Kişinin Hatırasına Hakaret (TCK 130): Ölen Kişi Hakkında Haber, Televizyon Yorumu ve Ceset Tahkiri

- TCK m.130/1’e göre bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası alır.
- Hakaret alenen işlenirse ceza altıda bir oranında artırılır.
- Bir ölünün cesedini veya kemiklerini kısmen ya da tamamen alan veya bunlar hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi üç aydan iki yıla kadar hapis cezası alır.
- TCK m.131’e göre suç şikâyete bağlıdır.
- Ölen kişinin hatırasına karşı işlenen suçta ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri şikâyette bulunabilir.
- Şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır.
- Televizyonda ölen bir cezaevi amiri hakkında söylenen olgu isnadı içeren sözler, 18. Ceza Dairesince basın özgürlüğü kapsamında görülmemiştir.
- Aynı kararda, canlı yayında konuşmacıların sözleri nedeniyle kanalın sorumlu müdürünün kusursuz sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.
- Ölüm haberinde ölen kişinin sabıkalı olduğunun yazılması, somut olayda eleştiri ve haber verme sınırında görülerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı yerinde bulunmuştur.
- Bir maden kazası hakkında televizyonda “müstehaktır” denmesi, konuşmanın bütünü değerlendirilerek kast bulunmadığı gerekçesiyle beraatle sonuçlanmıştır.
- Sözler cümle cümle değil, söylendiği bağlam ve konuşmanın bütünü içinde değerlendirilir.
- Haber ve yorumlarda kamu yararı, olgusal dayanak ve ifade biçimi birlikte tartışılır.
- Olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır; uzun süren bir haber davasında bu süre dolmuş ve dava düşürülmüştür.
- İnternetteki içerikler için ceza şikâyetinin yanında erişimin engellenmesi yolları da değerlendirilebilir.
- Dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
Bir kişinin ölümünden sonra haber sitelerinde, televizyon programlarında veya sosyal medyada hakkında ağır ifadeler kullanılması, geride kalan yakınları için ciddi bir yaradır. Türk Ceza Kanunu ölen kişinin hatırasını ayrıca korur ve bu tür saldırıları kişinin hatırasına hakaret suçu olarak düzenler. Aynı madde ceset ve kemiklere yönelik tahkir edici fiilleri de suç sayar.
Ancak ölen kişi kamuoyunu ilgilendiren bir olayın parçasıysa veya haber konusu olmuşsa, ifade ve basın özgürlüğü ile ölenin hatırasının korunması arasında denge kurulması gerekir. Aşağıda Yargıtay’ın bu dengeyi televizyon yorumları ve haber metinleri üzerinden nasıl kurduğu ile şikâyet ve zamanaşımı gibi usul konuları ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Ölen kişinin hatırasına hakaret | TCK m.130/1 | Üç ay–iki yıl hapis veya adli para |
| Ceset veya kemiklere yönelik fiiller | TCK m.130/2 | Üç ay–iki yıl hapis |
| Şikâyet hakkı | TCK m.131/2 | İkinci dereceye kadar üstsoy ve altsoy, eş, kardeşler |
| Televizyonda olgu isnadı | Y18CD 11.02.2020 | Basın özgürlüğü kapsamında değil |
| Canlı yayında sorumlu müdür | Y18CD 11.02.2020 | Kusursuz sorumluluk yok, beraat |
| Ölüm haberinde sabıka bilgisi | Y18CD 20.03.2018 | Eleştiri niteliğinde, kanun yararına bozma reddi |
| Maden kazası hakkında yorum | Y4CD 30.10.2023 | Kast yok, beraat onandı |
| Uyuşturucudan öldüğü haberi | Y4CD 15.11.2023 | Zamanaşımı nedeniyle düşme |
| Dava zamanaşımı | TCK m.66 | Sekiz yıl |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Hakaret içeren yayın, haber veya paylaşımın tamamını tarih ve saat bilgisiyle kayıt altına alın.
- İnternet içeriklerinde bağlantı adresini, ekran görüntülerini ve yayın tarihini saklayın; mümkünse tespit yaptırın.
- Televizyon yayınlarında programın adı, yayın tarihi ve saatiyle kaydın temin edilmesini talep edin.
- Şikâyet hakkınızın bulunduğunu gösteren nüfus kaydı veya mirasçılık belgesini hazırlayın.
- Fiili ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı aylık şikâyet süresini kaçırmayın.
- Sözü söyleyen, yazıyı yazan ve yayını yöneten kişileri ayrı ayrı belirleyin; her birinin kendi fiilinden sorumlu olduğunu unutmayın.
- Hakaretin alenen, örneğin yayın veya internet yoluyla işlendiğini ayrıca belirtin.
- Ceset, mezar veya kemiklere yönelik bir fiil varsa olay yeri tespitini ve fotoğrafları dosyaya kazandırın.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse süresi içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edin.
- Kovuşturma aşamasında davaya katılma talebinizi bildirin.
- İnternetteki içeriğin kaldırılması için erişimin engellenmesi başvurusunu ayrıca değerlendirin.
- Yargılama uzarsa dava zamanaşımını takip edin.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 11.02.2020 T., 2019/3800 E., 2020/4207 K.
Canlı yayınlanan televizyon programlarında ölen bir askeri cezaevi amiri hakkında söylenen ve açıkça onur, şeref ve saygınlığa yönelik olgu isnadı içeren sözler basın özgürlüğü kapsamında değildir; ancak kanalın sorumlu müdürü konuşmacıların sözlerinden kusursuz sorumlu tutulamaz. Asliye ceza mahkemesi, bir televizyon kanalında canlı yayınlanan programlara katılan ve 1980-1982 yılları arasında Diyarbakır Cezaevinde iç güvenlik amiri olarak görev yapmış ölen bir binbaşı hakkında sözler söyleyen sanıkları ve kanalın sorumlu müdürünü kişinin hatırasına hakaret suçundan adli para cezalarına mahkûm etmiştir. Adalet Bakanlığı, sözlerin kamuoyunu meşgul eden konulara ilişkin olduğu ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Daire, konuşmacı sanıklar yönünden “söylenen sözlerin açıkca ölenin onur, şeref ve saygınlığına yönelik olgu isnadı niteliğinde olduğundan hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmaktadır” diyerek istemi reddetmiştir. Sorumlu müdür yönünden ise 6112 sayılı Kanunun 46. maddesine dayanılarak kurulan mahkûmiyeti, “sorumlu müdürün bu düzenleme nedeniyle kusursuz sorumluluğunu kabul etmek suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı olacağı” gerekçesiyle bozmuş ve sanığın beraatine karar vermiştir. Karşı oy yazısında iki üye, programda işkence ve antidemokratik uygulamaların tartışıldığını, sözlerin bu bağlamda sert bir eleştiri olarak ifade özgürlüğü içinde kaldığını savunmuştur. Aynı kararda ölenin oğlu hakkındaki kaba sözler de hakaret boyutunda görülmemiştir. Konuşmacı sanıklara ilişkin kanun yararına bozma istemi iki üyenin karşı oyuyla oyçokluğuyla reddedilmiş, sorumlu müdüre ilişkin hüküm oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 20.03.2018 T., 2017/6059 E., 2018/4027 K.
Silahla öldürülen bir kişinin ölüm haberinde dolandırıcılıktan sabıkası bulunduğunun yazılması, somut olayda okuyucuyu aldatma amacı taşımayan, kamu yararı bulunan ve eleştiri niteliğinde kalan bir ifade olarak değerlendirilmiş, kovuşturmaya yer olmadığı kararı yerinde bulunmuştur. Bir kişinin 28.11.2014 tarihinde öldürülmesi üzerine haber sitelerinde, ölenin dolandırıcılıktan sabıkası olduğunun öğrenildiği belirtilerek av tüfeğiyle sırtından vurularak öldürüldüğü haberi yayımlanmıştır. Cumhuriyet başsavcılığı kişinin hatırasına hakaret suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmiş, Adalet Bakanlığı ise haberin bu suçu oluşturduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Daire, ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını ayrıntılı biçimde açıklamış, haberin somut bir olguya işaret ettiğini ancak okuyucuların aldatıldığına dair delil bulunmadığını ve haberin yayımlanmasında toplumsal ilgi ve kamu yararı olduğunu belirtmiştir. Daire, “özellikle gazeteciler bir dereceye kadar abartma hakkına sahiptirler” dedikten sonra “Haber içeriğindeki ifadeler, söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğindedir” sonucuna varmıştır. Kanun yararına bozma istemi 20.03.2018 tarihinde oybirliğiyle reddedilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 30.10.2023 T., 2021/14848 E., 2023/23298 K.
Telefonla bağlandığı televizyon programında bir maden kazası için “müstehaktır bile denebilir” diyen sanığın konuşmasının bütünü değerlendirildiğinde suç işleme kastı bulunmadığından beraat kararı yerinde görülmüştür. Sanık, telefonla katıldığı bir televizyon programında maden kazasına ilişkin değerlendirmesinde “hatta müstehaktır bile denebilir” şeklinde sözler söylemiştir. Yerel mahkeme konuşmanın tümünü bir bütün halinde değerlendirerek sanığın kişinin hatırasına hakaret suçu yönünden kastı olmadığını kabul etmiş ve beraat kararı vermiştir. Katılanlar, sözlerin eleştirinin ötesinde ölen işçiyi ve yakınlarını tahkir anlamı taşıdığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. Daire, “Sanığın suç işleme kastı olmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir” diyerek katılanların temyiz sebeplerini reddetmiştir. Hüküm 30.10.2023 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 15.11.2023 T., 2021/17730 E., 2023/24113 K.
Ölen gencin uyuşturucu kullanması nedeniyle öldüğüne ilişkin haber nedeniyle açılan davada, zamanaşımını kesen son işlem olan sorgulardan itibaren sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı dolduğundan dava düşürülmüştür. İddiaya göre sanıklar, katılanın oğlunun uyuşturucu madde kullanması sebebiyle vefat ettiğine ilişkin bir haber hazırlamış, ölen kişiyi uyuşturucu kullanan biri olarak göstermiş ve bu haberi haber ajansları aracılığıyla herkesin görebileceği şekilde yayımlamıştır. Yerel mahkeme sanıkların kişinin hatırasına hakaret suçundan beraatine karar vermiş, katılan vekili eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. Daire esasa girmeden önce zamanaşımını incelemiş, TCK 130/1’deki suç için sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörüldüğünü ve “zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 10.02.2015 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu” tespitini yapmıştır. Hükümler 15.11.2023 tarihinde tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuş ve kamu davaları zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
18. Ceza Dairesinin 2020 tarihli kararı, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığını ortaya koymaktadır. Ölen kişi hakkında açıkça onur ve saygınlığı zedeleyen olgu isnadı içeren sözler, programın kamusal bir tartışma içermesine rağmen suç kapsamında görülmüştür. Buna karşılık 2018 tarihli kararda ölüm haberindeki sabıka bilgisi, kamu yararı taşıyan bir haberin parçası ve eleştiri niteliğinde kabul edilmiştir. İki karar arasındaki fark, ifadenin olgusal dayanağı, biçimi ve haberin amacıyla ilgilidir. Genel hakaret ölçütleri için hakaret suçu yazımıza bakılabilir.
Aynı 2020 tarihli kararda kanalın sorumlu müdürünün canlı yayında başkalarının söylediği sözlerden kusursuz sorumlu tutulamayacağının belirtilmesi, ceza sorumluluğunun şahsiliği bakımından önemlidir. Bu kararlara kanun yararına bozma yoluyla ulaşılmıştır; bu olağanüstü kanun yolu için kanun yararına bozma yazımız incelenebilir.
4. Ceza Dairesinin 30.10.2023 tarihli kararı, tek bir cümlenin konuşmanın bütününden koparılarak değerlendirilemeyeceğini göstermektedir. 15.11.2023 tarihli karar ise haber davalarının uzun sürmesi halinde zamanaşımının dolabileceğini hatırlatmaktadır; bu konuda ceza ve dava zamanaşımı yazımıza bakılabilir. İnternette yayımlanan içerikler bakımından ceza sürecinden bağımsız olarak erişimin engellenmesi ve içerik kaldırma ile internetten haber kaldırma yolları da değerlendirilebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Yalnızca tek bir cümleyi sunmak | Sözler bütün içinde değerlendirilir | Yayının veya haberin tamamını sunun |
| Şikâyet süresini kaçırmak | Suç şikâyete bağlıdır | Öğrenmeden itibaren altı ay içinde başvurun |
| Şikâyet hakkını belgelememek | Şikâyetçi sıfatı tartışılır | Nüfus kaydı veya mirasçılık belgesi sunun |
| Sorumlu müdürü otomatik sorumlu saymak | Kusursuz ceza sorumluluğu kabul edilmez | Sözü söyleyen kişiyi hedef alın |
| Her sert haberi suç saymak | Basın özgürlüğü ve kamu yararı gözetilir | Olgusal dayanağı ve amacı tartışın |
| Alenilik unsurunu belirtmemek | Cezadaki artırım gözden kaçabilir | Yayın veya internet yoluyla işlendiğini açıklayın |
| İnternet içeriğini kayıt altına almamak | İçerik silinebilir | Bağlantı ve ekran görüntülerini saklayın |
| Takipsizlik kararına itiraz etmemek | Karar kesinleşir | Süresinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edin |
| Zamanaşımını takip etmemek | Dava düşebilir | Son kesen işlemden itibaren süreyi hesaplayın |
Kişinin hatırasına hakaret suçu nedir?
TCK m.130’da düzenlenen, ölmüş bir kimsenin hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret edilmesi ile ölünün cesedi veya kemikleri hakkında tahkir edici fiillerde bulunulmasıdır.
Cezası nedir?
Birinci fıkrada üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir; hakaret alenen işlenirse ceza altıda bir oranında artırılır. İkinci fıkrada üç aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Ölen kişi için kimler şikâyet edebilir?
TCK m.131/2’ye göre ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri şikâyette bulunabilir.
Şikâyet süresi ne kadar?
TCK m.73’e göre şikâyet süresi, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı aydır.
“En az üç kişiyle ihtilat” ne demek?
Hakaretin en az üç kişiye ulaşacak şekilde, onlarla iletişim kurularak gerçekleştirilmesidir. Televizyon yayını, gazete veya internet gibi yollarla yapılan açıklamalar ayrıca alenilik nedeniyle cezanın artırılmasına yol açar.
Ölen kişi hakkında televizyonda konuşmak suç mu?
İçeriğe bağlıdır. 18. Ceza Dairesi, ölen bir cezaevi amiri hakkında açıkça onur ve saygınlığa yönelik olgu isnadı içeren sözleri basın özgürlüğü kapsamında görmemiştir. 4. Ceza Dairesi ise maden kazası hakkındaki bir yorumda konuşmanın bütününe bakarak kast bulunmadığı sonucuna varılmasını yerinde bulmuştur.
Ölüm haberinde sabıka bilgisi vermek suç mu?
18. Ceza Dairesi, ölüm haberinde ölenin dolandırıcılıktan sabıkası olduğunun yazıldığı olayda haberin kamu yararı taşıdığını ve ifadelerin eleştiri niteliğinde kaldığını belirterek kovuşturmaya yer olmadığı kararını yerinde bulmuştur.
Kanalın sorumlu müdürü de cezalandırılır mı?
18. Ceza Dairesine göre canlı yayında konuşmacıların söylediği sözler nedeniyle sorumlu müdürün kusursuz sorumluluğunu kabul etmek suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırıdır.
Haberlerde abartı serbest mi?
18. Ceza Dairesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına atıfla gazetecilerin bir dereceye kadar abartma hakkına sahip olduğunu belirtmiştir. Ancak olgusal dayanağı olmayan ve saygınlığı zedeleyen isnatlar bu korumadan yararlanamayabilir.
Mezara veya cesede zarar vermek bu suça girer mi?
TCK m.130/2’ye göre ceset veya kemikleri kısmen ya da tamamen almak veya bunlar hakkında tahkir edici fiillerde bulunmak suçtur. Mezar taşına verilen zararlar ayrıca başka suçlar yönünden de değerlendirilebilir.
Sosyal medyada ölen kişi hakkında paylaşım suç olur mu?
Paylaşım ölen kişinin hatırasına hakaret niteliğindeyse ve en az üç kişiye ulaşıyorsa bu suç oluşabilir. Paylaşımın bağlamı, olgusal dayanağı ve kamu yararı birlikte değerlendirilir.
Takipsizlik kararına ne yapılabilir?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı süresi içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. İtiraz reddedilip karar kesinleşirse Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurabilir.
Zamanaşımı ne kadar?
Birinci fıkradaki suç için olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. 4. Ceza Dairesi, son sorgu tarihinden itibaren bu sürenin dolduğu dosyada davayı düşürmüştür.
Mahkemeye sunulan dilekçelerde ölen kişi hakkında yazılanlar suç mu?
TCK m.128’e göre yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalarda gerçek ve somut vakıalara dayanan ve uyuşmazlıkla bağlantılı isnat ve değerlendirmeler nedeniyle ceza verilmez.
Hangi mahkeme görevlidir?
Ceza sınırları dikkate alındığında dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.130 — Kişinin hatırasına hakaret
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.131 — Soruşturma ve kovuşturma koşulu
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.125 — Hakaret
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.128 — İddia ve savunma dokunulmazlığı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73 — Soruşturması ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173 — Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma
- 5187 sayılı Basın Kanunu m.3 — Basın hürriyeti
- 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun m.46 — Sorumluluk
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.26 ve m.28 — Düşünceyi açıklama ve basın hürriyeti
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.10 — İfade özgürlüğü
İlgili yazılarımız: Hakaret suçu · Sosyal medyada hakaret · Erişimin engellenmesi · Kanun yararına bozma · Ceza ve dava zamanaşımı
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.