Pazarlamacılık Sözleşmesi (TBK m.448): Unsurları, Komisyon, Hapis Hakkı ve Görevli Mahkeme

legapro kapak 17261 LegaPro Hukuk Pazarlamacılık Sözleşmesi (TBK m.448): Unsurları, Komisyon, Hapis Hakkı ve Görevli Mahkeme
Kısaca
  • TBK m.448’e göre pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının sürekli olarak bir ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmesinin dışında işlemlere aracılık etmeyi, işverenin de ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
  • Sözleşme, Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmelerine ayrılan bölümünde düzenlenmiştir; Yargıtay bunu hizmet sözleşmesinin özel bir türü, başka bir deyişle atipik bir iş sözleşmesi olarak nitelendirmektedir.
  • Yargıtay kararlarında sözleşmenin unsurları ticari işletmenin varlığı, süreklilik, işletme dışında faaliyet, işveren hesabına çalışma, aracılık ve ücret olarak sıralanmaktadır.
  • Bu unsurların yanında hizmet sözleşmesini karakterize eden bağımlılık unsurunun da bulunması aranır; bağımlılık yoksa ilişki pazarlamacılık sözleşmesi sayılmaz.
  • İşin işletme dışında görülmesi, kişinin bağımsız çalıştığı anlamına gelmez; belirleyici olan işverenin iş organizasyonu içinde yer alıp almadığıdır.
  • Ekonomik riski kendisi taşıyan, kendi müşterisi olan ve karar verme özgürlüğü bulunan kişiler, işverenle sürekli ilişki içinde olsalar bile iş sözleşmesine göre çalışmış sayılmazlar.
  • Pazarlamacılık, 4857 sayılı İş Kanunu m.4’teki istisnalar arasında sayılmamıştır; bu nedenle İş Kanunu kapsamındadır.
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5, Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili bölümündeki hizmet sözleşmelerine tabi işçileri açıkça iş mahkemelerinin görev alanına almıştır.
  • TBK m.449, sözleşmenin süresini, sona ermesini, pazarlamacının yetkilerini, ücret ve masrafların ödenmesini içermesini öngörür; belirlenmemişse kanun hükümleri ve alışılmış hizmet koşulları uygulanır.
  • Aksine yazılı anlaşma yoksa pazarlamacı sadece aracılık etmeye yetkilidir; özel yetki verilmedikçe müşterilerden tahsilat yapamaz ve ödeme günlerini değiştiremez.
  • Pazarlamacının müşterilerin ödememesinden sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür; sınırlı bir garanti ancak kanunun öngördüğü koşullarla üstlenilebilir.
  • Ücret, belirli bir miktardan veya bu miktarla birlikte komisyondan oluşur; ücretin tamamının komisyondan oluşmasına ilişkin yazılı anlaşma, komisyonun faaliyetin uygun karşılığını oluşturması koşuluyla geçerlidir.
  • Harcamaların sabit ücrete veya komisyona dâhil edilmesine ilişkin anlaşmalar da kesin olarak hükümsüzdür.
  • Pazarlamacı, muaccel alacakları için taşınırlar, kıymetli evrak ve tahsil yetkisine dayanarak aldığı paralar üzerinde hapis hakkına sahiptir; müşteri kayıtlarını ve fiyat tarifelerini ise alıkoyamaz.
  • Sözleşme sona erdiğinde, sona erme tarihine kadar işverene iletilen bütün siparişler için komisyon ödenir.

Plasiyer, satış temsilcisi, bölge sorumlusu, tıbbi tanıtım temsilcisi, gezici satış elemanı… Şirketin ürününü merkez dışında, müşterinin ayağına giderek tanıtan ve satan kişiler için uygulamada pek çok ad kullanılır. Bu kişilerin hukuki konumu uzun süre tartışmalı kalmıştır: kimi zaman bağımsız iş sahibi sayılmış, kimi zaman işçi kabul edilmiş, kimi zaman da uyuşmazlık iş mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasında gidip gelmiştir.

Türk Borçlar Kanunu 2012’de yürürlüğe girerken bu tabloyu düzeltmek için pazarlamacılık sözleşmesini ayrı bir sözleşme tipi olarak düzenlemiştir. Bu yazıda sözleşmenin tanımı ve unsurları, pazarlamacının yükümlülükleri ile yetkilerinin sınırı, ücret ve komisyon rejimi, kesin hükümsüz sayılan sözleşme kayıtları, hapis hakkı, sözleşmenin sona ermesinin sonuçları ve özellikle uygulamada en çok tartışılan konu olan “bu kişi işçi midir, bağımsız satıcı mıdır” sorusu Yargıtay kararları üzerinden ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.448 (Pazarlamacılık Sözleşmesi, A. Tanımı ve kurulması, I. Tanımı): “Pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının sürekli olarak, bir ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmesinin dışında, her türlü işlemin yapılmasına aracılık etmeyi veya yazılı anlaşma varsa, bu anlaşmada belirtilen işlemleri yapmayı, işletme sahibi işverenin de buna karşılık ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”
Bağlantılı hükümler: Genel hizmet sözleşmesini tanımlayan TBK m.393’e göre sözleşme, “işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” Pazarlamacının yetkisinin sınırını TBK m.452 çizer: “Aksine yazılı anlaşma olmadıkça pazarlamacı, sadece işlemlere aracılık etmeye yetkilidir.” Ücret rejimi TBK m.454’te, komisyon TBK m.455’te düzenlenmiştir. TBK m.458 pazarlamacıya hapis hakkı tanır. Boşluklar için TBK m.469 yol gösterir: “Pazarlamacılık sözleşmesine ve evde hizmet sözleşmesine ilişkin hüküm bulunmayan hâllerde, hizmet sözleşmesinin genel hükümleri uygulanır.”
Değişiklik uyarısı: Pazarlamacılık sözleşmesi hukukumuza 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren 6098 sayılı Kanun ile girmiştir; mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda böyle bir düzenleme yoktu. Bu nedenle 2012 öncesine ilişkin uyuşmazlıklarda maddeye doğrudan dayanılamaz. Görev konusunda da önemli bir değişiklik vardır: bu yazıda incelenen kararların bir kısmı, o tarihte yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na dayanmaktadır. Bugün yürürlükte olan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5 inci maddesi, iş mahkemelerinin “4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına” bakacağını hükme bağlamıştır. Pazarlamacılık sözleşmesi tam olarak bu bölümde yer aldığından, görev tartışması bugün büyük ölçüde kanun metniyle çözülmüştür.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Sözleşmenin niteliğiTBK m.448, m.469Hizmet sözleşmesinin özel bir türü, atipik bir iş sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.
Sözleşmenin unsurlarıTBK m.448Ticari işletmenin varlığı, süreklilik, işletme dışında faaliyet, işveren hesabına çalışma, aracılık ve ücret olarak sıralanmaktadır.
Bağımlılık unsuruTBK m.393, m.448Tanımdaki unsurların yanında hizmet sözleşmesine ilişkin bağımlılık unsuru da aranır.
İşletme dışında çalışmaTBK m.448İşin işletme dışında görülmesi bağımlılığı tek başına ortadan kaldırmaz; iş organizasyonu içinde yer alma belirleyicidir.
Ekonomik riskYerleşik uygulamaRiski kendisi taşıyan, kendi müşterisi ve karar verme özgürlüğü olan kişi iş sözleşmesine göre çalışmış sayılmaz.
Doğrudan satış sistemleriTBK m.448Çalışma koşulunu ve süresini kendisi belirleyen, alt gruplarının satışından da pay alan kişilerde bağımlılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
Görevli mahkeme7036 s. Kanun m.5Pazarlamacılık, İş Kanunu m.4’teki istisnalar arasında sayılmadığından uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür.
Satıcının niteliğiTBK m.448Satıcı ticari işletme düzeyinde değilse çalışanın TBK m.448 vd. kapsamına girmeyeceği belirtilmektedir.
Sözleşmenin şekliTBK m.449Sözleşmede yer alması öngörülen hususlar belirlenmemişse kanun hükümleri ve alışılmış hizmet koşulları uygulanır.
Kritik nokta: Uyuşmazlıklarda belirleyici olan, tarafların sözleşmeye hangi başlığı attığı değildir. Mahkeme, hukuki nitelendirmeyi kendisi yapar ve tarafların gerçek ve ortak iradesini esas alır. “Tali satıcılık”, “distribütörlük”, “satış temsilciliği” gibi adlar taşıyan sözleşmelerde bakılan şudur: kişi kendi nam ve hesabına mı, yoksa işveren hesabına mı çalışmaktadır; satış koşullarını ve fiyatı kim belirlemektedir; tahsilat kime yapılmaktadır; kâr ve zarar riski kimin üzerindedir. Bu sorulara verilen cevap, hem uygulanacak hükümleri hem de görevli mahkemeyi değiştirir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. İlişkinin dayandığı tüm belgeleri toplayın: sözleşme, ek protokoller, kataloglar, satış talimatları, fiyat listeleri, hedef ve prim yazışmaları.
  2. Sözleşmenin adına değil içeriğine bakın; tarafların gerçek ve ortak iradesini gösteren fiilî uygulamayı belgelerle ortaya koyun.
  3. Kimin hesabına çalışıldığını netleştirin: faturalar kimin adına düzenleniyor, satış kimin adına yapılıyor, müşteri kime borçlanıyor.
  4. Fiyat ve satış koşullarını kimin belirlediğini saptayın; bunlar işverence belirleniyorsa bağımlılık yönünde önemli bir gösterge doğar.
  5. Denetim ve raporlama düzenini belgeleyin: ziyaret planları, günlük ya da haftalık raporlar, sipariş aktarımı ve hesap verme yükümlülüğü.
  6. Ekonomik riskin kimde olduğunu inceleyin: satılamayan malın, tahsil edilemeyen bedelin ve masrafların yükü kime aittir.
  7. Ücret yapısını çözümleyin; sabit ücret var mı, komisyon oranı nedir, komisyon faaliyetin uygun karşılığını oluşturuyor mu.
  8. Masrafların kime ait olduğunu kontrol edin; harcamaların ücrete veya komisyona dâhil edildiği kayıtların kesin hükümsüz olduğunu gözden kaçırmayın.
  9. Tahsilat yetkisinin özel olarak verilip verilmediğine bakın; verilmemişse müşteriden para tahsil edilmesi yetki aşımı sayılabilir.
  10. Sözleşme sona erdiyse, sona erme tarihine kadar işverene iletilmiş siparişleri listeleyin; bunlar için komisyon talep edilebilir.
  11. Elinizde işverene ait örnek, model, müşteri kaydı veya fiyat tarifesi varsa bunları iade edin; hapis hakkı yalnızca kanunda sayılan değerler üzerinde kullanılabilir.
  12. Davayı doğru mahkemede açın; ilişki pazarlamacılık sözleşmesi niteliğindeyse 7036 sayılı Kanun m.5 uyarınca iş mahkemesi görevlidir.
Yargıtay kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.11.2016 T., 2016/1414 E., 2016/1072 K.
Bağımlılık unsuru bulunmayan ve ticari faaliyetin riskini kendisi taşıyan kişinin sözleşmesi pazarlamacılık sözleşmesi sayılmaz. Kozmetik ürünleri satan bir şirketin doğrudan satış sisteminde “takım öncüsü” olarak yer alan davacı, iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı istemiştir. Yerel mahkeme, ilişkide bağımlılık ve zaman unsurunun bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; Özel Daire, sözleşmenin tipik pazarlamacılık sözleşmesi unsurlarını taşıdığı ve iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kararı bozmuş, yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, pazarlamacılık sözleşmesinin unsurlarını ayrıntılı biçimde açıkladıktan sonra, sözleşmenin pazarlamacılık sözleşmesi sayılabilmesi için TBK m.393’teki hizmet sözleşmesi unsurlarının da aranacağını belirtmiştir. Somut olayda davacının çalışma koşul ve süresini kendisinin belirlediği, işverenin emir ve denetimi altında çalışmadığı, gelirinin kişisel ilişkilerine ve satış becerisine bağlı olduğu, ayrıca sisteme kattığı gruptaki kişilerin satışlarından da pay alabildiği saptanmış; kararda “taraflar arasındaki hukuki ilişkide, hizmet sözleşmesini karakterize edici bağımlılık unsurunun mevcut olmadığı; sözleşme konusu ticari faaliyetin risklerinin de davacıya ait olması nedeniyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin pazarlamacılık sözleşmesi olmadığı ve davanın bu nedenle iş mahkemelerinde görülemeyeceği sonucuna varılmıştır.” denilmiştir. Karşı oy yazısında, davacının işverenin iş organizasyonu kapsamında çalıştığı, tanıtım ve satışta şirketin araçlarını kullandığı, satış şartları ile fiyatların işverence belirlendiği, tahsil yetkisinin bulunmadığı ve komisyonun banka hesabına yatırıldığı gerekçesiyle ilişkinin pazarlamacılık sözleşmesi sayılması ve direnme kararının bozulması gerektiği belirtilmiştir. Direnme kararı 16.11.2016 tarihinde oyçokluğuyla onanmıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 26.11.2013 T., 2013/5412 E., 2013/20356 K.
Pazarlamacılık sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olması, uyuşmazlığı iş mahkemesinin görev alanından çıkarmaz. Davacı, davalıya ait iş yerinde 2007’den itibaren çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek tazminat ve işçilik alacakları istemiştir. Davalı, davacının plasiyer olarak çalıştığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, çalışma biçiminin TBK m.448 ve m.450’deki düzenlemelere uygun düştüğünü, ilişkinin pazarlamacılık sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğunu belirterek dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar vermiştir. Daire, İş Kanunu’nun kapsamını düzenleyen hükümleri hatırlattıktan sonra “TBK’daki bu düzenlemeler genel nitelikte olup davacının yaptığı iş 4857 sayılı Kanunun 4.maddesindeki istisnalar içerisinde de yer almadığından uyuşmazlığın iş mahkemesinde çözümlenmesi gerekir.” demiş ve işin esasına girilmesi gerektiğini belirtmiştir. Görevsizlik kararı 26.11.2013 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 10.10.2023 T., 2023/7632 E., 2023/9434 K.
Kişi işini kendisi organize etse bile, belirli ölçüde denetime ve hesap verme yükümlülüğüne tabiyse bağımlı çalışan sayılabilir. Davacı, akaryakıt satan bir şirket adına bölgede petrol pazarlama elemanı olarak çalıştığını, sürekli şirket dışında görev yaptığını, müşterilerden aldığı çekleri ve faturaları şirkete teslim ettiğini ileri sürerek sigortasız geçen sürelerin tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi çalışmanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve resen araştırma gerektirdiğini vurgulamış; pazarlamacılık sözleşmesinin unsurlarını sayarak “Çalışan kişi işin yürütümünü kendi organize etse de, üzerinde iş sahibinin belirli ölçüde kontrol ve denetimi söz konusuysa, iş sahibine bilgi ve hesap verme yükümlülüğü varsa, doğrudan iş sahibinin otoritesi altında olmasa da bağımlı çalışan olduğu kabul edilebilir.” demiştir. Kararda ayrıca akaryakıt teslim belgeleri ile faturaların kime teslim edildiği, bu evrakın şirket kayıtlarına girip girmediği, komisyonun kim tarafından ödendiği ve davacının başka firmalar için de pazarlama yapıp yapmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı 10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.09.2020 T., 2018/5643 E., 2020/3542 K.
Pazarlamacılık ilişkisine dayanan talepte de, malın teslim edildiğinin ispatı önce davacıya düşer. Bir markanın Türkiye distribütörü olduğunu belirten davacı şirket, davalıyla aralarındaki ilişkinin komisyon esasına dönüştüğünü, davalıya teslim edilen doksan iki bin adet ampulün iade edilmediğini ileri sürerek aynen iadesini, mümkün değilse bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı, yazılı sözleşme bulunmadığını ve ticari ilişkinin eşine ait iş yeri ile yürütüldüğünü savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının komisyon sözleşmesinin kurulduğunu ve ampulleri bu sözleşme uyarınca teslim ettiğini kesin delillerle ispat edemediği, yemin deliline de başvurmayacağını beyan ettiği gerekçesiyle davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karşı oy yazısında, davalıya araç tahsis edilmiş olması ve davalının kendi beyanları karşısında taraflar arasında pazarlamacılık sözleşmesi bulunduğu, “sözleşmenin yazılı yapılması zorunluluğunun bulunmadığı, bu durumda davalının bağlı tacir yardımcısı olduğu ve davacı şirketin talimatları ile bağlı olduğu” belirtilmiş; TBK m.458 uyarınca ücret alacağı bulunan pazarlamacının hapis hakkı gözetilerek alacak mahsup edildikten sonra kalan emtianın iadesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Bölge adliye mahkemesi kararı 23.09.2020 tarihinde oyçokluğuyla onanmıştır.

Dört karar birlikte okunduğunda, pazarlamacılık sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkların iki katmanda çözüldüğü görülür. Birinci katman nitelendirmedir: ilişki gerçekten pazarlamacılık sözleşmesi midir? Hukuk Genel Kurulunun 2016 tarihli kararı bu soruya cevap verirken tanımdaki unsurların tek başına yetmediğini, hizmet sözleşmesini karakterize eden bağımlılığın da aranacağını ortaya koymuştur. Doğrudan satış sistemlerinde çalışan, kendi zamanını belirleyen ve alt grubunun satışından pay alan kişiler bakımından bu unsurun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kararın oyçokluğuyla verilmiş olması ve karşı oyda tam tersi bir değerlendirme yapılması, ölçütün somut olaya göre nasıl farklı sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.

İkinci katman görevdir. 7. Hukuk Dairesinin 2013 tarihli kararı, pazarlamacılık sözleşmesinin Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olmasının uyuşmazlığı iş mahkemesinin görev alanından çıkarmayacağını açıkça belirtmiştir. Bugün bu sonuç 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5’te kanun metniyle de teyit edilmektedir. Yine de nitelendirme yanlış yapılırsa dosya görev tartışmasıyla yıllarca oyalanabilmektedir. Benzer nitelendirme sorunlarının yaşandığı bir başka alan için acentelik ve denkleştirme tazminatı yazımıza bakılabilir.

10. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli kararı, bağımlılık ölçütünün pratikte nasıl uygulanacağını göstermesi bakımından değerlidir. Karara göre kişinin işini kendi organize etmesi, tek başına bağımsız çalıştığı anlamına gelmez; denetim, bilgi ve hesap verme yükümlülüğü varsa bağımlılık kabul edilebilir. Kararda ayrıca satıcının ticari işletme düzeyinde olup olmadığının da önem taşıdığı, işletme düzeyinde bir ticari işletme yoksa çalışanın TBK m.448 ve devamı kapsamına girmeyeceği belirtilmiştir. Sigortasız geçen sürelerin tespiti bakımından izlenecek yol için hizmet tespit davası ve şartları yazımız incelenebilir.

11. Hukuk Dairesinin 2020 tarihli kararı ise ispat boyutunu hatırlatmaktadır. Pazarlamacılık ilişkisinin varlığı yazılı sözleşmeye bağlı olmasa da, teslim edilen malın ve alacağın ispatı davacıya düşmektedir. Karşı oyda TBK m.458’deki hapis hakkına yapılan vurgu, pazarlamacının elindeki taşınırlar ve tahsil ettiği paralar üzerinde güvence hakkı bulunduğunu, buna karşılık müşteri kayıtları ile fiyat tarifelerini alıkoyamayacağını göstermektedir. Rekabet yasağı kayıtlarının bu tür sözleşmelerdeki geçerlilik sınırları için iş sözleşmesinde rekabet yasağı yazımıza bakılabilir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Sözleşmenin başlığına bakarak sonuç çıkarmakHukuki nitelendirme hâkime aittir; “tali satıcılık” başlığı ilişkiyi tek başına belirlemezFiilî uygulama, talimat düzeni ve risk dağılımı belgelerle ortaya konmalıdır
İşletme dışında çalışmayı bağımsızlık saymakPazarlamacılık zaten işletme dışında yürütülen bir faaliyettirİş organizasyonu içinde yer alınıp alınmadığına bakılmalıdır
Ekonomik riski göz ardı etmekRiski taşıyan ve kendi müşterisi olan kişi iş sözleşmesine göre çalışmış sayılmazSatılamayan malın ve tahsil edilemeyen bedelin yükü kimde, baştan saptanmalıdır
Davayı yanlış mahkemede açmakGörev dava şartıdır; yanlış mahkemede açılan dava usulden reddedilirİlişki pazarlamacılık sözleşmesiyse 7036 sayılı Kanun m.5 uyarınca iş mahkemesine başvurulmalıdır
Özel yetki olmadan müşteriden tahsilat yapmakTBK m.452 uyarınca pazarlamacı, özel yetki verilmedikçe tahsilat yapamazTahsil yetkisi sözleşmede açıkça düzenlenmelidir
Müşterinin ödememesinden pazarlamacıyı sorumlu tutan kayıt koymakBu tür anlaşmalar TBK m.451 uyarınca kesin olarak hükümsüzdürGaranti ancak maddede öngörülen sınırlar ve yazılı şekil içinde üstlenilebilir
Masrafları komisyona dâhil etmekHarcamaların ücrete veya komisyona dâhil edilmesine ilişkin anlaşmalar kesin hükümsüzdürMasraflar ücretten ayrı olarak düzenlenmeli ve belgelendirilmelidir
Sona ermeden önceki siparişlerin komisyonunu istememekTBK m.460, sona ermeye kadar iletilen bütün siparişler için komisyon öngörürSona erme tarihine kadar iletilen siparişler listelenip talep edilmelidir
Müşteri kayıtlarını hapis hakkı kapsamında alıkoymakTBK m.458, müşteri kayıtları ile fiyat tarifelerinin alıkonulamayacağını açıkça belirtirHapis hakkı yalnızca taşınırlar, kıymetli evrak ve tahsil edilen paralar üzerinde kullanılabilir
Pazarlamacı işçi sayılır mı?

Pazarlamacılık sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmelerine ayrılan bölümünde düzenlenmiştir ve Yargıtay bunu hizmet sözleşmesinin özel bir türü olarak kabul etmektedir. Ancak somut ilişkide bağımlılık unsuru yoksa, kişi işçi sayılmaz.

Pazarlamacılık sözleşmesinin unsurları nelerdir?

Yargıtay kararlarında unsurlar; ticari işletmenin varlığı, süreklilik, işletme dışında faaliyet yürütme, ticari işletme sahibi işveren hesabına çalışma, aracılık ve sözleşme yapma ile ücret (komisyon veya prim) alma şeklinde sıralanmaktadır.

Uyuşmazlığa hangi mahkeme bakar?

İş mahkemesi. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5, Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçilerle işveren arasındaki uyuşmazlıkları iş mahkemelerinin görev alanına almıştır. Yargıtay da pazarlamacılığın İş Kanunu m.4’teki istisnalar arasında sayılmadığını vurgulamaktadır.

Sözleşmenin yazılı olması zorunlu mu?

TBK m.449, sözleşmenin içermesi gereken hususları sayar ve bunlar belirlenmemişse kanun hükümleri ile alışılmış hizmet koşullarının uygulanacağını öngörür. Nitekim bir Yargıtay kararının karşı oy yazısında da sözleşmenin yazılı yapılmasının zorunlu olmadığı belirtilmiştir. Buna karşılık kanunun bazı kayıtlar için yazılı şekil aradığı unutulmamalıdır.

Doğrudan satış sisteminde çalışanlar pazarlamacı mıdır?

Her zaman değil. Hukuk Genel Kurulu, çalışma koşulunu ve süresini kendisi belirleyen, gelirin tamamen kendi satış becerisine bağlı olduğu ve alt grubundaki kişilerin satışlarından da pay alan bir sistemde bağımlılık unsurunun bulunmadığına ve ilişkinin pazarlamacılık sözleşmesi sayılamayacağına karar vermiştir.

Pazarlamacı müşteriden para tahsil edebilir mi?

Kural olarak hayır. TBK m.452’ye göre aksine yazılı anlaşma olmadıkça pazarlamacı sadece işlemlere aracılık etmeye yetkilidir; işlem yapmaya yetkili kılınmış olsa bile özel yetki verilmedikçe müşterilerden tahsilat yapamaz ve ödeme günlerini değiştiremez.

Müşteri borcunu ödemezse pazarlamacı sorumlu olur mu?

Kural olarak olmaz. TBK m.451, pazarlamacının müşterilerin ödememelerinden sorumlu olacağına veya tahsil masraflarını karşılayacağına ilişkin anlaşmaları kesin olarak hükümsüz sayar. Kendi müşteri çevresiyle işlem yapan pazarlamacı, uygun bir ek komisyon kararlaştırılması koşuluyla, her işlemde işverenin uğrayacağı zararın dörtte birini geçmemek üzere yazılı olarak garanti üstlenebilir.

Ücretin tamamı komisyon olarak kararlaştırılabilir mi?

TBK m.454’e göre bu ancak yazılı anlaşmayla ve kararlaştırılan komisyonun pazarlamacının faaliyetinin uygun karşılığını oluşturması koşuluyla geçerlidir. Deneme süresi için ödenecek ücret serbestçe belirlenebilir, ancak deneme süresi iki ayı geçemez.

Belirli bir bölge verilmişse başka pazarlamacı atanabilir mi?

TBK m.453 uyarınca pazarlamacıya belirli bir pazarlama alanında veya müşteri çevresinde faaliyet yetkisi verilmiş ve aksine yazılı anlaşma yapılmamışsa, işveren başkalarına aynı alanda yetki veremez; ancak kendisi üçüncü kişilerle işlem yapabilir.

İşveren bölgeyi tek taraflı değiştirebilir mi?

Değiştirmeyi gerektiren bir sebep varsa, sözleşmede fesih bildirim süresi öngörülmüş olsa bile bu süreye uymadan tek taraflı değişiklik yapabilir. Ancak pazarlamacının tazminat isteme ve sözleşmeyi haklı sebeple sona erdirme hakkı saklıdır.

Masraflar kime aittir?

Pazarlamacı aynı anda birden fazla işveren hesabına çalışıyorsa, aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça her işveren harcamalara eşit olarak katılır. Harcamaların tamamen veya kısmen sabit ücrete ya da komisyona dâhil edilmesine ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

Pazarlamacının hapis hakkı nedir?

TBK m.458’e göre pazarlamacı, ilişkiden doğan muaccel alacakları ve işverenin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi hâlinde henüz muaccel olmayan alacakları için taşınırlar, kıymetli evrak ve tahsil yetkisine dayanarak müşterilerden aldığı paralar üzerinde hapis hakkına sahiptir. Araç ve taşıma belgelerini, fiyat tarifelerini ve müşteri kayıtlarını ise alıkoyamaz.

Sözleşme sona erince komisyon hakkı ne olur?

TBK m.460 uyarınca pazarlamacının bizzat yaptığı veya aracılık ettiği bütün işlemler ile kabul ve yerine getirme zamanına bakılmaksızın sözleşmenin sona ermesine kadar işverene iletilen bütün siparişler için komisyon ödenir.

Mevsimlik dalgalanma varsa fesih nasıl yapılır?

TBK m.459, komisyonun sabit ücretin en az beşte birini oluşturduğu ve önemli mevsimlik dalgalanmalardan etkilendiği hâllerde, iki aylık fesih süresine uyularak yapılacak özel bir fesih imkânı öngörmektedir. Bu imkân hem işveren hem pazarlamacı bakımından düzenlenmiştir.

Kanunda düzenlenmemiş bir konu çıkarsa ne uygulanır?

TBK m.469 açıktır: pazarlamacılık sözleşmesine ilişkin hüküm bulunmayan hâllerde hizmet sözleşmesinin genel hükümleri uygulanır. Yargıtay ayrıca, İş Kanunu’nda özel hüküm bulunmadığı ölçüde Türk Borçlar Kanunu’nun özel hükümlerinin öncelikle uygulanacağını belirtmektedir.

İlgili mevzuat
  • TBK m.448 — İKİNCİ AYIRIM Pazarlamacılık Sözleşmesi, A. Tanımı ve kurulması, I. Tanımı
  • TBK m.449 — II. Kurulması
  • TBK m.450 — B. Pazarlamacının yükümlülük ve yetkileri, I. Yükümlülükleri
  • TBK m.451 — II. Garanti
  • TBK m.452 — III. Yetkileri
  • TBK m.453 — C. İşverenin özel yükümlülükleri, I. Faaliyet alanı
  • TBK m.454 — II. Ücret, 1. Genel olarak
  • TBK m.458 — IV. Hapis hakkı
  • TBK m.459 — D. Sona ermesi, I. Özel fesih süresi
  • TBK m.460 — II. Özel sonuçlar
  • TBK m.469 — B. Genel hükümlerin uygulanması
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 — Görev

İlgili yazılarımız: Acentelik ve denkleştirme tazminatı · Simsarlık sözleşmesi ve komisyon ücreti · İş sözleşmesinde rekabet yasağı · Hizmet tespit davası ve şartları · Belirli süreli iş sözleşmesi

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İş hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İş Hukuku Makale

Geçici İş İlişkisi (İş K. m.7): Özel İstihdam Bürosu, Holding İçi Devir ve Birlikte Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca İş Kanunu m.7’ye göre geçici iş ilişkisi yalnızca…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İŞÇİ HAKLARI ONLİNE DANIŞMA

İçindekilerLegaPro Hukuk Bürosu: İşçi Hakları Uzmanı Avukatlarla Ücretsiz Danışmanlık ve Hukuki Destekİşçi Hakları Ücretsiz Danışma: LegaPro Hukuk Bürosu…

22.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İŞ KAZASI TAZMİNAT HESAPLAMA

İçindekilerİş Kazası Tazminat Hesaplama: Detaylı Rehber ve Etkileyen Faktörlerİş Kazası Tazminat Davası: Süreç, Sonuç ve Zamanaşımıİş Kazası Sayılan…

27.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Eşdeğer Parça Uygulaması

İçindekilerHasar Gören Araçlarda Orijinal Parça Yerine Eşdeğer Parça KullanımıEşdeğer Parça Nedir?Eşdeğer Parça Uygulamasının Yasal DayanağıEşdeğer Parça Kullanımının KoşullarıEşdeğer…

01.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Fazla Mesai Ücreti Yerine İzin Kullanımı

İçindekilerFazla Mesai Ücretlerinin İzin Olarak KullandırılmasıFazla Mesai ve Serbest Zaman: Temel KavramlarFazla Çalışma (Fazla Mesai) Nedir?Fazla Sürelerle Çalışma…

15.02.2025 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

İş Kazasında Kusur Oranı ve Bilirkişi Raporu

İçindekilerKusur oranı neyi belirler?Rücuda kusurun rolü: 5510 sayılı Kanun m.21Geçerli bir kusur raporunun ölçütleriÇelişkili raporlar: en sık bozma…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara