İşe İade Kazandım, Sonra Ne Olacak? 10 İş Günü Kuralı
İşe iade davasını kazanmak, işe geri dönmek anlamına gelmez. Kararın kesinleşmesinden sonra iki tarafın da yapması gereken şeyler vardır ve bunların süresi çok kısadır. Uygulamada davayı kazanıp hiçbir şey alamayan işçilerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur — sebep neredeyse her zaman aynıdır: on iş günü kuralının kaçırılması.
Karar kesinleştikten sonraki takvim
- İşçi, on iş günü içinde işverene başvurmalıdır. İş Kanunu m.21 uyarınca işçi, kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Bu süre içinde başvurmazsa, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işçi yalnızca varsa kıdem–ihbar haklarını alır; boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı doğmaz.
- Başvuru ispatlanabilir olmalıdır. Noter ihtarnamesi en güvenli yoldur. Elden verilen dilekçede mutlaka imzalı ve tarihli teslim kaydı alın. Telefonla ya da sözlü yapılan başvuru, ispatlanamadığı için yok hükmündedir.
- İşveren bir ay içinde işe başlatmalıdır. Başvuru üzerine işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmakla yükümlüdür.
- Başlatmazsa tazminat doğar. Mahkemenin kararında belirlediği, işçinin en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki işe başlatmama tazminatı ödenir.
İki ayrı kalem: boşta geçen süre ve işe başlatmama
- Boşta geçen süre ücreti. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar ücreti ve diğer hakları ödenir. Bu kalem, işçi işe başlatılsa da başlatılmasa da doğar. Ücret, çıplak değil giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır ve ikramiye, yol, yemek gibi süreklilik gösteren ödemeleri kapsar.
- İşe başlatmama tazminatı. Yalnızca işveren işe başlatmazsa doğar. Miktarı mahkemece belirlenir; kıdem süresi, feshin ağırlığı ve dosyanın özellikleri gözetilir. Uygulamada uzun kıdemli işçilerde üst sınıra yaklaşılır.
Bu iki kalem kıdem ve ihbar tazminatından ayrıdır. İşe başlatılmayan işçi, kıdem ve ihbar tazminatına da hak kazanır; daha önce ödenmişse aradaki fark tamamlanır.
İşveren “başlıyorum” derse ne olur?
İşveren işçiyi gerçekten işe başlatırsa işe başlatmama tazminatı doğmaz; ancak boşta geçen süre ücreti yine ödenir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, samimi olmayan çağrılardır: işçinin eski görevinden esaslı biçimde farklı, uzak bir şehirdeki ya da statüsünü düşüren bir pozisyona çağrılması hâlinde, işe başlatma gerçek anlamda yapılmış sayılmayabilir. Bu durumda işçinin göreve başlamaması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz — ancak bu bir ispat meselesidir ve çağrı yazısının içeriği belirleyicidir.
Aynı şekilde işçinin başvurusunun samimi olması da aranır; başvurup işe başlamamak, hakkı tartışmalı hâle getirir.
Sık yapılan altı hata
- On iş gününü takvim günü sanmak. Süre iş günü üzerinden hesaplanır; hafta sonu ve resmî tatiller sayılmaz. Yine de en kısa sürede başvurmak en güvenlisidir.
- Kararın kesinleşmesini beklememek ya da fark etmemek. Süre, kesinleşen kararın tebliğinden işler. Kesinleşme durumunu kesinleşme şerhi ile netleştirin.
- Başvuruyu belgelememek. İspatlanamayan başvuru yapılmamış sayılır.
- Başka işe girdim diye başvurmamak. Başka bir işte çalışıyor olmanız başvuru hakkınızı ortadan kaldırmaz.
- Tazminatı talep etmeyi unutmak. İşe başlatmama tazminatının miktarı işe iade kararında belirlenir; dava dilekçesinde açıkça istenmemişse mahkeme belirleyemez. Örnek: işe iade dava dilekçesi.
- Ödenmezse takip başlatmamak. Alacak ilama dayandığından ilamlı icra takibine konu edilir.
Tutarı önceden görmek
Boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının yaklaşık toplamı için işe iade tazminatı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz; kıdem ve ihbar için kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı araçlarımız vardır. Sonuçlar yaklaşıktır; kesin hesap dosya bazında yapılır.
İşe iade dışındaki alacaklarınız için işçilik alacakları dava dilekçesi, sigortasız çalışma varsa hizmet tespiti örneklerimize bakabilirsiniz. Bursa’daki iş uyuşmazlıkları için Bursa’da işçilik alacakları ve işe iade sayfamız yol gösterir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Süreler hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde kazanılmış bir dava dahi sonuçsuz kalabilir.