E-Tebligat Kimlere Zorunlu? UETS’e Düşen Tebligat Ne Zaman Tebliğ Edilmiş Sayılır?

E-Tebligat Kimlere Zorunlu? UETS’e Düşen Tebligat Ne Zaman Tebliğ Edilmiş Sayılır?

Kısaca

  • Elektronik tebligat, PTT’nin kurduğu Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yapılan ve Tebligat Kanunu anlamında hüküm doğuran tebligattır.
  • 7201 sayılı Kanun m.7/a, on bir grup gerçek ve tüzel kişi için e-tebligatı zorunlu kılar; bunlar arasında tüm özel hukuk tüzel kişileri, noterler, baro levhasına yazılı avukatlar, sicile kayıtlı arabulucu ve bilirkişiler vardır.
  • Zorunluluk kapsamı dışındakilere talepleri hâlinde adres verilir; adres verildikten sonra onlara da e-tebligat zorunlu hâle gelir.
  • E-tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır — okunup okunmaması sonucu değiştirmez.
  • E-tebligat adresi olan muhataba artık klasik yolla tebligat yapılamaz; tek istisna zorunlu sebeptir.
  • Yargıtay HGK: e-tebligat adresinin hiç bulunmaması ya da aktivasyonunun yapılmamış olması zorunlu sebep sayılır; bu hâlde klasik usule dönülür.
  • UETS dışındaki bir elektronik adrese (örneğin doğrudan UYAP üzerinden) gönderilen evrak, tebligat sayılmaz — yokluk söz konusu olur.
  • “Duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesine” karar verilmesi, mevzuatta karşılığı olmayan bir yöntemdir ve usulüne uygun davet yerine geçmez.
  • Kamu idarelerine yapılacak e-tebligat, vekilin kişisel UETS hesabına değil, vekilin bağlı bulunduğu birimin UETS adresine yapılır; vekilin adı da mazbatada gösterilmelidir.
  • Tüzel kişide, resmî kayıttaki adrese önce normal tebligat çıkarılmadan doğrudan m.35’e göre tebligat yapılamaz.

Kısa cevap: 7201 sayılı Kanun m.7/a on bir grup gerçek ve tüzel kişi için e-tebligatı zorunlu kılar; bunlar arasında tüm özel hukuk tüzel kişileri, noterler, baro levhasına yazılı avukatlar, sicile kayıtlı arabulucu ve bilirkişiler vardır. E-tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır ve okunup okunmaması sonucu değiştirmez.

Bir hukuk uyuşmazlığında hakkınızı kaybetmenizin en sessiz yolu, tebligatın usulüne uygun olup olmadığını hiç sorgulamamaktır. Elektronik tebligat bu riski hem azaltmış hem de yeni bir biçime sokmuştur: artık zarf kapıya gelmez, süre siz farkında olmadan UETS kutunuzda işlemeye başlar.

Bu yazıda e-tebligatın kimlere zorunlu olduğunu, sürenin tam olarak nereden başladığını, hangi hâllerde klasik posta yoluna dönüleceğini ve hangi uygulamaların Yargıtay tarafından usulsüz sayıldığını ayrıntılarıyla ele alıyoruz.

Elektronik tebligat nedir?

Tebligatın hukuken iki ana unsuru vardır: yazılı bildirim ve belgelendirme. Bu iki unsurdan biri yoksa tebligatın yokluğu; ikisi de varsa ama işlem 7201 sayılı Kanun’a uygun değilse usulsüz tebligat söz konusu olur.

Elektronik tebligat, bu iki unsuru dijital ortamda karşılayan sistemdir. Tebligat çıkarmaya yetkili makam elektronik tebligat mesajını hazırlayıp UETS’ye teslim eder; UETS mesajı zaman damgasıyla ilişkilendirerek muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştırır. Belgelendirme işlevini yerine getiren şey işte bu zaman damgası ve UETS işlem kayıtlarıdır.

Bu nedenle “e-posta ile gönderdim”, “KEP’ten yolladım”, “UYAP üzerinden ilettim” gibi yollar, muhatabın UETS adresi varken tebligat yerine geçmez.

Kimlere elektronik tebligat zorunludur?

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a (7101 s.K. ile değişik): “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. 1. 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar. 2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler. 3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları. 4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri. 5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar. 6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları. 7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri. 8. Noterler. 9. Baro levhasına yazılı avukatlar. 10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler. 11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim. Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”

Listenin 7 numaralı bendi çok geniştir: tüm özel hukuk tüzel kişileri. Yani anonim, limited, kollektif ve komandit şirketler, kooperatifler, dernekler, vakıflar, siyasi partiler — hepsi kapsamdadır. Buna karşılık şahıs işletmeleri ve sıradan gerçek kişiler zorunluluk kapsamında değildir; ancak talep ederek adres alırlarsa onlara da e-tebligat zorunlu hâle gelir.

Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta: talep, illa “UETS adresi istiyorum” biçiminde olmak zorunda değildir. Yargıtay uygulamasında, mahkemeye verdiği dilekçeyle tebligatların kayıtlı elektronik posta adresine yapılmasını isteyen ve adresini bildiren tarafa da artık elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu kabul edilmektedir.

Süre ne zaman başlar? Beşinci gün kuralı

Kanun ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği aynı kuralı koyar: e-tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

OlayTarih
Tebligat UETS adresine ulaştı1 Eylül
Sürenin sayımı başlar2 Eylül
Tebliğ edilmiş sayılır6 Eylül günü sonunda
İki haftalık istinaf süresi işlemeye başlar7 Eylül

Bu kuralın üç pratik sonucu vardır:

  • Okumak gerekmez. Muhatap tebligatı hiç açmasa bile beşinci günün sonunda tebliğ gerçekleşmiş sayılır.
  • Erken okumak süreyi öne çekmez. Tebligatı ulaştığı gün okusanız da tebliğ tarihi yine beşinci günün sonudur.
  • Beşinci gün tatil gününe denk gelirse genel süre kuralları uygulanır; kanun yoluna başvuru süresi bakımından son gün hesabında bu husus ayrıca gözetilir.

“Zorunlu sebep”: klasik usule ne zaman dönülür?

E-tebligat adresi bulunan muhataba klasik yolla tebligat yapılamaz. Bunun tek istisnası, e-tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamamasıdır. Kanun koyucu bu sebepleri saymamış, boşluğu Yargıtay içtihadı doldurmuştur.

DurumSonuç
Altyapının zarar görmesi sebebiyle UETS’nin çalışmamasıZorunlu sebep — klasik usule dönülür
Muhatabın başvurusu üzerine e-tebligat adresinin kapatılmış olmasıZorunlu sebep — klasik usule dönülür
Muhatabın hiç e-tebligat adresinin bulunmamasıZorunlu sebep — klasik usule dönülür
Adres oluşturulmuş ama aktivasyon yapılmamışZorunlu sebep — klasik usule dönülür
UETS dışındaki bir elektronik adrese gönderim (ör. doğrudan UYAP)Tebligatın yokluğu

Aktivasyonun yapılmamış olmasının zorunlu sebep sayılmasının gerekçesi çok açıktır: aksi hâlde yargılama süreci, e-tebligat adresini kullanmakla yükümlü olduğu hâlde adresini açmayan kişinin keyfine bırakılmış olurdu.

Klasik usule dönüldüğünde: sıralamaya dikkat

E-tebligat yapılamıyorsa, tebligat kural olarak 7201 sayılı Kanun m.10 uyarınca bilinen en son adrese PTT aracılığıyla fiziki ortamda yapılır. Tüzel kişiler bakımından uygulanacak sıralama şudur:

  1. Muhatabın e-tebligat adresi bulunup bulunmadığı araştırılır.
  2. Adres yoksa veya aktive edilmemişse klasik usule geçilir.
  3. Klasik usulde önce bilinen son adrese normal tebligat çıkarılır. Bilinen son adres; muhatabın veya ilgililerin bildirimleri ya da dosyadaki mevcut belgeler esas alınarak belirlenir ve ticaret sicilindeki adresten farklı olabilir.
  4. Bu adrese tebligat yapılamazsa, resmî kayıttaki (ticaret sicili) adrese önce normal tebligat çıkarılır.
  5. Bu tebligat da iade edilirse ancak o zaman m.35’e göre tebligat yapılabilir.

Dikkat: Tüzel kişinin resmî kayıttan elde edilen adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat çıkarılması mümkün değildir. Ayrıca ticaret sicilindeki adres, tüzel kişinin tek tebligat adresi değildir; dosya içeriğiyle uyumlu diğer resmî kayıtlardaki adreslere de tebligat çıkarılabilir.

Vekile ve kamu kurumuna tebligat

7201 sayılı Kanun m.11 uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır; vekil birden çoksa birine yapılması yeterlidir ve birden fazla vekile yapılmışsa ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır.

Kamu tarafında ise özel bir kural işler. M.7/a’nın 11 numaralı bendi, idareleri ve kamu ortaklıklarını yargı mercileri nezdinde temsile yetkili kişilerin bağlı bulunduğu birimi muhatap olarak gösterir. Elektronik Tebligat Yönetmeliği m.9/5 bunu şöyle tamamlar: temsile yetkili kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz.

Bunun pratik sonucu şudur: kamu kurumu vekiline yapılan tebligat, o vekilin kişisel UETS hesabına değil, kurumun ilgili biriminin UETS adresine yapılmalı ve tebliğ mazbatasında vekilin adı da belirtilmelidir.

Usulsüz tebligatın sonucu

Usulsüz tebligat, geçersiz tebligat demek değildir. 7201 sayılı Kanun m.32 şu düzenlemeyi içerir: “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.”

Bu hükmün üç önemli sonucu vardır:

  • Usulsüz tebligat, muhatabın öğrenmesiyle geçerli hâle gelir; ancak tebliğ tarihi, muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarihtir.
  • Usulsüz tebligatı alan ve öğrendiğini bildiren tarafın, kendisine yeniden usulüne uygun tebligat çıkarılmasını isteme veya bunu bekleme hakkı yoktur.
  • Buna karşılık tebligatın yokluğu hâlinde m.32 uygulanmaz; ortada hukuken bir tebligat işlemi bulunmadığından kanunun tebliğe bağladığı sonuçlar hiç doğmaz.

UYAP’tan öğrenme kararı geçerli bir davet değildir

Uygulamada mazeret kabul edilen duruşmalarda sıkça “duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesine” karar verilmektedir. Yargıtay, ne 7201 sayılı Kanun’da ne de Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nde böyle bir usule yer verilmediğini belirterek bu uygulamayı usulüne uygun davet saymamaktadır. Bunun sonucu ağırdır: usulüne uygun davet edilmemiş taraf yönünden dosyanın işlemden kaldırılması ve buna bağlı olarak davanın açılmamış sayılması kararları hukuka aykırı hâle gelir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Zorunluluk kapsamındaysanız (şirket, dernek, vakıf, avukat, noter, arabulucu, bilirkişi) UETS adresinizi mutlaka aktive edin; aktive etmemek sizi korumaz, tam tersine klasik usule dönülmesine yol açar.
  2. UETS kutunuzu düzenli aralıklarla — en geç birkaç günde bir — kontrol edin; beşinci gün kuralı okuma şartına bağlı değildir.
  3. Tebligat ulaştığında ulaşma tarihini not edin; süre bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda başlar.
  4. Şirket unvanı, adresi veya yetkilisi değiştiğinde ticaret sicilini ve UETS kayıtlarını güncelleyin.
  5. Aleyhinize bir karar öğrendiğinizde önce tebligat parçalarını inceleyin: e-tebligat adresiniz varken klasik usulle mi tebliğ edilmiş?
  6. Klasik usulle tebliğ yapılmışsa, e-tebligat adresinizin bulunup bulunmadığının araştırılıp araştırılmadığına bakın; araştırılmamışsa tebligat usulsüzdür.
  7. Tüzel kişiyseniz, m.35’e göre yapılan tebligattan önce ticaret sicilindeki adrese normal tebligat çıkarılıp çıkarılmadığını kontrol edin.
  8. Kamu kurumu vekiliyseniz, tebligatın kurumun ilgili biriminin UETS adresine ve mazbatada adınız belirtilerek yapılıp yapılmadığını denetleyin.
  9. Usulsüzlük iddianızı, öğrendiğiniz tarihi açıkça belirterek ileri sürün; m.32 gereği beyan ettiğiniz tarih tebliğ tarihi sayılacaktır.
  10. Duruşma gününün “UYAP’tan öğrenilmesine” karar verildiği bir celse varsa tutanağı saklayın; bu, usulüne uygun davet sayılmaz.
  11. Süre kaçtıysa eski hâle getirme talebini gündeme alın; ancak bu istisnai bir yoldur ve şartları dardır.
  12. Birden fazla vekiliniz varsa, süreyi ilk tebliğ tarihinden hesaplayın.

Yargı kararları ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/455, K. 2025/123, 12.03.2025

Özel hukuk tüzel kişisine, elektronik tebligat adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ticaret sicilindeki adrese doğrudan Tebligat Kanunu m.35’e göre tebligat yapılamaz. Genel Kurul önce “zorunlu sebep” kavramını netleştirmiştir: “ticaret şirketleri 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesine göre kendisine elektronik tebligat yapılması zorunlu olan özel hukuk tüzel kişilerinden ise de tebligatın yapılacağı tarihte elektronik tebligat adresinin bulunmaması veya kendisi için oluşturulan adresin aktivasyon işlemi yapılarak kullanıma açılmamış olması durumunda elektronik tebligat yapılması mümkün olmadığından … bu ‘zorunlu sebep’ten dolayı 7201 sayılı Kanun’da öngörülen diğer klasik usullere göre tebligat yapılması gereği açıktır. Bu durum zorunlu sebep sayılmadığı takdirde yargılama süreci elektronik tebligat adresi kullanımı zorunlu olduğu hâlde elektronik tebligat adresini kullanıma açmayan gerçek veya tüzel kişinin keyfine bırakılmış olacaktır ki böyle bir durumun kabul edilmesi mümkün değildir.” Klasik usule geçildiğinde izlenecek sıra da açıkça çizilmiştir: “Tüzel kişiler için resmî kayıtlardan elde edilen adrese önce normal tebligat çıkartılmalı, bu adrese gönderilen tebligatın iade edilmesi durumunda ancak o zaman 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre tebligat çıkartılmalıdır. Yani tüzel kişinin resmî kurumdan elde edilen adresine doğrudan Kanun’un 35. maddesine göre tebligat çıkartılması söz konusu değildir.” Genel Kurul ayrıca UETS dışına yapılan gönderimin sonucunu da belirtmiştir: “Buna rağmen tebligat evrakı elektronik yolla (mesela UYAP üzerinden) gönderilirse, tebligat işleminin yokluğu söz konusu olur.” Direnme kararı genişletilmiş gerekçeyle ve oy çokluğuyla bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1426, K. 2024/2424, 04.04.2024

“Duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesine” karar verilmesi mevzuatta karşılığı bulunmayan bir yöntemdir; bu şekilde davet edilmiş sayılmayan taraf yönünden dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılması usulsüzdür. Daire, hukuki dinlenilme hakkı ile tebligat arasındaki bağı önce şöyle kurmuştur: “Muhatap usulüne uygun olarak yapılacak tebligat ile açılan davadan zamanında ve tam olarak haberdar olur. Bu nedenle tebligat, yapıldığı tarihte yürürlükteki tebligat mevzuatına aykırı yapılmışsa, sadece tebligat hukukuna aykırı davranış söz konusu olmaz; aynı zamanda hukukî dinlenilme hakkı da ihlal edilmiş olur.” Ardından mevzuat taramasının sonucunu açıklamıştır: “elektronik tebligat usulünün düzenlendiği 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere … duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiştir.” Somut olayda iki ayrı celsede bu yönde karar verilmiş olması nedeniyle davacı vekilinin duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği kabul edilmiş, işlemden kaldırma kararı ve buna dayalı “davanın açılmamış sayılması” hükmü oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5074, K. 2025/12098, 18.09.2025

Kuruma yapılacak elektronik tebligatın kurumun UETS hesabına çıkarılmaması hâlinde tebligat usulsüzdür; bu durumda temyiz süresi usulüne uygun sonraki tebliğden işler. Somut olayda ilk derece mahkemesi kararı 2022 yılında davalı Kurum vekilinin UETS adresine tebliğ edilmiş, karar kesinleştirilerek infaza konulmuş, Kurum ise ancak 2025 yılında yapılan tebliğ üzerine temyiz yoluna başvurmuştu. Daire çoğunluğu, e-tebliğin Kurumun UETS hesabına çıkarılmamış olması nedeniyle 2022 tarihli tebliği usulsüz kabul etmiş ve 2025 tarihli tebliğe göre temyizi süresinde görerek işin esasına girmiş, eksik araştırma sebebiyle kararı bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oyda, 7201 sayılı Kanun m.32 gereği “tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır” hükmüne dayanılarak Kurumun icra dosyasına ödeme yapmakla kararı öğrendiği ve bu ıttıla tarihine göre temyizin süresinde olmadığı görüşü savunulmuştur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15966, K. 2025/14089, 21.10.2025

Kamu kurumu vekiline yapılacak tebligat, vekilin adı da mazbatada belirtilmek suretiyle vekilin bağlı bulunduğu birimin UETS adresine yapılmalıdır. Daire, m.7/a’nın 11 numaralı bendi ile m.11’i birlikte değerlendirerek şu sonuca varmıştır: “Mahkeme kararı davalı … vekilinin adı da tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davalı … vekilinin bağlı bulunduğu birimin UETS adresine tebliğ edilmelidir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamının davalı … vekilinin adı da tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davalı vekilinin bağlı bulunduğu birimin UETS adresine usulüne uygun tebliğinin sağlanarak temyiz süresinin beklenmesi … gerekmektedir.” Bölge adliye mahkemesi kararının vekile 7201 sayılı Kanun m.21’e göre (klasik usulle) tebliğ edilmiş olması sebebiyle dosya, işlemlerin yerine getirilmesi için oy birliğiyle geri çevrilmiştir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda elektronik tebligatın “kolaylık” değil, şekle sıkı sıkıya bağlı bir usul olduğu görülüyor. Ortak eksen şudur: doğru muhatap, doğru adres, doğru sıra. Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2025 tarihli kararı, mahkemelerin sıkça atladığı bir adımı zorunlu kılıyor — bir tüzel kişiye tebligat çıkarmadan önce onun UETS adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bu araştırma yapılmadan doğrudan m.35’e geçilmesi, davalının yokluğunda yürütülen tüm yargılamayı sakatlıyor. Aynı karar, aktivasyonu yapılmamış adresi zorunlu sebep sayarak sistemin kötüye kullanılmasını da engelliyor: e-tebligat adresini açmayan kişi kendisine hiç tebligat yapılamaması gibi bir ayrıcalık kazanmıyor, sadece klasik usule dönülmesine yol açıyor. 10. Hukuk Dairesi’nin iki kararı ise kamu tarafındaki muhatap sorununu işliyor; vekilin kişisel UETS hesabı ile kurumun birim adresi birbirinin yerine geçmiyor ve mazbatada vekilin adının gösterilmesi şeklî değil, esasa ilişkin bir gereklilik olarak ele alınıyor. 18.09.2025 tarihli karardaki görüş ayrılığı ise okunmaya değer: çoğunluk usulsüz tebliği esas alarak sonraki tarihe göre temyizi süresinde görürken, karşı oy m.32’deki ıttıla kuralına dayanarak sürenin çoktan geçtiğini savunuyor. Buradan çıkarılacak pratik ders açıktır — usulsüz bir tebligata dayanarak süre kazanmayı planlayan taraf, dosyada kararı fiilen öğrendiğini gösteren her davranışın (ödeme yapmak, icra takibine cevap vermek, infaza katlanmak) aleyhine kullanılabileceğini hesaba katmalıdır. Son olarak 2. Hukuk Dairesi’nin kararı, dijitalleşmenin tebligat yerine geçmediğini hatırlatıyor: dosyanın UYAP’ta açık olması, tarafın duruşmadan usulüne uygun haberdar edildiği anlamına gelmiyor.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
UETS adresini alıp aktive etmemekAktivasyonsuz adres koruma sağlamaz; klasik usule dönülür
Süreyi tebligatı okuduğunuz günden başlatmakSüre, ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda başlar
UETS kutusunu ayda bir kontrol etmekBeş günlük kural okuma şartına bağlı değildir
E-tebligat adresi varken klasik tebligatı geçerli saymakAdres varsa e-tebligat zorunludur; aksi hâl usulsüzlüktür
UYAP üzerinden gönderimi tebligat saymakUETS dışı gönderimde tebligatın yokluğu söz konusu olur
Tüzel kişide doğrudan m.35’e geçmekÖnce normal tebligat, iade olursa m.35
Kamu vekilinin kişisel UETS hesabına tebliğVekilin bağlı bulunduğu birimin adresine, vekilin adı belirtilerek
“Duruşma gününü UYAP’tan öğrenin” kararını davet saymakMevzuatta böyle bir usul yoktur
Usulsüzlük iddiasında öğrenme tarihini belirtmemekM.32 gereği beyan edilen tarih tebliğ tarihi sayılır

Sık sorulan sorular

UETS ile KEP aynı şey mi?

Hayır. KEP (kayıtlı elektronik posta) genel bir güvenli yazışma altyapısıdır; UETS ise yalnızca Tebligat Kanunu kapsamındaki tebligatların yürütülmesi için PTT tarafından kurulan ve işletilen sistemdir. Tebligat Kanunu anlamında hüküm doğuran tebligat UETS üzerinden yapılır.

Tebligatı hiç açmazsam ne olur?

Tebliğ yine gerçekleşmiş sayılır. Kanun, e-tebligatın muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını düzenler; okuma şartı aranmaz. Açmamak yalnızca sürenin farkında olmamanıza yol açar.

Şahıs işletmesi olarak UETS almak zorunda mıyım?

Şahıs işletmeleri m.7/a’daki zorunlu muhataplar arasında sayılmamıştır. Ancak talep ederek elektronik tebligat adresi alırsanız, bundan sonra size tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu hâle gelir.

Mahkemeye dilekçeyle e-posta adresimi bildirdim; artık e-tebligat mı yapılır?

Yargıtay uygulamasında, mahkemeye verdiği dilekçeyle tebligatların kayıtlı elektronik posta adresine yapılmasını isteyen ve adresini bildiren tarafa artık elektronik yolla tebligat yapılmasının zorunlu olduğu kabul edilmektedir. Bu, m.7/a’nın ikinci fıkrasındaki “talep” hâlinin uygulanmasıdır.

Avukatın UETS adresi yoksa mahkeme ne yapar?

Baro levhasına yazılı avukatlar zorunlu muhataplar arasındadır. Ancak tebligatın yapılacağı tarihte avukatın e-tebligat adresi bulunmuyorsa veya oluşturulan adres aktive edilmemişse, bu “zorunlu sebep” sayılır ve Tebligat Kanunu’nda öngörülen klasik usullere göre tebligat yapılır.

Şirketin UETS adresi kapalıyken yapılan m.35 tebligatı geçerli mi?

Tek başına “adres kapalıydı” savunması yetmez. Önce e-tebligat adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, klasik usule geçildiğinde bilinen son adrese ve resmî kayıttaki adrese önce normal tebligat çıkarılmalıdır. Bu sıra izlenmeden doğrudan m.35 uygulanması mevzuata aykırıdır.

Ticaret sicilindeki adres tek geçerli adres midir?

Hayır. Yargıtay uygulamasına göre tüzel kişilerin ticaret sicilindeki adresleri tek tebligat adresi değildir; dosya içeriğiyle uyumlu diğer resmî kayıtlardaki adreslere de tebligat çıkarılabilir. Örneğin uyuşmazlık bir araca ilişkinse aracın tescil dosyasındaki adres uyumlu bir adrestir.

Usulsüz tebligat öğrendiğimde ne yapmalıyım?

Usulsüzlüğü ileri sürerken öğrendiğiniz tarihi açıkça beyan edin; m.32 gereği bu tarih tebliğ tarihi sayılır ve süreler o tarihten işler. Kendinize yeniden usulüne uygun tebligat çıkarılmasını isteme veya bekleme hakkınız bulunmadığını unutmayın.

Tebligatın “yokluğu” ile “usulsüzlüğü” arasındaki fark nedir?

Yazılı bildirim ve belgelendirme unsurlarından biri hiç yoksa tebligatın yokluğu söz konusudur ve kanunun tebliğe bağladığı sonuçlar hiç doğmaz. Her iki unsur varsa ama işlem Kanun’a uygun yapılmamışsa usulsüz tebligat vardır ve m.32 uyarınca muhatabın öğrenmesiyle geçerli hâle gelebilir.

Birden fazla vekilim var; süre hangi tebliğden işler?

7201 sayılı Kanun m.11 uyarınca vekil birden çoksa bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Tebligat birden fazla vekile yapılmışsa ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır.

İcra dairelerinin gönderdiği ödeme emirleri de UETS’ye gelir mi?

Evet. Tebligat çıkarmaya yetkili merciler arasında icra daireleri de vardır ve muhatap zorunlu kapsamdaysa ödeme emri de UETS üzerinden tebliğ edilir. Beş günlük kural burada da geçerlidir; itiraz süreleri bu tarihten sonra işlemeye başlar.

UETS bildirim e-postası gelmezse süre işlemez mi?

Bilgilendirme mesajları kolaylık amaçlıdır; tebligatın hukuki sonucu bunlara bağlı değildir. Tebligat, UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu nedenle bildirim gelmese bile kutunun düzenli kontrol edilmesi gerekir.

UETS adresimi kapattırabilir miyim?

Zorunluluk kapsamındaysanız adresin kullanımı zorunludur. Talep üzerine adres almış olan kişiler bakımından adresin kapatılması söz konusu olabilir; Yargıtay bu durumu, e-tebligatın yapılmasını imkânsız kılan “zorunlu sebep” hâllerinden biri olarak değerlendirmektedir. Bu hâlde tebligat klasik usulle yapılır.

Süreyi kaçırdım, eski hâle getirme isteyebilir miyim?

Eski hâle getirme, elde olmayan bir sebeple süreye uyulamaması hâlinde başvurulabilecek istisnai bir yoldur ve şartları dardır. Öncelikle tebligatın gerçekten usulüne uygun olup olmadığını incelemek; usulsüzlük varsa öğrenme tarihini beyan ederek süreyi bu tarihten hesaplatmak daha güçlü bir yoldur.

E-tebligat idari yargıda ve vergi işlemlerinde de geçerli mi?

Tebligat Kanunu’na tabi merciler bakımından aynı kurallar uygulanır. Vergi Usul Kanunu kapsamındaki elektronik tebligat ise ayrı bir rejime tabidir ve süre başlangıcı bakımından kendi düzenlemeleri gözetilir; iki sistemi birbirine karıştırmamak gerekir.

İlgili mevzuat

  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.1 ve m.2 — tebligatın yapılması ve memur vasıtasıyla tebligat
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a — elektronik tebligat, zorunlu muhataplar ve beşinci gün kuralı
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10 — bilinen adrese tebligat
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.11 — vekile tebligat
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.12 ve m.13 — tüzel kişilere tebligat
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32 — usulüne aykırı tebliğin hükmü
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35 — adres değiştirmenin bildirilmesi ve tüzel kişilerde resmî kayıt adresi
  • Elektronik Tebligat Yönetmeliği (06.12.2018 t., 30617 s. RG) m.3, m.5, m.6, m.8, m.9 ve m.16
  • Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.4, m.16, m.53 ve m.57
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.27 — hukuki dinlenilme hakkı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.150 — dosyanın işlemden kaldırılması

Tebligat ve süreler konusundaki diğer yazılarımız: usulsüz tebligat ve borçlunun itiraz hakkı, Tebligat Kanunu m.21/2 uygulaması ve duruşmalar arası süre (HMK m.147).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Tebligat usulsüzlüğü iddiaları çoğu zaman gün hesabına dayanır ve geç ileri sürüldüğünde hak kaybına yol açar; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Kefalet Ne Zaman Geçersizdir? El Yazısı Şartı, Eşin Rızası ve On Yıllık Süre (TBK m.583)

İçindekilerKefalet nedir?Şekil şartları: en sık kaybedilen noktaResen gözetme ile kamu düzeni aynı şey değilEşin rızasıEş rızası resen araştırılmazEş…

26.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İdari Para Cezasının İptali Nasıl Sağlanır?

İçindekilerİdari Para Cezası Nedir?İdari Para Cezası: Cezadan Kaçınmak için Nelere Dikkat Etmeliyiz?İdari Para Cezası Yetkilisi Kurumlar: Hangi Durumda…

09.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Google Görsellerden Fotoğraf Kaldırma

İçindekilerTeknik Müdahale ile Google Görsellerden Fotoğraf Sildirme RehberiGoogle Görsellerden Fotoğraf Kaldırma Hakkında Hukuki DüzenlemelerGoogle Görseller’e Erişim Engelleme ve…

10.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır Ne Kadar Sürer?

İçindekilerAnlaşmalı Boşanma Davası: Hızlı ve Düşük Maliyetli Bir Çözüm YoluAnlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?Anlaşmalı Boşanma ProtokolüÇekişmeli Boşanma DavasıAnlaşmalı…

14.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Ev Sahibi Kendim Oturacağım Diye Kiracıyı Çıkarabilir Mi?

İçindekilerKonut İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası ve ŞartlarıEv Sahibi Hangi Şartlarda “Kendim Oturacağım” Diyerek Kiracıyı Çıkarabilir?Ev Sahibinin Başka Evi…

01.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Miras Avukatı Rolü ve Önemi

İçindekiler1. Mirasın Paylaşılması Süreçlerinde En Sık Karşılaşılan Zorluklar Nelerdir?2. Miras Avukatının Tanımı3. Miras Avukatının Başlıca Görevleri3.1. Mirasçılara Danışmanlık3.2.…

04.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara