Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi (TCK 118): Sendikadan İstifaya Zorlama ve Sendikal Nedenle İşten Çıkarma

- TCK m.118/1’e göre bir kimseyi sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan ya da yönetimdeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası alır.
- Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir.
- Birinci fıkra bireysel sendika özgürlüğünü, ikinci fıkra sendikanın kolektif faaliyet özgürlüğünü korur.
- Madde gerekçesine göre birinci fıkradaki suçun tamamlanması için kişinin sendikadan fiilen ayrılması gerekmez; bu amaçla cebir veya tehdit kullanılması yeterlidir.
- Ceza Genel Kuruluna göre bu suçu yalnızca işverenler değil, diğer işçiler de işleyebilir.
- Ceza Genel Kurulu, iş sözleşmesinin sendika üyeliği nedeniyle feshedilmesini tek başına bireysel sendika hakkına müdahale olarak nitelendirmiştir.
- Eylemde cebir, tehdit veya sendikaya yönelik hukuka aykırı bir davranış yoksa sendikal nedenle fesih TCK 118 kapsamında cezalandırılmaz.
- İş mahkemesinin feshin sendikal nedenle yapıldığını kabul etmesi, tehdit iddiası başka delillerle desteklenmediğinde mahkûmiyet için yeterli görülmemiştir.
- Sendikalı olmayan işçilere göre ücret veya sosyal yardımda ayrım yapılacağı söylenerek işçinin tehdit edilmesi Ceza Genel Kurulunca birinci fıkra suçuna örnek gösterilmiştir.
- Ceza Genel Kuruluna göre sendika tüzel kişiliği birinci fıkradaki suçtan açılan davaya suçtan zarar gören olarak katılamaz.
- Davaya katılmayan mağdur ve şikâyetçilerin beraat hükmünü temyiz etme yetkisi bulunmamaktadır.
- TCK m.119’daki bir kat artırım nedenleri sayılırken sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçuna yer verilmemiştir.
- Suç şikâyete bağlı değildir; resen soruşturulur.
- Her iki fıkradaki suç için olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
- Dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
İş yerinde sendikal örgütlenme başladığında işçilere “sendikadan istifa etmezseniz işten çıkarılırsınız” denmesi, sendikalı işçilerin tek tek tespit edilip işten çıkarılması ya da sendikanın yetki başvurusundan sonra işçilere baskı yapılması hem iş hukukunda hem ceza hukukunda sonuç doğurur. İş mahkemesinde işe iade ve sendikal tazminat istenebilirken, belirli koşullarda TCK 118 kapsamında ceza soruşturması da başlatılabilir.
Ancak Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararı, sendikal nedenle yapılan her feshin bu suçu oluşturmadığını ortaya koymuştur. Aşağıda suçun unsurları, sendikanın davadaki konumu ve zamanaşımı gibi usul sorunları Ceza Genel Kurulu, 18. Ceza Dairesi ve 4. Ceza Dairesi kararları üzerinden ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Bireysel sendika özgürlüğü | TCK m.118/1 | Altı ay–iki yıl hapis |
| Sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi | TCK m.118/2 | Bir yıl–üç yıl hapis |
| Sendikal nedenle iş sözleşmesinin feshi | YCGK 17.09.2019 | Tek başına TCK 118 oluşmaz |
| Desteklenmeyen tehdit beyanı | YCGK 17.09.2019 | Mahkûmiyete yetmez, beraat onandı |
| Sendikanın davaya katılması | YCGK 17.09.2019 | Birinci fıkrada katılma hakkı yok |
| Yetki başvurusu sonrası baskı ve istifalar | Y18CD 03.07.2019 | Tüm dosyalar birlikte değerlendirilmeli, bozma |
| “İstifa etmezsen işten çıkarılırsın” sözü | Y4CD 26.12.2023 | Delil takdiri yerinde, usulden bozma |
| Davaya katılmayan mağdurun temyizi | Y4CD 24.05.2023 | Sıfat yokluğundan ret |
| Uzun süren yargılama | Y4CD 24.05.2023 | Sekiz yıllık zamanaşımı dolmuş, düşme |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Sendika üyeliği nedeniyle yapılan baskıları, söylenen sözleri ve tarihleri ayrıntılı olarak not edin.
- Toplantılarda veya yazılı iletişimde söylenen tehdit içerikli ifadeleri ve bunlara tanık olan çalışanları belirleyin.
- Sendika üyelik kayıtlarınızı ve e-Devlet üzerinden üyelik tarihinizi belgeleyin.
- İşten çıkarıldıysanız süresi içinde işe iade ve sendikal tazminat davası açma imkânını değerlendirin.
- İş mahkemesi kararlarını ve kesinleşme şerhlerini ceza dosyasına sunun; ancak bunların tek başına yeterli olmayabileceğini unutmayın.
- Sendikanın yetki başvurusu, yetki tespiti ve itiraz süreçlerine ilişkin belgeleri dosyaya ekletin.
- Ücretli izne çıkarma, bölüm değiştirme, tutanak düzenleme gibi uygulamaların zamanlamasını yetki başvurusu ve üyelik tarihleriyle karşılaştırın.
- Kovuşturma aşamasında davaya katılma talebinizi açıkça bildirin; katılmayan mağdur hükmü temyiz edemez.
- Sendika olarak sendikanın faaliyetlerinin doğrudan engellendiği olaylarda ikinci fıkra yönünden ayrıca başvuru yapın.
- Şikâyetinizi tehdit, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali gibi bağlantılı suçlar yönünden de değerlendirin.
- Yargılamanın uzaması halinde dava zamanaşımını takip edin.
- İşveren tarafıysanız performans değerlendirmelerini ve fesih gerekçelerini sendikal faaliyetle ilişkisiz ve belgeli şekilde düzenleyin.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.09.2019 T., 2019/285 E., 2019/554 K.
İşçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği nedeniyle feshedilmesi tek başına bireysel sendika hakkına müdahaledir; cebir, tehdit veya sendikaya yönelik hukuka aykırı bir davranış yoksa TCK 118 uygulanmaz. Sendika da birinci fıkradaki suçtan açılan davaya katılamaz. İzmir’deki bir işletmede mutfak, servis ve bakım işlerinde çalışan katılanlar 2010 yılında sendikaya üye olarak iş yerinde örgütlenmeye başlamış; yönetimin durumu öğrenmesi üzerine sanıklardan birinin talimatıyla diğer sanıklar sendikalı işçileri tespit etmiş, katılanların iş sözleşmeleri 21.12.2010 tarihinde performans yetersizliği gerekçesiyle feshedilmiştir. İş mahkemeleri feshin sendikal nedenle yapıldığını kabul ederek işe iadeye karar vermiş ve bu kararlar kesinleşmiştir. Sulh ceza mahkemesinin beraat kararını 18. Ceza Dairesi bozmuş, asliye ceza mahkemesi ise tehdit veya cebrin kanıtlanamadığı gerekçesiyle direnmiştir. Genel Kurul ön sorun olarak, bireysel sendika hakkını koruyan birinci fıkra bakımından sendikanın doğrudan zarar görmediğini ve katılmasını sağlayan özel bir hüküm bulunmadığını belirterek sendikanın katılma hakkı olmadığına karar vermiştir. Esas yönünden “işçinin iş akdinin bir sendikaya üye olması nedeniyle feshedilmesi salt bireysel sendika hakkına yönelik müdahale olarak değerlendirilmeli, eylemde cebir veya tehdit ya da sendikaya yönelik hukuka aykırı bir davranış bulunmadığında fail hakkında TCK’nın 118. maddesinin uygulanmaması gerektiği kabul edilmelidir” demiştir. Katılanlardan ikisinin tehdit edildiklerine ilişkin beyanlarının tanık anlatımları ve diğer delillerle desteklenmediğini de belirtmiştir. Genel Kurul ayrıca “salt işverenler değil işçinin sendikal haklarını engelleme amacıyla hareket eden diğer işçiler de bu suçun faili olabilir” tespitini yapmış ve sendikalı olmayan işçilere göre ücret veya sosyal yardımda ayrım yapılacağı söylenerek tehdit edilmeyi birinci fıkra suçuna örnek göstermiştir. Direnme hükmü isabetli bulunarak beraat hükümleri onanmıştır. Ön sorunda üç üye, üç sanık yönünden ise dört ila altı üye karşı oy kullanmış; diğer iki sanık yönünden oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 03.07.2019 T., 2018/659 E., 2019/11681 K.
Sendikanın yetki başvurusundan sonra gelişen işten çıkarma, istem dışı ücretli izin ve toplu istifa olayları değerlendirilirken işe iade, sendikal tazminat ve yetki itirazı dosyaları getirtilip tüm deliller birlikte incelenmeden beraat kararı verilemez. İddianameye göre bir metal fabrikasının genel müdürü olan sanık, bir toplantıda söylediği sözlerle sendika üyesi işçilerin sendika tercihine baskı yapmış, onları dolaylı yoldan işten çıkarmakla tehdit etmiş; bir süre sonra bazı işçiler işten çıkarılmış, bir kısmı da sendikadan istifa etmiştir. Daire, sendikanın 06.09.2011 tarihinde iş yerinde 46 üyesi bulunduğunu belirterek yetki tespiti için Bakanlığa başvurduğunu tespit etmiştir. Bu tarihten sonra bazı işçilerin baskı gördüklerini anlattığını, 12.09.2011 tarihli toplantıya katılan işçilerin istem dışı ücretli izne gönderildiğini, buna tepki gösteren iki katılanın da izne çıkarıldığını, sendika üyesi işçilerin işten çıkarıldığını ve bir süre sonra 21 işçinin sendikadan istifa ettiğini aktarmıştır. İşe iade davalarında sendikal tazminata hükmedildiği ve şirketin yetki itirazının reddedilerek kesinleştiği de belirtilmiştir. Daire, madde gerekçesindeki “Bu bakımdan söz konusu suç, bir teşebbüs suçu niteliği taşımaktadır” açıklamasını da aktararak, ilgili tüm dosyaların getirtilip “katılan işçilerin istedikleri sendikaya üye olmaya yönelik iradelerinin sakatlanıp sakatlanmadığının tespit edilmesi ve aynı zamanda katılan sendikanın da faaliyetlerinin engellenip engellenmediği kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği” sonucuna varmıştır. Beraat hükmü 03.07.2019 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 26.12.2023 T., 2021/18574 E., 2023/26354 K.
Sendika üyesi işçilere istifa etmezlerse işten çıkarılacaklarını söyleyen kooperatif müdürü hakkındaki mahkûmiyette delil takdiri yerinde bulunmuş; ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin gerekçe ve basit yargılama usulü yönünden hüküm bozulmuştur. Yerel mahkemenin kabulüne göre bir süt kooperatifinde müdür olan sanık, işçi olarak çalışan ve sendikaya üye olan katılanlara sendikadan çıkmaları için değişik günlerde baskı yapmış, istifa etmezlerse işten çıkarılacaklarını söylemiş, çalıştıkları bölümler sık sık değiştirilmiş ve aleyhlerine tutanaklar düzenlenmiştir. Katılanlar sendikadan istifa etmemiş, ancak baskılar nedeniyle üçü işten ayrılmak zorunda kalmış, biri de işten çıkarılmıştır. Mahkeme sanıklardan birini TCK 118/1 uyarınca adli para cezasına, diğerini zincirleme suç hükümleri de uygulanarak dört kez adli para cezasına mahkûm etmiştir. Daire, sanık savunması, katılan ve tanık anlatımları, Bakanlık yazıları, sendika üye kayıtları ve hukuk mahkemesi kararı karşısında mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görmemiştir. Buna karşın kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiği için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanamayacağı yönündeki gerekçeyi kanuni bulmamış, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında basit yargılama usulü yönünden de yeniden değerlendirme yapılmasını istemiştir. Diğer sanığın hükümden sonra 18.03.2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında da “bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu” belirtilmiştir. Hükümler 26.12.2023 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 24.05.2023 T., 2021/9509 E., 2023/18839 K.
Davaya katılmayan mağdur ve şikâyetçiler ile sendikanın beraat hükmünü temyiz yetkisi yoktur; katılanların temyizi üzerine ise sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı dolduğundan dava düşürülmüştür. İddiaya göre bir ambalaj ve yalıtım şirketinin yetkilisi olan sanıklar, fabrikada çalışan ve sendikaya üye olan işçilerle görüşerek sendikadan istifa etmezlerse işten çıkarılacaklarını söylemiş ve bu baskıyla işçilerin sendika üyeliğinden istifa etmelerini sağlamıştır. Yerel mahkeme sanıkların beraatine karar vermiştir. Daire, mağdurlardan birinin tebligata rağmen duruşmalara gelmediğini ve davaya katılmadığını, şikâyetçilerin ilk celsede davaya katılmak istemediklerini açıkça bildirdiğini, sendikanın ise “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2019/285 Esas, 2019/554 Karar sayılı kararı uyarınca suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkının bulunmadığı” gerekçesiyle bunların temyiz istemlerini sıfat yokluğundan reddetmiştir. Katılanların temyizi yönünden ise zamanaşımını kesen son işlemlerin 19.01.2015 ve 10.03.2015 tarihli sorgular olduğunu ve bu tarihlerden itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımının dolduğunu belirlemiştir. Hükümler 24.05.2023 tarihinde tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuş ve kamu davaları zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararı en belirleyici ölçütü koymaktadır: Sendikal nedenle yapılan fesih iş hukukunda işe iade ve sendikal tazminat sonucunu doğurabilir; ancak cebir, tehdit veya sendikaya yönelik hukuka aykırı bir davranış ispatlanmadıkça TCK 118 uygulanmaz. Bu nedenle işten çıkarılan işçinin öncelikle işe iade davası yolunu değerlendirmesi, ceza şikâyetinde ise tehdit içeren sözleri ve tanıklarını ayrıca ortaya koyması gerekir. Dosyada karşı oy kullanan bir üye, sendikalı işçilerin tespit edilip işten çıkarılmasını istifaya zorlama olarak değerlendirmiş; ancak bu görüş çoğunlukta kalmamıştır.
18. Ceza Dairesinin Genel Kuruldan kısa süre önce verdiği 2019 tarihli kararı ise yetki başvurusu, istem dışı izinler, işten çıkarmalar ve toplu istifaların birlikte değerlendirilmesini istemektedir. Genel Kurulun sonraki kararı karşısında bu olaylarda da işçilere yönelik tehdidin ve sendikanın faaliyetlerine doğrudan yönelen hukuka aykırı davranışların ayrıca belirlenmesi önem kazanmaktadır. Yetki süreci için toplu iş sözleşmesi yetki tespiti ve itiraz yazımıza bakılabilir.
4. Ceza Dairesinin 2023 tarihli iki kararı ise usul sorunlarına dikkat çekmektedir. “İstifa etmezseniz işten çıkarılırsınız” şeklindeki sözler mahkûmiyet için yeterli görülmüş, ancak hüküm hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve basit yargılama usulü yönünden bozulmuştur. Diğer dosyada ise davaya katılmayan mağdurların temyiz yetkisinin bulunmaması ve dolan zamanaşımı nedeniyle dava esastan incelenmeden sona ermiştir. Tehdit sözleri için tehdit suçu, süreler için ceza ve dava zamanaşımı yazılarımız incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Her sendikal feshi suç saymak | CGK tek başına feshi yeterli görmemiştir | Cebir veya tehdidi ayrıca ispatlayın |
| Yalnızca işe iade kararına dayanmak | Ceza davasında tehdit ayrıca aranır | Tanık ve yazılı delil sunun |
| Davaya katılma talebinde bulunmamak | Hükmü temyiz yetkisi doğmaz | Kovuşturmada katılma isteğini bildirin |
| Sendikayı birinci fıkrada katılan saymak | CGK sendikanın katılma hakkını kabul etmemiştir | Sendikanın doğrudan engellenen faaliyetlerini ayrıca bildirin |
| Olayları tarih sırasıyla ortaya koymamak | Baskı ile yetki süreci arasındaki bağ görülmez | Üyelik, yetki başvurusu ve fesih tarihlerini karşılaştırın |
| İlgili iş mahkemesi dosyalarını getirtmemek | Eksik inceleme bozma nedeni olmuştur | İşe iade ve yetki itirazı dosyalarını isteyin |
| TCK 119 artırımı istemek | Madde bu suçu kapsamaz | Cezayı TCK 118 sınırları içinde değerlendirin |
| Sanığın ölümünü araştırmamak | Dava düşme sebebi gözden kaçar | Nüfus kayıtlarını kontrol edin |
| Zamanaşımını takip etmemek | Sekiz yıllık süre dolabilir | Son kesen işlemden itibaren süreyi hesaplayın |
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu nedir?
TCK m.118’de düzenlenen, bir kişiyi cebir veya tehditle sendikaya üye olma, olmama, faaliyetlere katılma veya sendikadan ayrılma konusunda zorlamak ya da bir sendikanın faaliyetlerini cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellemektir.
Cezası nedir?
Birinci fıkrada altı aydan iki yıla kadar, ikinci fıkrada bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
“Sendikadan istifa etmezsen işten çıkarılırsın” demek suç mu?
Bu söz tehdit niteliği taşıyabilir. 4. Ceza Dairesi, sendika üyesi işçilere bu şekilde baskı yapan kooperatif müdürü hakkındaki mahkûmiyette delil takdirini yerinde bulmuş, hükmü yalnızca usul yönünden bozmuştur.
Sendikaya üye olduğu için işçiyi işten çıkarmak suç mu?
Ceza Genel Kuruluna göre sendikal nedenle fesih tek başına bireysel sendika hakkına müdahaledir. Cebir, tehdit veya sendikaya yönelik hukuka aykırı bir davranış yoksa TCK 118 uygulanmaz; işçi iş mahkemesinde işe iade ve sendikal tazminat isteyebilir.
İşçinin sendikadan fiilen ayrılması gerekir mi?
Hayır. Madde gerekçesine göre birinci fıkradaki suçun tamamlanması için kişinin sendikadan ayrılması gerekmez; bu amaçla cebir veya tehdit kullanılması yeterlidir.
Bu suçu kimler işleyebilir?
Ceza Genel Kuruluna göre suçun faili herkes olabilir. Yalnızca işverenler değil, işçinin sendikal haklarını engellemek amacıyla hareket eden diğer işçiler de fail olabilir.
Sendika davaya katılabilir mi?
Ceza Genel Kuruluna göre birinci fıkradaki suç bireysel sendika hakkını koruduğundan sendika doğrudan zarar görmez ve bu davaya katılamaz. Kararda üç üye bu görüşe karşı oy kullanmıştır.
Davaya katılmayan işçi hükmü temyiz edebilir mi?
Hayır. 4. Ceza Dairesi, davaya katılmayan mağdur ve katılmak istemediğini bildiren şikâyetçilerin temyiz istemlerini sıfat yokluğundan reddetmiştir.
Ücrette ayrım yapılacağı söylemek suç mu?
Ceza Genel Kurulu, işçinin ücretinde veya sosyal yardım alacaklarında sendikalı olmayan işçilere göre ayrım yapılacağından bahisle tehdit edilmesini birinci fıkradaki suça örnek göstermiştir.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.118’de şikâyet şartı öngörülmemiştir; suç resen soruşturulur.
Silahla veya birden fazla kişiyle işlenirse ceza artar mı?
TCK m.119’daki bir kat artırım hükmü bu suçu saymamıştır. Somut olayda başka suçlar oluşuyorsa onlar ayrıca değerlendirilir.
Sendikanın faaliyetlerini engellemek ne demek?
İkinci fıkra sendika tüzel kişiliğinin yasal faaliyetlerini korur. Ceza Genel Kuruluna göre aidat toplama, üye kaydetme, toplu iş sözleşmesi yapma gibi kolektif faaliyetlerin cebir, tehdit veya hukuka aykırı davranışla engellenmesi bu kapsamdadır.
Zamanaşımı ne kadar?
Her iki fıkradaki suç için olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. 4. Ceza Dairesi, son sorgulardan itibaren bu sürenin dolduğu dosyada davayı düşürmüştür.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Koşulları varsa mümkündür. 4. Ceza Dairesi, cezanın adli para cezasına çevrildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini kanuni bulmamıştır.
Hangi mahkeme görevlidir?
Ceza sınırları dikkate alındığında dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.118 — Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.106 — Tehdit
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.43 — Zincirleme suç
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.64 — Sanığın ölümü
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237 — Kamu davasına katılma
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.260 — Kanun yollarına başvuru hakkı
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.51 — Sendika kurma hakkı
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25 — Sendika özgürlüğünün güvencesi
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.11 — Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü
İlgili yazılarımız: Sendikal tazminat davası · İşe iade davası · Yetki tespiti ve itiraz · Tehdit suçu · Ceza ve dava zamanaşımı
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.