Memurun Çekilmiş Sayılması (Müstafi Sayılma) — DMK m.94: Koşullar, Mazeret ve İptal Davası

- Devlet memuru, bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir.
- Mezuniyetsiz veya kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz on gün devam etmesi hâlinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.
- Uygulamada bu duruma müstafi sayılma denir; işlem memurun kamu göreviyle ilişiğini keser.
- Danıştay, sonuçlarının ağırlığı nedeniyle maddedeki koşulların dar yorumlanması gerektiğini kabul etmektedir.
- İdare; on günün kesintisiz olduğunu, hangi günler olduğunu ve izin ya da mazeret bulunmadığını somut delillerle ortaya koymak zorundadır.
- Görev terkinin hem izinsiz hem mazeretsiz olması aranır; ikisinden biri yoksa işlem kurulamaz.
- Hastalık raporu usule aykırı alınmış olsa da fenne aykırı olduğu saptanmamışsa memur mazeretli sayılabilmektedir.
- Raporun usule uygun olmadığı memura yazılı olarak bildirilmeden devamsızlık izinsiz ve özürsüz sayılamaz.
- Süreklilik gösteren bir rahatsızlık ileri sürülüyorsa idarenin memuru sağlık kuruluşuna sevk ederek mazereti tespit ettirmesi gerekebilir.
- Atama sonrası göreve başlamama hâlinde önce DMK m.62 ve m.63 hükümleri değerlendirilir.
- Çekilen memurlardan devir ve teslimle yükümlü olanlar bu işlemler bitene kadar görevlerini bırakamazlar.
- Olağanüstü hâl, seferberlik, savaş ve genel hayata etkili afet hâllerinde çekilme istekleri kabul edilmedikçe görev bırakılamaz.
- Usulüne uygun çekilenler altı ay, çekilmiş sayılanlar bir yıl, devir-teslim yükümlülüğüne uymayanlar üç yıl geçmeden yeniden memurluğa alınamaz.
- Olağanüstü yönetim hâllerine ilişkin kurala aykırı davrananlar hiçbir surette Devlet memurluğuna alınamaz.
- Müstafi sayılma işlemi idari dava konusu yapılabilir; işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılır.
Memurun görevine gelmemesi, kamu hizmetinin aksaması kadar memurun statüsü bakımından da sonuç doğurur. Kanun bu durumu iki ayrı yoldan karşılamıştır: devamsızlık disiplin hukukunun konusu olabileceği gibi, belirli koşullarda memurun kendi iradesiyle çekilmiş sayılmasına da yol açar. İkinci yol, disiplin cezası verilmeksizin memuriyetin sona ermesi sonucunu doğurduğu için ayrı bir dikkat gerektirir.
Uygulamadaki tartışmalar genellikle üç noktada toplanır: on günlük sürenin nasıl hesaplanacağı, hastalık raporlarının mazeret sayılıp sayılmayacağı ve idarenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği. Bu yazıda müstafi sayılma işleminin koşulları, idarenin ispat yükü, raporlara ilişkin ayrımlar ve dava yolu Danıştay kararları üzerinden ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Danıştay yaklaşımı |
|---|---|---|
| İşlemin niteliği | DMK m.94/1 | Memurun kamu göreviyle ilişiğini kestiğinden koşullar dar yorumlanır. |
| İspat yükü | DMK m.94/1 | On günün kesintisizliği, hangi günler olduğu ve mazeretsizlik somut delille ortaya konmalıdır. |
| Çifte koşul | DMK m.94/1 | Terkin hem izinsiz hem mazeretsiz olması aranır. |
| Hastaneye yatış | DMK m.94/1 | Yatarak tedavi ve istirahat raporu bulunan dönemde fiilin gerçekleşmediği kabul edilmiştir. |
| Usule aykırı rapor | DMK m.94/1, Yönetmelik m.7 | Fenne aykırılık saptanmamışsa memur mazeretli sayılabilmektedir. |
| Yazılı bildirim | Yönetmelik m.7/5 | Usulsüzlük yazılı bildirilmeden devamsızlık izinsiz ve özürsüz sayılamaz. |
| Süreklilik gösteren rahatsızlık | DMK m.94/1, m.105 | Mazeret niteliğinin sağlık kuruluşuna sevkle tespit ettirilmesi istenmiştir. |
| Atama sonrası başlamama | DMK m.62, m.63 | Önce işe başlama süreleri ve ek süre hükümleri değerlendirilir. |
| Yeniden atanma | DMK m.97 | Çekilme ile çekilmiş sayılma farklı bekleme sürelerine tabidir. |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Göreve gelemeyeceğiniz her gün için mazeretinizi belgeleyin; rapor, sevk kâğıdı ve başvuru kayıtlarını saklayın.
- Hastalık raporunu, acil vakalar ile kanuni izin ve geçici görev hâlleri dışında memuriyet mahallinizdeki sağlık kuruluşundan almaya özen gösterin.
- Raporun aslını veya örneğini süresi içinde disiplin amirinize ulaştırın ve gönderim kaydını alın.
- Kurumunuz raporu usule aykırı bulursa bunu size yazılı olarak bildirmek zorundadır; sözlü veya telefonla yapılan bildirime güvenmeyin.
- Yazılı bildirim yapılırsa bildirimi izleyen gün göreve başlayın, başlayamıyorsanız gerekçenizi aynı gün yazılı olarak kuruma iletin.
- Tebligatı almaktan kaçınmayın; tebellüğden imtina tutanakla tespit edilir ve süreler bu tarihten işlemeye başlar.
- Atama sonrası göreve başlama sürelerini kontrol edin; aynı yerdeki görevlerde süre tebliğ gününü izleyen iş günüdür.
- Zorlayıcı bir sebebiniz varsa ek süre talebinizi ve sebebi belgeleriyle birlikte yazılı olarak bildirin.
- Soruşturma sırasında verdiğiniz ifadede mazeretinizi ve dayandığınız belgeleri açıkça belirtin; sonradan ileri sürülen sebepler değerlendirme dışı kalabilmektedir.
- Müstafi sayılma işlemi tebliğ edilirse işlemin hangi tarihten itibaren geçerli sayıldığını ve dayanak günleri inceleyin.
- İşlem dosyasını ve hakkınızda tutulan tutanakları bilgi edinme yoluyla talep edin; tutanakların hangi günlere ait olduğu önemlidir.
- Dava açma süresini kaçırmamak için tebliğ tarihinden itibaren süreyi hesaplayın ve idare mahkemesinde iptal davası açın.
Danıştay 12. Daire, 13.03.2023 T., 2021/5528 E., 2023/1052 K.
Müstafi sayılma işleminin koşulları dar yorumlanır ve idare üç hususu şüpheye yer bırakmayacak açıklıkla ortaya koymak zorundadır. Bir valilik müdürlüğünde hizmetli olarak görev yapan memur hastaneye yatırılmış, taburcu olurken yirmi günlük istirahat raporu almıştır. Kurum raporu yönetmeliğe uygun bulmayarak hastalık iznine çevirmemiş ve göreve başlanması gerektiğini yazmış; ardından mazeretsiz ve kesintisiz on gün devamsızlık bulunduğundan bahisle memuru görevinden çekilmiş saymıştır. Daire, işlemin memurlar açısından çok önemli sonuçlar doğurduğunu belirterek koşulların dar yorumlanması gerektiğini vurgulamış ve ölçütü şöyle formüle etmiştir: “memurun en az 10 gün kesintisiz şekilde göreve devam etmediği, bu 10 günün hangi günler olduğu, memurun göreve devam etmeme hususunda bir izninin ya da kurumunca kabul edilebilecek mazeretinin bulunmadığı hususlarının kamu idarelerince hiç bir şüpheye yer vermeyecek bir açıklıkla, somut delillere dayalı olarak ortaya konulabilmesi zorunludur.” Somut olayda hastaneye yatış ve istirahat raporu bulunduğundan mazeretin varlığı kabul edilmiş, on gün kesintisiz ve mazeretsiz göreve gelmeme fiilinin gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. İşlemin iptaline ilişkin karar 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle onanmıştır.
Danıştay 12. Daire, 13.02.2025 T., 2021/5165 E., 2025/779 K.
Raporun usule aykırı alınmış olması tek başına yeterli değildir; fenne aykırılık saptanmamışsa memur mazeretli sayılır. Polis memuru olarak görev yapan davacı yıllık izindeyken bir devlet hastanesinden yirmi günlük istirahat raporu almış, raporun fenne uygunluğunda tereddüde düşülmesi üzerine yapılan sevk sonucunda rapor usul ve fenne uygun bulunarak hastalık iznine çevrilmiştir. Rapor bitiminde aynı tanıyla alınan otuz günlük ikinci rapor ise, memuriyet mahalli dışındaki bir sağlık kuruluşundan alındığı gerekçesiyle usule aykırı sayılmış ve memur çekilmiş sayılmıştır. Daire, ikinci rapor bakımından fenne aykırılık yolunda bir tespit bulunmadığını belirterek “davacının müstafi sayıldığı dönemde raporlu olduğu, bu durumda göreve gelmediği süreler için mazeretli olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla 657 sayılı Kanun’un 94. maddesinde aranan mazeretsiz olarak görevin terk edilmesi şartının gerçekleşmediği” sonucuna varmıştır. İlk derece mahkemesi işlemi başka bir gerekçeyle, sürenin başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi nedeniyle iptal etmişti; Daire bu gerekçeyi yerinde bulmamış, ancak sonucu bozmayı gerektirir görmemiştir. Karar 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle onama yönünde verilmiştir.
Danıştay 12. Daire, 09.11.2021 T., 2021/6581 E., 2021/5488 K.
Süreklilik gösterme ihtimali bulunan bir rahatsızlık ileri sürülüyorsa mazeretin sağlık kuruluşuna sevkle tespit ettirilmesi gerekir. Engelli kadrosunda veri hazırlama kontrol işletmeni olarak istihdam edilen davacı hakkında altı aylık bir dönemde yüzden fazla devamsızlık tutanağı düzenlenmiş, soruşturma sonucunda önce Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilmiş, ardından kesintisiz on gün göreve gelmediğinden bahisle çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge idare mahkemesi ise devamsızlığın çoğunlukla engel durumundan kaynaklandığını belirterek işlemi iptal etmiştir. Daire, davacının yüksek oranlı görme engeli bulunduğunu, çok sayıda tedavi kaydının dosyada yer aldığını belirterek “dava konusu işlemden önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan söz konusu rahatsızlıklarının, göreve gelmediği günlere ilişkin mazeret olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek tespit edilmesi gerekirken, bu yola başvurulmaksızın” karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. İşlemin iptaline ilişkin karar, mazeretin araştırılması gerekçesiyle 09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.
Danıştay 12. Daire, 09.03.2023 T., 2021/5491 E., 2023/1001 K.
Atama sonrası göreve başlamama hâlinde ek süre hükmü, ancak talep veya zorlayıcı sebep ileri sürülmüşse uygulanır. Bir ilkokulda müdür yardımcısı olan davacı, aynı ilçedeki başka bir okula atanmış; eski görev yerinden ilişiğini kestikten sonra yeni görevine başlamamış ve ancak on altıncı günde başvuruda bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, DMK m.63’ün ikinci fıkrasındaki on günlük ek süre yönünden bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiş, bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Daire, atamanın aynı yer içinde olması nedeniyle işe başlama süresinin tebliğ gününü izleyen iş günü olduğunu belirlemiş; ek süre yönünden ise “davacının, davalı idareye 657 sayılı Kanun’un 63. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 10 günlük ek süreden faydalanma yolunda bir talebinin bulunmadığı, gerek hakkında açılan soruşturmada verdiği ifadede ve gerekse dava dilekçesinde de anılan maddenin devamında yer alan belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebepler kapsamında araştırılması ve değerlendirilmesi gereken bir durumunun bulunduğunu ifade eden bir beyanda ya da itirazda bulunmadığı” tespitini yapmıştır. İşlemin iptali yolundaki karar 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.
Mazeret değerlendirmesinde hastalık raporlarına ilişkin ayrım belirleyicidir. Raporun Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e aykırı alınması onu kendiliğinden yok saymaz. 2025 tarihli karar, memuriyet mahalli dışından alındığı için usule aykırı bulunan bir raporda fenne aykırılık tespiti bulunmadığından memurun mazeretli sayılması gerektiğini kabul etmiştir. 2021 tarihli karar ise mazeret iddiasının araştırılmasını, gerekirse sağlık kuruluşuna sevk edilmesini istemektedir. İkisi ters yönde sonuç vermiş görünse de ortak ölçüt aynıdır: mazeret, tutanak sayısına bakılarak değil sağlık verisine dayanılarak değerlendirilir.
Usulî bir güvence de vardır. Anılan Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrasına göre raporun usule uygun olmaması hâli memura yazılı olarak bildirilir ve memur bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür. Danıştay 12. Dairesinin 28.12.2022 tarihli, 2022/2198 E., 2022/7050 K. sayılı kararında, bir ceza infaz kurumu personeline bu bildirimin telefonla yapıldığı, yazılı bildirimde bulunulmadığı saptanmış ve yazılı bildirim yapılmaksızın memurun izinsiz ve özürsüz görevini terk etmiş sayılamayacağı belirtilerek davanın reddine ilişkin karar oy birliğiyle bozulmuştur. Aynı kararda, yüksek disiplin kurulunun Devlet memurluğundan çıkarma teklifini reddettiği, buna rağmen m.94 uyarınca müstafi sayılma işlemi tesis edildiği de görülmektedir. Disiplin yolunun kendi kuralları için memur disiplin cezalarında zamanaşımı yazımıza bakılabilir.
Son olarak sürenin başlangıcı ile işlemin tarihi ayrı ayrı denetlenmektedir. 2025 tarihli kararda ilk derece mahkemesi, on günlük sürenin bitimini izleyen tarihten itibaren müstafi sayılma gerekirken bildirimi izleyen ilk günden itibaren işlem kurulmasını hukuka aykırı bulmuştu; Daire bu gerekçeye katılmamakla birlikte sonucu değiştirmemiştir. Atama sonrası göreve başlamama hâlinde ise 2023 tarihli karar, önce DMK m.62 ve m.63 hükümlerinin devreye gireceğini, ancak ek süre veya zorlayıcı sebep hiç ileri sürülmemişse bu hükümlerin uygulama alanı bulmayacağını göstermektedir. Atama işlemine karşı dava yolu için memur atama iptali davası ve şartları yazımız incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Raporu kuruma zamanında iletmemek | Yönetmelik, raporun süresi içinde disiplin amirine ulaştırılmasını zorunlu kılar | Rapor aslı veya örneği süresi içinde iletilmeli, kayıt alınmalıdır |
| Usulsüzlüğü sözlü bildirmek | Yönetmelik yazılı bildirim öngörür; sözlü bildirim sonuç doğurmaz | Usulsüzlük ve sonuçları memura yazılı olarak bildirilmelidir |
| Usule aykırılığı fenne aykırılıkla karıştırmak | Rapor usulüne aykırı olsa da tıbben geçerli olabilir | Fenne aykırılık yolunda tespit yoksa mazeret değerlendirmesi yapılmalıdır |
| Tutanak sayısına dayanmak | Tutanakların hangi günlere ait olduğu ve kesintisizliği ayrıca denetlenir | Kesintisiz on günün hangi günler olduğu açıkça gösterilmelidir |
| Tebligattan kaçınmak | Tebellüğden imtina tutanakla saptanır ve süreler işlemeye başlar | Tebligat alınmalı, itiraz varsa yazılı olarak yapılmalıdır |
| Mazereti dava aşamasında ilk kez ileri sürmek | Soruşturmada hiç belirtilmemiş sebepler değerlendirme dışı kalabilmektedir | Mazeret soruşturma ifadesinde ve belgelerle birlikte ortaya konmalıdır |
| Müstafi sayılmayı disiplin cezası sanmak | İşlem disiplin cezası değildir; kendi koşullarına göre denetlenir | Dava dilekçesinde m.94 koşullarının gerçekleşmediği ileri sürülmelidir |
| Devir ve teslimi tamamlamadan ayrılmak | m.95’e uymayanlar üç yıl geçmeden memurluğa alınamaz | Devir ve teslim işlemleri bitirilmeden görev bırakılmamalıdır |
| Dava açma süresini kaçırmak | İşlem kesinleşir ve iptal istemi süre yönünden reddedilir | Tebliğ tarihinden itibaren süre içinde idare mahkemesine başvurulmalıdır |
Çekilmiş sayılma ne demektir?
Mezuniyetsiz veya kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz on gün devam etmesi hâlinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın memurun çekilme isteğinde bulunmuş sayılmasıdır. Uygulamada müstafi sayılma denir.
On günlük süre nasıl hesaplanır?
Kanun terkin kesintisiz on gün devam etmesini arar. Danıştay, bu on günün hangi günler olduğunun ve kesintisizliğinin idarece somut delillerle ortaya konmasını zorunlu görmektedir.
Raporluyken müstafi sayılabilir miyim?
Rapor bir mazeret oluşturur. Bir kararda hastaneye yatış ve istirahat raporu bulunduğundan mazeretsiz devamsızlık fiilinin gerçekleşmediği kabul edilmiştir.
Raporum usule aykırı bulunursa ne olur?
Yönetmeliğe göre bu durum size yazılı olarak bildirilir ve bildirimi izleyen gün göreve gelmeniz gerekir. Ancak raporun fenne aykırı olduğu yolunda bir tespit yoksa, usule aykırılık tek başına mazeretin yokluğu anlamına gelmeyebilir.
Bildirim telefonla yapılabilir mi?
Yönetmelik yazılı bildirim öngörür. Danıştay bir kararında telefonla yapılan bildirimi yeterli görmemiş, yazılı bildirim yapılmaksızın devamsızlığın izinsiz ve özürsüz sayılamayacağını belirtmiştir.
Sürekli bir hastalığım varsa nasıl değerlendirilir?
Süreklilik gösterme ihtimali bulunan rahatsızlıklarda Danıştay, mazeret niteliğinin bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek tespit ettirilmesini istemektedir.
Müstafi sayılma disiplin cezası mıdır?
Hayır. Disiplin cezaları m.125’te sayılmıştır ve savunma, yetkili kurul, zamanaşımı gibi kurallara tabidir. Müstafi sayılma ise m.94’e dayanan ayrı bir işlemdir.
Devamsızlık disiplin cezası da gerektirir mi?
Evet, farklı sürelere farklı yaptırımlar bağlanmıştır: bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme, kesintisiz üç ilâ dokuz gün kademe ilerlemesinin durdurulması, bir yılda toplam yirmi gün ise Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirir.
Atandığım yere geç başlarsam müstafi sayılır mıyım?
Önce DMK m.62’deki işe başlama süreleri ve m.63’teki ek süre hükümleri değerlendirilir. Bir kararda, ek süre talebi veya zorlayıcı sebep hiç ileri sürülmediğinden ek süre hükmünün uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
Kendi isteğimle çekilirsem nasıl bir usul izlenir?
Bağlı olduğunuz kuruma yazılı olarak müracaat etmeniz gerekir. Yerinize atanan kimse gelinceye veya çekilme isteğiniz kabul edilinceye kadar görevinize devam edersiniz.
Yerime kimse atanmazsa görevi bırakabilir miyim?
Yerinize atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerinize bir vekil atanmadığı takdirde, üstünüze haber vererek görevinizi bırakabilirsiniz. Olağanüstü mazeretle çekilenler bir ay kaydına tabi değildir.
Devir ve teslim yükümlülüğü nedir?
Çekilen memurlardan devir ve teslimle yükümlü olanlar bu işlemlerin sonuna kadar görevlerini bırakamazlar. Gerekli süreler yönetmelikte belirtilir.
Yeniden memur olabilir miyim?
Mali ve cezai sorumluluklar saklı kalmak üzere; usulüne uygun çekilenler altı ay, çekilmiş sayılanlar ile usulüne uymadan ayrılanlar bir yıl, devir-teslim zorunluluğuna uymayanlar üç yıl geçmeden memurluğa alınamaz. Olağanüstü yönetim hâllerine ilişkin kurala aykırı davrananlar ise hiçbir surette alınamaz.
Olağanüstü hâlde çekilebilir miyim?
Olağanüstü hâl, seferberlik ve savaş hâllerinde veya genel hayata etkili afetlere uğrayan yerlerdeki memurlar, çekilme istekleri kabul edilmedikçe veya yerlerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.
İşleme karşı ne yapabilirim?
Müstafi sayılma işlemi idari dava konusu yapılabilir. Tebliğ tarihinden itibaren süresi içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır; dava dilekçesinde on günün kesintisizliği, günlerin belirliliği ve mazeretin varlığı ayrı ayrı tartışılmalıdır.
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.94 — Çekilme
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.95 — Çekilmede devir ve teslim süresi
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.96 — Olağanüstü yönetim hallerinde çekilme usulü
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.97 — Çekilen ve çekilmiş sayılanların yeniden atanmaları
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.98 — Memurluğun sona ermesi
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.20 — Çekilme
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.21 — Müracaat, şikayet ve dava açma
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125 — Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.126 — Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.127 — Zamanaşımı
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.128 — Karar süresi
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.137 — Görevden uzaklaştırma
İlgili yazılarımız: Memur disiplin cezalarında zamanaşımı · Görevden uzaklaştırma · Memurluktan çıkarma cezası · Memur disiplin cezası iptal davası · Memur atama iptali davası ve şartları
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.