Çocuğun Korunmasına İlişkin Önlemler (TMK m.346-347): Koruma Önlemleri, Aile Yanına veya Kuruma Yerleştirme ve Yargıtay Kararları

legapro kapak 17247 LegaPro Hukuk Çocuğun Korunmasına İlişkin Önlemler (TMK m.346-347): Koruma Önlemleri, Aile Yanına veya Kuruma Yerleştirme ve Yargıtay Kararları
Kısaca
  • TMK m.346’ya göre çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.
  • TMK m.347’ye göre çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir.
  • Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu katlanılamayacak derecede bozuyorsa ve başka çare kalmamışsa ana, baba veya çocuğun istemiyle de aynı önlemler alınabilir.
  • Ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin giderleri Devletçe karşılanır.
  • TMK m.339’a göre çocuk yasal sebep olmaksızın ana ve babasından alınamaz.
  • Velayet ve çocuğun korunması kamu düzenine ilişkindir; mahkeme resen araştırma yapar ve tarafların talepleriyle bağlı değildir.
  • 2. Hukuk Dairesi, yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan yeni koşulların hâkim tarafından resen dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
  • Velayet her iki ebeveynden kaldırılıyorsa çocuğun nerede yaşayacağı TMK m.347 kapsamında ayrıca belirlenmelidir.
  • Velayeti almak istemeyen ebeveyne velayet verilmesi yerine, gerektiğinde TMK m.346-347 kapsamındaki önlemler değerlendirilmelidir.
  • TMK m.347’de sayılan bir tehlike durumu kanıtlanmamışsa çocuk velayet sahibi ebeveyne teslim edilmelidir.
  • Uygulamada psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzman heyetinin incelemesi önem taşır.
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.5, danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirlerini öncelikle çocuğun kendi aile ortamında korunmasına yönelik olarak düzenler.
  • 4787 sayılı Kanun m.6, aile mahkemesine gelişmesi tehlikede bulunan küçüğü bir aile yanına veya kuruma yerleştirme yetkisi verir.
  • Durum değiştiğinde koruma önlemleri yeni koşullara uydurulmalıdır (TMK m.351).
  • Koruma önlemleri velayetin kaldırılmasından önce başvurulacak daha hafif araçlardır.

Boşanma sonrasında çocuğun bakımının aksaması, ebeveynlerden birinin çocuğu kuruma bırakması, çocuğun sağlığını veya eğitimini tehlikeye atan ev ortamı ya da ebeveynlerin çocuğu üstlenmekten kaçınması gibi durumlarda, mahkemenin çocuğu korumak için hangi önlemleri alabileceği sorusu gündeme gelir.

Türk Medeni Kanunu, velayetin kaldırılması gibi ağır bir sonuçtan önce hâkime çocuğun korunması için uygun önlemleri alma ve gerektiğinde çocuğu bir aile yanına veya kuruma yerleştirme yetkisi tanımıştır. Aşağıda TMK m.346-347, bağlantılı mevzuat ve Yargıtay kararları ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.346-347: “Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.” TMK m.347’ye göre “Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir.” Aynı maddeye göre çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare kalmamışsa, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine hâkim aynı önlemleri alabilir; ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa giderler Devletçe karşılanır.
Bağlantılı hükümler (TMK m.339, 348, 351; 5395 sayılı Kanun m.5; 4787 sayılı Kanun m.6): TMK m.339’a göre çocuk ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz. TMK m.348, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz veya bunların yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa velayetin kaldırılmasını düzenler. TMK m.351’e göre durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.5/1’e göre koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. 4787 sayılı Kanun m.6/2-b ise aile mahkemesine bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunan veya manen terk edilmiş hâlde kalan küçüğü ana ve babadan alarak bir aile yanına veya resmî ya da özel sağlık kurumuna veya eğitimi güç çocuklara mahsus kuruma yerleştirme yetkisi verir.
Değişiklik uyarısı: 4787 sayılı Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrası 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değiştirilmiştir; buna göre aile mahkemesince verilen bu kararların takibi ve yerine getirilmesinde uzmanlardan yararlanılabilir ve kararlara uyulmaması hâlinde HMK m.398 uygulanır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 08.08.2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunun 9. maddesiyle “Yönlendirme tedbirleri” başlıklı 5/A maddesi eklenmiştir; bu tedbirler ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğindedir ve TMK m.346-347’deki medeni hukuk önlemlerinden ayrı değerlendirilmelidir. Yeni tedbirlerin uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümleri ayrıca takip edilmelidir.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Uygun koruma önlemleriTMK m.346Hâkim çocuğun menfaatine göre belirler
Aile yanına veya kuruma yerleştirmeTMK m.347/1Gelişme tehlikede veya manen terk
Yeni ortaya çıkan koşullarY2HD 14.10.2024Her aşamada resen dikkate alınır
Her iki ebeveynden velayet kaldırılmasıY2HD 17.03.2025Yerleştirme yeri de belirlenmeli
Uzman incelemesiY2HD 17.03.2025Tek uzman raporu yetersiz olabilir
Velayeti istemeyen ebeveynY2HD 12.11.2007TMK m.346-347 resen gözetilmeli
Tehlike kanıtlanmamışsaTMK m.339; Y2HD 06.12.2010Çocuk velayet sahibine teslim edilir
GiderlerTMK m.347/3Ödeme gücü yoksa Devlet karşılar
Durumun değişmesiTMK m.351Önlemler yeni koşullara uydurulur
Kritik nokta: TMK m.346-347’deki önlemler, çocuğun ana ve babasından alınması gibi ağır sonuçlar doğurabileceğinden somut ve güncel delillere dayanmalıdır. Yargıtay, çocuğun nerede ve kiminle yaşadığının belirsiz kaldığı, tek uzman raporunun yetersiz olduğu veya yargılama sırasında çocuğun kuruma bırakılması gibi yeni gelişmelerin ortaya çıktığı dosyalarda uzman heyeti incelemesi yapılmadan hüküm kurulmasını bozmaktadır. Buna karşılık TMK m.347’deki tehlike hâli kanıtlanmamışsa çocuğun velayet sahibinden alınması mümkün değildir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Çocuğun bedensel, zihinsel veya ruhsal gelişmesini tehlikeye atan olayları tarih ve ayrıntılarıyla yazın.
  2. Okul devamsızlık kayıtları, sağlık raporları, kolluk ve sosyal hizmet kayıtlarını toplayın.
  3. Çocuğun şu anda kimin yanında ve hangi koşullarda yaşadığını açıkça belgeleyin.
  4. Aile mahkemesine başvurarak TMK m.346 kapsamında uygun önlemlerin alınmasını isteyin.
  5. Ağır tehlike varsa çocuğun bir aile yanına veya kuruma yerleştirilmesini TMK m.347 uyarınca talep edin.
  6. Öncelikle çocuğun kendi aile ortamında desteklenmesini sağlayacak danışmanlık, eğitim veya sağlık tedbirlerini değerlendirin.
  7. Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bir heyet tarafından inceleme yapılmasını isteyin.
  8. Çocuğun yaşı ve olgunluğu elverişliyse görüşünün alınmasını talep edin.
  9. Yargılama sırasında çocuğun durumunda değişiklik olursa bunu dilekçeyle derhâl mahkemeye bildirin.
  10. Velayeti almak istemeyen bir ebeveyn söz konusuysa bu durumu açıkça ortaya koyarak alternatif önlemler isteyin.
  11. Önlemlerin giderleri için ödeme gücü bulunmuyorsa bunu belgeleyin.
  12. Koşullar değiştiğinde TMK m.351 uyarınca önlemlerin değiştirilmesini veya kaldırılmasını isteyin.
Yargıtay kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.03.2025 T., 2024/6817 E., 2025/2743 K.
Velayet her iki ebeveynden kaldırılırken çocukların bir aile yanına veya kuruma yerleştirilip yerleştirilmeyeceği TMK m.347/1 uyarınca ayrıca belirlenmeli; bunun için uzman heyeti incelemesi yapılmalıdır. Boşanma davasında bölge adliye mahkemesi, ortak çocukların velayetini anne ve babadan kaldırarak çocuklara vasi atanması için ihbarda bulunulmasına karar vermiştir. Karar erkek vekili tarafından velayet yönünden de temyiz edilmiştir. Daire, velayet düzenlemesinde çocuk ile ana ve baba yararının çatışması hâlinde çocuğun yararına üstünlük tanınması gerektiğini, velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemenin resen araştırma yaparak her türlü delili değerlendirmesi gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda TMK m.347/1 uyarınca çocukların bir aile yanına veya kuruma yerleştirilmesi konusunda karar verilmediğini tespit ederek “Dosya kapsamında tarafların ortak çocuklarının halen nerede yaşadıkları konusunda da açık bir bilgi bulunmamaktadır.” demiştir. Tek uzman tarafından alınan sosyal inceleme raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bir heyetin anne, baba ve çocuklarla görüşerek inceleme yapması; velayet ebeveynlerden birine bırakılamıyorsa çocukların yerleştirileceği yerin belirlenmesi ve vasi atanması için ihbarda bulunulması gerektiğini açıklamıştır. Bölge adliye mahkemesi kararı 17.03.2025 tarihinde davalı erkek vekilinin temyizi üzerine velayet düzenlemesi yönünden oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.10.2024 T., 2023/9509 E., 2024/7304 K.
Çocuğun korunmasına ilişkin yeni koşullar temyiz aşamasında ortaya çıksa bile hâkim tarafından resen dikkate alınmalı; velayetin kaldırılması ve kuruma yerleştirme ihtimali uzman heyetiyle değerlendirilmelidir. Karşılıklı boşanma davasında ortak çocukların velayeti anneye verilmiş, baba velayete ilişkin hükmü temyiz etmemiştir. Ancak dosya temyiz incelemesindeyken baba verdiği dilekçede, annenin çocukları bir çocuk evleri müdürlüğüne bıraktığını, müdürlüğün çocukları kendisine teslim ettiğini, çocukların daha sonra yeniden annelerine gittiğini ve kendisinin çocuklardan haber alamadığını bildirmiştir. Daire, velayet düzenlemesinde çocuğun üstün yararının esas olduğunu ve yeterli idrake sahip çocukların görüşlerine önem verilmesi gerektiğini hatırlatarak velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu vurgulamış ve “Bu nedenle yargılamanın her aşamasında hakim tarafından ortaya çıkan koşulların değerlendirilmesi ve res’en dikkate alınması gerekir.” demiştir. Mahkemenin, tarafların ve çocukların yaşadıkları ortamı da görerek velayetin kaldırılması ve vasi atanması şartlarını, TMK m.347’de düzenlenen çocuğun bir kuruma yerleştirilmesi ihtimalini de değerlendirmesi ve uzman heyetine yeniden inceleme yaptırması gerektiğini açıklamıştır. Bölge adliye mahkemesi kararı 14.10.2024 tarihinde davalı-karşı davacı kadın vekilinin temyizi üzerine velayet düzenlemesi yönünden oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.11.2007 T., 2007/18135 E., 2007/15769 K.
Velayeti almaktan ısrarla kaçınan ebeveyne velayetin verilmesi çocuğa zarar verir; bu durumda TMK m.346-347 ile 4787 sayılı Kanun m.6 resen gözetilerek uygun bir önlem belirlenmelidir. Boşanma kararıyla velayeti kendisine bırakılan anne, çocuğun evin eşyalarını kırdığını, evi terk ederek saatlerce ev halkını endişe içinde bıraktığını ve kardeşine şiddet uyguladığını belirterek velayetin kendisinden alınıp babaya verilmesini istemiştir. Çocuk başka bir şehirde babaannesiyle birlikte kalmaktadır. Baba ise yeniden evlendiğini ve oğlunun eşiyle anlaşamadığını belirterek velayeti almaktan ısrarla kaçınmıştır. Daire, velayet düzenlemesinin kamu düzeniyle ilgili olduğunu ve velayet düzenlenirken analık babalık duygularından önce çocuğun geleceği, ihtiyaçları, bedensel, zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişiminin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Babanın tutumu karşısında “Bu nedenle velayetin babaya verilmesi çocuğa yarar değil zarar getirecektir.” sonucuna varmış; TMK m.346 ve 347 ile 4787 sayılı Kanunun 6. maddesi resen gözetilerek uygun bir karar verilmesi gerektiğini açıklamıştır. Hüküm 12.11.2007 tarihinde velayet yönünden yapılan temyiz üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.12.2010 T., 2009/17801 E., 2010/20421 K.
TMK m.347’de belirtilen tehlike durumu kanıtlanmadıkça çocuk velayet hakkına sahip ana ve babasından alınamaz ve onlara teslim edilmelidir. Baba, velayeti altındaki çocuğun kendisine teslimini istemiş, mahkeme bu isteği reddetmiştir. Daire, TMK m.346’ya göre çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkimin uygun önlemleri almak zorunda olduğunu, TMK m.347’ye göre de çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede ise veya çocuk manen terk edilmişse bir aile yanına veya kuruma yerleştirilebileceğini hatırlatmıştır. Çocuğun karar tarihinde ana ve babasının velayeti altında olduğunu ve TMK m.339 uyarınca yasal sebep olmaksızın onlardan alınamayacağını belirterek “Dosyada yasanın 347.maddesinde belirtilen bir durumun varlığına ilişkin delil bulunmamaktadır.” demiştir. Bu nedenle çocuğun velayet hakkına sahip ana ve babaya teslimine karar verilmesi gerektiğini, ancak temyiz incelemesinden önce çocuk ergin olduğundan velayetin kendiliğinden sona erdiğini ve davanın konusuz kaldığını tespit etmiştir. Davanın reddine ilişkin hüküm 06.12.2010 tarihinde sonucu itibarıyla doğru bulunarak oybirliğiyle onanmıştır.

Dört karar, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin resen ve güncel koşullara göre belirlenmesi gerektiğini, ancak tehlike kanıtlanmadan çocuğun velayet sahibinden alınamayacağını göstermektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.01.2010 tarihli ve 2009/18929 E., 2010/231 K. sayılı kararında, fiilî durum dikkate alınarak TMK m.346 uyarınca çocuğun korunmasına yönelik önlem niteliğinde ve evlat edinme davasının sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere hüküm kurulmasını yerinde bulmuş ve kararı oybirliğiyle onamıştır.

Aynı Daire 19.11.2015 tarihli ve 2015/7132 E., 2015/21842 K. sayılı kararında, velayet düzenlemesinde çocuğun üstün yararının temel ilke olduğunu, TMK m.347/1 uyarınca gerektiğinde çocuğun aile yanına veya kuruma yerleştirilebileceğini belirterek uzman bilirkişiden sosyal inceleme raporu alınmadan velayet düzenlemesi yapılmasını eksik inceleme saymış ve hükmü oybirliğiyle bozmuştur.

2. Hukuk Dairesinin 12.12.2012 tarihli ve 2012/6135 E., 2012/29986 K. sayılı kararında ise kişisel ilişkinin kaldırılmasına ilişkin hüküm oyçokluğuyla onanmıştır. Bu karardaki karşı oy yazısında, TMK m.346-347’deki koruma önlemlerinin sınırlı sayıda olmadığı, hâkimin çocuğun menfaatine en uygun önlemi araştırması gerektiği ve velayet veya kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasından önce ara önlemler alınmasına yasal engel bulunmadığı görüşü savunulmuştur; bu görüş Dairenin çoğunluk görüşü değildir.

Velayet düzenlemeleri için velayet ve ortak velayet ve velayetin değiştirilmesi davası, dava süreci için velayet davası nasıl açılır, ebeveynle görüşme için kişisel ilişki kurulması yazılarımıza bakılabilir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Somut tehlike göstermeden önlem istemekTMK m.339’a göre çocuk alınamazGelişmeyi tehdit eden olayları belgeleyin
Doğrudan velayetin kaldırılmasını istemekDaha hafif önlemler atlanırÖnce TMK m.346-347’yi değerlendirin
Çocuğun nerede yaşadığını belirsiz bırakmakHüküm bozulabilirGüncel yaşam yerini dosyaya kazandırın
Tek uzman raporuyla yetinmekHüküm kurmaya elverişsiz sayılabilirUzman heyeti incelemesi isteyin
Yeni gelişmeleri bildirmemekÇocuğun güncel durumu gözden kaçarHer aşamada mahkemeye bildirin
Velayeti istemeyen ebeveyne vermekÇocuğa zarar verirAlternatif koruma önlemlerini değerlendirin
Çocuğun görüşünü almamakÜstün yarar eksik belirlenirOlgunluğa göre dinlenmesini isteyin
Önlemlerin kalıcı olduğunu sanmakKoşullar değişebilirTMK m.351’e göre güncelleme isteyin
Medeni hukuk önlemleri ile ceza sürecindeki tedbirleri karıştırmakYanlış merci veya dayanak seçilirTMK ve 5395 sayılı Kanunu ayrı değerlendirin
Çocuğun korunması önlemleri nedir?

TMK m.346’ya göre çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde ana ve baba duruma çare bulamaz veya güçleri yetmezse hâkimin alacağı uygun önlemlerdir.

Hangi önlemler alınabilir?

Kanun önlemleri sınırlı olarak saymamıştır. TMK m.347’de çocuğun bir aile yanına veya kuruma yerleştirilmesi özel olarak düzenlenmiştir; 5395 sayılı Kanun m.5 ise danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirlerini öngörür.

Çocuk hangi durumda ailesinden alınabilir?

TMK m.347’ye göre çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim çocuğu bir aile yanına veya kuruma yerleştirebilir.

Tehlike yoksa çocuk ailesinden alınabilir mi?

Hayır. TMK m.339’a göre çocuk yasal sebep olmaksızın ana ve babasından alınamaz. 2. Hukuk Dairesi, TMK m.347’deki durumun delili yoksa çocuğun velayet sahibine teslimi gerektiğini belirtmiştir.

Aile içindeki huzursuzluk nedeniyle önlem istenebilir mi?

TMK m.347/2’ye göre çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu katlanılamayacak derecede bozuyorsa ve başka çare kalmamışsa ana, baba veya çocuğun istemiyle aynı önlemler alınabilir.

Çocuğun kendisi başvurabilir mi?

TMK m.347/2’deki durumda çocuğun istemi üzerine de hâkim önlem alabilir.

Önlemlerin masraflarını kim öder?

TMK m.347/3’e göre ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa giderler Devletçe karşılanır; nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.

Mahkeme talep olmadan önlem alabilir mi?

Velayet kamu düzenine ilişkindir ve resen araştırma ilkesi uygulanır. 4787 sayılı Kanun m.6 da aile mahkemesine bu konuda karar verme yetkisi tanır. Ancak Hukuk Genel Kurulu, velayetin tamamen kaldırılması için usulüne uygun bir dava gerektiğini kabul etmiştir.

Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuk nerede kalır?

2. Hukuk Dairesi, bu durumda TMK m.347/1 uyarınca çocukların yerleştirileceği yerin de belirlenmesi ve vasi atanması için ihbarda bulunulması gerektiğini belirtmiştir.

Uzman incelemesi neden önemlidir?

2. Hukuk Dairesi, tek uzman tarafından hazırlanan sosyal inceleme raporunu yetersiz bularak psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyet incelemesi yapılmasını istemiştir.

Yargılama sırasında çocuk kuruma bırakılırsa ne olur?

2. Hukuk Dairesi, temyiz aşamasında bildirilen bu tür bir gelişmenin resen dikkate alınması ve velayet ile kuruma yerleştirme ihtimalinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Ebeveyn velayeti istemiyorsa ne yapılır?

2. Hukuk Dairesi, velayeti almaktan ısrarla kaçınan babaya velayet verilmesinin çocuğa zarar getireceğini belirterek TMK m.346-347 kapsamındaki önlemlerin resen değerlendirilmesini istemiştir.

Koruma önlemi ile velayetin kaldırılması arasındaki fark nedir?

Koruma önlemleri velayeti ortadan kaldırmadan çocuğu korumaya yöneliktir. TMK m.348’e göre velayetin kaldırılması, bu önlemlerden sonuç alınamadığında veya yetersiz kalacağı anlaşıldığında gündeme gelir.

Önlemler sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. TMK m.351’e göre durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemler yeni koşullara uydurulmalıdır.

Çocuk Koruma Kanunundaki tedbirler ile TMK önlemleri aynı mı?

İkisi birbirini tamamlar ama dayanakları farklıdır. 5395 sayılı Kanun m.5 koruyucu ve destekleyici tedbirleri düzenler; 7593 sayılı Kanunla eklenen m.5/A ise ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklara özgü yönlendirme tedbirlerini öngörür.

İlgili mevzuat
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.335 — Koşullar
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.339 — Genel olarak
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.346 — Koruma önlemleri
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.347 — Çocukların yerleştirilmesi
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.348 — Velâyetin kaldırılması
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.349 — Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.350 — Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.351 — Durumun değişmesi
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.5 — Koruyucu ve destekleyici tedbirler
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.5/A — Yönlendirme tedbirleri
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.6
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.398

İlgili yazılarımız: Velayet ve ortak velayet · Velayetin değiştirilmesi · Velayet davası · Kişisel ilişki kurulması · Çocuğun yurt dışına çıkarılması

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aile ve boşanma hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Aile Hukuku Makale

Tanıma Yoluyla Soybağı Kurulması (TMK m.295): Şekil Şartları, Evli Kadının Çocuğu, Evlat Edinilen Çocuk ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m.282’ye göre çocuk ile ana arasında soybağı…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

İçindekilerBoşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? (Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi)Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?Boşanmada Mal Paylaşımı – Eşlerin Paylarının HesaplanmasıBoşanmada…

20.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İZMİR BOŞANMA DAVALARI AVUKATI

İçindekilerİzmir Boşanma Davaları Avukatı: LegaPro Hukuk Bürosu ile Güvenilir Hukuki DestekBoşanma Davası Avukatı: Haklarınızı Koruyan Hukuki Rehberinizİzmir’de Boşanma…

14.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

ERKEK HANGİ HALLERDE NAFAKA ÖDEMEZ

İçindekilerErkek Hangi Hallerde Nafaka Ödemez Şartları Neler?Kendi İradesiyle İşten Ayrılma ve Yoksulluk Nafakasının DurdurulmasıEşin Geliri Olmaması ve Nafaka…

16.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Evlilik Sözleşmesi (Mal Rejimi Sözleşmesi)

İçindekilerEvlilik Sözleşmesi Nedir? Nasıl Yapılır?Evlilik Sözleşmesi (Mal Rejimi Sözleşmesi): Temel KavramlarEvlilik Sözleşmesi (Mal Rejimi Sözleşmesi) Nedir?Evlilik Sözleşmesi Yapmanın…

15.02.2025 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi: Yaş Düzeltme Davası Nasıl Açılır?

İçindekilerDava nerede ve kime karşı açılır?Kanıt: kemik yaşı raporu25 yaş sınırıKardeşlerle çelişkiNe yapmalı? Kısaca Yaş düzeltme davası, 5490…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara