Konya Anlaşmalı Boşanma Avukatı

Konya Anlaşmalı Boşanma Avukatı: Koşullar, Protokol ve Dava Süreci
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın kendisinde ve mali sonuçlarında (nafaka, tazminat, mal paylaşımı) ile çocukların durumunda uzlaştığı, mahkemenin bu uzlaşmayı denetleyerek boşanmaya hükmettiği davadır. Bu sayfada Konya’da anlaşmalı boşanma davası açmak isteyen eşler için koşullar, protokolde bulunması gereken hususlar ve mahkemede izlenen süreç, Türk Medeni Kanunu’na göre özetlenmiştir. LegaPro Hukuk Bürosu, 2014’ten beri Bursa merkezli olup Konya dahil Türkiye genelinde aile hukuku dosyalarını takip etmektedir.
Anlaşmalı Boşanmanın Koşulları
TMK m.166/3’e göre anlaşmalı boşanma için şu koşullar birlikte aranır:
- Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Bir yıldan kısa evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılamaz; bu durumda genel boşanma sebeplerine dayanılır.
- Eşler birlikte başvurmalı veya bir eş diğerinin davasını kabul etmelidir. Bu hâlde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.
- Hâkim tarafları bizzat dinlemelidir. Hâkim, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmedikçe boşanmaya karar veremez; tarafların avukat aracılığıyla temsili bu dinleme yerine geçmez.
- Mali sonuçlar ve çocukların durumu üzerinde anlaşma olmalıdır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek bu düzenlemeyi uygun bulmalıdır; gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir ve bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmedilir.
Anlaşmalı boşanmada tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı kuralı (TMK m.184/3) uygulanmaz; yani bu hâlde tarafların ikrarları hâkimi bağlar (m.166/3 son cümle).
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Bulunur?
- Velayet ve kişisel ilişki: Çocuğun velayetinin kime verileceği ve diğer eşin çocukla kişisel ilişkisinin gün ve saatleri. Hâkim, çocuğun yararını esas alarak düzenlemeyi değiştirebilir (TMK m.182).
- İştirak nafakası: Velayeti almayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılma miktarı (TMK m.182/3).
- Yoksulluk nafakası: Talep ediliyorsa veya edilmeyeceği açıkça yazılıyorsa miktarı ve ödeme biçimi (TMK m.175-176).
- Maddi ve manevi tazminat: Ödenecekse tutarı ve ödeme şekli veya karşılıklı feragat (TMK m.174).
- Mal rejiminin tasfiyesi: Edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değer ve katkı payı alacakları, taşınır ve taşınmazların kime kalacağı; devredilecek taşınmaz varsa devrin şekli.
- Ziynet eşyası, ev eşyası ve konut: Kime ait olduğu ve iade edilip edilmeyeceği.
- Soyadı: Kadının boşandığı eşin soyadını kullanmaya devam edip etmeyeceği (TMK m.173).
Protokolün eksik veya belirsiz yazılması, boşanmadan sonra ayrı davalara yol açar. Örneğin genel bir feragat ibaresinin ziynet ve mal rejimi alacaklarını kendiliğinden kapsayıp kapsamadığı Yargıtay uygulamasında tartışmalıdır; bu nedenle her alacak kalemi açıkça yazılmalıdır. Örnek protokol yapısı için anlaşmalı boşanma protokolü örneği yazımıza bakabilirsiniz.
Konya İçin Dava Nerede ve Nasıl Açılır?
- Görevli ve yetkili mahkeme: Aile mahkemesi (4787 sayılı Kanun m.4). Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.168); yerleşim yeri Konya ise dava Konya’daki aile mahkemesinde açılabilir.
- Dilekçe ve protokol: Eşler birlikte hazırladıkları boşanma dilekçesi ve protokolle mahkemeye başvurur; ya da bir eş dava açar, diğeri davayı kabul eder.
- Duruşma: Hâkim, tarafları bizzat dinler; boşanma iradesinin serbest olduğunu ve protokolün çocukların yararına uygun olduğunu kontrol eder.
- Karar: Hâkim protokolü onaylar ve boşanmaya karar verir; protokol onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5).
- Kesinleşme: Taraflar kanun yoluna başvurmaktan feragat ederse karar hemen kesinleşir; aksi hâlde karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.345).
Tek Celsede Boşanma Mümkün mü?
Eşler boşanmanın tüm sonuçları konusunda anlaşmışsa ve protokol eksiksiz hazırlanmışsa, hâkimin tarafları dinleyip protokolü onaylamasıyla dava genellikle tek duruşmada sonuçlanır. Hâkim protokolde değişiklik gerekli görürse bu değişikliklerin tarafların huzurunda kabul edilmesi gerekir; kabul edilmezse dava çekişmeli olarak sürebilir. Ayrıntı: tek celsede boşanma.
Kararın Sonradan Değiştirilmesi
Kesinleşen anlaşmalı boşanma kararına karşı olağan yol kapanmıştır; protokolün sonradan tek taraflı değiştirilmesi mümkün değildir. Nafakanın artırılması veya azaltılması, mali durumun değişmesi hâlinde ayrı dava ile istenebilir (TMK m.176); velayet ve kişisel ilişkide yeni olgular ortaya çıkmışsa hâkim önlem alabilir (m.183). Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğradığından (m.178) süreye dikkat edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Evlilik bir yılı doldurmadan anlaşmalı boşanma olur mu?
Hayır. TMK m.166/3’e göre evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Daha kısa evliliklerde, boşanma sebeplerinden birine dayanılarak çekişmeli dava açılır.
Duruşmaya eşlerin bizzat katılması zorunlu mu?
Evet. Hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmek zorundadır; bu nedenle vekille temsil yeterli değildir.
Protokolde nafaka veya tazminat yazılmazsa ne olur?
Taraflar bu alacaklardan açıkça vazgeçtiyse karar bu şekilde kesinleşir. Ancak protokolde belirsiz bir feragat ibaresi varsa, hangi alacakların kapsandığı sonradan uyuşmazlık konusu olur; bu nedenle her kalemin açık yazılması önerilir.
Anlaşmalı boşanmada hâkim protokolü değiştirebilir mi?
Evet. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir (TMK m.166/3).
Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?
Eksiksiz hazırlanmış bir protokolle dava genellikle tek duruşmada sonuçlanır; kesin süre, mahkemenin iş yüküne ve duruşma gününe göre değişir. Daha ayrıntılı bilgi için anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır ve ne kadar sürer yazımıza bakabilirsiniz.
Konya için anlaşmalı boşanma avukatına nasıl ulaşabilirim?
Konya Anlaşmalı Boşanma Avukatı için bizimle iletişime geçebilir ya da iletişim sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.
Konya’da Anlaşmalı Boşanma: Mahkeme ve İstinaf Yolu
Konya’da aile davalarına Konya Aile Mahkemeleri bakar. Kararlara karşı istinaf Konya Bölge Adliye Mahkemesi‘nin 2. Hukuk Dairesi’ne, temyiz Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne gider; Aksaray ve Karaman dosyaları da aynı istinaf mahkemesine bağlıdır. Daire numaraları hâkimler ve savcılar kurulunun iş bölümü kararlarıyla zaman içinde değişebilir; burada yalnızca karar metinlerinde görülen dağılım aktarılmıştır.
Yargıtay Uygulamasından Örnek
Konuya ilişkin bir Yargıtay uygulaması örneği aşağıda özetlenmiştir; somut dosyada güncel içtihat taraması yapılmalıdır.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2016/1018, K.2016/1738, 15.02.2016 Kayıtsız şartsız beyan feragattir. Daire, HMK m.307‘deki tanımdan hareket eder — “Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir” — ve m.311 uyarınca feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu belirtir. Buradan çıkan ilke şudur: “hiç var olmayan veya başlangıçta var olmakla birlikte feragat nedeniyle bizzat hak sahibi tarafından ortadan kaldırılan bir hak için, usul hukukunun kurum ve kuralları kullanılarak talepte bulunulması mümkün değildir.” Somut olayda kadın, boşanma yargılamasında kayıtsız şartsız olarak yoksulluk nafakası talebi olmadığını bildirmişti; Daire bunu feragat sayarak “davacı artık bir daha yoksulluk nafakası talebinde bulunamaz” sonucuna vardı.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2011/13649, K.2011/18800, 24.11.2011 Usulüne uygun feragat yoksa hak sürer. Protokolün 5. maddesinde “taraflar birbirlerinden herhangi bir nafaka ve tazminat talepleri bulunmamaktadır” yazılıydı ve mahkeme bu nedenle yoksulluk nafakası istemini reddetmişti. Daire, feragatin usulünü hatırlattı: beyan dilekçeyle ya da yargılama sırasında sözlü olarak yapılır ve sözlü feragat tarafların huzurunda okunup imzalatılır. Somut olayda “yoksulluk nafakası isteminden açıkça vazgeçildiği yönünde bir dilekçe veya tutanağa aktarılmış usulüne uygun feragat bulunmamaktadır”; protokoldeki ifadede de “yoksulluk nafakası isteminden vazgeçildiği yönünde bir açıklık” yoktu. Bu nedenle deliller toplanarak esasa girilmelidir.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2011/14455, K.2011/18101, 21.11.2011 Celse beyanı “açıkça feragat” sayılmayabilir. Boşanma ilamında yoksulluk nafakasından feragat edildiği ve nafaka takdirine yer olmadığı yazılmasına dayanılarak sonraki dava reddedilmişti. Daire dosyayı inceleyerek, boşanma dosyasında “açıkça vazgeçildiği yönünde bir dilekçe veya tutanağa aktarılmış usulüne uygun feragat beyanı” bulunmadığını ve davacının duruşma beyanının da “açıkça ‘yoksulluk nafakasından feragat’ edildiğinin kabulü mümkün” olmadığını saptadı; ret kararı bozuldu.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2012/23009, K.2013/1638, 05.02.2013 Dava dilekçesindeki beyan yalnız tedbir nafakasını kapsar. Daire, önce yoksulluk nafakasının boşanma dilekçesiyle birlikte, dava sürerken ya da boşanmadan sonra ayrı bir davayla istenebileceğini belirtir. Ardından açık bir sınır çizer: “Davanın boşanma davasında, dava dilekçesinde nafaka istemediğine ilişkin beyanı sadece tedbir nafakasını kapsar ve bu beyanın ileriye dönük haktan feragat sonucunu doğuracağını kabul etmek hukuken mümkün değildir.” Gerekçe hak arama özgürlüğüne dayandırılır: böyle bir kabul “hak arama özgürlüğünün bir sınırlaması olup, himaye görmez.”