İfa İmkânsızlığı Borcu Sona Erdirir mi? Mücbir Sebep ve Kısmi İmkânsızlık (TBK m.136-137)

İfa İmkânsızlığı Borcu Sona Erdirir mi? Mücbir Sebep ve Kısmi İmkânsızlık (TBK m.136-137)
Kısaca
  • İfa imkânsızlığı, edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin imkânsız hâle gelmesidir.
  • Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona erer (TBK m. 136/1).
  • Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçtan kurtulan taraf, aldığı edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade eder ve kendisine ifa edilmemiş edimi isteme hakkını kaybeder.
  • Borçlu, imkânsızlığı alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için önlem almazsa bundan doğan zararlardan sorumludur (TBK m. 136/3).
  • Kusursuz imkânsızlıkta müspet zarar (kâr kaybı) istenemez; menfi zarar kapsamındaki alacaklar talep edilebilir.
  • İmkânsızlık borçlunun kusuruyla doğmuşsa borç sona ermez; yerini tazmin sorumluluğu alır (TBK m. 112).
  • Kısmi imkânsızlıkta borçlu yalnızca imkânsızlaşan kısımdan kurtulur; bu durum önceden bilinseydi sözleşme yapılmayacaktı ise borcun tamamı sona erer (TBK m. 137/1).
  • İmkânsızlık sözleşme kurulmadan önce ve herkes bakımından mevcutsa sözleşme kesin hükümsüzdür.
  • Herkes için geçerli imkânsızlığa objektif, yalnız bir tarafın tutumundan doğana sübjektif imkânsızlık denir.
  • Mücbir sebep; haricî, öngörülemez ve kaçınılamaz olayları ifade eder. Mücbir sebep, ifa imkânsızlığına da aşırı ifa güçlüğüne de yol açabilir.
  • Bir olayın sözleşmede “mücbir sebep” olarak sayılması tek başına yetmez; o olayın ifaya fiilen engel olması aranır.
  • Maliyet artışı ve kârlılığın düşmesi ifa imkânsızlığı değildir; olsa olsa TBK m. 138 kapsamında aşırı ifa güçlüğü tartışılır.
  • TBK m. 138’de çözüm sözleşmeyi feshetmek değil, önce hâkimden uyarlama istemektir.
  • İmar mevzuatı gibi kamu düzenine ilişkin sınırlamalardan doğan engeller, çoğu zaman borçluya yüklenemeyecek imkânsızlık sayılır.
  • Tacir, öngörülebilir fiyat dalgalanmalarını hesaba katarak sözleşme yapmak zorundadır; bu tür artışlar mücbir sebep oluşturmaz.

Kısa cevap: Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona erer (TBK m.136/1); karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçtan kurtulan taraf, aldığı edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade eder. İmkânsızlık borçlunun kusuruyla doğmuşsa borç sona ermez, yerini tazmin sorumluluğu alır (TBK m.112).

Sözleşme yapıldıktan sonra dünya değişir: salgın çıkar, kur fırlar, izin verilmez, ruhsat iptal edilir. Borçlu bu noktada iki şeyi karıştırmaya çok yatkındır: “artık yapamıyorum” ile “artık bana zarar ediyor”. Hukuk bu ikisine tamamen farklı sonuçlar bağlar.

Birincisi ifa imkânsızlığıdır ve borcu sona erdirebilir. İkincisi aşırı ifa güçlüğüdür ve borcu sona erdirmez; olsa olsa sözleşmenin uyarlanmasını gerektirir. Aşağıda bu ayrımı, TBK m. 136 ve 137’nin uygulama koşullarını ve Yargıtay’ın son dönem kararlarını ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TBK m. 136 – İfa imkânsızlığı: “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.”

TBK m. 137 – Kısmi ifa imkânsızlığı: “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.”

TBK m. 138 – Aşırı ifa güçlüğü: “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.”

İki kurumun sonuçları taban tabana zıttır; dosyanın kaderi hangisine dayanıldığına bağlıdır:

Ölçütİfa imkânsızlığı (TBK m. 136-137)Aşırı ifa güçlüğü (TBK m. 138)
Durumİfa artık mümkün değilİfa mümkün ama çok zor
SonuçBorç sona ererBorç devam eder
TalepTespit ve iadeÖnce uyarlama
FesihKendiliğinden sona ermeUyarlama mümkün değilse dönme veya fesih
Müspet zararKusursuzsa istenemezKural olarak gündeme gelmez
Menfi zararTalep edilebilirUyarlama ile giderilir
Maliyet artışıYeterli değilTipik uygulama alanı
Bildirim yükümüGecikmeksizin bildirim zorunluHakları saklı tutarak ifa
Tipik örnekİdarenin izin vermemesiKur ve emtia fiyatlarındaki sıçrama

Kritik nokta: Sözleşmeye “salgın hastalık mücbir sebeptir” yazmak, salgın çıktığında borcun sona ereceği anlamına gelmez. Yargıtay’ın son dönem kararlarında açıkça vurgulandığı gibi, sözleşmede bir olayın mücbir sebep olarak sayılması doğrudan mücbir sebebin varlığını kabul etmeyi gerektirmez; o olayın somut borcun sözleşmeye uygun ifasına fiilen engel oluşturması aranır. Tedarik zincirinin kopması ile “maliyetler karşılanamıyor” savunması aynı hukukî sonuca bağlanmaz.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Engelin niteliğini belirleyin. Edim gerçekten yapılamıyor mu, yoksa yapılması pahalı mı hâle geldi? Bu ayrım dilekçedeki hukukî sebebi belirler.
  2. İmkânsızlığın zamanını saptayın. Sözleşmeden önce mi vardı, sonra mı doğdu? Başlangıçtaki objektif imkânsızlık sözleşmeyi kesin hükümsüz kılar.
  3. Objektif mi sübjektif mi olduğunu tartışın. Engel herkes için mi geçerli, yoksa yalnızca sizin durumunuzdan mı kaynaklanıyor?
  4. Kusur değerlendirmesi yapın. İmkânsızlık borçlunun kusuruyla doğmuşsa borç sona ermez; tazmin sorumluluğu doğar.
  5. Temerrüde düşülüp düşülmediğine bakın. Temerrütte kusurlu olan borçlu, sonradan doğan beklenmedik hâlden de sorumlu olabilir.
  6. İmkânsızlığı gecikmeksizin bildirin. TBK m. 136/3 gereği bildirim yapılmaz ve zararın artmaması için önlem alınmazsa, bundan doğan zararlar borçluya yüklenir.
  7. Bildirimi ihtarname ile yapın. Tarihli ve içerik olarak somut bir bildirim, sonradan “zamanında haber vermedi” itirazını karşılar.
  8. Kısmi imkânsızlıkta oranı hesaplayın. Yapılabilen kısım için bedel, gerçekleşen ifayla orantılı biçimde belirlenir; bölünemeyen edimlerde tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.
  9. Talep türünü doğru seçin. Kusursuz imkânsızlıkta kâr kaybı istenemez; menfi zarar kalemleri ayrıca gösterilmelidir.
  10. Fiyat artışı iddiasını TBK m. 138’e taşıyın. Bu iddia ifa imkânsızlığı değil aşırı ifa güçlüğü tartışmasıdır ve önce uyarlama istenmesi gerekir.
  11. Tek taraflı fesihten kaçının. Uyarlama yoluna gitmeden yapılan fesih, haksız fesih sayılıp teminatın irat kaydedilmesine ve tazminata yol açabilir.
  12. İdarî işlemleri dosyaya koyun. Ruhsat, izin, kurul kararı ve yasaklama işlemleri, imkânsızlığın borçluya yüklenemeyeceğinin en güçlü delilidir.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 21.11.2024 T., 2023/4048 E., 2024/4238 K.

Sözleşmede mücbir sebep sayılmış olması yetmez; ifaya engel olması gerekir. Kamu kurumuna hazır yemek hizmeti veren yüklenici, Covid-19 salgınını mücbir sebep göstererek sözleşmeyi tek taraflı feshetmiş, teminat mektubunun iadesini istemişti. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri feshi haklı bulmuştu. Daire önce kavramı tanımlamıştır: “Sözleşme hukuku açısından mücbir sebep kavramı, borcun sözleşmeye uygun olarak ifasına engel olan, haricî, öngörülemez ve kaçınılamaz nitelikte olayları ifade eder.” Ardından belirleyici ölçütü koymuştur: “sözleşmede salgın hastalığın mücbir sebep olarak sayılması doğrudan mücbir sebebin varlığını kabul etmeyi gerektirmez. Zira corona virüs salgınının mücbir sebep sayılabilmesi için yemek hizmeti verilmesine ilişkin borcun sözleşmeye uygun olarak ifasına engel oluşturması gerekir.” Yüklenicinin dayandığı sebepler tedarik veya personel imkânsızlığı değil maliyet artışıydı; bu nedenle “somut olayda, mücbir sebebin varlığı ve buna bağlı olarak tam veya kısmi ifa imkansızlığı bulunduğundan söz edilemez.” Daire ayrıca doğru yolu göstermiştir: fiyat artışları öngörülemez sınırlarda ise TBK m. 138 kapsamında aşırı ifa güçlüğü tartışılabilirdi, “bunun için de mahkemeden uyarlama talebinde bulunulabilecek iken davacı bu yola gitmeksizin doğrudan sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir.” Karar oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 16.10.2024 T., 2023/1917 E., 2024/3484 K.

İdarenin izin vermemesi kısmi ifa imkânsızlığı doğurur ve yükleniciye kusur yüklenemez. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde beş normal kat kararlaştırılmış, ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu dört kata izin verince arsa sahibine bir alt kattan daire verilmişti. Alt derece mahkemeleri, yüklenicinin mesleki bilgisi nedeniyle mücbir sebebe dayanamayacağını kabul etmişti. Daire bunun aksine karar vermiştir: “idarenin bu işlemi nedeniyle kısmi ifa imkansızlığı doğmuştur. İmar mevzuatının sınırlayıcı hükümlerine bağlı olarak idarece 5 normal kat için değil 4 normal kat için izin verilmiş olmasında yükleniciye yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. İmar mevzuatına ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup imara aykırı biçimde bina yapılması mümkün değildir.” Sonuç iki yönlüdür: “yüklenici ifası imkansız hale gelen eksik kat bakımından bina yapma borcundan arsa sahipleri de eksik yapılan kat için tapu verme borcundan kurtulmuştur.” Daire ayrıca genel kuralı da hatırlatmıştır: “Sözleşme ilişkisinin mücbir sebeple kusursuz imkânsızlık sonucu sonlandırılmasında müspet zararlar istenemez. Ancak, menfi zarar kapsamındaki alacakların sözleşmeden doğan hakların içinde kalması sebebiyle talep edilmesi mümkündür.” Karar oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 09.06.2022 T., 2022/3043 E., 2022/5665 K.

Edim başka biçimde yerine getirilebiliyorsa imkânsızlık yoktur. Veli, pandemi döneminde yüz yüze eğitime ara verildiği gerekçesiyle özel okul ücretinin son iki taksidinin iptalini istemiş; tüketici hakem heyeti TBK m. 136’ya dayanarak talebi kabul etmişti. Daire, kurumun sınırlarını çizmiştir: “Mücbir sebebin varlığından söz edilebilmesi için borcun ifasının imkânsiz hale gelmesi gerekmektedir.” Tanım da verilmiştir: “İfa imkansızlığı; edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin imkansız hale gelmesi olarak açıklanabilir. Eğer ifa imkansızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil, herkes için söz konusu ise buna objektif imkansızlık, yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da subjektif imkansızlık denir.” Somut olayda eğitim Millî Eğitim Bakanlığı kararlarına uygun biçimde uzaktan verildiğinden “eğitim hizmetine ilişkin borcun yerine getirilmesinde kısmen veya tamamen imkansızlık yahut aşırı ifa güçlüğü söz konusu değildir” sonucuna varılmıştır. Daire ayrıca ifa güçlüğünün borcu sona erdirmediğini, bu hâlde TBK m. 138 uyarınca uyarlama yoluna gidilebileceğini vurgulamıştır. Karar, Adalet Bakanlığının istemi üzerine oy birliğiyle kanun yararına bozulmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 17.10.2024 T., 2024/1614 E., 2024/3535 K.

Ruhsatın iptali ve yıkım hâlinde kâr kaybının istenip istenemeyeceği tartışmalıdır. Yapılaşma yasağı bulunan alanda belediyenin verdiği ruhsata dayanılarak başlanan inşaat, yapı tatil tutanağı ve encümen kararıyla durdurulup yıkılmış; yapı denetim şirketi hizmet bedeli, menfi zarar ve kâr mahrumiyeti istemişti. Alt derece mahkemeleri talebi kısmen kabul etmişti. Daire, davalının kâr mahrumiyetine ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere bir kısım temyiz istemini reddetmiş; hükmü yalnızca ıslah edilen kısım bakımından ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği ve üç aylık personel giderinin menfi zarar olarak kabulünde “yeterli ispat olmamasına rağmen bu meblağa hükmedilmesi” noktalarından bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oy kullanan üyeler, ruhsatın geri alınmasıyla ifa imkânsızlığının doğduğunu ve TBK m. 136/1 gereği kâr kaybı talep edilemeyeceğini savunmuştur; bu görüş Dairenin kararı değildir. Karar, idarî işlemden doğan engellerde imkânsızlık sınırının hâlâ tartışmalı olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Dört karar birlikte okunduğunda, ifa imkânsızlığı savunmasının üç kapıdan geçtiği görülür: engel gerçekten ifayı imkânsız kılıyor mu, borçluya yüklenebilir mi, ve doğru talep kurulmuş mu?

Birinci halka – sözleşme metni sonucu belirlemez. Kasım 2024 tarihli karar, sözleşmeye yazılan mücbir sebep listesinin bir “otomatik çıkış” olmadığını gösterir. Liste, olayın hukukî nitelendirmesini kolaylaştırır ama ifaya engel olma şartını ortadan kaldırmaz. Sözleşme yazarken bu listeye, olayın ifayı nasıl etkilemesi hâlinde hangi sonucun doğacağını da eklemek gerekir.

İkinci halka – zorlaşma ile imkânsızlaşma ayrımı. Aynı karar, maliyet artışının ifa imkânsızlığı sayılmadığını açıkça söyler. Bu ayrım pratikte en pahalı hatadır: imkânsızlık iddiasıyla yapılan fesih haksız fesih sayılınca teminat nakde çevrilir ve tazminat gündeme gelir. Doğru yol, TBK m. 138 kapsamında mahkemeden uyarlama istemektir. Uyarlama davası bu yolun en bilinen uygulamasıdır.

Üçüncü halka – edim biçim değiştirebiliyorsa imkânsızlık yoktur. Haziran 2022 tarihli karar bunu somutlaştırır: eğitim uzaktan verilebiliyorsa, yüz yüze eğitimin durması borcu imkânsızlaştırmaz. Aynı mantık pek çok hizmet sözleşmesi için geçerlidir; asıl soru, edimin özünün hâlâ yerine getirilip getirilemediğidir.

Dördüncü halka – kamu düzeninden doğan engeller. Ekim 2024 tarihli karar, imar mevzuatı gibi kamu düzenine ilişkin sınırlamalardan doğan engellerin borçluya yüklenemeyeceğini kabul eder. Yüklenicinin mesleki bilgisi, idarenin izin vermemesi karşısında kusur yaratmaz. Bu, inşaat dosyalarında en çok işe yarayan savunmalardan biridir.

Beşinci halka – imkânsızlık iki tarafı birden etkiler. Aynı kararda, yüklenici eksik kat bakımından yapma borcundan kurtulurken arsa sahipleri de o kat için tapu verme borcundan kurtulmuştur. Kısmi imkânsızlıkta hesap, gerçekleşen ifayla orantılı biçimde yeniden kurulur; bu nedenle karşı edimin nasıl indirileceği baştan hesaplanmalıdır.

Altıncı halka – zarar türü sonucu belirler. Kusursuz imkânsızlıkta müspet zarar, yani kâr kaybı istenemez; menfi zarar kalemleri ise sözleşmeden doğan haklar içinde kaldığı için talep edilebilir. Dilekçede kalemlerin bu ayrıma göre gruplandırılmaması, kısmen ret riskini artırır.

Yedinci halka – sınır hâlâ tartışmalı. Ekim 2024 tarihli diğer karar, idarî işlemin geri alınmasıyla doğan engelin hangi noktada imkânsızlık sayılacağının Daire içinde bile tartışıldığını gösterir. Böyle dosyalarda hem imkânsızlık hem sözleşmeye aykırılık argümanlarını birlikte kurmak, tek bir nitelendirmeye bağlı kalmaktan daha güvenlidir.

Sekizinci halka – bildirim yükümü unutulmasın. TBK m. 136/3, imkânsızlığı gecikmeksizin bildirmeyen ve zararın artmaması için önlem almayan borçluyu bundan doğan zararlardan sorumlu tutar. İmkânsızlık savunması kazanılsa bile, geç bildirim ayrı bir tazminat sorumluluğu doğurabilir. Bu nedenle engel ortaya çıktığı anda yazılı bildirim, savunmanın ilk adımıdır.

Sık yapılan hatalar

HataNeden yanlış?Doğrusu
Maliyet artışını imkânsızlık saymakİfa hâlâ mümkündürTBK m. 138 kapsamında uyarlama isteyin
Sözleşmedeki mücbir sebep listesine güvenmekListe ifaya engel olma şartını kaldırmazOlayın ifayı nasıl engellediğini ispatlayın
Uyarlama istemeden tek taraflı fesihHaksız fesih sayılıp teminat riski doğarÖnce mahkemeden uyarlama talep edin
İmkânsızlığı bildirmeden beklemekTBK m. 136/3 ek sorumluluk doğururGecikmeksizin yazılı bildirim yapın
Kusursuz imkânsızlıkta kâr kaybı istemekMüspet zarar bu hâlde talep edilemezMenfi zarar kalemlerini ayrı gösterin
Kısmi imkânsızlığı tam imkânsızlık gibi sunmakBorçlu yalnızca imkânsızlaşan kısımdan kurtulurGerçekleşen ifayla orantılı hesap yapın
Temerrüde düştükten sonra imkânsızlığa dayanmakTemerrütte kusurlu borçlu beklenmedik hâlden sorumludurTemerrüt tarihini ve kusuru ayrıca tartışın
Başlangıçtaki imkânsızlığı sonraki gibi ele almakBaşlangıçtaki objektif imkânsızlık sözleşmeyi kesin hükümsüz kılarİmkânsızlığın doğduğu anı belirleyin
İdarî işlemleri dosyaya koymamakKusursuzluğun en güçlü delili bunlardırRuhsat, izin ve kurul kararlarını sunun
İfa imkânsızlığı nedir?

Edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin imkânsız hâle gelmesidir. Borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle ortaya çıkmışsa borç sona erer.

Objektif ve sübjektif imkânsızlık ne demek?

İmkânsızlık yalnızca sözleşmenin tarafları için değil herkes için söz konusuysa objektif, yalnızca taraflardan birinin tutumundan doğuyorsa sübjektif imkânsızlık vardır.

Sözleşme kurulmadan önce imkânsızlık varsa ne olur?

İmkânsızlık sözleşme yapılmadan önce mevcut ve herkes bakımından aynı sonucu doğuruyorsa sözleşme geçersizdir. Bu hâlde taraflar sözleşmeye dayalı bir edim yükümlülüğü altında değildir.

İmkânsızlık borçlunun kusuruyla doğarsa ne olur?

Borç sona ermez. İfası imkânsız hâle gelen borcun yerini tazmin sorumluluğu alır ve TBK m. 112 hükümleri uygulanır.

Mücbir sebep her zaman borcu sona erdirir mi?

Hayır. Mücbir sebep ifa imkânsızlığına da aşırı ifa güçlüğüne de yol açabilir. Borcun sona ermesi için mücbir sebebin borcun sözleşmeye uygun ifasına fiilen engel olması gerekir.

Sözleşmede “salgın mücbir sebeptir” yazıyorsa yeterli mi?

Yeterli değildir. Bir olayın sözleşmede mücbir sebep olarak sayılması doğrudan mücbir sebebin varlığını kabul etmeyi gerektirmez; o olayın somut borcun ifasına engel oluşturduğu ayrıca ortaya konmalıdır.

Maliyetler arttı, sözleşmeyi feshedebilir miyim?

Maliyet artışı kural olarak ifa imkânsızlığı değildir. Artış öngörülemez sınırlarda gerçekleşmiş ve edim dengesi aşırı ölçüde bozulmuşsa TBK m. 138 kapsamında hâkimden uyarlama istenebilir; doğrudan fesih riskli bir yoldur.

Tacir olmam sonucu değiştirir mi?

Değiştirebilir. Tacirin fiyatlarda yükselme olabileceğini öngörerek sözleşme yapması beklenir; bu nedenle olağan fiyat dalgalanmalarının doğrudan ifaya engel mücbir sebep sayılması düşünülmez.

Kısmi imkânsızlıkta ne olur?

Borçlu yalnızca imkânsızlaşan kısımdan kurtulur. Ancak bu kısmi imkânsızlık önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşme yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa borcun tamamı sona erer.

Kısmi ifaya razı olmak zorunda mıyım?

Hayır. Alacaklı kısmi ifaya razı olursa karşı edim de o oranda ifa edilir. Razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması hâlinde tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.

Aldığım ödemeyi iade etmek zorunda mıyım?

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan taraf, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermekle yükümlüdür ve kendisine henüz ifa edilmemiş edimi isteme hakkını kaybeder.

İmkânsızlığı bildirmezsem ne olur?

TBK m. 136/3 uyarınca, borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.

Kâr kaybı isteyebilir miyim?

Kusursuz imkânsızlık sonucu sözleşme ilişkisi sona ermişse müspet zararlar, dolayısıyla kâr kaybı istenemez. Menfi zarar kapsamındaki alacaklar ise sözleşmeden doğan haklar içinde kaldığından talep edilebilir.

İdare izin vermezse yüklenici sorumlu olur mu?

İmar mevzuatı gibi kamu düzenine ilişkin sınırlamalar nedeniyle idarece izin verilmemesinde yükleniciye yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı kabul edilmektedir. Bu hâlde kısmi veya tam ifa imkânsızlığı gündeme gelir.

Temerrüde düştükten sonra imkânsızlık doğarsa ne olur?

Temerrüde düşen borçlu, beklenmedik hâl sebebiyle doğacak zarardan da sorumlu olur. Borçlu ancak temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu veya zamanında ifa etseydi bile zararın doğacağını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.

İlgili mevzuat
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 27 – Kesin hükümsüzlük ve başlangıçtaki imkânsızlık
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112 – Borca aykırılıkta tazminat
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 114 – Sorumluluğun kapsamı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 119 – Temerrütte beklenmedik hâlden sorumluluk
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 136 – İfa imkânsızlığı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 137 – Kısmi ifa imkânsızlığı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 138 – Aşırı ifa güçlüğü
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 77 vd. – Sebepsiz zenginleşme
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 481 – Eser sözleşmesinde bedelin belirlenmesi
  • 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu m. 10 – Mücbir sebepler
  • 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu m. 24 – İş eksilişi ve tasfiye
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 – Dürüstlük kuralı

İlgili yazılarımız: koşula bağlı borçlar, uyarlama davası şartları, sebepsiz zenginleşme, cezaî şart, banka teminat mektubu ve nakde çevrilmesi.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Bir olayın ifa imkânsızlığı mı yoksa aşırı ifa güçlüğü mü oluşturduğu, sözleşmenin konusuna ve engelin niteliğine göre değişir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Alacaklı Ödemeyi Kabul Etmezse Ne Olur? Alacaklının Temerrüdü ve Tevdi Hakkı (TBK m.106-111)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Borçlar hukukunda yalnızca borçlu değil, alacaklı da temerrüde…

05.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

UYAP Avukat

İçindekilerUYAP Avukat ÖzellikleriUYAP Avukat Portal Nedir?Avukat Portalı’ndan Nasıl Faydalanılır?UYAP Avukat Portalı Kullanım Sözleşmesi: Avukatların Hak ve SorumluluklarıUYAP Avukat…

26.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sigorta Tahkim Komisyonu

İçindekilerSigorta Şirketiyle Anlaşmazlık mı Yaşıyorsunuz? Sigorta Tahkim Komisyonu ile Haklarınızı Koruyun!Sigorta Tahkimi: Sigorta Uyuşmazlıklarında Hızlı ve Etkin Çözüm…

10.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Gayrimenkul Hukuku Avukatı – Gayrimenkul Avukatı

İçindekilerGayrimenkul Avukatı: Taşınmaz Uyuşmazlıklarında Uzman DesteğiGayrimenkul Avukatı: Taşınmazlarla İlgili Her Konuda Uzman DestekGayrimenkul Hukuku: Taşınmazlarınızla İlgili Her ŞeyGayrimenkul…

06.10.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kask Takmamanın Cezası

İçindekilerKask Takmama Cezası: Motosiklet Sürücüleri ve Yolcuları İçin Kapsamlı RehberKask Kullanımı Neden Önemlidir?Kasksız Motor Kullanmanın Sonuçları ve Cezası…

14.01.2025 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Fazla Mesaide Takdiri (Hakkaniyet) İndirimi Neden Yapılır? Hangi Hâllerde Yapılmaz?

İçindekilerİndirim neden yapılıyor?İndirim yapılmayan hâl: yazılı belgeİki yönlü denetim: ne çok, ne azHangi alacaklarda uygulanır?İndirimi azaltmanın yolu: ispat…

16.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara