Eser Sahibinin Malî Hakları (FSEK m.20-25) ve Devri

Kısaca
- Alenileşmiş bir eserden faydalanma hakkı, FSEK’te malî hak olarak sayılanlardan ibarettir; liste sınırlı sayıdadır.
- Malî haklar beştir: işleme (m.21), çoğaltma (m.22), yayma (m.23), temsil (m.24) ve umuma iletim (m.25).
- Kanun açıkça der ki malî haklar birbirine bağlı değildir; birinin devri ötekini kendiliğinden kapsamaz.
- Bu nedenle eser sahibi bir hakkı bir kişiye, başka bir hakkı bambaşka birine bırakabilir.
- Malî hakları kullanma yetkisi kural olarak münhasıran eser sahibindedir; yapımcı veya yayımcı ancak sözleşmeye dayanarak kullanabilir.
- FSEK m.52: malî haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.
- “Tüm haklarımı devrettim” biçimindeki genel bir beyanın geçerliliği tartışmalıdır; Yargıtay’da bu konuda karşı oylu kararlar vardır.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, örnek sayma içeren bir devir belgesini sayılan haklar bakımından geçerli saymıştır.
- Aynı kararın karşı oyunda ise böyle bir beyanın tümüyle geçersiz olduğu savunulmuştur; devir sözleşmesi yazılırken bu risk gözetilmelidir.
- Temsil hakkı ile umuma iletim hakkı ayrı haklardır: yayın kuruluşunun meslek birliğiyle yaptığı umuma iletim sözleşmesi, eserin canlı seslendirilmesini kapsamaz.
- Bir şarkının tek bir dizesinin tişörte basılması dahi çoğaltma hakkının ihlali sayılabilir.
- Malî hak ihlalinde FSEK m.68 uyarınca rayiç bedelin en çok üç katı istenebilir.
- Uygulamada m.68 talebi varsayımsal bir sözleşme kurduğundan zamanaşımı TBK m.146’daki on yıla bağlanmakta, ayrıca ref talebi kabul edilmemektedir.
- Kullanım hukuka uygun olsa bile eser sahibinin adının mutat biçimde gösterilmesi gerekir; aksi hâl manevi hak ihlalidir.
- Süreklilik gösteren ihlallerde zamanaşımı, ilk kullanımdan değil kullanımın sona erdiği tarihten işlemeye başlar.
Telif tartışmalarının çoğu “eser mi değil mi” sorusunda değil, “bu kullanım hangi hakka giriyor ve o hak kime ait” sorusunda düğümlenir. Bir müzik eserinin televizyonda çalınması ile aynı eserin bir yarışmacı tarafından sahnede söylenmesi, aynı hakka değil iki ayrı hakka girer. Bunu bilmeden yapılan sözleşme, ödenen telif bedeline rağmen dava kaybettirir.
Aşağıda malî hakların listesi ve birbirinden bağımsızlığı, devir sözleşmesinin şekil şartı, meslek birliği izninin kapsamı ve ihlal hâlinde istenebilecekler, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin son kararları üzerinden ele alınmıştır.
Kanunî dayanak
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.20 — Malî hakların genel çerçevesi
“Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.”
5846 sayılı Kanun m.52 — Devirde şekil şartı
“Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.”
Tek cümlelik bu madde, uygulamadaki telif uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünün kaderini belirler. Sözleşmede “tüm haklar devredilmiştir” demek yeterli görülmemekte, hangi malî hakların devredildiğinin tek tek yazılması aranmaktadır.
5846 sayılı Kanun m.68/1 — Üç kat bedel
“(Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.”
| Malî hak | Madde | Kapsadığı tipik kullanım |
|---|---|---|
| İşleme | m.21 | Çeviri, uyarlama, düzenleme, senaryolaştırma |
| Çoğaltma | m.22 | Baskı, CD/DVD üretimi, dijital kopya, ürüne basma |
| Yayma | m.23 | Kiralama, ödünç verme, satışa çıkarma, dağıtma, ithal |
| Temsil | m.24 | Umumi mahalde okuma, çalma, oynama, gösterme; canlı icra |
| Umuma iletim | m.25 | Radyo-TV, uydu, kablo, dijital iletim, isteğe bağlı erişim |
| Devrin şekli | m.52 | Yazılı ve hakların ayrı ayrı gösterilmiş olması |
| İhlalde bedel | m.68 | Rayiç bedelin en çok üç katı |
| İhlalde kazanç | m.70/3 | Tecavüz edenin elde ettiği kârın talebi |
| Görevli mahkeme | m.76 | Fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesi |
Kritik nokta
Bir televizyon kanalının meslek birliğiyle imzaladığı sözleşme kural olarak umuma iletim hakkını kapsar. Buna karşılık aynı eserin bir yarışma programında yarışmacı tarafından seslendirilmesi temsil hakkına girer ve ayrıca izin gerektirir. Malî haklar birbirine bağlı olmadığı için, birinin karşılığının ödenmiş olması diğerinin ihlalini ortadan kaldırmaz.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Önce kullanımın hangi malî hakka girdiğini belirleyin. Baskı ve dijital kopya çoğaltma, satış ve dağıtım yayma, canlı icra temsil, yayın ve internet erişimi umuma iletimdir.
- Aynı olayda birden fazla hak ihlal edilmiş olabilir. Örneğin ürüne basılan bir dize hem çoğaltma hem yayma hakkını ilgilendirebilir; her birini ayrı ayrı gösterin.
- İzin belgesini FSEK m.52 süzgecinden geçirin: yazılı mı, devredilen haklar tek tek sayılmış mı? Sayılmamışsa devir kapsamı tartışmalı hâle gelir.
- Sözleşme yazarken “tüm haklar”, “her türlü kullanım hakkı” gibi genel ifadelere güvenmeyin; m.21-25’teki beş hakkı ad ad, süre ve yer belirterek yazın.
- Devralan taraf iseniz, ihtiyaç duyduğunuz her mecrayı sözleşmeye ayrı bir satır olarak ekletin; “gibi” edatıyla yapılan örneklemeler risklidir.
- Meslek birliğiyle yapılmış bir sözleşmeye dayanıyorsanız, sözleşmenin hangi hakları ve hangi repertuvarı kapsadığını dosyaya belge olarak sunun; sadece ödeme yapıldığını söylemek yetmemektedir.
- Eser sahibi iseniz ihlalin başlangıç ve bitiş tarihlerini, mecra sayısını ve kullanım adedini kayıt altına alın; tazminat bunların üzerinden hesaplanır.
- Rayiç bedeli, kendi geçmiş sözleşmelerinizden ve emsal lisans bedellerinden ispatlayın. Uygulamada ihlal tarihine en yakın belge esas alınmaktadır.
- Talep sonucunu kurarken m.68 ile ref talebini birlikte istememeye dikkat edin; üç kat bedel istendiğinde taraflar arasında varsayımsal sözleşme kurulduğu kabul edilmektedir.
- Adınız gösterilmemişse bunu ayrı bir manevi hak ihlali olarak talep edin; kullanımın hukuka uygun olduğu hâllerde dahi adın gösterilmesi zorunludur.
- Zamanaşımı savunmasına karşı ihlalin sürekliliğini vurgulayın; süreklilik gösteren kullanımlarda sürenin kullanımın sona erdiği tarihte başladığı kabul edilmektedir.
- Davayı fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesinde açın; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesine başvurun.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 06.05.2024 T., 2022/6444 E., 2024/3606 K.
Devir belgesinde sayılan haklar bakımından geçerlilik. Bir oratoryonun bestecisinin, davacı şirkete “her türlü kullanım hakkı — konserler, CD, kaset yapımı ve yayını, TV çekimi ve yayını, CD Room yapımı gibi” ibareleriyle devir yaptığı belgenin geçerliliği tartışılmıştı. Daire, önce çerçeveyi çizmiştir: “5846 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi uyarınca; mali hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine aittir. Ayrıca bir eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir. Mali haklar ise Kanun’un 20-25 inci maddelerinde tanımlanmıştır.” Ardından somut belgeyi değerlendirmiştir: “Dayanılan 25.12.1998 tarihli belgede belirtilen ‘konserler, CD, kaset yapımı ve yayını, TV çekimi ve yayını, CD Room yapımı’ ibareleri, dava konusu esere yönelik işlemlerin amaç ve konusu dahilinde kalan mali haklar olup anılan belge, içeriğinde sayılan haklar yönünden sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir… O nedenle sözleşme sadece sayılan bu haklar yönünden geçerlidir.” Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde oy çokluğuyla. Karşı oyda ise “devredilen malî hakların ayrı ayrı gösterilmediği ve ‘her türlü kullanım hakkını verdiğimi kabul ve beyan ederim’ şeklindeki yazılı beyan FSEK 52. maddesi karşısında geçersizdir” görüşü savunulmuştur; bu görüş Dairenin hükmü değildir, ancak sözleşme yazarken dikkate alınması gereken bir risktir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 27.02.2024 T., 2022/5199 E., 2024/1523 K.
Temsil hakkı ile umuma iletim hakkının ayrılığı. Bir bestecinin beş eseri, davalının yapımcısı olduğu ses yarışması programlarında yirmi beş kez seslendirilmişti. Davalı, meslek birliğiyle tüm repertuvarı kapsayan sözleşme imzalandığını ve bedelin ödendiğini savunmuştu. Bölge Adliye Mahkemesi, sözleşme örneğinin dosyaya sunulmadığını belirttikten sonra şu ayrımı yapmıştır: “kaldı ki davaya konu beş eserin ses yarışmasında yarışmacılar tarafından seslendirilmesinin 5846 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinde düzenlenen umuma iletim hakkı değil, 24 üncü maddesinde düzenlenen temsil hakkının ihlali niteliğinde bulunduğu, televizyon programında müzik eserinin başka bir kişi tarafından seslendirilebilmesi/doğrudan temsili için eser sahibi yada mirasçılarından izin alınması gerektiği” kabul edilmiştir. Aynı kararda, m.68 uyarınca üç kat tazminat istendiğinde taraflar arasında varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulacağından zamanaşımının TBK m.146’daki on yıl olduğu ve ayrıca ref talebinde bulunulamayacağı belirtilmiştir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 08.09.2025 T., 2025/295 E., 2025/5170 K.
Tek bir dizenin ürüne basılması da çoğaltma hakkını ihlal eder. Bir belgeselde yer alan musiki eserinin sözleri davacıya aitti ve nakarat kısmı davalının ürettiği tişörtlerde kullanılmıştı. İlk derece mahkemesi, “davacının söz yazarı olduğu şarkının sözleri içerisinde yer alan … kısmının davalı tarafından satışı yapılan tişörtlerin üzerine basılmasının davacının çoğaltma hakkının ihlali ve aynı zamanda bu yazıda eser sahibin adının belirtilmemesi sebebiyle … davacının manevi hakkının da ihlali olduğu” sonucuna varmıştı. Bölge Adliye Mahkemesi ise tarafların daha önce aynı eser için imzaladıkları protokollere dayanarak davalının eser sahipliğini bildiğini vurgulamış, tazminatı eserin yalnızca bir cümlesinin kullanılmış olmasına ve emsal lisans bedeline göre değerlendirmiştir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 08.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 06.11.2024 T., 2024/2743 E., 2024/7761 K.
Hukuka uygun kullanımda dahi ad gösterilmelidir; zamanaşımı ise süreklilikle birlikte kayar. Bir fotoğraf sanatçısının çektiği 210 fotoğraf, yıllarca davalı kurumun basılı ve elektronik yayınlarında kullanılmış, bunların 197’sinde eser sahibinin adına yer verilmemişti. Mahkeme; telif tazminatı isteminin on yıllık, manevi tazminat isteminin genel haksız fiil zamanaşımına tabi olduğunu, eylem süreklilik gösterdiğinden sürenin ilk kullanım anından değil kullanımın sona erdiği tarihten başlayacağını kabul etmiş; uzun yıllar süren sözlü anlaşmanın şekil kuralına aykırılığının sonradan ileri sürülmesini hakkın kötüye kullanılması saymış; buna karşılık “açık bir vazgeçme olmadığı sürece hukuka uygun bir kullanım gerçekleştirenlerin de eser sahibinin adına mutat biçimde yer vermelerinin zorunlu bulunduğu”nu belirterek adın gösterilmesi hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Daire bu kabullere yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmemiş, yalnızca vekâlet ücretinin türü ve kabul/ret oranı bakımından usulî müktesep hak kuralına aykırılık saptamıştır. Sonuç: kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle.
Bu dört karar birlikte okunduğunda ne çıkıyor?
Birinci halka — malî haklar bir demet değil, beş ayrı hak. FSEK m.20 bunu açıkça söyler: malî haklar birbirine bağlı değildir ve birinin tasarrufu diğerine tesir etmez. Uygulamada en pahalı yanılgı, “telifini ödedik” cümlesinin bütün kullanımları kapsadığını sanmaktır. 27.02.2024 tarihli karara konu olayda yapımcı, meslek birliğine ödeme yapıldığını savunmuş; ancak yarışmacının canlı seslendirmesinin umuma iletim değil temsil hakkına girdiği kabul edilmiştir.
İkinci halka — şekil şartı bir formalite değil, kapsam ölçüsüdür. FSEK m.52’nin “hakların ayrı ayrı gösterilmesi” şartı, devrin kapsamını belirsizlikten kurtarmayı amaçlar. 06.05.2024 tarihli kararın çoğunluğu, örnek olarak sayılmış olsalar dahi belgede tırnak içinde geçen kullanım türlerini geçerli devir konusu saymıştır. Yani belge tümüyle geçersiz sayılmamış, sayılanla sınırlı tutulmuştur.
Üçüncü halka — ama bu sonuç tartışmalıdır. Aynı kararın karşı oyu, “her türlü kullanım hakkı” beyanının, ardından örnekler gelse bile m.52 karşısında geçersiz olduğunu savunmuştur. Sözleşme hazırlarken bu ayrılığın pratik sonucu şudur: devralan taraf, mahkemenin çoğunluk görüşünü benimseyeceğine güvenmek yerine, ihtiyaç duyduğu her hakkı ad ad yazdırmalıdır. Bir satırlık ek, yıllar sonraki bir aktif husumet itirazının önünü keser.
Dördüncü halka — hak sahipliği ile hak kullanımı ayrı sorulardır. 06.05.2024 tarihli kararda davacı şirketin davası, önce “usulünce devredilmiş malî hak yok” gerekçesiyle aktif husumetten reddedilmiş, Daire bu değerlendirmeyi bozmuştur. Telif davalarında esasa girilmeden önce çoğu zaman bu ön sorun tartışılır; bu nedenle dava dilekçesine devir zincirinin tamamı belgeleriyle eklenmelidir.
Beşinci halka — ihlalin ölçeği küçük olabilir, niteliği değişmez. 08.09.2025 tarihli karara konu olayda ihlal, bir şarkının tek bir dizesinin tişörte basılmasından ibaretti. Bu, çoğaltma hakkının ihlali sayılmıştır. Kullanımın küçüklüğü ihlalin varlığını değil, yalnızca hükmedilecek tazminatın miktarını etkilemiştir; nitekim manevi tazminat belirlenirken eserin tamamının değil bir cümlesinin kullanıldığı gözetilmiştir.
Altıncı halka — üç kat bedel talebinin bir bedeli var. M.68’e dayanıldığında, taraflar arasında sanki sözleşme kurulmuş gibi sonuç doğduğu kabul edilmektedir. Bunun iki pratik yansıması vardır: zamanaşımı haksız fiilin kısa sürelerine değil TBK m.146’daki on yıla bağlanır; buna karşılık aynı dönem için ayrıca ref talebinde bulunulamaz. Talep sonucu kurulurken bu ikisi birbirine karıştırılmamalıdır.
Yedinci halka — manevi hak, izinden bağımsız yaşar. 06.11.2024 tarihli karara konu olayda kullanım hukuka uygun bulunmuş, buna rağmen 197 fotoğrafta eser sahibinin adına yer verilmemesi manevi hak ihlali sayılmıştır. Adın gösterilmesi için eser sahibinin ayrıca talepte bulunması gerekmez; açık bir vazgeçme yoksa mutat biçimde ad yazılmalıdır. Bedelsiz kullanıma rıza gösteren eser sahibi bile bu haktan vazgeçmiş sayılmaz.
Sekizinci halka — sessiz kalmanın iki yönü var. Aynı kararda uzun süre sessiz kalan eser sahibinin, sonradan yazılı şekil şartına aykırılık ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılması sayılmıştır. Buna karşılık aynı sessizlik, zamanaşımı bakımından aleyhe sonuç doğurmamış; süreklilik gösteren kullanımda sürenin kullanımın bittiği tarihten başlayacağı kabul edilmiştir. Pratikte doğru tutum, kullanıma itiraz edilmeyecekse dahi adın gösterilmesini ve şartları yazılı hâle getirmeyi istemektir. İhlal hâlinde hesaplama için FSEK m.68 üç kat telif tazminatı, internet ortamındaki kullanımlar için uyar-kaldır usulü, hakkın doğumu için telif hakkının doğuşu başlıkları birlikte okunmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Sözleşmede “tüm haklar devredilmiştir” yazmak | Devrin kapsamı tartışmalı hâle gelir, aktif husumet itirazı doğar | m.21-25’teki beş hakkı ad ad, süre ve yer belirterek yazmak |
| Meslek birliğine ödeme yapmayı her kullanım için yeterli saymak | Temsil hakkı gibi kapsam dışı haklarda ihlal doğar | Sözleşmenin hangi hakkı kapsadığını metinden denetlemek |
| Meslek birliği sözleşmesini dosyaya sunmamak | Savunma ispatsız kalır | Sözleşme örneğini ve repertuvar kapsamını belge olarak sunmak |
| Bir kullanımı tek bir hakka indirgemek | Talep eksik kalır, ihlallerin bir kısmı karara girmez | Çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletimi ayrı ayrı incelemek |
| m.68 ile birlikte ref talep etmek | Ref talebi reddedilir | Üç kat bedel ile ref arasında bilinçli tercih yapmak |
| Rayiç bedeli soyut iddiayla istemek | Bilirkişi takdiri düşük kalır | Geçmiş sözleşme ve emsal lisans bedellerini belgelemek |
| Adın gösterilmemesini önemsememek | Manevi tazminat talebi hiç kurulmaz | Kullanım hukuka uygun olsa da adın gösterilmesini ayrı talep etmek |
| Sürekli ihlalde zamanaşımını ilk kullanımdan saymak | Dava gereksiz yere açılmaz ya da erken vazgeçilir | Sürenin kullanımın sona erdiği tarihten işlediğini savunmak |
| İhlalin küçüklüğüne bakıp dava açmamak | Süregelen kullanım kalıcı hâle gelir | Tek bir dizenin kullanımının dahi ihlal sayılabildiğini gözetmek |
Eser sahibinin malî hakları nelerdir?
FSEK m.21-25’te sayılan beş haktır: işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim. Kanun m.20’de alenileşmiş eserde faydalanma hakkının bunlardan ibaret olduğunu belirtmiştir.
Bir malî hakkı devretmem diğerlerini de kapsar mı?
Hayır. FSEK m.20 açıkça “Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez” demektedir. Eser sahibi bir hakkı bir kişiye, diğerini başka birine bırakabilir.
Devir sözleşmesi sözlü yapılabilir mi?
FSEK m.52 uyarınca malî haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Yazılı olmayan bir devrin geçerliliği bu madde karşısında tartışmalıdır.
“Tüm haklarımı devrettim” ifadesi geçerli midir?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.05.2024 tarihli kararında, “her türlü kullanım hakkı” ifadesinin ardından örnek olarak sayılan kullanım türleri bakımından belgenin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Ancak aynı karardaki karşı oy, böyle bir beyanın m.52 karşısında geçersiz olduğunu savunmuştur; bu nedenle hakların tek tek yazılması güvenli yoldur.
Televizyon kanalı meslek birliğine ödeme yapmışsa yarışmada şarkı söylenmesi serbest midir?
Değildir. 11. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarihli kararında onanan gerekçeye göre, eserin yarışmacılar tarafından seslendirilmesi FSEK m.25’teki umuma iletim değil m.24’teki temsil hakkının ihlali niteliğindedir ve bunun için eser sahibinden ya da mirasçılarından ayrıca izin alınması gerekir.
Şarkının tek bir cümlesini ürünümde kullanabilir miyim?
Kullanamazsınız. 11. Hukuk Dairesinin 08.09.2025 tarihli kararına konu olayda, bir musiki eserinin nakarat kısmının tişörte basılması çoğaltma hakkının ihlali sayılmış, ayrıca eser sahibinin adının belirtilmemesi manevi hak ihlali olarak kabul edilmiştir.
İhlal hâlinde ne kadar tazminat isteyebilirim?
FSEK m.68 uyarınca, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceğiniz bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç katını isteyebilirsiniz. Ayrıca m.70/3 kapsamında tecavüz edenin elde ettiği kâr da talep edilebilir.
Üç kat bedel isterken ayrıca ref talep edebilir miyim?
Uygulamada edilemiyor. 27.02.2024 tarihli karara konu değerlendirmede, m.68 uyarınca üç kat bedel istendiğinde dava tarihine kadarki kullanım yönünden taraflar arasında sanki sözleşme kurulmuş gibi sonuç doğacağı, bu nedenle ayrıca ref talebinde bulunulamayacağı kabul edilmiştir.
Telif tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?
Aynı kararda, m.68 talebinde varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulacağından TBK m.146’daki on yıllık zamanaşımının uygulanacağı kabul edilmiştir. Manevi tazminat istemi ise genel haksız fiil zamanaşımına tabidir.
İhlal yıllardır sürüyorsa zamanaşımı ne zaman başlar?
11. Hukuk Dairesinin 06.11.2024 tarihli kararına konu mahkeme kabulüne göre, eylem süreklilik arz ediyorsa zamanaşımı süresi ilk kullanım anından değil kullanımın sona erdiği tarihten başlar.
Kullanıma izin verdiysem adımın gösterilmesini yine isteyebilir miyim?
Evet. Aynı kararda, açık bir vazgeçme olmadığı sürece hukuka uygun kullanım gerçekleştirenlerin de eser sahibinin adına mutat biçimde yer vermelerinin zorunlu olduğu, bunun için eser sahibinin ayrıca talepte bulunmasının gerekmediği belirtilmiştir.
Yıllarca sessiz kaldıysam hakkımı kaybeder miyim?
Sessizlik tek başına hakkı düşürmez; ancak uzun süreli bir fiilî anlaşmadan sonra yalnızca şekil eksikliğine dayanılması hakkın kötüye kullanılması sayılabilmektedir. Bu nedenle kullanıma itiraz edilmeyecekse bile şartların yazılı hâle getirilmesi önerilir.
Sözlü ve güfte sahibi ayrı kişilerse kim dava açar?
Sözlü musiki eserlerinde güfte ve beste sahipleri ayrı ayrı korunur ve her biri tek başına dava açabilir. 06.05.2024 tarihli kararda bu ilkeye açıkça atıf yapılmıştır.
Eserin oluşumuna araç gereç sağlayan kişi hak sahibi olur mu?
Olmaz. 06.11.2024 tarihli karara konu değerlendirmede, araç-gereç sağlama ve ortam hazırlama biçimindeki katkılar eserin vücuda getirilmesine yönelik teknik hizmet ya da teferruata ait yardım sayılmış; bu nedenle katkıda bulunanın eser sahipliği veya malî hakları kullanma yetkisi bulunmadığı kabul edilmiştir.
Dava hangi mahkemede açılır?
Fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesinde. Bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bu davalara bakar.
İlgili mevzuat
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.20 — Malî hakların genel çerçevesi
- 5846 sayılı Kanun m.21 — İşleme hakkı
- 5846 sayılı Kanun m.22 — Çoğaltma hakkı
- 5846 sayılı Kanun m.23 — Yayma hakkı
- 5846 sayılı Kanun m.24 — Temsil hakkı
- 5846 sayılı Kanun m.25 — İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı
- 5846 sayılı Kanun m.15 — Adın belirtilmesi yetkisi
- 5846 sayılı Kanun m.16 — Eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi
- 5846 sayılı Kanun m.48-52 — Malî hakların devri ve şekil şartı
- 5846 sayılı Kanun m.66-70 — Tecavüzün ref’i, men’i ve tazminat
- 5846 sayılı Kanun m.76 — Görevli mahkeme
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 — Genel zamanaşımı süresi
İlgili yazılar: FSEK m.68 üç kat telif tazminatı, telif ihlalinde uyar-kaldır, telif hakkı nedir, marka lisans sözleşmesi, erişim engelleme kararına itiraz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; sözleşme metni, kullanım biçimi ve devir zinciri sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.