Resmî İlan Yayınlama Hakkı ve Basın İlan Kurumu Yaptırımları (195 s. K.)

- Resmî ilanlar, fikir ve içtihat farkı aranmaksızın vasıfları tespit edilen süreli yayınlara Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun belirlediği esaslar dâhilinde dağıtılır.
- Resmî ilan verilecek yayınların vasıfları; münderecat, sayfa sayı ve ölçüsü, kadro, fiilî satış ve en az yayın hayatı süresi bakımlarından belirlenir.
- Kanun ayrıca “uygun görülecek diğer yönlerden” vasıf belirleme yetkisi de tanımıştır.
- Danıştay, bu yetkiyle belirlenecek hususların da yayınların vasfı kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olması gerektiğini vurgulamıştır.
- Yayınlama hakkının kazanılmasını sağlayan unsurlardan biri ihlâl edilirse hak, ihlâl süresince kendiliğinden düşer.
- Fiilî satış ölçütü, Genel Kurul kararlarıyla il ve yayın türüne göre asgarî satış adedi olarak belirlenir.
- Kurumun aracılık ödevinde bulunduğu ilan ve reklamlardan yüzde on beş, diğerlerinden azamî yüzde on komisyon ücreti kesilir.
- Bu oranlar, Genel Kurul’un teklifi ve onay üzerine değiştirilebilir; yürürlükteki karar üst sınırı yüzde yirmi beşe çıkarmıştır.
- Kamu daireleri ve kanunla kurulan sair müesseselerin ilanları ancak Kurum aracılığıyla yayınlatılabilir.
- Danıştay, baroların bu kapsamda değerlendirilmesi yolundaki mahkeme kararını onamıştır.
- Yaptırım rejimi 24/6/2026 tarihli ve 7587 sayılı Kanun’la baştan yazılmıştır.
- Yeni düzenlemede müeyyide, ihlâlin niteliği, ağırlığı ve süresi gözetilerek bir günden on güne kadar ilan ve reklam kesme biçimindedir.
- Tekrar hâlinde süreler kademeli olarak artar; bir defada uygulanabilecek toplam müeyyide altmış günü aşamaz.
- Resmî ilan rejimi 13/10/2022 tarihli değişiklikle internet haber sitelerini de kapsamına almıştır.
- Müeyyide kararlarına karşı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargı yoluna başvurulur.
Yerel basının gelir yapısında resmî ilanlar belirleyici bir yer tutar. Bu nedenle bir gazetenin resmî ilan yayınlama hakkının düşürülmesi ya da belirli bir süre ilan kesme cezası uygulanması, çoğu zaman ekonomik varlığını doğrudan etkiler.
Buna karşılık bu hak, kanunda sayılan vasıflara ve Genel Kurul kararlarıyla belirlenen ölçütlere bağlıdır. Aşağıda önce hakkın kazanılması ve düşmesi rejimini, sonra 2026 yılında yeniden yazılan yaptırım sistemini, ardından komisyon ücreti ile Kurum aracılığı zorunluluğunu ve son olarak dava sürecinde izlenecek yolu ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Resmi ilan verilecek mevkutelerin vasıfları: a) Münderecat, b) Sayfa sayı ve ölçüsü, c) Kadro, ç) Fiili satış, d) En az yayın hayatı süresi, Bakımlarından ve uygun görülecek diğer yönlerden Basın-İlan Kurumu Genel Kurulunca tesbit olunur. Genel Kurul, Kurumun şubesi bulunmıyan yerlerdeki mevkutelerin vasıflarını yukarıki fıkrada yazılı kayıtlara bağlı olmaksızın tesbit eder. Genel Kurul Türkiye’de yabancı dillerle yayınlanan mevkuteler ile fikir ve sanat dergilerine ilan ve reklam verme esaslarını ayrıca tayin eder.”
“Bu Kanun ile belirlenmiş vasıf, ödev, yükümlülük ve bu Kanun hükümlerine istinaden Genel Kurul tarafından belirlenen sorumluluklara riayet etmeyen resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip veya bekleme süresinde olan gazete, dergi ve internet haber siteleri ile prodüktörler, kamu idare ve teşekkülleri ve 42 nci maddede anılan sair müesseselerin veya bunların iştiraklerinin sorumluları hakkında, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu madde kapsamında muamele yapılır. Kurum Yönetim Kurulunca, gazete, dergi ve internet haber sitelerine bu Kanunda öngörülen vasıfları taşımamaları veya ödevleri yerine getirmemeleri halinde ihlalin niteliği, ağırlığı ve süresi gözetilerek bir günden on güne kadar resmî ilan ve/veya reklam kesme müeyyidesi uygulanmasına karar verilir. … Bir defada toplam uygulanabilecek müeyyide altmış günü aşamaz. … Bu maddeye göre verilen müeyyide kararlarına karşı … İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargı yoluna başvurulur.”
Bu alanda son yıllarda iki köklü değişiklik yapılmıştır; işlem tarihindeki metnin çıkarılması zorunludur. Yaptırım rejimini düzenleyen 49. madde, 24/6/2026 tarihli ve 7587 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle tümüyle yeniden yazılmıştır. Yeni metinde müeyyide, ihlâlin niteliği, ağırlığı ve süresi gözetilerek bir günden on güne kadar ilan ve reklam kesme biçiminde belirlenmiş; tekrar hâlinde kademeli artış öngörülmüş ve bir defada uygulanabilecek toplam müeyyide altmış günle sınırlanmıştır. Bu nedenle daha önceki tarihli yargı kararlarının atıf yaptığı 49. madde metni ile bugünkü metin farklıdır. İkinci değişiklik, 13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle eklenen 45/A maddesidir; bu düzenlemeyle internet haber sitelerinde yayınlanacak resmî ilan ve reklamlar da Kurum aracılığına bağlanmış ve belirli kurum ilanlarının Basın İlân Kurumu İlan Portalı’nda ücretsiz yayınlanması zorunlu kılınmıştır. Komisyon ücretini düzenleyen 24. maddenin ikinci fıkrası ise 4/7/1988 tarihli ve 336 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle değiştirilmiş ve 7/2/1990 tarihli ve 3612 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle aynen kabul edilmiştir; oranların değiştirilmesinde onay makamı bugün Cumhurbaşkanıdır. Uygulamanın ayrıntısı, Kanun’un 34, 35, 36 ve 53. maddelerine dayanılarak çıkarılan ve 5/10/2016 tarihli ve 29848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmî İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği ile belirlenir; bu Yönetmelik 11/4/2017 tarihli ve 30035 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle de güncellenmiştir.
| Konu | Hakkın kazanılması | Hakkın kaybı |
|---|---|---|
| Dayanak | 195 s. K. m.32 ve m.34 | 195 s. K. m.49 ve Genel Kurul kararları |
| Ölçüt | Münderecat, sayfa, kadro, fiilî satış, yayın süresi | Vasıf veya ödevin ihlâli |
| Belirleyen | Basın İlan Kurumu Genel Kurulu | |
| Fiilî satış | Asgarî satış adedinin sağlanması | Adedin altına düşülmesi |
| Kendiliğinden etki | Yoktur | Hak ihlâl süresince kendiliğinden düşer |
| Müeyyide türü | Konu dışı | Bir günden on güne kadar ilan ve reklam kesme |
| Tekrar | Konu dışı | Kademeli artış; en çok altmış gün |
| Kapsam | Gazete, dergi ve internet haber siteleri | |
| Yargı yolu | İdari yargı | |
Bu dosyalarda iki ayrı denetim ekseni vardır. Birincisi vasıf denetimidir: Kanun, Kurum Genel Kurulu’na “uygun görülecek diğer yönlerden” vasıf belirleme yetkisi tanımıştır; ancak Danıştay, bu yetkiyle belirlenecek hususların da yayınların vasfı kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olması gerektiğini vurgulamaktadır. Vasıfla ilgisi kurulamayan bir ölçüt, yetkinin sınırını aşar. İkincisi ölçülülük ve süre denetimidir: yayınlama hakkının süresiz veya belirsiz süreli biçimde durdurulması, basın hürriyeti bakımından ağır sonuç doğurur. Nitekim 2026 değişikliğiyle kanun koyucu müeyyideyi gün sayısına bağlamış ve bir defada uygulanabilecek toplam süreyi altmış günle sınırlamıştır. Üçüncü nokta usuldür: hakkın kendiliğinden düşmesi ile ayrıca müeyyide kararı verilmesi farklı işlemlerdir; dava açma süresinin hangi işlemden başlayacağı baştan belirlenmelidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İşlemin hakkın düşürülmesine mi yoksa süreli ilan kesme müeyyidesine mi ilişkin olduğunu belirleyin.
- İşlem tarihinde yürürlükte olan 49. madde metnini ve Genel Kurul kararlarını çıkarın.
- Hangi vasıf veya ödevin ihlâl edildiğinin işlemde açıkça gösterilip gösterilmediğini denetleyin.
- Fiilî satış ölçütüne dayanılıyorsa ilgili dönemin icmal varakalarını ve bayi beyanlarını toplayın.
- Eksikliğin sonradan giderilip giderilmediğini belgeleyin ve bunu ayrı bir başlıkta ileri sürün.
- Dayanılan ölçütün yayının vasfıyla bağlantısını tartışın; vasıfla ilgisiz ölçütlere itiraz edin.
- Müeyyide süresinin ihlâlin niteliği, ağırlığı ve süresiyle orantılı olup olmadığını değerlendirin.
- Tekerrür uygulanıyorsa önceki kararın tebliğ tarihini ve bir yıllık süreyi kontrol edin.
- Toplam müeyyidenin altmış gün sınırını aşıp aşmadığını hesaplayın.
- Komisyon kesintisine itirazınız varsa hangi kategori ilan olduğunu ve oranı ayrıca inceleyin.
- İşlemin tebliğ tarihini ve fiilî uygulamanın başladığı tarihi ayrı ayrı belgeleyin.
- Gelir kaybının telafisi güç sonuç doğuracağını somutlaştırarak yürütmenin durdurulmasını isteyin.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 03.03.2022 T., 2021/3318 E., 2022/693 K.
Bu kararla, yayınlama hakkının durdurulmasına ilişkin yönetmelik düzenlemesinin iptali istemiyle açılan davanın reddi onanmıştır. Dava, Resmî İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin 110. maddesinin iptali istemine ilişkindi; bu maddeyle, süreli yayının içeriğinden veya imtiyaz sahibi ile ortaklarının fiillerinden dolayı belirli suçlardan ceza davası açılması hâlinde yayınlama hakkının durdurulması öngörülmüştü. Kurul, ilk derece kararını yerinde bulmuştur: “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Kurul’un onadığı Daire kararında, düzenlemeyle süreli yayının yayınlanmasının engellenmediği, resmî ilan yayınlama hakkının en fazla iki ay süreyle durdurulmasının öngörüldüğü ve ceza davasının sonucuna göre telafi veya mahsup işlemlerinin uygulanacağının belirtildiği gerekçesiyle düzenleme hukuka uygun bulunmuştu. Sonuç: Davacıların temyiz istemlerinin reddine ve Danıştay Onuncu Dairesi kararının ONANMASINA, 03/03/2022 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verilmiştir. Kararda yer alan ve düzenlemenin masumiyet karinesine aykırı olduğunu, basın hürriyetine ilişkin böyle bir sınırlamanın ancak kanunla getirilebileceğini savunan ayrıntılı görüş, çoğunluk gerekçesine dâhil edilmeyen bir karşı oydur.
Danıştay 10. Daire, 19.04.2022 T., 2021/7759 E., 2022/2241 K.
Bu kararla, komisyon ücreti oranlarının yalnızca kanun metnine değil, kanunun verdiği yetkiyle çıkarılan ve yürürlükte olan karara göre denetleneceği kabul edilmiştir. Uyuşmazlıkta bir gazete, aracılık hizmeti başlığı altında kendisinden yüzde on beş oranında kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kesintilerin sona erdirilmesini ve iadesini istemişti. İdare mahkemesi, Kurumun aracılık ödevi bulunmayan ilanlardan azamî yüzde on kesinti yapılabileceğinden hareketle işlemi iptal etmişti. Daire, kanunun yetki hükmünü ve buna dayanan kararı esas almıştır: 24. maddenin ikinci fıkrasıyla verilen yetki uyarınca çıkarılan kararla, Kurumun aracılık ödevi bulunmayan ilan ve reklamlara ait yüzde on komisyon oranının “en çok %25” olarak değiştirildiği ve bu kararın yürürlükte olduğu saptanmıştır. Sonuç şu şekilde kurulmuştur: “Kurumun aracılık etmek ödevi bulunmayan ilan ve reklamlardan %15 oranında yapılan kesintilerin Kanun’un vermiş olduğu yetki çerçevesinde alınan ve halen yürürlükte olan Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen oranı aşmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile fazla yapılan kesintilerin iadesine dair İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” Sonuç: Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE ve İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 19/04/2022 tarihinde oy birliğiyle ve kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Danıştay 10. Daire, 09.03.2021 T., 2016/15982 E., 2021/989 K.
Bu kararla, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşunun ilanlarının da Kurum aracılığıyla yayınlatılması gerektiği yolundaki mahkeme kararı onanmıştır. Uyuşmazlıkta bir baro başkanlığı, gazeteler aracılığıyla yapılan ilan ve reklamlarının öncelikle Basın İlan Kurumu’na intikal ettirilmesi gerektiğine ilişkin işlemin iptalini istemişti. İdare mahkemesi, baronun 195 sayılı Kanun’un 42. maddesindeki “kanunla kurulan sair müesseseler” kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire önce bu kararı bozmuş; ancak idarenin karar düzeltme istemi üzerine kendi bozma kararını kaldırmış ve temyiz istemini yeniden incelemiştir. Bu inceleme sonunda ilk derece kararını yerinde bulmuştur: “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Sonuç: Davacının temyiz isteminin reddine ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 09/03/2021 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak karar verilmiştir. Kaldırılan önceki bozma kararının gerekçesi ile karar düzeltme isteminin reddi gerektiğini savunan görüş, bu kararın hükmüne dâhil değildir.
Danıştay 10. Daire, 22.02.2016 T., 2015/1189 E., 2016/952 K.
Bu kararla, fiilî satış ortalamasının asgarî adedin altına düşmesi nedeniyle resmî ilan ve reklam yayınlama hakkının düşürülmesine ilişkin işleme karşı açılan davanın reddi onanmıştır. Uyuşmazlıkta bir gazetenin belirli bir aya ait günlük satış ortalamasının, Genel Kurul kararında öngörülen beş yüz adedin altına düştüğü tespit edilmiş ve resmî ilan ile reklam yayınlama hakkı bu tarihten itibaren düşürülmüştü. İdare mahkemesi, ilgili ayda günlük satış ortalamasının beş yüz adedin altına düştüğü görüldüğünden işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire temyiz incelemesinde bu kararı yerinde bulmuştur: “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz istemlerinin reddi ile … İdare Mahkemesinin … Kararının ONANMASINA” karar verilmiştir. Sonuç: Kararın 22/02/2016 tarihinde esasta oy birliğiyle, gerekçede oy çokluğuyla ONANMASINA karar verilmiştir. Kararda yer alan ve davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunan görüş bir karşı oy; dosyadaki “Düşüncesi” başlıklı değerlendirme ise Daire’nin hükmü olmayıp bir görüş açıklamasıdır.
İkinci halka, ölçütlerin kaynağıdır. Kanun beş vasıf sayar ve ayrıca “uygun görülecek diğer yönlerden” vasıf belirleme yetkisi verir. Danıştay, bu açık yetkinin sınırsız olmadığını; belirlenecek hususların yayınların vasfı kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olması gerektiğini vurgulamaktadır.
Üçüncü halka, hakkın kaybının iki farklı biçimidir. Bir yanda yayınlama hakkının kazanılmasını sağlayan unsurun ihlâli hâlinde hakkın kendiliğinden düşmesi, diğer yanda vasıf ve ödevlere uyulmaması hâlinde verilen süreli ilan kesme müeyyidesi vardır. İkisi farklı işlemlerdir ve dava açma süresi ayrı hesaplanır.
Dördüncü halka, fiilî satış ölçütüdür. Asgarî satış adedi, Genel Kurul kararlarıyla il ve yayın türüne göre belirlenir ve icmal varakaları ile bayi beyanları üzerinden denetlenir. Bu nedenle savunmanın merkezinde belge düzeni yer alır; eksikliğin sonradan giderilmiş olması ayrıca ileri sürülmelidir.
Beşinci halka, yaptırımın ölçüsüdür. Yayınlama hakkının belirsiz süreli biçimde durdurulması basın hürriyeti bakımından ağır sonuç doğurur; nitekim 2026 değişikliğiyle müeyyide gün sayısına bağlanmış, tekerrür kademeleri belirlenmiş ve bir defada uygulanabilecek toplam süre altmış günle sınırlandırılmıştır. Genel yaptırım denetimi için idari para cezasının iptali ölçütleri de yol göstericidir.
Altıncı halka, malî boyuttur. Kurumun aracılık ödevinde bulunduğu ilanlardan yüzde on beş, diğerlerinden azamî yüzde on komisyon ücreti kesilir; ancak kanunun verdiği yetkiyle çıkarılan ve yürürlükte olan karar bu üst sınırı yükseltmiştir. Kesinti itirazlarında yalnızca kanun metnine dayanmak yeterli değildir.
Yedinci halka, aracılık zorunluluğunun kapsamıdır. Kamu daireleri ve teşekkülleri ile kanunla kurulan sair müesseselerin ilanları ancak Kurum aracılığıyla yayınlatılabilir. Bu kapsamın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını da içerecek biçimde uygulanması, karar düzeltme aşamasında onanarak kesinleşmiştir.
Sekizinci halka, alanın genişlemesidir. 2022 yılında yapılan değişiklikle internet haber siteleri de rejime dâhil edilmiş, belirli kurum ilanlarının Kurum’un ilan portalında yayınlanması zorunlu kılınmıştır. Böylece geleneksel basına özgü kurallar dijital yayıncılığa taşınmış; benzer bir denetim mantığı RTÜK idari yaptırımlarında da görülmektedir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Hakkın düşmesi ile müeyyideyi karıştırmak | Yanlış işlem dava edilir | İki işlem ayrı ayrı belirlenmeli |
| Eski madde metnine dayanmak | Yaptırım rejimi yanlış tartışılır | İşlem tarihindeki metin esas alınmalı |
| Genel Kurul kararlarını incelememek | Ölçütler görünmez | Yürürlükteki kararlar dosyaya konmalı |
| İcmal varakalarını hazırlamamak | Fiilî satış ispatlanamaz | Dönemsel belgeler eksiksiz sunulmalı |
| Eksikliğin giderildiğini belirtmemek | Önemli bir savunma kaybedilir | Sonraki dönem verileri sunulmalı |
| Vasıf bağlantısını tartışmamak | Yetki sınırı denetlenmez | Ölçütün vasıfla ilgisi sorgulanmalı |
| Tekerrür şartlarını kontrol etmemek | Süre gereksiz yere uzar | Önceki kararın tarihi ve niteliği incelenmeli |
| Komisyon itirazını yalnızca kanuna dayandırmak | Talep sonuçsuz kalır | Yürürlükteki oran kararı da incelenmeli |
| Yürütmenin durdurulmasını istememek | Gelir kaybı telafi edilemez | Zarar somutlaştırılarak talep edilmeli |
Resmî ilan nedir?
195 sayılı Kanun’un 29. maddesine göre kanun, tüzük ve yönetmeliklerle yayınlanması mecburi olan veya genel ve katma bütçeli dairelerle il özel idareleri, belediyeler, köyler, iktisadî devlet teşekkülleri ve sermayesinin yarısından fazlası kamu hukuku tüzel kişilerine ait teşekküllerin verdiği, reklam mahiyeti taşımayan ilanlar resmî ilan sayılır.
Resmî ilanlar hangi yayınlara dağıtılır?
Kanun’un 32. maddesine göre resmî ilanlar, fikir ve içtihat farkı aranmaksızın 34. madde uyarınca vasıfları tespit edilecek olan süreli yayınlara, Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun tespit edeceği esaslar dâhilinde dağıtılır.
Yayınların vasıfları nasıl belirlenir?
Kanun’un 34. maddesine göre vasıflar; münderecat, sayfa sayı ve ölçüsü, kadro, fiilî satış ve en az yayın hayatı süresi bakımlarından ve uygun görülecek diğer yönlerden Genel Kurul’ca tespit olunur.
Genel Kurul’un vasıf belirleme yetkisinin sınırı var mıdır?
Danıştay kararlarında, “uygun görülecek diğer yönlerden” ibaresiyle tanınan yetki uyarınca tespit edilecek hususların da süreli yayınların vasfı kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır.
Kurumun şubesi bulunmayan yerlerde durum nedir?
Genel Kurul, Kurumun şubesi bulunmayan yerlerdeki süreli yayınların vasıflarını 34. maddenin birinci fıkrasındaki kayıtlara bağlı olmaksızın tespit eder. Ayrıca resmî ilanların yayınlanmasına bu yerlerde valilikler aracı olur.
Yayınlama hakkı hangi hâlde düşer?
Genel Kurul kararlarındaki düzenlemeye göre, yayınlama hakkının kazanılmasını sağlayan unsurlardan herhangi birinin ihlâli hâlinde bu hak, ihlâl süresince kendiliğinden düşer; ihlâlin önceden tespit edilememiş olması işlem yapılmasına engel değildir.
Fiilî satış ölçütü nasıl uygulanır?
Asgarî günlük satış adedi Genel Kurul kararlarıyla belirlenir ve gazetelerin düzenlediği icmal varakaları ile bayi beyanları üzerinden denetlenir. Danıştay, satış ortalamasının asgarî adedin altına düşmesi nedeniyle hakkın düşürülmesine karşı açılan davanın reddi yolundaki kararı onamıştır.
İlan kesme müeyyidesi kaç gün olabilir?
24/6/2026 tarihli ve 7587 sayılı Kanun’la yeniden yazılan 49. maddeye göre, ihlâlin niteliği, ağırlığı ve süresi gözetilerek bir günden on güne kadar resmî ilan ve/veya reklam kesme müeyyidesi uygulanmasına karar verilir.
Tekrar hâlinde süre nasıl artar?
Müeyyide kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı nitelikte ihlâlin ilk tekrarında beş günden on beş güne, ikinci tekrarında on günden yirmi güne, üçüncü ve daha fazla tekrarında on beş günden yirmi beş güne kadar müeyyide uygulanır.
Toplam müeyyidenin üst sınırı var mıdır?
Vardır. İhlâl süresinin bir ayı aşması hâlinde müeyyide gün sayısı bir kat artırılır ve birden fazla konuda ihlâl varsa günler toplanır; ancak bir defada toplam uygulanabilecek müeyyide altmış günü aşamaz.
Komisyon ücreti oranı nedir?
Kanun’un 24. maddesine göre Kurumun yayınlanmasına aracı olmak ödevinde bulunduğu ilan ve reklamlardan yüzde on beş, diğer ilan ve reklamlardan azamî yüzde on oranında komisyon ücreti kesilir; bu nispetler Genel Kurul’un teklifi ve onay ile değiştirilebilir.
Bu oranlar değiştirildi mi?
Danıştay 10. Dairesi, kanunun verdiği yetki uyarınca çıkarılan ve yürürlükte olan kararla söz konusu oranların “en çok yüzde yirmi beş” olarak değiştirildiğini saptamış ve yüzde on beş oranındaki kesintinin bu sınırı aşmadığı sonucuna varmıştır.
Hangi kurumlar ilanlarını Kurum aracılığıyla vermek zorundadır?
Kanun’un 42. maddesine göre 29. maddenin (b) bendinde anılan daire ve teşekküllerle kanunla kurulan sair müesseselerin veya bunların iştiraklerinin, Kurumun şubesi bulunan yerlerde yayınlanan gazete ve dergilere verecekleri ilan ve reklamlar ancak Kurum aracılığıyla yayınlatılabilir.
İnternet haber siteleri de kapsamda mıdır?
13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanun’la eklenen 45/A maddesine göre, Resmî Gazete’de yayımlananlar hariç olmak üzere yayınlatılması mecburi olan resmî ilanlar ile ilgili kurumların internet haber sitelerinde yayınlatacakları ilan ve reklamlar ancak Basın-İlân Kurumu aracılığıyla yayınlanır.
Dosyaya hangi belgeler konmalıdır?
Müeyyide veya hak düşürme kararı ile tebliğ belgesi, ilgili döneme ait icmal varakaları ve bayi beyanları, kontrol kurulu raporları, fikir işçisi kadrosuna ilişkin bordro ve sigorta kayıtları, yürürlükteki Genel Kurul kararları, komisyon kesintilerini gösteren fatura ve listeler ile varsa önceki müeyyide kararları.
- 2709 sayılı Anayasa m.26 – Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
- 2709 sayılı Anayasa m.28 – Basın hürriyeti
- 2709 sayılı Anayasa m.38 – Suç ve cezalara ilişkin esaslar
- 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun m.24 – Komisyon ücreti
- 195 sayılı Kanun m.29 – Resmî ilanların tarifi
- 195 sayılı Kanun m.31 – Resmî ilanların yayınlanması
- 195 sayılı Kanun m.32 – Resmî ilanların dağıtılması
- 195 sayılı Kanun m.34 – Resmî ilan verilecek yayınların vasıfları
- 195 sayılı Kanun m.42 – Kurum aracılığı zorunluluğu
- 195 sayılı Kanun m.45/A – İnternet haber sitelerinde resmî ilan ve reklamlar
- 195 sayılı Kanun m.49 – Müeyyide
- 5187 sayılı Basın Kanunu m.3 – Basın özgürlüğü
İlgili yazılarımız: RTÜK idari yaptırımları, idari para cezasının iptali, tekzip hakkı, idari yargıda temyiz kapsamı ve yürütmenin durdurulması.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.