İstanbul Boşanma Davaları Avukatı

İstanbul Boşanma Davaları Avukatı: Dava Türleri, Yetki ve Süreç
Boşanma davaları tek bir davadan ibaret değildir: boşanma veya ayrılık davası, nafaka ve tazminat davaları, mal rejiminin tasfiyesi ve velayet düzenlemesi birlikte veya ayrı ayrı gündeme gelebilir. Bu sayfada İstanbul’da açılacak boşanma davalarında hangi davanın hangi mahkemede ve hangi koşulla açıldığı, geçici önlemlerin ne olduğu ve süreç kısaca özetlenmiştir. Daha ayrıntılı rehber için İstanbul boşanma avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Boşanma Davasında Hangi Davalar Açılabilir?
| Dava | Konusu | Dayanak |
|---|---|---|
| Boşanma davası | Evlilik birliğinin sona erdirilmesi; zina, hayata kast, suç ve haysiyetsiz hayat, terk, akıl hastalığı veya evlilik birliğinin sarsılması sebeplerinden biri | TMK m.161-166 |
| Ayrılık davası | Boşanma sebebi bulunan eşin boşanma yerine ayrılık istemesi; ayrılık bir yıldan üç yıla kadar süre için verilir | TMK m.167, 170-172 |
| Anlaşmalı boşanma | Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi | TMK m.166/3 |
| Maddi ve manevi tazminat | Kusursuz veya daha az kusurlu tarafın talebi | TMK m.174 |
| Nafaka | Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası | TMK m.169, 175, 182 |
| Mal rejiminin tasfiyesi | Edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değer, katılma alacağı ve değer artış payı | TMK m.218-236 |
| Velayet ve kişisel ilişki | Çocuğun velayeti ve diğer eşin kişisel ilişkisi; sonradan değişen koşullarda yeni düzenleme | TMK m.182-183, 336 |
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Boşanma davaları aile mahkemelerinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Yerleşim yeri İstanbul olan eşin açacağı davada İstanbul’daki aile mahkemesi yetkilidir. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177).
Dava Açılınca Alınan Geçici Önlemler
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Bu önlemler arasında tedbir nafakası, çocuğun geçici velayeti ve kişisel ilişki düzenlemesi yer alır. Şiddet veya tehdit söz konusuysa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri de istenebilir.
Süreler
- Zina: Öğrenmeden başlayarak altı ay, eylemin üzerinden beş yıl (TMK m.161).
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış: Öğrenmeden başlayarak altı ay, sebebin doğumundan itibaren beş yıl (TMK m.162).
- Terk: Ayrılığın en az altı ay sürmesi ve ihtar sonrası iki ay geçmesi (TMK m.164).
- Reddedilen davadan sonra: Ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4).
- Fer’î sonuçlar: Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178).
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma ve nafaka davası ayrı mı açılır?
Nafaka ve tazminat talepleri çoğunlukla boşanma davasıyla birlikte ileri sürülür; hâkim hükümde bunları düzenler. Boşanma kararından sonra ayrıca nafaka davası açılacaksa nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Boşanma davası açılınca eş evden çıkarılabilir mi?
Hâkim, dava süresince eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169); konutun kime bırakılacağı da bu önlemler arasında düzenlenebilir.
Boşanma davasında eşin rızası gerekli mi?
Çekişmeli davada eşin rızası aranmaz; anlaşmalı boşanmada ise eşlerin birlikte başvurması veya davanın kabul edilmesi gerekir (TMK m.166/3).
İstanbul için boşanma davası avukatına nasıl ulaşabilirim?
İstanbul Boşanma Davaları Avukatı için bizimle iletişime geçebilir ya da iletişim sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.
İstanbul’da Boşanma Davası: Mahkeme ve İstinaf Yolu
İstanbul’da aile davalarına İstanbul Aile Mahkemeleri (İstanbul, Anadolu ve Bakırköy adliyelerindeki mahkemeler) bakar. Kararlara karşı istinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi‘nin aile dosyalarına bakan hukuk dairelerine (kararlarda 42. ve 56. Hukuk Daireleri görülmektedir), temyiz Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne gider. Daire numaraları hâkimler ve savcılar kurulunun iş bölümü kararlarıyla zaman içinde değişebilir; burada yalnızca karar metinlerinde görülen dağılım aktarılmıştır.
Yargıtay Uygulamasından Örnek
Konuya ilişkin bir Yargıtay uygulaması örneği aşağıda özetlenmiştir; somut dosyada güncel içtihat taraması yapılmalıdır.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2016/24498, K.2018/5253, 19.04.2018 Seçim hakkı ve yerleşim yerinin ispatı. Daire, TMK m.168‘i aktardıktan sonra kuralı net biçimde ifade eder: “boşanma veya ayrılık davaları, eşlerden birinin yerleşim yerinde veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Gösterilen yerlerden birini seçim hakkı davacıya aittir.” Yerleşim yeri, TMK m.19/1 uyarınca “bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer”dir ve aile kütüğündeki adres kaydı aksi sabit oluncaya kadar karine oluşturur. Somut olayda nüfus müdürlüğü adres raporu, vekâletnamedeki adres ve sosyal-ekonomik durum araştırması davacının yerleşim yerini gösterdiğinden, davacının kendi oturduğu yeri seçmesi yerinde bulunmuş ve yetkisizlik kararı bozulmuştur.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2014/17003, K.2015/1724, 13.02.2015 Dava öncesi taşınma geçerli bir yerleşim yeri değişikliğidir. Yerel mahkeme, davacının “yerleşmek niyetiyle bulunduğunu ispatlayamadığı” gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermişti. Daire ise toplanan deliller ve tanık beyanlarından davacının merkezî adres kayıt sistemindeki yerleşim yerini davadan önce taşıdığını ve yerleşmek niyetiyle orada ev tuttuğunu saptadı. Buna göre yeni il davacının yerleşim yeridir ve davalının yetki itirazının reddiyle işin esasına girilmesi gerekirdi.
- Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E.2016/3740, K.2016/8648, 06.10.2016 İki mahkeme de yetkisizlik verirse. Bir mahkeme “eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yer” olduğu gerekçesiyle, diğeri ise davacının yerleşim yeri esas alınarak yetkisizlik kararı vermişti. Daire, “boşanma davalarında yetki kesin değildir” ilkesini tekrarladı ve adres tespitine göre davacının dava tarihinde ilgili yerde ikamet ettiğini belirleyerek, davanın davacının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği gerekçesiyle yargı yerini belirledi. İki yerden biri seçilmişse, diğer mahkemenin bu seçimi geçersiz kılma yetkisi yoktur.
- Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E.2019/1447, K.2019/4085, 17.06.2019 Yurt dışında yaşayan eşler. Her iki tarafın da Türkiye’de ikamet adresi bulunmadığı, yurt dışında yaşadıkları saptanmıştı. Daire, MÖHUK m.41‘i hatırlatır: Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalar yabancı ülkede açılmamış ya da açılamıyorsa Türkiye’de yer itibarıyla yetkili mahkemede, yoksa ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri, o da yoksa Ankara, İstanbul ve İzmir mahkemelerinden birinde görülür. Kararda yine yetkinin kesin olmadığı vurgulanmış ve uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı mahkemede görülmesi gerektiğine hükmedilmiştir.