Küçük Düşürücü Suç ve Haysiyetsiz Hayat Nedeniyle Boşanma (TMK m.163): Şartlar, Kesinleşmiş Mahkûmiyet, Yaşam Tarzı Ölçütü ve Yargıtay Kararları

- TMK m.163’e göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu nedenle onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.
- Madde iki ayrı özel boşanma sebebini içerir: küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme.
- Her iki sebepte de ayrıca diğer eşten birlikte yaşamanın beklenemeyeceğinin ortaya konulması gerekir.
- Zina ve onur kırıcı davranıştan farklı olarak TMK m.163’te hak düşürücü süre öngörülmemiştir; dava “her zaman” açılabilir.
- Kanun küçük düşürücü suçları tek tek saymamıştır; değerlendirme somut olaya göre yapılır.
- 2. Hukuk Dairesi, suç işleme sebebine dayalı boşanma için dosyada küçük düşürücü suçtan kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti bulunması gerektiğini kabul etmiştir.
- Fuhuşa aracılık suçundan mahkûmiyet nedeniyle TMK m.163’e dayalı boşanma kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 2. Hukuk Dairesine göre haysiyetsiz hayattan söz edilebilmesi için davranışın bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve devamlılık göstermesi gerekir.
- Eşin başka biriyle tek bir ilişkisi, evliliği çekilmez hâle getirse bile tek başına haysiyetsiz hayat sayılmamaktadır.
- 2. Hukuk Dairesi, sürekli borçlanma şeklindeki eylemlerin haysiyetsiz hayat sürme sayılamayacağını belirtmiştir.
- Boşanma davalarında hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m.184).
- Uygulamada TMK m.163 davası çoğunlukla terditli olarak açılır; asli talep reddedilirse evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi incelenir.
- Terditli davada özel sebep ispatlanamazsa mahkeme ikincil talep hakkında tüm delilleri değerlendirerek karar vermelidir.
- Özel boşanma sebebi kabul edilse bile tazminat ve nafaka talepleri için kusur durumu ayrıca önem taşır.
- 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla TMK m.166’nın dördüncü fıkrası değiştirilmiştir; reddedilen davadan sonra açılacak boşanma davaları bakımından bu değişiklik dikkate alınmalıdır.
Eşin ağır bir suçtan mahkûm olması, suç işlemeyi alışkanlık hâline getirmesi veya toplum içinde utanç verici bir yaşam tarzı benimsemesi, diğer eş için evliliği sürdürmeyi imkânsız kılabilir. Türk Medeni Kanunu bu durumları “suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme” başlığı altında özel bir boşanma sebebi olarak düzenlemiştir.
Uygulamada ise hangi suçun küçük düşürücü sayılacağı, kesinleşmiş bir mahkûmiyetin şart olup olmadığı, borçlanma, madde kullanımı veya evlilik dışı ilişkinin haysiyetsiz hayat sayılıp sayılmayacağı sıkça tartışılmaktadır. Aşağıda TMK m.163 ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararları ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Küçük düşürücü suç işleme | TMK m.163 | Özel boşanma sebebi |
| Kesinleşmiş mahkûmiyet | Y2HD 20.10.2025 | Dosyada bulunmalı |
| Fuhuşa aracılık mahkûmiyeti | Y2HD 26.03.2024 | Boşanma kararı onandı |
| Haysiyetsiz hayat ölçütü | Y2HD 22.05.2024 | Yaşam tarzı ve devamlılık |
| Tek bir evlilik dışı ilişki | Y2HD 22.05.2024 | Haysiyetsiz hayat sayılmaz |
| Sürekli borçlanma | Y2HD 20.10.2025 | Haysiyetsiz hayat sayılmaz |
| Dava açma süresi | TMK m.163; m.161-162 | Hak düşürücü süre yok |
| Terditli dava | HMK m.111 | Asli talep reddedilirse fer’î incelenir |
| Zina ile birlikte ileri sürülmesi | Y2HD 23.05.2024 | Her sebep ayrı ispatlanmalı |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Eşinizin işlediği suça ilişkin ceza dosyasının numarasını ve mahkemesini öğrenin.
- Ceza kararının kesinleşip kesinleşmediğini kesinleşme şerhi ile kontrol edin.
- Kesinleşmiş karar yoksa suç işleme sebebini tek başına dayanak yapmaktan kaçının.
- Haysiyetsiz hayat iddiasında davranışın süreklilik gösterdiğini ortaya koyan olay, tarih ve tanıkları listeleyin.
- Tek bir olaya dayanıyorsanız bunun genel boşanma sebebi kapsamında da değerlendirilmesini isteyin.
- Dava dilekçesinde asli olarak TMK m.163’e, terditli olarak TMK m.166/1’e dayanın.
- Olayların birlikte yaşamayı sizin açınızdan neden beklenemez hâle getirdiğini somut biçimde açıklayın.
- Tanıkların görgüye dayalı bilgi sahibi olmasına dikkat edin.
- Nafaka, velâyet ve tazminat taleplerinizi dilekçede açıkça belirtin.
- Davalının dava ehliyetini etkileyebilecek bağımlılık veya ruhsal durum varsa bunu mahkemeye bildirin.
- Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesine özen gösterin.
- Davanız reddedilirse TMK m.166’nın güncel dördüncü fıkrasındaki bir yıllık süreyi takip edin.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.10.2025 T., 2025/2470 E., 2025/8940 K.
Suç işleme sebebine dayalı boşanma için dosyada küçük düşürücü suçtan kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti bulunmalıdır; sürekli borçlanma ise haysiyetsiz hayat sürme sayılmaz. Kadın, asli olarak TMK m.163’teki suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, bu kabul edilmezse TMK m.166/1’deki evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanarak terditli boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi, erkeğin dolandırıcılık suçu işleyerek ve sürekli başkalarına borçlanarak haysiyetsiz hayat sürdüğünü kabul etmiş, ancak özel sebep ispatlandığından yalnız TMK m.163’e dayalı boşanma hükmü kurulması gerektiğini belirterek hükümden TMK m.166/1 ibaresini çıkarmıştır. Daire, erkeğin sürekli borçlanma şeklindeki eylemlerinin haysiyetsiz hayat sayılamayacağını belirtmiştir. Suç işleme sebebi yönünden ise “davalı hakkında küçük düşürücü bir suç nedeniyle kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı dosya içerisinde bulunmamaktadır” diyerek bu sebebin de gerçekleşmediğini kabul etmiştir. Bu durumda kadının terditli davasının ikincil talebi olan evlilik birliğinin sarsılması sebebi hakkında tüm deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini açıklamıştır. Bölge adliye mahkemesi kararı 20.10.2025 tarihinde davalı erkek vekilinin temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.03.2024 T., 2023/5610 E., 2024/2120 K.
Eşin fuhuşa aracılık suçundan mahkûm edilmesi, diğer eş bakımından küçük düşürücü bir suç olarak TMK m.163’e dayalı boşanma sebebi kabul edilmiştir. Erkek, eşinin fuhuşla bağlantılı suçlardan yargılandığını ve mahkûm olduğunu ileri sürerek TMK m.163’e dayalı boşanma ile maddî ve manevî tazminat talep etmiştir. Davalı kadın, hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunduğundan davayı vasisi aracılığıyla takip etmiştir. İlk derece mahkemesi, kadının ağır ceza mahkemesinin kararıyla bir kimseyi fuhuşa aracılık etmek suçundan mahkûm edildiğini, “davalının işlemiş olduğu bu suçun davacı açısından küçük düşürücü olduğu” ve bu nedenle kendisinden evliliği sürdürmesinin beklenemeyeceğini belirterek davayı kabul etmiş, erkek lehine tazminata hükmetmiştir. Kadının vasisi, davacının kadının yaşam tarzını bilerek evlendiğini ve bunu yıllarca sorun etmediğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddetmiştir. Daire, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmemiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı 26.03.2024 tarihinde davalı vasisi vekilinin temyizi üzerine oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.05.2024 T., 2023/9150 E., 2024/3738 K.
Haysiyetsiz hayattan söz edilebilmesi için başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve devamlılık göstermesi gerekir; eşin tek bir ilişkisi bu sebebi oluşturmaz. Karşılıklı boşanma davalarının sürdüğü dönemde erkek, kadının dava devam ederken başka bir erkekle birliktelik yaşadığını ve güven sarsıcı davranışlar sergilediğini ileri sürerek onur kırıcı davranış ve haysiyetsiz hayat sürme sebeplerine dayalı ayrı bir dava açmıştır. İlk derece mahkemesi bu davayı hem TMK m.162 hem de m.163 uyarınca kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi kadının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, “başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş olması ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir” ölçütünü hatırlatarak kadının bir başka erkekle ilişkisinin tanık beyanlarıyla anlaşıldığını, bu eylemin eşiyle birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Ancak kadının açtığı davadaki boşanma hükmü kesinleştiğinden erkeğin bu sebebe dayalı davasının konusuz kaldığını ve bu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. TMK m.163’e dayalı kabul hükmü 22.05.2024 tarihinde kadın vekilinin temyizi üzerine oybirliğiyle kaldırılıp bozulmuş, kararın diğer bölümleri onanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.05.2024 T., 2023/5251 E., 2024/3791 K.
Zina ile haysiyetsiz hayat sürme sebepleri birlikte ileri sürüldüğünde her biri ayrı ayrı ispatlanmalıdır; özel sebep olan zina sabit olduğunda ayrıca kusur değerlendirmesi yapılmaz. Kadın, erkeğin başka bir kadınla otellerde konakladığını, madde ve alkol kullandığını ileri sürerek asli olarak zina ve haysiyetsiz hayat sürme, terditli olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanmıştır. Bölge adliye mahkemesi önce, erkeğin dava ve fiil ehliyetini etkileyecek derecede bağımlılığı bulunup bulunmadığının sağlık kurulu raporuyla araştırılması için dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermiştir. Yeniden yapılan yargılamada ilk derece mahkemesi TMK m.161 ve 163 uyarınca boşanmaya karar vermiş; bölge adliye mahkemesi ise zinanın sabit olduğunu, erkeğin haysiyetsiz bir hayat sürdüğünün ise ispatlanamadığını belirterek TMK m.163’e dayalı talebi reddetmiş, “özel boşanma sebebi olan zinaya dayalı boşanma davası sübut bulduğundan artık kusur değerlendirmesi yapılması mümkün bulunmadığı” gerekçesiyle kararın sair bölümlerini yerinde bulmuştur. Daire, zina sebebine, kusur belirlemesine ve tazminatlara yönelik temyiz itirazlarını bozmayı gerektirecek nitelikte görmemiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı 23.05.2024 tarihinde davalı erkek vekilinin temyizi üzerine oybirliğiyle onanmıştır; TMK m.163’e dayalı talebin reddi kadın tarafından temyiz edilmemiştir.
Aynı ölçüt daha önce Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.12.2011 tarihli ve 2011/1829 E., 2011/23825 K. sayılı kararında da uygulanmıştır. Bu kararda kadının başka bir erkekle cep telefonuyla konuşup mesajlaştığının anlaşıldığı, bu eylemin eşiyle birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek münhasıran TMK m.163’e dayanan erkeğin davasının kabulüne ilişkin hüküm oybirliğiyle bozulmuştur.
Aldatma iddialarında ayrıca zina nedeniyle boşanma, şiddet ve aşağılayıcı davranışlarda hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış yazılarımız incelenebilir. Diğer özel sebepler için özel boşanma sebepleri ve terk nedeniyle boşanma, boşanmanın mali sonuçları için boşanmada maddî ve manevî tazminat, kusur değerlendirmesi için boşanmada kusur sayılan hâller yazılarımıza bakılabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Soruşturma aşamasındaki suçlamaya dayanmak | Kesinleşmiş mahkûmiyet aranır | Kesinleşme şerhli kararı sunun |
| Her suçu küçük düşürücü saymak | Talep reddedilebilir | Suçun niteliğini ve etkisini açıklayın |
| Tek bir ilişkiyi haysiyetsiz hayat saymak | Yaşam tarzı ölçütü karşılanmaz | Zina veya TMK m.166/1’i değerlendirin |
| Borçları haysiyetsiz hayat olarak ileri sürmek | Yargıtay kabul etmiyor | Genel sebep kapsamında anlatın |
| Davayı terditli açmamak | Özel sebep ispatlanamazsa dava reddedilir | TMK m.166/1’i fer’î talep yapın |
| Birlikte yaşamanın beklenemezliğini açıklamamak | Maddenin ikinci şartı eksik kalır | Somut etkileri anlatın |
| Görgüye dayanmayan tanık göstermek | İspat zayıflar | Olayı bizzat bilen tanıkları dinletin |
| İkrarı yeterli sanmak | TMK m.184’e göre hâkimi bağlamaz | Bağımsız deliller sunun |
| Ehliyet sorununu gözden kaçırmak | Dosya geri gönderilebilir | Bağımlılık veya ruhsal durumu bildirin |
TMK 163 hangi boşanma sebebini düzenler?
Küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebeplerini düzenler; her ikisinde de birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi gerekir.
Bu dava için süre sınırı var mı?
Hayır. Madde “her zaman boşanma davası açabilir” ifadesini kullanır. Zina ve onur kırıcı davranış sebeplerinde ise altı ay ve beş yıllık hak düşürücü süreler vardır.
Hangi suçlar küçük düşürücü sayılır?
Kanun bir liste vermemiştir. Değerlendirme somut olaya göre yapılır; 2. Hukuk Dairesi, fuhuşa aracılık suçundan mahkûmiyet nedeniyle verilen boşanma kararını onamıştır.
Eşimin mahkûmiyetinin kesinleşmesi gerekir mi?
2. Hukuk Dairesi, suç işleme sebebine dayalı boşanma için dosyada küçük düşürücü suçtan kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti bulunmadığında bu sebebin gerçekleşmediğini kabul etmiştir.
Haysiyetsiz hayat ne demektir?
2. Hukuk Dairesine göre haysiyetsiz hayattan söz edilebilmesi için davranışın bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir.
Eşimin başka biriyle ilişkisi haysiyetsiz hayat sayılır mı?
Tek bir ilişki genellikle sayılmamaktadır. 2. Hukuk Dairesi, bu tür bir eylemin evliliği çekilmez hâle getirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.
Eşimin sürekli borçlanması bu kapsama girer mi?
2. Hukuk Dairesi, sürekli borçlanma şeklindeki eylemlerin haysiyetsiz hayat sürme sayılamayacağını kabul etmiştir. Bu durum genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilebilir.
Mesajlaşma haysiyetsiz hayat sayılır mı?
2. Hukuk Dairesi 2011 tarihli kararında başka biriyle telefonla konuşup mesajlaşmanın haysiyetsiz yaşam sayılamayacağını belirtmiştir.
Davayı hem TMK 163 hem TMK 166’ya dayandırabilir miyim?
Evet. HMK m.111 uyarınca terditli dava açılabilir; mahkeme asli talebi esastan reddetmedikçe fer’î talebi inceleyemez.
Özel sebep ispatlanamazsa dava reddedilir mi?
Terditli dava açıldıysa mahkeme ikincil talep olan evlilik birliğinin sarsılması sebebini tüm deliller üzerinden değerlendirmelidir. 2. Hukuk Dairesi bu nedenle bir bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Zina ve haysiyetsiz hayatı birlikte ileri sürebilir miyim?
Evet; ancak her sebep ayrı ispatlanmalıdır. Onanan bir kararda zina sabit görülmüş, haysiyetsiz hayat ise ispatlanamadığı için reddedilmiştir.
Eşim cezaevindeyse dava nasıl yürür?
Onanan bir kararda hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan kadın davayı vasisi aracılığıyla takip etmiştir. Hükümlünün vesayet durumu dosyada ayrıca dikkate alınmalıdır.
Tazminat isteyebilir miyim?
TMK m.174’e göre boşanma yüzünden menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddî, kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevî tazminat isteyebilir.
Eşimin ikrarı yeterli olur mu?
Hayır. TMK m.184’e göre boşanma davasında tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz; hâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmelidir.
Davam reddedilirse ne olur?
7532 sayılı Kanunla değişik TMK m.166/4’e göre ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.163 — Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161 — Zina
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.162 — Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.164 — Terk
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.174 — Maddî ve manevî tazminat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 — Yoksulluk nafakası
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.184 — Boşanmada yargılama usulü
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.111 — Terditli dava
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190 — İspat yükü
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.369 — Temyiz incelemesi ve duruşma
- 7532 sayılı Kanun m.13 — TMK m.166/4 değişikliği
İlgili yazılarımız: Özel boşanma sebepleri · Zina nedeniyle boşanma · Onur kırıcı davranış · Boşanmada tazminat · Boşanmada kusur
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.