Adliyede Kayıt Yasağı Görüntü ve Ses Kaydı Almanın Kapsamı

Adliyede Kayıt Yasağı Görüntü ve Ses Kaydı Almanın Kapsamı

Adliye Binalarında ve Duruşma Salonlarında Kayıt Almaya Dair Genel Bilgiler

Adil yargılanma ilkesinin teminat altına alınması ve adli süreçlere dahil olan tarafların haklarının korunması, yargı sisteminin en önemli önceliklerindendir. Bu bağlamda, duruşma salonlarında ve adliye binalarında ses, fotoğraf ve video kaydı alınması, belirli yasal düzenlemeler çerçevesinde kısıtlanmıştır. Bu kısıtlamalar, yargılamanın gizliliğini, tarafsızlığını ve adil bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla getirilmiştir. Bu düzenlemelerin temelinde, yargılama sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve tarafların herhangi bir mağduriyete uğramaması yatmaktadır. Kayıt yasağı, tanıkların, mağdurların ve sanıkların baskı altında hissetmeden, özgürce ve doğru bir şekilde ifade verebilmelerini temin etmeyi hedefler.

Ceza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde Kayıt Alma Yasağı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), adliye binalarında ve duruşma salonlarında kayıt alınmasını düzenleyen temel kanundur. CMK’nın 183. maddesi, bu yasağı açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu madde, duruşma salonlarında ve adliye binası içerisinde, duruşma başladıktan sonra, her türlü sesli veya görüntülü kayıt veya nakil olanağı sağlayan cihazların kullanımını yasaklamıştır. Ayrıca, bu yasak sadece duruşma salonlarıyla sınırlı olmayıp, adliye binası içerisinde ve dışındaki diğer tüm adli işlemler sırasında da geçerlidir.

Yasak Kapsamına Giren Cihazlar ve Teknolojiler

Bu yasak, teknolojik gelişmeler de göz önünde bulundurularak geniş bir yelpazede değerlendirilmelidir. Yasak kapsamına giren cihazlar arasında şunlar bulunur:

  • Mobil Cihazlar: Akıllı telefonlar, tabletler gibi mobil iletişim ve kayıt yapabilme özelliğine sahip cihazlar.
  • Profesyonel Kayıt Ekipmanları: Video kameralar, fotoğraf makineleri, ses kayıt cihazları gibi profesyonel amaçlı kullanılan ekipmanlar.
  • Gizli Kayıt Cihazları: Küçük boyutlu ve fark edilmesi zor olan, gizli kayıt yapma amacıyla tasarlanmış cihazlar.
  • Diğer Elektronik Cihazlar: Kayıt yapma özelliği bulunan diğer tüm elektronik cihazlar, bu yasak kapsamında değerlendirilir.

Aleniyet İlkesi ve Masumiyet Karinesinin Korunması

Duruşmalar, hukuk sistemimizde kural olarak aleni, yani halka açık bir şekilde gerçekleştirilir. Ancak bu aleniyet, duruşmaların kayıt altına alınarak yayınlanabileceği anlamına gelmez. Duruşmaların ses ve görüntü kaydının alınması ve yayınlanması, “masumiyet karinesi” olarak bilinen ve kişilerin suçluluğu hükmen sabit olana kadar masum sayılmasını öngören temel hukuk ilkesine zarar verebilir. Bu nedenle, kayıt yasağı masumiyet karinesinin korunması açısından da büyük önem taşır.

Yasağın Kapsam Alanı: Adli İşlemlerin Bütünlüğü

CMK 183. madde, kayıt yasağının sadece adliye binaları ve duruşma salonları ile sınırlı olmadığını açıkça belirtmektedir. Bu yasak, kolluk kuvvetleri tarafından yürütülen işlemler, hakim veya Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan sorgulamalar ve keşifler gibi adliye binası dışında gerçekleştirilen tüm adli işlemleri de kapsamaktadır. Bu geniş kapsam, tanıkların, mağdurların ve sanıkların her aşamada korunmasını ve adli sürecin her aşamasının gizliliğinin ve güvenliğinin sağlanmasını amaçlar.

Kanun Tarafından İzin Verilen Kayıtlar ve İstisnai Durumlar

Belirtmek gerekir ki, kanunların açıkça izin verdiği ve tutanak tutulması amacıyla gerçekleştirilen ses ve görüntü kayıtları bu yasağın dışındadır. Örneğin, mahkeme heyetinin kararı veya tarafların talebi doğrultusunda, duruşmaların resmi olarak kayıt altına alınması mümkündür. Bu kayıtlar, resmi tutanak niteliğinde olup, yargılama sürecinin belgelenmesi ve denetlenebilirliği açısından önem taşır.

İzinsiz Kayıt Yapmanın Hukuki Sonuçları: Türk Ceza Kanunu’ndaki Düzenlemeler

Türk Ceza Kanunu’nun 286. Maddesi ve Öngörülen Yaptırımlar

Adliye binalarında ve adli işlemler sırasında izinsiz olarak ses ve görüntü kaydı yapılması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında suç teşkil etmektedir. TCK’nın 286. maddesi, bu suçu ve uygulanacak yaptırımı açıkça düzenlemiştir. İlgili madde, soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişilerin cezalandırılacağını hükme bağlamıştır.

Öngörülen Cezai Yaptırımın Niteliği

TCK 286. madde uyarınca, bu suçu işleyen kişiler altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu ceza, adli para cezasına çevrilebilir veya belirli koşullar altında ertelenebilir. Ancak, izinsiz kayıt yapmanın ciddiyeti göz önünde bulundurulduğunda, bu fiilin hukuki sonuçlarının önemli olduğu açıktır.

Kayıt Alma Yasağına İlişkin İstisnalar: Özel Durumlar ve Uygulamalar

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Düzenlenen İstisnai Haller

Ceza Muhakemesi Kanunu, kayıt alma yasağına belirli istisnalar getirmiştir. Bu istisnalar, yargılamanın etkinliğini ve adaletin tecellisini sağlamak amacıyla öngörülmüştür.

İstinabe Yoluyla Dinlemede Kayıt İmkanı: CMK 180/5’in Uygulanması

CMK’nın 180/5. maddesi, istinabe yoluyla, yani bir mahkemenin başka bir mahkemeden tanık veya bilirkişi dinlemesi talebinde bulunması durumunda, kayıt yapılmasına imkan tanımaktadır. Bu düzenleme, özellikle büyükşehirlerde, yargı çevresi dışında bulunan ilgililerin dinlenmesi gerektiğinde, sürecin hızlanmasını ve kolaylaşmasını amaçlamaktadır.

Zorunlu Hallerde Görüntülü ve Sesli İletişim Tekniğinin Kullanımı: CMK 196/4’ün Getirdiği Kolaylık

CMK’nın 196/4. maddesi ise, hakimin veya mahkemenin gerekli gördüğü durumlarda, sanığın SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) gibi sesli ve görüntülü iletişim teknikleri kullanılarak sorgusunun yapılabilmesine veya duruşmalara katılabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu düzenleme, özellikle sanığın duruşma salonuna getirilmesinin zor veya imkansız olduğu durumlarda, yargılamanın devamlılığını ve etkinliğini temin etmektedir.

Sonuç olarak, adliye binalarında ve adli işlemler sırasında ses, fotoğraf ve video kaydı alınması kural olarak yasaklanmıştır. Bu yasak, adil yargılanma hakkının korunması, masumiyet karinesinin gözetilmesi ve adli süreçlerin gizliliğinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak, kanunlarda belirtilen istisnai durumlarda ve izin verilen hallerde kayıt yapılması mümkündür. Bu yasağa uyulmaması halinde ise Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesi uyarınca cezai yaptırım uygulanmaktadır. Adli süreçlerde hak kaybına uğramamak ve olası yaptırımlardan kaçınmak için, bu konuda bilinçli olunması ve yasal düzenlemelere uyulması büyük önem arz etmektedir.

Hukuki Destek Almanın Önemi: Adli süreçlerde karşılaşılabilecek hukuki sorunlar ve yaptırımlar konusunda bilgi sahibi olmak ve haklarınızı korumak için profesyonel hukuki destek almanız büyük önem taşımaktadır. Bu konuda deneyimli bir avukatla çalışmak, süreci daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde yönetmenize yardımcı olacaktır.


Yargıtay uygulaması — duruşmayı kaydetmek başlı başına suçtur
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2020/9566, K.2021/1107, 03.02.2021 İzleyici sıralarından yapılan çekim. Birden çok sanığın yargılandığı bir ağır ceza duruşmasında, savunmalar ve savcı talebi alındıktan sonra izleyici kısmında oturan kişinin, mahkeme heyeti ile Cumhuriyet savcısının görüntülerini kaydettiği fark edilmiş ve suç duyurusu üzerine TCK m.286/1’deki ses veya görüntülerin kayda alınması suçundan dava açılmıştı. Yerel mahkeme, kişinin arkadaşıyla mesajlaşırken yanlışlıkla kaydettiği gerekçesiyle beraat kararı vermişti. Daire; adli emanetteki on bir saniyelik görüntünün bilirkişiye inceletilerek kaydın zaman aralığı, süresi, içeriği, çekim açısının değişip değişmediği ve heyete doğru odaklanılıp odaklanılmadığının denetime elverişli biçimde raporlanması gerektiğini belirterek, yetersiz gerekçe ve eksik incelemeye dayalı beraat kararını bozdu.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2019/11413, K.2022/5269, 29.06.2022 Kaydı “delil” diye sunmak da kurtarmaz. Sanık, yargılandığı başka bir dosyada verdiği reddi hâkim dilekçesinin ekinde, o mahkemenin bir duruşmasına ait kesintisiz ses kaydını delil olarak ibraz etmişti. Mahkeme, kovuşturma işlemleri sırasındaki seslerin yetkisiz olarak kayda alınmasından dolayı suç duyurusunda bulundu ve TCK m.286/1 uyarınca kamu davası açıldı. Daire; hüküm tarihinden sonra 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle TCK m.75’te yapılan değişiklikle bu suçun önödeme kapsamına alınması karşısında, usulüne uygun önödeme ihtarı yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtti. Kaydın savunma amacıyla kullanılmış olması, eylemi suç olmaktan çıkarmamıştır.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2019/12728, K.2023/379, 13.02.2023 Yaptırım: altı aya kadar hapis ve müsadere. Yerel mahkeme, ses veya görüntülerin kayda alınması suçundan TCK m.286/1 uyarınca altı ay hapis cezasına, ayrıca m.53’teki hak yoksunluklarına, m.58 uyarınca mükerrirliğe ve m.54 uyarınca müsadereye hükmetmişti. Daire; suçun altı aya kadar hapis cezası yaptırımı öngördüğünü ve hükümden sonra 6763 sayılı Kanun’la önödeme kapsamına alındığını gözeterek dosyayı bu çerçevede değerlendirdi. Karar, kaydı yapan cihazın müsadere edilebileceğini de göstermesi bakımından uyarıcıdır.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2024/2706, K.2024/5121, 09.10.2024 Duruşma dışındaki toplantı da korunur. Sanık; adliyede görev yapan kişilerin katılımıyla gerçekleşen bir toplantıda, adliyenin düzeni ve işleyişiyle ilgili aleni olmayan söyleşiyi, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, diğer konuşanların rızası olmadan cep telefonuyla gizlice kaydetmişti. Bu eylem, TCK m.286 değil, m.133/2’deki “katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi ses alma cihazı ile kaydetme” suçu sayılarak mahkûmiyet kararı verildi. Daire, cezanın türü ve üst sınırına göre asli dava zamanaşımının sekiz, kesintili zamanaşımının on iki yıl olduğunu belirterek zamanaşımı değerlendirmesi yaptı. Karar, adliye içindeki kayıtların duruşma salonuyla sınırlı olmadığını gösterir.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Adliyede kayıt yasağının iki ayrı dayanağı vardır. Usul kuralı: CMK m.183 uyarınca adliye binası içinde ve duruşma başladıktan sonra duruşma salonunda her türlü sesli veya görüntülü kayıt ya da nakil olanağı sağlayan aletler kullanılamaz; bu, sanık, mağdur, tanık, avukat ve izleyici ayrımı yapmaksızın herkes için geçerlidir. Kuralın istisnası dardır: adliye ve mahkeme kalemlerinde ve dava dosyaları üzerinde soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin gerektirdiği kayıtlar ile kanunun izin verdiği hâllerde mahkemece yapılan kayıtlar. Ceza kuralı: bu yasağa aykırılık TCK m.286’da “ses veya görüntülerin kayda alınması” suçu olarak düzenlenmiştir — “Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Suç, 6763 sayılı Kanun’la önödeme kapsamına alınmıştır; bu nedenle şartları varsa önödeme ihtarı yapılması zorunludur, aksi hâlde hüküm bozulur. Uygulamada bilinmesi gereken üç nokta şudur. Birincisi, amaç önemli değildir: kaydın “kendi savunmam için”, “hakkımı ispat etmek için” alınmış olması suçu ortadan kaldırmaz; hukuka aykırı elde edilen bu kayıt ayrıca delil olarak da kullanılamaz. İkincisi, kayıt cihazına el konulabilir ve müsadereye hükmedilebilir; ayrıca duruşma düzenini bozan davranış CMK m.203 uyarınca salondan çıkarılma ve disiplin hapsi sonucunu doğurabilir. Üçüncüsü, adliyedeki her kayıt aynı maddeye girmez: duruşma ve soruşturma işlemleri dışındaki aleni olmayan konuşma ve söyleşilerin gizlice kaydı, kararların gösterdiği üzere TCK m.133 kapsamında değerlendirilir ve daha ağır yaptırıma tabidir. Duruşmanın kayda alınmasına ihtiyaç duyulduğunda doğru yol, mahkemeden talepte bulunmak ve tutanağa geçirilmesini istemektir.

Hukuki danışmanlık almak istemeniz halinde veya herhangi bir sorunla karşılaşmanız durumunda LegaPro Hukuk Bürosu olarak size yardımcı olabiliriz. Avukat haklarınızı korumanıza destek olacaktır. 📞 0507 606 15 14

🚨 Whatsapp’tan bize ulaşabilirsiniz! 🚨

https://legapro.net/

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İş hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Borçlunun Mal Kaçırması Durumunda Alacaklının Hakları

İçindekilerBorçlu Eşi/Çocuğu Üzerine Mal Kaçırmış Ne Yapabilirim? Eş ve Çocuk Üzerine Devirlerde YapılabileceklerBorçlunun Mal Kaçırması Kavramı ve Hukuki…

05.01.2025 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Fazla Mesaide Takdiri (Hakkaniyet) İndirimi Neden Yapılır? Hangi Hâllerde Yapılmaz?

İçindekilerİndirim neden yapılıyor?İndirim yapılmayan hâl: yazılı belgeİki yönlü denetim: ne çok, ne azHangi alacaklarda uygulanır?İndirimi azaltmanın yolu: ispat…

16.08.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Kıdem, İhbar, Fazla Mesai ve İzin Alacağında Zamanaşımı Kaç Yıl? Geçiş Rejimi

İçindekilerAlacak türüne göre sürelerÜcret niteliğindeki alacaklarKısmi dava, belirsiz alacak ve ıslahNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalarSık…

27.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İş Hukuku Avukatı Bursa – İşçi Avukatı

İçindekilerİş Hukuku Avukatı Bursa: İş Sözleşmesi, Fesih ve Tazminatlar İçin Rehberİş Hukuku Avukatı Hangi İşlerde Görev Alır?İş Sözleşmesi:…

19.04.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Emekli Maaşı Hesaplama 

İçindekilerEmekli Maaşı HesaplamaAylık nasıl hesaplanır?Emekli aylıklarında zamEmeklilik şartlarıEmekli Maaşı Hesaplama Emekli aylığı; sigortalılığın başlangıç tarihine, prim ödeme gün…

26.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Fazla Mesai Ücretinin Ödenmemesi

İçindekilerFazla Mesai Ücreti Ödenmeyen İşçinin Hakları ve Başvuru YollarıFazla Mesai Nedir?Fazla Mesai Ücreti Yasal Düzenlemesi Nedir?Fazla Mesai Ücretinin…

28.07.2024 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara