Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme, Yayma veya Ele Geçirme Suçu (TCK 136)

- TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Suç seçimlik hareketlidir; verme, yayma veya ele geçirme hareketlerinden birinin gerçekleşmesi yeterlidir.
- Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi kişisel veridir; verinin gizli olması şart değildir.
- Suçta herhangi bir neticenin gerçekleşmesi aranmaz; Ceza Genel Kurulu suçu soyut tehlike suçu olarak nitelendirmiştir.
- Ele geçirme, başkasının hâkimiyetindeki kişisel verinin failin hâkimiyetine girmesiyle tamamlanır.
- Başkasına ait doğum belgesini hastaneden alıp şikâyet dilekçesine eklemek, Ceza Genel Kurulunca bu suç kapsamında görülmüştür.
- Şikâyet hakkı bir hukuka uygunluk nedenidir; ancak bu hakkın sınırları içinde kullanılması gerekir.
- Ceza Genel Kuruluna göre şikâyet edilen kurumun belgeyi kendisinin temin edebileceği durumda, belgeyi rıza dışında ele geçirmek hakkın kullanılması sayılmamıştır.
- Başkasının adı, adresi, telefonu ve fotoğrafıyla onu küçük düşüren kart ve broşürler dağıtmak hem hakaret hem TCK 136 kapsamında değerlendirilmiştir.
- Aynı mağdura karşı aynı suç işleme kararıyla peş peşe gerçekleştirilen eylemlerde zincirleme suç hükmü uygulanmalıdır.
- Ele geçirilen banka kartı bilgileriyle alışveriş yapılması kül hâlinde TCK m.245 kapsamında değerlendirilmiş, ayrıca TCK 136’dan hüküm kurulmamıştır.
- TCK m.139’a göre kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları şikâyete bağlı değildir.
- Suç kasten işlenebilir; failin fiilin hukuka aykırılığını bilmesi gerekir.
- Haksızlık yanılgısı iddiası, failin eğitim ve meslek durumu gibi koşullara göre değerlendirilir; kaçınılmaz olmayan hata cezayı kaldırmaz.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, idari yaptırımlar yanında kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından TCK hükümlerine atıf yapar.
Bir kişinin telefon numarasını sosyal medyada paylaşmak, eski eşin fotoğraflarını bir gruba göndermek, iş yerindeki bir çalışanın sağlık raporunu başkalarına iletmek veya bir başkasının kart bilgilerini ele geçirmek, günlük hayatta sıkça karşılaşılan olaylardır. Bu davranışların önemli bir kısmı TCK m.136 kapsamında ağır bir hapis cezası gerektirebilir.
Buna karşın her paylaşım suç değildir. Kanunun hükmünü yerine getirme, ilgilinin rızası veya hakkın kullanılması gibi hukuka uygunluk nedenleri, suçun oluşmasını engelleyebilir. Ayrıca aynı eylem başka bir suçun parçasıysa ayrıca TCK 136’dan ceza verilmeyebilir. Aşağıda bu sınırlar Yargıtay kararları üzerinden anlatılıyor.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Kişisel veri kavramı | CGK 10.06.2014 | Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi |
| Gizlilik şartı | CGK 10.06.2014 | Verinin gizli olması gerekmez |
| Hareketler | TCK m.136 | Verme, yayma veya ele geçirme |
| Suçun niteliği | CGK 10.06.2014 | Soyut tehlike suçu; netice aranmaz |
| Şikâyet hakkı | CGK 10.06.2014 | Sınırları içinde kullanılmalı |
| Kaçınılmaz hata | CGK 10.06.2014 | Memur olan fail bakımından kabul edilmedi |
| Tekrarlanan paylaşımlar | Y4CD 11.04.2022 | Zincirleme suç (TCK 43/1) |
| Kart bilgisiyle alışveriş | Y8CD 14.10.2020 | Kül hâlinde TCK 245; ayrıca 136 yok |
| Şikâyet şartı | TCK m.139 | Aranmaz |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Paylaşılan veya ele geçirilen bilginin kimliği belirli ya da belirlenebilir bir gerçek kişiye ait olup olmadığını tespit edin.
- Verinin nasıl elde edildiğini, kime verildiğini ve nerede yayıldığını tarih sırasıyla belgeleyin.
- Sosyal medya paylaşımları, mesajlar ve e-postalar için ekran görüntülerini tarih ve bağlantı bilgisiyle birlikte kaydedin.
- Paylaşımın kaldırılması riskine karşı gerekirse noter veya bilirkişi aracılığıyla tespit yaptırın.
- Olayda bir hukuka uygunluk nedeni, yani kanuni görev, açık rıza veya şikâyet hakkı bulunup bulunmadığını değerlendirin.
- Delil olarak kullanılacak bir belge varsa, onu kendiniz temin etmek yerine yetkili kurumdan getirtilmesini dilekçenizde talep edin.
- Aynı kişiye yönelik tekrarlanan paylaşımlar varsa her birinin tarihini ayrı ayrı listeleyin; zincirleme suç değerlendirmesi buna bağlıdır.
- Aynı eylemde hakaret, tehdit veya ısrarlı takip gibi başka suçlar da varsa şikâyet dilekçesinde bunları ayrıca belirtin.
- Kart veya banka bilgileri kullanılarak işlem yapılmışsa, bankanıza derhâl bildirim yapın ve işlem dökümlerini alın.
- Veri sorumlusu bir kurum ise Kişisel Verileri Koruma Kurumuna başvuru ve idari yaptırım yollarını da değerlendirin.
- Şüpheli konumundaysanız verinin elde edilme amacını ve yetkinizi gösteren belgeleri savunmanızla birlikte sunun.
- Manevi zararınız için ceza yargılamasından bağımsız olarak kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat davası seçeneğini değerlendirin.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.06.2014 T., 2012/1514 E., 2014/312 K.
Şikâyetini desteklemek için başkasının doğum belgesini hastaneden alıp dilekçeye ekleyen memur, verileri hukuka aykırı ele geçirme ve yayma suçundan sorumludur. Sanığın eşi olan hemşire ile aynı sağlık ocağında vekil ebe olarak çalışan katılan doğum yapmış ve bir süre işe gelmemiş, ancak bu dönem için ücret almıştır. Sanık, eşiyle birlikte il sağlık müdürlüğüne yapacakları şikâyeti desteklemek için katılanın doğum yaptığı özel hastaneye başvurarak doğum belgesini almış ve dilekçeye eklemiştir. Mahkeme sanığı cezalandırmış, Özel Daire hükmü oyçokluğuyla onamış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise suçun oluşmadığı görüşüyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, kişisel veri kavramını geniş yorumlayarak “her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi fiillerinin kanunun 136. maddesindeki suçu oluşturduğu kabul edilmelidir” sonucuna varmış ve suçun soyut tehlike suçu olduğunu belirtmiştir. Hakkın kullanılması savunması, belgenin şikâyet dilekçesinde belirtilmek suretiyle şikâyet edilen kurumca temin edilebileceği gerekçesiyle kabul görmemiştir. Kurul, uzun süredir memur olarak çalışan sanık bakımından “fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hatadan söz edilmesi mümkün değildir” demiştir. Karşı oy yazan altı Kurul üyesi, kişisel veri kavramının kanunda tanımlanmamasının belirlilik ilkesine aykırı olduğunu ve sanığın haksızlık yanılgısına düştüğünü savunmuştur. İtiraz 10.06.2014 tarihinde oyçokluğuyla reddedilmiş, mahkûmiyet kesinleşmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 14.11.2023 T., 2023/12054 E., 2023/24093 K.
Bir kişinin adı, adresi, telefonu ve fotoğrafıyla onu küçük düşüren kart ve broşürleri uzun süre dağıtan sanığın zincirleme TCK 136 mahkûmiyeti onanmıştır. Yerel mahkemenin kabulüne göre sanık, katılanı cinsel hizmet sunan biri gibi gösteren ve üzerinde onun adı, açık adresi, cep telefonu ve fotoğrafı bulunan kart ve broşürleri, katılanın evinin çevresindeki sokaklara uzun bir zamana yayılan aralıklarla dağıtmıştır. Kartları bulan kişiler katılanı arayarak rahatsız etmiş, sanık ayrıca katılanın psikolojik rahatsızlığı olduğunu ileri süren broşürler de dağıtmıştır. Mahkeme, “katılan …’a ilişkin kişisel veri niteliğinde isim, adres, cep telefonu numarası e-mail adresi ve fotoğrafı kullanılarak bu verilerin yasaya aykırı şekilde yayıldığı” kabulüyle sanığı, Yargıtay’ın önceki bozma kararına uyarak TCK 136/1 ve 43/1 uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm etmiştir. Daire, tehdit ve kişisel verilere ilişkin hükümleri oybirliğiyle onamıştır. Hakaret suçu yönünden ise önceki hükmün yalnızca sanık lehine temyiz edildiği ve o hükümde adli para cezası verildiği gözetilmeden hapis cezasına hükmedilmesini aleyhe değiştirme yasağına aykırı bularak bu hükmü düzeltmiştir. Hükümler 14.11.2023 tarihinde kısmen onanmış, hakaret hükmü düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 11.04.2022 T., 2020/2670 E., 2022/9790 K.
Aynı kişiye karşı aynı kastla peş peşe gerçekleştirilen hakaret ve verileri yayma eylemleri için ayrı ayrı hüküm kurulamaz, zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. Yukarıdaki dosyanın ilk temyiz incelemesinde yerel mahkeme, sanık hakkında TCK 136’dan dört kez ayrı ayrı iki yıl hapis cezasına hükmetmiştir. Daire, “Sanığın katılanlara ait adres, telefon numarası bilgisi ve katılan …’nın fotoğrafını kullanmak suretiyle işlediği hakaret ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma suçları bakımından; sanığın, katılanlara karşı eylemlerini peş peşe gerçekleştirmesi karşısında, hukuken fiilin tekliği ve sanığın aynı suçları aynı kasıt altında birden çok kez işlemesi nedeniyle” cezaların TCK 43/1 uyarınca artırılması gerektiğini, ayrı hükümler kurulmasının fazla ceza tayinine yol açtığını belirtmiştir. Daire ayrıca kimin yazdığı muhatabınca anlaşılan imzasız mektupta tehdidin nitelikli hâlinin uygulanamayacağını ve hakaret suçunda tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğini tespit etmiştir. Hükümler 11.04.2022 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.10.2020 T., 2019/27645 E., 2020/16971 K.
Ele geçirilen kart bilgileriyle alışveriş yapılması kül hâlinde banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturur; ayrıca TCK 136’dan hüküm kurulamaz. Asliye ceza mahkemesi sanığı hem kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma suçundan 1 yıl 8 ay hapis, hem de başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm etmiş ve karar kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozma incelemesi yapan Daire, “Hükümlünün, müştekiye ait ele geçirdiği kart bilgilerini kullanarak alışverişler yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin kül halinde, TCK.nın 245/1. maddesindeki suçları oluşturacağı gözetilmeden ayrıca aynı Yasanın 136/1. maddesi uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması” hukuka aykırılığını tespit etmiştir. Daire, TCK 44 uyarınca TCK 136 yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına ve bu suçtan verilen cezanın infaz edilmemesine karar vermiştir. Karar 14.10.2020 tarihinde oybirliğiyle kanun yararına bozulmuştur.
Genişlik yönünden Ceza Genel Kurulunun 2014 tarihli kararı temel referanstır. Kurul, kişisel veriyi gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi olarak tanımlamış, verinin gizli olmasını aramamış ve suçu netice gerektirmeyen bir tehlike suçu saymıştır. Bu yaklaşımla, herkesçe bilinen bir doğum olgusunu gösteren belge bile suçun konusu olabilmiştir. Kararın karşı oyları, kişisel veri kavramının kanunda tanımlanmadığı dönemde belirlilik ilkesi yönünden ciddi itirazlar içermektedir; ancak bu görüş Kurul çoğunluğunca kabul edilmemiştir. Kişisel veri kavramı bugün 6698 sayılı Kanun’la da tanımlanmaktadır; bu Kanun için kişisel verilerin korunması kanunu yazımıza bakılabilir.
Aynı karar, hukuka uygunluk nedenlerinin dar yorumlandığını da gösterir. Şikâyet hakkı bir hukuka uygunluk nedenidir; ancak Kurul, şikâyet edilen kurumun belgeyi kendisinin temin edebileceği bir durumda, belgenin ilgilinin rızası dışında ele geçirilmesini bu hakkın sınırları içinde görmemiştir. Bu yaklaşım, iş yerlerinde ve kamu kurumlarında delil toplama amacıyla yapılan belge alma işlemlerinde özellikle dikkate alınmalıdır. Çalışanlara ilişkin veriler için iş yerinde çalışan izleme ve kişisel veri yazımız incelenebilir.
4. Ceza Dairesinin aynı dosyada verdiği 2022 ve 2023 tarihli kararları, özellikle bir kişiyi hedef alan uzun süreli kampanyalarda ceza hesabının nasıl yapılacağını göstermektedir. İlk hükümde dört ayrı mahkûmiyet kurulmuş, Daire bunun yerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bozma sonrasında kurulan 3 yıl 9 ay hapis cezası ise onanmıştır. Bu tür olaylarda hakaret suçu da çoğu zaman birlikte gündeme gelir; bu konuda hakaret davası yazımıza bakılabilir.
Sınırlar yönünden 8. Ceza Dairesinin 2020 tarihli kanun yararına bozma kararı önemlidir. Kart bilgilerinin ele geçirilip alışverişte kullanılması, tek bir kül hâlinde banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu olarak değerlendirilmiş ve TCK 136’dan ayrıca ceza verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu yaklaşım, verilerin başka bir suçun aracı olarak ele geçirildiği hâllerde içtima kurallarının dikkatle uygulanması gerektiğini gösterir. Kart dolandırıcılığı için kredi kartı dolandırıcılığı yazımız incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Herkesin bildiği bilgiyi paylaşmanın serbest olduğunu düşünmek | Verinin gizli olması şart değildir | Kimliği belirli kişiye ait bilgiyi rızasız paylaşmayın |
| Haklı amaçla belge toplamayı yeterli saymak | Şikâyet hakkı sınırları içinde kullanılmalıdır | Belgenin yetkili kurumca getirtilmesini isteyin |
| Şikâyetten vazgeçince davanın düşeceğini sanmak | TCK 139 uyarınca suç şikâyete bağlı değildir | Uzlaşma veya vazgeçme sonuçlarını doğru değerlendirin |
| Her paylaşım için ayrı ceza beklemek | Aynı kastla peş peşe eylemlerde zincirleme suç uygulanır | Eylemleri tarih ve kast birliği yönünden gösterin |
| Kart bilgisi kullanımında iki ayrı suç istemek | Yargıtay kül hâlinde TCK 245 uygulamıştır | İçtima kurallarını dikkate alın |
| Delilleri tarihsiz ekran görüntüsüyle sunmak | Paylaşımın zamanı ve kaynağı tartışmalı olur | Bağlantı ve tarih bilgisiyle tespit yaptırın |
| Haksızlık yanılgısını genel ifadelerle ileri sürmek | Kaçınılmaz hata failin durumuna göre değerlendirilir | Eğitim, meslek ve somut koşulları ortaya koyun |
| Hakaret ve tehdidi ayrıca şikâyet etmemek | Bu suçlar farklı kovuşturma şartlarına tabidir | Her suçu şikâyet dilekçesinde ayrı belirtin |
| KVKK başvurusunu ihmal etmek | İdari yaptırım ve silme talepleri ayrı yoldur | Veri sorumlusuna ve Kuruma başvuruyu değerlendirin |
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu nedir?
TCK m.136’da düzenlenen ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak bir başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesiyle işlenen suçtur.
Cezası nedir?
6526 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır. Suç tarihi bu değişiklikten önceyse lehe kanun değerlendirmesi yapılmalıdır.
Hangi bilgiler kişisel veri sayılır?
Ceza Genel Kuruluna göre gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi kişisel veridir. Kararda ad, adres, telefon numarası, kimlik numarası, fotoğraf, sağlık bilgileri ve banka hesap bilgileri gibi örneklere yer verilmiştir.
Herkesin bildiği bir bilgiyi paylaşmak da suç mu?
Olabilir. Ceza Genel Kurulu, kişisel verilerin mutlaka gizli olmasının zorunlu olmadığını ve gizli olmayan verilerin de hukuka aykırı eylemlere karşı korunması gerektiğini belirtmiştir.
Suçun oluşması için zarar doğması gerekir mi?
Hayır. Ceza Genel Kurulu, bu suçta herhangi bir neticenin gerçekleşmesinin aranmadığını ve seçimlik hareketlerden birinin yapılmasıyla suçun oluştuğunu belirtmiştir.
Şikâyet etmek için belge toplamak suç olur mu?
Somut olaya göre değişir. Ceza Genel Kurulu, şikâyet edilen kurumca temin edilebilecek bir doğum belgesini ilgilinin rızası dışında alıp şikâyet dilekçesine ekleyen sanığın cezalandırılmasını onamıştır.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.139’a göre kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları şikâyete bağlı değildir.
Sosyal medyada birinin telefon numarasını paylaşmak bu suçu oluşturur mu?
Hukuka uygunluk nedeni yoksa oluşturabilir. Yargıtay’ın onadığı bir kararda, katılanın adı, adresi, telefonu ve fotoğrafını içeren kartların dağıtılması kişisel verilerin yayılması olarak kabul edilmiştir.
Aynı kişiye karşı defalarca paylaşım yapılırsa kaç ceza verilir?
Aynı suç işleme kararıyla peş peşe gerçekleştirilen eylemlerde TCK 43/1’deki zincirleme suç hükümleri uygulanır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bu durumda ayrı ayrı hüküm kurulmasını fazla ceza tayini sayarak bozmuştur.
Kart bilgilerini ele geçirip alışveriş yapmak hangi suçtur?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kart bilgileriyle alışveriş yapılmasını kül hâlinde TCK 245/1 kapsamında değerlendirmiş ve ayrıca TCK 136’dan hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Suçun işlendiğini bilmediğimi söylersem ceza almaz mıyım?
TCK m.30/4’e göre fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi cezalandırılmaz. Ancak Ceza Genel Kurulu, uzun süredir memur olan sanığın başkasına ait belgeyi rızasız almanın hukuka aykırı olduğunu bilebilecek durumda olduğunu kabul etmiştir.
Kişisel veri kaydetmek ile yaymak arasındaki fark nedir?
TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini, TCK m.136 ise bu verilerin başkasına verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini cezalandırır. İki suçun cezaları da farklıdır.
Hassas kişisel veriler için ceza artar mı?
TCK m.135/2’ye göre kayıt suçu bakımından verinin siyasi, felsefi veya dini görüşlere, ırki kökene, ahlaki eğilimlere, cinsel yaşama, sağlık durumuna veya sendikal bağlantılara ilişkin olması hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Ceza davası dışında hangi yollar vardır?
Mağdur, veri sorumlusuna başvurarak verinin silinmesini isteyebilir, Kişisel Verileri Koruma Kurumuna şikâyette bulunabilir ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
Hangi deliller önemlidir?
Paylaşımların tarihli ekran görüntüleri, bağlantı bilgileri, mesaj kayıtları, dağıtılan kart veya broşürler, tanık beyanları, kamera kayıtları ve verinin elde edildiği kurumun kayıtları önemli delillerdir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.135 — Kişisel verilerin kaydedilmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.136 — Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.137 — Nitelikli hâller
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.138 — Verileri yok etmeme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.139 — Şikâyet
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.26 — Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.30/4 — Haksızlık yanılgısı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.43 — Zincirleme suç
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.245 — Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
- 6526 sayılı Kanun — TCK 135 ve 136’da ceza sınırlarının değiştirilmesi
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.17 — Suçlar
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20/3 — Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı
İlgili yazılarımız: Kişisel verilerin korunması kanunu · Verileri yok etmeme suçu · Özel nitelikli kişisel veri · İş yerinde çalışan izleme · Kredi kartı dolandırıcılığı
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.