Mirasa Konu Tarım Arazilerinde Ehil Mirasçıya Devir (5403 s. K.)

- Mirasa konu tarımsal arazilerde mülkiyetin devri esastır; paylaşarak bölme kural olarak mümkün değildir.
- Mirasçılar anlaşırsa devir işlemleri mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tamamlanır.
- Mirasçılar; bir mirasçıya devri, aile malları ortaklığına devri, limited şirkete devri veya üçüncü kişilere devri kararlaştırabilir.
- Anlaşma sağlanamazsa mirasçılardan her biri yetkili sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir.
- Hâkim, kişisel yetenek ve durumları gözeterek belirlediği ehil mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden devre karar verir.
- Birden çok ehil mirasçı varsa öncelik asgari geçimini bu arazilerden sağlayan mirasçınındır.
- O da yoksa en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devredilir.
- Devri talep eden mirasçı yoksa hâkim satışına karar verir.
- Devralan mirasçıya, diğer payları depo etmek için altı ay, talep hâlinde altı ay ek süre verilir.
- Bedel depo edilmezse arazinin açık artırmayla satışına karar verilir.
- Terekenin kesin paylaşımına kadar açılacak davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.
- Bu sistem 15 Mayıs 2014’te yürürlüğe girmiştir; geçici 5. madde önceki dosyaları eski hükümlere bırakmıştır.
- Muris bu tarihten önce ölmüşse 8/C maddesine dayanılarak hüküm kurulamaz.
- Taşınmaz arsa vasfındaysa Kanun kapsamı dışında kalır ve dava reddedilir.
- Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren bu davalarda bölge adliye mahkemesi kararı kesindir.
Tarım arazilerinin mirasla bölünmesi, Türkiye’de tarımsal işletmelerin küçülmesinin başlıca sebebi sayılmıştır. Kanun koyucu 2014 yılında bu sorunu doğrudan hedef alan bir sistem kurmuş ve mirasa konu tarımsal arazilerde paylaştırma yerine devri esas almıştır.
Sistem basit görünse de uygulamada üç ayrı eşikte tıkanmaktadır: davanın hangi mahkemede açılacağı, taşınmazın gerçekten tarım arazisi olup olmadığı ve hükmün hangi tarihteki ölümlere uygulanacağı. Aşağıda önce devir sistemini, sonra ehil mirasçının belirlenmesini, ardından ödeme ve satış aşamasını ve son olarak usule ilişkin ölçütleri ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Mirasa konu tarımsal arazilerde mülkiyetin devri esastır. Mirasçılar arasında anlaşma sağlanması hâlinde, mülkiyeti devir işlemleri mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tamamlanır. Devir işlemlerinin bir yıl içinde tamamlanmaması ve 8/C maddesinin ikinci fıkrasına göre dava açılmaması hâlinde, bu Kanunun 8/Ç maddesi hükümleri uygulanır. Tarım arazilerinde; ifraz, hisselendirme, pay temliki, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, elbirliği mülkiyetinin devri, paylı mülkiyet olarak intikal, taksim ve vasıf değişikliği işlemleri Bakanlığın izni ile yapılır.”
“Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığı takdirde, mirasçılardan her biri yetkili sulh hukuk mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu durumda sulh hukuk hâkimi tarımsal arazi veya yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin; a) Kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutulmak suretiyle tespit edilen ehil mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden devrine, birden çok ehil mirasçının bulunması hâlinde, öncelikle asgari geçimini bu yeter gelirli tarımsal arazilerden sağlayan mirasçıya, bunun bulunmaması hâlinde bu mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devrine, ehil mirasçı olmaması hâlinde, mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devrine karar verir. (…) c) Mirasa konu yeter gelirli tarımsal arazinin kendisine devrini talep eden mirasçı bulunmadığı takdirde, hâkim satışına karar verir.”
Bu sistem yenidir ve zaman bakımından uygulaması belirleyicidir. 8/A’dan 8/K’ya kadar olan maddelerin tamamı 30/4/2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle eklenmiş ve 15 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Aynı Kanun’un 8. maddesiyle 5403 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5. madde, bu tarihte mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemlerinin önceki kanun hükümlerine göre tamamlanacağını ve bu tarihten önce açılmış ve devam eden davalarda önceki hükümlerin uygulanacağını düzenlemiştir. Sonraki değişiklikler de önemlidir: 28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle 8/B’ye Bakanlık izni fıkrası eklenmiş, aynı Kanun’un 17. maddesiyle 8/A’daki bir cümle mülga edilmiş, 19. maddesiyle 8/I’ya harç muafiyeti fıkrası getirilmiş ve 20. maddesiyle 8/İ’nin sınırdaş önalıma ilişkin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 8/D maddesindeki kredi ve faiz desteğine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Ehil mirasçıya ait nitelikler Kanun’da değil, Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikte belirlenir; bu nedenle ölçütler yönetmelik değişiklikleriyle güncellenmektedir. Kanun’a ekli (1) sayılı listedeki yeter gelirli büyüklükler de Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilebilir.
| Aşama | Anlaşma varsa | Anlaşma yoksa |
|---|---|---|
| Dayanak | 5403 s. K. m.8/B ve 8/C/1 | 5403 s. K. m.8/C/2 |
| Süre | Mirasın açılmasından itibaren bir yıl | Dava açılması |
| Mahkeme | Konu dışı | Yetkili sulh hukuk mahkemesi |
| Yetki | Ölenin son yerleşim yeri; kesin yetki | |
| Seçenekler | Bir mirasçı, aile malları ortaklığı, limited şirket veya üçüncü kişi | Ehil mirasçı, en yüksek teklif veya satış |
| Değer | Serbestçe kararlaştırılır | Tarımsal gelir değeri |
| Ödeme | Anlaşmaya göre | Altı ay + altı ay ek süre içinde depo |
| Harç | Bir yıl içinde anlaşılırsa muafiyet | Bu kapsamda açılan davalar resim ve harçtan muaf |
| Kanun yolu | Bölge adliye mahkemesi kararı kesin | |
Bu davalarda üç eşik sırayla aşılmalıdır. Birincisi zaman: sistem 15 Mayıs 2014’te yürürlüğe girmiştir ve geçici 5. madde, bu tarihte henüz paylaşılmamış araziler ile devam eden davalar bakımından önceki hükümleri korumuştur. Muris bu tarihten önce ölmüşse 8/C maddesine dayanılarak hüküm kurulamaz. İkincisi kapsam: taşınmaz tarım arazisi değilse — örneğin bilirkişi raporuyla arsa vasfında olduğu belirlenmişse — Kanun uygulanmaz ve dava reddedilir. Üçüncüsü yetki: dava miras ilişkisinden kaynaklandığından, terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Bu üç eşikten biri atlanırsa esasa hiç girilemeden karar bozulur.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Murisin ölüm tarihini ve son yerleşim yerini nüfus kayıtlarıyla belgeleyin.
- Ölüm tarihi 15 Mayıs 2014’ten önce ise geçici 5. maddeyi değerlendirin.
- Mirasçılık belgesini ve tereke kapsamını çıkarın.
- Her taşınmaz için tapu kaydını ve vasfını ayrı ayrı inceleyin.
- Arazi mi arsa mı olduğunu il tarım ve orman müdürlüğünden sorun.
- Yeter gelirli arazi büyüklüğünü Kanun ekindeki listeden hesaplayın.
- Mirasçılar arasında anlaşma imkânını bir yıl dolmadan araştırın.
- Anlaşma yoksa ölenin son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde dava açın.
- Ehil mirasçılık iddianızı geçim kaynağı, tarımsal faaliyet ve eğitim belgeleriyle destekleyin.
- Karşı mirasçıların da ehil olduğu iddiası varsa karşı dava yolunu değerlendirin.
- Devir kararı çıkarsa altı aylık depo süresini takvime alın.
- Bedel yetersizse ek süre veya kredi desteği imkânını gündeme getirin.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 21.01.2021 T., 2017/1289 E., 2021/226 K.
Bu kararla, sistemin zaman bakımından uygulanmasına ilişkin sınır çizilmiştir. Uyuşmazlıkta davacı, geçimini mirasa konu tarım arazilerinden sağladığını ileri sürerek ehil mirasçı olarak belirlenmesini ve arazilerin tarımsal gelir değeri üzerinden kendisine devrini istemiş; sulh hukuk mahkemesi davayı kabul etmişti. Daire önce geçiş hükmünü aktarmıştır: geçici 5. maddeye göre “bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır. Bu maddenin yayımı tarihinden önce tarımsal arazilerin paylaşımına ilişkin olarak açılmış ve hâlen devam etmekte olan davalarda, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümleri uygulanır.” Somut olayda murisin 02.05.2014’te öldüğü, 8/C ve geçici 5. maddelerin ise 15.05.2014’te yürürlüğe girdiği saptanmıştır: “Maddelerin yürürlüğe girdiği tarihte mirasçılar arasında henüz paylaşım yapılmamıştır, murisin ölüm tarihinde Yasanın 8/c maddesi yürürlüğe girmediğinden bu maddeye dayanarak hüküm tesis edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş” denilmiştir. Sonuç: Hükmün BOZULMASINA, 21.01.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 25.11.2020 T., 2020/3979 E., 2020/7785 K.
Bu kararla, ehil mirasçıya devir davalarında yetkinin kesin olduğu ortaya konmuştur. Uyuşmazlıkta davacı ehil mirasçı olarak belirlenmesini istemiş, davalılardan biri de karşı dava açarak aynı talebi ileri sürmüştü. Sulh hukuk mahkemesi, dava konusu parselin başka bir ilçede bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermişti. Daire, davanın hukuki niteliğini saptayarak yetkiyi belirlemiştir: “Dava, 5403 sayılı Yasanın 8/c maddesine dayalı mülkiyetin devri istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki miras ilişkisinden kaynaklanmaktadır. HMK’nun 11(1-b) maddesi gereğince terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.” Bu ölçüte göre, “Mahkemece, tarafların ortak murisinin öldüğünde son yerleşim yeri tespit edilmeden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş” denilerek karar bozulmuştur. Sonuç: Hükmün BOZULMASINA, 25.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 23.10.2023 T., 2023/4387 E., 2023/4974 K.
Bu kararla, taşınmazın vasfının Kanun’un uygulanabilirliğini belirlediği teyit edilmiştir. Uyuşmazlıkta mirasçı, murisinden intikal eden taşınmazdaki diğer payların iptali ile adına tescilini istemiş; davalılar taşınmazın arsa özelliği taşıdığını, davacının geçimini tarımdan sağlamadığını savunmuştu. İlk kararın bozulmasından sonra mahkeme, alınan bilirkişi raporunda taşınmazın arsa vasfında olduğunun belirtildiği ve bu hâliyle 5403 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire bu değerlendirmeyi yerinde bulmuştur: “Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Sonuç: Kararın ONANMASINA, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda aktarılan gerekçe eksikliği ve taraf teşkiline ilişkin saptamalar, daha önce verilmiş bozma kararına aittir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 16.10.2023 T., 2023/4592 E., 2023/4785 K.
Bu kararla, ehil mirasçıya devir davalarında kanun yolunun sınırı belirlenmiştir. Uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi ehil mirasçı tayini ve devir davasını reddetmiş, ortaklığın giderilmesi davasını ise kabul ederek satış suretiyle giderilmesine karar vermişti; istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi de temyiz dilekçesini kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddetmişti. Daire önce genel kuralı hatırlatmıştır: “6100 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde münhasıran sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren ortaklığın giderilmesine ilişkin olan davalar hakkında verilen kararlar kesin olup temyiz edilemez.” Ardından bunun 5403 sayılı Kanun davalarına yansımasını göstermiştir: “5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu’nun 8/C maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan tarımsal arazinin devrine ilişkin mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığı takdirde, mirasçılardan her birinin yetkili sulh hukuk mahkemesi nezdinde dava açabileceği yönündeki düzenleme uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren tarımsal arazinin ehil mirasçıya devri isteğine ilişkin olan ve temyizi kabil olmayan bölge adliye mahkemesi kararı kesindir.” Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın ONANMASINA, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
İkinci halka, iradedir. Mirasçılar anlaşırsa devri kendileri yapabilir ve bunun için mirasın açılmasından itibaren bir yıllık süreleri vardır. Bu süre içinde anlaşan mirasçılar harç ve damga vergisi muafiyetinden de yararlanır.
Üçüncü halka, yargısal devirdir. Anlaşma sağlanamazsa hâkim, kişisel yetenek ve durumları gözeterek ehil mirasçıyı belirler ve araziyi tarımsal gelir değeri üzerinden ona devreder. Birden çok ehil mirasçıda öncelik, geçimini bu arazilerden sağlayana aittir.
Dördüncü halka, bedeldir. Devralan mirasçıya diğer payları depo etmesi için altı ay, talep hâlinde altı ay daha süre verilir. Bedel yatırılmaz ve başka istekli çıkmazsa arazinin açık artırmayla satışına karar verilir.
Beşinci halka, zaman bakımından uygulamadır. Sistem 15 Mayıs 2014’te yürürlüğe girmiştir; geçici 5. madde, o tarihte paylaşılmamış araziler ile derdest davalar bakımından önceki hükümleri korumuştur. Murisin ölüm tarihi bu nedenle ilk incelenecek veridir.
Altıncı halka, kapsamdır. Kanun yalnızca tarımsal arazilere uygulanır. Taşınmaz arsa vasfındaysa dava esastan reddedilir; bu nedenle vasıf tespiti bilirkişi ve idari görüşle tereddüde yer bırakmayacak biçimde yapılmalıdır.
Yedinci halka, yetkidir. Dava miras ilişkisinden kaynaklandığından, terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; bu nedenle tereke tespiti ile bu dava aynı yerde yürütülür.
Sekizinci halka, kanun yoludur. Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren bu davalarda bölge adliye mahkemesi kararı kesindir ve temyiz edilemez. Bu nedenle istinaf aşaması son fırsattır; strateji, ortaklığın giderilmesi seçeneği ile tarım arazilerindeki bölünmezlik kuralları birlikte düşünülerek en baştan kurulmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Ölüm tarihini gözetmemek | Hüküm bozulur | 15 Mayıs 2014 eşiği kontrol edilmeli |
| Taşınmazın vasfını araştırmamak | Dava esastan reddedilir | Arazi–arsa ayrımı belgelenmeli |
| Yanlış yer mahkemesinde dava açmak | Kesin yetki nedeniyle ret | Ölenin son yerleşim yeri esas alınmalı |
| Bir yıllık süreyi kaçırmak | Harç muafiyeti kaybedilir | Anlaşma süresinde tamamlanmalı |
| Ehilliği soyut iddiayla ileri sürmek | Devir alınamaz | Geçim ve faaliyet belgelenmeli |
| Karşı dava açmamak | Kendi ehilliği incelenmez | Talep karşı davayla ileri sürülmeli |
| Taraf teşkilini tamamlamamak | Karar bozulur | Ölen mirasçının mirasçıları davaya alınmalı |
| Depo süresini takip etmemek | Satışa karar verilir | Altı aylık süre ve ek süre izlenmeli |
| İstinafta eksik iddia bırakmak | Temyiz kapalı olduğundan telafi edilemez | Tüm iddialar istinafta ileri sürülmeli |
Tarım arazisi mirasçılar arasında bölünebilir mi?
Kural olarak bölünemez. Kanun’un 8/B maddesine göre mirasa konu tarımsal arazilerde mülkiyetin devri esastır; araziler yeter gelirli büyüklüklerin altında ifraz edilemez ve bölünemez.
Mirasçılar anlaşırsa ne olur?
Anlaşma sağlanırsa mülkiyeti devir işlemleri mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tamamlanır. Bu süre içinde anlaşan mirasçılar, devir işlemlerine ilişkin harçlardan ve damga vergisinden muaftır.
Anlaşma seçenekleri nelerdir?
8/C maddesine göre mirasçılar; bir mirasçıya veya yeter gelirli büyüklüğü karşılıyorsa birden fazla mirasçıya devri, aile malları ortaklığı ya da kazanç paylı aile malları ortaklığına devri, mirasçıların hissedar olduğu bir limited şirkete devri veya mülkiyetin üçüncü kişilere devrini kararlaştırabilir.
Anlaşma sağlanamazsa hangi mahkemeye gidilir?
Mirasçılardan her biri yetkili sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir. Yargıtay’a göre bu davada, terekenin kesin paylaşımına kadar ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.
Ehil mirasçı nasıl belirlenir?
Sulh hukuk hâkimi, kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutmak suretiyle ehil mirasçıyı tespit eder. Ehil mirasçıya ait nitelikler Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Birden çok ehil mirasçı varsa öncelik kimdedir?
Öncelik, asgari geçimini bu yeter gelirli tarımsal arazilerden sağlayan mirasçıdadır; böyle bir mirasçı yoksa ehil mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif edene devredilir.
Hiç ehil mirasçı yoksa ne olur?
Ehil mirasçı bulunmaması hâlinde arazi, mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devredilir.
Devri isteyen hiç kimse yoksa?
8/C maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre hâkim satışına karar verir ve elde edilen gelir mirasçılara payları oranında paylaştırılır.
Devir hangi değer üzerinden yapılır?
Ehil mirasçıya devir, tarımsal gelir değeri üzerinden yapılır. Bu değer, taşınmazın rayiç satış değerinden farklı olabilir.
Diğer mirasçıların payı ne zaman ödenir?
8/D maddesine göre hâkim, mülkiyetin devrini uygun bulduğu mirasçıya diğer mirasçıların paylarının bedelini mahkeme veznesine depo etmek üzere altı aya kadar süre verir; talep hâlinde altı ay ek süre verilebilir.
Bedel yatırılmazsa ne olur?
Belirlenen süreler içinde bedelin depo edilmemesi ve devir hususunda istekli başka mirasçı bulunmaması durumunda hâkim, arazinin açık artırmayla satılmasına karar verir.
Ödeme için kredi desteği var mı?
8/D maddesine göre diğer mirasçıların paylarını öz kaynaklarıyla ödeyemeyecek durumda olanların bankalardan kullanacakları kredilere, Bakanlık bütçesinden karşılanmak üzere faiz desteği verilebilir; usul ve esaslar Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.
Bu sistem hangi tarihten sonraki ölümlere uygulanır?
Maddeler 15 Mayıs 2014’te yürürlüğe girmiştir. Yargıtay, murisin ölüm tarihinde 8/C maddesi yürürlüğe girmemişse bu maddeye dayanarak hüküm tesis edilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir.
Taşınmaz arsa ise ne olur?
Kanun kapsamı dışında kalır. Bilirkişi raporuyla taşınmazın arsa vasfında olduğu belirlenen bir dosyada, bu hâliyle 5403 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yerinde görülmüştür.
Karara karşı temyiz yolu açık mı?
Kapalıdır. Yargıtay, sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren tarımsal arazinin ehil mirasçıya devri istemine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini belirtmiştir.
- 2709 sayılı Anayasa m.44 – Toprak mülkiyeti
- 5403 sayılı Kanun m.8 – Bölünmezlik
- 5403 sayılı Kanun m.8/A – Yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü
- 5403 sayılı Kanun m.8/B – Mirasa konu arazilerde devir ve bir yıllık süre
- 5403 sayılı Kanun m.8/C – Devrin yapılacağı mirasçı
- 5403 sayılı Kanun m.8/Ç – İhbar yükümlülüğü ve mahkemece devir
- 5403 sayılı Kanun m.8/D – Payların ödenmesi ve faiz desteği
- 5403 sayılı Kanun m.8/E – Taşınırların devri
- 5403 sayılı Kanun m.8/F – Ölüme bağlı tasarrufla düzenleme
- 5403 sayılı Kanun geçici m.5 – Geçiş hükmü
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.373 vd. – Aile malları ortaklığı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.11 – Miras davalarında kesin yetki
İlgili yazılarımız: tarım arazilerinde önalım ve bölünmezlik, ortaklığın giderilmesi davası, miras taksim sözleşmesi, terekenin tespiti davası ve mirasçılık belgesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.