Değer Artış Payı Alacağı: TMK m.227, Hesaplama ve Katılma Alacağından Farkı

legapro kapak 16298 LegaPro Hukuk Değer Artış Payı Alacağı: TMK m.227, Hesaplama ve Katılma Alacağından Farkı

Kısaca

  • Değer artış payı, diğer eşe ait bir mala yapılan katkının karşılığıdır (TMK m.227).
  • Katkı; malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yönelik olabilir.
  • Katkı, hiç ya da uygun karşılık alınmaksızın yapılmış olmalıdır.
  • Katkı, para ile ölçülebilir maddî veya hizmet değeriyle olmalıdır.
  • Alacak, malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır.
  • Değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
  • Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi = karar tarihidir.
  • Mal elden çıkarılmışsa hâkim alacağı hakkaniyete göre belirler.
  • Katılma alacağı için ise katkıda bulunmuş olmak gerekmez.
  • 01.01.2002 öncesi dönem için talep katkı payı alacağıdır.

Boşanmada mal paylaşımı denilince akla genellikle katılma alacağı gelir. Oysa eşlerden biri, diğerinin adına kayıtlı bir mala para veya emek koymuşsa, tasfiyede ayrı bir talep hakkı doğar: değer artış payı alacağı.

Bu yazıda değer artış payının şartlarını, nasıl hesaplandığını, katılma alacağı ve katkı payı alacağından farkını Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin güncel kararlarıyla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TMK m.227 — Değer artış payı: “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. / Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. / Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler.”

Değer artış payı mı, katılma alacağı mı?

ÖlçütDeğer artış payı (m.227)Katılma alacağı (m.236)
KonuDiğer eşe ait malDiğer eşin edinilmiş malı
Katkı şartıZorunluAranmaz
OranKatkı oranındaArtık değerin yarısı
KaynakYapılan katkıDoğrudan kanun
Kişisel malaİstenebilirİstenemez

Katkının kaynağı ise talep hakkını etkilemez: katkı, katkıda bulunan eşin kişisel malından da, edinilmiş malından da karşılanmış olabilir. Önemli olan katkının varlığı ve ispatıdır.

Hangi dönem, hangi talep?

DönemGeçerli rejimTalep
Evlilik – 31.12.2001Mal ayrılığı (743 s.K. m.170)Katkı payı alacağı
01.01.2002 – rejimin sonuEdinilmiş mallara katılmaDeğer artış payı ve/veya katılma alacağı

Not: Mal ayrılığı döneminde yapılan katkı oranı, 01.01.2002’den sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçer ve sonraki hesaplamada bu şekilde dikkate alınır.

Nasıl hesaplanır?

  1. Mal rejiminin sona erme tarihi belirlenir (boşanmada dava tarihi — TMK m.225/2).
  2. Malın rejimin sona erdiği andaki durumu (nitelik, seviye, aşama) saptanır.
  3. Malın tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değeri tespit ettirilir.
  4. Yapılan katkının miktarı ve tarihi belirlenir.
  5. Katkının, malın o günkü değerine oranı bulunur.
  6. Bu oran, tasfiyedeki güncel değere uygulanır.
  7. Değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki nominal değeri alınır.
  8. Mal elden çıkarılmışsa hakkaniyet ölçüsüyle değer takdir edilir.
  9. Talep ıslah edilmişse ıslah dilekçesindeki vakıa esas alınır.
  10. Hesap için gerekirse uzman bilirkişiden yardım alınır.
  11. Talep miktarı ve usuli kazanılmış haklar gözetilir.
  12. Rapor eskimişse karar tarihine en yakın değer yeniden alınır.

Yargı kararları ne diyor?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9237, K. 2025/11086, 11.12.2025

“Bu parayı ailem verdi” savunması ciddiye alınmalı, banka hesapları üzerinde inceleme yapılmalıdır; aynı şekilde yakınlara gönderilen paranın iade niteliği de araştırılmalıdır. Daire, kredi ödemelerinin kaynağı bakımından şu eksikliği saptamıştır: “davalı kadının kredi ödemelerinin ailesinden gelen para ile yapıldığını iddia ettiği, ancak Mahkemece kredi ödemelerinin yapıldığı banka hesabına davalı kadının ailesi tarafından para yatırılıp yatırılmadığı ve yatırıldı ise bu para ile kredi ödemesi yapılıp yapılmadığına yönelik bir araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, davalının kişisel mal savunmasına yönelik banka hesaplarında inceleme yapılarak sonucuna göre … bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.” Aynı titizlik karşı taraf için de aranmıştır: erkeğin ailesine gönderdiği paralar eklenecek değer sayılırken, ailesinin de ona para göndermiş olması karşısında “davacı erkeğe gönderilen paraların erkek tarafından gönderilen paraların iadesine/ödenmesine yönelik olup olmadığının değerlendirilmediği” belirtilmiştir. Daire ayrıca değerler bakımından, bozma sonrası “yeni karar tarihine en yakın tarihteki sürüm (rayiç) değerlerinin esas alınması gerektiğinden” bu itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir. Hüküm oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7961, K. 2025/7721, 23.09.2025

Kooperatif yoluyla edinilen konutlarda ödemelerin hangi döneme isabet ettiği talebin türünü belirler. Daire şu ölçütü koymuştur: “Kooperatif ödemelerin 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önceki dönemde tamamlanması durumunda eşler lehine katkı payı alacağı, TMK’nin 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde tamamlanmasında ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakkı doğabilecektir.” Ödemeler her iki döneme yayılmışsa: “mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği kabul edilmektedir.” Somut olayda erkeğin 01.01.2002 öncesi çalışarak katkı iddiasını ispatladığı hâlde bunun göz ardı edilmesi bozma sebebi sayılmış; karar oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5541, K. 2025/8846, 16.10.2025

Mal elden çıkarılmışsa değer artış payında hakkaniyet, katılma alacağında ise devir tarihindeki durum esas alınır; başka dosyada hükmedilen alacak miktarı değer yerine geçmez. Daire iki kurumu ayırmıştır: “Tasfiyeye konu mal elden çıkarılmışsa, değer artış payı alacağının hesaplanmasında Mahkemece hakkaniyete uygun olarak değer tespiti yaptırılmalıdır (TMK md. 227/2). Artık değere katılma alacağı isteği söz konusu olduğunda ise, davalı eş TMK’nin 229. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda malı elden çıkarmışsa, başkasına devredilen malvarlığı mevcutmuş gibi tasfiye hesabına dahil edilir ve devir tarihindeki durumu gözetilerek değerlendirme yapılır (TMK md. 235/2).” Somut olayda taşınmazların değeri yerine muvazaa dosyasında hükmedilen alacak miktarının esas alınması doğru görülmemiş; karar oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3358, K. 2025/2449, 06.03.2025

Katılma alacağı için katkı aranmaz; ayrılık döneminde yakınlara aktarılan paralar eklenecek değer sayılabilir ve miktarın küçüklüğü tek başına ölçüt değildir. Daire ilkeyi şöyle koymuştur: “Katılma alacağı, kanundan kaynaklanan bir hak olup bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.” TMK m.229 bakımından ise: “sırf paranın ve malın değerinin düşük olması eklenecek değer olup olmadığını etkilemez” denilerek, eşler arasında geçimsizlik başladıktan sonra babasına toplam 53.845,00 TL gönderen ve bunun iş ilişkisinden kaynaklandığını ispatlayamayan erkek bakımından bu tutarın tasfiyeye dâhil edilmesi gerektiği belirtilmiş; karar oy birliğiyle bozulmuştur.

Bu dört karar birlikte okunduğunda tasfiye davalarının neden sık sık bozulduğu anlaşılıyor: sorun çoğu zaman hakkın varlığında değil, nitelendirme, ispat ve değerlemede. İspat ekseninde 11.12.2025 tarihli karar, “bu parayı ailem verdi” savunmasının peşinen reddedilemeyeceğini, kredi ödemesinin yapıldığı banka hesabının izinin sürülmesi gerektiğini söylüyor — ve aynı özeni karşı taraf için de arıyor: yakınlara gönderilen paranın gerçekte bir iade olup olmadığı araştırılmadan o para eklenecek değer sayılamıyor. Nitelendirme ekseninde 23.09.2025 tarihli karar meseleyi zamana yayıyor: kooperatif ödemelerinde ne zaman ödendiği, talebin katkı payı mı yoksa değer artış payı mı olduğunu belirliyor; 01.01.2002 öncesi katkı sonraki rejime kişisel mal olarak taşınıyor. Değerleme ekseninde ise iki ayrı kural var: mal duruyorsa tasfiye tarihindeki sürüm değeri — ve Yargıtay için tasfiye tarihi karar tarihi, dolayısıyla eskimiş bir bilirkişi raporu tek başına bozma sebebi; mal elden çıkarılmışsa 16.10.2025 tarihli kararın ayırdığı gibi değer artış payında hakkaniyet, katılma alacağında ise TMK m.235/2 uyarınca devir tarihindeki durum. Son olarak 06.03.2025 tarihli karar, katkı ispatı zor olan eş için ikinci bir yol gösteriyor: katılma alacağında katkı hiç aranmıyor ve boşanma öncesinde yakınlara yapılan aktarımlar — tutar küçük olsa bile — eklenecek değer olarak hesaba geri girebiliyor. Pratik özet: talebi doğru adlandırın, dönemi doğru ayırın, değeri güncel tutun.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Her talebi “katılma alacağı” saymakKişisel mala katkı için değer artış payı istenir
Katkıyı ıslah dilekçesiyle uyumsuz anlatmakDayanak vakıa açık ve tutarlı olmalıdır
Katkının kaynağını sorun etmekKişisel mal da edinilmiş mal da olabilir
2002 öncesi dönemi atlamakO dönem için katkı payı alacağı istenir
Eski bilirkişi raporuna dayanmakKarar tarihine en yakın rayiç değer gerekir
Ev emeğini otomatik katkı saymakPara ile ölçülebilir katkı ortaya konmalıdır
Satılmış malı tasfiye dışı bırakmakm.227/2 ve m.229 yolları ayrıca değerlendirilir
Fazlaya ilişkin hakkı saklı tutmamakBelirsiz alacak / kısmi dava tercihine dikkat edilir
Talebi boşanma dosyasında birleştirmekTasfiye, boşanma kesinleşmeden karara bağlanmaz

Sık sorulan sorular

Değer artış payı alacağı nedir?

Eşlerden birinin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunması hâlinde, tasfiyede o maldaki değer artışından katkısı oranında pay alma hakkıdır.

Katılma alacağından farkı ne?

Katılma alacağı için katkıda bulunmuş olmak gerekmez; kanundan doğar ve artık değerin yarısıdır. Değer artış payı ise yapılan katkıya dayanır ve katkı oranındadır.

Eşimin kişisel malına yaptığım katkıyı isteyebilir miyim?

Evet. Kişisel mallar katılma alacağına konu olmaz; ancak bu mallara yapılan katkı için değer artış payı talep edilebilir.

Katkı neyle yapılmış olmalı?

Parasal ya da para ile ölçülebilen maddî veya hizmet değeriyle. Ödemenin kişisel maldan mı edinilmiş maldan mı yapıldığı talep hakkını etkilemez.

Alacak hangi tarihteki değere göre hesaplanır?

Malın tasfiye sırasındaki değerine göre. Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir; istinafta tasfiye yapılmışsa o dairenin karar tarihi esas alınır.

Malın değeri düşmüşse ne olur?

Denkleştirme hâli dışında, katkı tarihine göre bir değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.

Eşim malı satmışsa hakkım düşer mi?

Hayır. Malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler.

Mal rejimi ne zaman sona erer?

Boşanma veya iptal davasında rejim, dava tarihi itibarıyla sona erer (TMK m.225/2).

2002 öncesi yapılan katkılar ne olur?

01.01.2002’den önce mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan o döneme ilişkin talep katkı payı alacağıdır; bu katkı oranı sonraki rejime kişisel mal olarak geçer.

Değer artış payından vazgeçilebilir mi?

Evet. Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi pay oranını da değiştirebilirler.

Eşim boşanmadan önce malı devretmişse?

Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler, eklenecek değer olarak tasfiyeye dâhil edilir (TMK m.229).

Küçük tutarlı para transferleri de hesaba katılır mı?

Katılabilir. Yargıtay’a göre sırf paranın veya malın değerinin düşük olması onun eklenecek değer olup olmadığını tek başına etkilemez.

Dava hangi mahkemede açılır?

Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davaları aile mahkemesinde görülür.

Boşanma davasıyla birlikte açılabilir mi?

Açılabilir; ancak tasfiye talebi, boşanma hükmü kesinleşmeden karara bağlanamaz. Uygulamada dosya ayrılarak bekletilir.

Katkımı nasıl ispat ederim?

Banka dekontları, havale ve EFT kayıtları, kredi ödeme tabloları, fatura ve sözleşmeler, kooperatif ödeme belgeleri ile tanık beyanları başlıca delillerdir.

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.202 — yasal mal rejimi
  • 4721 sayılı TMK m.219 ve m.220 — edinilmiş mallar ve kişisel mallar
  • 4721 sayılı TMK m.225 — mal rejiminin sona ermesi
  • 4721 sayılı TMK m.227 — değer artış payı
  • 4721 sayılı TMK m.228 ve m.232 — değerlendirme anı ve sürüm değeri
  • 4721 sayılı TMK m.229 ve m.230 — eklenecek değerler ve denkleştirme
  • 4721 sayılı TMK m.231 ve m.235 — artık değer ve tasfiye
  • 4721 sayılı TMK m.236 — katılma alacağı
  • 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.10
  • 6100 sayılı HMK m.141, m.176 ve m.179 — iddianın genişletilmesi yasağı ve ıslah

Mal rejimiyle ilgili diğer yazılarımız: katılma alacağı nedir, katkı payı alacağı ve edinilmiş mallara katılma rejimi.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Tasfiye davalarında talebin doğru adlandırılması ve delillerin doğru sunulması sonucu belirler; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aile ve boşanma hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Akreditif (Vesikalı Kredi), Rezerv ve Teyit Bankasının Sorumluluğu

İçindekilerKanunî dayanakAkreditif ilişkisinde taraflarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Akreditif (vesikalı kredi), alıcının bankasının, satıcıya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Rekabet Kurulu Soruşturması, Yerinde İnceleme ve İdari Para Cezası (4054 sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakSoruşturma süreci ve yargı denetimiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Rekabeti engelleme, bozma ya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Faktoring Sözleşmesi, Alacağın Temliki ve Borçlunun Defileri (6361 sayılı Kanun m. 9)

İçindekilerKanunî dayanakKim, hangi savunmayı yapabilir?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Faktoring, müşteri (satıcı firma), faktoring…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Marka Lisans Sözleşmesi ve Lisans Alanın Dava Hakkı (SMK m. 24, 148, 158)

İçindekilerKanunî dayanakİnhisarî lisans ile inhisarî olmayan lisansNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Marka hakkı, tescil…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: Yönetim Kurulunun Yükümlülükleri (TTK m. 376)

İçindekilerKanunî dayanakÜç kademe, üç ayrı yükümlülükNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Son yıllık bilançoya göre…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Geminin İhtiyati Haczi, Seferden Men ve Deniz Alacakları (TTK m. 1352-1376)

İçindekilerKanunî dayanakGemi haczinin işleyişiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Gemiler için özel bir cebrî icra…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara