı süresi nedir?

Eser sözleşmesi niteliğindeki müdahalelerde TBK m.478 uygulanır: teslimden itibaren kural olarak iki yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl. Vekâlet ilişkisi ve haksız fiil bakımından ise genel hükümlerdeki süreler işler. Sürenin hangi tarihten başlatılacağı çoğu dosyada ayrı bir tartışma konusudur.

Türkiye’ye gelmeden dava takip edebilir miyim?

Evet. Vekâletnamenizi bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenletebilir veya apostil şerhli olarak hazırlatıp tercüme ettirebilirsiniz. Duruşmalara vekiliniz katılır; bizzat dinlenmeniz gerekirse istinabe veya ses ve görüntü nakli yoluyla dinlenme imkânları değerlendirilir.

Tüketici hakem heyetine başvurmam gerekir mi?

Belirli parasal sınırın altındaki tüketici uyuşmazlıklarında hakem heyetine başvuru dava şartıdır. Sağlık turizmi uyuşmazlıklarında talep edilen tutarlar genellikle bu sınırın üzerinde kaldığından doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılır. Talebinizin tutarına göre bu şartı baştan kontrol etmek gerekir.

Hastane, hekimin bağımsız çalıştığını söyleyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?

Hastane işletmecisinin sorumluluğu yalnızca hekimin sıfatına bağlı değildir. Tedavi ortamının, ekibin, malzemenin ve hijyen koşullarının sağlanması işletmecinin kendi edimidir. Ayrıca hastayla sözleşme kuran taraf hastane ise, edimin yardımcı kişilerce ifa edilmiş olması sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Aracı firmanın Sağlık Bakanlığı yetkisi olup olmadığı davayı etkiler mi?

Yetkilendirme durumu doğrudan özel hukuk sorumluluğunu belirlemez; ancak yetkisiz faaliyet, kusurun ve sözleşmeye aykırılığın değerlendirilmesinde aleyhe bir olgu olarak dosyaya yansır. İdari yetki belgesinin bulunup bulunmadığını Sağlık Bakanlığından teyit ettirmek mümkündür.

Ödemeyi kripto veya elden yaptım, ispat sorunu yaşar mıyım?

Banka kaydı bulunmayan ödemelerde ispat zorlaşır ancak imkânsız değildir. Ödeme anına ilişkin yazışmalar, makbuz, tanık beyanı ve karşı tarafın kendi kayıtları birlikte değerlendirilir. Mümkün olan her hâlde banka kanalıyla ve açıklama yazarak ödeme yapmak en güvenli yoldur.

İlgili mevzuat

  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.24 (sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuk), m.26 (tüketici sözleşmeleri), m.40 (milletlerarası yetki), m.45 (tüketici sözleşmesine ilişkin davalar), m.47 (yetki anlaşması ve sınırları), m.48 (teminat)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.470 (eser sözleşmesi), m.471 (yüklenicinin özen ve sadakat borcu), m.475 (işsahibinin seçimlik hakları), m.476 (uyarma yükümlülüğü), m.478 (zamanaşımı)
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.1–3 (amaç, kapsam, tanımlar), m.68 (tüketici hakem heyetleri), m.73 (tüketici mahkemeleri)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6 (genel yetkili mahkeme), m.10 (sözleşmeden doğan davalarda yetki), m.16 (haksız fiilden doğan davalarda yetki), m.114 (dava şartları), m.116 (ilk itirazlar)
  • 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi m.17 (yabancılıktan ötürü teminat istenememesi)
  • Avrupa Biyotıp Sözleşmesi m.4 (meslek kurallarına ve standartlara uygunluk)
  • Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik (Sağlık Bakanlığı yetkilendirmesi ve faaliyet esasları)

Bağlantılı yazılarımız: estetik ameliyat ve eser sözleşmesi, hekimin aydınlatma yükümlülüğü ve rıza, sağlık hukuku avukatı ve sağlık hizmetinde hizmet kusuru.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Sağlık turizmi uyuşmazlıklarında husumet, yetki, uygulanacak hukuk ve teminat gibi başlıkların tamamı olayın kendi belgelerine göre şekillenir. Elinizdeki yazışma ve ödeme kayıtlarının içeriği, dava stratejisini doğrudan belirler.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Sağlık ve tıp hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Onam Formu İmzalatmak Yeterli mi? Aydınlatılmış Onam ve Hekimin Sorumluluğu

İçindekilerHukukî çerçeve: vekâlet ve özen borcuAydınlatmanın kapsamıİspat yükü kimde?Komplikasyon savunmasıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalarSık sorulan…

27.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Eczane Nasıl Açılır ve Nakledilir? Nüfus Kriteri ve Muvazaa Nedeniyle Ruhsat İptali (6197)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Serbest eczaneler, eczacılık yapma hakkını haiz bir eczacının…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sağlık Personelinin Nöbet ve İcap Nöbeti Ücreti Nasıl Hesaplanır? (657 Ek m.33)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kamu sağlık kurumlarında nöbet ve icap nöbeti ücreti…

14.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Davadan Feragat Nedir? Feragat Dilekçe Örneği

İçindekilerFeragat, Kabul ve Davanın Geri Alınması Arasındaki FarkFeragatin ŞartlarıYargılama Giderleri ve Harçİdari Yargıda FeragatDavadan Feragat Dilekçesi ÖrneğiKaynaklarKısa cevap:…

29.04.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?

İçindekilerArabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?Arabuluculuğun AvantajlarıArabuluculuk Başvurusu Nereye Yapılır?Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?Arabuluculuk Başvuru Formu: İçeriği ve ÖnemiArabuluculuk Süreci Nasıl…

28.07.2024 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hasta Hakları Nelerdir? Bilgilendirilmiş Rıza, Dosyaya Erişim ve Şikâyet Yolları

İçindekilerTemel haklarAydınlatılmış onam: davaların çoğu burada kazanılıyorGeçerli bir onam neye benzer?Nereye başvurulur?Tıbbi hata (malpraktis) iddiası varsa: yol ayrımıÖrnek…

17.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara