Rapor Parası Kimlere, Kaç Günde Bir Ödenir? Geçici İş Göremezlik Ödeneği Şartları (5510 m.18)

Rapor Parası Kimlere, Kaç Günde Bir Ödenir? Geçici İş Göremezlik Ödeneği Şartları (5510 m.18)

Kısaca

  • Geçici iş göremezlik ödeneği, halk arasında “rapor parası” denilen ve SGK tarafından ödenen kısa vadeli sigorta yardımıdır (5510 m.18).
  • Ön şart tektir ve mutlaktır: Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan istirahat raporu alınmış olması.
  • İş kazası ve meslek hastalığında prim gün şartı yoktur; ödenek her gün için ödenir.
  • Hastalıkta son bir yılda en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi gerekir ve ödenek üçüncü günden başlar.
  • Analıkta yine 90 gün prim şartı vardır; doğumdan önce 8, sonra 16 hafta; çoğul gebelikte öncesine 2 hafta eklenir.
  • Ödenek tutarı: yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisi.
  • 4/1-(b) (Bağ-Kur) sigortalılarında ödenek, prim borcunun bulunmaması ve kural olarak yatarak tedavi şartına bağlıdır.
  • Birden çok hâl birleşirse ödeneklerin en yükseği verilir.
  • Yargıtay: sürekli iş göremezlik oranı %0 olsa bile, raporlu dönemde yoksun kalınan ücret iş kazası kaynaklı maddi zarardır.
  • Bu dönem için zarar, sigortalının %100 iş gücü kaybına uğradığı kabulüyle hesaplanır; ödeneğin rücuya tabi kısmı zarardan mahsup edilir.

Kısa cevap: Geçici iş göremezlik ödeneği, halk arasında “rapor parası” denilen ve SGK tarafından ödenen kısa vadeli sigorta yardımıdır (5510 m.18); ön şart Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan istirahat raporu alınmış olmasıdır. İş kazası ve meslek hastalığında prim gün şartı yoktur; hastalıkta son bir yılda en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi gerekir ve ödenek üçüncü günden başlar.

İşçi bir kaza geçirdiğinde ya da hastalandığında ilk sorduğu soru genellikle şudur: “Raporlu olduğum günlerde param ne olacak?” Cevap iki katmanlıdır. Birinci katman SGK’nın ödediği geçici iş göremezlik ödeneği, ikinci katman ise bu ödeneğin karşılamadığı ücret kaybıdır — ve ikinci katman uygulamada çoğu zaman gözden kaçmaktadır.

Bu yazıda ödeneğin şartlarını, hesaplanmasını, hangi hâllerde ödenmediğini ve raporlu dönemdeki ücret kaybının iş kazası tazminatı içinde nasıl talep edileceğini Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.

Kimlere, hangi hâlde ödenir?

5510 sayılı Kanun m.18/1: “Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için, b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için, c) … sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki sekiz ve sonraki onaltı haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilâve edilerek çalışmadığı her gün için, … geçici iş göremezlik ödeneği verilir.”

HâlPrim şartıBaşlangıç
İş kazasıYokİlk günden itibaren her gün
Meslek hastalığıYokTedavinin başladığı tarihten itibaren
HastalıkSon 1 yılda 90 gün3. günden itibaren
AnalıkDoğumdan önceki 1 yılda 90 günDoğumdan önce 8 + sonra 16 hafta
Erken doğum / doğuma 2 hafta kalana kadar çalışmaAynıKullanılmayan süreler doğum sonrasına eklenir

Bağ-Kur sigortalıları için özel kural

5510 sayılı Kanun m.18/2: “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık halinde geçici iş göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede ödenir. Ancak bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre doğum öncesi ve doğum sonrası çalışmadığı sürelerde geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.”

Yani 4/1-(b) sigortalıları bakımından iki ek engel vardır: prim borcu bulunmaması ve kural olarak yatarak tedavi görülmüş olması. Doğum öncesi ve sonrası süreler bu ikinci şarttan muaftır. Ayrıca 4/1-(b) sigortalıları hastalık hâlinde bu ödenekten yararlanamaz.

Ödenek nasıl hesaplanır?

5510 sayılı Kanun m.18/3: “İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.”

Tedavi biçimiÖdenek oranı
Yatarak tedaviGünlük kazancın 1/2‘si
Ayakta tedaviGünlük kazancın 2/3‘ü

Günlük kazanç, 5510 m.17 uyarınca son üç aylık prime esas kazançlar üzerinden bulunur. Prime esas kazancın alt sınırı yıl içinde değişirse, alt sınırın altında kalan ödenekler yeni alt sınıra göre yükseltilir.

Bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinden birkaçı birleşirse en yüksek ödenek verilir; ödenekler toplanmaz.

Rapor parası ile ücret arasındaki fark: kritik nokta

Geçici iş göremezlik ödeneği, işçinin raporlu dönemde kaybettiği ücretin tamamını değil, yalnızca yarısını ya da üçte ikisini karşılar. Üstelik hastalıkta ilk iki gün için hiç ödenmez. Aradaki fark, iş kazası veya meslek hastalığı söz konusuysa işverenden tazminat olarak istenebilecek bir maddi zarardır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu konuda istikrarlı bir formül geliştirmiştir:

  1. Sigortalının raporlu (istirahatli) olduğu dönemde %100 iş gücü kaybına uğradığı kabul edilir.
  2. Bu dönem için yoksun kalınan ücret üzerinden maddi zarar hesaplanır.
  3. SGK’ca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya tabi kısmı bu zarardan mahsup edilir.
  4. Kalan tutar, işverenin kusuru oranında tazmin edilir.

Dikkat: Sürekli iş göremezlik oranının %0 çıkması, yani kalıcı maluliyet bulunmaması, maddi tazminat talebini ortadan kaldırmaz. Yargıtay, kalıcı maluliyet yoksa dahi raporlu dönemdeki ücret kaybının ayrıca hesaplanması gerektiğini kabul etmektedir. Bu, uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir.

İşverenin sorumluluğu ve rücu

5510 m.21 uyarınca iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya mevzuata aykırı hareketi sonucunda meydana gelmişse, Kurumca yapılan ve ileride yapılacak ödemeler işverenden rücuen istenebilir. Geçici iş göremezlik ödemeleri de bu kapsamdaki ödemelerdendir.

Ayrıca m.21/2 çok sert bir yaptırım öngörür: iş kazası süresinde bildirilmemişse, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamı, kusur oranı dikkate alınmaksızın işverenden tahsil edilir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Raporu mutlaka Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan alın; özel hekim raporu tek başına ödenek doğurmaz.
  2. İş kazasını işverene ve Kuruma süresinde bildirin; geç bildirim hem ödeneği geciktirir hem işverene tam sorumluluk yükler.
  3. Hastalık hâlinde son bir yıldaki 90 gün prim şartını kontrol edin; eksikse ödenek doğmaz.
  4. İlk iki günün hastalıkta ödenmediğini bilin; iş kazasında böyle bir bekleme süresi yoktur.
  5. Yatarak mı ayakta mı tedavi gördüğünüzü belgeleyin; oran 1/2 ile 2/3 arasında değişir.
  6. Bağ-Kur sigortalısıysanız prim borcunuzu kapatın; borç varken ödenek ödenmez.
  7. İşvereniniz ödeneği Kurum adına ödüyorsa (TİS’li işyerleri ve kamu idareleri) mahsuplaşmayı takip edin.
  8. Rapor parası ile ücretiniz arasındaki farkı hesaplayın; iş kazası varsa bu fark maddi zarardır.
  9. Maluliyet oranınız %0 çıksa bile maddi tazminat talebinden vazgeçmeyin; raporlu dönem ayrıca hesaplanır.
  10. Dava dilekçenizde raporlu dönem zararını ayrı bir kalem olarak talep edin ve rapor tarihlerini listeleyin.
  11. Bilirkişi raporunda %100 iş gücü kaybı kabulünün uygulanıp uygulanmadığını denetleyin.
  12. Ödeneğin rücuya tabi kısmının zarardan düşülüp düşülmediğini kontrol edin; mükerrer indirim yapılmamalıdır.

Yargı kararları ne diyor?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2375, K. 2025/2553, 20.02.2025

Sürekli iş göremezlik oranı %0 olsa bile, raporlu dönemde yoksun kalınan ücret iş kazası kaynaklı maddi zarar kapsamındadır ve ayrıca hesaplanmalıdır. İlk derece mahkemesi, kalıcı maluliyet bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebini reddetmişti. Daire bu yaklaşımı hatalı bularak formülü ortaya koymuştur: “Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelir de iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararın da maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır. Sigortalının zararlandırıcı olay nedeni ile tedavisinin devam ettiği ve çalışamadığı sürelerdeki maddi zararı bu dönemde % 100 iş gücü kaybına uğradığı kabulüne göre yapılmalıdır. Bilirkişi aracılığıyla maddi zararı tespit edilip SGK’ca sigortalıya ödenmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneği var ise bunun rücuya tabi kısmının hesaplanan maddi zarardan düşülmesi ile elde edilecek sonuç kazalının geçici iş göremezlik dönemi de denilen istirahatlı dönemdeki karşılanmamış zararını ortaya koyacaktır.” Karar, mahkemeye ayrıca iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetle kusur oran ve aidiyetini belirleme görevi yükleyerek bozma yönünde verilmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12727, K. 2024/13529, 19.12.2024

Aynı ilke meslek hastalığında da geçerlidir: sürekli iş göremezlik oranı %0 belirlense bile istirahatli dönemdeki ücret kaybı hesaplanmalıdır. Daire, meslek hastalığına maruz kalan işçi bakımından şu tespiti yapmıştır: “İlk Derece Mahkemesince davacının meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının % 0 olarak belirlendiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verdiği ve davacı sigortalının dava konusu meslek hastalığı nedeniyle bir süre çalışamadığı, davacının istirahatlı kaldığı bu süreler bakımından ücret kaybının doğduğu hususu göz ardı edilerek neticeye varıldığı anlaşılmaktadır.” Yapılacak iş de açıkça gösterilmiştir: “davacının raporlu olduğu dönemde %100 oranında malul kaldığını değerlendirerek, bu dönemde çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının olduğunun kabulüne göre Dairemiz içtihatlarına uygun olarak içerisinde hekim bilirkişisinin de yer aldığı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların kusur oran ve aidiyetini belirlemek ve devamla maddi zarar tutarını bilirkişiye hesaplattırmak”.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6130, K. 2025/14909, 06.11.2025

Daire bu içtihadı 2025 yılında da sürdürmüş; raporlu dönem zararı hesaplanmadan kurulan hükmü eksik inceleme sayarak kaldırmıştır. Karar gerekçesinde aynı ölçüt tekrarlanmıştır: “Sigortalıya, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremez durumda bulunduğu sürece, Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Bu ödenek iş kazalarında olay, meslek hastalığında da tedavinin başladığı tarihten itibaren çalışmaz durumda kaldığı (raporlu olduğu) sürece ödenir. … Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” Daire, maddi tazminat yönünden bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Kararın bir diğer pratik yönü de şudur: manevi tazminata ilişkin temyiz, miktar itibarıyla kesinlik sınırının altında kaldığından reddedilmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15424, K. 2025/6118, 16.04.2025

Geçici iş göremezlik ödemeleri de Kurumun işverene rücu edebileceği ödemelerdendir; iş kazası süresinde bildirilmemişse ödeneğin tamamı kusur oranına bakılmaksızın işverenden alınır. Kanun yararına temyiz üzerine verilen kararda Daire, m.21’in iki farklı fıkrasını ayırmıştır: “Kanun’un 21/2. maddesi, iş kazasının süresinde bildirilmemesi durumunda, bildirim tarihine kadar geçen süre için, sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamının, kusur oranı dikkate alınmaksızın işverenden tahsil edilmesi hususunu düzenlemektedir.” Somut olay bakımından ise: “işbu davaya konu geçici iş göremezlik ödemelerinin, 5510 sayılı Kanun’un 21/1 ve 21/4. maddelerinde belirtilen ödemelerden olduğu nazara alınarak, bu talep yönünden de gerekli araştırma ve inceleme yapılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.” Karar, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına ve oy birliğiyle bozulmuştur.

Bu kararlar birlikte okunduğunda geçici iş göremezlik ödeneğinin aslında tazminat hukukunun görünmeyen kalemi olduğu anlaşılıyor. Uygulamada iş kazası davaları neredeyse tamamen “sürekli iş göremezlik oranı” etrafında kurulur; oran %0 çıktığında dosya çoğu zaman yalnızca manevi tazminata indirgenir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2023’ten 2025’e uzanan istikrarlı çizgisi tam da bu refleksi kırıyor: kalıcı maluliyet bulunmasa bile işçi raporlu kaldığı günlerde fiilen çalışamamıştır ve bu dönemde bir gelir kaybı doğmuştur. Dairenin bu kaybı hesaplarken benimsediği “raporlu dönemde %100 iş gücü kaybı” kabulü, ispat güçlüğünü ortadan kaldıran pratik bir varsayımdır; işçinin o günlerde ne kadar çalışabileceğini tartışmak yerine hiç çalışamadığı kabul edilir. Denklemin diğer yarısını ise mahsup kuralı oluşturuyor: SGK’nın ödediği ödeneğin rücuya tabi kısmı zarardan düşülür — böylece işveren aynı zararı iki kez ödemez, ama ödeneğin karşılamadığı fark da işçinin üzerinde kalmaz. 16.04.2025 tarihli kanun yararına bozma kararı bu tabloyu Kurum tarafından tamamlıyor ve işverenler için ciddi bir uyarı içeriyor: iş kazasının süresinde bildirilmemesi hâlinde geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamı, kusur oranına hiç bakılmaksızın işverenden tahsil ediliyor. Yani bildirim yükümlülüğüne uymamak, kusursuz bir işvereni bile tam sorumluluk altına sokabiliyor.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Özel hekim raporuyla ödenek beklemekRapor Kurumca yetkilendirilen hekim/kuruldan alınmalıdır
Hastalıkta ilk iki gün için ödenek beklemekHastalıkta ödenek 3. günden başlar
İş kazasında prim gün şartı aramakİş kazası ve meslek hastalığında prim gün şartı yoktur
Bağ-Kur’da ayakta tedaviyle ödenek beklemekKural olarak yatarak tedavi şartı aranır
Prim borcunu görmezden gelmek4/1-(b) sigortalısında borç varken ödenek ödenmez
Ödeneği ücretin tamamı sanmakYatarak 1/2, ayakta 2/3 oranındadır
Maluliyet %0 çıkınca maddi tazminattan vazgeçmekRaporlu dönem ücret kaybı ayrıca hesaplanır
Raporlu dönem zararını ayrı kalem olarak istememekTalep edilmeyen kalem hükme bağlanmaz
İş kazasını süresinde bildirmemekİşveren, ödeneğin tamamından kusursuz olarak sorumlu olur

Sık sorulan sorular

Rapor parası kaç günde bir ödenir?

Ödeme zamanı Kurumca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Uygulamada ödenek, işverenin çalışılmadığına dair bildirimi Kuruma ulaştıktan sonra sigortalının banka hesabına ya da PTT üzerinden yapılır. Bildirim yapılmadıkça ödeme gerçekleşmez.

İlk iki gün için neden ödeme yapılmıyor?

Kanun, hastalık hâlinde ödeneğin geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlayacağını açıkça düzenlemiştir. Bu bekleme süresi yalnızca hastalık hâline özgüdür; iş kazası ve meslek hastalığında ilk günden itibaren ödeme yapılır.

İşveren raporlu günlerin ücretini ödemek zorunda mı?

İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde aksine hüküm yoksa işveren, çalışılmayan günlerin ücretini ödemekle yükümlü değildir. Ancak birçok toplu iş sözleşmesi ve işyeri uygulaması, ödenek ile ücret arasındaki farkın işverence tamamlanmasını öngörür. Ayrıca iş kazası varsa fark, tazminat olarak istenebilir.

Ödenek ile ücretim arasındaki farkı kimden isteyebilirim?

Zarar bir iş kazası veya meslek hastalığından doğuyorsa, bu fark maddi zarar kapsamında işverenden talep edilebilir. Yargıtay, raporlu dönemde %100 iş gücü kaybı kabulüyle hesaplama yapılmasını ve ödeneğin rücuya tabi kısmının mahsup edilmesini benimsemektedir.

Maluliyetim çıkmadı; yine de tazminat alabilir miyim?

Evet. Sürekli iş göremezlik oranının %0 olması, raporlu dönemdeki ücret kaybı talebini ortadan kaldırmaz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu yöndeki ret kararlarını istikrarlı biçimde bozmaktadır.

Analık hâlinde ödenek ne kadar süreyle ödenir?

Doğumdan önceki 8 ve doğumdan sonraki 16 haftalık süre için ödenir. Çoğul gebelikte doğum öncesi süreye 2 hafta eklenir. Sigortalı kadın isteği ve hekim onayıyla doğuma iki hafta kalıncaya kadar çalışırsa, kullanmadığı süreler doğum sonrasına eklenir.

Analık ödeneği için prim şartı var mı?

Evet. Doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması gerekir.

Aynı anda birden fazla ödeneğe hak kazanırsam ne olur?

Kanun açıktır: bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinden birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir; ödenekler toplanmaz.

Ödenek hesabında hangi kazanç esas alınır?

5510 m.17 uyarınca hesaplanan günlük kazanç esas alınır. Bu kazanç, ödeneğe esas dönemdeki prime esas kazançlar üzerinden bulunur. Alt sınırda yıl içinde değişiklik olursa, alt sınırın altında kalan ödenekler yeni alt sınıra yükseltilir.

İşveren ödeneği kendi ödeyebilir mi?

Evet. Toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri ile kamu idarelerinin işverenleri, Kurumca belirlenen usul ve esaslara göre ödeneği Kurum adına sigortalıya ödeyip daha sonra Kurumla mahsuplaşabilir.

Rapor parası alırken çalışırsam ne olur?

İstirahatli olduğu dönemde çalıştığı tespit edilen sigortalıya ödenen ödenek yersiz ödeme hâline gelir ve 5510 m.96 uyarınca geri istenir. Ayrıca bu durum iş sözleşmesi bakımından da ayrı sonuçlar doğurabilir.

Kurum ödediği ödeneği işverenden geri alabilir mi?

Evet. İş kazası veya meslek hastalığı işverenin kastı ya da mevzuata aykırı hareketinden doğmuşsa, Kurumca yapılan ödemeler 5510 m.21 uyarınca işverene rücu edilebilir. Ayrıca kaza süresinde bildirilmemişse ödeneğin tamamı kusur oranına bakılmaksızın işverenden alınır.

Ödenek reddedilirse ne yapmalıyım?

Önce Kuruma yazılı başvuru yapıp red gerekçesini alın. Gerekçe prim gün sayısı, rapor geçerliliği veya prim borcuna dayanıyorsa eksikliği giderin. İşlem hukuka aykırıysa iş mahkemesinde Kurum işleminin iptali davası açılabilir.

Rapor parası haczedilebilir mi?

Sosyal güvenlik ödemeleri kural olarak 5510 m.93 kapsamında haczedilemez niteliktedir; nafaka borçları ve Kurum alacakları bakımından istisnalar bulunur. Somut ödeme türüne göre değerlendirme yapılması gerekir.

Dava açarken hangi mahkeme görevlidir?

Kurum işlemlerine karşı açılacak davalar ile iş kazasından doğan tazminat davaları iş mahkemelerinde görülür. Kurum işlemine karşı dava açmadan önce Kuruma başvurup cevabını almak yerinde olur.

İlgili mevzuat

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13 — iş kazasının tanımı ve bildirimi
  • 5510 sayılı Kanun m.14 — meslek hastalığının tanımı ve bildirimi
  • 5510 sayılı Kanun m.16 — kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan haklar
  • 5510 sayılı Kanun m.17 — günlük kazancın hesaplanması
  • 5510 sayılı Kanun m.18 — geçici iş göremezlik ödeneği
  • 5510 sayılı Kanun m.19 — sürekli iş göremezlik geliri
  • 5510 sayılı Kanun m.21 — iş kazası ve meslek hastalığında işverenin sorumluluğu ve rücu
  • 5510 sayılı Kanun m.93 — devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı
  • 5510 sayılı Kanun m.96 — yersiz ödemelerin geri alınması
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.54 — bedensel zararlar
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.25/I — sağlık sebebiyle fesih ve ihbar önelini aşan istirahat

İş kazası ve sosyal güvenlikle ilgili diğer yazılarımız: iş kazası tazminat davası, iş kazasında kusur oranı ve bilirkişi raporu ve SGK rücu davaları.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Raporlu dönem ücret kaybı ayrı bir talep kalemi olarak ileri sürülmezse hükme bağlanmaz; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İş hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İş Hukuku Makale

Konut Kapıcısının Hakları Nelerdir? Ücret, Kapıcı Dairesi ve Kıdem Tazminatı

İçindekilerÖzel bir rejim: İş K. m.110 ve YönetmelikDavada husumet: yönetici mi, kat malikleri mi?Kapıcı dairesi: kira istenemez, ücrete…

27.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İş Hukuku ve Temel İlkeler – İşçi Avukatı

İçindekilerİş hukukunun kaynaklarıİş sözleşmesiTemel ilkelerTarafların başlıca borçlarıÇalışma koşullarında esaslı değişiklikUyuşmazlık çözümüYargıtay uygulamasıSık sorulan sorularKısa cevap: İş hukuku, bir…

15.04.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Usulsüz Tebligat Nedir? Borçlunun İtiraz ve Şikayet Hakkı

İçindekilerUsulsüz Tebligat: Kanuna Aykırı Tebliğ ve SonuçlarıTebligat: Hukuki Bildirimlerin Usulüne Uygun İletilmesiTebligatın Amacı: Hukuki Süreçlerin Temel Taşı ve…

25.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Brütten Nete Maaş Hesaplama 2026

İçindekilerBrütten Nete Maaş Hesaplama Nasıl Yapılır? Brütten Nete 2026Brütten Nete Maaş Hesaplama RobotuBrütten Nete – Netten Brüte Maaş…

27.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İsim Değiştirme Hakkı

İçindekilerTürkiye’de İsim Değişikliği Süreci ve Birden Fazla Kez İsim Değiştirme İmkanıİsim Değiştirme Nedir ve Hukuki Dayanağıİsim Değişikliği İçin…

02.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

SGK ve Bağ-Kur Arasındaki Farklar

İçindekilerSGK ile Bağ-Kur Farkları: Kapsamlı RehberSGK ve Bağ-Kur: Temel Tanımlar ve KapsamSGK (4A ve 4C): Kimleri Kapsar?Bağ-Kur (4B):…

16.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara