Sağlık Mesleği Mensubunun Gerçeğe Aykırı Belge Düzenlemesi (TCK 210/2): Sahte Rapor, Reçete, Haksız Menfaat ve Yargıtay Kararları

- TCK m.210/2’ye göre gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu üç aydan bir yıla kadar hapis cezası alır.
- Düzenlenen belge kişiye haksız bir menfaat sağlıyor ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıyorsa resmî belgede sahtecilik hükümlerine göre ceza verilir.
- 11. Ceza Dairesine göre bu hüküm, kamu görevlisi olmayan sağlık mesleği mensuplarının görevleri gereği düzenledikleri belgelerin gerçeğe aykırı olmasına özgü bir sahtecilik suçudur.
- İkinci cümledeki koşul gerçekleştiğinde özel sağlık mesleği mensupları kamu görevlisi olmadıkları için TCK 204/1’deki resmî belgede sahtecilikten sorumlu tutulur.
- Haksız menfaat, bir kişinin hukuki yollardan yani meşru olarak elde edemeyeceği maddi veya manevi her türlü yarardır.
- Suçun faili sağlık mesleği mensubu olmalıdır; bu kişilerin kimler olduğu Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve ilgili mevzuata göre belirlenir.
- Sağlık mesleği mensubu olmayan kişinin özel poliklinik adına tümden sahte rapor kullanması özel belgede sahtecilik kapsamında değerlendirilmiştir.
- Kamu görevlisi olmayan hekimin düzenlediği içeriği sahte raporu kullanan kişinin eylemi, sahte özel belgeyi kullanma suçudur.
- Muayene yapmadıkları hâlde yapmış gibi evraklara kaşe basıp imzalayan özel hastane hekimlerinin eylemi TCK 210/2 delaletiyle 204/1 kapsamında görülmüştür.
- Kendi rahatsızlığı için izinsiz aldığı reçete formunu kullanan hekim hakkında haksız menfaat ve sahtecilik kastı ayrıca tartışılmalıdır.
- Belgede sahtecilik bir alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenmişse TCK 211 uyarınca ceza yarı oranında indirilir.
- Sahte belge başka bir suçun işlenmesinde kullanılırsa TCK 212 uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir.
- Kamu veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle yürütülen soruşturmalarda Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni alınır.
- Suç şikâyete bağlı değildir; temel hâlde olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
- Temel hâlde önödeme uygulanmaz; basit yargılama usulü uygulanabilir.
Sağlık raporu, reçete, epikriz ya da muayene kaydı; iş göremezlik, sürücü belgesi, sigorta ödemesi veya bir tazminat davası gibi pek çok hukuki sonucun dayanağıdır. Bu nedenle hekim, eczacı veya diğer sağlık çalışanlarının düzenlediği belgelerin gerçeği yansıtmaması, hem bireyleri hem de kamu kurumlarını doğrudan etkiler. TCK 210/2, bu belgelerin sağlık mesleği mensuplarınca gerçeğe aykırı düzenlenmesini özel olarak cezalandırır.
Maddenin iki cümlesi uygulamada çoğu zaman karıştırılmaktadır: Gerçeğe aykırı belge düzenlemek tek başına ilk cümledeki hafif cezayı gerektirirken, belge haksız menfaat sağlıyor veya zarar doğuruyorsa resmî belgede sahtecilik hükümleri devreye girer. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, failin kamu görevlisi olup olmadığına, sağlık mesleği mensubu sayılıp sayılmadığına ve menfaatin niteliğine göre bu ayrımı yapmaktadır. Aşağıda suçun unsurları ve bu kararlar ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Temel hal | TCK m.210/2, ilk cümle | Üç ay–bir yıl hapis |
| Haksız menfaat veya zarar doğuran belge | TCK m.210/2, ikinci cümle | Resmî belgede sahtecilik hükümleri |
| Özel hastane hekimlerinin muayenesiz evrakı | Y11CD 17.06.2021 | TCK 210/2 delaletiyle 204/1; zamanaşımından düşme |
| Hekimin kendi ihtiyacı için reçete düzenlemesi | Y11CD 08.11.2023 | Haksız menfaat ve kast tartışılmalı; bozma |
| Sağlık mensubu olmayanın sahte poliklinik raporu | Y11CD 26.04.2017 | Özel belgede sahtecilik; bozma |
| Doğum kayıtlarındaki çelişkiler | Y11CD 11.03.2024 | Soruşturma genişletilmeli; kanun yararına bozma |
| Gerçek durumun belgelenmesi amacı | TCK m.211 | Ceza yarı oranında indirilir |
| Sahte belgenin başka suçta kullanılması | TCK m.212 | Ayrı ayrı ceza |
| Tıbbi uygulama soruşturmalarında izin | 3359 ek m.18 | Mesleki Sorumluluk Kurulu |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülen raporun, reçetenin veya kaydın aslını ya da onaylı suretini temin edin.
- Belgeyi düzenleyenin hekim, eczacı, ebe, hemşire veya başka bir sağlık mesleği mensubu olup olmadığını belirleyin.
- Düzenleyenin kamu görevlisi mi, özel sağlık kuruluşu çalışanı mı olduğunu görev kayıtlarıyla belgeleyin.
- Belgedeki imza ve kaşenin kime ait olduğunun yazı ve imza incelemesiyle tespit edilmesini isteyin.
- Muayenenin gerçekten yapılıp yapılmadığını poliklinik kayıtları, tanık ve hasta beyanlarıyla ortaya koyun.
- Belgenin kime, nasıl bir haksız menfaat sağladığını veya kimin zararına sonuç doğurduğunu somutlaştırın.
- SGK provizyonu, fatura veya ödeme kayıtlarını dosyaya getirtin.
- Farklı raporlar arasında çelişki varsa Adli Tıp Kurumunun ilgili kurulundan rapor alınmasını talep edin.
- Gerçek bir durumun belgelenmesi amacı varsa TCK 211’deki indirimin tartışılmasını isteyin.
- Tıbbi uygulama iddiası da varsa Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni alınıp alınmadığını kontrol edin.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararında eksik soruşturma varsa itirazda soruşturmanın genişletilmesini talep edin.
- Olayın hekimin disiplin sorumluluğu ve tazminat sorumluluğu yönlerini ayrıca değerlendirin.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 17.06.2021 T., 2019/4886 E., 2021/5460 K.
Özel hastanede çalışan hekimlerin muayene ve tedavileri yapmadıkları hâlde yapmış gibi evraklara kaşe basıp imzalamaları, TCK 210/2’nin ikinci cümlesindeki koşulun gerçekleşmesi hâlinde, kamu görevlisi olmadıkları için ancak TCK 204/1’deki resmî belgede sahtecilik suçunu oluşturur. Sanıklardan biri bir özel hastanenin kardiyoloji servisinde pratisyen hekim, diğerleri ise kardiyoloji uzmanı olarak çalışmaktadır. Uzman hekimlerin sigortalı hastaların muayene, tetkik ve tedavilerini yapmadıkları hâlde yapmış gibi evraklara kaşe basıp imzaladıkları, bu işlemleri onların yerine pratisyen hekimin yaptığı iddia edilmiştir. Daire, TCK 210/2 uyarınca özel sağlık mesleği mensuplarının sahtecilik eylemlerinin, fıkranın ikinci cümlesindeki koşulun gerçekleşmesi hâlinde “kamu görevlisi olmaması nedeniyle ancak TCK’nin 204. maddesinin 1. fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı” tespitini yapmıştır. Değişen suç vasfına göre hem hekimlere yüklenen resmî belgede sahtecilik suçu hem de bir sanığa yüklenen suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme suçu yönünden, 2006 yılındaki suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü dava zamanaşımının dolduğunu belirlemiştir. Hükümler 17.06.2021 tarihinde katılan vekilinin temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuş ve kamu davaları zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 08.11.2023 T., 2021/28861 E., 2023/8190 K.
Haksız menfaat, bir kişinin hukuki yollardan yani meşru olarak elde edemeyeceği yarardır; kendi rahatsızlığı için reçete düzenleyen hekim hakkında menfaatin niteliği ve sahtecilik kastı tartışılmadan mahkûmiyet kurulamaz. Bir hastanede pratisyen hekim olarak çalışan sanığın, başhekimin odasından üç adet boş kırmızı reçete formunu izinsiz aldığı, bu reçetelere başhekimin kaşesini basıp kendi imzasını atarak düzenlediği ve eczanelerde kullanarak ilaç aldığı iddia edilmiştir. Sanık suçunu ikrar etmiş, ancak şiddetli ve kronik romatizma ağrısı nedeniyle reçeteleri düzenlediğini savunmuştur. Bu reçetelerle ilgili Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura kesilmediği için mahkeme dolandırıcılıktan beraat, resmî belgede sahtecilikten ise zincirleme şekilde 2 yıl 1 ay hapis kararı vermiştir. Daire, TCK 210/2 ile kamu görevlisi olmayan sağlık mesleği mensuplarının görevleri gereği düzenledikleri belgelerin gerçeğe aykırı olması hâline özgü bir sahtecilik suçu düzenlendiğini, ilk cümle ile ikinci cümle arasındaki farkın menfaat veya zarar koşulunda olduğunu açıklamıştır. Ardından “İkinci cümlede belirtilen haksız menfaat kavramı bir kişinin hukuki yollardan yani meşru olarak elde edemeyeceği yarar olarak anlaşılmalıdır.” diyerek, savunmayı destekleyen tanık beyanları da gözetilip sanığın ne şekilde haksız menfaat temin ettiği ve resmî belgede sahtecilik kastıyla hareket edip etmediği tartışılmadan hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Dolandırıcılıktan verilen beraat 08.11.2023 tarihinde onanmış, resmî belgede sahtecilik hükmü ise tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 26.04.2017 T., 2015/3583 E., 2017/3119 K.
TCK 210/2’nin faili sağlık mesleği mensubu olmalıdır; sağlık mesleği mensubu olmayan kişinin özel poliklinik adına tümden sahte sağlık raporu vermesi resmî belgede değil özel belgede sahtecilik kapsamında değerlendirilir. Sürücü belgesi almak için emniyet müdürlüğüne ibraz edilen ve bir özel poliklinikten alınmış gibi görünen sağlık raporunun tümden sahte olduğu, kaşe ve imzaların adı yazılı doktorlara ait olmadığı tespit edilmiştir. Raporu ibraz eden kişi beraat etmiş, bu kişi raporu kendisine sanığın verdiğini söylemiş, sanık ise böyle bir belge vermediğini savunmuştur. Daire önce yazı ve imza incelemesi yapılarak belgenin sanığın eli ürünü olup olmadığının belirlenmesini istemiştir. Kabule göre de TCK 210/2 ile kamu görevlisi olmayan sağlık mesleği mensuplarına özgü bir sahtecilik suçu düzenlendiğini, ilk cümlede özel belgede sahtecilik, menfaat veya zarar koşulu gerçekleşirse resmî belgede sahtecilik cezası uygulanacağını belirterek “Kamu görevlisi olmayan hekim tarafından düzenlenen içeriği sahte raporu kullanan kişinin eylemi ise TCK’nun 207/2. maddesinde düzenlenen sahte özel belgeyi kullanmak suçunu oluşturur.” açıklamasını yapmıştır. Sanık sağlık mesleği mensubu olmadığından eyleminin TCK 207 kapsamında olduğunu, ayrıca devlet hastanesinin yeni raporu ile adli tıp uzmanının görüşü arasındaki çelişki giderilip raporu kullanan kişinin sürücü belgesi alabilecek durumda olduğu anlaşılırsa TCK 211’in tartışılması gerektiğini belirtmiştir. Resmî belgede sahtecilikten verilen mahkûmiyet 26.04.2017 tarihinde sanığın temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 11.03.2024 T., 2023/1105 E., 2024/3047 K.
Doğum kayıtlarında çelişki bulunan ve doğumu kayıt dışı çalışan bir hekimin yaptırdığı iddia edilen olayda, deliller toplanmadan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilemez; itiraz mercii soruşturmanın genişletilmesine karar vermelidir. Şikâyetçi 06.10.2014 tarihinde gebelik takiplerinin yapıldığı özel hastanede doğum yapmış, bebek kısa süre sonra başka hastaneye sevk edilmiş ve 2017 yılında alınan raporla serebral palsi nedeniyle yüzde 97 oranında engelli olduğu belirlenmiştir. Hastaneden gelen belgelerde doğum saati ve bebeğin APGAR skorunun farklı yazıldığı ileri sürülmüştür. Gebelik takibini yapan doktor, o gün izinli olduğunu, doğumun hastanede kayıt dışı çalışan başka bir doktor tarafından yaptırıldığını ve sisteme kendi adıyla kaydedildiğinin söylendiğini beyan etmiş, bir hemşire de doğumu bu doktorun yaptırdığını bildirmiştir. Hastane arşivini su bastığı için belge asıllarına ulaşılamamış, Adli Tıp Kurumu da evrak eksiklikleri nedeniyle tıbbi uygulama hatası konusunda sonuca varmanın mümkün olmadığını bildirmiştir. Başsavcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmiştir. Daire; başhekim ve personelin dinlenmesini, parafların kime ait olduğunun ve kayıt dışı doktorun fiilen çalışıp çalışmadığının araştırılmasını, doğum raporu aslının nüfus müdürlüğünden getirtilmesini, taksirle yaralama yönünden 3359 sayılı Kanunun ek 18. maddesi uyarınca Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni istenmesini ve sonucuna göre eylemlerin taksirle yaralama, yetkisiz kişilere sağlık hizmeti verdirme ve “sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi” suçlarını oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesini istemiştir. Kanun yararına bozma istemi 11.03.2024 tarihinde kabul edilmiş, sulh ceza hâkimliği kararı oybirliğiyle bozulmuştur.
2021 ve 2023 tarihli kararlar, TCK 210/2’nin ikinci cümlesinin resmî belgede sahtecilik hükümlerine yollama yaptığını, ancak haksız menfaat ve kastın ayrıca ispatlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Aynı belgeler üzerinden kamu kurumlarından ödeme alınmışsa nitelikli dolandırıcılık suçu da gündeme gelebilir; uzun süren dosyalarda dava zamanaşımı sonucu doğrudan etkileyebilmektedir.
2017 tarihli karar, sağlık mesleği mensubu olmayan kişilerin sahte raporlarında ve bu raporları kullananlarda özel belgede sahtecilik hükümlerinin uygulanacağını göstermektedir. Rapora dayalı işlemlere karşı idari başvuru yolları için sağlık kurulu raporuna itiraz yazımıza bakılabilir.
2024 tarihli karar ise gerçeğe aykırı belge iddiasının çoğu zaman tıbbi uygulama hatası iddiasıyla birlikte ileri sürüldüğünü göstermektedir. Bu tür olaylarda malpraktis, taksirle yaralama ve hekimin disiplin sorumluluğu yönleri birlikte değerlendirilmeli; eksik soruşturmaya dayanan kararlara karşı KYOK kararına itiraz ve gerektiğinde kanun yararına bozma yolları kullanılmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Her gerçeğe aykırı raporu resmî belgede sahtecilik saymak | İlk cümle daha hafif cezalıdır | Menfaat veya zarar koşulunu araştırın |
| Haksız menfaati varsaymak | Meşru olarak elde edilemeyecek yarar aranır | Menfaati somut olarak gösterin |
| Özel hastane hekimini kamu görevlisi saymak | TCK 204/2 değil 204/1 uygulanır | Görev statüsünü belgeleyin |
| Sağlık mensubu olmayanı 210/2’den yargılamak | Özel fail sıfatı yoktur | TCK 207’yi değerlendirin |
| Yazı ve imza incelemesi yaptırmamak | Belgeyi kimin düzenlediği belirsiz kalır | Kriminal inceleme isteyin |
| Çelişkili raporları gidermemek | TCK 211 değerlendirmesi yapılamaz | Adli Tıp Kurumundan rapor alın |
| Mesleki Sorumluluk Kurulu iznini atlamak | Soruşturma usulüne aykırı olur | İzin şartını kontrol edin |
| Arşiv eksikliğini soruşturmanın sonu saymak | Başka delillerle aydınlatılabilir | Tanık, nüfus kaydı ve paraf incelemesi isteyin |
| Zamanaşımını takip etmemek | Dava düşebilir | Olağanüstü zamanaşımını hesaplayın |
Sağlık mesleği mensubunun gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçu nedir?
TCK m.210/2’de düzenlenen, tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubunun gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçudur.
Cezası nedir?
Temel hâlde üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır. Belge kişiye haksız menfaat sağlıyor ya da kamunun veya kişilerin zararına sonuç doğurucu nitelik taşıyorsa resmî belgede sahtecilik hükümlerine göre ceza verilir.
Hangi belgeler bu suçun konusu olabilir?
Maddede belge türü sınırlandırılmamıştır. Kararlarda sağlık raporları, reçeteler, muayene evrakı, epikriz ve doğum kayıtları bu kapsamda değerlendirilmiştir.
Haksız menfaat ne demektir?
11. Ceza Dairesine göre haksız menfaat, bir kişinin hukuki yollardan yani meşru olarak elde edemeyeceği yarardır; hukuken korunmayan ve hukuka aykırı maddi veya manevi her türlü yarar bu kapsamdadır.
Özel hastanede çalışan hekim hangi maddeden sorumlu olur?
11. Ceza Dairesine göre ikinci cümledeki koşul gerçekleşirse özel sağlık mesleği mensupları kamu görevlisi olmadıkları için ancak TCK 204/1’deki resmî belgede sahtecilik suçundan sorumlu olur.
Muayene etmeden rapor veya evrak imzalamak suç mu?
11. Ceza Dairesi, muayene ve tedavileri yapmadıkları hâlde yapmış gibi evraklara kaşe basıp imzalayan özel hastane hekimlerinin eylemini TCK 210/2 delaletiyle 204/1 kapsamında değerlendirmiştir.
Doktor olmayan biri sahte rapor verirse ne olur?
TCK 210/2’nin faili sağlık mesleği mensubu olmalıdır. 11. Ceza Dairesi, sağlık mesleği mensubu olmayan sanığın özel poliklinik adına tümden sahte rapor olayında eylemin TCK 207 kapsamında olduğunu kabul etmiştir.
Sahte raporu kullanan kişi de cezalandırılır mı?
11. Ceza Dairesine göre kamu görevlisi olmayan hekim tarafından düzenlenen içeriği sahte raporu kullanan kişinin eylemi TCK 207/2’deki sahte özel belgeyi kullanma suçunu oluşturur.
Gerçek bir durumu belgelemek için yapılmışsa ceza indirilir mi?
TCK m.211’e göre bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçu işlenmişse ceza yarı oranında indirilir. 11. Ceza Dairesi sürücü belgesi raporuna ilişkin olayda bu indirimin tartışılmasını istemiştir.
Sahte reçeteyle SGK’dan ödeme alınırsa kaç suç oluşur?
TCK m.212’ye göre sahte belgenin başka bir suçun işlenmesinde kullanılması hâlinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan ayrı ayrı ceza verilir. İncelenen 2023 tarihli kararda ise SGK’ya fatura kesilmediği için dolandırıcılıktan verilen beraat onanmıştır.
Hekim hakkında soruşturma için izin gerekir mi?
3359 sayılı Kanunun ek 18. maddesine göre kamu veya özel sağlık kuruluşlarında görev yapan sağlık meslek mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle yapılan soruşturmalarda soruşturma izni Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir.
Hastane arşivi kaybolduysa soruşturma sona erer mi?
11. Ceza Dairesi, arşivi su basan hastaneye ilişkin olayda personelin dinlenmesi, paraf incelemesi ve nüfus müdürlüğündeki doğum raporu aslının getirtilmesi gibi araştırmalar yapılmadan verilen kararı kanun yararına bozmuştur.
Önödeme veya basit yargılama uygulanır mı?
Temel hâlin üst sınırı bir yıl olduğundan önödeme uygulanmaz; asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulünü uygulayabilir. Resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulandığında ise cezanın üst sınırı nedeniyle basit yargılama söz konusu olmaz.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.210’da şikâyet şartı öngörülmemiştir.
Zamanaşımı ne kadar?
Temel hâlde ve resmî belgede sahtecilik hükümlerinin uygulandığı hâlde cezanın üst sınırı beş yılı geçmediğinden olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.210 — Resmî belge hükmündeki belgeler ve sağlık mesleği mensupları
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.204 — Resmî belgede sahtecilik
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.207 — Özel belgede sahtecilik
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.211 — Daha az cezayı gerektiren hâl
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.212 — İçtima
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.75 — Önödeme
- 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m.18 — Mesleki Sorumluluk Kurulu
- 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173 — Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma
İlgili yazılarımız: Resmî belgede sahtecilik · Özel belgede sahtecilik · Malpraktis nedir · Hekimin disiplin sorumluluğu · Sağlık kurulu raporuna itiraz
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.