Gazetecinin Kıdem Tazminatı, Yıllık İzni ve %5 Fazla Ödeme (5953)

- Basın İş Kanunu, gazete, internet haber siteleri, mevkuteler ile haber ve fotoğraf ajanslarında fikir ve sanat işlerinde çalışanlara uygulanır.
- Bu kapsamdaki çalışan “gazeteci” sayılır ve 4857 sayılı İş Kanunu’na değil, 5953 sayılı Kanun’a tabi olur.
- Gazetecinin kıdemi, aynı işveren yanındaki süre değil, meslekteki toplam süre esas alınarak hesaplanır.
- Kıdem tazminatı için aranan beş yıllık meslek kıdemi şartı, Anayasa Mahkemesinin 4/5/2023 tarihli kararıyla iptal edilmiştir.
- Kıdem hesabında altı aydan az artık sürenin dikkate alınmamasını öngören kural da aynı kararla iptal edilmiştir.
- Gazetecinin kıdem tazminatında tavan uygulanmaz; her hizmet yılı için son aylık üzerinden bir aylık ücret ödenir.
- Bir kez kıdem tazminatı alan gazetecinin kıdemi yeni işe girişinden itibaren hesaplanır; aksi yönde sözleşme geçerlidir.
- Ücretin gününde ödenmemesi hâlindeki günlük %5 fazla ödeme kuralı (m.14/2), Anayasa Mahkemesince 25/12/2019’da iptal edilmiştir.
- Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerine ilişkin %5 fazla ödeme kuralı da 19/9/2019 tarihli kararla iptal edilmiştir.
- Yargıtay, bu iptallerin kesinleşmemiş derdest davalara da uygulanacağını kabul etmektedir.
- İptal nedeniyle reddedilen %5 talepleri için davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekir.
- Günlük mevkutede bir yılını dolduran gazeteciye dört hafta, meslekte on yılı aşana altı hafta ücretli izin verilir.
- İzin hakkından feragat edilemez; yıllık izin kıdemi de meslekteki hizmet süresine göre hesaplanır.
- Yıllık izin ücretinin iki kat ödenmesi, ancak gazeteci çalışırken izin talep edip kullandırılmadığını ileri sürmüşse gündeme gelir.
- Kanunda özel hüküm bulunmadığından kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülür.
Basın çalışanlarının hakları, İş Kanunu’nun dışında, 1952 tarihli ve 5953 sayılı özel bir kanunla düzenlenmiştir. Bu kanun uzun yıllar gazetecilere sıradan işçiden daha güçlü bir koruma sağladı: kıdem meslekteki toplam süre üzerinden hesaplanıyor, tavan uygulanmıyor, gününde ödenmeyen ücret için günlük yüzde beş oranında ağır bir yaptırım işliyordu.
Son beş yılda bu tablo kökten değişti. Anayasa Mahkemesi üç ayrı kararla kanunun hem gazeteci aleyhine hem gazeteci lehine olan bazı kurallarını iptal etti; Yargıtay da bu iptalleri görülmekte olan davalara uyguladı. Bugün bir gazetecinin alacağını hesaplayabilmek için, hangi kuralın ne zaman yürürlükten kalktığını bilmek zorunludur. Aşağıda bu değişim, kararların kendi cümleleriyle sırayla ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Eski durum | Bugünkü durum |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı için asgari süre | Meslekte en az beş yıl | Şart iptal edildi; genel hükümlere göre değerlendirilir |
| Artık süre | Altı aydan az artık süre hesaba katılmazdı | Kural iptal edildi |
| Kıdem hesabının esası | Meslekteki toplam süre | Değişmedi; meslek kıdemi esastır |
| Kıdem tazminatı tavanı | Tavan yok | Değişmedi; tavan uygulanmaz |
| Ücrette %5 fazla ödeme | Günlük %5 (m.14/2) | 25/12/2019 kararıyla iptal |
| Fazla çalışma ve tatillerde %5 | Günlük %5 (ek m.1/8) | 19/9/2019 kararıyla iptal |
| Yıllık izin süresi | Bir yıl sonunda dört hafta, on yıl sonrası altı hafta | Değişmedi |
| İzin ücretinin iki katı | m.29 uyarınca iki kat | Yalnızca çalışırken izin talep edilip verilmediğinde |
| Kıdem tazminatına faiz | Kanunda özel hüküm yok | Dava tarihinden itibaren yasal faiz |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Önce kapsamı belirleyin: gazete, internet haber sitesi, mevkute veya haber-fotoğraf ajansında “fikir ve sanat işi” yapıp yapmadığınızı somut görev tanımıyla ortaya koyun.
- Sözleşmenizin adına değil içeriğine bakın; “danışmanlık” veya “telif” adı taşıyan ilişkilerde bağımlılık unsurunun bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmektedir.
- Meslek kıdeminizi belgeleyin: basın kartı kayıtları, işverenin verdiği beyannameye dayalı sicil kayıtları ve her türlü yazılı belge kullanılabilir.
- Daha önce başka bir işverenden kıdem tazminatı alıp almadığınızı netleştirin; alınmışsa o döneme ilişkin kıdemden son işveren sorumlu tutulmaz.
- Aksine sözleşme hükmü olup olmadığını kontrol edin; kanun, kıdemin sıfırlanmasına aykırı sözleşmeyi geçerli saymıştır.
- Kıdem tazminatı hesabında tavan uygulanmadığını ve son aylık üzerinden hesap yapılacağını bilerek bilirkişi raporunu denetleyin.
- %5 fazla ödeme talebinizin dayanağını kontrol edin; hem ücret hem fazla çalışma ve tatil alacakları bakımından dayanak normlar iptal edilmiştir.
- Dosyanız kesinleşmemişse iptal kararlarının uygulanmasını talep edin ve dilekçenizde Resmî Gazete tarihlerini açıkça belirtin.
- %5 talebi iptal nedeniyle reddediliyorsa, bu kısım için davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesini ayrıca isteyin.
- Yıllık izin talebinde, çalışırken izin isteyip kullandırılmadığını ileri sürüp sürmediğinizi netleştirin; iki kat ödeme ancak bu koşulda gündeme gelir.
- Aksi hâlde izin ücretini, fesihten sonra son ücret üzerinden ve yalnızca 21. maddedeki sürelerle sınırlı olarak talep edin.
- Kıdem tazminatına fesih tarihinden değil dava tarihinden faiz isteyin; Kanunda fesih tarihinden faiz yürütüleceğine dair hüküm yoktur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 21.09.2023 T., 2023/11975 E., 2023/12541 K.
Beş yıllık kıdem şartının iptali derdest davalara uygulanır ve usuli müktesep hakkın istisnasıdır. Bir gazete köşe yazarının kıdem tazminatı talebi, bozma sonrası yapılan yargılamada “5953 sayılı Kanun uyarınca davacının 5 yıllık kıdemi bulunmadığı” gerekçesiyle reddedilmiştir. Daire, Anayasa Mahkemesinin 4/5/2023 tarihli ve 2021/62 E., 2023/89 K. sayılı kararını aktardıktan sonra iptalin zamansal etkisini şöyle belirlemiştir: “Anayasa Mahkemesinin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.” Daire ayrıca iptalin yalnızca başvuran mahkeme için geçerli sayılmasının “uygulanacak olan norm bakımından mahkemeler arasında eşitsizlik doğuracağı” gerekçesiyle, kararın bütün derdest davalara uygulanacağı sonucuna varmıştır. İlk derece mahkemesi kararı, kıdem tazminatı talebi iptal kararı gözetilerek yeniden değerlendirilmek üzere bozulmuş; karar 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 14.10.2020 T., 2016/27633 E., 2020/12010 K.
Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerindeki %5 fazlalığın dayanağı iptal edilmiştir. Mahkeme, gazeteci davacı lehine fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin %5 fazlalıklarını hüküm altına almıştır. Daire, Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019 tarihli kararının kapsamını şöyle belirlemiştir: “Anılan Kanun maddesinin düzenleniş şekline göre Anayasa Mahkemesinin iptaline konu olan hüküm, ek 1 inci maddenin kapsamında yer alan günlük sekiz saatlik iş müddetini aşan fazla çalışmalar, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatili çalışmalarının tamamı için sonuç doğuran bir düzenleme olup, bu bağlamda Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı bu alacakların tümünün %5 fazlalıklarına uygulanmasını gerekli kılmaktadır.” Kararda iptalin geriye etkisi de tartışılmış ve “somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesince verilecek iptal kararının, kesin hüküm halini almış yargı kararları saklı kalmak şartıyla, geriye yürüdüğünü kabul etmek zorunludur” denilmiştir. Karar bu nedenle bozulmuş; hüküm 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir. Kararda ayrıca, dava tarihinden sonra verilen iptal kararı gereği reddedilen kısım için davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı belirtilmiştir. Bu kararda Dairenin 14. maddedeki ücret %5’inin iptal edilmediğine ilişkin tespiti, yalnızca 19/9/2019 tarihli kararın kapsamına ilişkindir; ücretteki %5 fazla ödeme 25/12/2019 tarihli ayrı bir kararla iptal edilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 05.06.2023 T., 2023/10103 E., 2023/8565 K.
İptal kararı uygulandığında ücret alacağının %5 fazlası da talep edilemez. Aynı dosyada bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkeme, davacının ücret alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığını kabul etmiş; ancak kararda özetlendiği üzere “Anayasa Mahkemesinin (…) 19.09.2019 tarihli ve 2019/48 Esas, 2019/74 Karar sayılı iptal kararı ve iptal kararından sonraki içtihatlar göz önüne alındığında davacının ücret alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının %5 fazlası alacağını talep edemeyeceği, ayrıca Yargıtay kararları dikkate alınarak %5 fazlası alacakların reddinin Anayasa Mahkemesi kararı gereği olduğundan reddedilen alacak yönünden karşı vekâlet ücretine de hükmedilemeyeceği” gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. Davacı, bozma kapsamının yalnızca hesaplamaya ilişkin olduğunu ve kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir. Daire, kararın bozmaya uygun olduğunu ve hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Hüküm onanmış; karar 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 23.11.2015 T., 2014/15190 E., 2015/33202 K.
Yıllık izin ücretinin iki kat ödenmesi koşula bağlıdır; kıdem tazminatına dava tarihinden faiz yürütülür. Daire, 29. maddedeki yaptırımın niteliğini belirleyerek şu ayrımı yapmıştır: “29. maddenin gazeteci çalışırken uygulanması gereken bir yaptırım düzenlediği, çalışırken izin vermeyen veya izin verildiği halde izin ücreti ödenmeyen işveren hakkında uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. (…) Ancak bunun için gazetecinin çalışırken talep etmesine rağmen izin kullandırılmadığını veya izin verilmediğini iddia etmesi gerekir. Çalışırken bu yönde talebi olmayan gazetecinin, fesih nedeni ile son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti, 21. maddedeki sürelerle sınırlıdır. Başka bir anlatımla fesih nedeni ile son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti 29. madde gereği 2 kat hesaplanamaz.” Kararda faiz başlangıcı da belirlenmiştir: “Davacı gazeteci 5953 sayılı Basın İş Kanununa tabi gazeteci olup, anılan Kanunda, kıdem tazminatına fesih tarihinden faiz yürütüleceğine ilişkin bir hüküm mevcut değildir. Bu nedenle hükmedilen kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilebilir.” Daire ayrıca fazla çalışmanın turnike kayıtları gibi yazılı belgeye dayanması hâlinde hakkaniyet indirimi yapılamayacağını da belirtmiştir. Karar bu sebeplerle bozulmuş; hüküm 23.11.2015 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Kıdem tazminatı bakımından değişim gazeteci lehinedir. Anayasa Mahkemesi, 4857 sayılı Kanun’a tabi işçiler için bir yıl yeterli sayılırken gazeteciler için beş yıl aranmasının nesnel ve makul bir temele dayanmadığını ve kuralın basın işçileri aleyhine açık bir dengesizlik oluşturduğunu belirterek 6. maddenin birinci fıkrasını iptal etmiştir. Aynı kararla, altı aydan az artık sürenin hesaba katılmamasını öngören cümle de iptal edilmiştir. Böylece kısa süreli çalışmalarda dahi kıdem tazminatı gündeme gelebilmekte ve küsurat tam olarak hesaba katılmaktadır.
Buna karşılık meslek kıdemi esası yerinde durmaktadır ve gazeteciye halen önemli bir avantaj sağlar. Kıdem, aynı işveren yanındaki süre değil, gazetecilik mesleğine ilk giriş tarihinden itibaren geçen toplam süredir; birden çok işveren nezdinde geçen çalışmalar birleştirilir ve ödemede tavan uygulanmaz. Bu üç unsur birlikte, uzun yıllar farklı yayın kuruluşlarında çalışmış bir gazeteci için 4857 sayılı Kanun’a tabi işçiye göre çok daha yüksek bir tazminat sonucu doğurabilir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de iptal gerekçesinde bu avantajları ayrıca saymıştır.
Meslek kıdeminin sınırı, bir defa kıdem tazminatı alınmış olmasıdır. Bu durumda kıdem yeni işe girişten itibaren hesaplanır ve önceki dönemden son işveren sorumlu tutulmaz. Ancak kanun, bunun aksini kararlaştıran sözleşmeyi geçerli saymıştır; yani taraflar önceki meslek kıdeminin korunacağını yazılı olarak kararlaştırabilir. Sözleşme müzakerelerinde çoğu zaman gözden kaçan bu hüküm, kıdemli bir gazeteci için pazarlık konusu yapılabilecek somut bir haktır.
Yüzde beş fazla ödeme bakımından ise değişim gazeteci aleyhinedir ve tamamlanmıştır. Kural, yıllık %1825 oranına karşılık geldiği için kısa sürede asıl alacağın katlarına ulaşıyor; Yargıtay da bu nedenle Borçlar Kanunu uyarınca indirim uygular ve %5 kısmının asıl alacağın dört-beş katını aşmamasını arıyordu. Anayasa Mahkemesi önce fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretleri bakımından, ardından ücret bakımından dayanak normları iptal edince bu tartışma konusuz kalmıştır. Bugün bir gazeteci, ücreti veya fazla çalışma karşılığı geç ödendiğinde yalnızca genel hükümlere göre temerrüt faizi isteyebilir.
İptallerin zaman bakımından etkisi, uygulamada en çok soru doğuran noktadır. Yargıtay, somut norm denetimi sonucu verilen iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanmakla sonuç doğurduğunu, kesin hüküm hâlini almamış bütün davalara uygulanacağını ve hatta bozmaya uyulmakla oluşan usuli müktesep hakkın istisnasını teşkil ettiğini kabul etmiştir. Bunun iki yönlü sonucu vardır: beş yıl şartı yüzünden reddedilmiş ama kesinleşmemiş bir kıdem talebi yeniden değerlendirilir; buna karşılık kabul edilmiş ama kesinleşmemiş bir %5 talebi reddedilir.
Yargıtay bu ikinci ihtimalde bir denge kuralı geliştirmiştir: dava açıldığı tarihte yürürlükte olan bir hükme dayanarak talepte bulunan gazeteci, sonradan verilen iptal kararı yüzünden davasını kaybettiğinde, bu kısım için davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Dilekçede bu hususun açıkça istenmesi, çoğu dosyada gözden kaçan bir ayrıntıdır.
Yıllık izin, gazeteci için hem süre hem yaptırım bakımından ayrıcalıklıdır. Günlük bir mevkutede bir yılını dolduran gazeteci dört hafta, meslekte on yılı aşan gazeteci altı hafta ücretli izne hak kazanır ve izin kıdemi yine meslekteki toplam hizmete göre hesaplanır. Ancak 29. maddedeki iki kat ödeme yaptırımı, Yargıtay’a göre iş ilişkisi sürerken izin talep edilip verilmemiş olması koşuluna bağlıdır; fesihten sonra istenen izin ücreti tek kat ve son ücret üzerinden hesaplanır. Genel karşılaştırma için yıllık izin ücretinin ödenmemesi yazımıza bakılabilir.
Kapsam tartışması ise davaların çoğunda ilk engeldir. Sözleşmenin “danışmanlık” veya “telif” olarak adlandırılması tek başına belirleyici değildir; gazetecinin kendi uzmanlık alanında, işverenin talimatıyla bağlı olmadan yazı yazdığı dönemler bakımından bağımlılık unsurunun gerçekleşmediği kabul edilebilmektedir. Aynı biçimde, sözleşmenin süreli olup olmaması da ayrı bir tartışma doğurur; bu konuda belirli süreli iş sözleşmesi yazımız yol gösterir. Kanun ayrıca İş Kanunu’nun iş güvencesi hükümlerini kıyasen uyguladığından, gazeteci bakımından da işe iade davası gündeme gelebilir.
Son olarak, benzer mantıkla kurulmuş diğer özel iş kanunlarıyla karşılaştırma yararlıdır: Deniz İş Kanunu da belirli bir meslek grubunu genel İş Kanunu’nun dışına çıkarır ve kendi süre, izin ve tazminat rejimini kurar. Yayın tarafındaki idari denetim boyutu için ise RTÜK idari yaptırımları yazımız tamamlayıcıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Beş yıllık kıdem şartının hâlâ geçerli sanılması | Şart 4/5/2023 tarihli kararla iptal edilmiştir | Kesinleşmemiş dosyalarda iptalin uygulanmasını isteyin |
| %5 fazla ödeme talebinde ısrar | Hem m.14/2 hem ek m.1/8 dayanağı iptal edilmiştir | Genel hükümlere göre temerrüt faizi talep edin |
| Kıdemi aynı işveren yanındaki süreyle sınırlamak | Gazetecide esas olan meslek kıdemidir | Önceki işverenlerdeki süreleri belgeleyin |
| Daha önce alınan kıdem tazminatını gizlemek | Bir kez tazminat alınan dönemden son işveren sorumlu değildir | Aksine sözleşme hükmü varsa onu ileri sürün |
| Kıdem tazminatı tavanı uygulatmak | Basın İş Kanunu’nda tavan öngörülmemiştir | Bilirkişi raporunda tavan uygulanmadığını denetleyin |
| İzin ücretini otomatik iki kat istemek | İki kat, çalışırken izin talep edilip verilmemesine bağlıdır | Çalışırken izin talebinizi belgeleyin veya tek kat isteyin |
| Kıdem tazminatına fesih tarihinden faiz istemek | Kanunda bu yönde hüküm bulunmamaktadır | Dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edin |
| Yazılı kayda dayanan alacaktan hakkaniyet indirimi kabul etmek | Tanık yerine yazılı belgeye dayanan hesapta indirim yapılmaz | Turnike ve giriş-çıkış kayıtlarını dosyaya sunun |
| Sözleşmenin adına bakarak kapsam dışı kalmak | “Telif” veya “danışmanlık” adı tek başına belirleyici değildir | Fiili çalışma düzenini ve bağımlılık unsurunu ortaya koyun |
Kimler Basın İş Kanunu kapsamındadır?
Kanun’un 1. maddesine göre Türkiye’de yayınlanan gazete, internet haber siteleri ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunu’ndaki “işçi” tanımı dışında kalan kimseler ile bunların işverenleri hakkında uygulanır. Bu kapsamda ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir. Ayrıca 6112 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca medya hizmet sağlayıcılarının haber birimlerinde çalıştırılacak basın kartlı personel de bu Kanun’a tabidir.
Kıdem tazminatı için hâlâ beş yıl çalışmak gerekiyor mu?
Hayır. Anayasa Mahkemesi 4/5/2023 tarihli ve 2021/62 E., 2023/89 K. sayılı kararıyla, kıdem tazminatı için meslekte en az beş yıl çalışmış olmayı arayan 6. maddenin birinci fıkrasını oy birliğiyle iptal etmiştir. Karar 14/6/2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
İptal kararı benim derdest dosyama uygulanır mı?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, somut norm denetimi sonucu verilen iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanmakla sonuç doğurduğunu ve bunun bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğunu, kararın eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Kesin hüküm hâlini almış kararlar bunun dışındadır.
Gazetecinin kıdemi nasıl hesaplanır?
Kıdem hakkı, gazetecinin mesleğe ilk giriş tarihinden itibaren hesaplanır. Yani aynı işveren yanındaki süre değil, gazetecilik mesleğinde geçen toplam süre esastır ve birden çok işveren nezdinde geçen çalışmalar birleştirilir. Anayasa Mahkemesi kararında da bu esas, gazeteciler lehine öngörülmüş bir avantaj olarak değerlendirilmiştir.
Kıdem tazminatında tavan uygulanır mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesi kararında, 5953 sayılı Kanun’da kıdem süresinin meslek kıdemi olarak belirlendiği, birden çok işveren nezdinde geçen çalışmaların birleştirildiği ve herhangi bir tavan söz konusu olmaksızın ödeme öngörüldüğü açıkça belirtilmiştir. Ödeme, her hizmet yılı için son aylık esas alınarak bir aylık ücret tutarındadır.
Daha önce kıdem tazminatı aldıysam ne olur?
Kanun’un 6. maddesine göre bir defa kıdem tazminatı alan gazetecinin kıdemi yeni işine girişinden itibaren hesaplanır. Yargıtay, bunun amacının gazetecinin aynı dönem için birden fazla kıdem tazminatı almasını önlemek olduğunu belirtmiştir. Ancak aynı madde, buna aykırı olarak işverenle gazeteci arasında yapılacak sözleşmeyi geçerli saymıştır.
Altı aydan az artık süre hesaba katılır mı?
Evet. Altı aydan az artık sürenin dikkate alınmamasını öngören 6. maddenin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 4/5/2023 tarihli iptal kararıyla ortadan kaldırılmıştır. Anayasa Mahkemesi, 4857 sayılı Kanun kapsamındaki işçilerin kıdem tazminatı hesaplanırken kıdeme dahil tüm sürelerin hesaba katıldığını, basın işçileri yönünden farklı bir uygulamanın nesnel ve makul bir nedene dayanmadığını belirtmiştir.
Ücretim geç ödenirse günlük %5 fazlasını isteyebilir miyim?
Hayır. Ücretin gününde ödenmemesi hâlinde günlük %5 fazlasıyla ödenmesini öngören 14. maddenin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 25/12/2019 tarihli ve 2019/108 E., 2019/101 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş, karar 14/2/2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Fazla çalışma ve tatil ücretlerinde %5 fazlası devam ediyor mu?
Hayır. Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019 tarihli kararıyla ek 1. maddenin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi iptal edilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu iptalin günlük sekiz saatlik iş süresini aşan fazla çalışmalar, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatili çalışmalarının tamamı için sonuç doğurduğunu ve bu alacakların tümünün %5 fazlalıklarına uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
%5 talebim iptal nedeniyle reddedilirse vekâlet ücreti öder miyim?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dava tarihinden sonra verilen iptal kararının gereği olarak reddedilen bu kısım bakımından davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varmış, bu hususun mahkemece gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Gazetecinin yıllık izin süresi ne kadardır?
Kanun’un 21. maddesine göre günlük bir mevkutede en az bir yıl çalışmış gazeteciye yılda dört hafta tam ücretli izin verilir; gazetecilik mesleğindeki hizmeti on yıldan yukarı olana altı hafta izin verilir. Günlük olmayan mevkutelerde çalışanlara her altı aylık çalışma devresi için iki hafta ücretli izin verilir. İzin kıdemi de meslekteki hizmet süresine göre hesaplanır ve izin hakkından feragat edilemez.
Yıllık izin ücreti ne zaman iki kat ödenir?
Yargıtay’a göre 29. maddedeki iki kat ödeme yaptırımı, gazeteci çalışırken uygulanması gereken bir düzenlemedir. Bunun için gazetecinin çalışırken talep etmesine rağmen izin kullandırılmadığını veya izin verilmediğini iddia etmesi gerekir. Çalışırken bu yönde talebi olmayan gazetecinin fesih nedeniyle son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti, 21. maddedeki sürelerle sınırlıdır ve iki kat hesaplanamaz.
Kıdem tazminatına hangi tarihten faiz işler?
Yargıtay, 5953 sayılı Kanun’da kıdem tazminatına fesih tarihinden faiz yürütüleceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle hükmedilen kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilebileceğini belirtmiştir. Fesih tarihinden faiz yürütülmesi bozma sebebi sayılmıştır.
Fazla çalışma alacağından hakkaniyet indirimi yapılır mı?
Fazla mesai veya tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması hâlinde hakkaniyet indirimi yapılması istikrarlı uygulamadır. Ancak Yargıtay, fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmediğini belirtmiştir; turnike kayıtlarına göre hesaplanan alacaktan ayrıca indirim yapılması hatalı bulunmuştur.
Sözleşmem “danışmanlık” veya “telif” adı taşıyorsa kapsam dışı mıyım?
Sözleşmenin adı tek başına belirleyici değildir; fiili çalışma düzeni ve bağımlılık unsuru incelenir. Bir Yargıtay kararına konu olayda, kendi uzmanlık alanında yazı yazan ve iş sahibinin talimatıyla bağlı olmayan, aynı dönemde memur olarak çalışan kişinin ilişkisi o dönemler bakımından telif sözleşmesi olarak nitelendirilmiş; diğer dönemler için ise ilişkinin 4857 veya 5953 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
- 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun m.1 — Kapsam ve gazeteci tanımı
- 5953 sayılı Kanun m.6 — Akdin işveren tarafından feshi ve kıdem tazminatı
- 5953 sayılı Kanun m.11 — Mevkutenin veçhe ve karakterinde değişiklik hâlinde fesih
- 5953 sayılı Kanun m.14 — Ücretin peşin ödenmesi ve yıllık ikramiye
- 5953 sayılı Kanun m.21 — Yıllık ücretli izin
- 5953 sayılı Kanun ek m.1 — Çalışma süresi ve fazla mesai
- 5953 sayılı Kanun m.29 — Yıllık izin verilmemesinin yaptırımı
- 4857 sayılı İş Kanunu m.18-21 ve m.29 — Kıyasen uygulanan iş güvencesi hükümleri
- 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun m.23 — Basın kartlı personelin tabi olduğu mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.44 — Tazminattan indirim
- 2709 sayılı Anayasa m.152 ve m.153 — Somut norm denetimi ve iptal kararlarının etkisi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.353, m.369 ve m.371 — İstinaf ve temyiz
İlgili yazılarımız: Deniz İş Kanunu ve gemi adamının hakları · İşe iade davası · Yıllık izin ücretinin ödenmemesi · Belirli süreli iş sözleşmesi · RTÜK idari yaptırımları
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.