Jeotermal Kaynak ve Doğal Mineralli Su Ruhsatı (5686 s. K.)

- Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve bulundukları arzın mülkiyetine tâbi değildir.
- Kaynağa ilişkin faaliyet yapılabilmesi için ruhsat alınması zorunludur.
- Ruhsat verme yetkisi il özel idarelerinde, büyükşehirlerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarındadır.
- Arama ruhsatı müracaatları beş bin hektarı geçmeyecek şekilde ve arama projesiyle birlikte yapılır.
- Müracaatlarda öncelik hakkı esastır; aynı yer için aynı anda birden fazla talep varsa en hızlı ve en fazla yatırımı teklif eden proje tercih edilir.
- Başvurulan saha önceki başvurularla çakışıyorsa çakışan kısımlar çıkarılarak kalan saha için ruhsat verilir.
- Birbirine en yakın kenarları arasındaki mesafe 1000 metreden az olan alanlara ruhsat verilmez.
- Danıştay, aynı sahaya farklı kişilere jeotermal kaynak ve doğal mineralli su ruhsatının ayrı ayrı verilemeyeceğini kabul etmiştir.
- Gerekçe, kaynakların bir bütün olarak jeotermal sistem içinde ele alınmasıdır.
- İşletme ruhsatı sahipleri, faaliyete geçmek için ilgili kurumlardan gerekli izinleri almakla yükümlüdür.
- Ruhsat sahası içme suyu havzası koruma alanında kalıyorsa işlem hukuka aykırı bulunabilir.
- İdari Dava Daireleri Kurulu, Uygulama Yönetmeliği’nin bir hükmünün kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini onamıştır.
- Yargı denetiminde sebep ikamesi mümkündür; işlem idarenin gösterdiği sebeple sınırlı olarak incelenmez.
- Ruhsat üçüncü kişilere tebliğ edilmediğinden dava açma süresi öğrenme tarihinden işler.
- Öğrenme tarihi belirlenebiliyorsa altmış günlük süre buradan hesaplanır ve geç açılan dava reddedilir.
Jeotermal enerji yatırımları son yıllarda hızla arttı; bu artışla birlikte ruhsat uyuşmazlıkları da idari yargının yoğun konularından biri hâline geldi. Uyuşmazlıklar üç eksende toplanıyor: ruhsatın kime verileceği, ruhsat sahasının nerede kalabileceği ve bu işlemlere kimin ne zamana kadar dava açabileceği.
Aşağıda önce mülkiyet ve ruhsat rejimini, sonra arama ve işletme ruhsatı süreçlerini, ardından çakışan ruhsatlar ile koruma alanları sorununu ve son olarak dava açma süresine ilişkin ölçütü ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bulundukları arzın mülkiyetine tâbi değildir. Kaynağa ilişkin faaliyetlerin yapılabilmesi için bu Kanuna göre Ruhsat alınması zorunludur.”
“Arama ruhsatı müracaatları, talep sahibi tarafından 1/25000 ölçekli pafta adı ve koordinatları belirtilerek beş bin hektarı geçmeyecek şekilde arama projesi ile birlikte idareye yapılır. Müracaatlarda öncelik hakkı esastır. Aynı yer için aynı anda birden fazla talep olması halinde, projeler incelenerek en hızlı ve en fazla yatırımı teklif eden proje sahibinin talebi tercih edilir. İdare, müracaat alanı hakkında bilgileri MAPEG’e bildirir. Arama için başvurulan saha, önceki diğer başvurular ile çakışıyorsa, MAPEG çakışan kısımları çıkararak kalan saha için ‘arama ruhsatı’ verilebileceğini idareye bildirir.”
Bu Kanun’un ruhsat rejimi birkaç kez elden geçirilmiştir; işlem tarihindeki metin mutlaka çıkarılmalıdır. 3 ve ek 1. maddeler 26/2/2014 tarihli ve 6527 sayılı Kanun’la (yürürlük 1/3/2014) ve yeniden 7176 sayılı Kanun’la (yürürlük 12/6/2019) değiştirilmiştir. 17. madde 29/11/2018 tarihli ve 7153 sayılı Kanun’la (yürürlük 10/12/2018), 10. madde ise 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK ile değiştirilmiştir. En kapsamlı değişiklik 25/11/2020 tarihli ve 7257 sayılı Kanun’la yapılmış; 3, 5, 6, 7, 10, 11 ve 16. maddeler ile geçici 6. madde değiştirilmiş veya eklenmiştir (yürürlük 2/12/2020). Aynı Kanun’un 25. maddesiyle metindeki “MİGEM” ibareleri “MAPEG” şeklinde değiştirilmiştir; bu nedenle eski kararlarda geçen kurum adı bugünkü metinle örtüşmez. Ardından 18/7/2021 tarihli ve 7334 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle 17. maddenin başlığı ve içeriği değiştirilmiş, geçici 7. madde eklenmiştir (yürürlük 28/7/2021). Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin 17/10/2024 tarihli ve E.2021/100, K.2024/174 sayılı kararıyla geçici 7. madde iptal edilmiş; iptal 24/3/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Uygulamanın ayrıntısı 11/12/2007 tarihli ve 26727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği ile belirlenir; ancak bu Yönetmeliğin bazı hükümleri yargı kararlarıyla iptal edilmiştir. Ruhsat bedelleri ve idari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir.
| Konu | Arama ruhsatı | İşletme ruhsatı |
|---|---|---|
| Dayanak | 5686 s. K. m.5 | 5686 s. K. m.6 |
| Veren | İl özel idaresi; büyükşehirlerde YİKOB | |
| Alan | En çok beş bin hektar | Kaynak koruma alanına göre |
| Öncelik | İlk müracaat edene | Arama ruhsatı sahibine |
| Çakışma | Çakışan kısımlar çıkarılır; 1000 metre kuralı | |
| Aynı sahada farklı kaynak | Farklı kişilere ayrı ruhsat verilemez | |
| Üretim | Yalnızca test amaçlı | Diğer izinlerin alınması şartıyla |
| Koruma alanı | İçme suyu havzası ve koruma alanları sınırlayıcıdır | |
| Dava süresi | Tebliğ yoksa öğrenme tarihinden altmış gün | |
Bu dosyalarda iki nokta belirleyicidir. Birincisi sahanın bütünlüğüdür: Danıştay, Kanun ve Yönetmelikteki kaynak, jeotermal alan, jeotermal sistem ve arama ruhsatı tanımlarından hareketle, jeotermal kaynakla doğal mineralli suların bulunduğu alanların bir bütün olarak ele alındığını; aynı sahaya ilişkin olarak farklı kişilere jeotermal kaynak, doğal mineralli su veya jeotermal kökenli gaz ruhsatı verilemeyeceğini kabul etmiştir. Kendi taşınmazınızda su çıkmış olması, o saha başkasına ruhsatlandırılmışsa size ruhsat verilmesini sağlamaz. İkincisi süredir: ruhsat, yalnızca ruhsat sahibine tebliğ edilir; ona karşı dava açmak isteyen üçüncü kişiler bakımından süre öğrenme tarihinden işler. Danıştay, öğrenmenin gerçekleştiği tarih dosyadan belirlenebiliyorsa altmış günlük sürenin bu tarihten hesaplanacağını ve geç açılan davanın reddedileceğini vurgulamaktadır. Bu nedenle kurum görüşü yazışmaları, ÇED süreci belgeleri ve resmî yazışma tarihleri titizlikle incelenmelidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Ruhsatın türünü, numarasını ve tarihini tespit edin.
- Ruhsatı veren idarenin il özel idaresi mi yoksa YİKOB mu olduğunu belirleyin.
- Ruhsat sahasının koordinatlarını 1/25000 ölçekli paftaya işletin.
- Sahanın önceki ruhsatlarla çakışıp çakışmadığını MAPEG kayıtlarından araştırın.
- Aynı sahada başka bir kaynak türü için ruhsat bulunup bulunmadığını sorun.
- Öncelik hakkının kime ait olduğunu müracaat tarih ve saatiyle belgeleyin.
- Sahanın içme suyu havzası veya koruma alanına girip girmediğini kontrol edin.
- Koruma alanı iddiası varsa bilirkişi incelemesi talep edin.
- İşletme faaliyeti için alınması gereken diğer izinleri listeleyin.
- Üçüncü kişi olarak dava açıyorsanız öğrenme tarihinizi belgeyle sabitleyin.
- Altmış günlük süreyi öğrenme tarihinden itibaren hesaplayın.
- Faaliyet başlamışsa yürütmenin durdurulmasını dava dilekçesiyle birlikte isteyin.
Danıştay 8. Daire, 18.05.2023 T., 2019/211 E., 2023/2752 K.
Bu kararla, aynı sahaya farklı kişilere ayrı kaynak ruhsatı verilemeyeceği ortaya konmuştur. Uyuşmazlıkta taşınmaz maliki, DSİ izniyle açtığı kuyuda doğal mineralli su çıkması üzerine ruhsat istemiş; idare, sahanın daha önce başka bir kişiye jeotermal kaynak arama ruhsatı verilmiş 922,79 hektarlık alanda kaldığını ve ruhsat sahibinden muvafakat alınması gerektiğini belirterek talebi reddetmişti. Bölge idare mahkemesi işlemi iptal etmiş, Daire ise bu sonucu benimsememiştir. Daire önce sorunu tanımlamıştır: “Uyuşmazlığın çözümü için, herhangi bir saha için jeotermal akışkan, jeotermal gaz ve doğal mineralli su arama ruhsatının ayrı ayrı verilip verilemeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.” Ardından ölçütü koymuştur: “kanun koyucu tarafından jeotermal kaynaklar için arama ruhsatı düzenlenmesinde kaynak sınıflandırılması yapılmaksızın, ruhsat verilmesinde kaynağın bulunduğu sahanın esas alınarak kısıtlamaya gidildiği görülmektedir. Ayrıca, daha önce jeotermal kaynak arama ruhsatı verilen sahaya ilişkin olarak farklı bir kişiye aynı sahada doğal mineralli su arama ruhsatı verilmesi durumunda kişiler arasında ihtilaflar doğmasının kaçınılmaz olduğu ve bu durumun sürekli ve sürdürülebilir üretimi engelleyebileceği gibi jeotermal sistemin zarar görmesine neden olabileceği de dikkate alınmalıdır.” Kararda ayrıca sebep ikamesi ilkesi uygulanmış ve idarenin gösterdiği sebep hukuken geçerli olmasa dahi işlemin sonucu itibarıyla hukuka uygun olabileceği belirtilmiştir. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 18/05/2023 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 27.01.2022 T., 2021/3532 E., 2022/208 K.
Bu kararla, Uygulama Yönetmeliği’nin bir hükmünün iptali onanmış ve idarenin düzenleme yetkisinin sınırı hatırlatılmıştır. Uyuşmazlıkta bir meslek odası, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin çeşitli hükümlerinin iptalini istemiş; Danıştay 8. Dairesi 9. maddenin üçüncü fıkrasının son cümlesini iptal etmiş, beşinci fıkranın ikinci ve üçüncü cümleleri yönünden ise davayı reddetmişti. Kurul, iptale ilişkin kısmı denetlerken düzenleme yetkisinin çerçevesini vurgulamıştır: “Anayasa’ya göre, idarenin düzenleme yetkisinin kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanılması gerekmektedir.” Bu ölçüt uyarınca Daire kararının iptale ilişkin kısmı yerinde bulunmuştur. Sonuç: Davalı idare ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2019/8621, K:2021/3130 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 27/01/2022 tarihinde oy çokluğuyla ve karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verilmiştir; kararda bir karşı oy bulunmaktadır ve bu görüş Kurul çoğunluğunun kabulü değildir.
Danıştay 8. Daire, 15.09.2022 T., 2021/1515 E., 2022/4799 K.
Bu kararla, mücavir ruhsatlar arasındaki etkileşim iddiasının incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Uyuşmazlıkta bir doğal mineralli su işletme ruhsatı sahibi şirket, ruhsatının mücavirinde bulunan başka bir şirkete ait doğal mineralli su işletme ruhsatının kendi ruhsat alanına zarar verdiğini ileri sürerek başvuruda bulunmuş; bölge idare mahkemesi istemi kabul etmemişti. Kararda, Kanun’un işletme ruhsatına ilişkin hükmü esas alınmıştır: “İşletme ruhsatı sahipleri, işletme faaliyetine geçmek için ilgili kurumlardan gerekli izinleri almakla yükümlüdür.” Daire, bölge idare mahkemesi kararını hukuka uygun bulmamıştır. Sonuç: Temyiz isteminin kabulüne ve Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 15/09/2022 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 26.12.2025 T., 2023/3575 E., 2025/10363 K.
Bu kararla, üçüncü kişiler bakımından dava açma süresinin nasıl hesaplanacağı gösterilmiştir. Uyuşmazlıkta bir su ve kanalizasyon idaresi, ruhsat sahasının Tahtalı Barajı koruma alanında kaldığını ileri sürerek jeotermal kaynak işletme ruhsatının iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak işlemi iptal etmiş, istinaf başvurusu reddedilmişti. Daire önce genel kuralı ortaya koymuştur: “İdari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir. Ancak, yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. Başka bir anlatımla, yazılı bildirimle ilgililerin idari davaya konu edecekleri işlemden haberdar olmaları amaçlanmış olduğundan, yazılı bildirimin bulunmadığı hallerde dava açma süresinin, ilgililerin işlemden haberdar oldukları tarihten itibaren hesaplanması gerekmektedir.” Somut olayda davacının ÇED sürecine ilişkin kurum görüşü yazışmaları nedeniyle ruhsattan en geç 06/04/2021 tarihinde haberdar olduğu, buna göre en geç 07/06/2021 tarihine kadar dava açılması gerekirken 25/08/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı saptanmıştır. Sonuç: Temyiz istemlerinin kabulüne ve Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 26/12/2025 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak karar verilmiştir; bir üye süre aşımı bulunmadığı ve işin esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
İkinci halka, ruhsat zorunluluğudur. Kaynağa ilişkin her faaliyet ruhsata bağlıdır ve ruhsat, il özel idaresi ya da büyükşehirlerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı tarafından verilir.
Üçüncü halka, öncelik hakkıdır. Müracaatlarda ilk başvuran önceliklidir; müracaat tarihi, saati ve dakikası forma kaydedilir. Aynı yer için aynı anda birden fazla talep varsa en hızlı ve en fazla yatırımı öngören proje tercih edilir.
Dördüncü halka, saha bütünlüğüdür. Aynı sahaya ilişkin olarak farklı kişilere jeotermal kaynak, doğal mineralli su veya jeotermal kökenli gaz ruhsatı verilemez; kaynaklar tek bir jeotermal sistemin parçası sayılır.
Beşinci halka, mesafe ve çakışmadır. Başvurulan saha önceki ruhsatlarla çakışıyorsa çakışan kısımlar çıkarılır ve birbirine en yakın kenarları arasındaki mesafe 1000 metreden az olan alanlara ruhsat verilmez.
Altıncı halka, ikincil izinlerdir. İşletme ruhsatı tek başına faaliyete geçmeye yetmez; ruhsat sahibi ilgili kurumlardan gerekli izinleri ayrıca almakla yükümlüdür. Bu izinler arasında çevresel değerlendirme süreci de yer alır ve ÇED kararı ayrı bir uyuşmazlık konusu olabilir.
Yedinci halka, koruma alanlarıdır. Ruhsat sahasının içme suyu havzası veya koruma alanında kalması, işlemin hukuka aykırılığı iddiasının merkezinde yer alır ve bu iddia teknik bilirkişi incelemesiyle çözülür. Benzer bir mantık yeraltı suyu kullanma belgesi uyuşmazlıklarında da görülür.
Sekizinci halka, süredir. Ruhsat işlemi üçüncü kişilere tebliğ edilmediğinden süre öğrenme tarihinden işler; ancak öğrenme tarihi dosyadan belirlenebiliyorsa altmış günlük süre buradan hesaplanır. Bu nedenle dava, maden ruhsatı uyuşmazlıklarında olduğu gibi, öğrenmeyi doğuran ilk yazışma tarihi esas alınarak zamanında açılmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Taşınmaz mülkiyetine güvenmek | Ruhsat talebi reddedilir | Kaynak Devletin tasarrufundadır |
| Sahayı MAPEG’den sorgulamamak | Çakışma sonradan çıkar | Önceki ruhsatlar araştırılmalı |
| Farklı kaynak türüne ayrı ruhsat beklemek | Talep reddedilir | Saha bütün olarak değerlendirilir |
| Öncelik hakkını belgelememek | Sıralama tartışmalı kalır | Müracaat saat ve dakikası kayda geçmeli |
| 1000 metre kuralını atlamak | Ruhsat verilmez | Komşu ruhsat mesafesi ölçülmeli |
| İşletme ruhsatını yeterli saymak | Faaliyet durdurulur | Diğer izinler ayrıca alınmalı |
| Koruma alanı incelemesi istememek | İddia soyut kalır | Bilirkişi incelemesi talep edilmeli |
| Öğrenme tarihini gizlemek | Süre aşımı doğar | Tarih belgeyle sabitlenmeli |
| Eski kurum adına dayanmak | Yanlış muhatap gösterilir | MİGEM yerine MAPEG yazılmalı |
Jeotermal kaynak kimin mülkiyetindedir?
Kanun’un 4. maddesine göre jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve bulundukları arzın mülkiyetine tâbi değildir.
Ruhsatı hangi idare verir?
Kanun’un tanımlar maddesinde “idare” il özel idarelerini ifade eder. Uygulamada büyükşehir bulunan illerde bu görev yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarınca yürütülür.
Arama ruhsatı için hangi belgeler gerekir?
Müracaat, 1/25000 ölçekli pafta adı ve koordinatları belirtilerek beş bin hektarı geçmeyecek şekilde ve arama projesiyle birlikte idareye yapılır.
Aynı yere birden fazla başvuru olursa ne olur?
Müracaatlarda öncelik hakkı esastır. Aynı yer için aynı anda birden fazla talep olması hâlinde projeler incelenerek en hızlı ve en fazla yatırımı teklif eden proje sahibinin talebi tercih edilir.
Saha önceki ruhsatlarla çakışırsa?
Kanun’un 5. maddesine göre başvurulan saha önceki başvurularla çakışıyorsa, MAPEG çakışan kısımları çıkararak kalan saha için arama ruhsatı verilebileceğini idareye bildirir.
Komşu ruhsatlar arasında mesafe şartı var mı?
Uygulama Yönetmeliği’ne göre birbirine karşılıklı en yakın kenarları arasındaki mesafe 1000 metreden az olan alanlara ruhsat verilmez.
Aynı sahada hem jeotermal hem mineralli su ruhsatı olur mu?
Danıştay’a göre olmaz. Kaynak, jeotermal alan, jeotermal sistem ve arama ruhsatı tanımlarından hareketle alanların bir bütün olarak ele alındığı ve aynı sahaya ilişkin olarak farklı kişilere ayrı ruhsat verilemeyeceği kabul edilmiştir.
Bu sınırlamanın gerekçesi nedir?
Daire, farklı kişilere aynı sahada ruhsat verilmesi hâlinde ihtilafların kaçınılmaz olduğunu, bunun sürekli ve sürdürülebilir üretimi engelleyebileceğini ve jeotermal sistemin zarar görmesine neden olabileceğini belirtmiştir.
Kendi arazimde su çıktı, ruhsat alabilir miyim?
Saha başkasına ruhsatlandırılmışsa alınamaz. Danıştay’ın incelediği bir olayda, taşınmaz malikinin DSİ izniyle açtığı kuyuda doğal mineralli su çıkmasına rağmen sahanın daha önce başka bir kişiye ruhsatlandırılmış olması nedeniyle talebin reddi sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
Arama döneminde üretim yapılabilir mi?
Mevzuata göre arama ruhsatı döneminde, idarenin bilgisi dâhilinde ve çevrenin kirletilmemesi kaydıyla sadece test amaçlı üretim yapılabilir.
İşletme ruhsatı tek başına yeterli mi?
Yeterli değildir. İşletme ruhsatı sahipleri, işletme faaliyetine geçmek için ilgili kurumlardan gerekli izinleri almakla yükümlüdür.
Ruhsat sahası koruma alanında kalırsa?
Bu durum işlemin hukuka aykırılığı iddiasının merkezini oluşturur. Danıştay’ın incelediği bir dosyada ilk derece mahkemesi, sahanın baraj koruma alanında kalması ve kirletme potansiyeli taşıması nedeniyle işletme ruhsatını iptal etmişti; ancak temyiz aşamasında dava süre yönünden değerlendirilmiştir.
Yönetmeliğe karşı dava açılabilir mi?
Açılabilir. İdari Dava Daireleri Kurulu, Uygulama Yönetmeliği’nin bir hükmünün iptaline ilişkin Daire kararını, idarenin düzenleme yetkisinin kanunlar çerçevesinde kullanılması gerektiği gerekçesiyle onamıştır.
Sebep ikamesi ne demektir?
İdarenin işlemde gösterdiği sebep hukuken geçerli olmasa bile, dosyanın incelenmesi sonucu saptanan başka bir nedene göre uyuşmazlığın çözülmesidir. Danıştay, re’sen araştırma ilkesinin buna cevaz verdiğini belirtmiştir.
Dava açma süresi ne zaman başlar?
Kural olarak tebliğ, yayın veya ilan tarihinden başlar. Yazılı bildirim yoksa süre, ilgililerin işlemden haberdar oldukları tarihten itibaren hesaplanır; öğrenme tarihi iyi niyet kuralları çerçevesinde ve olayın özelliğine göre yargı yerince belirlenir.
- 2709 sayılı Anayasa m.168 – Tabii servetler ve kaynaklar
- 5686 sayılı Kanun m.1 – Amaç
- 5686 sayılı Kanun m.3 – Tanımlar
- 5686 sayılı Kanun m.4 – Mülkiyet ve ruhsat
- 5686 sayılı Kanun m.5 – Arama ruhsatı
- 5686 sayılı Kanun m.6 – İşletme ruhsatı
- 5686 sayılı Kanun m.10 – Yaptırımlar
- 5686 sayılı Kanun m.17 – Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri
- 5686 sayılı Kanun m.20 – Yönetmelik
- Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği m.6 – Müracaat esasları
- 2872 sayılı Çevre Kanunu – Çevresel etki değerlendirmesi
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 – Dava açma süresi
İlgili yazılarımız: maden ruhsatı iptali, yeraltı suyu kullanma belgesi, ÇED kararı ve iptal davası, idari para cezasının iptali ve yürütmenin durdurulması.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.