Mükellefiyetin Re’sen Terkini ve Teminat İsteme (VUK m.153/A, m.160/A)

legapro kapak 16871 LegaPro Hukuk Mükellefiyetin Re'sen Terkini ve Teminat İsteme (VUK m.153/A, m.160/A)
Kısaca
  • Mükellefiyet kaydının vergi dairesince tek taraflı silinmesi iki ayrı hükme dayanır: VUK m.160’ın üçüncü fıkrası ve VUK m.160/A.
  • m.160/3’e göre terkin üç hâlde mümkündür: işi bıraktığının tespiti, yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması, veya münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin rapor ile tespiti.
  • Üçüncü hâlde raporda ayrıca “mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediği” ifadesinin bulunması gerekir; bu, ayrı ve aranan bir unsurdur.
  • m.160/A ise farklı bir mekanizmadır: analiz ve değerlendirme çalışmaları sonucunda sahte belge düzenleme riski yüksek görülen mükellefler incelemeye sevk edilir ve nezdlerinde yoklama yapılır.
  • Yoklamanın ardından vergi dairesinin görüşü ve vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet kaydı terkin edilir ve mükellefe tebliğ edilir.
  • Tebliğden itibaren bir ay içinde teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir.
  • m.153/A’nın birinci fıkrasında teminat, düzenlenmiş sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u olarak, alt ve üst sınırlar içinde belirlenir.
  • m.153/A’nın üçüncü fıkrası 28/7/2024 tarihli 7524 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle bütünüyle değiştirilmiştir; süre otuz günden altmış güne çıkarılmış, “statünün sonlandırılması” seçeneği getirilmiştir.
  • Yeni düzenlemede, altmış gün içinde statüyü sona erdirmeye yönelik yasal girişimleri başlattığını muteber vesikalarla ispat eden mükellefler, girişim sonuçlanırsa müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmaz.
  • Anayasa Mahkemesi 22/3/2023 tarihli ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı kararıyla m.153/A’nın bazı cümlelerini iptal etmiştir; iptal kararı Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir.
  • Danıştay, iptal kararının görülmekte olan davaların çözümünü de etkileyeceğini kabul etmekte; yasal dayanağı kalmayan teminat işlemlerini hukuka aykırı bulmaktadır.
  • Mükellefiyeti terkin etme yetkisi idareye terkin tarihini keyfî biçimde belirleme hakkı vermez; yetki, kanunda ve iç genelgede öngörülen usule uygun kullanılmalıdır.
  • Gayri faaliyet gerekçeli terkinde tek bir yoklama yeterli değildir; birbirini izleyen iki dönem beyanname verilmemesi, izleyen ay içinde yoklama ve ikinci bir yoklama aranır.
  • Terkin, mükellefin terkinden önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz ve sonraki faaliyetin vergilendirilmesine engel olmaz.
  • Bu uyuşmazlıklarda temyiz yolu parasal sınıra bağlıdır; sınırın altındaki bölge idare mahkemesi kararları kesindir ve temyiz istemi incelenmeksizin reddedilir.

Bir sabah e-Devlet üzerinden mükellefiyetin silindiğini görmek, ticari hayatı fiilen durduran bir olaydır. Fatura düzenlenemez, belge bastırılamaz, çoğu banka işlemi tıkanır. Buna rağmen işlem, kural olarak yargı kararına değil, bir yoklama tutanağı ile bir onaya dayanır.

Bu yazıda mükellefiyetin re’sen terkininin iki ayrı hukukî temelini, terkin sonrası istenen teminatın hesabını, 2023 tarihli Anayasa Mahkemesi iptal kararının ve 2024 tarihli kanun değişikliğinin sonuçlarını ve Danıştay’ın bu dosyalarda aradığı somut tespit ölçütünü ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

213 sayılı VUK m.160/3 – Re’sen terkin
“İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir.”
213 sayılı VUK m.160/A – Analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı terkin
“Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve bunlar nezdinde yoklama yapılır. Yoklamayı müteakip, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde vergi dairesinin mükellefin sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet kaydı terkin edilir ve bu durum mükellefe tebliğ edilir.”
Değişiklik uyarısı
Bu alanda iki büyük değişiklik yaşanmıştır ve ikisi de derdest dosyaları etkiler. Birincisi: Anayasa Mahkemesi’nin 22/3/2023 tarihli ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı kararıyla VUK m.153/A’nın bazı cümleleri iptal edilmiş; iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Danıştay Üçüncü Dairesi, bu iptal kararının karar verilmesinden önce açılmış ve bakılmakta olan davaların çözümünü de etkileyeceğini kabul etmekte; yasal dayanağı kalmayan işlemleri hukuka aykırı bulmaktadır. İkincisi: m.153/A’nın üçüncü fıkrası, 28/7/2024 tarihli 7524 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle bütünüyle değiştirilmiştir. Yeni metinde otuz günlük süre altmış güne çıkarılmış, “şartların yerine getirilmesi” yanına “sayılan kişilerin statülerinin sonlandırılması” seçeneği eklenmiş, teminat alacağının tahakkuk ettirilmesi usulü kaldırılmış ve altmış gün içinde statüyü sona erdirmeye yönelik yasal girişimleri başlattığını muteber vesikalarla ispat ve tevsik eden mükelleflerin, girişim sonuç verirse müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmayacağı kabul edilmiştir. Aynı Kanun’un 5. maddesiyle maddenin çeşitli cümleleri ile onbirinci fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır. Teminatın alt ve üst sınırları ise yeniden değerlemeye bağlı olarak her yıl değişmektedir; dosyada işlem tarihinde geçerli tutar esas alınmalıdır.
KonuVUK m.160/3 terkiniVUK m.160/A terkini
Tetikleyiciİşi bırakma, adreste bulunamama veya inceleme raporuAnaliz ve değerlendirme sonucu yüksek risk
Ön koşulAraştırma ve yoklamalar ya da vergi inceleme raporuİncelemeye sevk ve yoklama
Karar merciiVergi dairesiVergi dairesi başkanı veya defterdar onayı
Aranan tespitMünhasıran sahte belge düzenleme amacıSahte belge düzenleme riskinin yüksekliği
Raporda aranan ibareKaydın devamına gerek görülmediğiAranmaz; risk görüşü esastır
Yeniden tesisİşe başlama bildirimi ve m.153/A şartlarıBir ay içinde teminat ve borçların ödenmesi
Yeniden tesisin tarihiYeni bildirim tarihiTerkin tarihi itibarıyla
Ek yükümlülükKanunda ayrıca öngörülmemiştirBelirlenen belgelerin elektronik düzenlenmesi
Teminatın iadesim.153/A’daki süre ve şartlara tabidir
Kritik nokta
Bu dosyalarda idarenin en sık düştüğü hata, kanunun aradığı tespiti raporda kurmadan işlem tesis etmektir. m.153/A’nın birinci fıkrası, teminat istenebilmesi için ilgili kişi hakkında “başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmiş olmasını” arar. Yalnızca “hakkında sahte fatura düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunduğu” saptaması bu şartı karşılamaz. Aynı şekilde gayri faaliyet gerekçeli terkinde tek bir yoklamaya dayanmak yeterli değildir. Dilekçenin ilk sayfası bu nedenle işlemin dayandığı raporun tam olarak neyi tespit ettiğine ayrılmalı; raporun ibrazı ara kararla istenmelidir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. İşlemin hangi hükme dayandığını belirleyin: m.160/3 mü, m.160/A mı, yoksa m.153/A kapsamında teminat isteme mi?
  2. Tebligatın tarihini ve şeklini tespit edin; dava açma süresi bu tarihten işler.
  3. İşlemin dayanağı olan vergi tekniği raporunun veya yoklama fişlerinin örneğini isteyin; verilmezse ara kararla istenmesini talep edin.
  4. Raporda “münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiği” tespitinin bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  5. Raporda “mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediği” ibaresinin yer alıp almadığını ayrıca denetleyin.
  6. Gayri faaliyet gerekçeli terkinde yoklamaların sayısını, tarihini ve içeriğini inceleyin; tek yoklamaya dayanan işlemi bu yönüyle eleştirin.
  7. Gerçek faaliyeti ortaya koyan delilleri toplayın: çalışan bildirimleri, kira sözleşmesi, depo ve araç kayıtları, banka hareketleri, nakliye belgeleri.
  8. m.160/A kapsamında terkin varsa, bir aylık teminat ve ödeme süresini takvime alın; süre kaçırılırsa yeniden tesis imkânı zorlaşır.
  9. Teminat tutarının hesabını denetleyin: matrahın hangi dönemlerdeki hangi belgelere dayandığını ve alt-üst sınırlara uyulup uyulmadığını inceleyin.
  10. m.153/A’nın üçüncü fıkrası kapsamındaki bir talep varsa, altmış gün içinde statüyü sona erdirmeye yönelik yasal girişimleri başlatın ve bunu belgelendirin.
  11. İşlem tarihinde uygulanan hükmün Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilip edilmediğini denetleyin; iptal varsa bunu dilekçede açıkça ileri sürün.
  12. Dosyanın parasal büyüklüğüne göre istinaf kararının kesin olup olmayacağını baştan hesaplayın; kesinse iddiaların tamamı istinaf aşamasında ileri sürülmelidir.
Danıştay kararları

Danıştay 3. Daire, 18.09.2025 T., 2023/1455 E., 2025/3284 K.
Daire, m.153/A kapsamında teminat istenebilmesi için aranan raporun ortaya konulamadığı bir dosyada iptal kararını yerinde bulmuş ve ayrıca Anayasa Mahkemesi iptal kararının derdest davalara etkisini açıklamıştır. Davacı şirketten, kanuni temsilcisinin başka bir şirkette de ortak ve kanuni temsilci olduğundan bahisle o şirketin tüm vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi istenmişti. Vergi Mahkemesi, kanuni temsilci hakkında “münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği yönünde düzenlenmiş bir raporun bulunduğu hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı” gerekçesiyle işlemi iptal etmiş; bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişti. Daire, Anayasa Mahkemesi’nin 22/3/2023 tarihli ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı iptal kararını hatırlattıktan sonra şu ilkeyi kurmuştur: “Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilinmesine karşın görülmekte olan davaların, Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin, Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkelerine aykırı düşeceğinin kabulü gerekir.” Buradan hareketle, “yasal dayanağı kalmayan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” sonucuna varmıştır. Sonuç: Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİ REDDEDİLMİŞ; karar 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Danıştay 3. Daire, 10.10.2025 T., 2023/9760 E., 2025/3827 K.
Daire, aynı ilkeyi davanın reddiyle sonuçlanan bir dosyada uygulamış ve iptal kararı dikkate alınarak yeniden karar verilmesi için bozma yoluna gitmiştir. Davacı şirketten, beş ayrı şirket hakkında komisyon karşılığında sahte fatura düzenledikleri yolunda vergi tekniği raporları bulunduğundan bahisle m.153/A’nın üçüncü fıkrası kapsamında teminat istenmişti. Vergi Mahkemesi, raporlardaki tespitlerden faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşarak davayı reddetmiş; bölge idare mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetmişti. Davacı temyizde zamanaşımı iddialarının değerlendirilmediğini, mahsup dönemi geçen geçici verginin de teminat tutarına eklendiğini ve iki şirkette kanuni temsilci olarak görev almadığını ileri sürmüştür. Daire, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararını esas alarak şu sonuca varmıştır: “Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, bu kararın verilmesinden önce açılmış ve bakılmakta olan davaların çözümünü kararın gerekçesi ve iptal nedeni doğrultusunda etkileyeceği sonucuna ulaşıldığından, Anayasa Mahkemesinin sözü edilen iptal kararı dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere … kararın bozulması gerekmiştir.” Sonuç: Temyiz istemi kabul edilerek Vergi Dava Dairesi kararı BOZULMUŞ; karar 10.10.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 26.05.2021 T., 2019/1494 E., 2021/798 K.
Kurul, re’sen terkin yetkisinin idareye terkin tarihini serbestçe belirleme hakkı vermediğini ve tek bir yoklamaya dayanan terkinin hukuka uygun olmadığını benimseyen ısrar kararını onamıştır. Davacının mükellefiyet kaydı, iş yeri adresinde 02/07/2015 tarihinde yapılan tek bir yoklamada adreste bulunamaması üzerine aynı tarih itibarıyla silinmişti. Vergi Mahkemesi kararında şu ölçüt kurulmuştur: “İdareye verilen mükellefiyeti re’sen terkin etme yetkisi, idareye mükellefiyet tarihini keyfi olarak belirleme hakkı vermemektedir. Bu yetkinin belirli süreler içinde gerekli araştırma ve yoklamalar yapılarak Kanun ve 2004/13 sayılı İç Genelge’ye uygun olarak kullanılması gerekmektedir.” Mahkeme, usulün gereklerini de saymıştır: “davacı tarafından birbirini izleyen iki döneme ait katma değer beyannamesinin verilmemiş olması, beyanname verilmeyen son dönemi izleyen ay içinde gerekli yoklama işlemlerinin yapılmış olması ve yapılan yoklamalarda faaliyetinin olmadığının kesin ve somut verilerle ortaya konulması gerekirken, 02/07/2015 tarihli yoklamadan sonra davacı nezdinde hiçbir yoklama yapılmadığı ve faaliyetinin bulunmadığının kesin ve somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.” Daire bozma kararı vermiş, mahkeme ısrar etmişti. Sonuç: Davalının temyiz istemi reddedilerek ısrar kararı ONANMIŞ; karar 26.05.2021 tarihinde oy birliğiyle ve karar düzeltme yolu açık olmak üzere verilmiştir.

Danıştay 3. Daire, 05.12.2024 T., 2024/2765 E., 2024/6457 K.
Bu kararda Daire, terkin ve teminat uyuşmazlıklarında bölge idare mahkemesi kararının temyize açık olup olmadığını parasal sınıra göre belirlemiş ve sınırın altındaki kararı kesin saymıştır. Davacıdan, m.160/A uyarınca mükellefiyeti re’sen terkin edildikten sonra yeniden tesis talep etmesi hâlinde 1.129.305,05 TL teminat vermesi gerektiği duyurulmuş; bu işlemin iptali istenmişti. Daire, İYUK m.46’daki parasal sınırların 7524 sayılı Kanun’la yeniden düzenlendiğini belirledikten sonra şu sonuca varmıştır: “davacının mükellefiyetinin re’sen terkin edilmesine dair işleme karşı açılan davayı sonuçlandıran … kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Vergi Dava Dairesinin … kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun, temyize konu kararın, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılanlar arasında yer almadığı dolayısıyla ‘kesin’ olduğu anlaşıldığından incelenmesine olanak bulunmamaktadır.” Kararda yer alan ve terkinin belge basma, hesap açma, havale, EFT ve kredi kullanma gibi işlemleri kısıtladığı için işin esasının incelenmesi gerektiği yönündeki değerlendirme, çoğunluk gerekçesine dâhil edilmeyen bir KARŞI OY görüşüdür ve Dairenin hükmü olarak sunulamaz. Sonuç: TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN REDDEDİLMİŞ; karar 05.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.

Bu dört karar, mükellefiyetin silinmesine ilişkin uyuşmazlıkların hangi basamaklardan geçtiğini birlikte gösterir. İlk halka, işlemin hukukî temelinin doğru saptanmasıdır. VUK m.160’ın üçüncü fıkrası ile m.160/A birbirinin yerine geçmez: birincisi somut bir tespite, ikincisi bir risk değerlendirmesine dayanır. Karar mercii, aranan tespitin niteliği ve yeniden tesisin şartları her iki yolda farklıdır. Dilekçe, işlemin hangi hükme dayandığı belirlenmeden kurulamaz.

İkinci halka, raporun içeriğidir. m.153/A kapsamında teminat istenebilmesi için ilgili hakkında “başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiği” tespitini içeren bir raporun bulunması gerekir. İdarenin savunmada “hakkında sahte fatura düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunduğunu” belirtmesi bu şartı karşılamaz; 2025 tarihli kararda iptal kararı tam olarak bu eksiklik üzerine ayakta kalmıştır.

Üçüncü halka, usulün denetimidir. Gayri faaliyet gerekçeli terkinde Vergi Dava Daireleri Kurulu, birbirini izleyen iki döneme ait beyannamenin verilmemesini, beyanname verilmeyen son dönemi izleyen ay içinde yoklama yapılmasını ve faaliyetin bulunmadığının kesin ve somut verilerle ortaya konulmasını aramaktadır. Tek bir yoklamaya dayanan terkin bu ölçütü karşılamaz. Aynı gerekçede, terkin yetkisinin idareye terkin tarihini keyfî belirleme hakkı vermediği de açıkça belirtilmiştir.

Dördüncü halka, normun kendisinin denetlenmesidir. Anayasa Mahkemesi 2023 yılında m.153/A’nın bazı cümlelerini iptal etmiş ve iptalin dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Danıştay, iptal kararının derdest davalara etkisini kabul etmekte ve yasal dayanağı kalmayan işlemleri hukuka aykırı bulmaktadır. Bu nedenle işlem tarihinde yürürlükte olan metnin, karar tarihinde de yürürlükte olup olmadığı ayrıca denetlenmelidir.

Beşinci halka, 2024 yılındaki kanun değişikliğidir. m.153/A’nın üçüncü fıkrası bütünüyle değiştirilerek süre altmış güne çıkarılmış, mükellefe “şartları yerine getirme” yanında “sayılan kişilerin statüsünü sonlandırma” seçeneği tanınmış ve teminat alacağının tahakkuk ettirilmesi usulü terk edilmiştir. Uygulamada en kritik yenilik, altmış gün içinde statüyü sona erdirmeye yönelik yasal girişimleri başlattığını belgeleyen mükellefin, girişim sonuç verirse müşterek ve müteselsil sorumluluktan kurtulmasıdır. Bu, ortaklık ve müdürlük yapısının hızla düzeltilmesini fiilen zorunlu kılar; süreç kanuni temsilcinin kamu borçlarından sorumluluğu ile doğrudan bağlantılıdır.

Altıncı halka, teminatın hesabıdır. Teminat, düzenlenmiş sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u olarak, kanunda gösterilen alt ve üst sınırlar içinde belirlenir; sınırlar yeniden değerlemeye bağlı olarak her yıl değişir. Hesabın hangi dönemlere ve hangi belgelere dayandığı denetlenmeli, mahsup dönemi geçmiş geçici verginin tutara eklenip eklenmediği ayrıca incelenmelidir. Uyuşmazlığın kaynağındaki tarhiyat bakımından ise re’sen tarh ve takdir komisyonu usulü ayrı bir denetim alanıdır.

Yedinci halka, terkinin sınırıdır. Kanun, mükellefiyet kaydının terkin edilmesinin mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağını, bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti hâlinde vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına engel teşkil etmeyeceğini açıkça belirtir. Terkin bu yönüyle bir aklanma değil, bir kayıt işlemidir; ceza boyutu için vergi kaçakçılığı suçu hükümleri ayrıca işler.

Son halka, kanun yoludur. Bu uyuşmazlıklarda temyiz, İYUK m.46’daki parasal sınıra bağlıdır ve sınırın altında kalan bölge idare mahkemesi kararları kesindir; temyiz istemi incelenmeksizin reddedilir. Bu, pratikte şu anlama gelir: iddiaların tamamı ilk derece ve istinaf aşamasında eksiksiz ileri sürülmelidir, çünkü çoğu dosyada üçüncü bir derece bulunmayacaktır. Yürütmenin durdurulması talebi de bu nedenle baştan ve gerekçeli biçimde kurulmalıdır.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
İşlemin dayanağını ayırt etmemekYanlış hükme dayalı savunma yapılırm.160/3 ile m.160/A ayrılmalı
Dayanak raporu istememekTespitin eksikliği ortaya konamazRapor ara kararla istenmeli
“Münhasıran” unsurunu tartışmamakİdarenin genel ifadesi kabul edilirRapordaki tespit birebir denetlenmeli
Kaydın devamına gerek görülmediği ibaresini gözden kaçırmakAyrı bir iptal sebebi kaçırılırİbarenin varlığı ayrıca aranmalı
Tek yoklamayı yeterli saymakUsul sakatlığı ileri sürülemezYoklamaların sayısı ve tarihi denetlenmeli
Bir aylık teminat süresini kaçırmakYeniden tesis imkânı zorlaşırTebliğ tarihi takvime alınmalı
Teminat hesabını denetlememekFazla tutar kesinleşirDönem, belge ve sınırlar incelenmeli
İptal kararını ileri sürmemekYürürlükten kalkmış kural uygulanırAnayasa Mahkemesi kararı dilekçede belirtilmeli
Kesinlik sınırını hesaplamamakİddialar temyizde ileri sürülemezTüm iddialar istinafta tüketilmeli
Mükellefiyetin re’sen terkini ne demektir?

Mükellefin işi bırakma bildirimi olmaksızın, vergi dairesince mükellefiyet kaydının silinmesidir. VUK m.160’ın üçüncü fıkrası uyarınca mükellef işi bırakmış addolunur ve kayıt terkin edilir; bu durum ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir.

Hangi hâllerde re’sen terkin yapılabilir?

Üç hâlde: işi bıraktığının tespit edilmesi; yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi; başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı hâlde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin rapor ile tespit edilmesi.

Raporda ayrıca ne yazması gerekir?

Üçüncü hâlde, mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi gerekir. Bu ibare kanunun aradığı ayrı bir unsurdur ve eksikliği işlemin hukuka aykırılığı bakımından ileri sürülebilir.

VUK 160/A neyi düzenler?

Analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı terkini. Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı ve vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak yapılan çalışmalar sonucunda sahte belge düzenleme riski yüksek görülen mükellefler incelemeye sevk edilir ve nezdlerinde yoklama yapılır.

160/A kapsamında terkin kararını kim verir?

Yoklamadan sonra, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen esaslar çerçevesinde vergi dairesinin riskin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile terkin edilir; bu durum mükellefe tebliğ edilir.

Terkinden sonra mükellefiyet yeniden tesis edilebilir mi?

Edilebilir. m.160/A uyarınca tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde belirlenen tutarda teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir.

Ara dönemde verilmeyen beyannameler ne olur?

Mükellefiyetin terkin edildiği tarih ile yeniden tesis edildiği tarih aralığında verilmeyen beyanname ve bildirimler, yeniden tesise ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde verilir ve tahakkuk eden vergiler aynı sürede ödenir.

Teminat nasıl hesaplanır?

m.153/A’nın birinci fıkrasına göre, 6183 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nevi’den, kanunda gösterilen alt ve üst sınırlar içinde kalmak üzere, düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u tutarındadır. Sınırlar yeniden değerlemeye bağlı olarak her yıl değişir.

Ortağı veya müdürü olduğum şirketten neden teminat isteniyor?

m.153/A’nın üçüncü fıkrası uyarınca, birinci fıkrada sayılanların kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi veya asgari %10 ortağı olduğu şirketlerden de şartların yerine getirilmesi istenir. Ancak bu ilişkinin kurulabilmesi için ilgili kişi hakkında kanunun aradığı raporun bulunması gerekir.

2024 değişikliği ne getirdi?

28/7/2024 tarihli 7524 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle m.153/A’nın üçüncü fıkrası değiştirildi. Süre altmış güne çıkarıldı, statüyü sonlandırma seçeneği tanındı, teminat alacağı tahakkuku kaldırıldı ve altmış gün içinde statüyü sona erdirmeye yönelik yasal girişimleri başlattığını muteber vesikalarla ispat edenlerin, girişim sonuçlanırsa müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmayacağı kabul edildi.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı benim davamı etkiler mi?

Danıştay Üçüncü Dairesi’nin yaklaşımına göre etkiler. Daire, iptal kararının verilmesinden önce açılmış ve bakılmakta olan davaların çözümünü de kararın gerekçesi ve iptal nedeni doğrultusunda etkileyeceğini kabul etmekte; yasal dayanağı kalmayan işlemleri hukuka aykırı bulmaktadır.

Tek yoklamayla mükellefiyetim silinebilir mi?

Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun onadığı ısrar kararına göre silinemez. Birbirini izleyen iki döneme ait beyannamenin verilmemesi, beyanname verilmeyen son dönemi izleyen ay içinde yoklama yapılması ve faaliyetin bulunmadığının kesin ve somut verilerle ortaya konulması aranır.

Terkin geçmiş dönem yükümlülüklerimi ortadan kaldırır mı?

Kaldırmaz. Kanun, terkinin mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağını, bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti hâlinde vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına engel teşkil etmeyeceğini açıkça belirtir.

Bu davada temyiz yolu her zaman açık mı?

Değil. Temyiz, İYUK m.46’daki parasal sınıra bağlıdır; sınırın altında kalan bölge idare mahkemesi kararları kesindir ve temyiz istemi incelenmeksizin reddedilir. Bu nedenle iddiaların tamamı ilk derece ve istinaf aşamasında ileri sürülmelidir.

Dosyaya hangi belgeler konmalı?

Terkin ve teminat işlemlerinin tebliğ zarfları, dayanak vergi tekniği raporu ve yoklama fişleri, ticaret sicili kayıtları ve pay devri belgeleri, çalışan bildirimleri ve SGK kayıtları, kira sözleşmesi ve iş yeri fotoğrafları, depo, araç ve nakliye belgeleri, banka hesap hareketleri ile teminat hesabına esas alınan belge listesi.

İlgili mevzuat
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.153 – İşe başlamanın bildirilmesi
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.153/A – Teminat uygulaması
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.160 – İşi bırakmanın bildirilmesi ve re’sen terkin
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.160/A – Analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı terkin
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.161 – İşi bırakmanın tarifi
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.359 – Kaçakçılık suçları ve cezaları
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.5 – Vergi mahremiyeti ve duyuru istisnası
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.10 – Teminat türleri
  • 6183 sayılı Kanun m.47 – Ödemenin mahsup edileceği alacaklar
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.46 – Temyiz ve parasal sınır
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45 – İstinaf ve kesinlik
  • 3568 sayılı Kanun – Meslek mensupları hakkında uygulanacak yaptırımlar

İlgili yazılarımız: vergi inceleme süreci ve mükellef hakları, vergi ziyaı ve usulsüzlük cezaları, vergi davasında yürütmenin durdurulması, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk ve mali müşavirin müteselsil sorumluluğu.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İdare hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Akaryakıt İstasyonunda Mühürleme, Lisans İptali ve İdari Para Cezası (5015 s. K.)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda idari yaptırımlar üç…

09.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Hafriyat Toprağını İzinsiz Dökmenin Cezası Nedir? Yıkıntı Atıkları ve İtiraz (2872)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 2872 sayılı Çevre Kanunu m.2’ye göre atık, herhangi…

13.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İDARİ PARA CEZASININ İPTALİ NASIL SAĞLANIR?

İçindekilerİdari Para Cezası Nedir?İdari Para Cezası: Cezadan Kaçınmak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?İdari Para Cezası Yetkilisi Kurumlar: Hangi Durumda…

09.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İZİN ALMAK SURETİYLE TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN ÇIKMA

İçindekilerİzin Alarak Türk Vatandaşlığından Çıkma ŞartlarıTürk Vatandaşlığını Kaybetme: Çıkma Koşulları ve Süreçİzin Almak Suretiyle Türk Vatandaşlığından Çıkma İşlemi:…

18.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Memur Davalarına Bakan Avukatlar Bursa

İçindekilerMemur Davaları Kapsamında Hangi Davalar Görülür?Memur Davalarına Bakan Avukatlar Bursa: Neden Önemlidir?Polis Davalarına Bakan Avukatlar: Emniyet Teşkilatı Mensuplarının…

14.01.2025 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Çalışma İzni Başvurusu ve İptali: Ret Sebepleri, İdari İtiraz ve Yargı Yolu

İçindekilerBaşvurunun reddiÇalışma izninin iptaliİtiraz ve dava: sıra önemlidirİstihbari bilgiye dayalı işlemlerin denetimiİdari işlemin sebep unsuruNe yapmalı?Sık yapılan hatalar…

26.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara