Nafaka Kaldırma ve Azaltma Davası

- Yeniden evlenme ve ölüm hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; diğer hâllerde mahkeme kararı gerekir.
- Fiilen birlikte yaşama için “aynen evlilik gibi ortak bir hayat kurulmuş olması” aranır; somut ve inandırıcı delil şarttır.
- Asgari ücret düzeyinde gelir tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz.
- Yoksulluğun kalktığının kabulü için gelirin asgari ücretin üzerinde ve sürekli olması gerekir.
- Kaldırma talebi, azaltma talebini de içerir — mahkeme tümden reddetmek yerine indirim yapmalıdır.
- Sırf boşanmayı sağlamak için gücünün üzerinde yükümlülük üstlenen kişinin sonradan indirim istemesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
- Nafaka geçmişe dönük değil, kural olarak dava tarihinden itibaren kaldırılır veya azaltılır.
Nafaka, bir kez hükmedildiğinde sonsuza kadar aynı kalmaz. Türk Medeni Kanunu m.176/4, tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde nafakanın artırılabileceği gibi azaltılabileceğini de öngörür. Ayrıca m.176/3, yoksulluk nafakasının hangi hâllerde tamamen kaldırılacağını düzenler.
Yoksulluk nafakası hangi hâllerde kaldırılır?
TMK m.176/3’ün metni, iki farklı sonuç doğuran iki grup hâl öngörür:
| Hâl | Sonuç |
|---|---|
| Alacaklının yeniden evlenmesi | Kendiliğinden kalkar |
| Taraflardan birinin ölümü | Kendiliğinden kalkar |
| Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması | Mahkeme kararıyla kaldırılır |
| Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması | Mahkeme kararıyla kaldırılır |
| Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi | Mahkeme kararıyla kaldırılır |
Ayrım pratikte belirleyicidir: ilk iki hâlde nafaka kanun gereği sona erer ve ödemeye devam edilmişse ödenen tutarlar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir. Diğer üç hâlde ise nafaka dava açılıp mahkeme karar verene kadar devam eder; kendi kararınızla ödemeyi kesmek icra takibiyle karşılaşmanıza yol açar.
“Yoksulluk” nedir?
Yargıtay’ın istikrarlı tanımı, Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.1998 tarihli, 1998/2-656 E., 1998/688 K. sayılı kararına dayanır: “yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.”
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2016/9614, K.2017/2483, 06.03.2017 Ölçütü sayısallaştırır: “Davalının yoksulluğunun ortadan kalktığının kabul edilebilmesi için; asgari ücret düzeyinin üzerinde gelirinin bulunması ve gelirinin devam etmesi gerekmektedir.” Olayda nafaka alacaklısı kadın otelde geçici işçi olarak 900 TL ile çalışıyordu; Daire, aldığı nafakayla geçinmesinin mümkün görünmediğini ve işinin devamlı ve güvenli olacağının belli olmadığını belirterek, TMK m.4’teki hakkaniyet ilkesi gözetilmeksizin verilen kaldırma kararını bozmuştur.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2016/10871, K.2017/227, 18.01.2017 Asgari ücret tartışmasını iki yönlü kapatır: Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmediği gibi, “asgari ücretin üzerinde gelire sahip olunması da” olanaksız kılan bir olgu sayılmamıştır (HGK 07.10.1998, 26.12.2001 ve 01.05.2002 tarihli kararları). Bu olgular yalnızca nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınır.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2016/10723, K.2017/212, 18.01.2017 Uygulamada en çok işe yarayan kural buradadır: “yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi, azaltılması talebini de içermekte” olduğundan, alacaklının yeni geliri onu yoksulluktan tamamen kurtarmasa bile mali durumunu olumlu yönde değiştirmişse, mahkeme davayı tümden reddetmek yerine hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapmalıdır. Daire, tümden ret kararını bu nedenle bozmuştur.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2020/1980, K.2020/3397, 29.06.2020 “Fiilen evliymiş gibi yaşama” eşiğini gösterir: TMK m.176/3’e göre kaldırma için “aynen evlilik gibi ortak bir hayat kurularak, fiilen birlikte yaşamak” gerekir. Aylık 8.000 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilen olayda Daire, davalının başka biriyle evlenme olmaksızın fiilen birlikte yaşadığına dair somut, inandırıcı delil bulunmadığını ve indirim koşullarının da oluşmadığını saptayarak kararı bozmuştur. Kararda ayrıca işlem temelinin çökmesi veya tarafların mali durumlarının değişmesinin iradın kaldırılmasını ya da yeniden belirlenmesini gerektirebileceği belirtilmiştir.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2014/7169, K.2014/14427, 04.11.2014 Boşanma protokolüyle üstlenilen yüksek nafakalar bakımından belirleyicidir: “sırf boşanmayı sağlayabilmek için, bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü protokolle üstlenen kişinin, sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması ya da azaltılması yönünden talepte bulunması da iyi niyet, doğruluk dürüstlük ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri ile bağdaşmaz.” Yani “boşanmak için kabul etmiştim” savunması tek başına indirim sebebi değildir.
Azaltma davası: hangi değişiklikler dikkate alınır?
- Borçlunun gelirinde gerçek ve sürekli düşüş — işsizlik, emeklilik, iş kaybı; geçici düşüş yeterli değildir.
- Yeni bakım yükümlülükleri — yeniden evlenme, doğan çocuklar, bakmakla yükümlü olunan kişiler.
- Sağlık durumunda ağırlaşma ve düzenli tedavi gideri.
- Alacaklının gelirinde artış — işe girme, miras, kira geliri, sosyal yardım aylığı.
- Alacaklının giderlerinde azalma — konut sahibi olma, aile yanına taşınma.
- Nafakanın alım gücü — enflasyon karşısında değerinin değişmesi.
- Hakkaniyet — TMK m.4 uyarınca hâkim tüm koşulları birlikte tartar.
İştirak nafakası ayrıdır
| Yoksulluk nafakası | İştirak nafakası | |
|---|---|---|
| Kime | Eski eşe | Çocuğa (velayet kendisinde olan eş adına) |
| Dayanak | TMK m.175–176 | TMK m.182, 327–328 |
| Yeniden evlenme | Kendiliğinden kalkar | Etkilemez |
| Sona erme | m.176/3’teki hâller | Çocuğun erginliği (eğitim sürüyorsa devam edebilir) |
| Yoksulluk ölçütü | Aranır | Aranmaz — ana babanın bakım yükümlülüğüdür |
Dava nasıl açılır?
- Görevli mahkeme aile mahkemesidir; yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
- Talebinizi kademeli kurun: öncelikle kaldırma, olmazsa azaltma. Kaldırma talebi azaltmayı da içerse de açıkça belirtmek yararlıdır.
- Sosyal ve ekonomik durum araştırması istenir; her iki taraf için yaptırılmalıdır.
- Delillerinizi somutlaştırın: SGK hizmet dökümü, tapu ve araç kayıtları, banka hareketleri, kira sözleşmesi, tanık.
- Fiilen birlikte yaşama iddiasında adres kayıtları, komşu ve apartman görevlisi beyanları, fotoğraf ve sosyal medya kayıtları kullanılır.
- Ara karar isteyin: yargılama uzun sürebileceğinden tedbir talebini değerlendirin.
- Ödemeyi kendiliğinizden kesmeyin — karar kesinleşene kadar icra takibi riski sürer.
- Karar sonrası icra dosyasına ilamı sunarak takibin durdurulmasını isteyin.
- Dava açmadan ödemeyi kesmek. Kaldırma çoğu hâlde mahkeme kararına bağlıdır.
- “Asgari ücretle çalışmaya başladı” demekle yetinmek. Bu tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz.
- Gelirin sürekliliğini ispatlamamak. Geçici iş kaldırma için yeterli görülmez.
- Yalnızca kaldırma talep etmek. Kademeli talep kurmak sonucu güçlendirir.
- Birlikte yaşamayı soyut iddia olarak ileri sürmek. Somut ve inandırıcı delil aranır.
- Protokolle üstlenilen yükümlülüğü sonradan reddetmek. Dürüstlük kuralına aykırı bulunur.
- İştirak nafakasını yoksulluk nafakasıyla karıştırmak. Koşulları ve sona ermesi farklıdır.
- Geçmişe dönük kaldırma beklemek. Kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğar.
Eski eşim çalışmaya başladı, nafaka kalkar mı?
Otomatik olarak kalkmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne göre yoksulluğun ortadan kalktığının kabul edilebilmesi için nafaka alacaklısının asgari ücret düzeyinin üzerinde gelirinin bulunması ve bu gelirin devam etmesi gerekir. Bir kararda, otelde geçici işçi olarak asgari ücret civarında çalışan alacaklının işinin devamlı ve güvenli olacağının belli olmadığı belirtilerek kaldırma kararı bozulmuştur. Ancak gelir, mali durumu olumlu yönde değiştirmişse nafakada indirim yapılabilir.
Asgari ücretle çalışmak yoksulluğu ortadan kaldırır mı?
Kaldırmaz. Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmediği gibi, asgari ücretin üzerinde gelire sahip olunması da olanaksız kılan bir olgu sayılmamıştır. Bu olgular yalnızca nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınır. Yoksulluk ise yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak düzeyde gelirin bulunmaması olarak tanımlanmaktadır.
Kaldırma davası reddedilirse indirim de alamaz mıyım?
Alabilirsiniz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin azaltılması talebini de içerdiğini belirtmiştir. Bu nedenle alacaklının elde ettiği düzenli gelir onu yoksulluktan tamamen kurtarmasa bile mali durumunu olumlu yönde değiştirmişse, mahkemenin davayı tümden reddetmesi değil, nafakada hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapması gerekir. Daire, tümden ret kararını bu gerekçeyle bozmuştur.
Eski eşim biriyle yaşıyor, nafakayı kestirebilir miyim?
Koşulları ispatlarsanız evet, ancak eşik yüksektir. TMK m.176/3’e göre alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması mahkeme kararıyla kaldırma sebebidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bunun için aynen evlilik gibi ortak bir hayat kurularak fiilen birlikte yaşanması gerektiğini vurgulamış; somut ve inandırıcı delil bulunmayan bir olayda davanın reddi gerektiğine hükmetmiştir. Adres kayıtları, tanık beyanları ve süreklilik gösteren ortak yaşam belirtileri aranır.
Boşanma protokolünde yüksek nafaka kabul ettim, indirtebilir miyim?
Sadece bu gerekçeyle indirtemezsiniz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sırf boşanmayı sağlayabilmek için bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü protokolle üstlenen kişinin sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması ya da azaltılması yönünde talepte bulunmasının iyi niyet, doğruluk, dürüstlük ve sözleşmeye bağlılık ilkeleriyle bağdaşmayacağını belirtmiştir. İndirim için protokol sonrası ortaya çıkan gerçek ve sürekli bir değişiklik gösterilmelidir.
Eski eşim yeniden evlenirse dava açmam gerekir mi?
Gerekmez. TMK m.176/3 uyarınca irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Bu iki hâlde mahkeme kararına ihtiyaç yoktur. Buna karşılık fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir; bu hâllerde ödemeyi kendiliğinden kesmek icra takibi riski doğurur.
İştirak nafakası da aynı şekilde kalkar mı?
Hayır. İştirak nafakası çocuğun bakımı için ana babanın yükümlülüğüne dayanır; yoksulluk ölçütüne bağlı değildir ve alacaklının yeniden evlenmesinden etkilenmez. Kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa koşulları varsa devam edebilir. İştirak nafakasının miktarı ise tarafların mali durumlarındaki değişikliğe göre artırılabilir veya azaltılabilir.
Nafaka geçmişe dönük kaldırılabilir mi?
Kural olarak kaldırma ve azaltma dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; geçmişte doğmuş ve muaccel hâle gelmiş nafaka alacakları bundan etkilenmez. Buna karşılık alacaklının yeniden evlenmesi gibi nafakanın kendiliğinden kalktığı hâllerde, sona erme tarihinden sonra ödenen tutarlar için sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı iade talebi gündeme gelebilir. Bu tür taleplerin ayrıca ve delilleriyle ileri sürülmesi gerekir.
- 4721 sayılı TMK m.175 — Yoksulluk nafakası
- 4721 sayılı TMK m.176/3 — Nafakanın kendiliğinden kalkması ve kaldırılması
- 4721 sayılı TMK m.176/4 — İradın artırılması veya azaltılması
- 4721 sayılı TMK m.4 — Hâkimin takdir yetkisi ve hakkaniyet
- 4721 sayılı TMK m.2 — Dürüstlük kuralı
- 4721 sayılı TMK m.182, 327–328 — İştirak nafakası ve erginlik
- 6098 sayılı TBK m.77 vd. — Sebepsiz zenginleşme
- 4787 sayılı Kanun — Aile mahkemelerinin görevi
Nafakanın süresi için yoksulluk nafakası süresi, terk sebebiyle boşanma için terk nedeniyle boşanma, mal rejiminin tasfiyesi için katkı payı ve katılma alacağı yazılarımıza bakabilirsiniz. Alan bilgisi: Aile ve Boşanma Hukuku.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
İçtihat zaman içinde değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel karar taraması yapılmalıdır.