Vasinin Sorumluluğu ve Hesap Verme (TMK 466-469): Kısıtlının Malvarlığı Zarara Uğrarsa

- Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilenler, görevlerini yerine getirirken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdür (TMK m. 466).
- Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur (m. 467).
- Aynı hüküm kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da uygulanır.
- Atanma kararının kesinleşmesi üzerine vakit geçirilmeksizin defter tutulur (m. 438).
- Vasi, malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır (m. 454).
- Vasi, hesap tutmak ve her hâlde yılda bir defa hesabı vesayet makamının incelemesine sunmak zorundadır.
- Gerekli olmayan paralar, vesayet makamının belirlediği millî bir bankaya faiz getirmek üzere yatırılır (m. 441).
- Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür.
- Taşınmaz alım-satımı, rehin, dava açma, sulh, kira ve ödünç gibi işlemler vesayet makamının iznine tâbidir (m. 462).
- Vesayet makamının izin kararında bir alt sınır gösterilmesi, vasiyi rayiç bedelden satış yapma yükümlülüğünden kurtarmaz.
- Görevi sona eren vasi, son rapor ve kesin hesabı vermek ve malvarlığını teslime hazır bulundurmak zorundadır (m. 489).
- Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumludur (m. 468).
- Devlet ayrıca, vasi ve kayyıma tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.
- Vesayet dairelerinin kusuru ispat edilemezse Devlet aleyhine dava esastan reddedilir.
- Vesayetle ilgili tazminat davaları, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür (m. 469).
Vasi, kendisine emanet edilen kişinin hem şahsını hem de malvarlığını yönetir. Bu yetki geniştir; ama denetimsiz değildir. Kanun, vasiye baştan defter tutma, yıl boyunca hesap tutma, düzenli olarak rapor verme ve görev bitince kesin hesap sunma yükümlülükleri yükler.
Uygulamada uyuşmazlıklar çoğunlukla vesayet sona erdikten ya da kısıtlı vefat ettikten sonra, mirasçıların hesap sormasıyla ortaya çıkar. Defter tutulmamış, rapor verilmemiş, taşınmaz düşük bedelle satılmış, paralar faiz getirecek şekilde değerlendirilmemiştir. Aşağıda vasinin sorumluluğunun sınırlarını ve Devletin bu tabloda nerede durduğunu ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
TMK m. 466, 467 ve 468 — Özen, vasinin sorumluluğu ve Devletin sorumluluğu
“Madde 466- Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler.”
“Madde 467- Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur. Kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.”
“Madde 468- Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi; vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur. Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder…”
TMK m. 438, 441 ve 454 — Defter, paraların değerlendirilmesi ve hesap
“Madde 438- Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, vakit geçirilmeksizin, yönetilecek malvarlığının defteri tutulur…”
“Madde 441- Vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen millî bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir. Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür.”
“Madde 454- Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır. Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür…”
TMK m. 462, 469 ve 489 — İzin, görev ve teslim
“Madde 462- Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir: 1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması… 4. Ödünç verme ve alma… 8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması… 14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.”
“Madde 469- … Vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür.”
“Madde 489- Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermekle yükümlü olduğu gibi; malvarlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır.”
Kim, neyden sorumlu?
| Durum | Sorumlu | Dayanak |
|---|---|---|
| Kusurlu davranışla verilen zarar | Vasi | TMK m. 467 |
| Kayyım ve yasal danışmanın kusuru | İlgili kişi | TMK m. 467/2 |
| Vesayet dairesi görevlisinin hukuka aykırılığı | Devlet (doğrudan) | TMK m. 468/1 |
| Vasiden tahsil edilemeyen zarar | Devlet (ikinci derece) | TMK m. 468/1 |
| Defter tutulmaması | Vasi | TMK m. 438 |
| Yıllık hesap verilmemesi | Vasi | TMK m. 454/2 |
| Paranın bir aydan fazla yatırılmaması | Vasi (faiz kaybı) | TMK m. 441/2 |
| İzinsiz taşınmaz satışı | Vasi | TMK m. 462/1 |
| Görev sonunda hesap ve teslim | Vasi | TMK m. 489 |
Kritik nokta: Devletin sorumluluğu iki ayrı temele dayanır ve karıştırılmamalıdır. Birincisi, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı davranışından doğan doğrudan sorumluluktur; bunun için vesayet makamının veya denetim makamının kusuru ispat edilmelidir. İkincisi, vasi kusurlu olduğu hâlde zararın ondan tahsil edilememesi hâlindeki tamamlayıcı sorumluluktur. Vasinin kusuru sabit ama vesayet dairelerinin kusuru ispat edilememişse, Hazine’nin vasiyle birlikte doğrudan sorumlu tutulması doğru değildir; bu durumda Devlet aleyhine açılan dava esastan reddedilmelidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Vasi iseniz, atanma kararının kesinleşmesinin ardından gecikmeksizin defter tutturun.
- Vesayet altındaki kişinin gelir ve giderleri için düzenli kayıt tutun.
- Hesabı, vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir sunun.
- Yönetim için gerekli olmayan paraları bir ay içinde belirlenen bankaya yatırın.
- Taşınmaz satışı, rehin, ödünç, dava ve sulh için önceden vesayet makamının iznini alın.
- İzin kararındaki bedeli alt sınır kabul edin; satışı rayiç bedelden yapmaya çalışın.
- Keşif ve değer tespitlerinde hazır bulunun; eksik değerlendirmeye itiraz edin.
- Yaptığınız harcamaları ve kısıtlıya kazandırdığınız değerleri belgeleyin.
- Ziynet gibi taşınırları teslim ettiyseniz mutlaka imzalı tutanak alın.
- Göreviniz bitince son rapor ve kesin hesabı verin, malvarlığını teslime hazır tutun.
- Mirasçı iseniz, vasinin dosyasındaki defter, rapor ve hesapları vesayet dosyasından isteyin.
- Tazminat davasını, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde açın.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/8739, K. 2013/484, 17.01.2013
İzin kararındaki bedel, rayiç bedelden satış yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; Devletin sorumluluğu için kusur ispat edilmelidir. Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan kişiye atanan vasi; defter tutmamış, yıllık rapor vermemiş ve taşınmazların düşük bedelle satılmasına yol açmıştır. Daire önce yükümlülükleri sıralamıştır: “Türk Medeni Kanunu’nun 466. maddesinde vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişilerin bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlü bulundukları, 467/1 maddesinde ise vasinin görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumlu oldukları… hükme bağlanmıştır.” Ardından izin kararının etkisini belirlemiştir: “vesayet makamının bilirkişi tarafından belirlenen miktardan aşağı olmamak üzere vasiye satış yetkisi verdiği bu durumun vasinin rayiç bedel üzerinden satış yapmasına engel olmayıp, tam aksine vasinin iyi bir yönetici ve özen sorumluluğunun da gereği bulunduğu” vurgulanmıştır. Devletin sorumluluğu bakımından ise “vesayet dairelerinin… meydana gelen zarardan dolayı herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, vasinin kusurlu eylemleri ile zarara sebebiyet verdiği ve vesayet dairelerinin kusuru ispat edilmediği böylece Devletin sorumluluğu yönünden dava subut bulmadığından davalı Hazine hakkındaki davanın… esastan reddi gerekir” denilmiştir. Daire, hükmün BOZULMASINA, 17.01.2013 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/14848, K. 2014/1786, 10.02.2014
Parayı bir aydan fazla yatırmayan vasi, gecikmenin başladığı tarihten itibaren faiz kaybından sorumludur. Trafik kazasında anne ve babasını kaybeden çocuklara vasi atanmış; vasi, tazminatı haricen tahsil ettiği hâlde kısıtlılar hesabına yatırmamış, defter tutmamış ve vesayet makamına bildirmemiştir. Daire kuralı hatırlatmıştır: “441. maddesinde ise vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paraların faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya yatırılacağı veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrileceği, paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasinin, faiz kaybını ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.” Somut olayda vasinin “kısıtlıların malvarlığını iyi yönetmediği ve yönetimle ilgili vesayet makamına hesap vermediği” saptanmış; ancak faizin dava tarihinden değil, gecikmenin dolduğu tarihten işletilmesi gerektiği belirlenmiştir. Daire, faiz başlangıç tarihini düzelterek hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/10045, K. 2013/11231, 10.09.2013
Vasinin sorumluluğu hesaplanırken alacaklar kadar mahsup kalemleri de araştırılmalıdır. Vasi atanma kararı sonradan bozularak reddedilmiş; ancak vasi on yıl boyunca kısıtlının mallarını yönetmiş, defter tutmamış, rapor ve kesin hesap vermemiştir. Daire, sorumluluğun dayanaklarını aktardıktan sonra dengeyi kurmuştur: “466. maddesinde ‘vesayet organlarının ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişilerin bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlü oldukları, 467/1. maddesinde de vasinin görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumlu olduğu, 489. maddesinde ise vasinin malvarlığını kısıtlıya teslim etmek zorunda bulunduğu’ hükme bağlandığı gözetildiğinde ve davalının kısıtlıya kazandırılan taşınmazlar ile vasiye ödenmesi gereken ücretin mahsubunu istediğine göre, mahkemece bu yönde de delillerin toplanması, davacının gelir kaybından bu miktarların indirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.” Daire, eksik incelemeyle karar verilmesini isabetsiz bularak hükmün BOZULMASINA, 10.09.2013 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/15491, K. 2013/3965, 18.03.2013
Vesayetle ilgili tazminat davası, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür. Bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm olduğu hâlde kendisine vasi atanmadığını ileri süren kişi, Devlet aleyhine tazminat istemiş; yerel mahkeme, hâkimlerin kararlarından doğan davaların Yargıtay ilgili dairesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Daire bu değerlendirmeyi doğru bulmamıştır: “belirtilen düzenleme genel niteliktedir. Türk Medeni Kanunu’nun 468. maddesindeki Devletin sorumluluğuna ilişkin düzenleme vesayet işlerindeki Devletin sorumluluğunu düzenlediğinden daha özel nitelikte bulunduğu için öncelikle uygulanmalıdır.” Sonuç olarak “vasi atanmaması nedeniyle tazminat isteminde görevli mahkeme, Yargıtay ilgili hukuk dairesi değil, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesidir” denilmiştir. Daire, işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek hükmün BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.
İlk halka, özen ölçüsü. Vesayet organları ve görevlendirilen kişiler, iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermek zorundadır. Vasi bakımından bu ölçü, malvarlığını “iyi bir yönetici gibi” yönetme yükümlülüğüyle somutlaşır.
İkinci halka, belgeleme. Yükümlülük soyut bir dikkat değildir: atanmadan hemen sonra defter tutulacak, gelir ve giderler kaydedilecek, yılda en az bir kez hesap vesayet makamına sunulacaktır. Bu adımların atlanması, sonraki tazminat davasında vasinin en zayıf noktası olur.
Üçüncü halka, paranın değerlendirilmesi. Gerekli olmayan paraların belirlenen bankaya yatırılması bir seçenek değil, yükümlülüktür. Bir ayı aşan gecikmede vasi doğrudan faiz kaybından sorumludur ve bu sorumluluk dava tarihinden değil, gecikmenin başladığı tarihten işler.
Dördüncü halka, izin ve bedel. Taşınmaz satışı vesayet makamının iznine bağlıdır. Ancak izin kararında gösterilen bedel bir alt sınırdır; vasi bununla yetinemez, rayiç bedelden satış için çaba göstermek zorundadır. Değer tespiti sırasında sessiz kalmak da özen borcuna aykırılık oluşturabilir.
Beşinci halka, mahsup. Sorumluluk hesabı tek yönlü değildir. Vasinin kısıtlıya kazandırdığı değerler ve hak ettiği vasi ücreti gibi kalemler araştırılıp gelir kaybından indirilmelidir. Aksi hâlde eksik inceleme söz konusu olur.
Altıncı halka, teslim. Görevi sona eren vasi son rapor ve kesin hesabı vermekle ve malvarlığını teslime hazır bulundurmakla yükümlüdür. Taşınırların iade edildiği iddiası, belgelenmedikçe kabul edilmez.
Yedinci halka, Devletin sorumluluğu. Devlet iki ayrı sıfatla sorumludur: vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı davranışlarından doğrudan; vasiye tazmin ettirilemeyen zararlardan ise tamamlayıcı biçimde. Birincisi için vesayet dairelerinin kusuru ispat edilmelidir; ispat edilemezse Hazine aleyhine dava esastan reddedilir.
Sekizinci halka, görevli mahkeme. Vesayetle ilgili tazminat ve rücu davaları, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür. Bu özel görev kuralı, hâkimlerin yargısal faaliyetinden doğan davalara ilişkin genel düzenlemeye göre öncelikle uygulanır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Atanmadan sonra defter tutmamak | Sorumluluk doğar | Gecikmeksizin defter tutulmalı |
| Yıllık hesap sunmamak | Özen borcuna aykırılık | Yılda en az bir kez hesap verilmeli |
| Parayı hesapta bekletmek | Faiz kaybından sorumluluk | Bir ay içinde bankaya yatırılmalı |
| İzin almadan taşınmaz satmak | İşlem sakatlanır, tazminat | Vesayet makamının izni alınmalı |
| İzin bedelini üst sınır sanmak | Düşük bedelli satış, tazminat | Rayiç bedel hedeflenmeli |
| Teslimi belgelendirmemek | İade iddiası ispatlanamaz | İmzalı tutanak alınmalı |
| Mahsup kalemlerini ileri sürmemek | Fazla tazminat | Kazandırmalar ve ücret talep edilmeli |
| Hazineyi doğrudan sorumlu saymak | Dava esastan reddedilir | Vesayet dairelerinin kusuru ispat edilmeli |
| Davayı yanlış mahkemede açmak | Görevsizlik | Vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesi |
Vasi hangi ölçüde sorumludur?
Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur. Ayrıca iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdür.
Kayyım ve yasal danışman da sorumlu mudur?
Evet. Vasinin sorumluluğuna ilişkin hüküm, kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da uygulanır.
Vasi defter tutmak zorunda mı?
Evet. Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine, vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından vakit geçirilmeksizin yönetilecek malvarlığının defteri tutulur.
Hesap ne sıklıkla verilir?
Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde, her hâlde yılda bir defa hesabı incelemeye sunmakla yükümlüdür.
Kısıtlının parası ne yapılır?
Kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere vesayet makamının belirlediği millî bir bankaya yatırılır ya da Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir.
Parayı geç yatıran vasi ne öder?
Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür. Faiz, dava tarihinden değil gecikmenin dolduğu tarihten işler.
Hangi işlemler için vesayet makamının izni gerekir?
Taşınmaz alım-satımı ve rehni, olağan yönetim dışındaki taşınır işlemleri, olağan sınırları aşan yapı işleri, ödünç verme ve alma, kambiyo taahhüdü, uzun süreli kira sözleşmeleri, dava açma, sulh, tahkim, mirasın paylaşılması, hayat sigortası, bakım kurumuna yerleştirme ve yerleşim yeri değişikliği gibi hâller.
İzin kararında yazan bedelden satış yeterli mi?
Değildir. Vesayet makamının bilirkişice belirlenen miktardan aşağı olmamak üzere satış yetkisi vermesi, vasinin rayiç bedel üzerinden satış yapmasına engel değildir; aksine özen borcunun gereğidir.
Görev sona erince vasi ne yapmalı?
Yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermeli; malvarlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmalıdır.
Vasinin ücreti ve yaptığı harcamalar mahsup edilir mi?
Uygulamada, kısıtlıya kazandırılan değerler ile vasiye ödenmesi gereken ücret gibi kalemlerin araştırılıp gelir kaybından indirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Devlet hangi hâllerde sorumludur?
Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumludur; ayrıca vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.
Hazine her davada vasiyle birlikte sorumlu tutulur mu?
Hayır. Vesayet dairelerinin kusuru ispat edilmemişse, zarara vasinin kusurlu eylemleri sebep olmuşsa Devlet aleyhine açılan dava esastan reddedilir.
Devlet ödediği tazminatı geri alabilir mi?
Evet. Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder; kusurlu olanlar Devlete karşı müteselsilen sorumludur.
Bu davalar hangi mahkemede açılır?
Vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür.
Vasi atanmaması nedeniyle tazminat istenebilir mi?
Bu yönde talepler ileri sürülmektedir. Böyle bir davada görevli mahkeme, hâkimlerin yargısal faaliyetine ilişkin genel düzenleme değil, vesayet işlerine özgü hüküm gereğince vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesidir.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 396-403 — Vesayet organları ve vasilik
- 4721 sayılı TMK m. 438-440 — Defter tutma ve değerli şeylerin saklanması
- 4721 sayılı TMK m. 441-444 — Paraların ve yatırımların değerlendirilmesi
- 4721 sayılı TMK m. 454 — Vasinin özen ve hesap verme yükümlülüğü
- 4721 sayılı TMK m. 462 — Vesayet makamının izni gereken hâller
- 4721 sayılı TMK m. 463 — Denetim makamının izni gereken hâller
- 4721 sayılı TMK m. 466 — Özen yükümlülüğü
- 4721 sayılı TMK m. 467 — Vasinin sorumluluğu
- 4721 sayılı TMK m. 468 — Devletin sorumluluğu
- 4721 sayılı TMK m. 469 — Görev ve yetki
- 4721 sayılı TMK m. 487-494 — Vasilik görevinin sona ermesi, rapor ve kesin hesap
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 — Haksız fiil sorumluluğu
Vesayet ve temsil konusundaki diğer yazılarımız için vesayet davası, vasi tayini, vesayette elektronik satış ve kayyım atanması yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Vasinin sorumluluğunun kapsamı; yönetim döneminde tutulan kayıtlara, alınan izinlere ve somut zararın niteliğine göre değişir. Her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.