İnfaz Kurumuna Yasak Eşya Sokma Suçu (TCK 297): Cep Telefonu, Bulundurma ile Kullanma Farkı, Teşebbüs ve Yargıtay Kararları

legapro kapak 17204 LegaPro Hukuk İnfaz Kurumuna Yasak Eşya Sokma Suçu (TCK 297): Cep Telefonu, Bulundurma ile Kullanma Farkı, Teşebbüs ve Yargıtay Kararları
Kısaca
  • TCK m.297/1’e göre infaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır.
  • Bu eşyanın temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturuyorsa fikri içtima hükümlerine göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.
  • İkinci fıkrada sayılan firar aletleri, alkollü içki, yeşil reçeteli ilaç ve izinsiz ses veya görüntü alma araçları gibi eşyalar için bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülmüştür.
  • Suç hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişilerce işlenirse ceza bir kat artırılır.
  • Eşyayı kimden ve ne suretle elde ettiğini bildiren hükümlü veya tutuklunun cezası yarı oranında indirilir.
  • Ceza Genel Kuruluna göre bulundurma, eşyanın kişinin üzerinde veya hâkimiyet alanında makul bir süre tutulmasıdır.
  • Başkasının bulundurduğu telefonu yalnızca kullanmak tek başına bulundurma sayılmamış; sanığın telefonla bağlantısı şüpheli kaldığında beraat gerektiği kabul edilmiştir.
  • 16. Ceza Dairesi ise yaklaşık iki ay boyunca defalarca görüşme yapmayı bulundurma kapsamında görmüştür.
  • Eşya kurumun hükümlü ve tutuklulara ayrılmış bölümüne geçirilmeden önce duyarlı kapıda ele geçirilirse eylem teşebbüs aşamasında kalır.
  • Cep telefonu bataryası ve şarj aleti elektronik haberleşme aracı sayılmamıştır.
  • Ceza Genel Kuruluna göre cep telefonu sim kartları elektronik haberleşme aracı niteliğindedir.
  • İkinci fıkra 21.04.2012 ile 02.12.2016 arasında yürürlükte bulunmadığından bu dönemdeki fiillerde lehe kanun değerlendirmesi zorunludur.
  • Cezanın üst sınırı nedeniyle önödeme, uzlaştırma ve basit yargılama usulü uygulanmaz.
  • Koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme değerlendirilebilir.
  • Olağan dava zamanaşımı birinci ve ikinci fıkra için sekiz yıldır.

Cezaevinde yapılan bir aramada koğuşta, bahçede ya da bir tesisat deposunda cep telefonu bulunması; ziyaretçinin veya avukatın üzerinde x-ray cihazında sim kartı görülmesi; tutuklanarak getirilen kişinin üst aramasında uyuşturucu ele geçirilmesi, TCK 297 soruşturmalarının en sık rastlanan başlangıç noktalarıdır. Bu dosyalarda sorumluluk çoğu zaman eşyayı kimin soktuğu, kimin bulundurduğu ve kimin yalnızca kullandığı sorusuna bağlıdır.

Yargıtay kararları, bulundurma kavramını dar tutan Ceza Genel Kurulu içtihadı ile süreklilik kazanan kullanımı bulundurma sayan Daire kararlarını birlikte ortaya koymaktadır. Ayrıca eşyanın hangi noktada ele geçirildiği suçun tamamlanıp tamamlanmadığını, eşyanın niteliği ise suçun hangi fıkraya girdiğini belirlemektedir. Aşağıda bu ayrımlar ve ilgili kararlar ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.297: “(1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır. (2) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan; a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi, b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi, c) Alkol içeren her türlü içeceği, d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi, e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları, f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme araçlarını, g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç, ses ve görüntü almaya yarayan araçları, ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.”
Bağlantılı hükümler (TCK m.35, 44, 191; 5275 sayılı Kanun m.66): TCK m.35/1’e göre “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.” TCK m.44, bir fiille birden fazla farklı suçun oluşması hâlinde en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılmayı öngörür. TCK m.191/1, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmayı ayrıca suç olarak düzenler. 5275 sayılı Kanunun 66/4 maddesine göre “Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.”
Değişiklik uyarısı: TCK m.297’nin eski ikinci fıkrası, birinci fıkra dışındaki ve yetkili makamlarca yasaklanan eşyayı cezalandırıyordu. Bu fıkra Anayasa Mahkemesinin 07.07.2011 tarihli ve 2010/69 E., 2011/116 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş; 16. Ceza Dairesinin aktardığına göre karar 21.10.2011 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış ve altı ay sonra, 21.04.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İkinci fıkra, eşyaları tek tek sayan bugünkü hâliyle 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 20. maddesiyle yeniden düzenlenmiş ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle ara dönemde birinci fıkra kapsamı dışındaki eşyayla işlenen fiillerde lehe kanun değerlendirmesi yapılmalıdır. Aşağıdaki Ceza Genel Kurulu kararları oyçokluğuyla verilmiştir.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Silah, uyuşturucu veya elektronik haberleşme aracıTCK m.297/1İki–beş yıl hapis
İkinci fıkrada sayılan diğer eşyaTCK m.297/2Bir–üç yıl hapis
Bulundurma kavramıYCGK 14.10.2014 (oyçokluğu)Üzerinde veya hâkimiyet alanında makul süre tutma
Başkasının telefonunu kullanmaYCGK 14.10.2014; Y16CD 31.03.2016Tek başına yetmez; süre ve sıklık kazanırsa bulundurma sayılır
Duyarlı kapıda ele geçirmeYCGK 08.10.2019 (oyçokluğu)Teşebbüs aşamasında kalır
Cep telefonu bataryasıY8CD 26.11.2020Kapsam dışı; beraat
Sim kartıYCGK 08.10.2019Elektronik haberleşme aracı
Muhafaza görevlisinin işlemesiTCK m.297/3Ceza bir kat artırılır
Dava zamanaşımıTCK m.66/1-e, 67/4Sekiz yıl; kesilmeyle on iki yıl
Kritik nokta: Aynı cezaevinde bulunan bir telefon için birden fazla kişi sorumlu tutulabilir; ancak her sanık yönünden ayrı ayrı sokma veya bulundurma hareketinin kanıtlanması gerekir. Telefonun kimin üzerinde veya kimin dolabında bulunduğu, hattın kime ait olduğu, görüşme kayıtlarının tarihleri ve görüşülen kişilerle sanık arasındaki ilişki birlikte değerlendirilmelidir. Eşyanın kurum içine geçmeden önce yakalanması cezayı teşebbüs hükümlerine göre azaltır; eşyanın maddede sayılmaması ise suçu tümüyle ortadan kaldırabilir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Arama tutanağından eşyanın tam olarak nerede, kimin üzerinde veya hangi alanda ele geçirildiğini belirleyin.
  2. Eşyanın birinci fıkradaki silah, uyuşturucu veya elektronik haberleşme aracı olup olmadığını; ikinci fıkrada sayılıp sayılmadığını tespit edin.
  3. Batarya, şarj aleti gibi yardımcı parçaların maddede sayılmadığını gözeterek nitelendirmeyi denetleyin.
  4. Aramanın kurumun hükümlü ve tutuklulara ayrılmış bölümüne geçişten önce mi sonra mı yapıldığını kroki ve tutanakla ortaya koyun.
  5. Telefon hattının abonesini, görüşme ve mesaj kayıtlarının tarihlerini sanığın kurumda bulunduğu tarihlerle karşılaştırın.
  6. Görüşülen numaraların sanıkla bağlantısını ve bu kişilerin tanık beyanlarını inceleyin.
  7. Başkasının telefonunu kullanma iddiasında görüşmelerin süresini ve sıklığını belgeleyin.
  8. Uyuşturucu ele geçirilen dosyalarda kullanmak için bulundurma suçu ile fikri içtima ve artırım hükmünü değerlendirin.
  9. Hükümlü veya tutuklu sanık eşyayı kimden ve nasıl elde ettiğini açıklıyorsa dördüncü fıkradaki indirimi talep edin.
  10. Suç tarihi 21.04.2012 ile 02.12.2016 arasındaysa ve eşya birinci fıkrada sayılmıyorsa lehe kanun yönünden itiraz edin.
  11. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme koşullarını değerlendirin.
  12. Dava zamanaşımını son kesme işleminden itibaren izleyin.
Yargıtay kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.10.2014 T., 2013/620 E., 2014/419 K.
TCK 297/1’deki suç sokma veya bulundurma seçimlik hareketlerinden biriyle işlenir; bulundurma, eşyanın kişinin üzerinde veya hâkimiyet alanında makul bir süre tutulmasını gerektirir ve sanığın telefonla bağlantısı şüpheli kalıyorsa mahkûmiyet kurulamaz. Kapalı cezaevinde yapılan aramada koğuşta kalan sanığın üzerinde telefon numaraları yazılı bir kâğıt, cezaevi bahçesinde dış duvar yanında ise paket içinde bir cep telefonu, batarya ve sim kartı ele geçirilmiş; telefon rehberindeki bazı numaraların sanıktaki listede de bulunduğu belirlenmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı mahkûm etmiş, 9. Ceza Dairesi hükmü oyçokluğuyla onamış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmiştir. Kurul, bulundurma kavramını açıklarken öğretideki görüşe de dayanarak “Başka bir kişi tarafından üstte veya hakimiyet alanında bulundurulan yasak eşyanın sadece kullanılması eylemi tek başına bulundurma olarak kabul edilemeyecektir.” değerlendirmesini yapmıştır. Telefonun sanıkta değil bahçede bulunmasını, hattın sanığa veya yakınlarına ait olmamasını, telefonun bulunduğu yere sanığın koğuşundan atılmasının mümkün olmamasını, telefonla yapılan son görüşmenin sanığın cezaevine girişinden önce olmasını ve görüşülen kişilerin sanığı tanımadıklarını belirterek suçun şüphe boyutunda kaldığını kabul etmiştir. İtiraz kabul edilmiş, Özel Dairenin onama kararı kaldırılmış ve mahkûmiyet hükmü beraat gerektiği gerekçesiyle 14.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla bozulmuştur; dört Genel Kurul üyesi itirazın reddi yönünde karşı oy kullanmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 08.10.2019 T., 2016/1095 E., 2019/579 K.
Yasak eşyayı sokma hareketi eşya kurumun hükümlü veya tutuklulara ayrılmış bölümüne geçirildiğinde tamamlanır; bu bölüme geçilmeden önce duyarlı kapıda yapılan aramada eşyanın ele geçirilmesi hâlinde eylem teşebbüs aşamasında kalır. Hırsızlığa teşebbüs suçundan tutuklanarak kapalı ceza infaz kurumuna sevk edilen sanığın, polis memurlarınca cezaevi görevlilerine teslim edilmesinden sonra yapılan üst aramasında sigara paketi içinde az miktarda eroin ile enjektör ve şişe kapakları bulunmuş; sanık uyuşturucu bağımlısı olduğunu beyan etmiştir. Uyuşmazlık, eylemin kullanmak için uyuşturucu bulundurma mı yoksa yasak eşya sokma mı olduğu ve suçun tamamlanıp tamamlanmadığı noktalarında toplanmıştır. Kurul, genel açıklamalarında “Ceza veya tutukevine öngörülen yasak eşyanın sokulması eylemi bakımından, kurumun hükümlü veya tutuklulara ayrılmış bölümüne eşyanın geçirilmesi hâlinde icra hareketi tamamlanmaktadır.” tespitini yapmış; cep telefonu sim kartlarının da elektronik haberleşme aracı sayıldığını belirtmiştir. Kurul çoğunluğu eylemi TCK m.297/1’in ikinci cümlesi kapsamında değerlendirmiş, üst aramasının yapıldığı alanın infaz kurumunda yer alıp almadığı tutanakta belirtilmediğinden oluşan şüpheyi sanık lehine yorumlayarak eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını kabul etmiştir. Dört üye eylemin yalnızca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunu, yedi üye ise suçun tamamlandığını savunarak karşı oy kullanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilmiş, 16. Ceza Dairesinin bozma kararındaki ilgili bozma nedeni çıkarılarak dosya diğer bozma nedenine göre yargılama yapılmak üzere gönderilmiş; karar suçun niteliği ve teşebbüs yönünden oyçokluğuyla, diğer uyuşmazlıklar yönünden oybirliğiyle 08.10.2019 tarihinde verilmiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 31.03.2016 T., 2016/3 E., 2016/3301 K.
TCK 297/1’de kullanma ayrıca sayılmamış olsa da, cezaevinde yasak iletişim aracının belli bir süre ve sıklıkla kullanılması bulundurma kapsamında değerlendirilir. Kapalı cezaevinde başka bir hükümlüden ele geçirilen cep telefonu ve sim kartla yaklaşık iki ay boyunca yakınlarıyla çok sayıda görüşme yapan sanıklar hakkında asliye ceza mahkemesi, kullanma eyleminin TCK 297/1’de suç olarak düzenlenmediği gerekçesiyle beraat kararı vermiş; Daire de önceki kararında hükmü farklı gerekçeyle onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine yapılan incelemede Daire, 5275 sayılı Kanunun 66/4 maddesindeki yasağa ve suçla korunan hukuki değere işaret ederek “Bulundurmak her zaman kullanmayı gerektirmese de, kullanmanın, belli oranda süre ve sıklığa ulaştığında bulundurmayı da kapsadığının kabulü gerekir.” açıklamasını yapmıştır. Kanun koyucunun nihai amacının infaz kurumuna sokulan iletişim aracının kullanılmasını engellemek olduğunu, sanıkların iki aylık süre zarfında birçok kez görüşme yaptığının anlaşıldığını belirterek mahkûmiyet gerektiğini kabul etmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilmiş, önceki onama kararı kaldırılmış ve beraat hükümleri 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 26.11.2020 T., 2019/16224 E., 2020/18752 K.
TCK 297/1’de yasaklanan eşyalar sınırlı olarak sayılmıştır; cep telefonu bataryası elektronik haberleşme aracı olmadığından bu suçun konusunu oluşturmaz. Asliye ceza mahkemesi, üzerinde cep telefonu bataryası ele geçirilen sanığı infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan mahkûm etmiştir. Sanık ve vasisi hükmü temyiz etmiştir. Daire, “Sanıkta ele geçen cep telefonu bataryasının TCK’nın 297.maddesinde sayılan eşya ve madde kapsamına girmediğinden” sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkûmiyet hükmü 26.11.2020 tarihinde sanık ve sanık vasisinin temyizi üzerine beraat gerektiği gerekçesiyle oybirliğiyle bozulmuştur.

Dört karar, TCK 297’de eşyanın niteliği, sanığın eşya üzerindeki hâkimiyeti ve eşyanın ele geçirildiği yer bakımından ayrı ayrı inceleme yapılması gerektiğini göstermektedir.

14.10.2014 tarihli Ceza Genel Kurulu kararı ile 31.03.2016 tarihli Daire kararı birlikte okunduğunda, ara sıra başkasının telefonunu kullanmak ile uzun süre ve sık kullanım arasında fark gözetildiği görülmektedir. Uygulamada telefonun kurum içinde saklandığı yerin tespiti de belirleyicidir: 8. Ceza Dairesi 22.03.2023 tarihli ve 2021/1923 E., 2023/1551 K. sayılı kararında, infaz koruma memuru olan temyiz dışı sanığın cezaevine soktuğu ileri sürülen cep telefonunu tesisat deposundaki kilit mekanizmasının içine saklayan hükümlü hakkında kurulan iki yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti onamıştır. Cezaevindeki disiplin süreçleri için infaz hâkimliğine şikâyet ve hükümlü disiplin cezaları yazımıza bakılabilir.

08.10.2019 tarihli karar, teşebbüs değerlendirmesinin sonuca etkisini göstermektedir; genel ilkeler için suça teşebbüs ve gönüllü vazgeçme yazımıza bakılabilir. Uyuşturucu ele geçirilen dosyalarda kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu ile fikri içtima kuralı birlikte değerlendirilmelidir. Sim kartıyla ilgili olarak 4. Ceza Dairesi 08.12.2010 tarihli ve 2010/23681 E., 2010/20495 K. sayılı kanun yararına bozma kararında, müvekkiliyle görüşmek için cezaevine giden avukatın x-ray cihazından geçirilen cüzdanında sim kartı bulunmasını kovuşturma için yeterli şüphe saymış ve eylemin suç unsurlarının mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

26.11.2020 tarihli kararla uyumlu olarak 9. Ceza Dairesi 25.04.2014 tarihli ve 2013/14341 E., 2014/5124 K. sayılı kararında, cezaevine sokulmaya teşebbüs edilen cep telefonu şarj aletinin elektronik haberleşme aracı sayılamayacağını, idarece yasaklanan eşya kapsamındaki eski ikinci fıkranın Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini ve eylemin suç olmaktan çıktığını belirterek bu yöndeki mahkûmiyetleri bozmuş, aynı dosyada cep telefonu sokma suçundan kurulan mahkûmiyeti ise onamıştır. Suç tarihindeki mevzuatın belirlenmesi için lehe kanun uygulaması yazımız yol gösterir. 9. Ceza Dairesi 08.02.2013 tarihli ve 2012/10707 E., 2013/1921 K. sayılı kararında da cezaevinden cep telefonuyla görüşme yapan hükümlünün eyleminin birinci fıkradaki bulundurma suçunu oluşturabileceğini ve davaya bakma görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğunu belirtmiştir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Telefonun bulunduğu koğuştaki herkesi sorumlu tutmakBulundurma her sanık için ayrıca kanıtlanmalıdırHâkimiyet alanını kişi bazında belirleyin
Bir iki kez kullanımı bulundurma saymakCeza Genel Kurulu bunu yeterli görmemiştirSüre ve sıklığı ortaya koyun
Uzun süreli kullanımı cezasız saymakSüreklilik bulundurma kabul edilebilirGörüşme kayıtlarını bütün olarak değerlendirin
Batarya veya şarj aletini telefon saymakMaddede sayılmamıştırEşyanın niteliğini ayrıca tespit edin
Duyarlı kapıda yakalamayı tamamlanmış suç saymakEylem teşebbüste kalırEle geçirme yerini kroki ve tutanakla belirleyin
Uyuşturucuda ayrı suçu gözden kaçırmakİkinci cümledeki artırım atlanırFikri içtima ve artırımı birlikte değerlendirin
Suç tarihini dikkate almamakAra dönemde ikinci fıkra yürürlükte değildiLehe kanunu karşılaştırın
Bilgi veren hükümlüye indirim uygulamamakDördüncü fıkra ihlal edilirBilginin somutluğunu tartışın
Görüşme tarihlerini kurum kayıtlarıyla karşılaştırmamakŞüphe sanık lehine sonuç doğurabilirGiriş ve tahliye tarihlerini dosyaya koyun
İnfaz kurumuna yasak eşya sokma suçu nedir?

TCK m.297’de düzenlenen; infaz kurumuna veya tutukevine kanunda sayılan yasak eşyayı sokma, bulundurma veya ikinci fıkradaki eşya bakımından kullanma suçudur.

Cezaevine telefon sokmanın cezası nedir?

Cep telefonu elektronik haberleşme aracı olduğundan TCK m.297/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Başkasının telefonunu kullanmak suç mu?

Ceza Genel Kurulu, başkasının bulundurduğu yasak eşyanın yalnızca kullanılmasının tek başına bulundurma sayılamayacağını belirtmiştir. 16. Ceza Dairesi ise yaklaşık iki ay boyunca defalarca görüşme yapılmasını bulundurma kapsamında görmüştür.

Bulundurma ne demektir?

Ceza Genel Kuruluna göre bulundurma, maddede sayılan eşyanın kişinin üzerinde veya hâkimiyet alanında makul bir süre tutulmasıdır.

Kapıdaki aramada yakalanırsam suç tamamlanmış olur mu?

Ceza Genel Kuruluna göre sokma eylemi eşya kurumun hükümlü veya tutuklulara ayrılmış bölümüne geçirildiğinde tamamlanır; öncesinde duyarlı kapıda ele geçirilmesi hâlinde eylem teşebbüs aşamasında kalır.

Sim kartı da suç konusu olur mu?

Ceza Genel Kurulu, cep telefonu sim kartlarının elektronik haberleşme aracı niteliğinde olduğunu belirtmiştir.

Batarya veya şarj aleti sokmak suç mu?

8. Ceza Dairesi cep telefonu bataryasının, 9. Ceza Dairesi ise şarj aletinin elektronik haberleşme aracı sayılamayacağını belirtmiştir.

Cezaevine uyuşturucu sokulursa kaç suç oluşur?

TCK m.297/1’e göre eşyanın temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturuyorsa fikri içtima hükümlerine göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu tutuklanan kişinin üzerinde bulunan uyuşturucu yönünden bu hükmü değerlendirmiştir.

İnfaz koruma memuru eşya sokarsa ne olur?

TCK m.297/3’e göre suçun hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişilerce işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır.

Eşyayı kimden aldığını söyleyen hükümlüye indirim var mı?

Evet. TCK m.297/4’e göre eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiğini bildirirse ceza yarı oranında indirilir.

Alkollü içki veya yeşil reçeteli ilaç hangi fıkraya girer?

TCK m.297/2 kapsamındadır ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu fıkrada sokma ve bulundurmanın yanında kullanma da ayrıca sayılmıştır.

2012-2016 arasındaki fiiller için ne olur?

Eski ikinci fıkra 21.04.2012’de yürürlükten kalkmış, bugünkü ikinci fıkra 02.12.2016’da yürürlüğe girmiştir. 9. Ceza Dairesi, eski ikinci fıkranın iptal edilmiş olması karşısında şarj aleti sokmaya teşebbüs eyleminin suç olmaktan çıktığını kabul etmiştir; bu nedenle suç tarihine göre lehe kanun karşılaştırması yapılmalıdır.

HAGB veya erteleme mümkün mü?

Koşulları varsa mümkündür. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme değerlendirilebilir; teşebbüs indirimi bu sınıra inilmesinde etkili olabilir.

Basit yargılama, önödeme veya uzlaştırma uygulanır mı?

Hayır. Birinci ve ikinci fıkralardaki cezaların üst sınırı iki yılı aştığından CMK m.251’deki basit yargılama usulü, altı ayı aştığından TCK m.75’teki önödeme uygulanmaz; suç CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamında da değildir.

Zamanaşımı ne kadar?

Birinci ve ikinci fıkradaki suçlar için TCK m.66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı sekiz yıl, kesilme hâlinde en fazla on iki yıldır. Üçüncü fıkradaki artırım uygulanan hâllerde süre cezanın üst sınırına göre ayrıca hesaplanmalıdır.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.297 — İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.35 — Suça teşebbüs
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.44 — Fikri içtima
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.191 — Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7 — Zaman bakımından uygulama
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 ve 67 — Dava zamanaşımı ve kesilmesi
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.75 — Önödeme
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 — Uzlaştırma
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.66 — Hükümlünün telefonla haberleşme hakkı
  • 6763 sayılı Kanun m.20 — TCK m.297/2’nin yeniden düzenlenmesi

İlgili yazılarımız: Suça teşebbüs ve gönüllü vazgeçme · Uyuşturucu kullanma suçu · Hükümlü disiplin cezaları · Hükümlü veya tutuklunun kaçması · Fikri içtima

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama Suçu (TCK 300): Türk Bayrağı ve İstiklal Marşı, Aleniyet Şartı ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.300/1’e göre Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Yasadışı Bahis Oynayanlar Nasıl Tespit Edilir?

İçindekilerYasadışı Bahis Oynayanların Tespit Edilmesi: Yöntemler ve Hukuki SüreçE-Devlet ve Uyap Vatandaş Portalı ile Yasa Dışı Bahis Cezası…

26.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Trafikte Hız Sınırları ve Cezai Yaptırımlar

İçindekilerHız Sınırı Nedir? Trafikte Güvenliğin Temel Taşı (KTK 50, 51, 52)Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hız Sınırları: Nerede, Ne…

04.01.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Taksirle Öldürme ve Yaralama: Bilinçli Taksir Cezayı Nasıl Değiştirir?

İçindekilerTaksir nedir, bilinçli taksir nedir?Bilinçli taksir sayılan tipik ihlallerTemel ceza nasıl belirlenir?Ehliyete el koyma ve hak yoksunluklarıŞikâyet ve…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Edimin İfasına Fesat Karıştırma Suçu (TCK 236)

İçindekilerKanunî dayanakİhaleye fesat karıştırma ile edimin ifasına fesat karıştırmaNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Suç…

03.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Kötü Muamele Suçu (TCK 232): Aynı Evde Yaşayanlara Kötü Davranış, Eziyet ve Yaralamadan Farkı

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.232/1’e göre aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara