Alkol veya Uyuşturucu Etkisinde Suç İşlemek (TCK 34): İradi ve İrade Dışı Alım, Geçici Nedenler, Rapor Zorunluluğu ve Yargıtay Kararları

legapro kapak 17226 LegaPro Hukuk Alkol veya Uyuşturucu Etkisinde Suç İşlemek (TCK 34): İradi ve İrade Dışı Alım, Geçici Nedenler, Rapor Zorunluluğu ve Yargıtay Kararları
Kısaca
  • TCK m.34/1’e göre geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez.
  • TCK m.34/2’ye göre iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında bu hüküm uygulanmaz.
  • Kendi isteğiyle alkol veya uyuşturucu kullanan kişi, bu etki altında işlediği suçtan tam olarak sorumlu tutulur.
  • İrade dışı alımda kişinin maddeyi bilmeden veya iradesi dışında alması söz konusudur.
  • Geçici neden kavramı, alkol ve uyuşturucu dışındaki geçici bilinç bozukluklarını da kapsayabilir.
  • 6. Ceza Dairesi, alkol ve uyuşturucuyu kendi isteğiyle aldığını beyan eden sanığın irade yeteneği bulunmadığı savunmasını kabul etmemiştir.
  • 4. Ceza Dairesi, iradi olarak alkol alan ve akıl hastalığı iddiası bulunmayan sanık hakkında TCK m.32/2 ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur.
  • Uyuşturucu bağımlılığı veya psikiyatrik ilaç kullanımı ileri sürülmüşse mahkeme sanığın algılama ve irade yeteneği hakkında rapor almalıdır.
  • 6. Ceza Dairesi, bağımlılık iddiası bulunan sanık hakkında rapor alınmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma saymıştır.
  • Aynı Daire, psikiyatrik ilaç etkisi ileri sürülen dosyada hem rapor alınmasını hem de zorunlu müdafi görevlendirilip görevlendirilmeyeceğinin değerlendirilmesini istemiştir.
  • Bağımlılık, kendi başına ceza sorumluluğunu kaldırmaz; ancak TCK m.32 kapsamında bir akıl hastalığına yol açıp açmadığı araştırılır.
  • TCK m.34/1 koşulları oluşursa beraat değil, kusur bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı gündeme gelir.
  • Olay anındaki durumun tanık, kamera kaydı, tutanak ve sağlık kayıtlarıyla belgelenmesi önemlidir.
  • Sanığın kendisini savunamayacak derecede malul olması hâlinde CMK m.150/2 uyarınca istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
  • Alkollü veya uyuşturucu etkisinde araç kullanma gibi bazı suçlarda bu durum doğrudan suçun unsuru olarak düzenlenmiştir.

Alkollü veya uyuşturucu etkisindeyken işlenen suçlarda sanıklar sıklıkla “ne yaptığımı bilmiyordum” savunmasında bulunur. Gerçekten de ceza sorumluluğu, kişinin işlediği fiilin anlamını kavrayabilmesine ve davranışlarını yönlendirebilmesine bağlıdır. Ancak kanun, bu yeteneği kendi isteğiyle ortadan kaldıran kişiyi korumaz.

Yargıtay kararlarında belirleyici soru, maddenin iradi olarak mı yoksa irade dışı mı alındığıdır. Bunun yanında bağımlılık veya ilaç kullanımı gibi iddialarda mahkemenin uzman rapor alması gerekip gerekmediği de sık tartışılmaktadır. Aşağıda TCK m.34’ün koşulları ve bu konudaki Yargıtay kararları ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.34: “(1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. (2) İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.”
Bağlantılı hükümler (TCK m.32; CMK m.150, 223): TCK m.32/1’e göre akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez, ancak güvenlik tedbirine hükmolunur. TCK m.32/2 ise bu derecede olmamakla birlikte davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış kişi için cezada indirim öngörür ve “Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.” hükmünü içerir. CMK m.150/2’ye göre müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir; m.150/3 bu hükmü alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara da uygular. CMK m.223/3-a ise yüklenen suçla bağlantılı olarak akıl hastalığı veya geçici nedenlerin bulunması hâlinde kusur bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceğini düzenler.
Değişiklik uyarısı: TCK m.34’ün metni yürürlüğe girdiği tarihten bu yana değiştirilmemiştir. Buna karşılık bağlantılı TCK m.32/2’nin son cümlesi 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; bu değişiklikten önce verilmiş kararlarda güvenlik tedbirine ilişkin değerlendirmeler, karar tarihindeki metne göre okunmalıdır. CMK m.150 ise 6.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunla değiştirilerek bugünkü hâlini almıştır. Eski tarihli kararlarda temyiz incelemesinin 1412 sayılı CMUK hükümlerine göre yapıldığı görülebilir.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Geçici neden veya irade dışı alımTCK m.34/1Koşullar varsa ceza verilmez
İradi alkol veya uyuşturucu kullanımıTCK m.34/2Birinci fıkra uygulanmaz
Alkol ve uyuşturucuyu kendi isteğiyle aldığını söyleyen sanıkY6CD 25.01.2023İrade yeteneği savunması reddedildi
İradi alkolde akıl hastalarına özgü tedbirY4CD 13.02.2024; TCK m.32/2Hukuka aykırı; bozma
Uyuşturucu bağımlılığı iddiasıY6CD 08.04.2010Rapor alınmadan hüküm kurulamaz
Psikiyatrik ilaç etkisi iddiasıY6CD 18.12.2012; CMK m.150/2Rapor ve zorunlu müdafi değerlendirmesi gerekir
Koşullar oluşursa hükmün türüCMK m.223/3-aCeza verilmesine yer olmadığı
Kısmi yetenek azalmasıTCK m.32/2Cezada indirim ve güvenlik tedbiri
Ağır suçlarda müdafiCMK m.150/3İstem aranmaksızın müdafi görevlendirilir
Kritik nokta: TCK m.34 savunmasının başarılı olabilmesi için önce maddenin nasıl alındığı ortaya konulmalıdır. Kişinin kendi isteğiyle içki içmesi veya uyuşturucu kullanması hâlinde, olay anında bilincini tamamen kaybetmiş olsa bile birinci fıkradan yararlanması mümkün değildir. Buna karşılık bağımlılık, depresyon, beyin travması veya psikiyatrik ilaç kullanımı gibi iddialar, kişinin kalıcı ya da geçici bir akıl sağlığı sorunu yaşayıp yaşamadığı sorusunu gündeme getirir. Bu durumda mahkemenin uzman hekim raporu almadan hüküm kurması Yargıtay tarafından eksik araştırma olarak değerlendirilmektedir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Olay öncesinde alınan alkol, uyuşturucu veya ilacın ne olduğunu, ne zaman ve nasıl alındığını ayrıntılı olarak belirleyin.
  2. Maddenin kişinin bilgisi dışında veya iradesine aykırı olarak verilip verilmediğini tanık ve kayıtlarla araştırın.
  3. Olay anındaki davranışları gösteren kamera görüntüsü, tanık beyanı ve kolluk tutanaklarını toplayın.
  4. Varsa kan, idrar veya alkolmetre sonuçlarını ve alınma saatlerini dosyaya kazandırın.
  5. Bağımlılık, psikiyatrik tedavi veya ilaç kullanımı varsa reçete, tedavi ve hastane kayıtlarını getirtin.
  6. Algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin değerlendirilmesi için uzman hekim veya adli tıp raporu alınmasını talep edin.
  7. Raporlar arasında çelişki varsa daha üst kuruldan rapor alınmasını isteyin.
  8. Sanığın kendisini savunamayacak durumda olduğu anlaşılıyorsa CMK m.150/2 uyarınca müdafi görevlendirilmesini talep edin.
  9. İradi alım söz konusuysa TCK m.34 yerine takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme gibi lehe hükümleri tartışın.
  10. Akıl hastalığı iddiası ve raporu yokken akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmışsa bunu kanun yolunda ileri sürün.
  11. Koşullar oluşmuşsa hükmün CMK m.223/3-a uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde kurulmasını isteyin.
  12. Mahkeme rapor almadan hüküm kurmuşsa bunu istinaf veya temyiz dilekçesinde ayrı bir sebep olarak gösterin.
Yargıtay kararları

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 25.01.2023 T., 2022/10252 E., 2023/205 K.
Alkol ve uyuşturucuyu kendi isteğiyle aldığı sanığın kendi beyanıyla sabit olan olayda TCK m.34/1 uygulanmaz; irade yeteneğinin bulunmadığı savunması kabul edilemez. Bir işyerinin kapısı gece zorlanarak açılmış, içeriden bilgisayarlar ve televizyon çalınmış, olay yerinde bulunan parmak izi sanığa ait çıkmıştır. Sanık savunmasında olayı anlatmış, arkadaşıyla birlikte olaydan önce aldıkları alkol ve uyuşturucunun etkisiyle işyerine girdiklerini, alkollü olduğu için çaldığı eşyaları tam olarak hatırlamadığını söylemiştir. Asliye ceza mahkemesi bozma üzerine sanığı nitelikli hırsızlık ile iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırmış, sanık ve müdafii eylemin alkol ve uyuşturucu etkisiyle işlendiğini ve suç işleme kastı bulunmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir. Daire, TCK m.34’ün iki fıkrasını birlikte değerlendirerek “somut olayda sanığın iradi bir şekilde alkol ve uyuşturucu kullandığının sanık beyanı ile de sabit olduğu belirlendiğinden” bu temyiz sebebini yerinde görmemiştir. Suçların uzlaştırma kapsamında olmadığını da ayrıca belirtmiştir. Hükümler 25.01.2023 tarihinde sanık ve müdafiinin temyizi üzerine, tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 13.02.2024 T., 2021/41272 E., 2024/1699 K.
İradi olarak alkol alan ve hakkında akıl hastalığı iddiası ya da raporu bulunmayan sanık hakkında TCK m.32/2 uygulanarak akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilemez. Sanığın alkollü olarak polis merkezinin bahçesine geldiği, kimden şikâyetçi olduğu sorulunca görevlilere hakaret ettiği ve bunu karakol içinde de sürdürdüğü iddia edilmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı hakaret suçundan cezalandırmış, TCK m.32/2’yi uygulayarak cezadan indirim yapmış ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine karar vermiştir. Sanık müdafii, sanığın sağlıklı olduğunu ve olayın geçici bir bilinç kaybıyla yaşandığını ileri sürerek temyiz etmiştir. Daire, TCK m.34’ün birinci ve ikinci fıkralarını hatırlatarak “somut olayda sanığın iradi bir şekilde alkol kullandığının sabit olması ve akıl hastası olduğuna dair bir iddia veya buna ilişkin raporun da dosyada bulunmaması karşısında” TCK m.32/2’nin uygulanmasını ve güvenlik tedbirine hükmedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin ve erteleme imkânının tartışılmamasını da ayrıca bozma nedeni saymıştır. Hüküm 13.02.2024 tarihinde sanık müdafiinin temyizi üzerine, tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 08.04.2010 T., 2009/5499 E., 2010/3920 K.
Uyuşturucu bağımlısı olduğunu ve eylemi bu nedenle işlediğini baştan beri savunan sanık hakkında, algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine ilişkin rapor alınmadan hüküm kurulamaz. Sanık yargılamanın bütün aşamalarında değişmeyen biçimde uyuşturucu bağımlısı olduğunu ve eylemi uyuşturucu parası bulabilmek amacıyla işlediğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme bu savunmayı araştırmadan sanığı mahkûm etmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Daire, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede bir isabetsizlik görmemiştir. Ancak sanığın suç sırasında TCK m.32 ve 34 kapsamında ceza sorumluluğunu tamamen veya kısmen kaldıracak biçimde bir yetenek azalması bulunup bulunmadığı konusunda “rapor alınarak sonucuna göre, hukuki durumun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, eksik araştırmayla yetinilerek” hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Hüküm 08.04.2010 tarihinde sanık müdafiinin temyizi üzerine, isteme aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 18.12.2012 T., 2012/22035 E., 2012/24397 K.
Psikiyatrik ilaçların etkisiyle hareket ettiğini ileri süren sanık hakkında hem yetenek durumu raporla belirlenmeli hem de sonucuna göre zorunlu müdafi görevlendirilmesi değerlendirilmelidir. Hırsızlık suçundan yargılanan sanık, kolluktan itibaren bütün aşamalarda uyuşturucu madde kullandığını, beyin travması ve depresyon geçirdiğini, hastanede tedavi gördüğünü ve kullandığı psikiyatrik ilaçların etkisiyle dolaşırken işyerlerinden kitapları aldığını ileri sürmüştür. Asliye ceza mahkemesi bu iddiayı araştırmadan mahkûmiyet hükmü kurmuş, sanık hükmü temyiz etmiştir. Daire, sanığın TCK m.32-34 ışığında suç tarihinde algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma bulunup bulunmadığının yöntemince raporla saptanması gerektiğini belirtmiştir. Rapor sonucuna göre de “CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi” hukuka aykırı bulunmuştur. Hüküm 18.12.2012 tarihinde sanığın temyizi üzerine diğer yönleri incelenmeksizin, tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle bozulmuştur.

Dört karar, iradi alımın TCK m.34 savunmasını büyük ölçüde ortadan kaldırdığını, bağımlılık ve ilaç kullanımı iddialarında ise mahkemenin uzman rapor alma yükümlülüğü bulunduğunu göstermektedir.

08.04.2010 ve 18.12.2012 tarihli kararlarla aynı doğrultuda 22. Ceza Dairesi 21.05.2015 tarihli ve 2015/1653 E., 2015/1024 K. sayılı kararında, uyuşturucu madde tedavisi gördüğünü ve ağır depresyon ilaçları kullandığını bildiren hırsızlık sanığı hakkında TCK m.32 ve 34 kapsamında rapor alınmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma sayarak hükmü istem gibi oybirliğiyle bozmuştur. Rapora karşı başvuru imkânları için ceza yargılamasında bilirkişi raporuna itiraz, zorunlu müdafi için zorunlu müdafilik yazılarımıza bakılabilir.

25.01.2023 tarihli karara konu dosyada, aynı Daire daha önce verdiği 08.02.2021 tarihli bozma kararında, nitelikli hırsızlık suçunda cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle CMK m.150/3 uyarınca istem aranmaksızın müdafi görevlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Suçun unsurları ve nitelikli hâlleri için hırsızlık suçu yazımıza bakılabilir.

13.02.2024 tarihli karar, iradi alkol kullanımında TCK m.34’ten yararlanılamayacağı gibi dayanağı olmadan akıl hastalığına ilişkin hükümlerin de uygulanamayacağını göstermektedir. Aynı kararda lehe hükümlerin tartışılmaması da bozma nedeni sayılmıştır. Suçun unsurları için hakaret suçu, lehe hükümler için hükmün açıklanmasının geri bırakılması yazılarımıza bakılabilir. Alkollü araç kullanmanın idari ve cezai sonuçları için alkollü araç kullanma cezası yazımız incelenebilir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
İradi alkol kullanımını mazeret saymakTCK m.34/2 birinci fıkrayı dışlarLehe diğer hükümleri tartışın
Maddenin nasıl alındığını belirsiz bırakmakİrade dışı alım ispatlanamazAlım koşullarını tanık ve kayıtla gösterin
Bağımlılık iddiasını rapor istemeden bırakmakYetenek durumu tespit edilemezUzman hekim raporu talep edin
Rapor almadan hüküm kurmakEksik araştırma nedeniyle bozmaTCK m.32 ve 34 yönünden rapor alın
İradi alkolde akıl hastalığı tedbiri uygulamakDayanağı yoksa hukuka aykırıdırİddia ve rapor varlığını kontrol edin
Zorunlu müdafi ihtiyacını gözden kaçırmakSavunma hakkı kısıtlanırCMK m.150/2-3’ü değerlendirin
Koşullar oluşunca beraat kararı vermekHükmün türü yanlış olurCMK m.223/3-a’yı uygulayın
Tedavi kayıtlarını dosyaya sunmamakİddia soyut kalırReçete ve hastane belgelerini getirtin
Lehe hükümleri tartışmamakHüküm ayrıca bozulabilirHAGB ve erteleme taleplerini açıkça ileri sürün
Alkollü suç işleyen kişiye ceza indirimi yapılır mı?

Alkol kendi isteğiyle alınmışsa TCK m.34/2 uyarınca birinci fıkradaki cezasızlık hükmü uygulanmaz. Takdiri indirim gibi diğer lehe hükümler ayrıca değerlendirilebilir.

İrade dışı alınan alkol ne demektir?

Kişinin haberi olmadan içkisine madde katılması veya zorla içirilmesi gibi, maddenin kişinin iradesi dışında alındığı durumları ifade eder.

İrade dışı alımda ceza verilir mi?

Madde etkisiyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalan kişiye TCK m.34/1 uyarınca ceza verilmez.

“Hiçbir şey hatırlamıyorum” savunması yeterli mi?

İradi alımda yeterli değildir. 6. Ceza Dairesi, alkol ve uyuşturucuyu kendi isteğiyle aldığını söyleyen ve eşyaları hatırlamadığını belirten sanığın savunmasını kabul etmemiştir.

Uyuşturucu bağımlılığı ceza sorumluluğunu kaldırır mı?

Kendiliğinden kaldırmaz. Ancak 6. Ceza Dairesi, bağımlılık iddiası bulunan sanık hakkında yetenek durumunu belirleyen rapor alınmadan hüküm kurulamayacağını belirtmiştir.

Psikiyatrik ilaç kullanımı savunma olarak ileri sürülebilir mi?

Evet. 6. Ceza Dairesi, ilaç etkisi iddiasında yetenek durumunun raporla belirlenmesini ve sonucuna göre zorunlu müdafi görevlendirilmesinin değerlendirilmesini istemiştir.

Geçici neden ne demektir?

Kanun metninde tanımlanmamıştır; alkol ve uyuşturucu dışında kişinin algılama veya irade yeteneğini geçici olarak etkileyen durumları ifade eder ve somut olayda uzman değerlendirmesiyle belirlenir.

Akıl hastalığından farkı nedir?

TCK m.32 akıl hastalığını, TCK m.34 ise geçici nedenler ile alkol ve uyuşturucu etkisini düzenler. Akıl hastalığında ceza verilmese de güvenlik tedbirine hükmolunur.

İradi alkolde akıl hastalarına özgü tedbir uygulanabilir mi?

4. Ceza Dairesi, iradi alkol alan ve akıl hastalığı iddiası ile raporu bulunmayan sanık hakkında TCK m.32/2 ve güvenlik tedbiri uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur.

Koşullar oluşursa hangi karar verilir?

CMK m.223/3-a uyarınca geçici nedenlerin bulunması hâlinde kusur bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.

Sanık rapor alınmasını nasıl talep eder?

Soruşturma veya kovuşturma aşamasında dilekçeyle ya da duruşmada sözlü olarak, tedavi kayıtlarını da sunarak algılama ve irade yeteneğinin incelenmesini isteyebilir.

Zorunlu müdafi ne zaman görevlendirilir?

CMK m.150/2’ye göre sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise; m.150/3’e göre alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

Olay anındaki sarhoşluk nasıl ispat edilir?

Alkolmetre veya kan tahlili sonuçları, kolluk tutanakları, tanık beyanları ve kamera görüntüleri birlikte değerlendirilir.

Alkollü araç kullanmada TCK m.34 uygulanır mı?

Alkollü veya uyuşturucu etkisinde araç kullanmaya ilişkin düzenlemelerde bu durum suçun veya kabahatin unsuru olarak ele alınır; iradi alımda TCK m.34/2 nedeniyle birinci fıkradan yararlanılamaz.

Rapor olmadan verilen karara karşı ne yapılabilir?

İstinaf veya temyiz dilekçesinde eksik araştırma yapıldığı ve TCK m.32 ile 34 yönünden rapor alınması gerektiği ayrı bir sebep olarak ileri sürülmelidir.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.32 — Akıl hastalığı
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.34 — Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.51 — Hapis cezasının ertelenmesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.57 — Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.116 — Konut dokunulmazlığının ihlali
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.125 — Hakaret
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.141 — Hırsızlık
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.142 — Nitelikli hırsızlık
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.74 — Gözlem altına alma
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.150 — Müdafiin görevlendirilmesi
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223 — Hüküm çeşitleri
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

İlgili yazılarımız: Hırsızlık suçu · Hakaret suçu · Zorunlu müdafilik · HAGB · Alkollü araç kullanma cezası

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Spor Müsabakalarını Seyirden Yasaklanma (6222 m.18): Koruma Tedbiri, Güvenlik Tedbiri, Kolluğa Başvurma Yükümlülüğü ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 6222 sayılı Kanun m.18/1’e göre bu Kanunda tanımlanan…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

KREDİ KARTI DOLANDIRICILIĞI SUÇU

İçindekilerKredi veya Banka Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu: Bilişim Çağının Yaygın Suçlarından BiriKredi Kartı Dolandırıcılığı Mağduru musunuz? LegaPro Hukuk…

02.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Esas Hakkında Mütalaa

İçindekilerCeza Yargılamasında Savcının Son SözüEsas Hakkında Mütalaa Nedir?Esas Hakkında Mütalaa Ne Zaman Verilir?Esas Hakkında Mütalaa Nasıl Olmalıdır?İddianame ile…

01.02.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Haksız Tahrik (TCK 29): Şartları, İndirim Oranı ve Yargıtay Ölçütleri

İçindekilerMadde metniHukuki niteliği: kusuru azaltan nedenDört şartZaman ve psikolojik etkinin sürmesiKarşılıklı tahrik ve etki-tepki dengesiMeşru savunmadan farkıNe yapmalı?…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Özel Belgede Sahtecilik Suçu (TCK m.207): Aldatma Yeteneği ve Kullanma Şartı

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Özel belgede sahtecilik, TCK m.207’de düzenlenmiştir ve cezası…

06.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Yargı Görevi Yapanı, Bilirkişiyi veya Tanığı Etkilemeye Teşebbüs (TCK 277): Görülmekte Olan Dava Şartı ve Adil Yargılamayı Etkileme

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.277/1’e göre görülmekte olan bir davada gerçeğin…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara