Brütten Nete Maaş Hesaplama 2026

Brütten Nete Maaş Hesaplama Nasıl Yapılır? Brütten Nete 2026
Brütten Nete Maaş Hesaplama Robotu
Brütten Nete – Netten Brüte Maaş Hesaplama
Brütten nete maaş hesabında çalışanın brüt ücretinden yasal kesintiler düşülerek eline geçen net tutar bulunur. Kesintiler şunlardır:
- SGK işçi payı: brüt ücretin %14’ü,
- İşsizlik sigortası işçi payı: brüt ücretin %1’i,
- Gelir vergisi: SGK ve işsizlik kesintilerinden sonra kalan matrah üzerinden, kümülatif matrah esasıyla 2026 ücret tarifesine göre (190.000 TL’ye kadar %15, 400.000 TL’ye kadar %20, 1.500.000 TL’ye kadar %27, 5.300.000 TL’ye kadar %35, fazlası %40),
- Damga vergisi: brüt ücretin binde 7,59’u.
Asgari ücrete isabet eden gelir vergisi ve damga vergisi istisnadır; bu nedenle asgari ücretli çalışandan yalnızca SGK ve işsizlik sigortası işçi payı kesilir.
2026 asgari ücret hesabı
| Kalem | Tutar (TL) |
|---|---|
| Brüt asgari ücret | 33.030,00 |
| SGK işçi payı (%14) | 4.624,20 |
| İşsizlik sigortası işçi payı (%1) | 330,30 |
| Net asgari ücret | 28.075,50 |
Örnek: brüt 40.000 TL (Ocak ayı)
- SGK işçi payı: 40.000 × %14 = 5.600 TL
- İşsizlik sigortası işçi payı: 40.000 × %1 = 400 TL
- Gelir vergisi matrahı: 40.000 − 5.600 − 400 = 34.000 TL; gelir vergisi 34.000 × %15 = 5.100 TL, asgari ücrete isabet eden istisna 4.211,33 TL düşüldükten sonra 888,67 TL
- Damga vergisi: 40.000 × 0,00759 = 303,60 TL; asgari ücrete isabet eden istisna 250,70 TL düşüldükten sonra 52,90 TL
- Net ücret: 40.000 − 5.600 − 400 − 888,67 − 52,90 = 33.058,43 TL
Yıl ilerledikçe kümülatif matrah yüksek dilime geçtiğinde gelir vergisi artacağından net ücret aylar içinde değişir. Kesin tutar için işverenin bordrosu esas alınır; yukarıdaki hesaplama aracı bu kuralları uygular.
SGK işveren payı
İşveren ayrıca brüt ücret üzerinden SGK primi (%20,5) ve işsizlik sigortası primi (%2) öder; bu tutarlar çalışanın bordrosundan kesilmez. Prim indirimi şartlarını sağlayan işverenler için SGK işveren payı %15,5’tir.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2014/27753, K.2016/856, 18.01.2016 Kural ve gerekçesi: net hüküm, devletin vergi ve prim kaybına yol açar. Daire, işleyişi baştan sona açıklar: ilam icraya konulduğunda borç tahsil edildiğinde işverenin, tahsil tarihindeki tarife ve oran üzerinden ilgili vergi ve prim kesintilerini vergi dairesine yatırarak bakiyesini işçiye ödemesi ve buna dair muhasebeleştirme işlemlerini yapması gerekir. Buna karşılık “Alacak davası devam ederken bilirkişi tarafından yapılan net hesaplamaya dayanılarak alacağın net tutar üzerinden hüküm altına alınması durumunda, mahkemeler ve icra daireleri aracı kılınarak Devletin vergi ve prim kaybı oluşabilmektedir.” Sonuç olarak: “davacı, dava konusu işçilik alacağının net tutardan hüküm altına alınmasını açıkça talep etmediği sürece, bütün işçilik alacakları brüt tutar üzerinden hüküm altına alınıp bu tutar üzerinden de icraya konulmalıdır.” Ayrıca hükmedilen alacağın net mi brüt mü olduğunun kararda belirtilmemesi infazda tereddüde yol açtığından usul ve yasaya aykırıdır.
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2017/31378, K.2018/24353, 14.11.2018 Hüküm fıkrasına konulması gereken ibare bellidir. Dava dilekçesinde alacakların net olarak tespit ve hükmedilmesine dair bir açıklama yer almıyordu. Daire yerleşik uygulamayı aktarır: “açıkça net miktarların talep edilmediği durumda, sabit olan alacaklarda brüt miktarlara hükmedilip kanuni kesintilerin infaz aşamasına bırakılması” gerekir. Somut olayda alacakların brüt hesaplanması yerinde bulunmuş; ancak hüküm fıkrasında “yasal kesintiler infaz sırasında nazara alınmak kaydıyla” kaydına yer verilmemiş olması bozma sebebi sayılmıştır. Yani brüt hesaplamak tek başına yetmez; kesintilerin ne zaman yapılacağının hükümde gösterilmesi de zorunludur.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2019/6951, K.2019/20613, 21.11.2019 Her alacak kalemi için ayrı ayrı yazılmalıdır. Mahkeme, hüküm fıkrasında yalnızca “brüt ücret üzerinden hüküm altına alınan işçilik alacaklarına ilişkin yasal kesintilerin tahsil aşamasında dikkate alınmasına” demekle yetinmişti. Daire; her bir alacak kaleminde hüküm altına alınan miktarın brüt olduğunun ayrı ayrı yazılması gerektiğini, tek bir genel ibareyle yetinilmesinin infazda tereddüde yol açacağını belirterek bunu da hata saydı. Kararda ayrıca usuli kazanılmış hak ilkesi uygulanmış; bozma öncesinde yasal faize hükmedilmiş ve bu husus davacıca temyiz edilmemiş olduğundan, sonraki hükümde yasal faizi geçmemek kaydıyla en yüksek mevduat faizine hükmedilebileceği belirtilmiştir.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2011/1690, K.2012/16, 16.01.2012 Sözleşmede “net” yazmıyorsa rakam brüt kabul edilir. İhale sözleşmesinde vasıfsız işçilere brüt asgari ücret, vasıflı işçilere niteliklerine göre brüt asgari ücretin katları (örneğin mühendislere 1,71 katı) ödeneceği yazılıydı. Bilirkişi bu rakamları net ücret kabul ederek tazminat ve alacakları hesaplamış, üstelik net ile brüt arasındaki farkı da “fark ücret alacağı” olarak hüküm altına aldırmıştı. Daire; sözleşmede ücretin net olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığını ve davacıya bu ücretin net ödeneceğine ilişkin bir iş sözleşmesi hükmü de sunulmadığını saptayarak, “tazminat ve alacaklara esas ücretin hatalı yorum ile tespiti sonucu fazladan tazminat ve alacaklara karar verilmesi” gerekçesiyle kararı bozdu.
Hukuki danışmanlık almak istemeniz halinde veya herhangi bir sorunla karşılaşmanız durumunda LegaPro Hukuk Bürosu olarak size yardımcı olabiliriz. İş Hukuku Avukatı, haklarınızı korumanıza destek olacaktır. Whatsapp’tan bize ulaşabilirsiniz!