Halkı Askerlikten Soğutma Suçu (TCK 318): Teşvik ve Telkin, Eleştiri Sınırı, Basın Yoluyla İşlenme ve Yargıtay Kararları

- TCK m.318/1’e göre askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası alır.
- Fiil basın ve yayın yoluyla işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
- Maddenin lafzı, teşvik veya telkinin firara ya da askerlikten vazgeçmeye yöneltecek nitelikte olmasını arar.
- 9. Ceza Dairesi, internet sitesinde yayımlanan ve askerlik hizmetinin yürütülmesine ilişkin eleştiri ve önerilerden ibaret bir yazıda suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir.
- 8. Ceza Dairesi, gençlerin askerliğe gönderilmeyeceğini de içeren bildirilerdeki ifadeleri bütün olarak değerlendirip devlet teşkilatını aşağılama suçu yönünden inceleme yapılmasını istemiştir.
- TCK 301’deki suçtan soruşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır; TCK 318’de böyle bir şart yoktur.
- Suç terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenirse 3713 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca terör suçu sayılır.
- Bu durumda ceza aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca yarı oranında artırılır; bu artırım çocuklar hakkında uygulanmaz.
- 7. Ceza Dairesi, bu suçta şikâyetçi kurumun katılma ve temyiz hakkı bulunmadığını kabul etmiştir.
- Suç önödeme ve uzlaştırma kapsamında değildir.
- Basit yargılama usulü, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmişse uygulanmaz.
- Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir; denetim süresinde dava zamanaşımı durur.
- Bölge adliye mahkemesi kararları CMK m.286/3-a uyarınca temyiz edilebilir.
- 2014 öncesi kararlardaki sulh ceza mahkemesinin görevine ilişkin tespitler, sulh ceza mahkemelerinin yerini sulh ceza hâkimliklerinin almasıyla güncelliğini yitirmiştir.
- Olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Askerlikle ilgili sert bir sosyal medya paylaşımı, bir bildiri ya da bir toplantıda söylenen sözler, TCK 318 kapsamında soruşturma başlatılmasına yol açabilmektedir. Bu dosyalarda asıl tartışma, sözlerin askerlik hizmetine yönelik bir eleştiri mi, yoksa kişileri firara veya askerlikten vazgeçmeye yöneltecek bir teşvik veya telkin mi olduğudur.
Yargıtay kararları, yazının veya konuşmanın bütün olarak değerlendirilmesini istemektedir. Aynı ifadeler bazen devletin askerî teşkilatını aşağılama suçu, bazen de terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olarak ayrıca tartışılabilmektedir. Kimlerin davaya katılabileceği ve kanun yollarına başvurabileceği de uygulamada sorun çıkaran bir konudur. Aşağıda suçun unsurları ve bu kararlar ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Firara veya askerlikten vazgeçmeye teşvik ya da telkin | TCK m.318/1 | Altı ay–iki yıl hapis |
| Basın ve yayın yoluyla işlenme | TCK m.318/2; TCK m.6/1-g | Ceza yarı oranında artırılır |
| Terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenme | 3713 sayılı Kanun m.4, 5 | Terör suçu; ceza yarı oranında artırılır |
| Askerlik uygulamasına eleştiri ve öneri içeren yazı | Y9CD 21.09.2011 | Suçun unsurları oluşmaz |
| Askerliği de hedef alan aşağılayıcı bildiriler | Y8CD 14.10.2024; TCK m.301 | İzin alınarak TCK 301 yönünden değerlendirme |
| Terör suçu artırımının unutulması | Y9CD 14.11.2011 | Aleyhe temyiz yoksa bozma nedeni yapılmaz |
| Şikâyetçi kurumun temyizi | Y7CD 09.09.2025; CMK m.237, 260 | Katılma ve temyiz hakkı yok |
| Bölge adliye mahkemesi kararı | CMK m.286/3-a | Temyiz edilebilir |
| Dava zamanaşımı | TCK m.66/1-e; CMK m.231/8 | Sekiz yıl; HAGB denetim süresinde durur |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Suça konu sözlerin, yazının veya paylaşımın tam metnini ve bağlamını dosyaya kazandırın.
- Metnin bütün olarak askerlik hizmetine yönelik eleştiri mi, yoksa firara veya askerlikten vazgeçmeye yönelik teşvik ya da telkin mi olduğunu değerlendirin.
- İfadelerin kime yöneldiğini; askerlik hizmetini yapanların veya bu hizmete katılacakların muhatap alınıp alınmadığını inceleyin.
- Fiilin basın ve yayın yoluyla işlendiği iddia ediliyorsa kullanılan aracın TCK m.6/1-g kapsamında bir kitle iletişim aracı olup olmadığını tartışın.
- Paylaşımın veya metnin sanığa ait olduğunu gösteren teknik ve tanık delillerini denetleyin.
- Aynı metinde devlet kurumlarına yönelik aşağılama iddiası varsa TCK 301 yönünden Adalet Bakanı izninin bulunup bulunmadığını araştırın.
- Terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlendiği iddiası varsa örgütle bağlantıyı gösteren somut delilleri inceleyin.
- Tek eylemle birden fazla suçun oluşup oluşmadığını ve TCK m.44’ün uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirin.
- Olay tarihinin 6459 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce olup olmadığını kontrol edin.
- Katılma talebinde bulunan kurum veya kişinin suçtan doğrudan zarar görüp görmediğini tartışın.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve basit yargılama usulünün koşullarını ayrı ayrı değerlendirin.
- Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğunu gözeterek süresinde başvurun.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 21.09.2011 T., 2009/10648 E., 2011/27154 K.
İnternet sitesinde yayımlanan bir yazı bütün olarak askerlik hizmetinin yürütülmesine ilişkin eleştiri ve önerilerden ibaretse halkı askerlikten soğutma suçunun unsurları oluşmaz. Sulh ceza mahkemesi, bir internet sitesine yazdığı yazı nedeniyle sanığı devletin askerî ve emniyet teşkilatını alenen aşağılama ile halkı askerlikten soğutma suçlarından mahkûm etmiş ve cezaları ertelemiştir. Sanık müdafii hükmü temyiz etmiştir. Daire, aşağılama suçu yönünden hükümden sonra yürürlüğe giren 5759 sayılı Kanunla getirilen Adalet Bakanı izni şartının lehe olduğunu belirtmiştir. Yazının bütününe bakıldığında ise yazının “askerlik hizmetinin yürütülmesi ile ilgili kısmen eleştiri kısmen de önerilerden ibaret olduğu ve atılı suçların unsurları itibariyle oluşmadığı” gözetilmeden mahkûmiyet kurulmasını kanuna aykırı bulmuştur. Hüküm 21.09.2011 tarihinde sanık müdafiinin temyizi üzerine beraat gerektiği gerekçesiyle oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.10.2024 T., 2021/17023 E., 2024/7634 K.
Askerliği de konu alan bildirilerdeki ifadeler bütün olarak devlet teşkilatına yönelik ağır eleştiriyi aşan aşağılama niteliğindeyse, ek savunma hakkı tanınıp Adalet Bakanlığından izin alındıktan sonra TCK 301 yönünden hüküm kurulması gerekir. Sanık hakkında apartman girişlerine ve posta kutularına bıraktığı bildiriler nedeniyle kanunlara uymamaya tahrik ve halkı askerlikten soğutma suçlarından kamu davası açılmıştır. Bildirilerde laiklik, devlet kurumları ve okullar eleştirilmiş; böyle bir devletin askerliğini yapmaya gençlerin gönderilmeyeceği, mahkemelerin reddedilmesi gerektiği gibi ifadelere yer verilmiştir. Asliye ceza mahkemesi suç işleme kastı bulunmadığı gerekçesiyle her iki suçtan beraat kararı vermiş, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, ifadelerin bir bütün olarak “devlet teşkilatına yönelik ağır eleştiri amacını aşan aşağılama niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır” tespitini yapmış; TCK m.301/1 ve 301/4 uyarınca izin alınarak mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar ayrıca basit yargılama usulü yönünden de yeniden değerlendirme istemiştir. Hükümler 14.10.2024 tarihinde Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 14.11.2011 T., 2009/17659 E., 2011/28412 K.
3713 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında kalan halkı askerlikten soğutma suçunda ceza aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca artırılmalıdır; ancak hükmü yalnızca sanık temyiz etmişse bu eksiklik bozma nedeni yapılmaz. Ağır ceza mahkemesi sanığı TCK m.318/1 ve 318/2 uyarınca halkı askerlikten soğutma suçundan ve yedi kez suçu ve suçluyu övme suçundan mahkûm etmiştir. Hükmü yalnızca sanık müdafii temyiz etmiştir. Daire, “TCK’nın 215 ve 318. maddelerinden tayin edilen cezaların 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine istinaden 5. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi” ile övme suçunda temel cezanın bir aydan az belirlenmesini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapmamıştır. Delillerin karar yerinde incelendiğini, suçların sübutunun kabul edildiğini ve vasfın doğru belirlendiğini tespit etmiştir. Hükümler 14.11.2011 tarihinde sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilerek oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 09.09.2025 T., 2023/20146 E., 2025/10192 K.
Halkı askerlikten soğutma suçunda şikâyetçi kurum suçtan zarar gören sıfatını taşımadığından kamu davasına katılamaz ve hükmü temyiz edemez. Sanık hakkında Askerî Ceza Kanunu kapsamında astlık-üstlük ilişkisini zedelemeye ve amirlere karşı güveni yok etmeye yönelik alenen tahkir veya tezyif edici fiil ve harekette bulunmak ile halkı askerlikten soğutmak suçlarından yargılama yapılmıştır. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, karar şikâyetçi kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. Daire, yargılama konusu suçlar yönünden “şikâyetçi Kurumun suçtan zarar gören sıfatının”, CMK m.237/1 uyarınca kamu davasına katılma hakkının ve CMK m.260/1 uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığını belirtmiştir. Şikâyetçi kurum vekilinin temyiz istemi 09.09.2025 tarihinde CMK m.298/1 uyarınca tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle reddedilmiştir.
21.09.2011 ve 14.10.2024 tarihli kararlar birlikte okunduğunda, askerlik uygulamasına yönelik eleştiri ile devlet kurumlarını aşağılayan ifadeler arasındaki farkın sonucu belirlediği görülmektedir. Aşağılama suçunun unsurları ve izin şartı için Türkiye Cumhuriyeti Devletini aşağılama suçu yazımıza bakılabilir. 14.10.2024 tarihli karardaki usul değerlendirmesi için basit yargılama usulü yazımıza bakılabilir; CMK m.251/7 soruşturma veya kovuşturması izne bağlı suçlarda bu usulün uygulanmayacağını düzenler.
14.11.2011 tarihli kararda birlikte yargılanan suç için suçu ve suçluyu övme yazımıza bakılabilir. 8. Ceza Dairesi 16.09.2024 tarihli ve 2021/16920 E., 2024/6642 K. sayılı kararında, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, halkı askerlikten soğutma ve terör örgütü propagandası suçlarının birlikte yargılandığı bir dosyada en ağır suçun 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesindeki suç olduğunu belirterek temyiz incelemesinin 3. Ceza Dairesine ait olduğuna karar vermiştir.
09.09.2025 tarihli kararla aynı yönde 9. Ceza Dairesi 31.10.2011 tarihli ve 2009/18802 E., 2011/28140 K. sayılı kararında, suçun niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi vekilinin temyiz istemini reddetmiştir; aynı karar ve 24.05.2011 tarihli ve 2009/12213 E., 2011/3060 K. sayılı karar, o dönemde yürürlükte olan düzenlemeye göre suçun sulh ceza mahkemesinin görevine girdiğini belirtmiştir. Katılma hakkının genel koşulları için davaya katılma ve katılan sıfatı yazımıza bakılabilir.
Kanun yolu yönünden 9. Ceza Dairesi 11.02.2013 tarihli ve 2011/9606 E., 2013/2331 K. ile 14.05.2013 tarihli ve 2011/11680 E., 2013/7499 K. sayılı kararlarında, bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının o tarihteki CMK m.231/12 uyarınca itiraza tabi olduğunu belirtmiş; diğer sanıklar yönünden 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında yeniden değerlendirme yapılması için hükümleri bozmuştur. Bugün bu karara karşı istinaf yolu açıktır; ayrıntı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması yazımıza bakılabilir. 3. Ceza Dairesi 11.01.2024 tarihli ve 2023/14256 E., 2024/1257 K. sayılı kararında, denetimli serbestlik kapsamındaki imza yükümlülüğü nedeniyle duruşmaya gelemediğini müdafii aracılığıyla bildiren ve SEGBİS ile bağlanmayı talep eden sanık hakkında duruşma ertelenmeden mahkûmiyet kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması sayarak bozmuştur. Buna karşılık 4. Ceza Dairesi 03.07.2025 tarihli ve 2023/4845 E., 2025/12539 K. sayılı kararında, ayrıntılı gerekçe göstermeden, halkı askerlikten soğutma suçundan kurulan hükme ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının CMK m.286 uyarınca kesin olduğunu belirterek temyiz istemini reddetmiştir; bu nedenle temyiz dilekçesinde CMK m.286/3-a’ya açıkça dayanılması yararlıdır. Genel olarak temyiz başvurusu yazımıza bakılabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Tek bir cümleyi metinden koparmak | Yargıtay metnin bütününe bakar | Yazıyı veya konuşmayı bağlamıyla değerlendirin |
| Her eleştiriyi suç saymak | Eleştiri ve öneri teşvik veya telkin değildir | Firara veya vazgeçmeye yöneltme niteliğini arayın |
| Aşağılama iddiasında izni aramamak | TCK 301 soruşturması izne bağlıdır | Adalet Bakanı iznini dosyada denetleyin |
| Her internet paylaşımını otomatik olarak basın yayın saymak | Artırım koşulu ayrıca tartışılmalıdır | TCK m.6/1-g tanımına göre değerlendirin |
| Terör suçu artırımını delilsiz uygulamak | Örgüt faaliyeti bağlantısı gerekir | 3713 m.4’teki koşulun somut delilini arayın |
| Çocuk sanıkta 3713 m.5 artırımı yapmak | Madde çocuklar hakkında uygulanmaz | Yaşı suç tarihine göre belirleyin |
| Şikâyetçi kurumu katılan saymak | Suçtan doğrudan zarar görmemiştir | CMK m.237 ve 260’a göre sıfatı denetleyin |
| Eski kararlardaki görev tespitini uygulamak | Sulh ceza mahkemeleri 2014’te kaldırıldı | 5235 m.11’e göre asliye ceza mahkemesini gözetin |
| İstinaf kararını kesin saymak | Temyiz hakkı kaybedilir | CMK m.286/3-a’yı açıkça ileri sürün |
Halkı askerlikten soğutma suçu nedir?
TCK m.318’de düzenlenen; askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunma suçudur.
Cezası nedir?
Altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Fiil basın ve yayın yoluyla işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
Kişinin gerçekten askerlikten vazgeçmesi gerekir mi?
Madde metni, teşvik veya telkinin kişileri firara ya da askerlikten vazgeçmeye yöneltecek şekilde olmasını arar. Bu nedenle sözlerin muhatapları bu yönde etkilemeye elverişli olup olmadığı değerlendirilir.
Askerliği eleştirmek suç mu?
9. Ceza Dairesi, askerlik hizmetinin yürütülmesine ilişkin kısmen eleştiri, kısmen öneriden ibaret bir internet yazısında suçun unsurlarının oluşmadığını kabul ederek mahkûmiyeti bozmuştur.
İnternet veya sosyal medya basın ve yayın yolu sayılır mı?
TCK m.6/1-g, basın ve yayın yolunu her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar olarak tanımlar. Somut paylaşımın bu kapsamda olup olmadığı ayrıca tartışılmalıdır.
TCK 301 ile farkı nedir?
TCK 318 firara veya askerlikten vazgeçmeye yönelik teşvik ve telkini, TCK 301/2 ise devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamayı cezalandırır. 8. Ceza Dairesi, askerliği de konu alan bildirilerdeki ifadeleri bütün olarak aşağılama niteliğinde bularak TCK 301 yönünden değerlendirme istemiştir.
Soruşturma için izin gerekir mi?
TCK 318’de izin şartı yoktur. TCK 301’deki suçtan soruşturma yapılması ise aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Terör suçu sayılabilir mi?
Evet. 3713 sayılı Kanunun 4. maddesi, TCK m.318’deki suçun terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde terör suçu sayılacağını düzenler. Bu durumda aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca ceza yarı oranında artırılır; bu artırım çocuklar hakkında uygulanmaz.
Şikâyetçi kurum davaya katılabilir mi?
7. Ceza Dairesi, bu suçta şikâyetçi kurumun suçtan zarar gören sıfatı, katılma hakkı ve temyiz yetkisi bulunmadığını belirterek temyiz istemini reddetmiştir.
Önödeme veya uzlaştırma mümkün mü?
Hayır. Cezanın üst sınırı altı ayı aştığından TCK m.75’teki önödeme uygulanmaz; suç CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamında da değildir.
Basit yargılama usulü uygulanır mı?
CMK m.251/1 üst sınırı iki yıl veya daha az olan suçları kapsar. Ancak aynı maddenin sekizinci fıkrasına göre bu usul, kapsama giren bir suçun kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde uygulanmaz; yedinci fıkraya göre izne bağlı suçlarda da uygulanmaz.
HAGB kararı verilebilir mi?
CMK m.231’deki koşullar varsa ve hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ise verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
Hangi mahkeme görevlidir?
Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesi görevlidir. Eski kararlardaki sulh ceza mahkemesi görevine ilişkin tespitler 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki döneme aittir.
İstinaf kararı temyiz edilebilir mi?
Evet. CMK m.286/3-a, halkı askerlikten soğutma suçu nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararlarının temyiz edilebileceğini açıkça düzenler.
Zamanaşımı ne kadar?
TCK m.66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Suç tarihinde 12-18 yaş arasındaki çocuklarda TCK m.66/2 uyarınca bu süre kısalır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.318 — Halkı askerlikten soğutma
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.301 — Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.6 — Tanımlar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.44 — Fikri içtima
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.4 ve 5 — Terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ve cezaların artırılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237 — Kamu davasına katılma
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.260 — Kanun yollarına başvuru hakkı
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.286 — Temyiz edilebilen bölge adliye mahkemesi kararları
- 5235 sayılı Kanun m.11 — Asliye ceza mahkemesinin görevi
İlgili yazılarımız: Devleti aşağılama suçu · Suçu ve suçluyu övme · Davaya katılma · Hükmün açıklanmasının geri bırakılması · Basit yargılama usulü
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.